Şimdi Ara

Yunanlılar Çalışmıyor Yalanı

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
2 Misafir - 2 Masaüstü
5 sn
48
Cevap
0
Favori
1.897
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
0 oy
Öne Çıkar
Sayfa: 123
Sayfaya Git
Git
sonraki
Giriş
Mesaj
  • quote:

    Ana akım medya kuruluşları, Yunanistan'daki krizin nedeninin "Yunanların tembelliği" olduğunu söylüyor. Ancak ekonomik veriler medyanın yalan söylediğini açıkça gösteriyor.

    Yunanistan’da borç krizi nedeniyle AB ve IMF tarafından dayatılan kemer sıkma politikalarını içeren önlem paketi parlamentoda onaylanırken, emekçiler 48 saatlik genel grevle ülkede hayatı durdurdular. Burjuva medyası uzunca bir süredir, Yunan emekçilerinin sokaklardaki mücadelesini karalamak için yalan üstüne yalan sıralıyor.

    Yunanistan’da hükümetin kemer sıkma politikalarına karşı ayağa kalkan işçi sınıfına sermaye medyası ateş püskürüyor: Yunanlar tembelmiş, devletten aldıkları sosyal yardım ve işsizlik ödenekleriyle deliler gibi tüketip borca batınca Avrupa’dan para dileniyorlarmış… Ülkede çok fazla memur varmış, üstelik emeklilik yaşı erkenmiş, çalışma saatleri kısacıkmış ve daha niceleri… Oysa ülkenin ekonomik tarihini şöyle bir incelemek, birazcık istatistikleri kurcalamak, bu söylenenlerin birer deli saçması olduğunu anlamak için yeterli.

    Yalan 1: Yunanlar çalışmıyor
    Hollanda’da Groningen Üniversitesi Büyüme ve Kalkınma Merkezi’nin yaptığı, 1995-2005 dönemini ve OECD ülkelerini kapsayan bir anket çalışmasına göre, Yunanistan, Avrupa ülkeleri arasında yıllık çalışma saatleri bakımından en yüksek ülke. Bir Yunan emekçisi yılda ortalama 1.900 saat çalışıyor.

    Yunanistan’da çalışma saatleri ise hiç de sanıldığı gibi düşük değil. OECD verilerine göre, 2007 yılı itibariyle Yunanistan’da istihdam edilenlerin %78,3’ü haftada 40 saatin üzerinde çalışıyor. Yunanistan’da ortalama haftalık çalışma süresi 42 saat. Yani 40,3 saat olan AB ve 40 saat olan Euro bölgesi ortalamasının biraz üzerinde.

    Yunanistan’da işsizlik oranı 2011 yılı Şubat ayı itibariyle %15,9 olarak açıklandı. 5 milyon kişinin biraz üzerinde olan işgücünün %65’i hizmet, %22’si sanayi sektöründe çalışıyor. 1980’lerden beri ülkenin çok sayıda sanayi tesisinin kapanmış olması ve ekonominin büyük ölçüde turizm gibi alanlara bağımlı olması, istihdam yaratma kapasitesini bir hayli sınırlıyor. Neo-liberal birikim rejiminin tarımı çökerttiği ve sanayisizleştirdiği ülkede, yüksek işsizlik oranı ve paradan para kazanmayı alışkanlık haline getirmiş sermayedarların açgözlülüğü de işçi sınıfına fatura edilmek isteniyor.

    Yalan 2: Yunan işçileri çok kazanıyor
    Eurostat verilerine göre, 2008 yılı itibariyle sanayi, inşaat ve hizmet sektörlerinde bir işçinin ortalama ücreti Belçika’da 32,97 Euro, İsveç’te 31,64 Euro, Norveç’te 38 Euro, Almanya’da 28,91 Euro iken, Yunanistan’da 16,81 Euro. Yunanistan’da aylık işgücü maliyeti Almanya’dakinin %53’ü, İsveç’tekinin %46’sı düzeyinde. Yunanistan OECD ülkeleri arasında ortalama yıllık ücretlerin en düşük olduğu ülkelerden biri.

