Şimdi Ara

Mustafa Kemal ATATÜRK Özel (4. sayfa)

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
2 Misafir - 2 Masaüstü
5 sn
465
Cevap
9
Favori
17.659
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
61 oy
Öne Çıkar
Sayfa: önceki 23456
Sayfaya Git
Git
sonraki
Giriş
Mesaj
  • Atatürk 1. Dünya harbinde 7. Ordunun başında iken nasıl oluyor da 70 bin kişilik orduyu tek kurşun atmadan ingilizlere esir veriyor hala daha anlayabilmiş değilim.

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
  • Konya sokaklarına halife fetvaları asıldıktan sonra, Adana Cephesi'ne dövüşmeye gidenler için kiralanan arabalar ahırlardan çıkarılmamıştır. Kocaları Birinci Dünya Savaşı'nda ölen kadınlar, bir ellerinde çocukları, bir ellerinde balta:
    - Bunlar mı halifemize karşı gelenler? diye Bolu ve Düzce ayaklanmasını bastırmaya gidenler üzerine atılmışlardı.
    Atatürk'ün karakteri, o çok güç ve çetin, parasız, askersiz, dört yandan ayaklanmalı, başıboş çeteler devrinin liderliği ile akıl kamaştırır. Ona karşı olanlar da onun emri altında idi. Kendisi ile dargın ölen Rauf Orbay, dost toplantılarında:
    - Onsuz hiçbirimiz bu işin altından kalkamazdık, derdi.

    Falih Rıfkı Atay, Atatürk Ne İdi?, 1968.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Guest-E767019CA -- 1 Nisan 2019; 21:9:14 >
  • Mustafa Kemal Paşa'nın dahi ataşemiliterlik dönemine dair pek zikretmediği bir gerçek vardır: Fransızcasının yanında iki de Balkan dili bilmektedir ve bu lisan bilgisini ataşemiliterliği sırasında Sofya, Çetine ve Bükreş gibi yerlerde sık sık kullandığı bilinmektedir.

    İlber Ortaylı, Türkiye'nin Yakın Tarihi, 2010.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Guest-E767019CA -- 1 Nisan 2019; 21:9:31 >
  • Atatürk yurt kurtarıcılığının bütün şan ve şerefini ortaya sürerek, birbiri ardınca devrimlerini gerçekleştirmiştir. Meclis çoğunluğunun bu devrimlere inanmamış olduğunu biz yakından biliriz.

    Falih Rıfkı Atay, Atatürk Ne İdi?, 1968.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Guest-E767019CA -- 1 Nisan 2019; 21:9:52 >
    < Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı >
  • surfcasting S kullanıcısına yanıt
    dondurmacının yalanlarından biri. hangi çomar söyledi bunu sana

    okursun
    https://bpakman.wordpress.com/2015/06/02/filistini-mustafa-kemal-mi-kaybettirdi/



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi elonardo -- 8 Şubat 2019; 2:14:56 >
    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
  • Dondurmacıdan değil başka kaynaklardan okudum, vesikalı fotoğrafları da cabası.

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
  • Atatürk devrim prensiplerini ilgilendiren meseleler dışında, Millet Meclisi çalışmalarına karışmamıştır. Tartışmalar serbesttir. Hele salı günkü parti toplantılarında yapılmadık tenkit kalmazdı. Atatürk devrinde birçok bakanlar, onun yakınları da içinde olmak üzere, grup toplantılarında yıpranarak düşmüşlerdir.

    Falih Rıfkı Atay, Atatürk Ne İdi?, 1968.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Guest-E767019CA -- 1 Nisan 2019; 21:10:10 >
    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
  • Mustafa Kemal ordunun yıldızı idi. Fakat onun hırslarında sınır olmadığı inancında bulunan Enver ve partizanları, kendisi ile Anafartalar üzerine yapılan bir konuşma, fotoğrafı ile birlikte “Harp Mecmuası”nda basıldığı sırada baskıyı durdurup fotoğrafı çıkartmışlar, yerine Liman von Sanders’in fotoğrafını koydurmuşlardı. İstanbul’u bir Alman bile kurtarmış olmalı, fakat Mustafa Kemal, Sarıkamış bozgununun manevî yükü altında kıvranan Enver’i gölgede bırakmamalı idi.

    Falih Rıfkı Atay, Çankaya, 1961.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Guest-E767019CA -- 1 Nisan 2019; 21:10:26 >
  • Muhiddin Baha, İzmir'in alındığı müjdesini verdiği vakit, sevinçten coşacağı yerde içini çekip:
    -Yunanlılardan kurtulduk. Bakalım Mustafa Kemal'den nasıl kurtulacağız? diye sızlanan milletvekili hoca da aralarında idi.

    Falih Rıfkı Atay, Mustafa Kemal'in Mütareke Defteri, 1955.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Guest-E767019CA -- 1 Nisan 2019; 21:10:43 >
  • Ona göre İstanbul'dakiler daha şimdiden bitmiştir. Her attıkları adım hatadır. Ama mademki harp açılmıştır. Kendisi harpten kaçmayacaktır. Ordusunun, rütbesinin kendine düşen vazifelerini yılmadan yapacaktır. Ateş hatlarında, cephe kumandanlıklarında, hem de macera şeklinde olmadan, hesaplı, kitaplı davranışlarıyla kahramanlıklar yaratacaktır. Ona inanmayanlara, onu içkiye düşkün, günlük yaşayışı karışık diye hor görenlere, askerlik sanatının, cesaretinin ve zaferin harikalarını gösterecektir.

