Şimdi Ara

MİLLİYETÇİLİK ÜZERİNE TESPİTLER (2. sayfa)

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
2 Misafir - 2 Masaüstü
5 sn
48
Cevap
0
Favori
1.217
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
Öne Çıkar
0 oy
Sayfa: önceki 123
Sayfaya Git
Git
sonraki
Giriş
Mesaj
  • Tarih ırkların mezarlığı gibidir. Devleti ebed müddet anlayışı bu nedenle yerle yeksan durumdadır.
    _____________________________
  • Yedinci yüzyılda ortaya çıkan Müslümanlık, sosyoloji bakımından Arapların millet haline geçme savaşıdır. Aynı dili konuştukları halde birbirine düşman boylar ve uruklar durumunda dağınık bir hayat yaşayan kalabalık bir kavim, bir iç veya dış etki ile birlik kurma yoluna elbet gidecekti.



    Peygamberin ortaya koyduğu esaslar her şeyden önce bunu sağlamış, bilgisizlik, ahlâksızlık ve pislik içinde yuvarlanan Araplara yüksek bir din ve ahlâk şuuru ile milli birlik düşüncesini aşılamaya çalışmıştır.



    Peygamber hayatta oldukça kudretli ve sempatik şahsiyeti, konuşmaktaki üstün kabiliyeti sayesinde bunu sağlamış, bazı sağlam arkadaşları da kendisini destekleyerek güçlü bir birliğin temellerini atar gibi olmuşlardır.



    Fakat en yakın arkadaşları arasındaki birlik ve dayanışma bile ancak görünüşte idi. Arapların yüzyıllar boyunca devlet kuramamaktan doğan bölücülükleri, aile ve şahıs menfaatını her şeyden üstün tutan ayırıcı tabiatları, dedikoduculukta son dereceyi bulan ahlâksızlıkları Peygamberin ölümünden sonra hemen kendisini göstermiş, hatta onun sağlığında bile akrabası ve damadı Ali ile, Peygamberin evdeşlerinden Ayşe hakkındaki dedikodular büyük sarsıntılara yol açmıştı. Ayrılık ve bozgunculuk Peygamberin ölümüyle ve ilk önce onun en yakın arkadaşları arasında başlamış devlet başkanlığı ihtiraslarının doğurduğu kavgalar, Müslümanlığı parçalayarak mezhep savaşlarına yol açmış ve yirminci yüzyıla kadar Müslümanlar, birbirini tekfir eden ayrı gruplar halinde bir ölüm dirim savaşı yapmışlardır.



    Arapların devlet kurmaktaki kabiliyetsizliğinin ve siyasi ahlâksızlığının en kesin tanığı, peygamberden sonra Arap devletinin başına geçip “Hulefâ-i Raşidin” (Ergin ve üstün halifeler) adını alan (yıl: 632-661) ve hepsi de, daha hayatlarında Peygamber tarafından Cennetle müjdelenen dört kişiden üçünün (Ömer, Osman, Ali) suikastlerle öldürülmesidir ki böyle bir rezalet, Bizans’tan başka hiçbir devletin tarihinde gösterilemez.



    Buna rağmen Arapların, iki büyük düşman devletten İran’ı ortadan kaldırıp Bizans’ın güney ülkelerini almalarında olağanüstü hiçbir şey yoktur. İran – Bizans arasında yüzyıllardır süren savaş ikisini de yıpratmış, ayırıcı İran’ın doğudan Türkler eliyle yediği darbeler bu devleti ölüm haline getirmişti. Yeni bir inanç ve ülkü ile çölden fırlayan Araplar için kaybedilecek bir şey olmadığı gibi, ölürlerse Cennete gitmek, kalırlarsa yağma ve çapul yapmak gibi çekici özellikler de iştahlarını arttırıyordu.



    Araplar, görünüşte büyük bir devlet kurmuş olmalarına rağmen, doğuda İran ve İspanya’da Vizigot devleti gibi iki yorgun ve bitkin devletten başka hiçbir devleti ortadan kaldıramamışlar ve rasladıkları ilk ciddi kuvvet olan Franklar önünde durmaya mecbur kalmışlardır. (732)



    Abbasilerin hakimiyeti tamamen nazari idi. Halife olmaları dolayısıyla bütün Müslüman devletler sözde ona bağlı bulunuyor, gerçekte ise halifelerin görevi güçle iktidara gelen şu veya bu hanedanın meşru olduğunu tasdikten ibaret kalıyordu.



    Onuncu yüzyıl ortalarında millet halinde Müslüman olan Türkler, İranlılar tarafından islamiyeti ortadan kaldırmak için hazırlanan büyük ihtilali suya düşürmekle, farkında olmadan bu dini kurtardıkları gibi, onbirinci yüzyılın ortasından Kurtuluş Savaşının sonuna kadar da tek başlarına İslam dünyasının önderi ve savunucusu olmuşlardır.