    Sermaye medyasının çok yüksek olduğunu iddia ettiği sosyal güvenlik ödemelerini diğer ülkelerde kıyasladığımızda ise, Yunanistan’ın Almanya, İtalya, İsveç, Fransa gibi gelişmiş Avrupa ülkeleri bir yana, Macaristan, Portekiz, Çek Cumhuriyeti gibi orta gelişkinlikteki Avrupa ülkelerinin bile altında kaldığı görülüyor.

    Bu arada, Yunanistan’da 200 binin üzerinde çalışanın kağıt üzerinde “yarı-zamanlı” olarak istihdam edildiği, ancak uygulamada tam zamanlı çalıştırıldıkları halde yarı-zamanlı çalışıyormuş gibi ücret aldıkları da bilinen bir gerçek.

    Öte yandan, Yunan işçilerinin “çok kazandığını” ve “hazırdan yediğini” iddia eden medya kalemşörleri, ülkedeki zenginlerin, emekçilerin cebinden çaldıkları yüz milyarlarca Euro’luk servetlerini Avrupa bankalarında tuttuklarını ve bu paraların Yunanistan’ın 340 milyar Euro civarındaki dış borcunun bir hayli üzerinde olduğuna nedense (!) hiç değinmiyor.

    Yalan 3: Yunanistan’da çok fazla “memur” var
    Yunanistan’da kamuda aşırı istihdamın bulunduğu, bunun da kamu bütçesi üzerinde önemli bir yük oluşturduğu iddia ediliyor. Oysa ILO raporları bunun tam tersini ortaya koyuyor: Yunanistan’da kamu çalışanlarının toplam işgücüne oranı %22,3 iken, bu oran Fransa’da %30, İsveç’te %34, Hollanda’da %27, İngiltere’de ise %20. Bu durumda Yunanistan’ın kamu çalışanlarının işgücü içerisindeki ağırlığı bakımından Avrupa ortalamasının altında kaldığı rahatlıkla söylenebilir. Bununla birlikte, Yunanistan’daki kamu çalışanlarından 300 bininin, geçici sözleşmelerle, yani çok daha düşük ücretler ve çok daha düşük sosyal haklarla çalıştığını akılda tutmak gerekiyor.

    Burjuva medyasının karalama kampanyasının temel argümanlarından biri de, Yunanistan’da 300 binin üzerinde kişinin asılsız bir biçimde “serbest çalışan” (self-employed) olarak kaydettirmiş olması. Oysa bu da kapitalizmin vahşi bir sömürü mekanizmasını gizlemek için kullanılan bir yalan. Zira bu işçiler kendilerini “serbest çalışan” olarak kaydettirmeye zorlanıyorlar. Gerçekte bu insanlar, istihdam biçiminin, süresinin ve çalışma yerinin bir patron tarafından belirlendiği, üstelik patronun istediği zaman kendilerini işten çıkarabildiği koşullarda istihdam ediliyorlar. Patronların bu yöntemi kullanmasının temel nedeni, bu işçilerin yasal düzenlemeler doğrultusunda birer çalışan muamelesi görmemeleri. Patronlar böylece bu işçilere diğer emekçilerle eşit haklar vermeden çalıştırabiliyor ve işten çıkardıklarında herhangi bir tazminat ödeme yükümlülüğünden kurtuluyorlar.

    Yalan 4: Yunanistan’da emeklilik yaşı çok düşük
    Yunanistan’da 65 olan normal emeklilik yaşı Avrupa ülkeleri ortalamasının biraz üzerinde. Ortalama yaşam beklentisi ise yine Avrupa ülkeleri ortalamasına yakın. Dolayısıyla Yunanlıların “çok erken” emekli olduğu argümanını ciddiye almak için de herhangi bir neden yok.


    Kapitalizm'in çıkmazı ve kaçınılmazı olan krizin aynı Türkiye'de olduğu gibi basın tarafından emekçilerin üzerine atılması ve forumda bunu destekleyen görüşlerin olması beni çok şaşırttı.Bu konuyu açmak istedim.İşte Gerçekler.







