Şimdi Ara

DEDE KORKUT kimdir?

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
2 Misafir - 2 Masaüstü
5 sn
17
Cevap
0
Favori
1.272
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
Öne Çıkar
0 oy
Sayfa: 1
Giriş
Mesaj
  •  DEDE KORKUT  kimdir?

    HAYATI

    Dede Korkutun 570-632 yılları arasında, Hz. Muhammed (S.A.V) zamanında yaşadığı rivayet edilmiştir. Oğuzların Kayı veya Bayat boylarından geldiği, hem geçmişten ve hem de gelecekten haber veren, "kerem sahibi bir evliya" olduğu rivayet edilmektedir. "Ozanların Piri" veya "Ozanların Başı" olarak da bilinen Dede Korkutun, (manen) Hz. Muhammed´in hayır duasını aldığı ve Oğuzlara İslâm dinini öğrettiği de bu rivayetlerle günümüze kadar ulaşmıştır.

    Öte yandan Dede Korkut, tüm Türk kavimlerinin atasıdır ve dâhisidir. Türk destanlarında ve halk hikâyelerinde, Dede Korkut adına ve onun mucizevî sözlerine rastlamak her zaman mümkündür. Türk hükümdarlarının akıl hocası ve veziri olduğu bilinen Dede Korkut, bütün Türklüğün yegâne temsilcilerinden ve bugün de yaşatılmaya çalışılan atalarındandır.

    Destan özellikli pek çok halk kahramanının mücadeleleri anlatılan Dede Korkut hikâyelerinde; güzel ve hikmetli sözler, Türklerin tarihine ait rivayetler, han ve beyler hakkında methiyeler, Türk töresine ait pek çok konular işlenerek, iyilere övgü kötülere eleştiri vardır.

    "Dede Korkut Kitabında (Dede Korkut ala Lisan-i Taife-i Oğuz han Oğuzların Diliyle Dede Korkut Kitabı) 12 destan özellikli hikâye yer alır ve bu kitap, İslâm öncesi ve sonrasında Türklerin yaşayışını, dilini, tarihini, edebiyatını ve kültürünü içerir. Akıcı ve halkın kullandığı Türkçe ile yazılmış olan bu kitap; gerçek bir şaheserdir. Kitapta, "Dede" ve "Ata" olarak geçen ve "Korkut Ata" olarak da bilinen Dede Korkut, Türkmen, Kazak, Özbek ve Kara kalpak boyları arasında bu adlarla bilinmektedir. Türk dünyasının bilge atası olan Dede Korkut ve onun hikâyelerinde; Türk toplumunun savaşları ve barışları ile birlikte, aile ve eğitim yapısıyla üstün ahlâk ve karakter sağlamlığına dikkati çeker. Türk milletiyle özdeşleşmiş olan doğruluk, sözünde durmak, mukaddes değerler uğruna ölmek gibi çeşitli karekterler, hikâyelerin ana temasıdır. Dede Korkut hikâyelerindeki tüm kahramanların aile, cemaat ve insan sevgisini ön planda tutması, millet olarak ahlâk ve yaşam anlayışımızı göstermesi bakımından önemlidir.
    Kahramanların çoğu gençtir ve mutlaka bir yiğitlik gösterdikten sonra ad verilir. Pek çoğumuz biliriz, Dirse Han oğlu bir boğayı öldürünce Dede Korkut o gencin adını "Boğaç" koyar ve onu şan, şeref, mal ve rütbe ile ödüllendirir. Dikkat edilirse, hikâyelerde, gençliğe son derece önem verilmekte, onların, ailesine, milletine ve devletine bağlı, cesur ve çalışkan olmalarına işaret edilmektedir. Savaş, av, toy vb. eğlencelere Hz. Peygambere salavat getirilerek başlanması da Türk Kavimleri'nin dinî yönden şuurlu olduğunu ve devlet millet birliğinin sağlam temellere dayandığını göstermektedir.

