Şimdi Ara

Paranormal Olaylar (7. sayfa)

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
2 Misafir - 2 Masaüstü
5 sn
488
Cevap
0
Favori
35.396
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
Öne Çıkar
0 oy
Giriş
Mesaj
  •  Paranormal Olaylar

     Paranormal Olaylar


    Bu fotoğraftaki görülen silüet aslında orada yok
     Paranormal Olaylar

     Paranormal Olaylar


    Yabancı forumlardan feyk olmayan fotoğraflar bunlar



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi General Stalin -- 16 Mayıs 2006; 1:24:26 >
    _____________________________
    Panzer




  •  Paranormal Olaylar


    Ayrıca bu adamın da ne yaptığını anlayabilmiş değilim



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi General Stalin -- 16 Mayıs 2006; 1:29:46 >
    _____________________________
    Panzer
  • ne hoş resimler böle gecenin bi yarısı açtı...
    _____________________________
  • @General Stalin ben dün verdiklerini izliim bakiim bi, gerçi yine kimse yok evde ama bugün hazırlıklıyım, Hıncal'la, Haşmet i izliyorum
    _____________________________
  • quote:

    Orjinalden alıntı: Da®ksiDe©

    @General Stalin ben dün verdiklerini izliim bakiim bi, gerçi yine kimse yok evde ama bugün hazırlıklıyım, Hıncal'la, Haşmet i izliyorum

    Ben de alıştım hocam artık 5-6 gecedir gerek başakalrıyla gerek forumda aynı muhabbeti yapa yapa,Hıncalla Haşmet olduktan sonra hiç dert etme
    _____________________________
    Panzer




  • babam la eniştem beraber arabayla uzun yola çıkmışlar.bir ara dinlenmek için mola veriyorlar babam bakıyor karşıda duvarın dibinde bir çift parlak göz kendilerine bakıyor. " köpek veya kedidir " diye düşünüyor.farları açıyor birşey yok duvar dibinde.kapatınca ise gözler yine orada.5-6 sefer aynı şekilde tekrarlıyor olay herseferinde gözler ışıkta kaybolup karanlıkta gözüküyor.iyice tırsıyolar.gözler arabaya yaklaşmaya başlayınca hemen motoru çalıştırıp kaçıyorlar
    _____________________________
  • quote:

    Orjinalden alıntı: arghhh

    babam la eniştem beraber arabayla uzun yola çıkmışlar.bir ara dinlenmek için mola veriyorlar babam bakıyor karşıda duvarın dibinde bir çift parlak göz kendilerine bakıyor. " köpek veya kedidir " diye düşünüyor.farları açıyor birşey yok duvar dibinde.kapatınca ise gözler yine orada.5-6 sefer aynı şekilde tekrarlıyor olay herseferinde gözler ışıkta kaybolup karanlıkta gözüküyor.iyice tırsıyolar.gözler arabaya yaklaşmaya başlayınca hemen motoru çalıştırıp kaçıyorlar

    Garip bir olaymış
    />
    _____________________________
    Panzer




  • Olayın seyrini değiştirelim. Arkadaşlar bu olay ilgimi çekti o yüzden koydum. Pek hayaletlerle alakası yok ama yukarıda havada duran adamı görünce Hint fakiri diye arama yaptığımda karşıma çıktı.

    62 yıldır yemek yemedi

    Hint fakiri Prahlad Jani, 8 yaşından beri aç ve susuz yaşıyor. Uzmanların incelemeye aldığı Jani'nin bütün organları normal bir insanınki gibi çalışıyor.

    Pek çok insanın yemek yemeden, vücudundaki protein stoklarını kullanarak haftalarca yaşaması mümkün. Ancak uzmanlara göre ortalama bir insan su içmeden üç ya da dört gün yaşayabilir. Oysa ki Hindistan'da yaşayan Prahlad Jani yaklaşık 62 yıldan beri hiçbir şey yiyip içmiyor. Doktorları şaşırtan Hint fakiri, yaklaşık 10 gündür Hindistan'ın batısındaki Ahmedabad şehrinde gözetim altında. Hastanenin temsilcisi Dr. Dinesh Desai'nin yaptığı açıklamaya göre, bu süre boyunca da hiçbir şey yemedi, tuvalete de çıkmadı ama zihinsel ve fiziksel durumu gayet iyi. Dr. Desai "Kendisine yaptığımız testler vücut mekanizmasının normal bir insanınki gibi olduğunu gösteriyor" diyor.
    70'ini devirmiş olan Jani zamanının çoğunu Gujarat şehrinde Ambaji tapınağında, her şeye boyun eğmiş bir şekilde oturarak geçiriyor. Son 10 gündür ise kendisi için özel hazırlanmış odada yaşıyor. Tuvaleti sımsıkı kapanmış olan bu oda, sürekli video kamerayla gözetleniyor. Jani'nin tek yaptığı şey ise azıcık bir suyla ağzını çalkalamak. "Yemeğe ve suya ihtiyaç duymuyorum" diyen Jani, sekiz yaşındayken ilahi bir güç tarafından kutsandığını ve o zamandan beri böyle yaşadığını söylüyor. Charod köyünde büyümüş olan Jani, görünümüyle de dikkat çekiyor. Kırmızı bir elbisesi, burnunda halka, saçlarında çiçekler var. Bu ilginç görünümlü adamı müritleri ise "mataji" veya "ilahe" diye çağırıyor. Jani bu şekilde nasıl yaşadığının sırrını ise damağında bulunan bir deliğe borçlu olduğunu söylüyor. Bu delik yıllardır yemeden ve
    içmeden yaşamasını sağlamış.