  • Yunanlılar çalışıyor olabilir ama sorun gelir-gider dengesizliğinde. Yunanlıları bu duruma karşılığı olmayan, sonucu düşünülmeyen harcamalar getirmiş.
    Daily Mail kaynaklı kısa bir alıntılar vereyim;

    quote:

    Yunanistan’da maaşların çok yüksek. Demiryollarında çalışan basit bir işçinin yıllık maaşı 60 bin Euro. Bu rakam, İngiltere’de aynı işi yapan birinin maaşının neredeyse üç katı.
    Ve Yunanistan’ın 12 milyonluk nüfusu içerisinde, maaşların yüksekliğine rağmen, yılda 90 bin Euro’dan fazla kazandığını beyan edenlerin sayısı sadece 5 bin kişi.
    İnanılmaz müsriflikler yapıldı; Yunanistan’ın başkenti Atina’da metronun (AB fonlarıyla) bedava oluşundan tutun da, lüks içinde, soğutmalı ve büyük ekran televizyonlu istasyonlarına kadar luks standart kullanıldı. Devlet sektöründe müsriflik inanılacak gibi değil. Bakanlıklar bir yana, Kamu İktisadi Kuruluşları'nda (KİT) neredeyse müdürlerinin hizmetinde bile otomobil var.
    Devlet bankalarının müdürlerinin yıllık ikramiyeleri, memurların ikramiyeleri altı sıfırlı rakamlarla telaffuz ediliyor.
    Hemen hiçbir şey üretmeyen, toplu iğneyi bile ithal eden Yunanistan’da insanlar mantıkla izah edilemeyecek lüks içinde yaşıyorlar.
    Rüşvet kontolden çıkmış boyutta ve adeta yarı resmi şekilde işliyor.
    Yunanistan’da milyarderler vergi ödemiyordu… Kamuda çalışanlar 50 yaşında, evet 50 yaşında emekli oluyordu… Emekli maaş ve ikramiyeleri çok yüksekti. Emekli maaşı, devlet memurunun en son aldığı maaşın yüzde 95’iydi…
    Başbakan George Papandreu, devlet sektöründe 2 bin Euro’nun üzerindeki maaşların dondurulmasını, bazen maaşın üzerine bile çıkan yan ödemelerin yüzde 10 azaltılmasını, emeklilik yaşının 65 hatta bazı durumlarda 67’ye kadar çıkmasını, her bakanlığın bütçesinde yüzde 10 tasarrufa gidilmesini, vergilendirme şeklinin değiştirilmesini, devlet sektörüne sağlık, eğitim ve güvenlik dışında tek bir personel bile alınmamasını içeren bir program sundu.




  • Mehmet altan,

    Yunanistan’daki süreçle ilgili bir yabancı ajans şunları yazıyordu:

    “Çalışanların en büyük korkusu, bugüne kadar bol keseden aldıkları maaş ve elde ettikleri avantajların, özelleştirmelerin ardından bir anda tırpanlanması. Örneğin elektrik idaresi çalışanları bugüne kadar elektriğe para ödemiyordu. Şimdi ise hiç değilse kullandıkları miktarın yüzde 15’ini ödemeleri öngörülüyor ama bu bile vatandaşların sokağa dökülüp durumu protesto etmeleri için yetiyor. Ancak hükümet, yoğun protestolara rağmen tasarruf önlemlerini uygulamakta kararlı görünüyor.

    Yunanistan Maliye Bakanı Evangelos Venizelos önemli bir noktaya dikkat çekiyor: ‘Milli ekonomimiz hâlihazırda dipsiz bir fıçıyı andırıyor. Fıçının altını artık kapatmamız gerekiyor. Bunu başarabilirsek yeniden büyüyebilir ve işsizlikle mücadele edebiliriz. Lâkin daha önce borçlarımızı ödeyebilecek duruma gelmemiz gerekiyor.”