    Günümüzde Pakistan gibi büyük bir İslam Devletinin doğması da büyük Türk İmparatoru Gazneli Mahmud’un Hindistan’a yaptığı akınların sonucu, yani Türklerin Müslümanlığa bir hizmetidir.





    ***



    Müslümanlığı tek başlarına birçok millete karşı savunmalarından mıdır, yoksa manasını anlamadıkları Kur’ana kayıtsız şartsız inanmaktan mıdır nedir Türkler islamiyeti, taassupla kabul eden tek millet olmuştur. Müslüman ve Hırıstiyan Araplar arasında bir dayanışma olduğu gibi Türklerden çok sonra Müslüman olan Arnavutların Hıristiyan soydaşlarıyla din savaşı yaptığı görülmemiştir. Boşnaklar yani Müslüman Sırp veya Hırvatlar da Ortodoks Sırp ve Katolik Hırvatlarla din çatışması olmadan yaşamışlardı.



    Türklere gelince iş değişmiştir. Onuncu yüzyılda Müslüman olur olmaz ilk iş olarak Budist Uygurlarla vuruşmaya başlayan Karahanlılar’ın bu âdeti tarih boyunca süregelmiş, bu kadarla da kalmayarak Sünnilik, Şiîlik davası, Türkleri iki ordu halinde asırlarca çarpıştırarak hem milli enerjinin boşuna harcanmasına, hem de siyasi Türk birliğinin gerçekleşmesine engel olmuştur.



    Dini taassubun dünyanın her köşesinde yerini müsamahaya bıraktığı günümüzde bile Hıristiyan, Şamanî ve Musevî Türkler, hatta Şiî-Alevi Türkleri bizden saymayacak kadar gözü dönmüş sözde aydın mütaassıplar aramızda hiç de az değildir.





    ***



    Bugünün medeni insanı için din, fertlerin kanaat ve inancı meselesidir. Dinî partilerin kurulduğu, din üniversitelerinin bulunduğu ülkelerde bile fertlerin her türlü dinî inancı saygı görür. İnancın mantığı olmaz. Herkes, her istediği şeye inanmakta hürdür.



    İsa’nın dini hem kardeşlik, hem de barış dini olduğu halde Hıristiyan milletler yüzyıllardır birbirleri ile boğuşmaktan vazgeçmemişlerdir. Nazarî Müslüman kardeşliği de kanlı savaşlara en ufak bir etki yapamamıştır. Çünkü yüzyılların getirdiği gelenekler dinden daha kuvvetlidir ve tarihi mukadderat korkunç bir şeydir.



    Böyle olduğu halde bizdeki din mütaassıpları bugün hâlâ İslam kardeşliği kurulabileceği kuruntusu içinde esrimiş (sarhoşlaşmış) , kendi geçmişlerini, büyüklerini inkâr sapıklığına düşmüşlerdir.



    Onlar için mühim dava Ali-Muaviye davası, Hüseyin’in öldürülmesi olayıdır. Arapça resmi dil olmalıdır. Türkçe zaten dil değildir. Mete, Atila, Çengiz, Hülegü kafirdir. Kan içici zalimlerdir. Şeriattan başka kanun olmamalıdır. Çocuklara Demir, Taş, Kaya gibi iptidaî adlar, hele Arslan, Pars, Bozkurt, Doğan gibi hayvan isimleri vermek dinsizliktir. İslamî adlar verilmelidir. Türkleri İslamiyet adam etmiştir. Ancak İslamiyet sayesinde büyük devletler kurabilmişizdir. V.b…



    Artık bu hezeyanlardan kurtulmanın, kendimize dönmenin çağı gelmiştir. Ali-Muaviye kavgası, Hüseyin’in öldürülmesi bizim için mesele bile değildir. Bu, Arapların iç işi, bizim için de yabancı tarihlerin bin bir konusundan herhangi birisidir. Bizim için Hüseyin’in Kerbela’daki ölümü değil, Kür Şad’ın Çin’deki, Genç Osman’ın İstanbul’daki ve Osman Batur’un Altaylardaki ölümü daha ilgi çekici, daha acıklı ve daha şanlıdır.



    Bizim için Endülüs’ün düşmesi değil, Kazan’ın, Kırım’ın, Türkistan ve Azerbaycan’ın kaybı meseledir.



