Şimdi Ara

Fıkra sevenler buraya :)

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
2 Misafir (1 Mobil) - 1 Masaüstü1 Mobil
5 sn
15
Cevap
0
Favori
1.161
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
Öne Çıkar
0 oy
Sayfa: 1
Giriş
Mesaj
  • adamın birinin çok kötü bir huyu varmış. biri önünde eğildiği zaman kötü bir hareket yapıyomuş. yıllarca bu huyundan vazgeçememiş. sonra birgün yanına azrail gelmiş ve '' bak eğer bu hareketi bir daha yaparsan seni cehenneme gönderir yakarıM demiş''tabi adam vazgeçermi! 1 gün 2 gün 3 gün dayanamamış yine birisi önünde eğilmiş aynı hareket adam cehennemin dibine gitmiş...
    yıllar sonra bu adamın bir de oğlu varmış,büyümüş. fakat bu huy ırsi olduğu için babadan oğluna geçmiş, tabii aynı hareketi oğluda yapıyomuç birisi eğildiği zaman gümmm. aynı azrail bunun yanına gelmiş ve aynı şeyleri söylemiş, ''bak babAnda aynı şeyleri yapıyodu onu cehenneme gönderip yaktım! eğer aynı şeyi bir daha yaparsan senide cehenneme gönderir, yakarım demiş. çocukta aynı şekilde dayanamamış birkaç gün sonra aynı şeyi yapış ve cehenneme gitmiş.



    FAKAT ÇOCUK CEHENNEME GELDİĞİNDE BİR TUHAFLIK GÖRMÜŞ. HER YER BUZ, SOĞUK VE KAR. ÇOCUĞUN TUHAFINA GİTMİŞ VE ŞEYTANIN YANINA GİTMİŞ. ''YAA KARDEŞİM BENİM BİLDİĞİM CEHENNEM SICAK OLUR, İNSANLAR BURADA YANAR, NASIL OLURDA BURASI BU KADAR SOĞUKK!!!

    ŞEYTANIN CEVABI : SEN ONU GİTDE BABANA SOR!!! SENİN ŞEREFSİZ BABAN YÜZÜNDEN EĞİLİPTE KAZANA Bİ ODUN ATAMIYORUZ BEE!!!

    NASILDI?



    _____________________________
    Şans ayaklar altındadır, yeterki yere bakmayı bilin!








  • Koptum Yaa Çok komikmiş daha önce okumamıştım Sağol.!!!
    _____________________________




  • kimse okumamış mı yaa? çok mu kötü
    _____________________________
    Şans ayaklar altındadır, yeterki yere bakmayı bilin!
  • iğrenç bir şey
    quote:

    aynı azrail
    unutma azrail bir tanedir
    _____________________________
    Sahanne ya imzadan
  • süper haa
    olm varsa böyle orjinal fıkralar yazın buraya
    karıya kıza anlatacak bişey bulamıyorum lazım oluyo
    _____________________________
    Verba Latina informibus
  • amcanın oğlu mu nereden biliyosun ayrıca beğenmediysen niye yorum yazıyosun senden akıl alacak değilim. hayret bişey yaaaa.
    quote:

    Orjinalden alıntı: IRMAK_KIZIM

    iğrenç bir şey
    quote:

    aynı azrail
    unutma azrail bir tanedir

    _____________________________
    Şans ayaklar altındadır, yeterki yere bakmayı bilin!
  • Nasıldı diye sorarsanız beğense de beğenmese de herkes yorum yapabilir. İnsanlar herşeyi beğenmek zorunda değil ve beğenmediklerini de özgürce hakaret etmeden dile getirebilirler.

    Zaten forum herkese açık olduğu için şunlar yorum yapsın bunlar yapmasın diye bir ayırım sözkonusu olamaz. Buradaki tüm topiclere tüm üyeler olumlu - olumsuz yorumlarda bulunabilir.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi vozer -- 9 Aralık 2005, 19:34:24 >
    _____________________________
    The donkey dıgıdak dıgıdak dıgıdak, cup... gulu gulu gulu!