    Dede Korkut hikâyelerinde özellikle göçebe Oğuz Türkleri'nin tabiat şartlarına karşı dirençleri, düşmanlarına karşı sürekli üstünlüğü ve birlik şuurundan doğan kuvvetlilikleri dikkati çeker. Korkut Ata olarak saygı gören Dede Korkutun hikâyeleri yaşlı ve bilginlere büyük değer verildiğini de göstermesi açısından, son derece önemlidir. Allah, doğum, din ve ölüm düşüncesi, hayatin her anında kendisini gösterir. Bugün Dede Korkut ve onun hikâyelerinden ve destanlarımızdan alacağımız önemli dersler vardır. Fertler arasında saygı, sevgi, karşılıklı hoşgörü ve mertlik bunların başında gelmektedir. Dede Korkut aslında büyük bir vatanseverdir ve milletinin sonsuza dek güçlü ve mutlu yaşamasını gerçekleştirme mücadelesi içindedir. Hikâyelerindeki örnek şahsiyetler olan Bayındır Han, Kazan Han, Bamsı Beyrek, Boğaç Han, Selcen Hatun, Seğrek ve diğerleri toplumda olması gereken ideal insan karakterlerini temsil ederler. Bu insanlar, milleti ve vatanı için ölümü göze alan ve tüm zorlukların üstesinden gelebilen
    kahramanlardır.

    Dede Korkut, bütün Türk kavimlerinin fert fert kahraman olmasını arzu etmiş olmalı ki, hikâyelerinde zayıflığa, çaresizliğe ve ümitsizliğe yer vermemiştir. Rivayetlere göre Onun ölümü bile evliyalığını, bilge kişiliğini göstermektedir: Çeşitli Türk boylarının kanaatine göre o, rüyasında mezarının hazırlandığını görmüş ve gittiği her yerde öleceği ona rüyasında bildirilmiştir. Seyhun Irmağı'nın Aral Gölü'ne döküldüğü yerin yakınlarında, ırmağın üzerine hırkasını sererek orada ruhunu Allah'a teslim etmiştir. Bugün pek çok yerde onun mezarının olduğu söylenmektedir. Tıpkı Yunus Emre ve Karaca oğlan gibi milletimiz, onun mezarına da sahip çıkarak kahramanlarını kendi içinde görmek istemektedir. Türk ve dünya edebiyatının şaheserleri arasına giren ve çeşitli tarihî filmlere de konu olan Dede Korkut Hikâyeleri, insani ve yaşadığı dünyayı tüm özellikleriyle ele almıştır.

    Bayburt ili; Türklerin Anadolu’da yerleştikleri en eski yerleşim yerlerindendir. Sosyologlar Bayburt’u gerek Selçuklular, gerekse Osmanlılar döneminde ikinci dereceden önemli bir kültür merkezi olarak nitelendirmektedirler. Bayburt, ünlü sınırlarımızın dışına taşan pek çok bilim ve sanat adamı yetiştirmiştir. Türk dünyasının ortak kültür hazinelerinin en büyüklerinden biri olan Dede Korkut’ uda bunlardan saymak mümkündür. Dede Korkut, bütün Türk dünyasında kabul görmüş – Tarihi ve Efsanevi – ortak ulularımızın en önemlilerindendir.

    Prof. Dr. M. Fuat KÖPRÜLÜ, Dede Korkut için; ”Terazinin bir Kefesine Türk Edebiyatının tümünü, diğer kefesine de Dede Korkut’ u koysanız yine de Dede Korkut ağır basar” demektedir.


