Y

Yüzbaşı
09 Ekim 2010
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
1 üye
Görüntülenme
Toplam: 30 (Bu ay: 0)
Gönderileri
Merhaba. Taşınacağımız evimizde banyo buna uygun olduğu için şu anda üst üste kullanmadığımız çamaşır makinemizin üstüne kurutma makinemizi koymak istiyoruz.

Bosch WAS247B3TR çamaşır makinemizin üstüne Arçelik 2772 KTS kurutma makinemizi koyacağız. Servis çağırmadan bunu kolayca halledebilir miyiz? İnternette aparatlar gördüm ama etkinliklerinden emin olamadım. Genelde yapışkanlı aparatlar bunlar. Servis de bunlardan mı takıyor acaba?

Servis çağırmak zorunda kalırsak sanırım Arçelik servisini çağırmak doğru olacak. Ancak gelip bu yapışkanlı apartları takacaklarsa bunu biz de takabiliriz diye düşünüyorum. 1 Haziranda taşınacağımız için taşınmadan önce uygun bir aparat varsa alıp direk taşınırken montaj yapabilirim diye düşünüyorum.

Yardımcı olabilecek arkadaşlara şimdidien teşekkürler.
http://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-peugeot-temiz-aile-arabasi-isteyene-446307869/detay

Bu otomobile bu fiyat uygun mudur? Bayram dolayısıyla fiyatlar çalkantılı malum. Şimdiden teşekkürler
Merhaba,

Eşimin de kullanabilmesi için LPG'li Palio aracımızı satıp dizel otomatik/yarı otomatik bir araç almak istiyoruz.

Aracın yokuşta geri kaçırmaması, dizel olması, aktarma sisteminin sorunlarıyla bizi ekonomik olarak zor durumlara sokmamasını istiyoruz. Bunun dışında asgari güvenlik koşullarını (ABS, hava yastığı , mümkünse ESP, vb...) sağlamasına da önem veriyoruz.

Ancak hangi markanın hangi aracını alacağımızı bilemedik. Aşağıdaki ilanda yer alan araç nasıl sizce;
https://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-renault-mihmandar-tiptronic-2009-megane-1.5dci-masrafsiz-bakimli-orjinal-366505200/detay

Bunun dışında Opel, Citroen, Peugeot, belki eski Volkswagen ve Seat'larda da istediğimiz gibi araçlar olabilir mi? Bunların çift kavramalı olmayan şanzımanlarından hangisi ocağımıza incir ağacı dikmeden işimizi görür? Tecrübeli, bilgili arkadaşlardan destek bekliyor şimdiden teşekkür ediiyorum.

Not: Bütçemiz çok fazla değil. Palio'yu kaça satabilirsek üstüne 15 bin TL civarı koyacağız. Araç günde 40 km kullanılacak.
Cardfinans'dan arayıp aylık 10 TL karşılığında bir pakete dahil olmam halinde aylık 500 TL'ye kadar faizsiz ve ücretsiz nakit avans kullanabileceğim iletildi. Ay sonu ekstresinde kapamak şartıyla. Başka aranan var mı acaba?
Bugün son gün
Aracın Özellikleri

Araçta panoramik açılır cam tavan ve smart paket bulunmamaktadır.

Araç Nisan 2015'de alınıştır. Şu anda 9.800 KM'de.

Araçta bulunan ekstraalar kauçuk bagaj havuzu ve paspaslar ve 5 cam 2 numara cam filmidir.

Araca bugün Hyundai Kaynak'da check-up yapılmış ve hiç bir problem çıkmamıştır.

Aracın kredisi bulunmakta. Yani parayı bankaya yatırmam elden veririm gibi saçma sapan takıntısı olanlar ile uğraşamam. Bir kere krediyi kapatacağız ki satışı mümkün olması için.
Fiyat pazarlıksız 43.000 TL

< Resime gitmek için tıklayın >< Resime gitmek için tıklayın >< Resime gitmek için tıklayın >< Resime gitmek için tıklayın >< Resime gitmek için tıklayın >
Ülkenin karışıklığından faydalanılarak yapılan bu düzenlemeyi kimler savunacak acaba? Vebali boynuna olacak hükümet yardakçılarını konuya bekliyoruz;



KÖMÜR madenlerinde kullanılan patlamayı önleyici sistemlerin, uluslararası standartlara uygun hale getirilme süresi, 2019 yılı sonuna kadar uzatıldı.

