Amazon Web Services (AWS), Simple Storage Service (S3)’ün 20. yılını kutladı ve hizmetin arkasındaki teknik detayları paylaştı. S3, 14 Mart 2006’da kullanıma sunulduğunda toplamda yaklaşık 1 petabayt kapasite, 15 Gbps bant genişliği ve üç veri merkezi üzerinde 15 raf ve 400 depolama dizisiyle ile hizmet veriyordu.
ISS’e ulaşacak kapasite var
Bugün S3, 123 Erişilebilirlik Bölgesi ve 39 AWS Bölgesi üzerinden hizmet veriyor. Sistem, 500 trilyondan fazla nesne saklıyor ve küresel çapta saniyede 200 milyonun üzerinde istek işliyor. Depolanan verinin toplam hacmi ise yüzlerce eksabayt seviyesinde. AWS, S3 disklerini üst üste koyacak olursak Uluslararası Uzay İstasyonu’na kadar ve neredeyse geri dönecek kadar yükseğe ulaşacağını belirtiyor. Hesaplamalara göre S3’ün altyapısında yaklaşık 276 milyon 3,5 inçlik sabit disk kullanılıyor.
Hizmetin kültürel etkisi de yadsınamaz. Netflix ve Spotify gibi dijital devler, S3’ü kullanarak hızla büyüyen veri ihtiyaçlarını karşıladı ve medya sektöründeki diğer oyuncular için örnek teşkil etti. Ancak S3, bazı güvenlik sorunlarıyla da gündeme geldi. Başlangıçta tüm kaynakların varsayılan olarak herkese açık olması, birçok kullanıcı için yanlış güven hissi yarattı ve kötü niyetli kişiler tarafından binlerce güvenlik açığı içeren S3 deposu keşfedildi. 2017’de ise US-EAST-1 bölgesindeki aksaklıklar nedeniyle bazı büyük web siteleri saatlerce hizmet veremedi.
AWS, S3’ün 99,999999999% dayanıklılık ve kayıpsız çalışma hedeflerini sürdürmesini sağlayan mekanizmalardan da bahsetti. Açıklamaya göre şirketin her baytı sürekli denetleyen mikro hizmetleri bulunuyor. Bunlardan birisi bile bozulma tespit ettiğinde onarım sistemleri otomatik devreye giriyor.