    Dede Korkut hikayeleri Bayburt’ta canlılığını korumaktadır. Türkiye Türkçe’sinde anlatılan hikayelerden Beğ Böğrek (Bamsi Beyrek) in en çok varyantı Bayburt’ ta tespit edilmiştir. Hikayelerde Bayburt , ”Parasarın Bayburt Hisarı” adıyla geçmektedir. Beğ Böyrek’ in mezarı Bayburt Kalesindeki ”Zindan”’ ın tam karşısındaki Duduzar Tepesindedir. Dede Korkut’ un mezarı Masat Köyündedir. Bu bilgiler, Orhan Şaik GÖKYAY’ ın Dede Korkut çalışmasında mevcut olduğu gibi, halk arasında da dilden dile anlatılarak günümüze kadar ulaşmıştır. Valiliğimiz; ilimize sosyal, kültürel, bilimsel, sportif, ticari ve ekonomik canlılık kazandırmak amacıyla bir şölen düzenlemeyi planlamış, şölene Orta Asya’ dan Anadolu’ya göçen Alp Erenlerden biri olan ve bütün Türk lehçelerinde ve coğrafyalarında tanınan, hikayeleri dildin dile anlatılan bu ulu büyüğün adını vermeyi uygun bulmuş ve 1995 yılından itibaren ”Dede Korkut Kültür – Sanat Şöleni’ni düzenlemeye başlamıştır. Şölen Türk dünyasında büyük yankı bulmuş ; Azerbaycan, Özbekistan, Kırgızistan, Türkmenistan, Balkar – Karaçay, Dağıstan, Kazakistan ve bağımsızlığını ilan eden diğer Türk Cumhuriyetlerinden çok sayıda katılım gerçeklemiştir. Türk Cumhuriyetlerinden ilimize gelen bilim adamları Dede Korkut’ la ilgili tebliğler sunmuşlar, kendi coğrafyalarındaki izlerin etkisinden söz etmişlerdir. Dede Korkut’ un bizim olduğu kadar kendi edebiyatlarının da en büyük değere ve Türk dünyasının coğrafyalar üstü ortak ve en büyük kişiliği olarak nitelemiş ve sahiplenmişlerdir. Dede Korkut, Türk dünyasının ortak birleştirici ve en büyük kişilerinden biri olarak Bayburt Dede Korkut Kültür – Sanat Şöleninde anılmaya başladıktan sonradır ki; UNESCO 1999 yılını Dede Korkut’ un 1300. yılı olarak kabul etmiştir. İlimizde 16 – 22 Temmuz 2001 tarihleri arasında 7.’ Si düzenlenen dede Korkut Kültür – Sanat Şölenlerinde Dede Korkut, artık sadece Bayburt ve Türk Dünyası ile sınırlı kalmamış, bütün dünyanın ortak değeri olarak uluslararası bir nitelik kazanmıştır.
     DEDE KORKUT  kimdir?

    Dede Korkutun yaygınlıkla bilinen hikâyeleri;

    -Dirse Han Oğlu Boğaç Han
    -Salur Kazanın Evinin Yağmalanması
    -Kam Büre Beg Oğlu Bamsi Beyrek
    -Kazan Beg Oğlu Uraz Beg'in Tutsak Olması
    -Duha Koca Oğlu Deli Dumrul
    -Kanlı Koca Oğlu Kan Turali
    -Kadılık Koca Oğlu Yegenek
    -Basatın Tepegöz'ü Öldürmesi
    -Begel Oğlu Emren
    -Usun Koca Oğlu Seğrek
    -Salur Kazanın Tutsak Olması
    -Dış Oğuzun iç Oguz'a Asi Olması

    Dede Korkutun hayatı ve onun hikâyeleri, geçmişten geleceğe uzanan mücadelede varlığımızın, birliğimizin ve dirliğimizin ne kadar önemli olduğunu ortaya koymakta, kahramanlık ruhumuzu coşkun bir üslupla dile getirmekte ve geleceğe ümit ve sevgiyle bakmamızı sağlamaktadır.


     DEDE KORKUT  kimdir?



    Kaynaklar

    Ergin, Muharrem, Dede Korkut Kitabı I, Ankara 1958; II, Ankara 1963.

    Ergin, Muharrem, Türklerin Soy Kütüğü, İstanbul 1972 (?).

    Ergun, Metin, Alıp Manaş, Konya 1997.