    Mete, Atila, Çengiz ve Hülegü yasa yapıcı ve düzen kurucu birer kahramandır. Bunların topyekün yaptıkları tahribat Halife Ömer’in İran ve Mısır’da yaptıkları yanında hiç kalır. Çünkü bunlar karşı koyan, ihanet eden ve savaşla alınan şehirleri yıkıyorlardı. Ömer ise kâfir eseridir diye İran’ın medeniyet eserlerini yıktırmış ve Koca İskenderiye Kütüphanesini yaktırmıştır.



    Şaman dininde olan Hülegü Han ölürken Hıristiyan evdeşi Dokuz Hatun’un ruhunun dinlenmesi için dua edilmesine izin istemsi üzerine, dua yerine yoksullara sadaka verilmesini, vergilerin indirilmesini istemiştir.



    Bu muhteşem cevabı hangi Arap halifesi verebilmiştir?



    İslam birliği taraftarlarına göre Türkler, Müslüman bir millet oldukları için müslümanca adlar almalıdır. Türklerin İslam olmazdan önce kullandıkları adları almak yanlıştır, Müslümanlığa aykırıdır. Dünyada bundan daha yanlış ve iptidai düşünce olamaz. İslam adları denen adlar Arap adlarıdır. Bunların hemen hepsi de İslamlıktan önceki zamandanberi Araplar arasında kullanılmaktadır. Yani küfür ve cahiliyet zamanından kalmadır. Anlamı bilinmeyen kelimeleri çocuklarımıza takmakta maddi veya manevi hiçbir kazancımız yoktur. Aksine, milli ruh bakımından kaybımız vardır. Hele Müslüman adları arasında Yahudilerden Araplara geçen Musa, İsa, Süleyman, İbrahim, İsmail, İshak, Yakup, Yusuf, Harun, Davud gibi adlar bizim Türkçe adlarımızla ölçüştürülebilir mi?



    Hayvan adıdır diye Bozkurt’a, Alparslana’a, Ertuğrul’a itiraz edenler Muaviye’nin “Uluyan Dişi Köpek” ve Osman’ın “Yılan Yavrusu” demek olmasına ne buyururlar?



    Araplarda yalnız şahısların değil, boyların da hayvan adı aldığı vardır. Mesela bir kabilenin adı “Beni Kelb” yani “İtoğullarıdır”



    Kadın adları da öyledir: Ayşe “Yaşar”, Fatma “sütten kesilmiş”, Hatice “Vaktinden önce doğmuş”, Zeynep “tombul” demektir.



    Hele Türkler’in islamiyetten sonra büyük devlet kurabildikleri iddiası ile sadece gülünçtür. Çin seddinden Avrupa ortasına kadar uzanan büyük ve şanlı Kun Devleti yedi yüzyıl sürmüş; Çin’den Doğu ve Batı Roma’dan haraç almıştır. Basit bir barbar topluluğu ne bu kadar uzun yaşayabilir, ne de bu büyük ve medeni devletleri vergiye bağlıyabilirdi.



    Kora’dan Kırım’a kadar iki asır süren ve adı sanı Çinlilerin, İranlıların, Arapların ve Batı Romanın hatırasında büyük bir iz bırakan teşkilatlı ve demircilik üstadı Gök Türklerle maddi medeniyet alanında Uygurlardan ve içinde kalabalık Müslüman Türklerin bulunmasına rağmen islami karakterde bir devlet olmayan, tarihin en büyük imparatorluğu, Çengiz Han Devletinden uzun boylu konuşmaya lüzum yok. Bu kadar sözden maksat, Türklerin büyük devlet ve medeniyet kurmak için Müslüman olmaya ihtiyaçları bulunmadığının tesbitidir.



    Tarihi gerçek şudur ki: Türkler Müslümanlık sayesinde değil, Müslümanlık Türkler sayesinde yükselmiş ve yaşamıştır.



    İslam birliği taraftarlarının mesele haline getirdikleri konulardan biri de selamlaşma işidir. Bunlar “günaydın”ı kabul etmiyorlar. “Selamünaleyküm” diyorlar ve bunun Müslümanlar arasında manevi bir bağ olduğunu ileri sürüyorlar.



    Müslümanlar arasında manevi bağ selamlaşma ile olacaksa bütün Müslümanların Türkçe selamı kabullenmeleri mantık ve ahlak icabıdır. Çünkü islamiyeti koruyan, yaşatan ve yüceltenler sadece Türkler olmuştur. Selçukluların Haçlılara karşı o destanî savunması olmasaydı kalabalık, mutaassıp ve gözüpek Haçlı orduları yer yüzünde bir tek Müslüman bırakmazdı. Osmanlılar ise Haçlıları yalnız durdurmakla kalmamış taarruza geçerek yüzyıllarca Hıristiyanlığın ortasında tek başına Müslümanlığı temsil etmiştir.



