Şimdi Ara

AMERİKA’YI KİM KEŞFETTİ? (2. sayfa)

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
2 Misafir - 2 Masaüstü
5 sn
31
Cevap
0
Favori
3.329
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
Öne Çıkar
0 oy
Sayfa: önceki 12
Sayfaya Git
Git
Giriş
Mesaj
  • W bush
    _____________________________
  • Piri Reis

     AMERİKA’YI KİM KEŞFETTİ?





    Google'a piri reis yazınca bir sürü yabancı site çıkıyor

    http://images.google.com.tr/images?hl=tr&q=piri+reis&btnG=Resimlerde+Ara&gbv=2



    PİRİ REİS (1470-1554) Türk amirali, coğrafya ve kartoğrafya bilginidir. Asıl adı Muhiddin olan Piri Reis, 1470 yılında Karaman'da doğmuştur. Piri Reis, amcası Kemal Reis'in yanında çocukluğundan başlayarak, bütün Akdeniz'i dolaştı. İspanya seferlerine katılıp, Cebelitarık'a kadar gitti. Akdeniz'de görmediği, ayak basmadığı yer kalmadı. Amcasının ölümünden sonra, 1511 yılında, Oruç Reis'in kaptanlarından biri olarak, Mısır'a gitti ve 1513 yılında Barbaros kardeşlerle birlikte, Kuzey Afrika'ya ayak bastı. Cezayir'in fethinden sonra, Oruç Reis tarafından Yavuz Sultan Selim'e gönderildi. Yavuz'dan Derya Bey'i (Deniz Albayı) rütbesini alan Piri Reis, Mısır seferine katıldı. Ardından, Gelibolu ve İstanbul' da bulundu; Barbaros'un deniz seferlerine katıldı. 1533 yılında Barbaros Hayrettin Paşa Kaptan-ı Derya olunca, O'da "Derya Sancak Beyi (Tümamiral)" ünvanını aldı.

    Piri Reis XVI. yy'da en büyük coğrafya bilgini kabul edilmektedir. Büyük eseri "Kitab-ı Buhriyye (Denizcilik Kitabı)", yüzlerce harita ve kroki ile zenginleştirilmiştir. Eserinde, Akdeniz'i bütün sahilleri, adaları, limanları ve kıyılarıyla birlikte tek tek ele almış, bu yerlerin meteoroloji, iklim ve bitki örtüsü özelliklerini, büyük bir isabetle kaydetmiştir. 1521 yılında tamamladığı eserini, bazı düzeltmeler yaptıktan sonra 1525'te Kanuni Sultan Süleyman'a sunmuştur. Eserde, Amerika kıtasının keşfinden de bahsedilmekte ve dünyanın küre şeklinde olduğu açıkça belirtilmektedir. Eserin aslı Topkapı Sarayı'ndadır.

    Piri Reis'in kendi eliyle Ceylan Derisine çizdiği "Amerika Haritası", ilk eseri kadar, belki daha da fazla ünlüdür. Orjinali Topkapı Sarayı'nda olan bu harita, bir Atlas Okyanusu haritasıdır ve kendi eliyle çizdiği atlastan günümüze kalan sadece bir paftasıdır. Bu, bazı kısımları yırtılmış iki haritadan oluşmaktadır. 1513 tarihinde çizileni, Amerika'nın keşfinden 21 yıl sonradır. Bazı batılı bilim adamları, bu nedenle, haritanın Cristof Kolomb'a ait olduğunu iddia etmişlerdir. Bu iddiaların hiçbir dayanağı yoktur. Çünkü Kolomb, böyle bir harita çizmiş olsaydı, bunun bir örneğini mutlaka kendi krallığına vermesi gerekirdi.

    1513'te çizdiği ilk haritasında Kristof Kolomb'un 1498'de çizdiği Amerika haritasından, Portekiz ve Arap haritalarından yararlandığını belirtir. Elde kalan parçası Avrupa ve Afrika'nın batı kıyılarıyla Atlas Okyanusunu, Antil Adalarını, orta ve Güney Amerika'yı gösterir. 1528'de çizdiği ikinci haritasından günümüze kalan parça, büyük bir dünya haritasının kuzey batı köşesi olup Atlas Okyanusu'nun kuzeyini, kuzey ve orta Amerika'nın yeni keşfedilmiş kıyılarını ve Grönland'dan Florida'ya uzanan kıyı şeridini içerir. Adalar ve kıyılar son keşiflere dayalı olarak daha doğru çizilidir. Keşfedilmeyen yerler ise beyaz bırakılarak, bilinmediği için çizilmediği belirtilir. İlk haritadan daha büyük ölçekli ve gelişkin olan ikincisi, teknik olarak döneminin en ileri örneğidir.