    Tercümesi: Eşek koştu koştu koştu, suya düştü... Boğuldu!
  • Yapay Zeka’dan İlgili Konular
    nargile sevenler buraya gelin
    6 yıl önce açıldı
    Daha Fazla Göster
  • ben beğenip beğenmemesinde değilim. tamam benimde beğenmediğim fıkra veya bi konu olabilir. ama tutupta iğrençmiş gibi eletiri yazmam. ayrıca burada arkadaş bu konuda art niyetli davrandığına inanıyorum. (yanlış yazdığımdan dolayı herkesten özür diliyorum, fakat o arkadaş hariç) uyarın için saol
    quote:

    Orjinalden alıntı: vozer

    Nasıldı diye sorarsanız beğense de beğenmese de herkes yorum yapabilir. İnsanlar herşeyi beğenmek zorunda değil ve beğenmediklerini de özgürce hakaret etmeden dile getirebilirler.

    Zaten forum herkese açık olduğu için şunlar yorum yapsın bunlar yapmasın diye bir ayırım sözkonusu olamaz. Buradaki tüm topiclere tüm üyeler olumlu - olumsuz yorumlarda bulunabilir.
    _____________________________
    Şans ayaklar altındadır, yeterki yere bakmayı bilin!




  • quote:

    Orjinalden alıntı: IRMAK_KIZIM

    iğrenç bir şey
    quote:

    aynı azrail
    unutma azrail bir tanedir



    sen de unutma ki zaten azrail diye bi şey yoktur. ben bi müslümanım kimse yanlış anlamasın ama sanırım bu konuda insanlar aydınlatılmalı. azrail tamamen hayal ürünü. öyle bi melek yok
    _____________________________
    everything endsss.. but this love! never ends...
  • quote:

    Orjinalden alıntı: bushra!


    quote:

    Orjinalden alıntı: IRMAK_KIZIM

    iğrenç bir şey
    quote:

    aynı azrail
    unutma azrail bir tanedir



    sen de unutma ki zaten azrail diye bi şey yoktur. ben bi müslümanım kimse yanlış anlamasın ama sanırım bu konuda insanlar aydınlatılmalı. azrail tamamen hayal ürünü. öyle bi melek yok


    _____________________________




  • quote:

    Orjinalden alıntı: bushra!


    quote:

    Orjinalden alıntı: IRMAK_KIZIM

    iğrenç bir şey
    quote:

    aynı azrail
    unutma azrail bir tanedir



    sen de unutma ki zaten azrail diye bi şey yoktur. ben bi müslümanım kimse yanlış anlamasın ama sanırım bu konuda insanlar aydınlatılmalı. azrail tamamen hayal ürünü. öyle bi melek yok

    sen müslüman felan değilsin olsan öle konuşmazdın düpedüz fake sin
    _____________________________
    buda benim site arkadaşlar bakmak istermisiniz
    EPOX 9NDA3j + amd 3000+64bit venice[1800 mhz@2005mhz) ASus 9550 128bit vga 120 seagate baracuda NCQ 512*2 twinmoss




  • gusel bir fikra arkadasim bende ilk kez okuyorum

    begenmeme konusunda da arkadasimiz begenmeyebilir ama biraz daha saygili olabilir sonucta hepimiz ayni forumda yazisan insanlariz komsu komsunun kulune muhtac hesabi kalp kirmayalim bence!!


    tam ustune geldi ekleyim dedim linkteki arkadasimiz %100 hakli biraz daha duyarli olalim!!



    http://forum.donanimhaber.com/m_4974594/tm.htm



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi aytunkıy -- 9 Aralık 2005, 21:22:14 >
    _____________________________
    Benim naçiz vücudum nasıl olsa bir gün toprak olacaktır,
    Fakat Türkiye Cumhuriyeti ebediyen yaşayacaktır.
    ----==[ M. Kemal Atatürk ]==----
    ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
    ----==[ 0-RH (+) / Karamürsel - KOCAELİ ]==----
    ----==[Eski Nick: Aytunzaa]==----
  • quote:

    Orjinalden alıntı: bushra!


    quote:

    Orjinalden alıntı: IRMAK_KIZIM

    iğrenç bir şey
    quote:

    aynı azrail
    unutma azrail bir tanedir



    sen de unutma ki zaten azrail diye bi şey yoktur. ben bi müslümanım kimse yanlış anlamasın ama sanırım bu konuda insanlar aydınlatılmalı. azrail tamamen hayal ürünü. öyle bi melek yok

    hem müslümansın hem kurana inanıyorsun hemde azrail yoktur diyorsun.Senin çıkardım nasıl bir müslüman olduğunu fake.
    _____________________________
    Sahanne ya imzadan
  • Ya Bıragh Allasen
    _____________________________
    In tyler we trusted.
  • aha size eni konu bi fıkra arşivi