    Bunları bir tarafa bırakalım: Balkan Savaşında topyekün ihanet eden Arnavutlar, Birinci Cihan Savaşında topyekün ihanet eden Araplar Müslüman değil miydiler?



    İngiliz casusu Lavrens’in altınlarını alınca, Medine’yi savunan Türk askerlerine karşı İngilizlerle birlikte saldıranlar Müslüman Araplar değil miydi? Bu Arapların başında Peygamber soyundan gelen Şerif ailesi, yani sonradan Irak ve Ürdün tahtlarına geçen adamlar bulunmuyor muydu?



    Bugünkü nesiller, tarih kitaplarında okumadıkları için bilmezler: Birinci Cihan Savaşının sonunda Türk ordusu Suriye cephesinde bozulunca Türk esirlerini öldürenler, altın yuttuklarını sanarak öldürdükleri ve bazen diri Türklerin karnını deşenler hep bu din kardeşimiz Araplardı. Daha acıklısı da, İslam halifesi olan Türk padişahına ihanet eden Şerif ailesinin fertleri Şam’a girerken, bu Araplar, Türk tutsaklarını, Anadolu evlatlarını, koyun keser gibi boğazlıyarak Peygamber soyundan gelen şeflerine kurban etmişlerdi.



    Bütün bu vahşet Arap Milliyetçiliği adına yapılıyordu. Arapları kendilerinden asla farklı tutmayan, Peygamber soyudur diye bilakis onlara üstün değer Türklere karşı bu cinayetler sırf kıral olmak ihtirasıyla gözü dönen adamlar, İngiliz altınlarıyla satın alınmış dindaşlarımız Araplar tarafından yapılıyordu.



    Bugün ise Arap dünyasında Türk düşmanlığı umumileşmiştir. Arap milliyetçiliği, kendilerinden Filistini koparan Yahudilere ve Araplar Yahudilerden dayak yerken kendilerine yardım etmeyen Türklere düşmanlık düşüncesi üzerinde kurulmuştur. Okullarında Türk düşmanlığı aşılanmaktadır. Beş altı arap devleti birden bir avuç Yahudiye yenildiklerini unutarak bizden Hatay’ı almak hülyası peşindedirler. Nasıl kuzeyden iktisadi yönlü Moskof emperyalizmi olan komünizm geliyorsa, güneyden Mısırdan da dini yönlü Arap emperyalizmi olan Nurculuk gelmektedir.



    Türklük bakımından komünizmle nurculuğun hiçbir farkı yoktur. İkisi de Türk Milletini ve kültürünü yok etmek için uğraşmaktadırlar. Biri Arapçılık davasıdır. Bunun farkında olmayan binlerce şuursuz Türk bu iki düşman ülkünün kucağına kurtarıcı diye atılmaktadır. Kıbrıs’ta Türkleri yok etmek için çalışan Rumlara Müslüman Mısır’ın silah yardımı yaptığı radyo tarafından resmen açıklanmıştır. Buna rağmen hala İslam kardeşliği ve İslam birliği kuruntusu peşinde koşan beyinsizler varsa, gerçek Türkler, o gibilerin kasıtlı veya kasıtsız millet haini olduğunu bilmelidir.



    Millet ve vatan haini olmak için mutlaka askeri sırları çalarak para ile düşmana satmak icab etmez. Kendi milletinin düşmanlarına hayranlık beslemek, onların davasını gütmek, kendi kültür ve mazisini inkar etmek de hainliktir.



    İslam birliği ve kardeşliği kuruntudur. Dinin baş unsur olduğu çağlarda bile gerçekleşmemiştir. Bundan sonra, araya bu kadar ihanet ve düşmanlık girdikten sonra asla gerçekleşmeyecektir. Gerçekleşecek olan birlik İslam Birliği değil, Adalar Denizinden Altayların ötesine kadar Türk Birliği olacaktır.





    NİHÂL ATSIZ, Ötüken Dergisi, 17 Nisan 1964, Sayı: 4
    _____________________________
    NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE
    TÜRKİYE TÜRK'LERİNDİR




  • "Saf ırk" biyolojik olarak sorunludur çünkü benzer genetik özellikli ve kısır genlere sahip toplumlarda kalıtsal hastalıkların oranı fazladır.Gen çeşitliliği bir toplumda ne kadar fazla ise o toplum o kadar sağlıklıdır.Buna ne diyeceksiniz bu biyolojinin ve genetiğin en temel kurallarından biridir.?
    _____________________________
  • quote:

    Orijinalden alıntı: South Park

    Irk diye birşey yokmudur?

    Bilimsel,Dinsel hangi açıdan bakarsan bak Irkın olduğunu görürsün.
    Etnoloji diye bir arat bakalım.