Resmi Gazete'de önceki gün (4 Ağustos) yayımlanan karara göre, patlama olasılığı yüksek ocaklardaki teçhizat ve koruyucu sistemler 31 Aralık 2019’a kadar “Muhtemel Patlayıcı Ortamda Kullanılan Teçhizat ve Koruyucu Sistemler ile İlgili Yönetmelik’e uygun hale getirilecek. Sistemini yenilemek istemeyen madenler, sorumluluğun işverende olması kaydıyla eskimiş sistemleri kullanmaya devam edebilecek. CHP Manisa Milletvekili ve TBMM Soma Faciası Araştırma Komisyonu Üyesi Özgür Özel karara tepki gösterdi. Özel, “Bu kararı imzalayanların elleri tutulsun diyeceğim ama… Hadi eliniz tutuldu yüreğiniz de mi tutuldu? Yüreği kurusun bu kararı imzalayanların” dedi.

9 YIL GERİYE GÖTÜRDÜ
Özel yeni düzenlemeyi gördüğünde gözlerine inanamadığını da kaydederek şunları söyledi:

“Madenlerde ATEX yani alev sızdırmaz malzeme kullanımı Türkiye’de 31 Aralık 2006’dan beri mecbur. Bunun sıkı denetleniyor olması lazım. Soma faciasına kadar yönetmeliklerde birçok eksik vardı ama bu eksik olmayan kısım. ATEX malzeme kullanma zorunluluğu ve denetlenmesi ile ilgili bu vardı zaten. Ama kullanmamışlardı. Soma faciasının bilirkişi raporunda da var. Ama Soma’dan sonra bir farkındalık oluştu. Denetimler hem sıklaştı hem de bu konu üzerinde yoğunlaştı. Bunun üzerine yapılan denetimlerde 130 civarı ocak ATEX malzeme yokluğundan kapatıldı. Şimdi bu düzenleme bizi 2006’dan önceye götürüyor ve taa 2019’a gönderiyor. Soma faciasından sonra 2006’dan da geriye gitmiş olduk. Ayrıca madenlerde Çin malı kalitesiz ve kötü malzeme ile dolacak. Şu anda kapalı olan 60’a yakın maden güvenliği sağlanmadan açılacak. Ayrıca Soma davasında savunma avukatları da şöyle bir savunma yapacak, ‘Evet bilirkişi raporları ATEX kullanmadık diye eleştiriyor ama Türkiye şartlarında bu mümkün değil . Faciadan 1 yıl 3 aydan sonra Bakanlar Kurulu bunu zaten zorunlu bir standart olmaktan da çıkardı.’ Bunu deseler ne diyeceğiz? Gelinen noktada bu değişikliği herhangi bir bakanın Bakanlar Kurulu’na bunu teklif etmesini dahi kabul edemeyiz. Ama hükümeti olmayan bir Bakanlar Kurulu… . Normal şartlarda hiçbir bakan böyle bir şeyi gelip de teklif dahi edemez. Şu anda 9 yıl geriye götürüyor. Bu akıl alır bir şey değil. “

BİR FACİADAN BU BAKANLAR SORUMLUDUR
Özel faciadan ders almak bir yana bu kararın madenleri daha da geriye götüreceğini kaydederek, “Elleri yürekleri tutulsun ki bir daha böyle bir kararı imzalamasınlar. Eliniz tutuldu hadi de yüreğiniz de mi tutuldu? Yürekleri kurusun bu imzayı atanların. Bu Soma faciasından ders alıp iş güvenliği en üst seviyeye getireceğiz diye verilen sözlerin tutulmak bir yana geriye götürülmesi demek. Maden ve enerji lobisinin ne kadar güçlü ve acımasız olabildiğini gösteriyor. Bundan sonra yine bir madende bu standardı sağlamayan bir faciadan direk bu bakanlar kurulu sorumludur” diye ekledi.