  • Fransada'ki olan olaylar gibi yunanlılarda ayaklanıp atinayı özerk bi ülke yapmasın işçiler

    Şaka bi yana sermaye sahipleri halk ne kadar fakirleşirse fakirleşsin hala aynı tempoda çalışmalarını ve hiç şikayet etmemelerini istiyor.Bunun reklamınıda medya kuruluşları aracılığıyla yapıyor.Bizim millette işçi,çiftçi yangelip yatıyor zannediyor
  • Emekçiler yakıp yıksınlar,sonuna kadar haklarının peşinde koşsunlar ne kadar yakar yıkarlarsa o kadar destekleriz Yunan emekçilerini.Haftada 35 saat çalışmayı bile fazla bulan Fransız emekçilerine de burdan selam olsun,bu emekçi kardeşlerimizinde arkasındayız koyun değil ki kardeşim bunlar 35 saat çalışacaklar.Türkiye olarak gerek Yunanistandaki gerek Fransadaki gerekse çıkabilecek diğer emekçi Avrupalı isyanlarında Türkiye olarak üzerimize düşeni yapmamız gerektiğini düşünüyorun.Bu eylemleri yapan emekçi kardeşlermize her türlü molotof,ses bombası,sopa,gaz maskesi vs gibi alet edavat yardımı yapılması taraftarıyım.Tabi parayla olursa bu yardımlar tadına doyumda olmaz.Ben destekliyorum bu eylemlerini,ne kadar yakıp yıkarlarsa o kadar desteğim artıyor.




  • İtalya Yunanistandan çok daha kötü durumda, önce ondan niye başlamadılar? Ya da ABD nin durumu Yunanistandan çok mu iyi?

    Saksağan önce yuvada yavrudan başlarmış. ABD de 30 dan fazla eyalet resmen battı. Bu çöküş sadece Yunanistanın değil, "Amerikan rüyasının" çöküşüdür.

     Yunanlılar Çalışmıyor Yalanı
  • Yapay Zeka’dan İlgili Konular
    TÜRKler nasıl müslüman oldu?
    17 yıl önce açıldı
    lozanı tanımayan devlet varmış
    22 yıl önce açıldı
    Daha Fazla Göster
  • 2008 yılının sonuna ait bir video. Yunanistanı bundan dolayı satıyorlar. İslam coğrafyalarına bunun için saldırıyorlar. Alıştıkları tatlı rüya devam etsin istiyorlar. Ancak ne yapsalar gerçeği değiştiremezler. Kam emici vampir yapı eninde sonunda çökecek. Kısa çöp uzun çöpten hakkını alacak elbette.

  • Kapital sistemin bir doygunluk noktası var ve uzun zaman önce bu nokta geçildi
    abd saga sola saldırarak geçici bir süre sistemi ayakta tuttu ama onunda bir sınırı vardı ve o sınırada ulaşıldı
    şimdi obur kapital sistem kendi kendini sindirmeye başladı...
  • @lehrer

    Güzel bir tesbit

    @tenekekutu

    Abi alemsin ya okuyunca yazdıklarını çok güldüm. Aslında çok derinden hissettikleri birşeyde yok yakından takip ettiyseniz. Sadece ufak külfetler gelecekki buda vatandaşı çok sarsmaz sanırım. Birde 1995 le 2005 arası bizim ülkemizde yaşasalar intihar ederlerdi sanırım
  • Konu ile ilgili Engin Ardıç'ın bugün muhteşem bir yazısı var. Tavsiye ederim.
  • quote:

    Orijinalden alıntı: chakra

    Konu ile ilgili Engin Ardıç'ın bugün muhteşem bir yazısı var. Tavsiye ederim.


    Engin Ardıç her zamanki sol-emek düşmanı üslubuyla neo-liberal, vahşi kalemiyle suçu "insanca yaşam şartlarına" atmış.
    Sizin bahsinizde teorik bir haklılık var.Çünkü kapitalizm sömürü derecesini yükseltmedikçe varolamaz.Yunan halkı koyun olmadığı için Yunanistanlı kapitalisler halkı bir Türkiye emekçisi kadar sömüremiyordu.Buda krize tuz biber oldu.

    Ayrıca Engin Ardıç çok sevdiği Fransa'da ki, sosyalist partiye bir baksın? Enternasyonalde sol diye bir kavram kalmış mı ?