    ***

    FIKRALAR
    --------------------------------------------------------------------------------


    Yıllar önce İngiltere'de erler şemsiye kullanmazmış.Şemsiye taşıma hakkı sadece subaylara tanınıyormuş.
    O yıllarda bir gün genç teğmenlerden biri, koltuğunun altında bir şemsiye ile hızlı hızlı yürüyen eri görünce, beyninden vurulmuşa dönmüş.Eri çağırarak :
    -Bu ne küstahlık, demiş.Ve şemsiyeyi aldığı gibi dizinde iki parça etmiş.
    -Bu sana bir ders olsun, bir daha böyle küstahlıklar yapma!
    Neye uğradığını anlamayan er :
    -Başüstüne, diyerek selamı çakmış ve şöyle sormuş :
    -Teğmenim, beni az önce evine yollayan general şemsiyesini istediğinde kim kırdı diyeyim?

    --------------------------------------------------------------------------------

    İtalya'da Vatikan yakınlarında bir eve gece hırsız girmiş. Hırsız evin içinde karanlıkta ilerlerken arkasından bir ses gelmiş: -Seni ben görüyorum. İsa da görüyor! Hırsız panik içinde bir köşeye sinip ve fark edilmemeyi ümit ederken ses tekrar yükselmiş - Seni ben görüyorum. İsa da görüyor! Hırsız sesin kendine seslendiğine emin olunca el fenerini açıp, sesin sahibini aramaya başlamış ve bakmış bir Papağan! Şaşkınlıkla söylemiş - Konuşan sen miydin? Papağan tekrar konuşmuş -Evet.. Bunun üzerine Hırsız -Ama sen Papağansın! Papağan cevap vermiş.
    -Evet ben Papağanım...İsa da Doberman..

    --------------------------------------------------------------------------------

    Bir kadınla bir adam ayrı ayrı arabalarında giderlerken çarpışırlar. İkisinin de arabası mahvolur ama şans eseri ikisi de hiç yara almadan kurtulur. Arabalarından sürünerek çıkarlar ve kadın adama bakıp:
    Çok ilginç ! Sen erkeksin ben de kadın. Arabalarımız mahvoldu ama ikimize de hiçbir şey olmadı. Bu belki de tanışıp, dost olup, hayatımızın sonuna kadar huzur içinde birlikte yaşamamız için bir işarettir? der.
    Müthiş heyecanlanan adam "Evet, galiba haklısın" diye cevap verir. Şaşkınlıkla "Bak, arabam hurdaya döndü ama bir şişe şarap sapasağlam. Bu kesin bir işaret. Bu şarabı içip şansımızı kutlamalıyız" diye devam eden kadın, şarap şişesini adama uzatır. Adam şişeyi alır, açar ve yarısını içip kadına verir. Kadın hemen şişenin mantarını kapatıp adama geri uzatır. Bunun üstüne adam sorar: "Sen içmeyecek misin?"
    Kadın cevap verir: "Hayır, ben polisi bekleyeceğim!"

    --------------------------------------------------------------------------------

    Ayakları çok fena kokardı. Bir gün bir arkadaşına birlikte tiyatroya gitmelerini teklif etti.
    -Hay hay, dedi arkadaşı.Ama eve git, ayaklarını yıka ve temiz bir çorap giy. Söz mü?
    Tiyatroya gittiler.Yerlerine oturdular.Aradan beş on dakika geçmeden etrafındakiler mendillerini burunlarına götürmeye başladı.
    -Hani söz vermiştin, dedi arkadaşı.
    -Vallahi değiştirdim, dedi.
    İnanmazsın diye kirlileri de cebime koydum.Nah!...