Kaynak
Bu ramazan bayramını bir tatil fırsatına çevirmek için İstanbul'a yakın olan Ayvalık'ı tercih ettik eşimle. Setur'dan rezervasyonumuzu 5 yıldızlı (!) bu otele yaptırdık ve yorumlara istinaden deniz tarafından oda talep ettik, not düştüler.

Resepsiyondan aldık kartimizi odaya ciktik. Oda denizi gormuyor koridorda anladim zaten, neyse soz de vermemislerdi dedim gectim. Kart temazsiz ozellikli ve yeşil ışık yanınca kapı açılabiliyor. Hesapta tabi. Okuttuk ancak hem yeşil hem kırmızı ışık yandı. Kapi da duvar. Yan odaya cocuklu bir cift geldi onlarin da kapi açıldı ancak odada yataklar ayrı ve çocuk yatağı yok. Neyse resepsiyona indim adamlar aşina zaten iki ışık yanıyor degil mi diye soruyor. Neyse birini yolladılar da kapıyı açtı. Ama ne göreyim bizim yataklar da ayrı

Aşağı indim konuyu actim vay efendim otel çok doluymuş da ancak sabah degistirilebilirmis(bu arada ekşi sözlük de baktim hep ayni şeyi söylüyor bu otel). Zorla akşama duruma bakma sözü aldim. Odaya ciktim yerlesicez inicez denize ama elektronik kasanın icindeki yonerge kapisinin içinde düğme var diyor icinde ise bir delik var sadece. Aradım resepsiyonu beyefendi "aaa soket vardı almadiniz mı" demezmi. Evden getirmeyi unutmusuz diyecektim de neyse dedim

Denizden sonra hem oda değişikliği hem de kasa soketi icin resepsiyona gittim. Orada zaten görevliler resepsiyonun cekmecelerinde soket arıyordu. Boş odaları arasak mı arasak bulur muyuz diye tartisiyorlardi. Neyse yine odayi degistirmediler. Belli ki siz kasayı da beceremeyeceksiniz yaptim çıktım odaya.

Sonra komple tatile gitmiş olan Setur ile maceramiz başladı. Çağrı merkezi dahil tum telefonlar çalıyor ama açılmıyor. Şu saatler arasında çalışıyoruz da yok. Neyse genel müdürlük binasini aradim ve guvenlik gorevlisi "acil otel gorevlisi" denen ama nasıl ulaşılacağı muamma olan efsane şahısa bağladı. Derdimizi anlattık telefon kapandı sonra adam aradi tekrar ve resepsiyondan İsmail'in yanina gidersem oda değişikliğinin yapılacağını iletti. Ben hala burunlarindan kıl aldırmayıp yanlarına gitmem gerektiğinin söylenmesine sayarak toplanirken ismail denen şahsiyet aradı bir üst kata randevu verdi buluşalım diye.

Bir odaya götürdü deniz manzaralı ama kapısı ilk oda gibi açılmıyor. Teknik ekip çağırdı açtılar kapıyı oda istediğimiz gibi ama küçük bir kusuru var; yan oda ile bağlantılı. Anahtar olmadan geçemezler zaten biz de anahtarı vermeyiz dedi ismail. Yok verseydin bir de!

Neyse odada kaldık. 2 günlük tatilde oda kilidi tekrar tekrar bizi içeri almadı. Bir de gelin baska kart verelim isterseniz diye alternatif sunuyorlar. Adam yolla gelemem diyorum. Her soruşumda kasanın soketi için oda numarasını not ediyorlar. Ama soketi vermeye niyetleri yok aldanmayin. Hepsi yıldırma çabası. Ekşi de yaziyor aynilari.

