Şimdi Ara

Kapitalizmin iyi yanları, Komünizmin kötü yanları? (5. sayfa)

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
5 Misafir (1 Mobil) - 4 Masaüstü1 Mobil
5 sn
155
Cevap
2
Favori
6.385
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
Öne Çıkar
2 oy
Sayfa: önceki 34567
Sayfaya Git
Git
sonraki
Giriş
Mesaj
  • Siyasal, ekonomik sistem arayışlarımız kimi şeylerden nefret etmemiz kimi şeyleri de sevmemizle ilgili. Bunları bağdaştıracak siyasal ekonomik sistemler tasavvur ediyoruz. Ben bir siyasal-ekonomik sistemde sevdiklerimiz ve sevmediklerimizi karşı karşıya getirerek tamamen subjektif bir puanlamaya tabi tuttum.

    Özgürlük-Yönetilme: sosyalizmin insanı özgürleştireceği iddia edilegelir ama sosyalizmin özgürleştirme iddiası insanın emeğinin ürününe yabancılaşmaması, emekçinin ürettiği artı değere el konulmaması, yaşamsal ihtiyaçların karşılanması bağlamında geçerlidir. Oysa ki özgürlük kişisel anlamlara sahiptir. Örneğin “çalışmama özgürlüğü”, hayatını toplumun senden talep ettiği değil senin belirlediğin bir yönde geliştirme özgürlüğü (ki bu takıntılı bir takım uğraşlara kendini vakfetmeyi, dinsel inanç ve pratikleri de içerebilir), hayatını mahvetme özgürlüğü (alkol, madde kullanımı, kumar, rock’n roll, punk hayat stili vb alışkanlıklar)
    Komünizm 3 Kapitalizm 7

    Adalet-Sömürülme: Sosyalizmin maddi düzlemde ve fırsat eşitliği düzeyinde adalet sözü verir. Kapitalizm ise risk almayı ve girişimciliği ödüllendirme yönünde bir adalet anlayışına sahiptir. Fırsat eşitliğine ve maddi düzlemde eşitliğe çok az değer verir.
    Komünizm 4 Kapitalizm 6

    Mahremiyet (fişlenmeme, gözetlenmeme) Fazla söze gerek yok
    Komünizm 1 Kapitalizm 8 (kapitalizmde de reklam verenler tarafından bireyin bilgilerine erişim mümkün olduğundan notu kırdım)

    Az çalışma- Fazla söze gerek yok
    Komünizm 10 Kapitalizm 2

    Güvenlik-Bu çapraşık bir konu. Komünizmde suç oranları düşer, hırsızlık, adam öldürme gibi adi suçlar azalır. Devletin bireye karşı işlediği suçlar, infazlar artar. İspiyonlama had safhadadır.
    Komünizm 5 kapitalizm 5

    Birey olma, saygı görme-Komünizmde birey mefhumu yoktur, toplum için yararlı birey mefhumu vardır. Toplum için faydalı birey iseniz saygı görür, madalya alırsınız. Faydalı görülmezseniz sürgüne gönderilip, infaz edilebilirsiniz.
    Komünizm 3 Kapitalizm 7

    Kardeşlik- Komünizm ideolojik bir eksende farklı etnisiteleri, farklı dinsel grupları ortak bir ülkü etrafında birleştirip kardeşlik tesis edebilir. Kapitalizm ise kardeşlikle değil tüketici ile ilgilenir. Kapitalist bir dünyada ulus devletler milliyetçi bir temelde kurulduğundan etnik azınlıklar kardeşçe muamelelerle karşılaşmazlar. Almanya’da Türkler, ABD’de hispanikler Türkiye’de Ermeni, Kürt, Rum azınlıklar vb.
    Komünizm 10 Kapitalizm 1

    Optimum gayrımenkul ,eşya nevinden şeylere sahip olma-Komünizmde fazla beklenti içinde olmamak gerekir. Markete girdiğinizde raflarda ihtiyaçlarınızı karşılayacak şeyler varsa ne ala. Kapitalizmde ihtiyaç ile ihtiyaç fazlası arasaında bir denge tutturmak mümkün değildir.
    Komünizm 5 Kapitalizm 5