    --------------------------------------------------------------------------------

    Hollywood'da güzel bir evde bir parti veriliyor.Partinin sahibi partiye heyecan ve değişim katmak için mikrofonu eline alıp başlıyor :
    -Arkadaşlar akvaryumdaki iki Pirana'yı bu havuza atacağım.Havuza atlayıp karşıya çıkan arkadaş şu gördüğünüz sarışınla sabaha kadar eğlenebilir.
    Kimsede ses seda yok.
    -Bu esmeri de sunuyoruz.
    Yine kimsede ses yok.
    -Bu kumral bayanı da hediye ediyoruz.
    Yine ses yok.
    -Bu topu da veriyoruz.
    -Slaaaaash!!!...
    Adamın biri suda hızla yüzüyor ve karşıya geçiyor.Tekrar koşup havuzun öbür kenarına geliyor :
    -Nerede o şerefsiz!
    -Beyefendi o havuzun karşısında!
    Adam şaşkın şaşkın :
    -O değil! Beni havuza iten şerefsiz nerede...

    --------------------------------------------------------------------------------

    Birkaç Fransız kantinde gevezelik ederken içlerinden biri sorar:
    -Gütenberg kim? Biliyor musunuz?
    -Hayır, der ötekiler.
    -Güzel, sizde benim gibi gece kurslarına gitseydiniz, Gütenberg'in basım makinasını bulan kişi olduğunu bilecektiniz.... Ya Panmentier'i?
    -Hayır, der ötekiler.
    -Güzel, sizde benim gibi gece kurslarına gitseydiniz, Panmentier'in patatesi bulan kişi olduğunu bilecektiniz.Eğer gece kurslarına gitmezseniz yaşam boyunca....
    İşte o zaman, aralarında lehimci olanı öfkelenip patlar :
    -Oldu, anlaştık! Gütenberg'i, Panmentier'i bilmiyoruz. Sen Obarana kim biliyor musun?
    -Hayır!
    -Peki öyle ise öğren! Obarana, sen gece kurslarına giderken karınla yatan heriftir!

    --------------------------------------------------------------------------------

    İki karadenizli yılan, karadeniz ormanlarında geziyorlarmış. Biri diğerine sormuş :
    - Ula piz zehirlu yılanmiyik da?
    - Haçan nerden çıktı pu şimdu?
    - Az önce dilimu isirdimda...

    --------------------------------------------------------------------------------

    Küçük Murat okuldan eve gelir ve üzgün bir şekilde, "Matematik dersinden 1 aldım" der. Babası hemen sorar, "Nasıl becerdin peki bunu?" Murat anlatmaya başlar, "Öğretmen 3x2 kaç eder? diye sordu, ben de 6 dedim". Babası hemen oğlunu tasdikler ve "Fakat bu doğru" der. Ali anlatmaya devam eder, "Sonra da 2x3 kaç eder?" diye sordu". Babası alaycı bir tavırla bakarak, "Has s.kt.r, ne farkı var ki ?" der. Ali de kafasıyla onaylayarak, "Ben de öğretmene aynı senin dediğini söyledim işte"...

    --------------------------------------------------------------------------------

    Öğrenci sınıfa yeni gelmişti. İkinci gün öğretmenine sordu,
    - Öğretmenim, insana yapmadığı bir şey için ceza verir misiniz?
    - Olur mu evladım, insan yapmadığı şey için cezalandırılır mı, niye sordun bunu?
    - Efendim dün verdiğiniz ev ödevini yapmamıştım da ceza verirsiniz sanıyordum!..

    --------------------------------------------------------------------------------

    Ali annesine heyecanla sordu,
    -Anne, bizim maymunlar soyundan geldiğimiz doğru mu?
    -Babana sor, o ailesini benden daha iyi bilir...

    --------------------------------------------------------------------------------

    2000 yılında ALMANYA da yapılan bir ankette sorulan
    "Ülkenizde yaşayan yabancıları çok buluyor musunuz?"
    sorusuna verilen cevapların yüzdesi :
    %10 nein
    %20 ja
    %70 s.k.r lan!..

    --------------------------------------------------------------------------------

    Ali okula geç kalır. Öğretmen Ali'yi cezalandıracaktır. Ali'ye der ki,
    - Soracağım soruyu doğru bilirsen seni affedeceğim. Şimdi söyle bakalım.
    Çalmak fiilinin gelecek zamanı nedir?
    Ali cin gibi atılır,
    - Hapse girmektir öğretmenim...