Her neyse efendim bu otelin banyosunda sadece şampuan var. Duş jeli yok. Koymuyorlar asla. Herşey dahil konsept icinde minibardaki 2 şişe su beleş. Bir de yemekhanede masalarda olanlar. Gerçi bir kere masaya koydular. Onun dışında sular kasalarda duruyor başındaki adamdan istiyorsunuz. Damacanalardan icebilitsiniz. Ama kapasite folayisiyla sebilden soğuk su yakalamak zor.

Kutu ve şişe icecekler paralı. Açık içecekler vasat. Ayranı bir kez havuz barında gördük. Bir daha her soruşumda yok dediler. Açık aurandan bahsediyorim elbette.

Ha bunlar bir kişinin başına gelenler değil. Bütün otel homurdanma halinde. Herkese ayni saçma oda tahsisleri, herkes kapıda kalıyor, kimse kasayı kullanamıyor, çay bile kahvaltida uzun bir sırada bekleme gerektiriyor. Havuzda wc var ama oradan çıkan doğru havuza giriyor. Dezenfekte havuzu hiç bir yerde yok. Yemekler az çeşitli. Öğlende akşamdan ne tatlı kalirsa onu veriyorlar. Kimsenin isyemedikleri yani.

Personelin çözüm üretmek adına bir çabası zaten yok. "Maalesef" en sevdikleri kelime. Bana oda yok diyor herif 15 dakika sonra Setur aradı diye bana yüzü kizarmadan oda gösteriyor. Bilerek yapıyorlar.

Kısaca Ankara'nin dikmeni bi daha grlirsem...
Merhaba,

Eşim fotoğraflar üzerinde cep telefonuna yüklediği uygulamalar ile değişiklikler yapma konusuna çok meraklı. Bu merakı photoshop ve after effects kitapları almasına ve bilgisayarımıza photoshop yüklemesine neden oldu. Çok seviyor bunu yapmayı ve yaparken eğleniyor.

Konuya olan ilgisi nedeniyle ve sevdiği bir işi yaparak para kazanmak istediğinden kendini geliştirmek için eğitimler almak istiyor. Kurslar ile görüştü ve onun ilgi alanına After Effects, Illustrator ve Photoshop'un girdiğini söylemişler. Önceden 3d Max için eğitim almak istiyordu ama bir kursdan böyle yönlendirmişler. Sanırım tüm bu programlar birer Adobe programı.

Malum kurslar birer ticari işletme ve asıl kaygıları para kazanmak. Bu nedenle onların yönlendirmelerine çok güvenemiyoruz. Konuyla ilgili benim de bir bilgi birikimim yok ve çevremizde de bu tip işlerle bu kadar ileri düzeyde ilgilenen, danışabileceğimiz kimse yok.

Benim araştırmalarıma göre 3d Max daha çok mimar ve içmimar gibi kişiler için uygun. Eşimin tahsili işletme olduğundan bunu öğrenmenin ona onun istediği gibi para kazandırması mümkün değil gibi geldi bana. Ancak biraz forumda ilgili başlıklara bakındığımda After Effects, Illustrator gibi programlar ile birlikte kullanıldığını da gördüm.

Uzun lafın kısası bu işe girişmek için hangi eğitim ile başlayıp ne yönde ilerlememiz gerektiği ile ilgili tarafsız ve konuyda bize kıyasla uzman kişilerin görüşlerini almak isterim.

Şimdiden yardımcı olacak arkadaşlara teşekkürler.
Sistem ve Tercihleri
Takım
Fenerbahçe
Temel Bilgiler ve İstatistikler
Aktiflik: Şu anda DH'de değil
Son Giriş: 3 ay önce
Son Mesaj Zamanı: 2 yıl
Mesaj Sayısı: 398
Gerçek Toplam Mesaj Sayısı: 1.733
İkinci El Bölümü Mesajları: 1
Konularının görüntülenme sayısı: 35.246 (Bu ay: 181)
Toplam aldığı artı oy sayısı: 1.544 (Bu hafta: 0)
En çok mesaj yazdığı forum bölümü: Konu Dışı / Off Topic
Mesajları
İkinci El Referansları
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.