    Ruhaniyet-Komünizmde ruhaniyet ideolojiye inanç ve sadakat temelinde yükselir. Doyurucu olabilir. İdeolojiden kuşku duymaya başladığınızda ruhsal boşluğa düşme ihtimali yüksektir. Kapitalizm bireyi kendi inançlarını seçmede özgür bırakır. Bireye inancı bağlamında neler satabileceğini düşünür.
    Komünizm 5 Kapitalizm 5

    Şeffaflık (toplumda neler olduğunu bilme, haber alma) Fazla söze gerek yok
    Komünizm 0 Kapitalizm 7

    Kendini açıkça ifade edebilme Fazla söze gerek yok
    Komünizm 0 Kapitalizm10

    Sosyal hayat-Komünizmde sosyal ilişkiler değerlidir. Herkes spor yapmaya, sosyal aktivitelere katılmaya teşvik edilir. İdeolojik açıdan önemli günlerde görkemli sosyal organizasyonlar gerçekleştirilir. Kapitalizmde ise eğlence sektörü gelişmiştir. Konserler, klüpler, showlar, barlar, kafeler doludur. Ama aynı apartmanda yaşayanlar birbirlerinin isimlerini dahi bilmez.
    Komünizm 7 Kapitalizm 5

    Cinsel doyum-Tek eşliliğin, sadakatin ve ailenin yüceltildiği komünizmde cinsel doyum vasattır. Kapitalizm ise cinselliğin cıvığını çıkartır, pornografi, tamah üst düzeydedir. Ama beraberinde cinsel özgürlükler belirli bir cinsel doyumu da beraberinde getirir. Aslında cinsel kötüye kullanımın cinsel doyuma değil doyumsuzluğa yol açtığını da söyleyenler vardır.
    Komünizm 2 Kapitalizm 6

    Toplam Skor:

    Komünizm 56 Kapitalizm 66 (Yanlış saymadıysam)
    _____________________________
    “Yaşamın anlamını yaşamın kendisinden çok sevmek bir günahtır.” (Dostoyevski)




  • Sailor64 kullanıcısına yanıt
    Geçmişteki komünizm örneklerine göremi puanladınız? bakmanız gereken yer teoride ne diyor kağıt üzerinde hata var mı? teknolojik gelişmeler ve doğal kaynaklar her ülkede farklı olduğu için dünyanın tek devlet olması gerekiyor.

    “çalışmama özgürlüğü”
    Yok böyle bir şey komünizmde suç işlemek için sebep yok, çalışmamak da bir açıdan etik olmayan bir durum. Toplum bilinci yeterli seviyeye geldiğinde insanlar kendisine düşen görevi isteyerek yapacak, mevcut sistemdeki gibi mecbur olduğu için değil.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Guest-4D62BFE91 -- 29 Eylül 2020; 16:42:18 >
    _____________________________
  • Ben bir insanım. Zenginsem kapitalizm hüküm sürsün isterim, fakirsem komünizm.
    _____________________________
  • quote:

    Orijinalden alıntı: Guest-4D62BFE91

    2 ay ingilizce çalış 2 yıl amerikada yaşa su gibi ingilizce konuşursun, o kadar büyütülecek bir şey değil. 30-40 yıl kimseyi zorlamadan yeterli bir süre.