    Etnoloji (Alm):Daha çok geçmiş kavimleri ve onların kültürlerini inceler. Maddi manevi kültürleri etnoğrafyanın malzemelerine dayanarak açıklar. Genel anlamda insanlığın kültür tarihini aydınlatmaya çalışmaktadır. Folklor karşılığı olarak da halkıyat kullanılmaktadır.


    Eeee nerede hani ırk kavramı.?
    _____________________________
  • quote:

    Orijinalden alıntı: kemomando

    "Saf ırk" biyolojik olarak sorunludur çünkü benzer genetik özellikli ve kısır genlere sahip toplumlarda kalıtsal hastalıkların oranı fazladır.Gen çeşitliliği bir toplumda ne kadar fazla ise o toplum o kadar sağlıklıdır.Buna ne diyeceksiniz bu biyolojinin ve genetiğin en temel kurallarından biridir.?


    Zamanla gen çeşitliliği birleşir.
    Örnek olması açısından sallıyorum,
    Alman ırkından bahsedelim,mesela başta Alman ırkının genel özelliği Sarı Saç-Mavi göz olsun.Ama bu ırkın bir zayıf noktası var,çok çabuk Kanser'e yakalanıyorlar.Zamanla yeni genlerin karışmasıyla,evrimin etkisiyle ve bağğışıklık sisteminni güçlenmesiyle bu zayıf nokta düzeliyor,daha güçlü bir Irk ortaya çıkıyor.Bu yeni Irka biz Dünya vatandaşı demiyoruz,bu Irk hala Alman olarak geçiyor.
    Alman Irkı bu sefer Sarı Saç,Mavi göz,kansere dayanıksız özelliğinden arındırılıp,kansere dayanıklı ekleniyor.

    Yani gen çeşitliliği de sosyolojik açıdan Irkın alt konusu olarak kalıyor.Ne kadar değişirse değişsin gen çeşitliliği,bu yeni özellikler Irkın has özelliği olarak kalıyor yani.

    Umarım anlatabilirmişimdir.

    2.Mesajın için ekleme,
    Etnoloji Dünya'da Irk bilimi,Türkiye'de ki Üniversitelerde Halk Bilimi olarak geçer.
    Sen Halk biliminin açıklamasını yaptın.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi South Park -- 10 Mayıs 2011; 16:48:48 >
    _____________________________




  • quote:

    Orijinalden alıntı: South Park

    quote:

    Orijinalden alıntı: kemomando

    "Saf ırk" biyolojik olarak sorunludur çünkü benzer genetik özellikli ve kısır genlere sahip toplumlarda kalıtsal hastalıkların oranı fazladır.Gen çeşitliliği bir toplumda ne kadar fazla ise o toplum o kadar sağlıklıdır.Buna ne diyeceksiniz bu biyolojinin ve genetiğin en temel kurallarından biridir.?


    Zamanla gen çeşitliliği birleşir.
    Örnek olması açısından sallıyorum,
    Alman ırkından bahsedelim,mesela başta Alman ırkının genel özelliği Sarı Saç-Mavi göz olsun.Ama bu ırkın bir zayıf noktası var,çok çabuk Kanser'e yakalanıyorlar.Zamanla yeni genlerin karışmasıyla,evrimin etkisiyle ve bağğışıklık sisteminni güçlenmesiyle bu zayıf nokta düzeliyor,daha güçlü bir Irk ortaya çıkıyor.Bu yeni Irka biz Dünya vatandaşı demiyoruz,bu Irk hala Alman olarak geçiyor.
    Alman Irkı bu sefer Sarı Saç,Mavi göz,kansere dayanıksız özelliğinden arındırılıp,kansere dayanıklı ekleniyor.

    Yani gen çeşitliliği de sosyolojik açıdan Irkın alt konusu olarak kalıyor.Ne kadar değişirse değişsin gen çeşitliliği,bu yeni özellikler Irkın has özelliği olarak kalıyor yani.

    Umarım anlatabilirmişimdir.

    2.Mesajın için ekleme,
    Etnoloji Dünya'da Irk bilimi,Türkiye'de ki Üniversitelerde Halk Bilimi olarak geçer.
    Sen Halk biliminin açıklamasını yaptın.

    Buna kıvırma denir.Bunu git ırkçılara söyle de gör halini.:)Her bir ırkçı kendi ırkını saf olarak görür.Eeeee o kadar gen alışverişi olacaksa nerede "ırk" kavramı.Oh oh başkasının sağlıklı genini al sonra benim ırkım güzel de, ne ala memleket.:)
    Şimdi bir örnek vereyim sarışınlık geni,esmerlik genine göre çekiniktir.Sarışın Almanlarla,Esmer Arapları uzun bir süre çiftleştir bak bakalım sarışın Alman kalıyor mu.?:):Irkçı olmak zor olsa gerek be.:)


    sanırım senin dediğin ırkiyat.
    _____________________________




  • Hiçbir Irkın aynı kalmaması doğal bir süreçtir.
    Irkçılık demek,o anki durumda Irk ne haldeyse,onu diğerlerinden üstün görmek demek,eskiye saygılı bakmaktır.