    --------------------------------------------------------------------------------

    Ahmet okuldan eve çok mutlu bir halde gelir. Annesi bu mutluluğunun belli bir nedeni olup olmadığını öğrenmek ister ve;
    - Okulda neler yaptınız anlat bakalım, acayip neşeli görünüyorsun...
    - Patlayıcı madde imal ettik.
    - Peki yarın ne yapacaksınız okulda?
    - Hangi okulda?..

    --------------------------------------------------------------------------------

    İngilizce dersinde öğretmeni çocuğa sordu,
    - Oğlum, sana Türkçe bir cümle vereceğim, sen bunu İngilizce'ye çevireceksin...
    Çevireceğin cümle, "Çocuk, koştu koştu, denize düştü, boğuldu..."
    Öğrenci yanıt verdi;
    - The boy tikidik, tikidik, culup, glu, glu...
    --------------------------------------------------------------------------------

    Adamın biri bir gün bir bara gider ve barmene şöyle der :
    - Sana ve buradaki herkese benden birer duble içki ver.
    Herkes içkisini içer, ama adam parayı ödemez. Barmen bunu çok kötü döver.
    Adam ertesi gün yine aynı bara gider ve şöyle der :
    - Bana ve buradaki herkese benden birer duble içki ver. Barmen sorar :
    - Ya bana.
    - Sana yok.
    - Neden?
    - Sen içince azıtıyorsun...

    --------------------------------------------------------------------------------

    Biri içinde 1 milyar bulunan cüzdanını kaybetmiş. Kaybettiği yerdekilere cüzdanını getirene 100 milyon vereceğini söylemiş. Kalabalıktan bir ses daha duyulmuş.
    -O cüzdanı bulup bana getirene 250 milyon vereceğim...!

    --------------------------------------------------------------------------------

    Benzin istasyonunun önünde bir afiş: "Depoyu dolduran Lotoda tutturursa bedava seks kazanıyor." İki kafadar benzinciye "Doldur depoyu" der, sonra bedava seks için lotoya talip olur... Benzinci sorar: Kafamdan bir sayı tuttum, bilirseniz bedava seks. "Üç" derler... Benzinci, "Bilemediniz, ben beş tutmuştum." Bir hafta sonra iki kafadar yine gelir, depo yine doldurulur, yine lotoya... Bizimkiler "Yedi" der. Benzinci "Olmadı, ben altı tutmuştum". Üç gün sora yine depoyu doldururlar, yine lotoya... "İki" derler, benzinci "Bir" der. Kafadarlardan biri arkadaşına açılır... "Yahu bu bizi kandırıyor galiba, hep başka rakam söylüyor... Hile yapmasın!" Diğeri cevap verir: "Yok canım kızkardeşim arka arkaya iki kere kazandı."

    ----------------------------------------------------------------------------

    Becky ve Sam 50'nci evlilik yıldönümlerini kutluyorlardı. Sam birden soruverdi: "Sevgilim, bu elli yıl içinde beni hiç aldattın mı?.." "O da nereden çıktı?" diye sinirlendi Becky.. "Cevabı da öğrenmek istemezsin herhalde ?.." "İsterim" dedi Sam.. "Lütfen anlat, ne olur?.." "Madem öyle" dedi Becky, "Üç kez aldattım seni.." "Üç kez öyle mi?.. Kimlerdi onlar?.." "İlki" diye anlatmaya başladı Becky, "Hani sen 30 yaşındaydın ve kendi diş kliniğini kurmak istiyordun ama hiçbir banka sana kredi açmıyordu. Sonra bir banka yöneticisi eve geldi, hiçbir şey sormadan tüm kağıtları imzaladı ve sen en modern araçları getirebildin." "Ooo Becky.. Benim için kendini feda ettin ha.. Benim sevgili karım!.. Peki ikincisi.." "Hani 50 yaşında felaket bir kalp krizi geçirmiştin.. Çok kritik bir bye-pass ameliyatı geçirmen gerekiyordu da, hiçbir doktor sana el süremiyordu.. Her an ölebilirdin. O sırada Dr. Bakey onca yoldan kalktı geldi. Ameliyatını yaptı, seni hayata döndürdü.." "Ah benim sevgili karım.. Hayatımı kurtarmak için kendini bir kez daha feda ettin öyle mi?.. Hiç kimsenin böyle harika bir eşi olamaz. Böyle bir şey yapman beni ne kadar sevdiğini gösterir. Üçüncü peki?.." "Hatırlıyor musun, yıllar önce Diş Hekimleri Odası Başkanı olmayı fena halde istiyordun ve 47 oyun eksikti?.."