    Ben Chp'li değilim fakat kapitalizmi ötesinde neo-liberalizmi savunmak insanlık suçudur.
    Bir tarafı yererken daha saçma olanını savunmamak lazım




  • Yunanistan krize girdi, çünkü onlar bu krizi atlatabilmek için ülkeye ait kurumları, tersaneleri, madenleri hatta topraklarını "Canım alıpta kendi ülkesine mi götürecek" deyip satmadılar.
  • quote:

    Orijinalden alıntı: Joseph S.


    quote:

    Orijinalden alıntı: chakra

    Konu ile ilgili Engin Ardıç'ın bugün muhteşem bir yazısı var. Tavsiye ederim.


    Engin Ardıç her zamanki sol-emek düşmanı üslubuyla neo-liberal, vahşi kalemiyle suçu "insanca yaşam şartlarına" atmış.
    Sizin bahsinizde teorik bir haklılık var.Çünkü kapitalizm sömürü derecesini yükseltmedikçe varolamaz.Yunan halkı koyun olmadığı için Yunanistanlı kapitalisler halkı bir Türkiye emekçisi kadar sömüremiyordu.Buda krize tuz biber oldu.

    Ayrıca Engin Ardıç çok sevdiği Fransa'da ki, sosyalist partiye bir baksın? Enternasyonalde sol diye bir kavram kalmış mı ?

    Ben Chp'li değilim fakat kapitalizmi ötesinde neo-liberalizmi savunmak insanlık suçudur.
    Bir tarafı yererken daha saçma olanını savunmamak lazım


    Koyun olmayan ve sömürülmeyen yunan halkını şimdi ve acı çekecekleri önümüzdeki 25-30 yıl boyunca göreceğiz.
    Sizlere göre koyun olmayanların düzeninde sıradan bir işçinin aldığı aylık 5 bin euro maaş normaldi, emeğin zaferiydi değil mi ? Veya 50-55 yaşında emekli olmak tam bir zafer, hakça yaşam !İnsanca minimum yaşam şartları bu mu oluyor ?
    Tabi bir de dünya gerçekleri var. Talep etmek kolay ama kısıtlı kaynakları sunmak, dağıtmak zordur. Hayat Heidi'nin çimler üzerinde sekerek Peter'e koştuğu sahneler kadar neşeli ve kolay değil.




  • Herşeyin bir üst sınırı vardır o sınıra ulaşıldıktan sonra parçalanmaya bölünmeye başlar kendi ağırlığını taşıyamıyacak hale gelir. Örnğn:Osmanlı,Roma,Sovyetler...Hatta bana göre bu kare küp kanununa çok benzemektedir.Bu yüzden kapitalizmde çökücek veya yerine gelicek başka bir sistem..
  • quote:

    Orijinalden alıntı: chakra


    quote:

    Orijinalden alıntı: Joseph S.


    quote:

    Orijinalden alıntı: chakra

    Konu ile ilgili Engin Ardıç'ın bugün muhteşem bir yazısı var. Tavsiye ederim.


    Engin Ardıç her zamanki sol-emek düşmanı üslubuyla neo-liberal, vahşi kalemiyle suçu "insanca yaşam şartlarına" atmış.
    Sizin bahsinizde teorik bir haklılık var.Çünkü kapitalizm sömürü derecesini yükseltmedikçe varolamaz.Yunan halkı koyun olmadığı için Yunanistanlı kapitalisler halkı bir Türkiye emekçisi kadar sömüremiyordu.Buda krize tuz biber oldu.

    Ayrıca Engin Ardıç çok sevdiği Fransa'da ki, sosyalist partiye bir baksın? Enternasyonalde sol diye bir kavram kalmış mı ?