    Senden olanı korumak,senden olanla çiftleşmek vs. gibi şeyler Dünya'da yaşayan en aşağı canlıdan en üstün varlık olan İnsan'a kadar doğal bir dürtüdür.
    Arkadaşın bahsettiği Irkçılığın tutarlı olması buradan kaynaklanıyor sanırım.

    Verdiğin örneğe gelirsek,burada vermek istediğin mesajı anlamadım.Ortada Alman kalmayabilir,bu da Almanların ırksal olarak zayıf noktası.Yani bu Irkın var oluşunu simgeleyen açık bir kanıt değil mi?Öyle.Ne demek istediğini açarmısın.
    _____________________________
  • Benden olanı korurum,benden olanı severim ama benden olanı başkasından üstün görmem ve bunu ırk kavramı ile tanımlamam.:)

    Şimdi örneğe gelirsen Almanlar genel olarak sarışın olarak bilinirler ve sarışınlık,esmerliğe göre çekiniktir.Bu yüzden sarışınlar ve esmerler uzun süre çiftleşirse sarışın özellikli gen,esmerlilik genine göre her çiftleşmede daha azalacaktır.Belli süre sonra sarışın insan kalmayacaktır.Hatta bir ara bir haber çıkmıştı.200 yıla kalmadan saf sarışınlar dünya üzerinden silinecek.

    Ha şimdi Almanlar "Kültürel" olarak çalışkan insanlar olarak bilinirler.Aynı zamanda Roma döneminde de "barbar" olarak anılırlardı.Eğer bir topluma özgün özellikler varsa bunlar gensel değildir.Kültüreldir.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi kemomando -- 10 Mayıs 2011; 17:21:19 >
    _____________________________
  • Tamam kültürel diyelim,peki bu kültürel özelliklerin farklı olmasının kaynağı nedir?
    Irktır.
    _____________________________
  • quote:

    Orijinalden alıntı: uohk061_TS

    Atatürk:"Aynı kültürü paylaşan insanlardan oluşan topluma millet denir."
    "Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye halkına, Türk milleti denir.Ne mutlu Türk'üm diyene!"

    Bunun dışındaki milliyetçilik anlayışları ırkçılığa girer.

    Katılıyorum. Atatürk bu sebeple; "Ne Mutlu Türk'üm diyene" demiştir. "Ne Mutu Türk ırkına" değil. ikisi arasında büyük fark var.

    George Carlin'den bir söz paylaşmak isterim; "Bana göre gurur, kendi başınıza bir şeylere ulaşarak ya da başararak kazanılan bir şeydir. 'Kazara doğarak' gerçekleşen bir şey değil. İrlandalı olmak bir yetenek değil ki. Sadece boktan bir genetik kaza. Boyumun 1.80 olmasından gurur duyuyorum diyemezsiniz ki. "
    _____________________________




  • @kemomando
    ne söylediğin hakkında hiçbir fikrin yok, hepsi temelsiz, açıklayayım:
    1.si ırkçılığın illa gene bağlı olması gerekmez, kültürel de olabilir
    2. hadi gene bağlı olan tarafını sen eleştiriyorsun diyelim, genlerin aktarımında baskın olan üstündür, yararlı olan değil. yani yararsız ve kötü de olsa o gen baskınsa sonraki nesillere geçecektir. eğerki güçlü olmayan genler geçse de soyun devamında güçlüler kalacaktır güçsüzler seleksiyona uğrayacaktır dersen, zaten o ırkın yok olduğunu kabul etmiş olursun, yani diğer ırk baskın çıkmış olacaktır.

    dediğin farklı gen gruplarının adaptasyona neden olması örneği gibi hastalık taşıma riskleri de vardır, mesela aids ortaya çıktığı afrikada avrupadaki kadar ölüme neden olmamaktadır.

    ayrıca üstün ırklar zaten güçlü ırklardır, dediğin gibi başka ırklardan gen yardımınaa ihtiyaçları yoktur doğaya karşı güçlü olabilmesi içinhatta ırkın içinde dahi asil soylar vardır, seçilimle birlikte iyi genlerin biriktiği. zenginler ailelerin, kraliyet ailelerinin kızları neden hep güzel sanıyorsun, şimdi rus ırkını saf bırakmayıp korelilerle kaynaştırsak olur mu
    _____________________________
    Türkiye'nin yarısı merinos, merinos sevdalısı Allah Allah...