    --------------------------------------------------------------------------------

    Karı-koca yeni yılın ilk günü yorgun argın oturmaktadırlar. Kadın illa da sohbet etmek ister. Aniden kocasına dönüp, ‘‘Sevgilim, ben ölürsem sen başka bir kadınla evlenir misin’’ diye sorar. Adam gerçi tecrübeli bir evlidir. Böylesine şok sorulara karşı hazırlıklı olması gerekmektedir. Ancak bu soru içerik itibariyle son derece de travmatiktir. Kadınların, duydukları cevapları tartarak karşılarında konuşan kişinin dürüst olup olmadığını anlamak gibi bir becerileri olduğunu da bilmektedir. Bu yüzden de cevabı uzun süre düşünür. Yanlış yapmamalıdır. Sonunda konuşmaya başlar:
    ‘‘Seni ne kadar sevdiğimi biliyorsun. Allah korusun bir gün ölürsen çok uzun süre kendimi toparlayamam. Ama aradan uzun zaman geçtikten sonra, bir gün düzgün bir insan karşıma çıkarsa evet evlenirim onunla.’’
    Kadın işin ucunu bırakmamaya kararlıdır. ‘‘Peki,’’ der ‘‘yeni karınla bu evde mi yaşardın?’’
    Adam yine dikkatli cevap verir: ‘‘Bu eve yıllardır emek veriyorum. Çok çalıştım buraya sahip olmak için. Evet, senin ölümünden uzun zaman geçtikten sonra tekrar evlenirsem yine bu evde oturmayı tercih ederim.’’
    Kadın sorgusuna devam eder: ‘‘Peki yeni eşinle bizim yatağımızda mı yatardın?’’ Adam: ‘‘Bu yatağa 3 bin dolar para saydık. O kadar uzun süre sonra bu parayı sokağa atmak istemem. Evet bu yatakta yatardık.’’
    Kadın biraz etrafına bakar. Köşede duran golf sopasına takılır gözü.
    ‘‘Peki kocacığım. Benim şu golf sopamı ne kadar sevdiğimi, ona ne kadar özel kıymet verdiğimi biliyorsun. Yeni eşine golf sopamı da kullandıracak mısın acaba?’’ diye sorar.
    Adam aniden yerinden doğrulur ve:
    ‘‘Hayır, onu kullanamaz çünkü kadın solak’’ der.

    --------------------------------------------------------------------------------

    Çocuk babasına sorar.
    -Baba politika ne demek?
    -Bak oğlum. Ben bu evi geçindiriyorum. Ve tüm paralar bana geliyor.
    Herkes bana bağlı. Bu "Kapitalizm"
    -Annen İçişlerimize bakıyor Yani "Hükümet"
    -Hizmetçi çalışıyor ve bizden maaş alıyor. "İşçi Sınıfı"
    -Sen bizden hizmet bekliyorsun yani "Halksın"
    -Kardeşin Küçük, büyüyecek .Oda "Gelecek"...
    Herkes yatar. çocuk kardeşinin ağlama sesiyle uyanır. Kalkar birde bakarki babası hizmetçinin odasında aynı yatakta. Annesini kaldırmaya çalışıyor. Uyandıramıyor. Kardeşi altına yapmış bağırıyor. Sabah olur. Kahvaltıda çocuk babasına :
    -Baba ben politikanın ne olduğunu öğrendim der.
    -yaaa. neymiş anlat bakalım.
    -Kapitalizm işçi sınıfını beceriyor.Bu arada hükümet uyuyor. Halk kimsenin umurunda değil ve de gelecek bok içinde...

    --------------------------------------------------------------------------------

    İki velet karar vermişler ki, bütün büyüklerin hayatlarında sakladığı en azından bir büyük sır var. Bir tanesi bu varsayımı denemeye kalkmış...
    -Anne ben her şeyi biliyorum. Annesi "Tamam anladım, al şu 1 milyonu babana hiçbir şey söyleme" demiş.
    Ufaklık çok memnun, babasına gitmiş...
    - Baba ben her şeyi biliyorum!
    Babasi, "Sus tamam, al şu 5 milyonu, annene hiçbir şey söyleme" demiş.
    Bizimki zevkten dört köşe, bütün büyüklere işleyen bir sistemi keşfetmenin keyfiyle...
    Ertesi sabah kapı çalınmış postacı gelmiş:
    Ufaklık açmis kapıyı:
    -Postacı Amca ben artık her şeyi biliyorum.
    Postacı dizleri üzerine çöküp, kollarını iki yana açmış:
    - Madem öyle gel bakalım Baba sana bir sarılsın!

