SpaceX, yeni nesil Starship V3 roketini ilk kez uzaya gönderdi. Şirketin Güney Teksas’taki Starbase tesisinde bulunan ve yeni inşa edilen ikinci fırlatma rampasından gerçekleştirilen test uçuşu, 22 Mayıs’ta, TSİ gece yarısından sonra başarıyla yapıldı. Yaklaşık 124 metre yüksekliğindeki dev roket, şimdiye kadar geliştirilen en güçlü roket sistemi olarak dikkat çekiyor.
Bu görev, aynı zamanda Ekim 2025’ten bu yana gerçekleştirilen ilk Starship uçuşu oldu. “Flight 12” adı verilen görev, SpaceX’in tamamen yeniden tasarladığı Starship Version 3 platformunun ilk testi oldu. Yeni sürüm, şirketin Ay ve Mars görevleri için geliştirdiği operasyonel altyapının temelini oluşturuyor.
Sorunsuz olmadı
Görev tamamen sorunsuz geçmedi. Kalkış sırasında Super Heavy güçlendiricisinde bulunan 33 Raptor motorundan biri devre dışı kaldı. Bunun yanında üst kademe olan Ship 39 da yükseliş sırasında altı ana motorundan birini kaybetti. Buna rağmen araç, kalan motorlarla uzaya ulaşmayı başardı.
SpaceX canlı yayınında konuşan şirket yetkilisi Dan Huot, aracın tam anlamıyla planlanan yörüngeye yerleşemediğini ancak uçuşun kabul edilebilir sınırlar içinde sürdüğünü söyledi. Motor kaybına rağmen uçuş sistemlerinin görev profilini devam ettirebildiği aktarıldı.
Gece yarısından sonra 01:30’da yapılan fırlatmadan yaklaşık iki dakika yirmi saniye sonra Super Heavy (alt kademe) ile Ship (üst kademe) ayrılması gerçekleştirildi. Yeni V3 tasarımında önceki nesilden farklı olarak ayrılma halkasının roketten kopmadığı ve yapının doğrudan güçlendiriciye entegre edildiği belirtildi.
Super Heavy kontrollü iniş yapamadı
Ayrılmanın ardından Super Heavy, Starbase yönüne dönüş için gerekli manevraları gerçekleştirmeye çalıştı. Ancak sistem beklenildiği gibi çalışmadı ve güçlendirici kontrollü dönüşünü tamamlayamadı.
SpaceX, önceki görevlerde güçlendiriciyi mekanik “chopstick” kollarıyla havada yakalamayı başarmıştı. Ancak Flight 12 görevi için şirket, yeni donanımı riske atmamak adına Super Heavy’nin Meksika Körfezi’ne kontrollü iniş yapmasını planlamıştı. Buna rağmen araç okyanusa sert şekilde düştü. Ancak yine de roket daha önce belirlenen güvenli alana inmiş oldu.
Starship uzayda Starlink yüklerini bıraktı
Görev kapsamında Ship 39, toplam 22 farklı yük taşıdı. Bunların 20’si Starlink uydularının maket versiyonları olurken iki gerçek Starlink uydusu görüntüleme sensörleriyle donatıldı.
Yükler, fırlatmadan yaklaşık 17 dakika sonra uzaya bırakıldı. Kamera taşıyan iki Starlink uydusu, Starship’in ısı kalkanı karolarını görüntülemekle görevlendirildi. Amaç, yeniden giriş öncesinde olası hasarların uzaktan tespit edilip edilemeyeceğini test etmekti.
SpaceX, yük ayrılmasının ardından Starship’ten uzaklaşan uyduların kaydettiği görüntüleri canlı yayında paylaştı. Görüntülerde Starship’in uzaydaki silueti net şekilde görüldü.
Tüm akış ise Starlink ağı üzerinden verildi.
Uzayda yeniden ateşleme yapılmadı
SpaceX’in planları arasında Ship 39’un uzay ortamında Raptor motorlarından birini yeniden çalıştırması da bulunuyordu. Bu test, Ay ve Mars görevleri için kritik önem taşıyor çünkü aracın yörünge değiştirebilmesi ve Dünya’ya geri dönebilmesi için motorların sıfır yerçekiminde yeniden ateşlenebilmesi gerekiyor.