    Alıntıları Göster
    Matematiğin amma kuvvetli imiş be
    Dersimiz sosyoloji arkadaşım
    _____________________________




  • Hatior kullanıcısına yanıt
    Matematik olmazsa olmaz zaten sosyolojiye psikolojiyi de eklemek gerek. olumsuz düşünenlerin çoğu psikolojiden kaynaklı tutturmuşlar insan doğası.
    _____________________________
  • Dil konusuna matematik girmez. Dil ile ilgili istatistik tutarsan matematik devreye girer.
    Dersimiz filoloji ise, matematikle anca fal bakarsın. İstatistik matematikle birlikte sosyal bilimleri ilgilendirir. Kürt dili binlerce yıldır var. O kadar asimilasyon çabalarına rağmen kelime dağarcıkları binlerle ifade bulurken bugün yüzbinlerce kelimeden müteşekkil.
    Çoğrafya mütemadiyen yenileniyor. Hiçbir dil, devlet, Din,ırk, halk, ulus , Yönetim sistemi kalıcı değil.
    Geleceğin hangi devletlerle, hangi sistemle yönetileceği konusunda hiçbir şey söyleyemezsin.
    Kapitalizmin can çekiştiği açık.Ne zaman gebereceğinide bu günden söyleyemezsin.
    1-ilkel komünal toplum binlerce yıl sürdü
    2-feaodal toplum 19 yüzyıla kadar dayanır.
    3-Kapitalizm ve son aşaması emperyalizm ben diyeyim 3 asır sen de 4 asırdır dünya halklarının başına bela.
    4-sosyalizm sadece bana göre 30 yıl deneyimledi. sende 80 yıl.

    Uzun sözün kısası, Dilin vede yönetim sistemlerinin değişmesi belkide binlerce yıllık mücadele ile değişecektir.
    _____________________________




  • Hatior kullanıcısına yanıt
    Kürt dili örneği alakasız devletler bu konuda anlaşmadan zaten olacak iş değil planlı programlı önce insanlara hedefin ne olduğunu nereye varacağımızı hangi şartlarda yaşayacağımızı anlatmak gerek sonrası kolay, 40 yıl çok bile. Dil konusunda taraflı olmamak için yeni bir dil yaratılabilir zaten mevcut diller deforme olmuş durumda.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Guest-4D62BFE91 -- 1 Ekim 2020; 14:10:10 >
    _____________________________
  • Hayat senin sandığın kadar basit değil.
    Bak çocuk benim siyasetim yeni altmışlara,seksenlere dayanır.
    Bizde iktidarı 10 yılda ele geçiririz sanıyorduk.
    Fatsan ,Hataya kadar ABD tarafından belirlenen bir çizgi vardı. o zamanlar bildiğimiz kadame kademe yürürlüğe koyuyorlar.
    Siz ayakta uyuyorsunuz.

    40 yıllık bir plan bu kaç yıl sonra gerçekleşecek bilinmez. Belki çok yakın belki bir kırk yıl daha sürer.

    Senin kırk yılın bu 40 yıl olmasın
    _____________________________
  • Hatior kullanıcısına yanıt
    Ne çocuğu yaw ihtiyarladım artık ne zaman olur orasını bilmem, şimdi başlansa 40 yıla kadar bitmiş olur.
    _____________________________
  • Özgürlük, adalet (eşitlik) ve kardeşlik kategorileri Fransız devriminden alınma.
    Çalışmama özgürlüğü az çalışma özgürlüğünü de kapsayacak şekilde düşünülmeli. Şu anda dünyada çalışmayan bir nüfus var. Bu nüfusun bir bölümü iş aramıyor bile. Kıt kanaat , aileden veya çevreden yardımla geçiniyor. Benim çevremde var, sizin çevrnizde yok mu? Etik olarak bu durumu değerlendirmek için nesnel kıstaslar gerekli. Oysa ki ancak öznellik ihmal edilerek nesnel kıstalara varılabilir. Komünist ve faşist sistemlerin nesnel dediği ahlak da böyle kuruluyor, öznelliği ihmal ya da red ederek. Bu mantık üzerinden cinsel yönelimlerde toplumsal-nesnel ahlaki kıstaslar ile değerlendirilip mahkum edilebilir. Askere yazılma meselesi de, alkol, tütün, madde kullanımı da keza öyle. Bütün toplumsal dayanaklı argümanlar bireye ve öznelliğne takılır. Zorladığında gelinen nokta totalitarizmden başka bir şey olmaz.