    BİTKİ GİBİ YAŞIYOR
    Jani gibi hiçbir şey yemeyen ve içmeyen insanlar kendilerini "ototrof" olarak adlandırıyorlar. Bu terim kendi yiyeceğini yapabilen organizmalar anlamına geliyor. Rus bir ototrof olan Irina Novozhilova, bu konudaki görüşlerini şöyle açıklıyor: "Uzun yıllar önce böyle yaşamayı keşfetmiş insanlar var. Başta Vernadsky olmak üzere Rus filozoflar, insanların yemek yemeden yaşayabilmeleri üzerine düşünüyorlardı."
    Yeryüzünde yaşayan tüm canlılar ototroflar ve heterotroflar olarak ikiye ayrılıyor. Güneş ışığı ve havadan beslenen yani fotosentez yapan bitkilerin büyük bir kısmı ilk gruba giriyor. İnsanlar ve hayvanlar ise ikinci gruba dahil. Onlar diğer canlıları yiyerek hayatlarını devam ettiriyorlar. Bu nedenle yemeden ve içmeden yaşayan insanlar bitkilere daha yakın.

    BİYOLOJİK YAŞI 20
    Moskova'da da bu şekilde yaşayan bir grup var. Onlar da Konstantin Vasiliev Müzesi'nde bir araya gelerek deneyimlerini paylaşıyorlar. Örneğin bir anne çocuğunu sekiz yaşına kadar emzirirse, ototrof olabileceğini düşünüyorlar. Bu gruptaki yemeyen ve içmeyen kadınların çocuklarına yetecek kadar sütlerinin bulunması da oldukça ilginç. Ototrofların insanlara önerdikleri ise bir anda yemenin ve içmenin kesilmesinin mümkün olmadığı. Rusya'nın en ünlü ototrofu ise Zianaida Baranova. 67 yaşındaki kadın ilk başta et yemeyi bırakmış. Dört buçuk yıldan beri ise yemek yemeden ve su içmeden yaşıyor. Yine de uzmanlar Baranova'nın biyolojik yaşının 20 olduğunu söylüyor. Zaten son derece enerjik ve neşeli bir insan.

     Paranormal Olaylar


    http://www.sabah.com.tr/2005/01/27/cp/iyi102-20050123-102.html
    _____________________________




  • @mesutc37,verdiğin haberin kaynağı da sağlam,gerçekten çok ilginç.Bilimsel olarak mümkün değil bu olaylar..Tamamiyle Paranormal
    _____________________________
    Panzer
  • Cinler insan şekline girebilirler mi?

    Ruhani varlıkların temessül edebileceklerine, yani bir kısım insan veya hayvanlar şekline girip insanlara görünebileceklerine dair gerek Kur’an’da gerekse sünnette işaretler vardır. Mesela; Hz. Cebrail’in Hz. Meryem’e düzgün bir insan şeklinde görünmesi buna işaret etmektedir. Ayrıca Cebrail (a.s), hem asli heyetiyle(1), hem de sahabeden Dıhyetü’l-Kelbi(2) şeklinde Peygamberimize görünmüştür. Bunu da yalnız Peygamberimiz (s.a.v) değil yanında bulunan ashabı da görmüştür. Bu hadis tevatür derecesinde sağlam olarak ve “Cibril” hadisi adıyla rivayet edilmiş ve böyle meşhur olmuştur.

    İslam kaynaklarında Azrail ve Cebrail’in ve Allah’ın takdir ettiği diğer bazı meleklerle cinlerin de farklı şekillerde temessül ederek insanlara görünebileceklerine dair görüşler vardır. Bu görüşlerden bazılarını nakletmek istiyoruz:

    “Hem ruhların temessülüne yani misali bedenlere girmelerine ve insanlara görünmelerine işaret eden Hazret-i Süleyman (a.s)’ın ifritleri celp ve teshirine dair âyetler(3), hem “Derken ona Cebrail’i gönderdik; o da aynen bir beşer suretinde ona görünüverdi”(Meryem, 19:17-18) gibi bazı âyetler, ruhanîlerin temessülüne işaret etmekle beraber ruhların celbine dahi işaret ediyorlar. Fakat işaret olunan iyi ruhları celp etmek ise, medenîlerin yaptığı gibi hezeliyat (yani ciddiyetten uzak bazı saçmalıklar) şeklinde bazı oyuncaklara o pek ciddî ve ciddî bir âlemde olan ruhlara hürmetsizlik edip, kendi yerine ve oyuncaklara celp etmek değil, belki ciddî olarak ve ciddî bir maksat için Muhyiddin-i Arabî gibi zâtlar ki, istediği vakit ervah ile görüşen bir kısım velayet ehli gibi onlara bağlı olup münasebet peyda etmek ve onların yerine gidip âlemlerine bir derece yaklaşmakla ruhaniyetlerinden manevî istifade etmektir ki, âyetler ona işaret eder ve işaret içinde bir teşviki ihsas ediyorlar ve bu nevi sanat ve gizli ilimlerin en ileri hududunu çiziyor ve en güzel suretini gösteriyorlar.”(4)