    1528 tarihli ikinci haritada Piri Reis, Amerika ve Atlas Okyanusu'nun Avrupa ve Afrika kıyılarını, adalarını, ülkelerini, Amerika ve Afrika'da insan girmemiş çok yere Türkçe isimler vererek göstermiştir.

    Piri Reis'in eserleri, XV. ve XVI.yy.'larda Türk Denizciliğinin ve biliminin hangi aşamada olduğunu açıkça göstermektedir. Haritaların ilki bile, Avrupa'da 1528 yılında Glole Dore tarafından çizilen Amerika haritasından çok daha doğrudur. Piri Reis'in haritalarında Grönland'dan Florida'ya kadar olan sahiller sekiz renkle çizilmiştir.

    Piri Reis'in haritaları bilim adamları arasında tartışmalara neden olmuştur. Bu kadar mükemmel haritaların, o dönemin bilgisiyle nasıl çizilebildiği konusunda bilimsel araştırmalar yapılmıştır. Hatta Eric Von Doniken "Tanrıların Arabaları" adlı eserinde, uzaydan gelen yaratıkların bu bilgileri Piri Reis'e aktardıklarını, aksi takdirde o tarihlerde kutuplara kadar böyle haritaların çizilemeyeceğini ciddiyetle iddia etmiştir.

    Piri Reis Haritası Bilmecesi

    Piri Reis'e geniş yer ayıran Komsomolskaya Pravda gazetesi, onun haritasından yola çıkarak 10 bin yıl önce Antarktika'da insanların yaşadığını yazdı. Gazete, haritada Şili kıyıları, And Dağları ve Afrika'nın o döneme kadar eşi görülmemiş şekilde ayrıntılı haritasının yer aldığını belirterek, "Türk amiralin haritasında, keşfinden 300 yıl önce Antarktika ile ancak 1958'de bulunan takımadalar da var" ifadesini kullandı.

    Trigonometri bilmecesi

    Rus tarihçi Sergey Manukov ise Piri Reis'in 1513'te çizdiği haritasının benzerini hazırlamanın ancak dünyanın uydudan çekilmiş fotoğraflarıyla mümkün olduğunu söyledi. Rus uzman, "Aslında harita da fotoğrafa çok benziyor. Sanki, bir uydu aracı çizimi yapılan bölgenin üzerinde dolaşarak fotoğrafını çekmiş. Özellikle güney yarımküre inanılmaz ayrıntılı" dedi.

    Manukov, Piri Reis'in trigonometri bilmeden böyle bir harita hazırlamasının mümkün olmadığını, ancak trigonometrinin 18'inci yüzyılda kullanılmaya başlanmasının şaşırtıcı bir durum olduğunu söyledi. Komsomolskaya Pravda, "Günümüzde bazı haritalardaki yanlışların Piri Reis'in haritasına bakılarak düzeltildiği biliniyor. Türk amiral ölümünden yüzyıllar sonra hâlâ konuşuluyor" diye yazdı
    _____________________________
    ''Bizim Elimizin Ulaştığı Yerlere Onların Hayalleri Bile Ulaşamaz''
    Fatih Sultan Mehmed




  • quote:

    Orjinalden alıntı: NötronBombası


    Amerika’nın Keşfinde Yahudi Parmağı

    Diğer farklı bilgiler de şöyle: 1485 yılında Yahudiler Hindistan’ı keşfedip Hindistan’dan altın, mücevher ve değerli taşlar getirmeyi hesaplıyorlar. Bu iş için gerekli parayı temin edebilmek için de İspanya Kralına gidip ona; “Bize oraya gidip gelecek gemileri ve o kadar parayı ver, döndüğümüzde sana iki mislini verelim.” diyorlar. İspanya Kral ve Kraliçesini kandıran Yahudiler ondan parayı ve gemileri aldıktan sonra, yine bir Yahudi olan Kolomb’u kaptan tayin edip tayfalarıyla berber yolcu ediyorlar. Hindistan’a gitmek umuduyla yola koyulan Kolomb, Amerika’ya çıktığında kıtayı Hindistan zannediyor ve tabii ki altın, elmas, mücevher gibi bir şey görmüyor. Eli boş olarak İspanya’ya döndüğünde Yahudiler ve Kral hayal kırıklığına uğruyor. Bu işe çok kızan ve kendisini kandırılmış hisseden Kral, bu işe sebep olan Yahudileri mahkemeye veriyor. Engizisyon da hepsini kesmeye başlıyor.