    Ben Chp'li değilim fakat kapitalizmi ötesinde neo-liberalizmi savunmak insanlık suçudur.
    Bir tarafı yererken daha saçma olanını savunmamak lazım


    Koyun olmayan ve sömürülmeyen yunan halkını şimdi ve acı çekecekleri önümüzdeki 25-30 yıl boyunca göreceğiz.
    Sizlere göre koyun olmayanların düzeninde sıradan bir işçinin aldığı aylık 5 bin euro maaş normaldi, emeğin zaferiydi değil mi ? Veya 50-55 yaşında emekli olmak tam bir zafer, hakça yaşam !İnsanca minimum yaşam şartları bu mu oluyor ?
    Tabi bir de dünya gerçekleri var. Talep etmek kolay ama kısıtlı kaynakları sunmak, dağıtmak zordur. Hayat Heidi'nin çimler üzerinde sekerek Peter'e koştuğu sahneler kadar neşeli ve kolay değil.




    İnsanca minimum yaşam şartları kapitalistin başkasının emeği üzerinden kazandığı parayı aradan çıkartıp insanlara adaletli şekilde bölüştürüldüğünde ortaya çıkar.
    Benim için hiçbir kapitalist düzen emeğin zaferi değil.Elbette ki bu düzenin içerisinde işçilerin kazandığı hakları gözardı edemeyiz.Bugün kapitalist dezenformasyon tarafından bize çok normal gösterilen, sanki patronun bize bir lütfuymuş gibi anlatılan şeyler işçi sınıfının kazanımıdır.Örn. Asgari ücret kazanımdır.

    Bu ülkede Cumhuriyet tarihinin ilk öğrenci eyleminde öğrenciler tam bilet parası ödemek istemedikleri için eyleme gittiler.O çok sevgili polis! tarafından öğrenciler öldürüldü.Ve sonunda yarım bilet olayı çıktı.Bugün ödediğimiz o ucuz öğrenci bileti ta o zamana dayanır.Avrupa'da ki sosyal devlet kazanımlarının hemen hemen hepsinin devrim tehlikesine karşı burjuvazi tarafından halka verilen bir afyon olduğunu herkes bilir.

    Ortada bir bölüşüm sorunu var, sizde iktidar yanlısı olduğunuz için sorunun düzen içinde çözülebileceğinden yanasınız.Fakat siyaseti gazeteden, tv'den değil iktisad bilimi üzerinden okursanız kapitalizmin insanlığı bırakın dünyamızın sonunu getirdiğini görebilirsiniz.

    İnsanların 50-55 yaşında emekli olmasından rahatsız olduğunuza göre tam bir kapitalist zihniyetine sahipsiniz ve ben kan emicilerle tartışmam size kolay gelsin.




  • quote:

    Orijinalden alıntı: Joseph S.


    quote:

    Orijinalden alıntı: chakra


    quote:

    Orijinalden alıntı: Joseph S.


    quote:

    Orijinalden alıntı: chakra

    Konu ile ilgili Engin Ardıç'ın bugün muhteşem bir yazısı var. Tavsiye ederim.


    Engin Ardıç her zamanki sol-emek düşmanı üslubuyla neo-liberal, vahşi kalemiyle suçu "insanca yaşam şartlarına" atmış.
    Sizin bahsinizde teorik bir haklılık var.Çünkü kapitalizm sömürü derecesini yükseltmedikçe varolamaz.Yunan halkı koyun olmadığı için Yunanistanlı kapitalisler halkı bir Türkiye emekçisi kadar sömüremiyordu.Buda krize tuz biber oldu.

    Ayrıca Engin Ardıç çok sevdiği Fransa'da ki, sosyalist partiye bir baksın? Enternasyonalde sol diye bir kavram kalmış mı ?

    Ben Chp'li değilim fakat kapitalizmi ötesinde neo-liberalizmi savunmak insanlık suçudur.
    Bir tarafı yererken daha saçma olanını savunmamak lazım


    Koyun olmayan ve sömürülmeyen yunan halkını şimdi ve acı çekecekleri önümüzdeki 25-30 yıl boyunca göreceğiz.
    Sizlere göre koyun olmayanların düzeninde sıradan bir işçinin aldığı aylık 5 bin euro maaş normaldi, emeğin zaferiydi değil mi ? Veya 50-55 yaşında emekli olmak tam bir zafer, hakça yaşam !İnsanca minimum yaşam şartları bu mu oluyor ?
    Tabi bir de dünya gerçekleri var. Talep etmek kolay ama kısıtlı kaynakları sunmak, dağıtmak zordur. Hayat Heidi'nin çimler üzerinde sekerek Peter'e koştuğu sahneler kadar neşeli ve kolay değil.