    Ayetlerden ve müşahhas bazı olaylardan anlaşılmaktadır ki, meleklerin, cinlerin ve diğer ruhanilerin de insan suretine girebilecekleri mümkün görünmektedir. Bu ruhani varlıklar, peygamberler dışında başka kimselere de görünebilmektedirler. Nitekim Cebrail’i normal, düzgün bir insan şeklinde gören Hz. Meryem Peygamber değildi. O görebildiğine göre diğer bazı insanlar neden göremesin? Sorusu akla geliyor. Yine Süleyman (a.s)’ın kavminden ve ümmetinden bir kısım kimselerin cinlerden bir ifriti gördükleri ve onların kendi şekilleriyle Hz. Süleyman’ın emrinde bir inşaat işçisi gibi çalıştıkları, denizlerin dibinden define çıkardıkları ve sair işler yaptıkları bilinmektedir. Yine Peygamberimizin ashabından da başta İbn Mes’ud, Ebu Hureyre ve Ebu Eyyub el-Ensari (r.a), gibi bazı sahabeler cinleri değişik şekillerde gördüğünü söylemiş ve Peygamberimiz (s.a.v) bunlardan bazılarını şeytan, bazılarını da cin olarak nitelendirmiştir. Cinlerin kafir olanlarına şeytan denildiğine göre, demek ki temessül eden yine cinlerden biri idi. Nitekim İslam alimlerinden bir kısmı bu konudaki bazı hadisleri esas alarak, melekler gibi, şeytan ve cinlerin de yaratılmış oldukları asıl şekilleriyle görünmenin yanı sıra başka suret ve şekillerde de görünebileceklerini söylemişlerdir. Buna delil olarak da Hz. Peygamberin namazda kendisine saldıran şeytanı mağlup etmesi, boğması ve Mescid-i Nebevinin direklerinden birine bağlamak istemesi ile, Sebe Melikesi Belkıs’ın tahtını Hz. Süleyman’a getirebileceğinden bahseden ayeti(Neml, 27:39) göstermektedirler(5).

    İslam alimlerinden diğer bazıları ise, melek, cin ve şeytanların kendi irade ve istekleriyle yaratılışlarını değiştirmeye, asli şekillerinden başka suretlere girmeye güçlerinin bulunmadığına ve bunun mahzurlarına inanıp dikkat çekmişlerdir. Mesela, er-Razi; cinlerin başka şekillere veya insanların suretlerine girebildiklerinin kabul edilmesi halinde, dünya da insanlara güvenin kalmayacağını, bir kişinin arkadaşının, dostunun, anasının, babasının, karısının ve çocuğunun cin değil de kendileri olduğunun bilinemeyeceğini kaydetmektedir.(6) Yine er-Razi, onların peygamberlerin suretlerine giremeyeceklerini, aksi halde Din ve Şeriattan hiçbir şeye güven kalmayacağını, alim ve zahitlerin suretine de giremeyeceklerini, aksi halde onları öldürmenin, memleketlerini harap etmenin, eserlerini parçalamanın insanlara vacip olması gerektiğini söylemektedir.(7) Ebu Ya’la el-Ferra ise, Allah’ın irade ve kudretiyle yapması müstesna, cin, şeytan ve meleklerin asli şekillerini değiştiremeyeceklerini, onların kendiliklerinden başka kılık ve şekillere girmelerinin mümkün olmadığını söylemiştir.

    Cinler, melekler ve seytanlar gibi akil ve duyu organlarimizla kavrayamadigimiz, görünmeyen-bilinmeyen varliklardandir. Cinler hakkinda, tüm yaratilanlarin yaraticisi Yüce Rabbimizin insanliga ulastirdigi mesajlarin bir arada oldugu Kur'an-i Kerim de bilmemiz gereken ölçüde bilgi verilmistir.
    Cinnin yaratilisi su sekilde ifade olunmaktadir:
    "Cinleri öz atesten yaratti. "(Rahman Suresi) " Cinleri de daha önce zehirli atesten yaratmistik."(Hicr 27)



    "De ki: Cinlerden bir toplulugun dinleyip de söyle söyledikleri bana vahyolunmustur: Gerçekten biz, hârikulâde güzel bir Kur'an dinledik. Dogru yola iletiyor, ona iman ettik. Kimseyi Rabbimize asla ortak kosmayacagiz. Hakikat su ki, Rabbimizin sâni çok yücedir. O, ne es ne de çocuk edinmistir. Dogrusu bizim beyinsiz olanimiz, Allah hakkinda pekasiri yalanlar uyduruyormus. Halbuki biz, gerek insanlar gerekse cinler Allah hakkinda asla yalan söylemezler, sanmistik. Su da gerçek ki, insanlardan bazi kimseler, cinlerden bazi kimselere siginirlardi da, onlarin taskinliklarini arttirirlardi. Onlar da sizin sandiginiz gibi, Allah'in hiç kimseyi tekrar diriltmeyecegini sanmislardi. Dogrusu biz, gögü yokladik, fakat onu sert bekçilerle, alev huzmeleriyledoldurulmus bulduk. Halbuki, biz onun bazi kisimlarinda dinlemek için oturacak yerler (bulup) oturuyorduk; fakat simdi kim dinlemek isterse, kendisini gözetleyen bir alev huzmesi buluyor. Bilmiyoruz, yeryüzündekilere kötülük mü murat edildi, yoksa Rableri onlara bir hayir mi diledi? Gerçekten biz, -kimimiz sâlih kisiler, kimimiz ise bunlardan asagida olmak üzere- türlü türlü yollar tutmustuk. Su gerçegi süphesiz anladik ki, biz yeryüzünde bulunsak da Allah'i âciz
    birakamayacagiz, baska yere kaçmakla da elinden kurtulamayacagiz. Dogrusu biz, o hidayeti isitince ona iman ettik. Kim Rabbine iman ederse, artik ne bir eksiklige ugratilmasindan ne de haksizlik edilmesinden korkar. Içimizde, teslimiyet gösterenler de var, hak yoldan sapanlar da var. Teslimiyet gösteren kimseler, dogru yolu arayanlardir. Hak yoldan sapanlara gelince, onlar cehenneme odun olmuslardir." (Cinn Suresi 1-15)


    "Aldatmak için birbirlerine cazip sözler fisildayan cin ve insan seytanlarini her peygambere düsman yaptik. Bu seytanlar ahrete inanmayanlarin kalblerinin o sözlere yönelmesi, ondan hosnut olmasi ve kendilerinin isledikleri suçlari islemeleri için böyle yaparlar. Rabbin dileseydi bunu yapamazlardi, sen onlari iftiralari ile basbasa birak."
    (En'am Suresi 112-113)