    Sultan Bayezid’in hekimlerinden birinin Yahudi olduğu ve İspanya’da bu mezalim yaşanırken Yahudi hekimin bunu Bayezid’e söyleyip, Yahudilerin kurtarılmasını istediğini ve Sultanın da bunu kabul ettiği söyleniyor.

    Bu anlattıklarımız, tarih kitaplarında anlatılanlardan çok farklı ama mahdut güvenle yazılan tarih, sorgulandıkça bir propaganda aleti olmaktan çıkıp doğru ile yanlışın ayırt edilebilmesi için gerekli olan bir ilim halini alıyor. Bu sebepten dolayı biz her soruyu sormak ve her ihtimali de göz önüne almak zorundayız.


    __________________________________________________________________________________________





    Her şeyin altından bunlar çıkıyor ya delircem
    _____________________________
    Winston S.Churchill:
    Türklerin elinden KUR-ANI almadıkça onları yok edemezsiniz!!!




  • bi de Ameriko Vespuchi die bi adam vardı. Zaten aslında kıtaya önce o ayak basmıştı falan. Ama boşuna tartışıyoruz hepsinden önce yerliler keşfetmiş anakarayı. onlar da hatırladığım kadarıyla orta asyadaki atalarımızın bi kısmı kış aylarında bering boğazının donmasından faydalanarak oraya göçüp orada kalmışlar.

    ama ben çok küçüktüm hatırlamıyorum
    _____________________________
    http://fitil.blogcu.com

    Benim gibi karışıkkk...
  • Yanlız Osmanlı sayesinde neler olmus resmen dunya bızım sayemızde gelişmiş

    İslamiyetin yayılmasında cok yardımcı olmusuz
    Cin seddi bizim sayemızde yapılmıs
    ilk kez insana top ile dalmısız
    yenılmez denen kaleleri buyuk toplarımız ile yıkmısız
    ticaret yollarını aldığımız için hrsitiyanlar yeni yol aramıslar

    ve daha cok sey var
    _____________________________
  • quote:

    Orjinalden alıntı: Yk03

    Yanlız Osmanlı sayesinde neler olmus resmen dunya bızım sayemızde gelişmiş

    İslamiyetin yayılmasında cok yardımcı olmusuz
    Cin seddi bizim sayemızde yapılmıs
    ilk kez insana top ile dalmısız
    yenılmez denen kaleleri buyuk toplarımız ile yıkmısız
    ticaret yollarını aldığımız için hrsitiyanlar yeni yol aramıslar

    ve daha cok sey var



    Osmanlı hakkında çok güzel belgeseller var insan izleyince bir kez daha hayran oluyor
    _____________________________
    Winston S.Churchill:
    Türklerin elinden KUR-ANI almadıkça onları yok edemezsiniz!!!




  • beyler amerika daha önceden keşfedilmişti zaten orada inkalar mayalar ve kızılderililer wardı

    bir rivayete göre türkler ve mogollar orta asyada iken çin etkisinden bikip bazı boylar yukarı doğru çıkmış ve o rusya ile amerika(alaska) arasindaki ne bogaziydi unuttum o bogaz kisin buz tutarmis ordan geçerek amerikaya kızılderilileri oluşturmuşlar ama mogollar olabilir
    _____________________________
    INTEL CORE 2 DUO E4500@3.1GHz/// 2GB DDR2 800MHz CL4 Gamer Extreme Dual Kit
    /// GIGABYTE P35-DS3L /// Tagan 430Watt Easycon//Palit 8600gt Sonic+ 750/2100 vmod /// 250gb Segate 410as /// DvD Combo car curt kasa fln....
  • quote:

    Orjinalden alıntı: citafettin

    beyler amerika daha önceden keşfedilmişti zaten orada inkalar mayalar ve kızılderililer wardı

    bir rivayete göre türkler ve mogollar orta asyada iken çin etkisinden bikip bazı boylar yukarı doğru çıkmış ve o rusya ile amerika(alaska) arasindaki ne bogaziydi unuttum o bogaz kisin buz tutarmis ordan geçerek amerikaya kızılderilileri oluşturmuşlar ama mogollar olabilir



    Benim mesajımı okumadığın belli oluyor...
    _____________________________
    http://fitil.blogcu.com