    Gökyay, Orhan Şaik, Dedem Korkudun Kitabı, İstanbul 1973.

    Jirmunskiy, V.M., Tyurkskiy geroiçeskiy epos, Leningrad 1974.

    Koroğlı, Halıg, Oguzskiy geroiçeskiy epos, Moskova 1976.

    Ögel, Bahaeddin, Büyük Hun İmparatorluğu Tarihi I, Ankara 1981.

    Sakaoğlu, Saim, Dede Korkut Kitabı I-II, Konya 1998.

    Salar Baba I, Aşgabat 1996.

    Sümer, Faruk, Oğuzlar, İstanbul 1999.

    Tural, Sadık-Nurmemet, Annaguli (hazırlayanlar), Gorkut Ata-Türkmen Halk Nüshası, Ankara 1999.

    Togan, A. Zeki Velidî, Oğuz Destanı, İstanbul 1972.

    Zeynalov, Ferhad - Elizade Samet, Kitabi-Dede Gorgud, Bakı 1988.



    _____________________________
  •  DEDE KORKUT  kimdir?


    Dede Korkut'un sözlerinden seçmeler... Korkut ata bizlere hayat dersi veriyor.


    Heyoğul!
    Azını gören, çoğunu bilen, sözünü diyen oğul...
    Sen sen ol, el sözüyle yola çıkma...
    El sözüyle yola çıkan, el yolunda yorulur.
    Can oğul...
    El pusatı keskin olsa bile, düşmana kör olur, seni kanatır.
    Sakın a oğul, sakın ha...
    El ağzıyla söz deme, duyan sana değil ele inanır.
    El, elini tutanın eli zayıf düşer... Elin eli, tutarda, senin elin tutamaz.
    Birlik, el ele vererek olur. Doğrudur.
    Ama elin eline el verenin birliği de, dirliği de bozulur.
    El atına binen tez iner...
    Elin atı nankör olur.
    El atıyla atalarının gittiği
    yere gidemezsin..
    Ne asya,ne avrupa,nede ortadoğu..
    Olaki çok bilmişler,el atını sevmişler,
    Sana "hadi sende" deselerde aldanma.
    Onlar atsız kalır,yaya giderlerde gocunmazlar..
    Güzel oğul.
    Senin baktığın yere,elin gözüyle bakma ha..
    El kem bakar.
    El dar bakar.
    El hain bakar.
    Bil!
    Senin görmek istediğin elin gözünde yoktur.
    Sen tekbir sesleriyle büyüdün..
    Ezan sesi gittiğin yerlerde kulaklarına küpe oldu..
    Vatan,Millet,Bayrak,Kur'an...
    Vatan sağolsun ,diyen adam
    Bunları duydun..
    Dört kıta da onbinlerce at sesi arasında mazlumun sesini duydun,mazluma kulak verdin..
    Sen zalimin sesine kulak asmadın..
    Zalimi duymadın.
    Zalimle bir olmadın.
    Elin kulağıyla duyma.
    Onlar duyacakların duyurmaz sana...
    Kendi duymak istediklerini duyurur..
    Hey oğul!
    Yürekli oğul.
    Elin yüreğiyle yüreklenmeyesin
    Bak gör...
    Yüreksizdir el.
    Vicdansızdır.
    Yüreksizin yüreğini takınma.
    Vicdansız olma.
    El yüreği mangalda kül bırakmaz.
    Ateşiyle de seni yakar.
    Düşün!
    onlar ele alışmıştır.
    Dilleri de eldendir,sözleri de.
    Onlar gocunmazlar,
    Onlar bu böyle gerklidir derler.
    Onlar söylerler.
    Çünkü beyinleri de elindir.
    El olma.
    Elin olma.
    Elden olma.
    El olan,elin olan,elinide,kolunuda,
    Vatanını,bayrağını,dinini,namusunu
    ve dahi Devletini kaybeder..
    _____________________________




