
DH Yönetici
Tarihinde Katıldı
Görüntülenme Toplam: 1456 (Bu ay: 1)
250 bin kmde dizel araç alma maceram
Amacım yüksek kilometreli araç almak isteyenler için alternatif bir senaryo/rehber hazırlayıp bir nebze önlem almalarını sağlamak. Faydası olsa da olmasa da keyifli okumalar dilerim.
Aracı alma nedenim:
Öncelikle aldığım araç evin 2. aracı konumunda idi. 10 sene önce evin arabasını hanıma kaptırdıktan sonra işe yada çarşıya otobüsle yada yürüyerek gittim. Uzun süre sonra artık bu durum özellikle fazla zaman kaybına yol açtığı ve psikolojik olarak yıpratmaya başladığı için kendime 2022 yılında motosiklet aldım. 3 sene 125 lik motoru kullandım ama son hız eksikliği yüzünden trafikte hiç saygı görmeyince ve çocukları da kendimle bir yerlere götüremediğim için motoru satıp yine yaya moduna geçtim. Eski araç almaktan hep korkmuşumdur ancak artık yeter deyip biriktirdiğim üç beş kuruşla eski araba alma niyetine girdim.
Araç arama süreci:
2025 mart ayı gibi araç aramalarına başladım. Doğan SLX, Tipo gibi araçlara odaklandım. yaklaşık 1 ayda 3-5 aracı ustama gösterdim ve bu tarz araçları listemden tamamen sildim. Ekonomik olarak alınmaması gerektiğine ikna oldum. Daha sonra Lada Vega üzerine yoğunlaştım. Onun hakkında 1 hafta sanayide bilgi aldıktan sonra sonsuza kadar onu da eledim. Bütçem 250 bin TL civarı idi. Nisan 2025 gibi Renault 19 a odaklandım. Onlar da 97 model civarı 300 bin km üstü araçlar idi hepsi. Sanayide bilgi topladıktan sonra ondan da vazgeçtim. Sonra 30 bin daha borç bulup 2007 model 1.5 dci Kangoo aldım. 257 bin km de idi. 97 model araçlarla uğraşıp cebelleşmek yerine 10 sene yeni araç kamyonet alayım dedim ve aldım. Aracı alış fiyatım 280.000 TL idi. Eksper çalışanları araçta arıza ışığı olduğunu ve elektrikçiye gidip 50 TL vererek söndürebileceğimi, bunun dışında aracın mükemmel durumda olduğunu söylemişlerdi. motor da 257 bin km de olmasına rağmen yağ yakma, duman atma vs olmadığını belirtmişlerdi. İçim rahat ve mutlu şekilde aracı alarak yaya modundan çıkmanın keyfini yaşamaya başladım.
Aracı aldıktan sonra yaptığım masraflar:
Aracın sahibi trigerin yeni değiştiğini ve bakım kaydının oğlunun telefonunda olduğunu söylemişti. Ancak noter süreci bitene kadar 4-5 defa hatırlatmama rağmen bir türlü oğlu fotoğrafı gönderemedi. Neyse aracı aldıktan 1 gün sonra fotoğrafları tekrar istedim. Trigerin 10 sene önce değiştiğini öğrenince soluğu sanayide aldım. 50 TL ye söner denilen arıza yakıt pompası arızası çıktı. 1 gün sonra sanayide şu masrafları yaptım: 08.05.2026
- Yakıt Pompası revizyonu: 9000 TL
- Enjektör Temizliği: 3000 TL
Triger kayışı, devir daim değişimi, v kayışı, motor yağı, 4 kızdırma bujisi ve filtre değişimi :18000 TL (30.000 toplam)
12.05.2025: Koltuk kumaşını diktirdim.: 1000 TL (31.000)
10.06.2025 : 4 adet lastik satın alındı : 11.000 (42.000)
15.06.2025: Alt takımdaki eksikler giderildi (rotil vs) : 3.000 (45.000)
Aracı hafif toparlamanın ve eski araç , o kadar da olacak demenin rahatlığı ile aracı yaz tatili için yollara vurdum. Memlekete 1000 km lik bir yolculuk yaptım. Gittiğim günün sabahı markete gitmek için marşa bastığımda yağ eksik uyarısı ekranda belirdi. Araç farklı şehirde aptallaşmış olabilir diyerek yağ çubuğunu kontrol ettiğimde yağın dip seviyede olduğunu gördüm ve şaşırdım. yağ çubuğu yuvasından da duman çıkıyordu. Sanayiye gittiğimde motorun yağ eksilttiğini , bittiğini ve rektefiye yapılması gerektiğini öğrendim. Aracı aldığım hacı irfan beyi arayıp konuşmak istediğimde çakal gibi gülerek sen kendin beğendin aldın gibi saçma sözler edince kandırıldığımı anladım. Duman kesici adı altında satılan bor katkısı sayesinde aracın geçici olarak duman atması engellenmiş ancak motor yağ yakmaya devam etmiş. Bunu da anlamak için motor yağını ellemek gerekiyormuş. Eğer yağ yapış yapış durumda ise içine katkı konulduğu anlanabilirmiş. Velhasıl motoru memlekette rektefiye ettirdim.
