Şimdi Ara

sosyal piramidin en alt tabasındaki tutkusuz insan

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
4 Misafir (1 Mobil) - 3 Masaüstü1 Mobil
5 sn
12
Cevap
0
Favori
314
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
Öne Çıkar
1 oy
Sayfa: 1
Giriş
Mesaj
  • daha önce sosyokültürel güçten bahsetmiştik. şimdi ise sosyal piramidin en altında kalan alandaki insanlardan bahsedelim. sosyal gücün dibi gördüğü yerdir burası. sosyal güç insanları etkileme kabiliyetidir. paraya sahip değilseniz insanları etkileyemezsiniz; kimse kılık kıyafeti güzel olmayan insanı dinlemek istemez. mamafih kimse bilgisi kültürü olmayan insanı kaale almaz umursamaz.

    tüm bunlar yetmiyormuş gibi bir de tutkunun olmadığını bir düşünün. bu insanın ömrü boyunca o tabakada kalacağı ve o tabakadan çıkmak için hiç bir çaba sarf etmeyeceği anlamına gelir.

    şimdi bu tipte bir insanın patatesten farkı yoktur hatta patates biyolojik olarak yapısı gereği mücadele eden bir organizma sayılır diğer bütün canlılar gibi.

    o zaman buradan çıkarımımız şu olur; tutku olmadan, mücadele isteği olmadan insan, insan olamaz, bir canlı bile olamaz. hatta insan tutku olmadan canlı olamaz. bir canlıyı hayatta tutan, hayata sarılmasına neden olan şey hayata karşı olan mücadelesidir. evrim bu yolla canlıları eler veya "yüceltir". o zaman mücadele-tutku insanın biyolojik organizmasına yazılmış gizli koddur. zira insan denince bazı biyolojik kavramlar gizli kalmıştır zira insan; beslenen, hayatta kalan üreyen bir canlı olarak akıllarda yer edinir.

    peki can alıcı soruya geçelim. şayet insanın ömrü boyunca sosyal piramidin en alt tabakasında kalacağı belliyse ve hiç bir tutkuya mücadele isteğine sahip değilse; insan neden yaşar? şayet insan bir patatesten, bir hamamböceğinden daha aşağı bir varlıksa yaşamasının ne anlamı var?

    böyle bir "canlımsının" ölümü ile yaşamı arasında ne fark vardır?



    _____________________________
    Prey. Hunt. Hunter.




  • Güzel yazmışsınız. Bir zahmet bu insanlarda neden tutku yok. Bunun üzerine de kafa yorun. Düşüncelerinizi merak ediyorum.

    < Bu ileti DH mobil uygulamasından atıldı >
  • canlıları ve onları ayakta tutan mücadele stratejilerini az buçuk biyoloji bilgisi ile ele alalım;

    aslan: dişisi olsun erkeği olsun av peşinde olur, çeşitli çiftleşme stratejileri uygularlar, yemek yerken erkekler önce karnını doyurmak zorundadır ki kilolarca bünyesi kas ile dolsun düşmanlarına karşı gelebilsin. erkek sürüye hakim olmak için çabalar, başka sürüden erkeklerle kavga eder o sürüye hakimiyetini geçirir ve dişilerin yavrularını öldürür dişileri çiftleşmeye zorlar.

    salatalık: kendine bahşedilmiş/evrimin son versiyonu bir bitki olarak önce kökleri ile topraktan alabileceği bütün mineralleri ve suyu bünyesinde toplar ve bunu bünyesine minimum prensibine göre katar/büyür. sonra çiçek açınca da bütün güzelliğini böceklere sergilercesine sunar. erkek organdaki polenler dişi organla buluşunca da döllenme gerçekleşir ve hayvanlara sunacağı ve çevreye saçılacağı meyvesi gelişir.

    karınca: bütün varlığını kraliçeye adamış bir koloni halinde yaşayan bu canlı bitmek bilmez bir enerji ile yiyecek arama çalışması yapar. kendinden çok daha ağır yiyecekleri taşır, depolar, diğer takım arkadaşlarıyla sınırsız komünikasyon kurar. yeri gelince karşı kolonideki karıncalara ait larvaları kendi kullanmak üzere çalar.