    Benim gibi karışıkkk...
  • DOSTUM ÇOK NEFİS BİR YAZI PAYLAŞMIŞSIN ŞİMDİ SANA ANLATMASI UZUN SÜRER AMA MUHAKKAK AMA MUHAKKAK OLARAK MUSTAFA ARMAĞANIN BİR YAZISINDA AMERİKANIN KAŞİFİNİ DEŞİFRE EDEN ÇOK NEFİS BİR YAZISI VARDI TARİHİNİ SORMA BANA HATIRLAMIYORUM AMA BULURSAN BİRAZ ARATIRSAN ULAŞIRSIN O YAZIYI KESİN OKU SANA TAVSİYEM...O YAZI ZAMAN GAZETESİNDE YAYINLANMIŞTI...
    quote:

    Orjinalden alıntı: NötronBombası

    İslam alimleri Amerika’yı biliyordu...

    Prof. Hitti’ye göre Endülüs’teki müslüman coğrafyacılar, dünyanın bir küre şeklinde olduğunu söylemeseydiler Yeni Dünya (Amerika Kıtası) asla keşfedilemezdi. Zaten Colomb’un, Marko Polo’nun Doğu’dan öğrendiklerini okuduğunu da biliyoruz.

    Amerika’nın keşfi hadisesi her zaman için zihinleri meşgul eden sorulardan biri olmuştur. Nitekim bu kıta keşfedildikten sonra tarihin seyri değişmiş birçok önemli olayın müsebbibi bu kıtada yaşayanlar veya kaşifleri bu kıtaya gönderenler olmuştur. Yeni dünyanın keşfi ile eski dünyanın güçlüleri önce oradaki insanları sonra da yer altı ve yer üstü zenginlik kaynaklarını sömürmeye başlamış, ardından tarihin seyri ilginç bir şekilde değişmiştir. Nitekim daha sonra da değineceğimiz üzere Amerika Birleşik Devletleri’nin kuruluşu da bir hayli ilginç olacak, kurucularının ilginç bağlantıları herkesi şaşırtacak ve bugünü doğru tahlil edebilmemiz için gerekli olan alt yapıyı verecektir bizlere.

    Yeni Dünyayı Christophe Colomb’dan önce keşfedenlerin olduğu hep söylenegelmiştir. Fakat her ne kadar bu kıtanın keşfi, Colomb tarafından yapıldı denilse de kıtaya adını başka biri vermiştir. Bu konulara girmeden önce Colomb’un bu seyahate çıkış sürecine kısaca bakalım.

    _________________________________________________________________________________________


    Dünya yuvarlak mı?

    Dünyanın yuvarlak olduğunu söylemenin yasak olduğu 15. yüzyılda İslam dünyası dünyanın yuvarlak olduğunu biliyor, Avrupa’da ise bunu söyleyenler ateşe atılıyordu. Kilisenin söylediklerinin aksini iddia edenler dinsiz oluyorlar ve cehennem ateşinden kurtulmaları için yakılıyorlardı. Prof. Hitti’ye göre Endülüs’teki müslüman coğrafyacılar, dünyanın bir küre şeklinde olduğunu söylemeseydiler Yeni Dünya (Amerika Kıtası) asla keşfedilemezdi. Zaten Colomb’un, Marko Polo’nun Doğu’dan öğrendiklerini okuduğunu da biliyoruz.

    Ünlü Arap kadısı-tarihçisi Kalkaşandi değerli eseri Subhü-l Aşa’da, Atlantik Okyanusu’ndan Amerika’ya doğru seyahate çıkıp da genelde dönmeyen müslümanların varlığından söz eder. (Fendoğlu Hasan Tahsin, Doç. Dr. Modernleşme Bağlamında Osmanlı- Amerika ilişkileri, sf. 150) Peter Matry de İspanyolların bu bölgeye geldiklerinde zencileri gördüklerini ve bunların Kızılderililerle savaş halinde olduklarını yazar. Buna göre eski dünya ile yeni dünya arasındaki trafik ilk kez Müslümanlar tarafından oluşturulmuştur. (Muhammed Hamidullah,)

    Hatta Amerika gibi Güney denizlerinin ve orta Pasifik adalarından binlercesinin Müslümanlar tarafından keşfedildiği söylenir. Örneğin Brazil kelimesi etimolojistleri (dil bilginlerini) çok şaşırtmıştır. Çünkü bu kelime ne İngilizce, ne Avrupa, ne de Brezilya kökenlidir. Müslümanların okyanuslardaki aramalar dolayısıyla yapmış oldukları seferlerde Kuzey Afrikalı çok ünlü Birzala Kabilesi (veya Benu Brazil) fertlerinden bir grup buraya yerleşti ve buraya Brazil dediler. Etimolojistler, Kızılderililerin dilinde Arapça asıllı kelimelerin bulunduğunu da ortaya çıkarmışlardır. (Fendoğlu Hasan Tahsin, Doç. Dr. A.g.e. sf, 151)