20.06.2025: Komple revizyon (triger hariç, çünkü onu yeni değiştirmiştim) 123.000 TL (168.000 total)
(Ek bilgi: ilk nesil 65 lik ve 85 lik dci motorlar kısa ömürlüymüş. 200-300 km arasında yağ yakması nedeniyle rektefiye oluyor büyük kısmı)
Aracı alıp tekirdağa geldim ancak yağ damlattığını fark ettim. bu yüzden sanayiden teklif alınca 20.000 TL gibi rakamları duyunca aracı memlekete tatile gidecek olan kardeşime verdim ve rektefiyeci ustanın hatasını gidermesi için 1 ay memlekette bıraktım. Köyde test edilip yağ damlatmadığı kesinleşince ağustos gibi gidip aracımı aldım. Ancak bu sefer de araçta titreme olduğunu fark ettim. Motorda sürekli bir titreme ve zırıltı vardı. Bu şekilde kullanmaya devam ettim. Eylül gibi kozmetik kusurlara yöneldim . Yapılan masraflar:
2 ön far: 5000 TL (173.000 total)
2 arka stop:3000 TL (176.000 total)
Kapı kilit mekanizması tamiri: 2000 (178.000 total)
Airbag ışığı söndürmek için soket vs temizliği : 500 TL (178.500)
Antenin oradan gelen ve aracın içine damlayan suyu engellemek için silikonlama: 2500 (181.000 total)
Paspassız olan araca güzel bir paspas aldım: 1000 TL (182.000 total)
Kırık olan torpido kapağını yeniledim: 1000 TL (183.000 total)
Titreme ve zırıltı o kadar rahatsız etmeye başlamıştı ki sonunda tekrar sanayiye gidip sorunun çözülmesi için Kasım ayında yeniden bir atak yaptım. Birçok vidanın civatanın takılmadığını söyledi usta. Motoru açıp onları taktılar. Sorun çözüldü.
Rektefiye sonrası oluşan titreme/zırıltı/uğultu çözümü: 6.000 TL (189.000 total)
Aracı muayeneye soktum aralık gibi. Kaldı. Arka frenler dengesizmiş ve 3. stop lambası yanmıyormuş. Onları da tamir ettirdim.