Ancak kalkış sırasında yaşanan motor kaybı nedeniyle bu deneme iptal edildi.
Yaklaşık 50 dakika sonra Starship yeniden Dünya atmosferine giriş yaptı. Araç, yoğun plazma tabakası içinde kontrollü iniş manevraları gerçekleştirdi. Görev sırasında aracın yapısal sınırlarını zorlayan çeşitli testler de yapıldı. Bunlar arasında, gelecekte Starbase’de kule tarafından yakalanmasını simüle eden yeni bir manevra da yer aldı.
İniş sırasında Ship 39’un üç motor yerine iki motorla frenleme yaptığı görüldü. Araç okyanusa indikten sonra planlandığı şekilde devrilerek büyük bir patlamayla infilak etti.
NASA’nın Ay programı için kritik önem taşıyor
Flight 12’de gerçekleştirilen görevlerin çoğu teknik açıdan SpaceX için tamamen yeni değildi. Ancak şirketin tamamen yenilenmiş V3 platformunu başarıyla uçurabilmesi büyük önem taşıyor. Çünkü Starship V3, NASA’nın Artemis programı kapsamında kullanılacak insanlı Ay görevleri için geliştiriliyor.
NASA, Artemis görevlerinde hem SpaceX’in Starship sistemini hem de Blue Origin’in Blue Moon aracını Ay iniş aracı olarak değerlendirmeye devam ediyor. Bir sonraki büyük görev olan Artemis 3, 2027’nin ikinci yarısı için hedefleniyor. Görev kapsamında Orion kapsülünün alçak Dünya yörüngesinde özel iniş araçlarıyla kenetlenmesi planlanıyor. İlk insanlı Ay inişinin ise Artemis 4 kapsamında 2028’de gerçekleştirilmesi hedefleniyor.
Starship V3’te yeni yakıt transfer sistemi bulunuyor
Yeni nesil Starship V3, gelecekteki derin uzay görevleri için önemli teknik değişiklikler içeriyor. Araçta, gövdenin arka bölümünde bulunan dört pasif bağlantı noktası sayesinde uzayda yakıt transferi yapılabilecek.
Bu sistem özellikle Ay görevleri açısından kritik görülüyor. Çünkü Starship’in Ay’a gidip geri dönebilmesi için yörüngede yakıt ikmali yapması gerekiyor. Uzmanlar, tek bir Ay görevi için bile bir düzineden fazla yakıt taşıma uçuşuna ihtiyaç duyulabileceğini belirtiyor.
Bununla birlikte SpaceX henüz yörüngede yakıt transferi gerçekleştirebilmiş değil. Şirket ayrıca tam anlamıyla kararlı bir Dünya yörüngesi uçuşunu da henüz tamamlayamadı. NASA ise astronot taşımadan önce hem Starship hem de Blue Moon araçlarının insansız Ay inişlerini başarıyla göstermesini şart koşuyor.
SpaceX, yeni V3 roketi ile Ay ve Mars hedeflerine doğru büyük bir adım atmış oldu. Tüm görevler ve hedefler test uçuşunda yerine getirilemedi belki ancak tamamen yeni bir tasarımda bunların olması doğal. SpaceX’in artık yapması gereken şey ise test temposunu hızla artırmak. Elon Musk, geçtiğimiz dönemlerde V3 uçuşlarının haftada bire ulaşmasını hedeflediğini söylemişti.
Giderek daha iyi oluyor, Falcon 9 da böyle olmuştu. Çalışan her zaman sonucunu alır, konuşanın bir şey olduğu yok.
hâlâ şunu doğru düzgün uçuramadılar. Bu kaçıncı deneme. Teknolojik sınıra mı dayandı personelin beceriksizliğimi bilinmez.
mirateM
kullanıcısına yanıt
Falcon 9'u 20. denemede dikey olarak yere indirmişlerdi. Starship çok ayrı bir sistem ve tümüyle yeniden kullanılabilir. Son birkaç fırlatmada yörüngeye yük bırakabildiklerini de gösterdiler. Birkaç denemede daha iyi olur diye düşünüyorum. Tümüyle yeniden kullanılabilir olması belki biraz daha zaman alır.
Giderek daha iyi oluyor, Falcon 9 da böyle olmuştu. Çalışan her zaman sonucunu alır, konuşanın bir şey olduğu yok.