  • quote:

    Orijinalden alıntı: onlyone

    @kemomando
    ne söylediğin hakkında hiçbir fikrin yok, hepsi temelsiz, açıklayayım:
    1.si ırkçılığın illa gene bağlı olması gerekmez, kültürel de olabilir
    2. hadi gene bağlı olan tarafını sen eleştiriyorsun diyelim, genlerin aktarımında baskın olan üstündür, yararlı olan değil. yani yararsız ve kötü de olsa o gen baskınsa sonraki nesillere geçecektir. eğerki güçlü olmayan genler geçse de soyun devamında güçlüler kalacaktır güçsüzler seleksiyona uğrayacaktır dersen, zaten o ırkın yok olduğunu kabul etmiş olursun, yani diğer ırk baskın çıkmış olacaktır.

    dediğin farklı gen gruplarının adaptasyona neden olması örneği gibi hastalık taşıma riskleri de vardır, mesela aids ortaya çıktığı afrikada avrupadaki kadar ölüme neden olmamaktadır.

    ayrıca üstün ırklar zaten güçlü ırklardır, dediğin gibi başka ırklardan gen yardımınaa ihtiyaçları yoktur doğaya karşı güçlü olabilmesi içinhatta ırkın içinde dahi asil soylar vardır, seçilimle birlikte iyi genlerin biriktiği. zenginler ailelerin, kraliyet ailelerinin kızları neden hep güzel sanıyorsun, şimdi rus ırkını saf bırakmayıp korelilerle kaynaştırsak olur mu


    Biraz edep,biraz saygı ne demek"ne söylediğin hakkında hiçbir fikrin yok"!.Sıkışınca yok "kültürel ırk".Kültürel ırk ne ya,biyolojik bir olguyu kalkıp sosyolojik bir kavramla açıklıyorsunuz.Kültürel ırk uydurma bir şeydir.Niye mi.? çünkü kültür alışverişi denen bir olgu var,benzer kültürler farklı toplumlarda da mevcuttur.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi kemomando -- 10 Mayıs 2011; 20:14:05 >
    _____________________________




  • rahatsız olduysanız sözümden özür dilerim rencide etmek için söylemedim, sadece bildiğinizi sandığınız şeylerin hakkında fikriniz olmadığını göstermek istedim
    ayrıca hangimiz dna testi yaptırıyor ırkına karar vermek için? tabiki ırkın kültürel boyutu vardır ve çoğu insan buna göre ırkına karar verir, yoksa her sarısın renkli gözlü olan ben slavım derdi
    _____________________________
    Türkiye'nin yarısı merinos, merinos sevdalısı Allah Allah...
  • quote:

    Orijinalden alıntı: kendinibil


    quote:

    Orijinalden alıntı: onlyone

    Irkını atasını soyunu bilmeyen, savunmayan adam ancak amerikanın emperyal saçmalıklarıyla beyni yıkanmış gaflet içinde biridir.Doğanın kanunudur kendinden olanı savunmak, bunu anlayamayan buna karşı çıkan kişi doğal seleksiyon sonucu yok olmaya mahkumdur


    Kendinden olanı savunmak gün gelip de benim yanlışım iyidir anlayışına bürünürse o zaman tehlike çanları çalmaya başlar. Ya da benden olsun çamurdan olsun demek de aynı kapıya çıkar. Malcolm X güzel söylemiş: �Gerçekle yüzyüze gelemeyecek kadar davanıza bağlı kalmamalısınız. Yanlış yanlıştır, kimin söylediği önemli değil.�


    çok doğru söylemiş milliyetçiliğin en basite inmiş hali arkadaş kollamaktır. sen daha arkadaşını kollarken etik düşünemiyorsan, bu durumu koca bir topluma aşılayamazsın.

    sizin başarmaya çalıştığınız "milliyetçiliği bitirme" fantastik bir ütopyadır aynı ümmet gibi, bu böyle sonsuza kadar gidecek...

    insanın beyni evrim geçirmediği sürece.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Kespec -- 10 Mayıs 2011; 20:49:42 >
    _____________________________




  • quote:

    Orijinalden alıntı: Reckoning

    quote:

    Orijinalden alıntı: kendinibil


    quote:

    Orijinalden alıntı: onlyone

    Irkını atasını soyunu bilmeyen, savunmayan adam ancak amerikanın emperyal saçmalıklarıyla beyni yıkanmış gaflet içinde biridir.Doğanın kanunudur kendinden olanı savunmak, bunu anlayamayan buna karşı çıkan kişi doğal seleksiyon sonucu yok olmaya mahkumdur