3. Stop lambası tamiri ve arka fren balatası değişimi, kampana taşlanması: 4.000 TL (193.000 total)
Aralık'tan nisan ayına kadar araç artık hiçbir hata vermedi ve sorunsuzca kullanılır hale gelmişti. Ancak 280 e aldığım araca 6 ayda gördüğünüz üzere 193.000 TL masraf yaptım. Sürekli sanayide gezindim. 4 usta değiştirdim. Tam sigorta yenileme tarihi gelirken araç ile devam etmek istemediğimi ve sorunsuz iken satmamın iyi olacağını düşünerek geçtiğimiz hafta 320 bin TL ye sattım. Bu arada araç 275.000 km ye gelmişti. Hata yapmış da olabilirim çünkü araç uzun süre ciddi masraf çıkarmazdı artık. Ancak direksiyondan ara sıra gelen tıkırtılar vardı, yakın zamanda direksiyon kutusu tamiri olabilir diye endişe etmeye başlamıştım. Bir defasında da yağmurlu havada çalıştırınca 2000 devirde sabitlenip beyaz duman attı. Mini bir ambeleye kalkma provası gibi geldi. Ustaya götürdüm hemen, sorun yok salla gitsin dedi. İlerisi için hep tetikte olma korkusu içime işlediği için sattım ben de. Pişman olacak mıyım göreceğiz. Aralık ayından beri de kenara 250 bin TL koydum. Yaklaşık 600 bin bütçe ile araç alma durumum var ama şahsen bu maceradan sonra 200 bin km üstü araç almaktan aşırı derecede soğudum. az daha para biriktirip 2022 model 40-50 bin km de 1.4 benzinli fiorino almayı düşünüyorum. Çocuklar 2007 HB civic al diye bastırıyor ama 200 bin km üstü bir daha araç almam gibi geliyor. Zira 193 bin TL yerine 43 bin TL harcasaydım 150 bin TL daha biriktirmiş olacaktım. 250 bin yerine 400 bin kenara atmış olacaktım. Bir nevi yerinde sayıyorsun. Sonunda da araç hala aynı eskilikte kalıyor. Öylesine paylaşayım dedim. Umarım faydalı olur kimilerine.
8 senelik lastikle uzun yol
Sırf uzun yol yapmak ve genişleyen ailemle piknik, gezi ve yapmak adına evin ikinci aracı olarak 2007 Renault Kangoo aldım (65 lik dizel). Aldıktan sonra 25 bin TL masraf yaptım ve 5 parasız kaldım an itibarı ile
Şimdi de ana amacimiz olan uzun yol yapmak işini bu araçla icra edeceğiz. Ancak satın alırken tarihini görmek için eğilerek baktığım ancak yakını gorememekten dolayı zorlandigim lastik hakkında aracın eski sahibi mübarek abimizin (saygı ve sevgiyle anıyorum) "lastikler yepyeni eğilmeye gerek yok goçum " ifadesinden sonra bakmaktan vazgeçtiğim lastiğin 8 senelik olduğunu yeni fark etmiş durumdayım. Bütçe nedeniyle yeni lastik alacak durum da yok. Bu lastikle İstanbul'a gidip geldim bayramda. 200+200 km yol yaptım. Ve 8 senelik olduğunu bilmediğim için ani fren vs de yaptım ama güvensiz hissettirmeedi açıkçası. Ancak yaz mevsiminde sıcakta 1000 km yolu (Tekirdağ -ordu )8 senelik kış lastiği ile gitmek şu an bana baya riskli gelmeye başladı. Gece 9 gibi yola çıkıp çocuklar arabada uyurken kısa mola vererek sabah 5 e kadar en az 700 km yol yapıp sabah serinliginde de kalan 300 km yi bitirmeyi düşünüyorum. Soğuk asfaltta bir nebze daha yorulmaz lastik diye düşünüyorum. Lastik alsam da ucuz diye Petlas 4 mevsim alacağım. O da riskli geliyor ayrı mesele . Evin diğer aracı 2016 i20 ile gidip bagaji minimize etmeyi de düşünmeye başladım. Sizce dediğim şekilde gece çıksam ve yavas yavaş gitsem sorun olur mu? Bu kadar eski lastikle uzun yol tecrübesi olan var mı aramızda? Lastiklerin fotoğraflarınk çektim iyi kötü m paylaşıyorum.




Merhabalar değerli arkadaşlar, bir araç almak üzereyim, bir sorgulama yaptım. Araç ilk sahibinden ancak yapılan sorguda plaka değişimi yapılmış görünüyor. Şüphelenmem gereken garip bir durum mu var acaba? Bİlgisi olan var mı? :)

600 bin bütçe ile ne almalıyım? (11.01.2023)
arkadaşlar elime 600 bin civarı para geçti, uzun süredir arabasızım, 6-7 ay sonra ev işine gireceğim. Alacağım aracı o vakit satacağım. O vakte kadar ayağım yerden kesilsin istiyorum. Hem değer kaybı yaşatmayacak, hem de ailem için yeterli gelecek ve sanayiye vs gitmeyecek, satacağım zaman hızlıca değerinde nakde dönüşen bir araç arayışındayım. Bu modeller arasında kaldım. Siz olsanız hangisini alırdınız? yeni önerilere de açığım.