    " Allah hepsini toplayacagi gün, "Ey cin toplulugu! Insanlarin çogunu yoldan çikardinz" der, insanlardan onlara uymus olanlar, "Rabbimiz! Bir kismimiz bir kismimizdan faydalandik ve bize tayin ettigin surenin sonuna ulastik" derler. "Cehennem, Allah'in dilemesine bagli olarak, temelli kalacaginiz duraginiz" der. Dogrusu Rabbin hakimdir, bilendir. Zalimlerin bir kismini, kazandiklarindan ötürü diger bir kismina böylece musallat ederiz. "Ey cin ve insan toplulugu! Size ayetlerimi anlatan, bugünle karsilasmamizdan siziuyaran peygamberler gelmedi mi?" "Kendi hakkimizda sahidiz" derler. Dunya hayati onlari aldatti da inkârci olduklarina, kendi aleyhlerinde sahidlik ettiler." (En'am Suresi 128-130)

    "Cinleri öz atesten yaratti. O halde, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?"(Rahman Suresi 15-16)

    "Ey cin ve insan topluluklari! Göklerin ve yerin çerçevesinden çikip gitmeye gücünüz yetiyorsa geçin. Ancak büyük bir güçle çikip gidebilirsiniz." (Rahman Suresi 33)

    " Sabah gidisi bir aylik mesafe, aksam dönüsü yine bir aylik mesafe olan rüzgâri da Süleyman'a (onun emrine) verdik ve onun için erimis bakiri kaynagindan sel gibi akittik. Rabbinin izniyle cinlerden bir kismi, onun önünde çalisirdi. Onlardan kim emrimizden sapsa, ona alevli azabi tattirirdik. Onlar Süleyman'a kalelerden, heykellerden, havuzlar kadar (genis) legenlerden, sabit kazanlardan ne dilerse yaparlardi. Ey Davud ailesi! Sükredin. Kullarimdan sükreden azdir! Süleyman'in ölümüne hükmettigimiz zaman, onun öldügünü, ancak degnegini yiyen bir agaç kurdu gösterdi. (Sonunda yere) yikilinca anlasildi ki cinler gaybi bilselerdi, o küçük düsürücü azap içinde kalmazlardi. " (Sebe Suresi 12-14)"

    Bu bilgiler dogrudan ve isaret yoluyla verilmekte. Hadislerin isiginda açiklanma gerekirse insan benzeri varliklardir. Yeryüzünde yasadiklari gibi göge de yükselebilirler. Bizim anladigimiz manada atessel degil isinsal yaratiklar olmasi muhtemeldir. Isigin enerjiye dönüstürülmesinde saglanacak ilerlemelerle birlikte onlarla ilgili bir sir perdesininde kalkmasi beklenilmektedir.

    Cinlerinde erkegi ve disileri oldugu gibi onlarda ürerler ve ölürler. Akil ve irade sahibidirler. Onlar da insanlar gibi emir ve yasaklara uymak Allah'a ibadet etmek için yaratilmislardir. Insanlarin peygamberleri onlarinda peygamberleridir. Cennetle de nimetlendirilecekleri oldugu gibi Cehennemle de azablandirlacak olanlari vardir.

    Yeryüzündeki çalismalari devam etmekle beraber, peygamberimizden sonragökyüzüne çikip bilgi edinme girisimleri, koruyucu melekler ve delici alevlerle engellenmistir.

    Farkli kültürel seviyelerdedir. Hz.Süleyman devrinde ileri derecede bilimsel ve sanatsal etkinlikleri görülmüstür. Ordu da yer aldiklari gibi, mühendislik, ustalik ve dalgiçlik görevi yapmislar, heykeller, büyük havuzlar ve sabit kazanlar insa etmislerdir. Günümüzde laboratuvar düzeyinde çalismalari yapilmakta olan, esyanin isinlamasina sahip bilgiyi onlar bundan üçbin yil önce elde etmislerdi. Geçen bu kadar süre içinde teknolojilerinde ilerleme kaydetmedikleri düsünülemez elbette. Çagimizda görüldügü söylenen ufolar, uçan daireler, merihliler'i n onlar olmadigi ne malum. Yeryüzü medeniyetine katkida bulunduklarini veya bulunacaklarini, Hz.Süleyman örnegi önümüzde iken söylememek mümkün mü?

    Isinsal vücut yapilarindan kaynaklanan hizlari, engelleri asma özellikleri yönündeki üstünlüklerinin yanisira, mantik ve muhakeme yönünden insanlardan hayli geridirler. Ancak insanlarin anarsi çikarma, kan dökme gibi bazi olumsuz özellikleri daha belirgindir.
    " Hatirla ki Rabbin meleklere: Ben yeryüzünde bir halife yaratacagim, dedi. Onlar: Bizler hamdinle seni tesbih ve seni takdis edip dururken, yeryüzünde fesat çikaracak, orada kan dökecek insani mi halife kiliyorsun? dediler. Allah da onlara: Sizin bilemiyeceginizi herhalde ben bilirim, dedi." (Bakara 30)

    Cinler, ne gelecegi bilerler ne de kendileri disinda olan olaylari bilebilirler. Gayb bilgisi Allah'a mahsustur.
    "De ki: Göklerde ve yerde, Allah'tan baska kimse gaybi bilmez. Ve onlar ne zaman diriltileceklerini de bilmezler" (Neml Suresi 65). Medyum, cinci ve falcilarin araciligiyla onlardan edinilecek gelecek ve geçmise ait bilgilerle hayati yönlendirmeye kalkismak onlara ibadettir, ilkelliktir, çag disiliktir. Allah Resulü'nün ifadesiyle Kur'an-a inançsizliktir, inkara yuvarlanmaktir. Öyle veya onlardan alinacak bilgiler Islam hukukuna göre geçersizdir. Dogrularin içine ekledikleri yanlislara güvenilebilinir mi? Hangisi dogru hangisi yanlis bilinebilinir mi? Bir kere bir ikileme düsüldükten sonra çikilabilinir mi?