    Bazı bilim adamları “Arap coğrafyacıların verdiği bilgiler Kristof Kolomb’un Amerika’yı keşfinden (1492) önce müslüman denizcilerin Atlas okyanusunu aşarak yeni dünyaya ayak basmış olduklarını gösterir” derler.

    _________________________________________________________________________________________


    Amerika’ya Osmanlı’dan bir bakış

    Tarih muhtelif rivayetlerle dolu bir bilim. Zaten bu yüzden de hep bir bilim olup olmadığı tartışılmıştır. Resmi tarih bize denizciliğimizin iyi olmadığını yalnızca Barbaroslar döneminde bir şeyler yaptığımızı anlatsa da Amerika’nın doğusunda bugün dahi Büyük Türk Takım adaları diye adlandırılan yerlere ilk çıkanların Türk gemicileri olduğu düşünülmekte ve bu ismin de ondan dolayı verildiği kabul edilmektedir. Osmanlı denizcilerinin bu gün bile (Turks Islands) diye adlandırılan adalara, o dönemde gitmiş olmasına şaşırmamak lazım gelir. Çünkü Piri Reis’in haritası bize haritacılıktaki bilgimizi ve maharetimizi anlatmaya yeter de artar bile. H. Tahsin Fendoğlu kitabında şöyle der: “Kolomb, Türklerin ve müslümanların yaptığı harita ve deniz yolları haritalarından yararlanarak Amerika’ya gitmiştir ama Batı bunu gizlemiştir. Gizlemesinin nedeni de İstanbul’un fethinden sonra Kilisenin Türklere (müslümanlara) karşı topyekün bir saldırıya geçmiş olmasındandır. (A.g.e, sf. 155)” Piri Reis haritasında Amerika’dan “Antilya” diye bahseder. Amerika’nın keşfi Piri Reis’in Kitab-ı Bahriyesine göre 1465 yılında, Fatih döneminde olmuştur.


    _________________________________________________________________________________________


    Kolomb’un Tayfaları

    Kolomb’un keşif macerasına doğru yelken açacağı asırda en güçlü donanma Osmanlı’da bulunuyordu ve bazı tarihçiler Kolomb’un Sultan 2. Bayezid’e baş vurup ondan yardım istediğini söylerler. Her ne kadar Kolomb’un tayfalarının içinde üç Müslümanın bulunduğu, neredeyse, herkesçe biliniyorsa da bunların kim olduğu hakkında pek de malumat yoktur ama Bayezid’in Kemal Reis’in arkadaşlarından birkaç kişiyi Kolomb’a yardım için görevlendirdiği de söylenir. Batı’da yazılan eserlerde hiç bahsedilmemişse de Kolomb’un tayfalarının arasında Rodrigo veya Diego de Arana veya Diego de Deza takma isimli müslümanların olduğu hatta bu müslüman denizcilerin Amerika’ya daha önce de gittikleri söylenir.

    Kolomb’un yolculuğu nereye?

    Kolomb’un yolculuğunu yapmak için önce Portekizlilere baş vurduğu fakat isteğinin kabul edilmediği tarih kitaplarında yazar. Kolomb’un daha sonra İspanya Kurtuba’da bulunan Kral Ferdinand ve Kraliçe İsabella’dan yardım istediği ve isteğinin kabul edildiği de açıktır. Açık olmasına açıktır fakat her şey bu kadar masumane mi yapılmıştır? Kolomb bu seyahate yalnızca yeni toprakları keşfetmek için mi gitmiştir? Osmanlı’ya bulaşmadan Hindistan’a gitmek isteyenlere alet mi olmuştur? Yoksa bu yolculuk, İspanyol Kral ve Kraliçesini adeta esir almış ve onları kuklalar gibi ellerinde oynatan bazı “üstün ırka mensup” kişilerin isteği doğrultusunda mı yapılmıştı?

    Kolomb yelkenlerini açmıştı. Sürekli Batı’ya gidersem Doğu’ya varacağım diyordu ve yolculuğu hayli ilginçti…

    __________________________________________________________________________________________


    Müslüman Bilim adamlarının söyledikleri

    Onuncu yüzyılda yaşayan büyük İslam Alimi Biruni eserlerine, Hind ve Atlas Okyanuslarının ötesinde büyük kara parçalarının olması gerektiğini belirtirken Japonya ve Amerika’yı kastediyordu.