    --------------------------------------------------------------------------------

    Papaz iki metre ilerisinde duran zangoça sormuş:
    - Gizli gizli sen mi içiyorsun kutsal şarabı?..
    Zangoç'ta derin sessizlik... iyice köpürmüş Papaz:
    - Sana soruyorum be adam! Duymuyor musun?..
    - Hayır, buradan hiçbir şey duyulmuyor efendim...
    - Olacak sey mi ! iki adım öteden beni duymuyorsun...
    Zangoc bıyık altından gülmüş;
    - İsterseniz yer değiştirelim, anlarsınız...
    Yer değiştirmişler. Bu defa Zangoç seslenmiş:
    - Kilise için toplanan yardımları kim iç ediyor?..
    Papaz kendi kendine söylenmiş:
    - Hakikaten yahu! Buradan hiçbir şey duyulmuyor.

    --------------------------------------------------------------------------------

    Kız nişanlısını eve çağırdı,
    - Gel otur sevgilim, evlenmeden önce sana tüm mazimi açıkça anlatmalıyım...
    - İyi ama hayatım bunu iki hafta önce yapmıştın ya unuttun mu?
    - O iki hafta önceydi hayatım...

    -----------------------------------------------------------------------

    Genç adam yeni tanıştığı kız arkadaşına hediye vermek istemişti. Bu ona alacağı ilk hediye olacaktı. Bu yüzden fazla özel bir şey seçmemeye karar verdi. Ama alacağı şey biraz da romantik olmalıydı.

    O gece birlikte çiseleyen karın altında yürürlerken avucunun içinde ısıtmaya çalıştığı elleri hatırladı ve eldiven almaya karar verdi. Alışverişe bu tür islerde becerikli olan kardeşini yanına alarak çıktı. Bir büyük mağazadan içi kürklü bir çift beyaz eldiven aldılar. Kız kardeşi de kendine bir çift dantelli külot aldı. Mağazadaki paketleme sırasında bir karışıklık oldu. Eldiven kız kardeşinin paketine girdi, külotlar da mağazanın özel kuryesiyle kız arkadaşının evinin yolunu tuttu.

    İçindeki romantik notla birlikte....

    Sevgilim,
    Geçen aksam seninle çıktığımızda bunlardan giymediğini fark ettim. Eğer kız kardeşimle beraber olmasaydım ben uzun ve düğmeli olanlarını alırdım, ama kardeşim kısa ve düğmesiz olanlarından kullanıyor. Çıkarması daha kolay oluyormuş... Renginin açık olması çabuk kirleneceği izlenimini veriyor. Ancak bunları satın aldığım bayan tezgahtar bana kendisininkini gösterdi. Üç haftadır kullanıyormuş. Yakından baktım, hiç kirlenme yoktu.

    Tezgahtar bayandan bir şey daha rica ettim. Seninkileri giyip nasıl durduğunu,bana üzerinde göstermesini istedim. Hemen giydi. Çok şık duruyor. Elimi uzattım, okşar gibi sıktım. Ele de çok hoş geliyor, keşke bunları ilk giyişinde yanında olup sana yardim edebilseydim. Seninle buluşuncaya kadar bir çok yabancı elin ona dokunacağını düşünmek beni üzüyor. Çıkardığın zaman içi biraz nemli olabilirmiş. O zaman üfleyerek havalandırman gerekiyormuş. Önümüzdeki günlerde bunları nasıl avucumun içine alıp, nasıl defalarca öpeceğimi düşünüyorum.

    Cuma akşamki buluşmamızda giymeyi unutma.

    Sevgilerimle...

    Not : Giydikten sonra üstten aşağı kıvırarak biraz tüy görünmesini sağlamak, son günlerde modaymış

    ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------


    Evli bir çift cadılar partisine davetliydi. Dışarıya çıkmak için hazırlanırlarken kadının migreni tuttu, evde kalmak zorundaydı. Kocasına, partiye yalnız gitmesini, onun eğlencesini bozmak istemediğini söyledi. Biraz tartıştıktan sonra adam kostümünü giydi ve partiye gitti kadın da birkaç aspirin alıp yattı.