    Cinlerin insanlari görmelerine bir mani yoksa da vücut yapilarimizin farkliligi sebebiyle insanlarin onlarla isitilebilir ve görülebilir fiziksel bir beraberlige girmelerinde engeller bulunmaktadir. Bunun yani sira peygamberler ve seçilmislerin kendilkeri ile görüstükleri gerçektir. Dogruluklarina artik neredeyse kusku duyulmayacak sekilde çoklukla yasanan, belki de siz su satirlari okuyanlarinda yasadigi ve yasanmaya devam eden olaylar, bir cin maskaraligi olan ruh çagirma oturumlar ve benzeri müsahedelere dayanan çesitli TV kanallarinin gizemli adlar altinda yayinladiklari istisnai olaylar insanlarla cinler arasinda iliski kurulabilecegine bir kanit olarak niye kabul edilmesin ki?

    Bu arada unutulmasin ki, onlarin hep görülmez olmadigini düsüncesine saplanmayalim. Bazi seytanlasmis insanlarin varligi malumlarinizdir. Bu tip insanlardan Allah'a siginilmasi Kur'an da açiklanmaktadir.
    "O sinsi vesvesenin serrinden, O ki insanlarin gögüslerine (kötü düsünceler) fisildar. Gerek cinlerden,gerek insanlardan(olan bütün vesvesecilerin serrinden Allah'a siginirim!" (Nas 4-6)
    Bilmedigimiz yöntemlerle zarar verme kapasitesine sahip seytanlasmis cinler vesvese verebilir, kalplerimize ser tohumlari ekebilirler. Dinimizde haram olan büyü türü isleri oyunlarina alet edebilirler. Ancak su unutulmamalidir ki mahiyeti bilinmeyen fisildamalar disinda hayatimiza müdahale yetkileri yoktur. Inançlarini yasayan, Allah'i zikreden ve kendilerinden Allah'a siginan müminler üzerinde cinlerin hiç mi hiç etkileri yoktur.

    "Kur'an okudugun zaman o kovulmus seytandan Allah'a sigin! Gerçek su ki: Iman edip de yalniz Rablerine tevekkül edenler üzerinde onun (seytanin) bir hakimiyeti yoktur. Onun hakimiyeti, ancak onu dost edinenlere ve onu Allah'a ortak kosanlaradir. Kur'an okudugun zaman o kovulmus seytandan Allah'a sigin! " (Nahl 98-100)
    Bilinmelidir ki cinlerin muminleri, insanlarin müminleri gibi bizim kardeslerimiz, dünya ve ahiret dostlarimizdir.

    Bizler gibi mükellef varliklar olan cinler kendileri gibi görünmeyen olan, müsterek düsmanlarimiz olan seytanlar tarafindan saptirilmaya çalisilmaktadir. Görrünmez olmalarindan dolayi onlari birbiriyle karistirmamak lazimdir. Seytanlar cinlerden farkli olup serlere odaklanmis varliklardir.

    Varliklari peygamberimiz tarafindan açiklanan cinler aleminin hayvanlari, mükellef varliklar olan cinlerle karistirilarak cinlerin yilan ve köpek gibi suretlere girdikleri yanilgisina düsülebilimnmektedir. Allah'a muhatap olma yüceligine erdirilmis, Kur'an insani olmaya aday varliklar olan sorumlu cinlerin hayvan suretlerine sokulup korku salinmasi maalesef hadislere kadar sokulabilmistir.

    Bir diger yaniltici husus da bazi hadisler de hastalik etkeni olarak gösterilen ve görünmez olma nitelikleri sebebiyle kendilerine görünmez varliklar anlamina cin denilen mikroplar türünde varliklarin, mükellef varliklar olan cinleranlamina algilatabilmesidir. Bu bir hatadir, bu hataya düsmemelidir.

    Cinlerin Peygamber Efendimize Imâni

    Insanlarin ve cinlerin tamamina peygamber olarak gönderilen peygamberimiz halkini imana davet etmek için gittigi Taifden üzgün dönmekteydi. Sabah olmak üzereydi. Namaza durmustu.

    O gün, cinleri hayrete düsüren bir olay olmustu. Cinler o ana kadar, semâlara dogru yükselip meleklerin konusmalarina kulak hirsizligi yaparak dinlerlerdi. Fakat o gün bu maksatla göklere dogru yükselmek istediklerinde üzerlerine atesvari gök taslari atilmisti. Semada meydana gelen bu olayin, yeryüzündeki önemli bir meseleden kaynaklanabilecegini düsünerek her tarafa yayilmis, arastirmaya baslamislardi.