    Yaptığım değerlendirme, not verme girişimi mizahi bir nitelik taşıyor. Dikkat çekmek istediğim asıl nokta, yapmaya çalıştığımız tercihlerde mutlak bir tutarlılık içinde olmadığımız , gri alanlarda ilerleyerek kararlar verdiğimize ilişkin.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Sailor64 -- 1 Ekim 2020; 16:28:52 >
    _____________________________
    “Yaşamın anlamını yaşamın kendisinden çok sevmek bir günahtır.” (Dostoyevski)




  • Sailor64 kullanıcısına yanıt
    Alkol ve tütün gibi ürünler devlet tarafından üretilmez (içmek için), kişi isterse kendine ait zamanda kendi üretip içebilir.

    Çalışmama konusuna gelirsek aklı başında birisinin çalışmaması için sebep yok, zaten çalışma süresi dip seviyelere inecek haftada birgün gibi doktor ve işçi aynı haklara sahip olduğunda hiç kimse doktor olmak istemeyecek mi? şuan fırsat verilmeyen ama doktor olmayı çok isteyenler var, para için değil sadece tıp konusunda meraklı olduğu için. Bazıları benim kafam pek çalışmaz kolay olsun itibarsız olsun der.

    quote:

    u anda dünyada çalışmayan bir nüfus var. Bu nüfusun bir bölümü iş aramıyor bile. Kıt kanaat , aileden veya çevreden yardımla geçiniyor. Benim çevremde var, sizin çevrnizde yok mu?

    Emeğinin karşılığını alamıyorsa çalıştığı halde hala insan gibi yaşayamıyorsa çalışmadan da aynı kalitede yaşayabiliyorsa neden çalışsın? kişilerde suç aramak mantıksız devlet bu gibi insanları eğitseydi çalışmak daha cazip olurdu, hani hep diyoruzya üretmezsek gelişmeyiz devlet üretimi cazip hale getirirse millet üretir insanları bir dağdan süzülen su gibi farzet bu suya yön verecek olan yöneticilerdir.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Guest-4D62BFE91 -- 2 Ekim 2020; 2:43:19 >
    _____________________________




  • Bence sosyalizmden önce komünizmi tartışmak biraz saçma. Sosyalizm - tam olarak eşit olmasa bile - eşite yakın, devletli, işletmeler dışında özel mülkiyetin bulunduğu bir toplum düzeni sunuyor. kısacası kapitalizme daha yakın ama onun yaratmış olduğu sorunları ortadan kaldırmaya çalışan bir sistem. Fakat - ben de bir sosyalist olmama rağmen - komünizmin şu anlık biraz ütopik ve sosyalizme göre liberaller tarafından daha fazla eleştirilen yönleri olduğunu düşünüyorum. En azından sosyalist bir toplum düzeninde yaşamadığımız sürece şu anlık bu kapitalist düzende komünizmi tartışmak saçma olur gibi geliyor bana. İlgilenen arkadaşlar sosyalizmin de kötü yanlarını bana anlatabilirler mi?

    _____________________________
  • quote:

    Orijinalden alıntı: menty

    Bence sosyalizmden önce komünizmi tartışmak biraz saçma. Sosyalizm - tam olarak eşit olmasa bile - eşite yakın, devletli, işletmeler dışında özel mülkiyetin bulunduğu bir toplum düzeni sunuyor. kısacası kapitalizme daha yakın ama onun yaratmış olduğu sorunları ortadan kaldırmaya çalışan bir sistem. Fakat - ben de bir sosyalist olmama rağmen - komünizmin şu anlık biraz ütopik ve sosyalizme göre liberaller tarafından daha fazla eleştirilen yönleri olduğunu düşünüyorum. En azından sosyalist bir toplum düzeninde yaşamadığımız sürece şu anlık bu kapitalist düzende komünizmi tartışmak saçma olur gibi geliyor bana. İlgilenen arkadaşlar sosyalizmin de kötü yanlarını bana anlatabilirler mi?