    Şevket Süreyya Aydemir, Tek Adam (Cilt I), 1963.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Guest-E767019CA -- 1 Nisan 2019; 21:11:2 >
  • Mustafa Kemal’in Anadolu’ya gönderilişinde, son Padişah Vahideddin’in gizli hesapları olduğu, onu kendisinin seçtiği, yetkilendirdiği, onu desteklediği, ona büyük paralar tahsis ettiği, hulâsa Vahideddin’in neredeyse millî hareketin öncüsü olduğu gibi yazılar, iddialar, son zamanlarda belli kaynaklardan ortaya sürülmektedir. Hattâ, şimdi Millî Selâmet Partisi adını alan eski Nizam Partisi’nin, Almanya’da Türk işçileri için yayımladığı Nizam gazetesinde (şimdi bu gazetenin adı Hamle olmuştur) Anadolu’yu Mustafa Kemal’in değil, Padişah Vahideddin’in kurtardığı savunulmuştur. Bunların gerçekle bir zerre ilgisi yoktur. Bunları doğrulayacak tek belge, hattâ işaret mevcut değildir. Bütün bu akıl ve gerçek dışı çabalar, son yıllarda Mustafa Kemal’i inkâr etmek yolundaki örgütlü gayretlerinin çeşitli taşkınlıklarından biridir. Hepsi de onun büyüklüğü ve hizmetleri karşısında, bazı adi politikacılarla, küçük adamların aşağılık duygularından gelen, geriye dönüş çabalarının ve irtica gayretlerinin yüze vurmasından başka bir şey değildir.

    Şevket Süreyya Aydemir, Tek Adam (Cilt II), 1964.

    Not: MSP dediği, Nizam Partisi dediği bilindiği gibi Necmettin Erbakan kafasıdır. O kafa, ta o zamanlarda ortaya çıkmış, çoğalmış ve bugüne kadar da gelmiştir siyaset sahnesinde.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Guest-E767019CA -- 1 Nisan 2019; 21:11:47 >




  • Halktan biri olarak doğdu. Bir adsızdı. Adını kendi yaptı. Ama öldüğü gün ona:
    - Milletin en büyük evladı, dediler. Çağın ve insanlığın büyük evladı, dediler...
    Şimdi hem soydaşları, hem bütün dünya, O'nu böyle anarlar...

    Şevket Süreyya Aydemir, Tek Adam (Cilt III), 1965.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Guest-E767019CA -- 1 Nisan 2019; 21:12:12 >
  • Ulu Önder Başöğretmen Başkomutan Gazi Mareşal Mustafa Kemal Atatürk.
  • Tahran'da, Fransa ile Uzak Doğu arasında ticari münasebetlerde bulunan bir Hintli iş adamı ile tanışmıştım. Söze bir hatırasını anlatmakla başlamıştı. "1938 kasımının 10'unda ortaklarımla bir iş görüşmesinde bulunmak üzere Saygon'a gitmiştim. Her gidişimde kalabalık görmeye alıştığım şehrin cadde ve meydanlarını bu sefer öylesine tenha bulmuştum ki , şaşırıp kalmıştım ve beni karşılamaya gelen arkadaşıma, 'Ne var?Bugün bir bayramınız ya da bir tatil gününüz müdür?' diye sormuştum. Hüzünlü bir sesle aldığım cevap şu olmuştu: 'Haberiniz yok mu? Bu sabah Mustafa Kemal öldü. Halk, o millet kurtarıcısının istirahati ruhu için dua etmek üzere hep mabetlere koşuşup kapandılar.'" Hintli iş adamına "Siz gittiniz mi?" diye sorunca Hintli iş adamı öfkelenir gibi: "Hiç gitmez miyim? Hele İngiliz esareti altında bulunduğumuz o zamanlarda..." dedi.

    Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Atatürk, 1946.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Guest-E767019CA -- 1 Nisan 2019; 21:12:29 >




  • Atatürk, yıpratılma seansları ile zarar görmeyecek, son derece önemli ve anıtsal bir siyasi portredir. Dolayısıyla, Atatürk'süz tarih düşünülemez. Bunun böyle olduğu zamanla daha da iyi anlaşılacaktır. Tarih, Atatürk'ün etrafında şekillenmelidir ve öyle de olacaktır.

    İlber Ortaylı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 2018.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Guest-E767019CA -- 1 Nisan 2019; 21:12:46 >
  • (ÖZEL)

    Yemek
    *
    yerdi.

    Yılmaz Özdil, Mustafa Kemal, 2018.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Guest-E767019CA -- 1 Nisan 2019; 21:13:3 >
  • Hayalimizde ne varsa, onun yıkılmaz ve karşı konulmaz itibarına güvenerek gerçekleştirecektik. Hâlbuki onun devrimciliği, bizim hayallerimizi bile aşan bir enginlikte idi. Mavi gözlerine baktıkça, gelecek zamanların rüyalarını görürdük. Acaba eserini tamamlayıncaya kadar yaşayacak mıydı? Bütün kaygımız bundan ibaret.

    Falih Rıfkı Atay, Çankaya, 1961.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Guest-E767019CA -- 1 Nisan 2019; 21:13:28 >
  • 
Sayfa: önceki 23456
Sayfaya Git
Git
sonraki
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.