    Biraz uyuduktan sonra kendini daha iyi hissederek uyandı ve partiye giderek kocasına sürpriz yapmaya karar verdi. Tam hazırlanırken "acaba ben yanında değilken kocam neler yapıyor" diye düşündü ve kocasının kendisini tanımaması için değişik bir kostüm giyerek partiye gitti.

    Oraya vardığında bir kenarda onu izlemeye başladı. Kocası arka arkaya değişik kızlarla ve onlarla çok yakınlaşarak dansediyordu, nereye kadar gidebileceğini görmeye karar verdi.Kocasına yaklaştı ,Onunla çok samimi bir şekilde dansetmeye başladı,kulağına dışarıya çıkabileceklerini fısıldadı. Arabalardan birine girerek seviştiler ve gece yarısından önce maskeler çıkarılmadan kadın eve gitti, kocasının dönüşünü beklemeye başladı.

    Adam sabaha karşı 01.00 sularında döndü ve doğru yatağa gitti. Kadin : "Parti nasıldı kocacığım" diye sordu, Adam da: "Sensiz hiç eğlenemedim tatlım" diye yanıtladı. Kadın, "inanmıyorum" diye cevapladı, "Bahse girerim çok eğlenmişsindir" Adam "Gerçekten hayatım. Partiye gittiğimde bazı arkadaşlarla sıkıldık, alt kata inip bütün gece poker oynadık. Fakat kostümümü ödünç verdiğim o Allah'ın cezası herif bir eğlenmiş, bir eğlenmiş, anlata anlata bitiremedi..

    ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
    Film Seti
    Kocanızın da doğumda bulunmasını istermisiniz.

    Kadın:

    -Bir kocam yok malesef..

    -Peki erkek arkadaşınız..?

    -Erkek arkadaşımda yok..

    -Eee peki bu işe ortak olan şahıs.?

    -Üzgünüm kimseye bağlı değilim ve yalnız olacağım.

    Doğum gerçekleşir ve ebe, kadının yanına gelir.

    -Tebrik ederim çok sağlıklı bir kızınız oldu.

    -Oh ne kadar mutluyum onu görebilirmiyim..?

    -Elbette ama görmeden önce bilmeniz gereken bir şey var.

    -Nedir lütfen söyleyin..?

    -Eeee bebeğinizin teni biraz koyu açıkcası bebeğiniz bir zenci.

    -Ahh evet eşim ve işim yoktu. Üstelik gidecek yerim de yoktu, çok kötü durumdaydım o yüzden bir porno filmde oynamayi kabul etmek zorunda kaldım. Başroldeki erkek zenciydi..

    -Ah anlıyorum tabii beni ilgilendirmez. Lütfen kusura bakmayın. Bir nokta daha var.

    -Evet lütfen söyleyin başka birşey mi?

    -Şeyy. Bebeğin çok güzel lepiska gibi sarışın saçları da var.

    -Bakın gerçekten çok zor günlerdi. Filmde tek erkek yoktu. Bir tane de İsveçli erkek vardı.

    -Pardon pardon. Gerçekten özür dilerim ben bilmek istersiniz diye düşünmüştüm. Bu soruları sormak istemezdim. Neyse ama.

    -Başka ne var lütfen açık konuşun çekinmeyin.

    -Pekala. Siz istediniz. Bebeğin gözleri de çekik.

    -Hayat bana hiç acımadı. Filmdeki diğer erkek de Çinliydi. Ne yapabilirdim ki?

    -Umarım beni bağışlarsınız üstüme vazife olmayan şeylere karışıyorum. İsterseniz artık bebeği görebilirsiniz.

    Beraber bebeğin yanına giderler. Kadın mışıl mışıl uyumakta olan bebeğin poposuna bir şaplak indirir. Bebek ağlamaya başlar.

    -Neden vurdunuz?

    -Ohhhh! Neyse ki normal ağlıyor. Havlayacak diye ödüm koptu!!
    _____________________________
    benim okumam yazmam yogdur,barnak bassam olmamı?




  • 
Sayfa: 1
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.