Fiat'ın B sınıfı modelinin kalmaması
Gençliğimden beri bildiğim kadarıyla, ülkemizde Fiat'ın B sınıf sedan ve heçbek modelleri iktisadi nedenlerle epey satan modeller olmuştu. Uno, Palio, Siena, Punto, Linea epey hizmet etti insanımıza. Sanırım 4-5 yıldır Fiat'ın B segmentte ülkemizde ve Avrupa'da satılan bir modeli yok. Egea hamlesi de Tofaş'ın çabalarıyla geldi, o da olmasa C sınıfında da modeli olmayacaktı. (bana kalsa araç B+ sınıfında) Son B HB modeli Punto tasarım olarak oldukça güzeldi aslında, o şekilde bir model üretilse epey tutulacağını düşünüyorum. Fiat bu hamleyi yapamıyorsa batmanın eşiğinde olmalı . Yada Suv odaklı üretime geçti desek o bölümde de bir hareketlilik yok gibi. Üzücü bir durum




3 araca da farklı dönemlerde sahip oldum ve hepsini yeterince deneyimleme fırsatına eriştim. Araçlar baya eskidi ancak edindiğim tecrübeleri, bu araçlar arasında tercih yapacaklara faydası olur diye paylaşayım dedim. Umarım faydası olur.
Öncelikle sahip olduğum araçlar hakkında kısa bilgi vereyim.
1- Megane 2, 1.6 lpg li, km si 120.000 idi ve 145 .000 km ye kadar kullandım. HB kasa ve Sportway donanımdı. aracı aldığımda araç 8 yaşındaydı
2- Corolla, 1.4 dizel, 190 bin kmde idi ve 205 bin km ye kadar kullandım, HB kasa ve Terra donanımdı. aracı aldığımda araç 9 yaşındaydı
3- Golf, 1.6 benzinli, 150 bin km de , şu an km 162 bin ve araç hala bende, tam otomatik vites ve Primeline donanımda. aracı aldığımda araç 16 yaşındaydı
1- DAYANIKLILIK- GÜVENİLİRLİK- SERVİS/USTA/PARÇA
üçlü arasında en narin ve sorunlu olanı kesinlikle Megane idi, genel manada güven vermeyen bir araç olduğunu defalarca kanıtladı. ben bir öğretmene sattım, o da sorunlar yüzünden elden çıkartmıştı 3-4 ay sonra. Golf de yaşı yüzünden ufak tefek sorunlar yaşattırdı ama aşırı sorunlu ve bela bir araç olduğunu söyleyemem, kararında diyelim. Corolla ise dedikleri kadar varmış, mükemmel bir araçtı beni hiç yormadı, sattığım yakın arkadaşım da 2 senede hiç sanayiye gitmedi. Yedek parçaya ve ustaya ulaşılabilirlik açısından, fiyatlar açısından üç araç da hemen hemen aynı diyebilirim, sadece VW bakımları biraz daha pahalı . (ustalar elit havasında)
2- MOTOR/PERFORMANS/YAKIT
performans olarak Megane en iyisiydi, 0-100 ve ara hızlanmalarda yeterli seviyede ataktı. Golf sollamalarda epey hantal kalıyor, Corolla da aynı seviyede. Corolla dizel olduğu için yokuşlarda bayılmıyor uzun yolda, Golf aşırı bayılıyor, Megane ise hızlı girildiği taktirde dizeli aratmıyor. Yakıt konusunda Megane şehiriçi epey az yakarken (7-7,5 civarı) uzun yolda tüketimi fazla geliyordu bana (6 -6,5 arası), Golf'ün tüketimine hiç girmek istemiyorum, şehiriçi 10 -12 litre rahat yakıyor. uzun yolda da 8 litrenin altına inmiyor. Corolla hakkında net miktar veremeyeceğim ama aklımda kalan şehiriçi 6.5 litre civarında yakıyordu ve dizel bir motora göre fazla buluyordum.
3- FRENLEME/ YOL TUTUŞ
Frenleri en kötü olan Corolla idi, en iyisi de MEgane idi, bu iki araç arasında epey fark var, Corolla ile asla rahat dğeildim, balataları gidip sıfır taktığım halde frenler uzun mesafede işlemi tamamlıyordu. Golf de bu ikisinin arasında , Megane' a çok yakın seviyede. Yol tutuş olarak en kötüsü Corolla , sonra Megane idi. Golf ile bu iki araç arasında 1-2 gömlek fark var diyeyim.