    Nasibin cinlerinden ileri gelen bir heyet, peygamberimizin bulundugu yere gelmisler, okudugu Kur'an-i Kerim'i dinlemisler, semada ceryan hadisenin sebebini anlamislar ve sonra kavimlerinin yanina dönmüslerdi. Bu durum Âyet-i Kerimelerde su sekilde açiklanmaktadir:

    "Hani cinlerden bir gurubu, Kur'an'i dinlemeleri için sana yöneltmistik. Kur'an'i dinlemeye hazir olunca (birbirlerine) "Susun" demisler, Kur'an'in okunmasi bitince uyaricilar olarak kavimlerine dönmüslerdi. Ey kavmimiz! dediler, dogrusu biz Musa'dan sonra indirilen, kendinden öncekini dogrulayan, hakka ve dogru yola ileten bir kitap dinledik. Ey kavmimiz! Allah'in davetçisine uyun. Ona iman edin ki Allah da sizin günahlarinizi kismen bagislasin ve sizi aci bir azaptan korusun."(Ahkam Suresi 29-31)

    Bu vak'a, cinlerin Peygamber Efendimizle ilk karsilasmasiydi. Bundan sonra yine bir gün Peygamber Efendimiz ashabina söyle hitap etti.:
    "Ben gece vakti gidip cinlere Kur'an okumakla emrolundum. Pesmden kim gelecek?" Resûl-i Ekrem bu sözü ikinci ve üçüncü defa tekrarlamissa da ashab gene önlerine bakmislardi. Son tekrarinda Ibn-i Mesud "Ben gelirim" dedi ve birlikte Mekke'nin üst tarafinda Si'b-i Hacûn'a kadar yürürler. Oraya vardiklarinda Resulullah bir çizgi çizer ve;
    "Ben sana dönüp gelesiye kadar buradan disari çikma!" diye tembih eder ve ayrilir. Ibn-i Mesud siddetli bir gürültü isitir. Cinler Resûl-i Ekrem'in üzerinde keklikler gibi uçusmakta, ayaklari ile taslari yuvarlamaktaydilar. Bazilari da def çalmaktaydi. Nihayet peygamberimiz kusattilar, ve onu göremez olur. Ayaga kalkar. Resullullah eliyle oturmasini isaret eder. Kur'an okumaya basladiginda, cinler yere yapisir halde dururlar ve görünmez olurlar.
    Nihayet peygamberimiz ona gelir, buyurur ki.
    "Bana gelmek istemistin degil mi? Eger gelseydin sana iyilik getirmezdi. Onlar cindi. Kur'an dinlemek üzere gelmislerdi, sonra kavimlerini inzar etmek üzere döndüler. Benden azik istediler. Ben de kendilerine kemik ve deve pisligini azik olarak tahsis ettim. Kimse kemikle ve bir de deve pisligi ile taharet almasin" buyurdu.

    Cincilik
    Ayet ve hadisslerin cinlerin varligindan bahsedip daha fgazla açiklama yapmamasinin meydana getirdigi bilgi boslugu ve merak, Islam toplumlarinda hemen her dönemde çesitli kimselerin bu alanda özel bilgi sahibi oldugu iddiasiyla ortaya çikmasina da adeta uygun bir ortam hazirlamistir. Bazi Islam bilginlerinin cinlerin insan üzerindeki olumlu veya olumsuz birçok etkiye sahip oldugu seklindeki görüsleri, cinlerin sihir ve büyü araci olarak kullanilmasina veya böyle bir iddiaya kaynaklik etmis, neticede diger faktörlerinde sonucu, gerek müslüman toplumlarda gerekse diger Bati ve dogu toplumlarinda cincilik bir sektör haline gelmistir.

    Ancak cinlerle ilgili olarak ayet ve hadislerde bildirilenlerin disindaki yorumlarin eski Iran, Türk ve Hint kültüründen intikal ettigi anlasilmistir. Islam alimlerinin çogunlugu, cinlerin tesirinden kurtulmak için Kur'an okumanin yeterli olacagini belirtmisler ve baska bir yola basvurulmasini dogru bulmamislardir.

    Su halde müslüman bir kimsenin cinlerden korkmamasi ve Allah'in izni olmadan, bir varligin diger bir varliga zarar veremeyecegine gönülden inanmasi gerekir. Diger varliklardan gelecek zararlara karsi Allah'a siginmak gerektigi gibi cinlerden gelebilecek zararlar husuusunda da ayni tutuma sadik kalmalidir. Nitekim Peygamberimiz'in de cinlerin insani etkilemesine karsi Ayetü'l-kürsi'yi ve Muavvizeteyn'i (Felak ve Nas sureleri) okuyarak bu yönde davranis gösterdigi rivayet olunmustur.


    Ilk çaglardan beri cinlerle ilgilenme, onlardan bilgi toplama pesinde kosanlar ve bu ugurda ömür tüketenler, bütün insanligin degil, tek bir insanin hidayetine yetecek kadar bir bilgi birikimi bile elde edememislerdir. müslümanlarin bu bilgilerle yetinmesi, insanoglunun bilinmeyene ve gizemliye olan tabii merakini istismar ederek bumdan çikar saglayan, yaptiklari ise de dini bir görünüm ve mahiyet atfeden kimselere itibar etmemesi gerekir. Cinciler etrafinda daha çok bilgisi eksik, çaresizlik ve imkansizlik içinde olan kimselerin kümelestigi dikkat çekicidir. Dikkatli olalim, aldanmayalim.
    _____________________________
    Ankara




  • @tharun Bu güzel yazıdaki en Doğru bilgileri paylaştığın için emeğine,eline sağlık
    _____________________________
    Panzer
  • quote:

    Orjinalden alıntı: General Stalin

    Uzun süredir,paranormal olaylar hakkında bilgi ve belge toplamaktayım,bugün elime geçen iki yeni videoyu sizinle paylaşmak istedim.
    İkisi de Cinler Alemiyle ilgili,ilkinde bir ruh çağırma olayı esnasında(halk deyimiyle ruh çağırma desek daha doğru olur sanırım) yaşanan bir olayın videosu dosya real media formatında

    İkincisi ise ilk izlediğim anda beni oldukça korkutan bir video.Ghostplace gibi,dünya üzerindeki ruhani varlıkları araştıran toplulukalara üye birisi bir gece saat 1.5 civarı mezarlığa kamerasıyla gidiyor.Son olarak da bağırarak kaçıyor.

    edit :
    Üçüncü video ise arabasıyla ormanlık alanda yol alan birinin Yoldan geçen - artık ne desem doğru olur - varlığı görüntülemesi