    demek istediğim bütün canlılarda "mücadele isteği=tutku" default-standart olarak geliyor. bugüne kadar bir salatalığın "ya ben bugün çiçek açmak istemiyorum" dediği/şeklinde davrandığı görülmüş bir olay değil. yine bir erkek aslanın "sürünün de ... yavruların da ... " şeklinde davrandığı kendini saldığı doğada karşılaşılmamıştır. yine bir karıncanın "bugün çalışmayacağım" dediği de görülmemiştir.


    peki bu canlılar bu şekilde yaşıyorken ne oluyor da bazı insan evladında yaşama enerjisi sıfırlanıyor... insan "başlarım işine bugün işe gitmiyorum" diyebiliyor. "araba alıp ne yapacam toplu taşıma yetmiyor mu" diyebiliyor(ki erkek için en büyük statü/çiftleşme mekanizmalarından biridir). "sevgili mi kim uğraşacaaak" diyebiliyor. ulan sevgili yani eş adayı en büyük hayat gayelerinden birisidir.

    diğer canlılar neyse de, insan medeniyeti kurduğundan beri "bana" çözülemez derecede çok kompleks geliyor.
    _____________________________
    Prey. Hunt. Hunter.




  • Hocam sen adama kafaya sıktırırsın şerefsizim.

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • avcılarınavcısı kullanıcısına yanıt
    İnsan psikolojisi bozulduğunda bu durum gerçekleşiyor maalesef.

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • quote:

    Orijinalden alıntı: Guest-681F960DF

    Hocam sen adama kafaya sıktırırsın şerefsizim.
    kardeşim bu tutku insandan gidince bir daha gelmeyecek diye bir şey yok. ben gördüğüm gerçekleri yazıyorum aynı şekilde burada boş takılan birisi olarak ben de etkileniyorum bundan ama pes etmeyeceksin. hangi pozisyonda hangi şartlarda olursan ol hayat böyle.

    bloklusun ama neyse zaten boşu boşuna blok atmıştım.
    _____________________________
    Prey. Hunt. Hunter.
  • avcılarınavcısı kullanıcısına yanıt
    Hocam ben seni sevdim. Sağlam yazıyorsun. Blok atma bana.

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • Yapay Zeka’dan İlgili Konular
    Daha Fazla Göster
  • quote:

    Orijinalden alıntı: Guest-681F960DF

    Hocam ben seni sevdim. Sağlam yazıyorsun. Blok atma bana.
    eyvallah kardeşim.
    _____________________________
    Prey. Hunt. Hunter.
  • çok güzel yazmışsınız, kaldı ki tutku da biraz paraya bağlıdır.
    _____________________________
  • tutkunun olmadığı insan ölü insandır. hayata tutunmak için belli oranda tutkuya ihtiyaç var bu ihtiyacın 1 altında olanlar ya köprüye doğru yol almıştır yada beynine silahı dayamış vaziyettedir piramidin en altında kalanlar en az tutkuya sahip olanlar gerçeği bu kişilerde tutkulu olsa bile piramidin altında yine birileri kalacak

    insan sanki bir mekanizma gibi doğar büyür yaşlanır ve ölür. peki insan neden yaşlanır? bu konuda şöyle bir düşüncem var tutku bilgiyi artırıyor bilgi ise tutkuyu azaltıyor evlilik aşkı öldürür misali yaşlanmak bilgi girişini yavaşlatmak için bedenin kendini korumaya çalışması olamazmı? çünkü bilgi arttıkça tutku azalıyor artık yeni tutkular bulmakta zorlanıyoruz çünkü çok fazla yaşadık karşımıza çıkan yeni şeyler eski olanlarla bire bir aynı olmasada mantığı hemen hemen aynı bu yüzden gözlerimiz artık zor görüyor kulaklarımız az işitiyor bilgi girişi azaldıkça ömrümüz biraz daha uzuyor yada bedenimizin yapmak istediği şey bu. herzaman daha iyisinin olabileceğine inanmak. alın size ölümsüzlüğün sırrı



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Communist -- 11 Haziran 2019; 4:31:24 >
    _____________________________




  • 
Sayfa: 1
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.