  • Güzel paylaşım hikayelerini okurduk ama kim olduğundan fazla haberdar değildim
    _____________________________
  • Geçmişten geleceği görmek bu olsa gerek...Ruhu şad olsun...
    Paylaşım için teşekkürler..
    _____________________________
  • Teşekkürler
    _____________________________
    Gam mı ceylan gözlüler bizlere yar olmasa?
    Yeter ki kılıçlarla süngüler yar olmalı,
    Rahat yatakta ölmek sanki değil mi tasa?
    Savaş ve er meydanı bize mezar olmalı.
    H. Nihal ATSIZ
  • Paylaşım için teşekkürler. Uzun yıllardır okumadığımız bir büyüğümüzü bizlere hatırlattınız. Paylaştıklarınızı okudum. Şimdi de alternatif kaynaklara bakarak daha farklı bilgiler elde etmeye çalışıyorum. Bu konu çok dikkatimi çekti. Sağolun.

    İmza: Saygılı1i
    _____________________________
    2008 - IMZAM KURAL DIŞIDIR | | Kuralları öğrenmek için burada tıklayınız.
  • Kitabının asıl adı;

    ''Kitab-ı Dedem korkut Ala Lisan-ı Talife-i Oğuzhan''dır.

    Dede korkut ile ilgili okuduğum kitaplarda geçmişle gelecek arasında bir köprü olduğu yazılırdı...

    Hatta bir sözü var;

    ''Ahir zamanda hanlığı kayı boyu alacak ve kıyamet kopana kadar bu devam edecektir''
    _____________________________

    he still waiting for god's choice
  • Yapay Zeka’dan İlgili Konular
    Mehmet Ali Alabora'nın ruh hali.
    13 yıl önce açıldı
    Mesut çevik kimdir
    14 yıl önce açıldı
    Daha Fazla Göster
  • _____________________________
    Kimseye güvenerek kendi işini yaptırma, sonra hüsrana uğrarsın.
    Kimse senin işini sahiplendiğin gibi sahiplenmez.
    Herşeyini kimseye anlatma kimse sır tutamaz.
    Seni senden başka kimse iyi tanıyamaz.
    Hemen herşeye Öfkelenme.Öfkeli halde konuşurken yada bir iş yaparken dönüşü olmayan hatalar yapabilirsin ve sonra çok pişman olursun.
    Unutmaki her ihanet sevgiyle başlar.
    Bir kere ihanet eden yine ihanet eder.
  • Eline sağlık Teşekkürler.
    _____________________________
  • Buyuk insan
    _____________________________
  • DEDE KORKUT DESTANLARI

    Kitapta daha önce de belirttiğimiz gibi on iki tane destan vardır. Bu destanların her biri bir boy için söylenilmiştir. Bu destanlarda boyların hanlarının başından geçen olaylar, ad koyma, canavarlarla savaşma gibi bölümler yer almaktadır.

    Hikayelerin dili oldukça sadedir. 15.-16. yy.da yazıya geçirildiği halde arı bir Türkçe’ye sahiptir. Az miktarda Arapça kökenli kelime de vardır. Orhan Şaik Gökyay ve Muharrem Ergin’in Latin harfleri ile yayınladıkları kitaplar ilköğretim öğrencilerinin anlayabileceği kadar sade ve basit cümle yapısına sahiptir. Hikayeler çoğunlukla manzum ve ahenkli bir şekilde anlatılır. Manzumların bir kısmı kafiyeli olmasa da kulağa hoş gelen bir söyleyiş tarzı vardır. Kitapta yaklaşık 8.000 tane farklı sözcük ve deyim geçer. Cümleler kısa ve yalındır.

    DEDE KORKUT DESTANLARININ GENEL İÇ YAPISI

    Destanlar olağan üstü olayların yoğunluğundan sıyrılmış ve günlük, sade olaylar da konu olmuştur. Destan niteliğine tüm Oğuzlar'ı etkilemesiyle ulaşmıştır. Hikayeler basit görünen olaylarla başlamış ama tüm Oğuzlar'ın etkilenmesiyle sonuçlanmıştır.

