Şimdi Ara

One Battle After Another | Paul Thomas Anderson | DiCaprio - Benicio Del Toro (26 Eylül 2025) (4. sayfa)

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
3 Misafir (1 Mobil) - 2 Masaüstü1 Mobil
5 sn
68
Cevap
0
Favori
2.365
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
Öne Çıkar
0 oy
Sayfa: önceki 1234
Sayfaya Git
Git
Giriş
Mesaj
  • Ed Wood kullanıcısına yanıt

    Videoyu çeken şahıs (Taha Ulukaya) bu dizi, film setlerinde çalışmış yıllarca buraya göre içerik tüketip içerik üreten, gözlem yapan biri. Belki çoook yetkin kişilerden olmayabilir ama cahil demek de abartıdır. Daha önce bu kanaldan bağımsız Filmograf kanalının bu film konusundaki incelemesini attığımda o kanalı da bu filmi yerdiği için beğenmemiştiniz. Aynı şeyi başka bir kanal yapımı farklı yönlerden ama mizah katarak eleştirdiği için ama olumsuz sonuçlar çıkardığı için yine aynı tepkiyi veriyorsunuz. Size göre filmi beğenmeyenler=filmi anlamamış cahiller, filmi beğenenler ise=filmi köküne kadar anlamış kültür sahibi insanlar mı yani? Bu nasıl bir bakış açısı. Peki bu filmi köküne kadar anlayabilmek ve sonunda garanti bir şekilde filmi beğenebilmek için hangi sinema analiz-inceleme kanalını takip etmeli?


    Film ciddiye alınacak bir yapım değil o belli ama bu bir politik mizah filmiyse de hayatımda izlediğim en kötü mizahi yapımlardan birine şahit oluyorum demektir. Filme o gözle bakıyorum, izlediğim sahneleri olayları tek tek gözümün önüne getirmeye çalışıyorum yine kötü gene kötü, yani bundan çok daha iyi politik mizah içeren skeçler, parodiler, stand-up'lar ve yapımlar gördük, bu mu yani politik mizah kalitesi. Film nereden tutarsak tutalım elimde kalıyor. Kuru bir eleştiri, kuru bir gönderme yapıp bir şeylerin içine saklayınca bu kıymetli olmuyor ki?


    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________




  • Kartal Göz kullanıcısına yanıt

    Bir filmi beğenmemek, beğenmek kadar kişisel. Ama büyük büyük cümleler kullanılıyorsa mutlaka altı doldurulmalı. Ben her konuda bunu savunuyorum. Aksi halde çok çıkmaz bir yere giriliyor. Beğenmedim, çok kötüydü demek ayrı; zaman kaybı, çöp, balon demek ayrı. Bunları diyorsanız neden böyle olduğunu da dayanaklarla savunmak lazım. Arkadaşın kanalı belli ki mizah kanalı ama o kadar saçma bir şekilde eleştiriyor ki katlanılamaz hale getiriyor. Çünkü neyin esprisini yaptığını, neyi eleştirdiğini, hangi konuları avam bulduğunu bilmiyor. Cahillik burada başlıyor zaten. Filmin başından beri sevişmeye çalışıyorlarmış da, DiCaprio'yu oynayan karakter kafayı buluyormuş da, bombalar patlarken ABD ayakta uyuyormuş... Yahu bu adam Tarantino filmi izlese anakronizm kullandığını atlayıp ''ulan o dönemde o yoktu ki'' diye espri patlatacak demek ki. Mizah, cahillikle birleştiğinde avam kokar. Taha adlı arkadaş da avam kokuyor.


    Ayrıca sanatı ya da sinemayı köküne kadar anlamak elzem değil ya da kanal takip etmeniz de gerekmiyor. Dediğim gibi sosyal medya kendisine içerik üreticisi diyen fakat bir halttan haberi olmayan adamlarla dolu. Bobin Kafa gibilerini yakalarsanız takip edin mesela. Çünkü kimin bir şeyi bildiği ve bilmediği cümlelerden direkt anlaşılır. Benim kimsenin filmi beğenmemesine lafım yok ama büyük yergiler varsa altı doldurulmalı.

    _____________________________




  • Ed Wood kullanıcısına yanıt

    İyi de ben zaten analizimi özet bir şekilde gecikmeli de olsa geçen sene Aralık ayında yapmışım. Bundan sonraki yazdıklarım analiz yazısı ve inceleme makaleleleri değil ve her yazacağım mesaj böyle olmak zorunda da değildir: sıradan bir kullanıcı mesajı da yazabilirim. Dolayısıyla istediğimi yazıp çizebilirim. Altı dolu mesaj isteyen oradaki analize bakabilir. Yeterince dolu değilse o zaman daha dolusunu buyursun başkaları yazsın, tartışalım.