    Kendinden olanı savunmak gün gelip de benim yanlışım iyidir anlayışına bürünürse o zaman tehlike çanları çalmaya başlar. Ya da benden olsun çamurdan olsun demek de aynı kapıya çıkar. Malcolm X güzel söylemiş: �Gerçekle yüzyüze gelemeyecek kadar davanıza bağlı kalmamalısınız. Yanlış yanlıştır, kimin söylediği önemli değil.�


    çok doğru söylemiş milliyetçiliğin en basite inmiş hali arkadaş kollamaktır. sen daha arkadaşını kollarken etik düşünemiyorsan, bu durumu koca bir topluma aşılayamazsın.

    sizin başarmaya çalıştığınız "milliyetçiliği bitirme" fantastik bir ütopyadır aynı ümmet gibi, bu böyle sonsuza kadar gidecek...

    insanın beyni evrim geçirmediği sürece.


    Milliyetçiliğin bitmeyeceğinin ben de farkındayım. Ama milliyetçiyim diyenlerin farkında olmadan nasıl ironik bir duruma düştüklerini paylaşmak istedim sadece...
    _____________________________




  • 2 bin yıllık Türk tarihinde ecdadına örnek veren yüzlerce şahsiyet olan bir milletin evladıyım. Türklüğümle daim gurur duydum ve övündüm.

    Ben Türk Milliyetçiliği yaparken kimseyi dışlamadım. Sadece içerisinde bulunduğum milletle övündüm. Diğer milletleri aşağılamadığım için ırkçılıkta yapmış olmuyorum.

    Atatürk'ün milliyetçilik anlayışını öğrenin sonra gelin burada milliyetçilikle ilgili konuşun.
    _____________________________
  • Ben Türküm ama normal insanım yani.Hiç övmeye falan gerek yok tamamen boş şeyler bence milliyetçilik falan.
    _____________________________
    Bana milliyetinizi övmeyin,siz seçmediniz,şansa oldunuz,hepimiz insanız,savaşa gerek yok.Özgür olmaya çalışın sadece.Özgür olacağız diye başlayıp,milliyetçilik çalışmalarına başlayanlara daha sinir oluyorum he
  • japon ırkının üstünlüğüne inanmayan şerefsiz köpektir

    japon atasözü

    bu milliyetçiliktir

    bunun dışında bütün etnik genellemeler ırkçılığa girer
    _____________________________
  • Bizi yüzyıllardır ayakta tutan milliyetçiliktir
    _____________________________
  • quote:

    Orijinalden alıntı: kendinibil


    quote:

    Orijinalden alıntı: Reckoning

    quote:

    Orijinalden alıntı: kendinibil


    quote:

    Orijinalden alıntı: onlyone

    Irkını atasını soyunu bilmeyen, savunmayan adam ancak amerikanın emperyal saçmalıklarıyla beyni yıkanmış gaflet içinde biridir.Doğanın kanunudur kendinden olanı savunmak, bunu anlayamayan buna karşı çıkan kişi doğal seleksiyon sonucu yok olmaya mahkumdur


    Kendinden olanı savunmak gün gelip de benim yanlışım iyidir anlayışına bürünürse o zaman tehlike çanları çalmaya başlar. Ya da benden olsun çamurdan olsun demek de aynı kapıya çıkar. Malcolm X güzel söylemiş: �Gerçekle yüzyüze gelemeyecek kadar davanıza bağlı kalmamalısınız. Yanlış yanlıştır, kimin söylediği önemli değil.�


    çok doğru söylemiş milliyetçiliğin en basite inmiş hali arkadaş kollamaktır. sen daha arkadaşını kollarken etik düşünemiyorsan, bu durumu koca bir topluma aşılayamazsın.

    sizin başarmaya çalıştığınız "milliyetçiliği bitirme" fantastik bir ütopyadır aynı ümmet gibi, bu böyle sonsuza kadar gidecek...

    insanın beyni evrim geçirmediği sürece.


    Milliyetçiliğin bitmeyeceğinin ben de farkındayım. Ama milliyetçiyim diyenlerin farkında olmadan nasıl ironik bir duruma düştüklerini paylaşmak istedim sadece...


    Hangi ironik durumdan bahsediyoruz burda?
    _____________________________


    İnsan kahkahalarla güldüğü zaman, kabalığı ile tüm hayvanları geride bırakır.
    Köleler, gerçek yaşamdaki güçsüzlüklerini unutmak için, bir ideale veya bir kurmaca tanrıya gerek duyarlar.
    Gür ırmaklar kendileriyle birlikte bir çok çakıl ve çalı çırpıyı da sürükler; güçlü ruhlar da bir çok aptal ve mankafayı.





  • 
Sayfa: önceki 123
Sayfaya Git
Git
sonraki
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.