    Ebul Hasan el- Mesudi, bir eserinde Kurtubalı Haşhaş b. Said b. Esved’in Atlantik Okyanusunu geçtiğini ve geri döndüğünü yazmıştı. Nitekim Mesudi 943 yılında bir Dünya haritası yapmıştı.

    Sicilya’da Norman Kralı’nın sarayında bulunmuş olan Şerif el- İdrisi, Lizbon’dan sekiz kişinin Amerika’ya gittiğini ve oradaki adalarda meskun olduğunu yazmıştır. Üç asır boyunca Avrupa’daki boşluğu dolduran haritanın da sahibi olan İdrisi’nin haritasının Kolomb tarafından kullanıldığı düşünülmektedir.

    Nitekim bir çok bilim adamı ve yazar İdrisi’nin haritasında, Antilla adalarını göstermesinden dolayı müslümanların Kolomb’dan önce bölgeden haberdar olduklarını kabul eder. (İdrisi’nin vefat tarihi 1165’tir.) Kristof Kolomb 1499 yılında Haiti’den yazdığı bir mektupta, İbn Rüşd’ün Amerika’nın varlığı konusunda kendisine bir fikir vermiş olduğunu belirtiyordu.

    Nitekim bu ve bunun gibi daha bir çok bilgi aslında müslümanların Kolomb’dan neredeyse üç yüz yıl önce Amerika’yı bildiğini ve burada İslamı yayma çalışmalarına bile girdiklerini anlatır.


    2

    __________________________________________________________________________________________


    Amerika’nın Keşfinde Yahudi Parmağı

    Kolomb, yolculuğunun 68. gününde Amerika kıtasına ulaşmıştı. Kolomb’un el yazılarında şöyle yazdığı söylenir: “Bu zat, Rodrigo (müslüman denizci) sıradan bir tayfa değildi. Osmanlı Deniz Kuvvetlerine mensup olup gizli bir din (İslam) taşıyordu. Bu durumu benden başka kimse bilmiyordu. İlk karayı gören kişi de Rodrigo’ydu. Ama mükafatı resmen bir müslümana vermek istemedim…”

    Sürekli Batı’ya gittiğinde Doğu’ya varacağını öğrenmiş olarak yola çıkan Kolomb, okyanusa yelken açtığında, aynı zamanda tarihte de bir muammaya doğru yelken açmıştı. Bir çok tarihçi Kolomb’un bu seyahate yalnızca Amerika kıtasının varlığını ispat etek için çıktığını söylese de aklımıza takılan bazı soruların cevaplarını bulabilmek için taşları yerine koymaya ve parçaları birleştirmeye çalıştığımızda ilginç şeylerle karşılaşıyoruz. Örneğin Kolomb’un bir İtalyan olduğu halde asla İtalyanca konuşmayıp, yalnızca İspanyolca konuştuğu biliniyor. Asıl ismi Domenico Colombo olan Kolomb, Geneoa’ya yerleşmiş bir İspanya Yahudi’si…

    Amerika’nın Keşfinde Yahudi Parmağı

    Diğer farklı bilgiler de şöyle: 1485 yılında Yahudiler Hindistan’ı keşfedip Hindistan’dan altın, mücevher ve değerli taşlar getirmeyi hesaplıyorlar. Bu iş için gerekli parayı temin edebilmek için de İspanya Kralına gidip ona; “Bize oraya gidip gelecek gemileri ve o kadar parayı ver, döndüğümüzde sana iki mislini verelim.” diyorlar. İspanya Kral ve Kraliçesini kandıran Yahudiler ondan parayı ve gemileri aldıktan sonra, yine bir Yahudi olan Kolomb’u kaptan tayin edip tayfalarıyla berber yolcu ediyorlar. Hindistan’a gitmek umuduyla yola koyulan Kolomb, Amerika’ya çıktığında kıtayı Hindistan zannediyor ve tabii ki altın, elmas, mücevher gibi bir şey görmüyor. Eli boş olarak İspanya’ya döndüğünde Yahudiler ve Kral hayal kırıklığına uğruyor. Bu işe çok kızan ve kendisini kandırılmış hisseden Kral, bu işe sebep olan Yahudileri mahkemeye veriyor. Engizisyon da hepsini kesmeye başlıyor.