    Kafamda çok soru işareti mevcut
    Cinlerin insan hayaına müdahalesi ne boyutta olabilir.
    Ruhlar insanlara görünebilir mi

    İlk Video

    http://www.hemenpaylas.com/download/712098/Paranormal_-_Man_Thrown_By_Ghost.rm.html


    İkinci Video

    http://www.hemenpaylas.com/download/711951/FANTASMAS.PSICOFONIAS.PARANORMAL_-_video_en_cementerio__ni__a_fantasma.wmv.html


    edit : Üçüncü Video

    http://www.hemenpaylas.com/download/712174/Yoldan_Gecen_Hayalet.mpeg.html




    Sonunda izledim videoları,

    İlk video pek inandırıcı gelmedi bana, keza 3. videaoda öyle, ancak 2. videoda eleman ın kamerayla görüntü aldığı mezarın başında bişi var, ilk izlediğimde baykuş sandım bende, ama ikinci izleyişimde gördüğüm nesnenin baykuş diilde bi insan kafası olduğunu anladım, oturur pozisyonda biri yada bişi var orda ama adam hemen kaçmaya başlamış, gerçi kim olsa öyle yapardı. Çok ürpertici bi video
    _____________________________




  • quote:

    Orjinalden alıntı: swedeniz

    lütfen bu tür şeyler hakkında konuşmayalım bu konu komik değil şakası bile olmaz zaten bu konuyu konuşmak dinen de yasak



    kardeşim afedersin ama dinen yasak demişsin neye dayanarak diyorsun bunu??

    katiyen ve katraten yasak değil sen bunları anlatmadan insanlara nasıl tebliğ yapacaksın???
    _____________________________
    Ankara




  • bence mezar taşı üzerine konmuş bir baykuş. neyse başka forumdan bulduğum bir yazı


    " yaa arkadaslar size dün gece basımdan gecen olayı anlatmak istiyorum.. bu konu hakkında bilgi sahibi olanınız warsa bi beni aydınlatsın please...

    bizim sülalede bu cin olayları eksik olmaz.. bunun nedenini anneannem bana su sekilde anlattı:
    yıllar yıllar önce bizden bikaç nesil önce bizim atalarımızdan bi kadının dogan her cocugu dogduktan bikac dkk sonra ölüyomus.. babası durumu anlamıs ve kızı dogururken dogum yatagının basucuna bi at baglamıs.. neyse cocuk dogmus babası bakmıs at huysuzlanıyo.. hemen elindeki yorgan ignesini besige dogru savurmus ve birdan ortaya14-15 yaslaında bi kız cocugu gövdesi cıkmıs..yorgan igneside ensesindeymiş.. yorgan ignesi orda oldugu sürece kız onlara zarar veremiyomus ve ne derlerse onu yapıyomus igneyi cıkartmaları için.. ignesi sadece sokan kişi cıkarabilirmiş çünki..kız tam 7 sene onlarla yasamıs bu sek,lde ve en sonunda o dogan cocuk 7 yasına geldiginde kıza cok acımıs ve dedesine igneyi cıkartması için yalvarmıs dedeside igneyi cıkarmıs ve bunun üzerine kız gitmeden önce bizim sülaleye bi beddua okumus..7 nesil boyunca kızlarınız mutsuz, gelinleriniz mutlu olsun.bizler asla basınızdan eksik olmayalım vb. tam duayı ananem biliyo.. bundan dolayı bizim sülalede bu tip olaylar yasanır. ananemin dediğine göre ben tam 7. nesil oluyomusum..benim basıma hiç gelmemişti ama dün gece yasadıgım olay beni cok korkuttu..

    simdi beni dün 2 kez özel numara aramıstı.. benimde adetimdir arayıpda cevap vermeyen adam 3. kez ararsa küfür ederek baslarım konusmaya..neyse ben gece yattıktan sonra uykumun derinliklerindeyken bi baktım telim calıyo hemen elime aldım ve sinirli bi şekilde ''bana bak!! sen kimsin '' dedim.. ve birden omzumu birinin tuttugunu hissettim ve bi kız sesi (sinirli bi ses) benmi kimim dedi.. ben korkudan tas kesildim, o tarafta ne oldugunu merak ediyorum ama korkudan bakmaya cesaret edemiyorum.. içimden ''bismillah bismillah..'' diyorum sürekli, sonra ''eshedü enla..'' diye okumaya baslar baslamaz omzumu acıtıcak sekilde sıkmaya basladıgını hissettim, sonra titremeye basladım cok siddetli bi sekilde ve cıglık atmaya calıstım ama sesim cıkmıyodu.. telefonun elimden yatagın içine düştügünü hissettim.. en sonunda bütün enerjimi toplayım coook ufak bi ''aa'' sesi cıkarabilmeyi basardım e bu ses cıktıgı anda herseyin bittigini ve omzumdaki elin gittigini hissettim.. hemen basımı o tarafa cevirdim ve telefonumun sehpanın üztünde durdugunu gördüm.. bu olay toplam olarak 15-20 saniye sürdü ama bana saatlerden daha uzun geldi..annemi korkutmak istemiyorum o yüzden geyiqcilere soruyorum sizce bu karabasanmıydı, gercekmiydi yoksa sadece bi rüyamıydı.. cünkü bence kesinlikle rüyaya benzemiyodu.. daha önce asla gercekle rüyayı karıstırmadım ben... "
    _____________________________




  • Ben bi tek cin bilirim oda gordon cin, ha bide eti cin
    _____________________________
  • quote:

    Orjinalden alıntı: _kemalist_

    stalin ilki hariç hepsini izledim. Ruh gezemez kardeşim . Ruhların bulundukalrı yer belli. Korku flimlerindeki gibi eli kolu serbest dolaşıyormu sandın . Allahın dediğine karşı gelebileceklerini sanma . 3. resim ortamı itibarı ile korkutucu. bu videolar 3-4 senedir nette geziyor. ben yayınlamıştım ve banlandım. bence editle aynısıda sana olmasın ...



    kardeşim ufak bir dipnot ekleyim unuttunuz galiba sahih ameller işleyerek ölen kişiler ve şehitlerin ruhları ALLAH(CC) izni dahilinde dolaşabilir ve insanlara görünebilirler..