    Hikayelerde dersler verilmiş, halk bilgilendirilmek istenmiştir. Destanlaşmış tarih olayları anlatılmıştır. Oğuzların dini inançları belirtilmiştir, örneğin Alpler kafirlerle savaşa gitmeden evvel arı sudan abdest alıp, iki rekat namaz kıldıkları belirtilmiştir. Halkın iktisadi durumu da anlatılmıştır. Oğuzların daha çok hayvancılıkla geçindiği neredeyse her hikayede görülmektedir. Yalnız, Oğuzlar’da üstünlük zenginlikle, mal mülkle olmaz. Oğuzlar’da üstülük yiğitlikle olur. Erkek gençlerin isim alabilmesi için bir yiğitlik göstermesi gerekir. Yiğitlik gösteren delikanlıya Dede Korkut isim verir. Verdiği isimler genellikle delikanlının gösterdiği yiğitlikle alakalıdır. Mesala Boğaç Han’a ‘Boğaç’ ismi boğayı boğduğu için verilmiştir. Oğuzlar işlerini kendileri yapamazsa küçük düşerler. Üstünlüklerini kaybetmemek için yardım kabul etmezler. Kazan Han’ın hikayesinde de böyle olmuş, Kazan Han çobanı, yardımını engellemek için, ağaca bağlamıştır.

    Hikayelerde kadın da söz sahibidir. Kadın da hanlık edebilir. Kadın evlenirken güçlü, yiğit birini arar. Gerektiğinde kadın da savaşır fakat kadının savaşması erkeği küçük düşürür.

    Destanlarda yoğunlukla ideal Oğuz Alp'inin nasıl olması gerektiği anlatılıyorsa da Alplerin başına gelen olaylardan herkese pay düşüyor. Büyüklüğün ve güçlülüğün erdem ve hünere bağlı olduğu her fırsatta belirtilmiş. Düşmana karşı savaşmak da yiğitliğin, büyüklüğün göstergesidir. Verilen dersler bu kadarla da kalmıyor. Bunların bir kısmı doğrudan devlete ve yöneticilere bir kısmı da millete verilmek istenen derslerdir.
    _____________________________




  • DEDE KORKUT DESTANLARINDA VERİLEN ÖĞÜTLER


    1- Devlete Verilen Öğütler;

    Destanlarda genel bir ilke şeklinde Oğuz birliğini devam ettirme fikri işlenmiştir. Bu birliği devam ettirebilmek için devlete ve devlet adamlarına;

    · Ekonomik güce sahip olma,

    · Hüner ve erdem sahibi olma,

    · Buyruk olmanın gereği anlatılmıştır.

    Destanlarda vurgulanan bu unsurlar sanırız dünya döndüğü sürece devam edecektir.

    Ayrıca Alplere de şöyle öğütler veriliyor;

    · Ok atmada ve yay çekmede hünerli olmak

    · Düşman ile savaşta üstün gelmek

    · Ülkesine sahip çıkmak

    · Zengin ve eli açık olmak ( ‘Aç doyurmak, yoksul donatmak‘ şeklinde geçen halka karşı merhametli ve cömert olmak )

    · Soylu olmak ve soyunu küçük düşürmemek.


    2- Halka Verilen Öğütler;

    Destanlarda halka Alpler kadar yer verilmese de. hem çoban gibi kahramanlarla hem de örnek Alplerle halka da bir takım dersler verilmiş;

    · Devlete sadık olmak ,

    · Misafirperver olmak ,

    · Dedikodu yapmamak ,

    · Gönlü zengin olmak ,

    · Dürüst olmak ,

    · Korkak olmamak ,

    · Çocuğunu iyi yetiştirmek ,

    · Üstüne düşen görevi yerine getirmek ,

    · Eşine sadık olmak ,

    · Ana babaya hürmet etmek ...


    Bazı öğütler de var ki, pek çoğu atasözleri gibi kalıplaşmıştır;

    · Ecel vakti ermeyince can çıkmaz.