    Altı dolu analizelere gelelim. Bu film övülürken yerlere göklere sığıdırlmazken de büyük büyük cümleler kuruluyordu, kimse çıkıp demiyordu ki kardeş bu film iyi ama neresi iyi neyi iyi. Bu aradaşların birinin çıkıp söylediklerinin altını doldurduğunu görmedim. Kimse çıkıp neden iyi dediğiniz diye çıkışmıyor ama kötüleme mevzusu olunca neden altını dolduralım deniyor. Kusura bakmayın ama bu altını doldurma mevzusu çift taraflı çalışır. Leş diyen adamdan temelli açıklamalar bekliyorsanız aynı şeyi buna "şaheser" çeken insanlardan da bekleyin.


    Size Matrix filmiyle ilgili yaşadığım tecrübeyi anlatayım, argümanı güçlü tutmak ve kendimi haklı göstermek için bu örneği seçmiyorum aklıma bu geldiği ve çok bariz bir yaşadığım deneyim olduğu için. Çünkü mevzuyu anlayıp anlamamaya, bilip bilmemeye indirgiyorsunuz. Matrix filmini ilk izlediğim zamanlar çoğunlukla anlamamıştım ama yine de epey beğenmiştim fena film değildi benim için. Ben bilgisayarla biraz geç tanışmış biriyim bunun da etkisi vardır. Gel zaman git zaman bilgisayardır, virüstür, programdır, simülasyondur bunları öğrenince filmin benim için anlamı daha da genişledi, değişti, filmi hatta seriyi daha çok sever hale geldim. Seriyi tekrar yekrar izleyince daha da çok beğendim, bilimkurgu kısmı beni daha da tatmin etmeye başladı çünkü yüzeysellik kazınarak daha derine gidiyordu. Ama halen daha anlamadığım ama çok da umursamadığım şeyler vardı. Gel zaman git zaman yaşadıkça filmin sosyolojik, psikolojik ve felsefe boyutları etkisini göstermeye başladı. Film daha da derinlere iniyordu aslında daha derindi ama ben filme göre daha yüzeyde kalıyordum. Bunu anladım ve filmleri daha da çok sevmeye başladım özellikle çok eleştirilen o 3. film geçmişte göründüğünden çok daha anlamlı ve iyi görünüyordu ki ben çoğunluğun aksine 3. filmi de epey severim. Filmin mesajları felsefesi derken benim için seri artık komple şaheser olmuştu. Derken tam bu sıralar 4. film rezaletini henüz yaşamadığımız zamanlarda daha önce hiç yapmadığım şey olan Matrix ile ilgili analizleri okumak ve bununla ilgili kaliteli içerikler paylaşan Shockvoice kanalını keşfetmek oldu. Ekşi'de derlenen o Matrix analizleri ve programlar hakkında her bir bilgiyi ve Matrix oyunlarının geçtiği kronolojik zamanı olayları vs tek tek okuyunca Shockvoice'in de analizlerini izleyince daha önce "tam da her şeyini anladığımı sandığım, Matrix'in bütün derinliğine hakim olduğumu sandığım" anda tekrardan yanıldığımı fark etmiştim. Yazılanları okuyup anlatılanları izleyip dinlediğimde bunu da anlamasan da olur dediğim tüm ince detayları tekrardan anımsadım ve her analizdeki detayların 10000 parçalı puzzle gibi tek tek yuvaya oturduğunu gördüm. Artık filmdeki her diyalog, filmdeki her karakter (program ya da insan) ve onların konuşmaları, yaptıkları, hareketleri tek tek anlam kazanmıştı ve puzzle mükemmel bir şekilde daha da derine inerek tamamlanmıştı. Bunları sağlayan Ekşi'deki analizlerdi, bilinkurgudaki en derin katman böylece tamamlanmıştı benim için. Shockvoice'in anlattıkları da üstüne cila çekip puzzle'da açıkta kalan işin felsefe, sosyloji ve psikojik boyutunu halletti. Oradan da en derin katmana ulaştık ve oradan bu şahesere bir kez daha aşık olduk tam da bu sıralarda Filmograf kanalının olası mükemmel Matrix teorileri, yeni Matrix filmleri üzerine olası senaryolar, kafa açıcı fikirleriyle o derinlikle mest oldum. İşte benim başta tam hatta çoğunlukla anlayamadığım ama yine de beğendiğim Matrix'ten anlayabildiğim ve adeta taptığım Matrix maceram budur.


    Gelelim bu filme. Hani bu filmi anlayamamışız, da o yüzden beğenmemişiz ya işte bana öyle bir analiz videosu paylaşın Taha ya da Filmograf kanalının yaptıkları gibi(?) olmasın şu filmin her şeyini inciğini cıncığını anlayınca -off ulan ne filmmiç be 8/10+ IMDB ortalamasını dibine kadar hak etmiş diyelim. Filmi anlamadığımız için beğenmemiştik anladık şimdi film müthişmiş var mı böyle bir şey? Bakın Matrix örneği bariz ortada. Filmi anlamayan da seviyor anlayan 1000 kat daha çok seviyor. Bu nasıl oluyor peki?