    Zenginlik dediğimiz şey = insan emeği demek değildir.


    Yani sadece insan emeği demek değildir.


    Zenginlik, bazı insanlar çok çalıştığında, girişimcilik cesareti gösterdiğinde, yaratıcılığını ve zekasını kullandığında ortaya çıkan bir şeydir.


    Dünyayı daha güzel yapan, insanların huzurunu ve refahını artıran şeylerin çok çok büyük bir bölümü bu yukarıda saydığım insan meziyetleri sayesinde ortaya çıkmıştır.


    Bu insan meziyetlerinin ortaya çıkmasının arkasındaki motivasyon da para kazanma arzusudur.


    Sen devlet olarak özel mülkiyeti sınırlandırırsan(sosyalizm) ya da tamamen kaldırırsan(komunizm) bu zenginliği üretecek başarılı insanların bu motivasyonunu köreltmiş olursun.


    Bu zenginliği üretecek donanıma sahip insanlar bir yerden sonra "ben kafa patlatıcam riske girecem, çalışıcam didinicem zenginlik üreticem ama bu zenginlik benim yaptığımın 10'da birini bile yapamayacak insanlar arasında eşit bir şekilde paylaştırılacaksa ben neden zenginlik üreteyim" der ve zamanla bu zenginlik üretme motivasyonu kaybolur.


    Ortada zenginlik falan kalmaz. Evet komunizm sosyalizm adaletlidir, eşit paylaşıma dayalıdır ama bu sistemlerde ortada zenginlik falan yoktur. Paylaşılan şey aslında zenginlik değil sefalettir.


    bu yüzden bu sistemi ülkeler tarih boyunca vatandaşları kaçmasın diye duvar örmüşlerdir. ya da kaçmaya çalışanları vurmuşlardır.


    Komunizm zaten tamamen leş de sosyalizmin çalışabileceği ülkeler olabilir. Genel toplum bilinci ahlakı yüksek, çok fazla etnik unsur içermeyen, doğal kaynak konusunda da yeterli bir ülkede sosyalizm çalışabilir. Ama Türkiye gibi toplumsal ahlakın yerlerde süründüğü ülkelerde sosyal devlet anlayışı "Devletin malı deniz yemeyen domuz" anlayışına dönüşür.


    Doğu/Batı Almanya'ya bakmanı öneririm. Tek millet iki devlet. 2 devlet 45 sene biri nereye gelmiş ötekine ne olmuş.

    _____________________________




  • quote:

    Orijinalden alıntı: AlbatrosD.IIIFazılBey

    İnsan tabiatı gereği sahip olmak, biriktirmek ister, bundan dolayı insandaki mülk sahibi olmak ve birikim yapmak arzusunu engelleyemezsiniz, hal böyle iken komünizmin mülkiyetsiz sistemi çökmeye mahkumdur, peki hiç mi sosyal adalet olmasın; sosyal adaleti, hür teşebbüsün/ liberalizmin olduğu bir devlet düzeninde fonksiyonel yapmanın yollarını aramamız gerekir, mesela Avrupa ülkeleri sosyo-kapital sisteme çok güzel birer örnekler,
    biz de bireysel zenginliğe karşı gelmeden bireysel zenginlikten esaslıca vergi alabilirsek onların refahlarını toplumun diğer tabakaları ile paylaşmalarını sağlayabilirsek ve bu suretle de bu paraları sosyal politikalarda harcayarak iyi bir sosyo-kapital devlet olabiliriz,
    böyle olursa gelir dağılım adaletsizliği azalır, toplumda herkes huzurlu olur.

    Avrupa devletleri afrika ve asya ülkelerini sömürmelerinden dolayı şu anda refah içerisinde yaşıyorlar. Cidden afrikada insanların aç olmasının sebebini iktidarın kötü olmasına mı yoksa devletin parasının olmamasına mı bağlarsın?

    ikinci paragrafta söylediklerine gelirsek, söylediğin şeyler kapitalizmin doğasına aykırı. bireysel zenginlikten esaslıca vergi alınamaz çünkü kapitalizmin temeli zaten para hırsıdır. Hem zengini fakire yaklaştırırsan yani örneğin fabrikasından kazanacağı gelirin büyük kısmının devlete gitmesini sağlarsan bu, sosyalizme yakın bir şey olur zaten. Fabrika neredeyse devletleşmiş demektir.

