herkese merhaba. bildiğiniz gibi canlılığımızın en temel hedefi genetiğimizi bir sonraki nesile aktarabilmektir. bu nedenle evrim, nispeten daha hareketli ve entelektüel canlıları haz yöntemiyle üremeye teşvik eder. en başından beri haz bulunmasaydı bile evrim, üremek için yeni motivasyonlar bulurdu. bu bağlamda istanbul'daki okulları ve hatun popülasyonlarını tecrübemiz yettiğince, elimizden ve farklı kaynaklarımızdan geldiğince değerlendirmeye, derlemeye çalışacağız. Bilgi: benim top3 okullardan biri. burslusu ayrı burssuzu ayrı güzeldir. zamanında bitirme tezi olarak insan belgeseli çekilmişti bu okulda Yeditepe: hukuk-eczacılık ve radyo tv sinema bölümlerinin %100-50 burssuzu ablaları bayya iyi. ama ortam itibariyle iyi takılıyorlar cebinizde biraz para olması lazım. İTÜ: koç-sabancı-boun 3lemesinden birindeyseniz buradaki kızların bakış açısı 180 derece değişiyor size. okul bazlı çok enteresan bir hipergami geliştirmiş buradaki kızlar. aynı tipe sahip bir yıldızlı bir koçlu erkekten hangisini seçecekleri asla sekmez. boğaziçi ve itü'nün atletizm kulüpleri partner gibi çalışıyor bu arada. katılmanızı tavsiye ederim. İstanbul Üniversitesi: allahçıların merkezi aksaray'da kampüsü olmasına rağmen çok iyi oluşumlar çıkarmışlar. geçen sportsfest'e istanbul iktisat spor kulübü gelmişti. iü'nin iktisat bölümü öğrencilerinin kurduğu köklü bi kulüpmüş. kökleri yakından tanıma fırsatı buldum. nice uzun yılları olsun. Koç: S Tier. 11 veya 12. sınıftaydım, peder burada konferans verecekti. hayatım boyunca gördüğün en güzel kadını görmüştüm kafeteryalarından birinde. buradan birini bulun zaten muhtemelen babası fabrikatördür. okumanıza gerek kalmasın. YTÜ: çok erkek var. o kadar erkeğin arasında maalesef medeniyet gelişemiyor. kadınlara da insanüstü bir talep var tabi. rekabet azlığından kadınları da kendine pek bakmıyor olsa gerek hiç dikkatimi çeken bir ytülü hatuna denk gelmedim neredeyse. marmara: işletmesi güzel fakat karşıda olduğundan çok temas kuramadım. potansiyel yüksek duruyor. sabancı: dağın başında olduğu için kadınlar arabasal bir hipergami geliştirmiş. öyle ki benim corollayla gittiğimde aldığım kesikler farklı, pederin bmw ile gittiğimde aldığım kesikler farklı oluyor. mimar sinan: toxic bir kapitalist olduğum için lgbtci biseks hatunlarını sadece beğenmekle yetiniyorum çoğunlukla. muhabbetleri moda ayağına üstüne çuval giymekten ve merkür retrosundan öteye gidemiyor. bir de sanat sepet fotoğraflar çektikleri instagram hesapları var hepsinin, 30 takipçili.(belki düşer diye takip edenler ve kız arkadaşlarının takip ettiği) gsü: güzel okul, güzel kafalar. güzel kadın sayısı az. geneli kültürlü, muhabbet edebileceğiniz insanlar. üstüne bir de güzel olursa crème de la crème oluyor. part2 yarın olsun artık kafam yoruldu anılardan |
Bildirim