    Bu arada kanalla ilgili mizah çıkarımına kısmen katılıyorum. Bu kanal başta açıldığında zaten bu amaçla açılmış bir kanal değildi 2015 yılında Facebook'ta gırgır şamata olsun diye açılmıştı. Ben de bir arkadaşımın paylaşımı sebebiyle görmüştüm 2015 veya 2016 olması lazım. O zamanlar bir ilk olduğundan komikti. O zamanlar yaptığı eleştirel parodileri gerçekten yarıyordu adamı. Ama haftada 2-3 parodi yapmaya kalkınca elindeki tüm espri malzemelerini de hızla tüketince tekrara düşmeye başladı ve komedisini kaybetmeye başladı ama tam da bu zamanlar kanal yükselince YT kanalı oluşmaya başladı oradan aldı yürüdü. Yer yer amatör dizi işlerine girdi yer yer film önerisi yapar oldu yer yer film analizi ve vizyondaki filmlerle ilgili görüşleri yer yer iyi bir senaryo nasıl yazılmalı gibi veya genç senarist adayları ve sinema okuyan öğrenciler vs için sektörle ilgili bilgiler veren fırsatlara giden yolları öğreten bir kanal oldu. Başta paylaştığı geyik videoları artık güldürmez olsa da bayatlasa da kanal evrildi değişti. Adamın yaptığı iş artık tamamen komedi vs değil şaka altı gerçeğe dönüştü önceden mizahı güldürürdü. (Yinede onun mizahının güldürüsünün bu filmin politik mizahının çok daha üzerinde olduğun söyleyebilirim, ikisi de güldürmüyor ama biri daha gerçekçi) Yani bir film çok iyi olsa da eleştirel parodi yapıp kusur bulabiliyor ama amaç orada kusuru bulup yermek değil oradan geyik çevirmek. Ama bazı kusurlar var ki bulmana gerek yok gözüne gözüne sokuluyor. Maalesef bu film de onlardan biri. Günümüzde ortalama bir film artık şaheser seviyesinde karşılanıyor. Kötü bir filme vasatmış gibi muamele ediliyor halbuki kötü. Kötünün de kötüsü, dibin de dibi filmleri zaten konuşmaya gerek bile yok.


    Bahsi geçen kanalları sevdiğiniz bir filmi size göre kötü bir analizle sunduklarını düşünerek önyargıya düşmeden bazı videolarını izleyip öyle karar vermenizi tavsiye ederim. Özellikle Filmograf kanalı dobra dobra her şeyi söyler. Filmler ve Filimler'in eleştirel parodileri bayatlasa da mesela bazı içerikleri içeriktir, mesela İran - İsrail Savaşını Hollywood Nasıl Anlatacak? diye 4 gün öncesine ait bir video paylaşmış. Klasik ABD propagandası yapılıyor yea demekten öteye gidip daha derinlemesine anlatmış. Belki de bahsettiğiniz gibi cahil insanlar değillerdir. Mesela Minecraft denen oyuncu söğüşleme filminin eleştirel parodisinde eleştirisini yaparken de sağlam bir temel sunduğunu söyleyebilirim. Adam parodiyi yazarken kaliteli bir senaryolu Minecraft filmi nasıl olabilirdi diye oracıkta yazmış mesela.


    Bobin Kafa'ya baktım her bir videosu arasında aylar var ve bu filme dair herhangi bir incelemesi yok. Dediğiniz gibi incelemesini analizini yapan bir YT kanalı varsa onu alayım. Bakalım filmin gizli şifrelerini(?) çözdüğümde filmi beğenecek miyim, orası çok şüpheli gerçi.


    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________




  • Tahminlerimin bazısı tuttu, bazısı pas geçti. Sean Penn kesindi, şaşmadı. En iyi film ve En iyi Yönetmeni verebileceklerini düşünmemiştim.

    _____________________________
  • Ed Wood kullanıcısına yanıt
    Eleştirel parodi videosunda tabii ki mizah olacak yoksa filmi anlamadığından böyle konuşmuyor.Filmin özetini ve eleştirisini dile getirmiş , filmi izleyenler dediklerinin hangi kısmına katılmıyor?
    Parodi videosunda söylenenlere aynen katılıyorum hatta daha fazlasını demiş ve konudaki mesajımda filmi beğenmediğimi belirttim.
    Yönetmen ve oyuncu torpili ile Oscar aldı yoksa asla hak etmiyor , gerçi oscarı artık takmıyorum son yıllarda çok saçma yapımlara ödül dağıttılar.

    < Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • 2019'dan sonra tek hak edene gitti hatta öyle söyleyeyim. Zaten akademi ödülleri yıllardır nitelik olarak rezalet, ödül olarak sönük ve politik. PTA hayranı değilim ama There Will Be Blood, Magnolia ve OBAA gerçekten şahane işler. Filmi beğenip beğenmemeniz zaten sizi ilgilendirir.

    _____________________________
  • Cepte gördüklerimin yanına Yardımcı Erkek, Kasting ve Kurgu da koyarak geceyi en çok ödülle kapatan film oldu.

    < Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • 
Sayfa: önceki 1234
Sayfaya Git
Git
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.