    (bakara süresi154. ayet-i kerime)

    Ve sakın Allah yolunda öldürülenlere "ölüler" demeyin; hayır onlar diridirler. Fakat siz bunun şuurunda değilsiniz.
    _____________________________
    Ankara
  • @Da®ksiDe© 2.videoda ben de baya bir ürperdim ve bence de o bir baykuşa benzemiyor kardeşim;

    @tharun;Verdiğin emek,yazdığın yazılar için bir daha teşekkür ederim,bu konuyu konuşmanın dinen yasak olduğunu söyleyen arkadaş bunun ispatını da sunsun

    @arghhh; kardeş;gerek çevremizdeki yakınlarımızda gerekse senin alıntı yapıp verdiğin gibi bu türolayları o kadar çok yaşıyan insanlar var ki..



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi General Stalin -- 16 Mayıs 2006; 3:25:11 >
    _____________________________
    Panzer
  • quote:

    Orjinalden alıntı: General Stalin

    @Da®ksiDe© 2.videoda ben de baya bir ürperdim ve bence de o bir baykuşa benzemiyor kardeşim;

    @tharun;Verdiğin emek,yazdığın yazılar için bir daha teşekkür ederim,bu konuyu konuşmanın dinen yasak olduğunu söyleyen arkadaş bunun ispatını da sunsun

    @arghhh; kardeş;gerek çevremizdeki yakınlarımızda gerekse senin alıntı yapıp verdiğin gibi bu türolayları o kadar çok yaşıyan insanlar var ki..




    önemli değil kardeşim aslında bizleri değerlerimizden böyle yasak günah vb gibi kavramlar kurarak uzaklaştırdılar aslında herşey o kadar basit ve anlaşılabilirki..neyse konuşmayım daha fazla tartışma çıkar falan bu güzel konu kapanmasın.. kolay gelsin
    _____________________________
    Ankara




  • quote:

    Orjinalden alıntı: tharun


    quote:

    Orjinalden alıntı: _kemalist_

    stalin ilki hariç hepsini izledim. Ruh gezemez kardeşim . Ruhların bulundukalrı yer belli. Korku flimlerindeki gibi eli kolu serbest dolaşıyormu sandın . Allahın dediğine karşı gelebileceklerini sanma . 3. resim ortamı itibarı ile korkutucu. bu videolar 3-4 senedir nette geziyor. ben yayınlamıştım ve banlandım. bence editle aynısıda sana olmasın ...



    kardeşim ufak bir dipnot ekleyim unuttunuz galiba sahih ameller işleyerek ölen kişiler ve şehitlerin ruhları ALLAH(CC) izni dahilinde dolaşabilir ve insanlara görünebilirler..

    (bakara süresi154. ayet-i kerime)

    Ve sakın Allah yolunda öldürülenlere "ölüler" demeyin; hayır onlar diridirler. Fakat siz bunun şuurunda değilsiniz.




    1974' teki Kıbrıs çıkarmasına katılan bir asker anlatıyor:

    '' Çok şiddetli bir taarruz vardı. Mermiler kulağımızımın dibinden geçiyordu. Siperde daha önce hiç görmediğim bir asker yanıma yaklaştı. Belli ki bizim birlikten değildi. Bir zarf çıkardı ve:

    '' Memlekete dönünce bu zarfı, üzerindeki adrese bırakır mısın? ''
    -''İkimiz de döneriz inşallah'' dedim.

    Israrla kendisinin dönemeyeceğini, benim ise memleketime ve aileme kavuşacağımı söylüyordu. Biraz isteksiz de olsa zarfı aldım. Ancak o çatışma sırasında birbirimizi kaybettik. Taarruz bitip memleketime döndüğümden bir iki yıl sonra eski eşyaları karıştırırken o zarfı buldum. Unuttuğum görevi, geç de olsa yerine getirmek için İstanbul' a gittim. Üzerindeki adres, Akasaray' da eski bir eve götürdü beni. Kapıyı yaşlı bir amca açtı.

    '' Merhaba amca. Ben Kıbrıs' ta savaşan oğlunuzdan bir mektup getirdim. Belki kendiside gelmiştir. ''
    '' Bizim Kıbrıs' ta savaşan oğlumuz yoktu ''

    Beni içeri davet ettiler. Eşi, bir fotoğraf albümü ile geldi. Fotğrafları gösterip:

    - ''Sana zarfı bu genç mi verdi? ''
    - ''Evet. Çok iyi hatırlıyorum. Buydu. '' ve işte o an beni şok eden ve hala aklımı başından alan şu cevabı verdi:
    - '' Bu çocuk benim oğlumdu. Fakat onu 15 sene önce Kore harbinde şehit verdik!!... ''
    _____________________________
    Panzer




  • tam bilmiyorum olayı ama şöyle bişey hatırlıyorum
    hz.ömer bir müslümanın mezarı başında hazreti muhammed ( S.A.V ) i konuşurken görür . hazreti muhammed ( S.A.V ) mezardaki müslümana sorgu meleğinin sorularına cavap verebilmesi için birşeyler söylemektedir. ömer " ya muhammed kiminle konuşuyorsun ? o ölü " der.hazreti muhammed ( S.A.V ) ise " esas ölü olan sensin şu an o senden daha canlı " der
    _____________________________
  • 
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.