    İnsanca minimum yaşam şartları kapitalistin başkasının emeği üzerinden kazandığı parayı aradan çıkartıp insanlara adaletli şekilde bölüştürüldüğünde ortaya çıkar.
    Benim için hiçbir kapitalist düzen emeğin zaferi değil.Elbette ki bu düzenin içerisinde işçilerin kazandığı hakları gözardı edemeyiz.Bugün kapitalist dezenformasyon tarafından bize çok normal gösterilen, sanki patronun bize bir lütfuymuş gibi anlatılan şeyler işçi sınıfının kazanımıdır.Örn. Asgari ücret kazanımdır.

    Bu ülkede Cumhuriyet tarihinin ilk öğrenci eyleminde öğrenciler tam bilet parası ödemek istemedikleri için eyleme gittiler.O çok sevgili polis! tarafından öğrenciler öldürüldü.Ve sonunda yarım bilet olayı çıktı.Bugün ödediğimiz o ucuz öğrenci bileti ta o zamana dayanır.Avrupa'da ki sosyal devlet kazanımlarının hemen hemen hepsinin devrim tehlikesine karşı burjuvazi tarafından halka verilen bir afyon olduğunu herkes bilir.

    Ortada bir bölüşüm sorunu var, sizde iktidar yanlısı olduğunuz için sorunun düzen içinde çözülebileceğinden yanasınız.Fakat siyaseti gazeteden, tv'den değil iktisad bilimi üzerinden okursanız kapitalizmin insanlığı bırakın dünyamızın sonunu getirdiğini görebilirsiniz.

    İnsanların 50-55 yaşında emekli olmasından rahatsız olduğunuza göre tam bir kapitalist zihniyetine sahipsiniz ve ben kan emicilerle tartışmam size kolay gelsin.


    Beni de kan emici yaptınız ya

    Benim de yaşam ve piyasa gerçekleri ile alakası olmayan, hayatı pratikten uzak sadece iktisat kitaplarında okudukları ve karl marx ütopyaları ile değerlendiren hatta 55 yaş emekliliğini savunan birisi ile tartışmam hata zaten.




  • quote:

    Orijinalden alıntı: Joseph S.


    quote:

    Orijinalden alıntı: chakra


    quote:

    Orijinalden alıntı: Joseph S.


    quote:

    Orijinalden alıntı: chakra

    Konu ile ilgili Engin Ardıç'ın bugün muhteşem bir yazısı var. Tavsiye ederim.


    Engin Ardıç her zamanki sol-emek düşmanı üslubuyla neo-liberal, vahşi kalemiyle suçu "insanca yaşam şartlarına" atmış.
    Sizin bahsinizde teorik bir haklılık var.Çünkü kapitalizm sömürü derecesini yükseltmedikçe varolamaz.Yunan halkı koyun olmadığı için Yunanistanlı kapitalisler halkı bir Türkiye emekçisi kadar sömüremiyordu.Buda krize tuz biber oldu.

    Ayrıca Engin Ardıç çok sevdiği Fransa'da ki, sosyalist partiye bir baksın? Enternasyonalde sol diye bir kavram kalmış mı ?

    Ben Chp'li değilim fakat kapitalizmi ötesinde neo-liberalizmi savunmak insanlık suçudur.
    Bir tarafı yererken daha saçma olanını savunmamak lazım


    Koyun olmayan ve sömürülmeyen yunan halkını şimdi ve acı çekecekleri önümüzdeki 25-30 yıl boyunca göreceğiz.
    Sizlere göre koyun olmayanların düzeninde sıradan bir işçinin aldığı aylık 5 bin euro maaş normaldi, emeğin zaferiydi değil mi ? Veya 50-55 yaşında emekli olmak tam bir zafer, hakça yaşam !İnsanca minimum yaşam şartları bu mu oluyor ?
    Tabi bir de dünya gerçekleri var. Talep etmek kolay ama kısıtlı kaynakları sunmak, dağıtmak zordur. Hayat Heidi'nin çimler üzerinde sekerek Peter'e koştuğu sahneler kadar neşeli ve kolay değil.