    · Çıkan can geri gelmez.

    · Yığılı malın mülkün olsa da nasibinden fazlasını yiyemezsin.

    · Kara eşek başına gem vursan katır olmaz, hizmetçiye elbise giydirsen hanım olmaz.

    Ve bunlar gibi pek çoğu doğrudan olarak mukaddimede verilmiş. Bir o kadar da hikayelerin mânzum ve secîli kısımlarında mevcuttur.
    _____________________________




  • DEDE KORKUT DESTANLARI'NDA YER ALAN ESKİ TÜRK GELENEKLERİ


    · Ad Koyma : Oğuz Türklerinde bir gencin ad alabilmesi için bir yiğitlik göstermesi gerekiyordu. Bu yiğitliği gösterdikten sonra Dede Korkut'u çağırırlardı. Dede Korkut da dua edip gence yiğitliğiyle alakalı bir isim verirdi; "... Bunun adı boz aygırlı Bamsı Beyrek olsun, adını ben verdim yaşını Allah versin."


    · Toy etme ( Toplantı yapıp karar verme) : Oğuzlar mühim konularda karar vermek için toplantı yaparlardı; " Kudretli Oğuz beylerini hep çağırdılar evlerine getirdiler. Ağır misafirlik eylediler.


    · Düğün : Halen devam eden bir geleneğimiz olan düğünlerde ziyafet verilir şenlik yapılırdı.


    · Kız İsteme : Kız babasından veya abisinden istenirdi. Kız istemeğe büyük ve saygın kişiler giderdi. Dede Korkut Deli Karçar'dan kız kardeşini Bamsı Beyrek'e şöyle istemiştir; "Tanrını buyruğu ile peygamberin kavli ile aydan arı, güneşten güzel kız kardeşin Banu Çiçek'i Bamsı Beyrek'e istmeğe gelmişim."


    · Başlık Alma : Kız vermeye karşılık kızın ailesi başlık isterlerdi. Kitapta kız kardeşini vermek istemediği için aşırı miktarda başlık isteyen Deli Karçar anlatılmıştır.

    " Deli Karçar der : Dede, kız kardeşim yoluna ben ne istersem verir misin? Dede der : Verelim dedi, görelim ne istersin? Deli Karçar der : Bin erkek deve getirin dişi deve görmemiş olsun, bin de aygır getirin ki hiç kısrakla çiftleşmemiş olsun, bin de koyun görmemiş koç getirin, bin de pire getirin bana dedi. Eğer bu dediğim şeyleri getirirseniz pek ala veririm"


    · Sövüş Etme : Misafir İçin Hayvan Kesme. Oğuzlar bir misafir geldiği zaman onun için bir hayvan kesip ikram ederlerdi.


    · Düş Yorma : Rüyalarında gördükleri garip durumları Dede Korkut'a yorumlatıp mana çıkarırlardı.
    _____________________________




  • Edebiyat kitaplarından Ozan sıfatının başına birde "Meçhul" sıfatı konur.Araştırılması gereken bir kişilik.Verilen bilgiler için teşekkürler.
    _____________________________


    We´ll be ready when the curtain might fall...
  • Çok güzel konu, teşekkürler
    _____________________________
    Niceleri geldi bu viraneyi mamur etmeye
    Bir tarafın mamur ederken, bir tarafın ettiler harap
    Ne akıl, ne akıl ötesi eremedi bu sırrı bilmeye
    Aşk'ta bir avuntu, gerçek ise hayal içindeki hayale şarab
  • Rica ederim. İstifade etmeniz için konuyu zamanla zenginleştireceğim. Dedekorkutu anlamak türk kültürünü anlama açısından çok önemlidir. Dedekorkut gibi bilge bir insan hayatı boyunca çevresindekilere hep yol gösterici olmuştur.
    _____________________________
  • Dedem Korkut.Hikayeleriyle büyüdük.
    _____________________________
  • 
Sayfa: 1
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.