4- YALITIM/KONFOR/MALZEME KALİTESİ
Yalıtım olarak Corolla ile Megane aynı seviyede, Golf bir nebze daha sessiz. Malzeme kalitesi olarak da Megane bariz şekilde en kötüsü ve berbat diyeyim. Corolla ile Golf bence birbirine yakın . Golf bir tık daha iyi diyeyim ama Corolla da iyi hissettiriyordu iç kabinde. Sonraki kasalarda bu kalite düşerken Golf tarafında arttı sanki. Konfor olarak ise uzun yolda Corolla en yorucu araçtı. Koltukları rahatsız ediciydi neden hala bilmiyorum. Megane da kötü ama idare ediyor. Golf ise bu konuda baya iyi, ufak detaylarda dahi kalite ve konfor olarak iyi bir üretim olduğunu hissetririyor. İç mekan genişliğine de değineyim. Golf bir nebze daha geniş diğer iki araçtan ama üçü de aile için yeterli. Direksiyonları kıyaslamam gerekirse Megane sanırım elektrik destekliydi, o dönemde hiç araştırmadım ama en yumuşak direksiyon ondaydı. Corolla ile Golf baya sert direksiyona sahip ve biraz yorucu Megane'a göre.
5- GÜVENLİK
Tüm araçlarda kaza yapmadım ancak Golf'taki 10 hava yastığı bir nebze daha güvende hissetmeye yol açıyor. Corolla ile Megane'da 6 tane vardı . Kasa olarak Corolla ile Golf daha tok hissettiriyor, Megane biraz kağıt hissiyatı veriyordu ama Megane ile kaza yaptığımda diğer araç perte çıkarken bizim araç sağlam kalmıştı. O açıdan Megane da güvenli diyebilirim rahatlıkla.
6- TASARIM
Görüntü olarak önden görünümde Megane en güzeliydi bence. Sonra Golf gelir. Corolla ise çirkindi. Megane'ın arka görünümü iyi dğeil ve sıradışı. Golf ile Corolla ortalama seviye. Yİne yandan görünümde Megane'ın dimdik inen arka camı her şeyi bozuyor. Genele baktığımda Golf en şık görünümlüsü bence.
DİĞER DETAYLAR VE GENEL YORUM:
Sürüş pozisyonu olarak Golf çok ergonomik idi, Megane eh işte diyeyim, Corolla ise klostrofobik ve basıktı. Sırf bu yüzden uzun boylular uzak durmalı bu araçtan. Döş (dashboard) tasarımı olarak Corolla ölü gibiydi ve her baktığımda içim kararıyordu, Golf ise ne şık ne sıkıcı, Megane ise cıvıl cıvıl ve iç açıcıydı. Megane ile pikniğe rahat gidebiliyordum, aracın altı yerden biraz daha yüksek diğerlerine göre. Golf alçak ama iş görüyor. Corolla ise bu konuda sıkıntı yaşatıyordu ara sıra. Klima açısından en iyisi Megane'dı. radyo kullanımı açısından yine Megane çok işlevsel kumandalara sahipti. Golf'ün baz modelinde kolçak ve yol bilgisayarı olmaması inanılmaz can sıkıcı. Corolla ve Megane'ın boş modellerinde dahi mevcut. Saklama gözleri açısından yine Megane epey işlevseldi.
Genel olarak 3 araç da beni memnun etti ancak tüm kriterleri baz alırsak sıralamam:
1- Golf
2- Megane
3- Corolla olurdu.
Lenovo marka tabletler uzun süre güncelleme alıyor mu?