    Sultan Bayezid’in hekimlerinden birinin Yahudi olduğu ve İspanya’da bu mezalim yaşanırken Yahudi hekimin bunu Bayezid’e söyleyip, Yahudilerin kurtarılmasını istediğini ve Sultanın da bunu kabul ettiği söyleniyor.

    Bu anlattıklarımız, tarih kitaplarında anlatılanlardan çok farklı ama mahdut güvenle yazılan tarih, sorgulandıkça bir propaganda aleti olmaktan çıkıp doğru ile yanlışın ayırt edilebilmesi için gerekli olan bir ilim halini alıyor. Bu sebepten dolayı biz her soruyu sormak ve her ihtimali de göz önüne almak zorundayız.


    __________________________________________________________________________________________


    Kolomb’un ilk yolculuğu

    Kaptan Kolomb’un ilk yolculuğuna yelken açtığını söyleyip araya “Niçin” sorusunun cevabını bulabilmek ümidiyle bazı bölümler koymuştuk. O yolculukla devam ediyoruz. O günlerde Atlas Okyanusuna Sis Denizi deniliyordu ve bu denizin ardında Cehennem ile korkunç canavarların olduğuna inanılıyordu. Tabii ki bu bir Hıristiyan inancıydı. Kolomb üç de müslüman denizcinin iştirakiyle oluşturduğu 120 mürettebatı ve Santa Maria, Pinta, Nina isimli gemileriyle sulardaydı. Yolda Santa Maria adlı gemi batmıştı. Tayfalar isyandaydı. Cehenneme doğru gittiklerini düşünüyorlar ve bu yüzden de sürekli rahatsızlıklarını dile getirip dönmeyi teklif ediyorlar Kolomb ise “Müslümanların kitaplarından burada bir kara olduğunu öğrendiğini” söylüyor ikna olmayanlara da “Müslümanlar bilirler ve yalan söylemezler” diyordu. Her ne kadar Kolomb tayfaları yatıştırmaya çalışıyorsa da ucu bucağı gözükmeyen su ve korkulu hava insanları tedirgin ediyordu. Bu arada üç müslümandan ikisinin dini ortaya çıkmış ve mutaassıp Hıristiyanlar onları denize atarak şehit etmişti.

    Yolculuğun 65. gününde, tayfaların bir daha kara göremeyeceklerini veya cehenneme gideceklerini düşünmesinden dolayı, sinirlerin iyice gerildiği bir anda bir tayfanın ilk adımıyla tayfalar Kaptan Kolomb’u dövmeye başlamıştı. Tayfalar kendilerini ölüme sürüklediğine inandıkları Kolomb’u döverken gemide kalan diğer müslüman denizci (Rodrigo lakaplı) üç gün sonra karaya ayak basacaklarını müjdelemişti. Bunu da güneşten irtifa almak suretiyle yaptığı yer tayini sonrasında bulduğunu söylüyordu.


    __________________________________________________________________________________________


    “Mükafatı Bir Müslümana Vermek İstemedim”

    Kolomb, yolculuğunun 68. gününde Amerika kıtasına ulaşmıştı ama tayfaları cehennemde olduklarını zannediyorlardı. Bazı rivayetlere göre Kolomb’un Paris Bibliotheqe Nationale’de bulunan el yazılarında şöyle yazdığı söylenir: “Bu zat, Rodrigo (müslüman denizci) sıradan bir tayfa değildi. Osmanlı Deniz Kuvvetlerine mensup olup gizli bir din (İslam) taşıyordu. Bu durumu benden başka kimse bilmiyordu. İlk karayı gören kişi de Rodrigo’ydu. Ama mükafatı resmen bir müslümana vermek istemedim…”

    Rodrigo lakaplı Osmanlı Denizcisi 1498 yılında 3. Amerika seyahatine ait haritayı eski kaptanı ve arkadaşı Kemal Reis’e vermiş dolayısıyla bu bilgiler henüz o dönemde Osmanlı’nın eline geçmiştir. Nitekim Rodrigo’nun 3. Amerika Seyahatine ait bu haritası Piri Reis’in haritasının bulunduğu yerde, Piri Reis’in haritasının içinden çıkmıştır. Her ne kadar Amerika’nın müslüman ilim adamlarınca bilindiği ve bu sebepten dolayı Amerika’yı müslümanların keşfetmiş olduğunu daha önceden söylemiş olsak da, keşfi; oraya gitmek olarak niteleyenlere eğer onu kabul etmiyorsanız bunu kabul edin diyor ve Osmanlılar Amerika’ya işte bu sebepten dolayı Kolomb’dan önce çıkmıştır diyoruz.