    _____________________________




  • mechatengu kullanıcısına yanıt

    Senin dediğin gibi olsaydı dünyanın en zengin insanları bilim adamları,filozoflar,mühendisler vs olurdu.Ben tarih boyunca zenginliğiyle,servetiyle anılan bi bilim adamı,filozof hatırlamıyorum.Zenginler işçinin kas gücünü,mühendisin ise zekasını sömürüyo,üretim araçlarına,doğal kaynaklara el koyarak hiçbi emeği olmadığı halde ortaya konan ürünün sahibi oluveriyo.

    _____________________________
  • quote:

    Orijinalden alıntı: Guest-C9F4BCB80

    Senin dediğin gibi olsaydı dünyanın en zengin insanları bilim adamları,filozoflar,mühendisler vs olurdu.Ben tarih boyunca zenginliğiyle,servetiyle anılan bi bilim adamı,filozof hatırlamıyorum.Zenginler işçinin kas gücünü,mühendisin ise zekasını sömürüyo,üretim araçlarına,doğal kaynaklara el koyarak hiçbi emeği olmadığı halde ortaya konan ürünün sahibi oluveriyo.

    Dünyanın şu an yaşayan bazı hiper zenginleri mühendis veya bir dereceye kadar da bilim insanı, özellikle eskiden zengin olup bir yandan hem mühendis hem de bilim insanı olan çok örnek var. Benim kabaca aklıma gelen Tycho Brahe, Robert Boyle, Antoine Lavoisier, Charles Lyell, James Watts gibi isimlerle zengin bilim insanı listemiz uzar gider. Filozoflardan da keza öyle var. Zengin olmuş bir filozof örneği olaraktan Yunan tarih tradisyonunda zenginlikle - maddi durumunu düzeltmekle ilgilenmediği için küçümsenen Thales'in kiraladığı zeytin preslerinden büyük bir kâr yaptığı anlatılır. Fransız düşünür Voltaire Fransa'nın kırsal kesiminde bulunan Ferney'de bir şato kiralayıp şatonun bulunduğu kasabayı ihya edecek ve bir şehir olma yolunda iyileştirecek derecede zengin birisiydi. Ama yoksulluktan kelimenin tam anlamıyla ağzı kokan filozoflar da vardı. Bilim insanlığıyla filozoflukla mühendislikle servet arasında esasen tamamen bir korelasyon kurulamıyor. "Zengin" olmak ya da olmamak bir sürü faktöre bağlı. Zenginliği tamamıyla şeytani bir olgu olarak görmek fazla mantıklı değil. Kapitalizmle her ne kadar sıkıca iç içe olsa da, zenginlikle kapitalizmi de eş anlamlı görmek mantıklı değil. Bir de kapitalizm yalnızca Marks'ın tasvir ettiği, tek bir [vahşi] varyantı olan bir sistem değil.

    < Bu mesaj bir yönetici tarafından değiştirilmiştir >
    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
    We're beyond sympathy at this point, we're beyond humanity.




  • Nat Alianovna kullanıcısına yanıt

    Arkadaşın bahsettiği gibi bilim insanının zengin olmak için bilime yöneldiğini düşünmüyorum hocam

    Boyle ve Lavosier in çok zengin ailelerde doğduğunu okumuştum.

    Zeki,yetenekli insanlar da gücü elinde bulunduran insanlara bağlı olmak zorunda.Bilim adamının buluşunu,ticari bi ürüne çeviren ve para kazanan bilim insanının kendisi olmuyo genelde,böyle düşünüyorum

    _____________________________
  • 
Sayfa: önceki 34567
Sayfaya Git
Git
sonraki
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.