    İnsanca minimum yaşam şartları kapitalistin başkasının emeği üzerinden kazandığı parayı aradan çıkartıp insanlara adaletli şekilde bölüştürüldüğünde ortaya çıkar.
    Benim için hiçbir kapitalist düzen emeğin zaferi değil.Elbette ki bu düzenin içerisinde işçilerin kazandığı hakları gözardı edemeyiz.Bugün kapitalist dezenformasyon tarafından bize çok normal gösterilen, sanki patronun bize bir lütfuymuş gibi anlatılan şeyler işçi sınıfının kazanımıdır.Örn. Asgari ücret kazanımdır.

    Bu ülkede Cumhuriyet tarihinin ilk öğrenci eyleminde öğrenciler tam bilet parası ödemek istemedikleri için eyleme gittiler.O çok sevgili polis! tarafından öğrenciler öldürüldü.Ve sonunda yarım bilet olayı çıktı.Bugün ödediğimiz o ucuz öğrenci bileti ta o zamana dayanır.Avrupa'da ki sosyal devlet kazanımlarının hemen hemen hepsinin devrim tehlikesine karşı burjuvazi tarafından halka verilen bir afyon olduğunu herkes bilir.

    Ortada bir bölüşüm sorunu var, sizde iktidar yanlısı olduğunuz için sorunun düzen içinde çözülebileceğinden yanasınız.Fakat siyaseti gazeteden, tv'den değil iktisad bilimi üzerinden okursanız kapitalizmin insanlığı bırakın dünyamızın sonunu getirdiğini görebilirsiniz.

    İnsanların 50-55 yaşında emekli olmasından rahatsız olduğunuza göre tam bir kapitalist zihniyetine sahipsiniz ve ben kan emicilerle tartışmam size kolay gelsin.


    Hangi sosyal kazanımın gerçekten gerçekten halk tarafından kazanıldıgını nasıl anlıyorsun cok merak ediyorum.




  • 55 yaş emeklilik normal.Ne yani ölene kadar mı çalışalım?Bu dünyaya sanki sadece çalışmaya geldik.Çalış çalış hiçbir yaşama görme sonra öl.
  • quote:

    sıradan bir işçinin aldığı aylık 5 bin euro maaş normaldi, emeğin zaferiydi değil mi ? Veya 50-55 yaşında emekli olmak tam bir zafer, hakça yaşam !İnsanca minimum yaşam şartları bu mu oluyor ?
    Tabi bir de dünya gerçekleri var. Talep etmek kolay ama kısıtlı kaynakları sunmak, dağıtmak zordur. Hayat Heidi'nin çimler üzerinde sekerek Peter'e koştuğu sahneler kadar neşeli ve kolay değil.


    Hangi Yunanlı 5.000 € maaş alıyormuş?
    Böyle yalan yanlış bilgilerle neden taraf olunur konuya?

    Yunanistan gıda ürünlerinde en pahalı avrupa ülkesidir. Almanyadan 1/3 hatta 1/2 kadar daha pahalıdır et, süt, yumurta gibi temel gıdalar. Buna karşın maaşlar Almanların aldıklarının yarısı kadardır.
    http://www.ba-auslandsvermittlung.de/lang_de/nn_2856/DE/LaenderEU/Griechenland/Arbeiten/arbeiten-knoten.html__nnn=true

    Yine bir diğer yanlış bilgi emeklilik süreleri konusunda doğru diye dayatılmış. Ortalama yaşam süresine bakıldığında Kuzey ülkelerinde Akdeniz ülkelerine kıyasla 10 yıl ve daha fazla yaşanıyor. +80 yaşayan kuzeyliler 63-65 yaşında emekli olduklarına göre güneylilerin 53-55 te emekli olmalarından daha doğal bir şey olamaz.
    http://de.wikipedia.org/wiki/Lebenserwartung

    Kraldan çok kralcılık başka ne olabilir ki!..




  • 
Sayfa: 123
Sayfaya Git
Git
sonraki
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.