    Başka bir iddiada ise Barbaros Hayrettin’in, Kanuni Sultan Süleyman’a Amerika’nın fethedilmesi için müsaade istediği ve Kanuninin de bunu o günlerde Mısır’da bulunan Makbul İbrahim Paşa’dan sorduğu ve Paşa’nın da “Ülkemize çok uzak olduğu için hiç teşebbüs edilmemesi gerektiğini” söylediği yer alır. (Esat Efendi, Hulasa-i Ahval-i Tunus ve Garp, İst. Üniv. Küt. Nu. 10803, sf. 400, Fendoğlu’dan sf. 159)

    __________________________________________________________________________________________


    Piri Reis’in Haritası

    Bütün bunlardan bahsedip de Piri Reis’in haritasını es geçmek olmaz. Deve derisi üzerine sekiz ayrı renk kullanılarak çizilen ve günümüzdeki ölçülerle birebir uyuşan bu haritayı Piri Reis 1513 yılında çizmiştir. Bütün dünyada hayranlık uyandıran harita bugünkü modern ölçümlerle tespit edilen ebatlara birebir uymaktadır. Nitekim, ABD’nin George Town Üniversitesi de 1956 yılında bu haritanın bilimsel olduğunu kabul etmişti. Arapça, Yunanca, İtalyanca ve İspanyolca bilen Piri Reis Dünya Haritasında Amerika’nın doğu kıyılarını da göstermişti.

    Bu gün bütün Dünyada harita yapımı en ince ayarların yapıldığı ve yüzlerce insanın üzerinde çalışma yaptığı bir sahadır. Haritalar için bir çok uzman farklı yolarla ve yıllarını vererek ve her biri bir haritanın kendi uzmanlık sahasına giren bölümünü yaparken Piri Reis 21 parça deri üzerine yaptığı haritasını tamamen kendisi yapmıştı. Kendisi ölçmüş, kendisi çizmiş, kendisi ayarlamış, kendisi renklendirmiş hatta resimlerini bile kendisi yapmıştı.

    Macellan, Amerika’nın güneyine 1519’da gidebilmişti halbuki Piri Reis 1513 yılında yaptığı haritada burayı göstermişti. Harita’da gösterilen Laplata nehri 1515’de keşfedilmiş olduğu halde Piri Reis Laplata nehrini keşfinden iki sene evvel haritasında çizmişti. Hatta Piri Reis buzullarla kaplı Antartika Dağlarını bile en doğru şekli ile göstermişti. İlginç olanı bu dağların, 1952 yılında ses yansıtıcı aletlerle keşfedilmiş olması. Üzerine ciltlerce kitabın yazıldığı bu haritanın bir özelliğini daha yazmadan geçemeyeceğim. O da haritadaki ekvator çizgisinin bugünküyle birebir aynı olması. Ne denilebilir ki; şapka çıkartmaktan, el öpmekten başka ne kalır bizlere? Bize kalan tek şey bu müthiş eseri bütün dünyaya tanıtmak ve Piri Reis’in ruhuna fatihalar göndermek…

    Piri Reis’in Amerika’sı

    Piri Reis Kitab-ı Bahriya adlı eserinin 77- 85. sayfaları arasında Amerika’yı nazım olarak şöyle tarif eder:

    Lodos üstünde bulundu bir diyar/ Septe’den dört bin mil öte uzar

    Hangi tarihte bulundu iş bu yer/ Şerhedeyim ehl-i tarih gör ne der

    Tarih-i hicret buydu ol zaman/ Ta sekiz yüz dahi yetmişdi ol an

    İşbu tarihde bundu ol zemin/ İsmine “Antilya” dediler hemin.

    Bu şiirde de söylediği üzre Piri Reis Amerika’nın keşfini hicri 870 yani 1465 olarak gösterir. Yani Amerika’nın keşfinden 29 yıl evvel…


    3














    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Oriental -- 16 Eylül 2007; 0:45:14 >
    _____________________________


    Eski nick: magnum_1453




  • Tartışmayın Arkadaşlar Osmanlıya Saygı Fatihlere Mehmetlere Yavuzlara
    _____________________________
  • quote:

    Orjinalden alıntı: NötronBombası

    Dünya yuvarlak mı?





    yok deil:D














































































































    DOKUZGEN
    _____________________________




  • 
Sayfa: önceki 12
Sayfaya Git
Git
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.