2000 TL civarı tablet arıyorum çocuklar için. Samsung A-7 almak üzereyim ancak satış merkezindeki satıcı illa ki Lenovo M-10 al daha üstün özelliklere sahip diyor. Ancak uzun süreçte (3 yıl ) bu tarz markaların güncelleme almadığını duyuyordum eskiden.Yani cihaz iyi olsa da 3-4 sene sonra güncelleme almadığı için bazı programları kullanamama, donma vs gibi sorunlar ortaya çıkıyor. Samsung 'da en az 5-6 yıl güncelleme alacağını düşünüyorum. Bu konuda bilgisi olanlar yardımcı olursa sevinirim. Misal daha önce GM marka telefon almıştım, 2 sene sonra hiçbir programa güncelleme yükleyemez hale gelmiştim. Bu tarz sorunları bir daha yaşamak istemiyorum.
Radyatör su deposuna sürekli su eklemek
Aracımda son zamanlarda sürekli su eksilme başladı. Hararet vs yok motorda, hortumların görünen kısımlarında kaçırma vs göremedim. Aracın altına da su vs damlamıyor. Nerede sorun varsa artık bakım zamanı ustaya götürücez ve tespit ederiz inşallah. Yalnız su eksilince araç sürekli uyarı veriyor ve 2 haftada bir sürekli üzerine su ekliyorum. Bir müddet sonra antifiriz oranı % 20 lere filan düşecek
bu şekilde su ekleye ekleye 5-6 ay kullansam sorun olur mu merak ettim zira maddi durum biraz sıkışık olduğu için sanayiye gitmek istemiyorum. Gitsem usta , listesinde olan 1-2 bakımı daha yapalım diye ısrar edecek, ben de kıramayıp kredi kartını iyice şişiricez. O açıdan bu şekilde su eklemeyi düşünüyorum. Zira aşırı olumsuz sonucu vs var derseniz önlem alacağım artık.
Otomobil satışlarına taksit geldi haberini duyduktan sonra forumda bilgi almaya çalıştım ama kimsenin olay daha taze olduğu için kesin bilgi sahibi olmadığını görünce gözüme kestirdiğim ve gücümün yettiği modele bakmak için Dacia bayiine gittim. Araç yeni Sandero 1.0 Stepway comfortline x-tronic. Önce aracı inceledim, işimizi görür deyip fiyatına baktım: 181.000 . 90 beygir olduğunu ve 0-100'ünün 15 saniye olduğunu gördükten sonra dehşetle gözlerim açıldı bir an. Neyse dedik, girdik bir yola şu taksit olayı kafama yatarsa alıp geçeyim. "satış fiyatımız 181 bin ama taksitli fiyatımızı 195 bin olarak belirledik" diyeceklerini varsayıp işi bitirmek için satış temsilcisi ile konuştum. Bu yeni bir taksit haberi duydum, bilgi alabilir miyim dedim. Satış temsilcisi, ne yenisi biz zaten taksit yapıyoruz dedi. Bu yeni gibi bir haber olarak lanse edildi ama alakası yok dedi. İlgilendiğiniz aracı 1.53 faiz oranından 48 ay taksitle toplamda 231 bin TL ye alabilirsiniz dedi. yani kaba taslak olarak 50 bin TL farkla.
Kısacası vatandaşın yararına bir durum var sanırım diyerek bir ümitle gittim ama ortada böyle bir durum yokmuş.
İlgi Alanları: Formula 1
| 95 Broadway ... 2005 Megane 1.6 HB ... 98 Fiat Marea 1.6 ... 2006 Corolla 1.4 HB D4D ... 2010 Chevrolet Aveo NB 1.4 AT ... 2010 Accent Era 1.4 Select AT ... 2018 Hyundai i20 1.4 Style AT ... 2011 Clio 1.2 Grandtour Extreme... 2012 Fiat Fiorino Combi 1.3 Active... 2005 VW Golf 1.6 Tiptronic... 2016 i20 1.4 Elite Smart AT... 2007 Renault Kangoo Multix 1.5 DCI Authentique... |
Son Giriş: 15 sa. önce
Son Mesaj Zamanı: 3 hafta
Mesaj Sayısı: 5.471
Gerçek Toplam Mesaj Sayısı: 5.917
İkinci El Bölümü Mesajları: 0
Konularının görüntülenme sayısı: 0 (Bu ay: 6.373)
Toplam aldığı artı oy sayısı: 5.619 (Bu hafta: 0)
En çok mesaj yazdığı forum bölümü: Motorlu Araçlar Dünyası






Yeni Kayıt
Özel Mesaj
65 Yanıt
13





