Şimdi Ara

15 Temmuz 2016 Darbe Girişimi - Bastırıldı [ANA KONU] / 3 Ay OHAL İlan Edildi (1086. sayfa)

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
3 Misafir - 3 Masaüstü
5 sn
21.755
Cevap
75
Favori
909.931
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
Öne Çıkar
68 oy
Giriş
Mesaj
  • Adil öksüz ile ilgili saatin yalan olduğunu açıklayan bir video, bana mantıklı geldi.
    Birileri saklıyor zaten yaptıkları şeylerle hala gerçeği ortaya çıkaramayan yönetimden başka ne beklenir ki.

    Twitter videolarını nasıl ekliyoruz?
    quote:

    15 Temmuz Gerçeği‏ @15temmuzgercegi

    15Temmuz'da A.Öksüz'ün saati gibi basit bir hususta bile yalan söyleyenler, başka hangi konularda yalan söylüyorlar?
    https://twitter.com/15temmuzgercegi/status/898869180350423040
    https://twitter.com/15temmuzgercegi/status/899930615394353152



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Merkur -- 23 Ağustos 2017; 11:41:37 >
    _____________________________
    "En faziletli cihat zalim bir idarecinin yanında ona adaleti söylemektir. HZ. MUHAMMED"
    "Bir insan taraf tutmaya başlar başlamaz, dünyada da o gerçekleri o kadar az görmeye başlar. HEYWOOD BRAUN"
    “Eğer birileri oturduğu koltuktan kalkmakta sıkıntı yaşıyorsa, kesin altına pisletmiştir.” Hindistan Atasözü"




  • "Evet buyrun suçlu değilim, eğer suçluysam asıl bizi bu hale getiren başa sorun demiş!"
    Adamı böyle satarlar işte.

    quote:

    Çapkın: "Beni Erdoğan'a sorun"Ana Sayfa» Güncel24.08.2017 10:56FETÖ'nün mülkiye yapılanmasının davasında ifade veren FETÖ sanığı eski İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın, "Beni Erdoğan'a sorun" dedi.


    15 Temmuz darbe girişiminin ardından başlatılan FETÖ soruşturmaları kapsamında tutuklanan eski İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu ile eski İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın'ın da aralarında bulunduğu 14'ü tutuklu 15 eski vali ve kaymakamın yargılaması sürüyor. Duruşmanın ikinci gününde Hüseyin Avni Mutlu ifade vermeye başladı. İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından, Silivri Ceza ve İnfaz Kurumu karşısında bulunan salonda görülen davanın ilk gününde ise Eski İstanbul İl Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın savunma verdi. 

    'CUMHURBAŞKANI'NA SORSUNLAR'FETÖ mensubu olmadığını belirten Çapkın, "Dört buçuk yıl İstanbul Emniyet Müdürlüğü yaptım. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yan yana çalıştım. FETÖ'cü olup olmadığımı Cumhurbaşkanı Erdoğan'a sorsunlar. Eğer FETÖ'cü derse savunma yapmayı bırakacağım. 1984 yılından beri beni kim hangi göreve getirmiş bellidir. Şükür hepsi yaşıyor. Tanık olarak dinlenebilirler" dedi. Çapkın, 17-25 Aralık operasyonlarının nasıl öne çekildiğini şöyle anlattı:"17 Aralık öncesiydi. İçişleri Bakanı Muammer Güler aradı. 'Rıza Sarraf denilen iş adamının kendisini arayarak, etrafında kılıksız şahıslar gördüğünü, hayati tehlike derecesinde korktuğunu' söylediğini aktararak bu durumu araştırmamı istedi.

    Ben de İstihbarat Şube Müdürü Ahmet Arıbal'a söyledim. O da ekipleriyle Sarraf'ın gittiği yerlerde araştırma yaptı. Meğer Mali Şube de Rıza Sarraf'ı o günlerde takip ediyor ve operasyona hazırlık yapıyorlardı. Mali şube, İstihbarat şubesindeki polisleri görünce düşman görmüş gibi olmuşlar. Sonra da bu kripto operasyonları bozulacak endişesi ile operasyonu erken yapmaya karar verdiler. İstihbarat Müdürü hakkında da soruşturmayı sekteye uğrattığı gerekçesiyle suç duyurusunda bulundular. İstihbarat Şube Müdürü Ahmet Arıbal da görevi benim verdiğimi söyledi. Ona bu görevi ben verdiğim için de sonrasında bana ulaşarak beni de tutuklamak istediler. Alelacele operasyon yapmalarının sebebi istihbarat ekiplerini fark etmeleriydi."

    'OLAYIN PATLAYACAĞINI TAHMİN ETMİŞLER'Operasyon olduğunda İçişleri Bakanı Muammer Güler'in kendisini aradığını dile getiren Çapkın, "Ben de şaşkınım bilgim yok dedim.  İstihbarat Şube Müdürü Ahmet Arıbal'ı aradım onun da bilgisi yoktu.  Nazmi Ardıç'ı aradım 'Bizim operasyonumuz' dedi. bağırdım çağırdım, yanıma gelmelerini söylerim. O ve Yakup Saygılı, olayın patlayacığını tahmin etmişler ki takım elbise ile yanıma gelmişlerdi hatta bilgi notunu bile hazırlamışlardı" diye konuştu.

    BANA HERŞEYİ GÖZE ALDIK DEDİLERÇapkın, burada eski İçişleri Bakanı Güler'in tekrar kendisini aradığını, sorulan sorulara söz konusu iki şube müdürlerine sorarak Güler'e cevaplar verdiğini belirterek, şöyle devam etti: "İkisine  'bu durum sizi yakacak' dediğimde, Nazmi Ardıç, 'Herşeyi göze aldık' dedi. Saygılı da  başını salladı. Herşeyi göze alarak, amirlerinden habersiz savcılarla birlikte dar bir kadro ile bunu yaptıkları ortala çıktı. Tarihte ilk kez poliste bir paralel bir yapılanmayla yüzyüze geldiğimizi anladık. Daha sonra tüm Türkiye'de karşılaştık.

    "Çapkın, "Başbakanımız ikinci ameliyatına gireceği gün Erol Demirhan ile Yurt Atayün ellerinde bir kararla geldiler. Savcılık mı mahkeme mi hatırlamıyorum. MİT krizinden bir gün önceydi. Kararda Hakan Fidan'ın da aralarında bulunduğu üst düzey MİT görevlilerinin telefonlarının dinlenmesi isteniyordu. Bunu görünce çıldırdım… 'Siz iki kurumu birbirine mi düşüreceksiniz. Bu aklı savcıya yoksa siz mi verdiniz' diye bağırdım. Sonra da savcıya gidip nasıl aldıysanız o şekilde bu kararı kaldırın dedim. Ardından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Kısıklı da görüştüm. Konuyu anlattım. Dinleme kararını gösterdim, şaşırdı.

    'İdris'e söyleyin (Eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin) üçünü de yani Ali Fuat Yılmazer, Yurt Atayün ve Erol Demirhan'ı görevden alsınlar' dedi. Ancak o dönem FETÖ ile mücadele sert olmadığı için bu üç müdür de Ankara'da farklı görevlere getirildi. Bir süre sonra Yurt Atayün İstanbul'a idari kararla geri döndü" dedi.Çapkın, "Hüseyin Avni Mutlu ile 3 yıl vali emniyet müdürü olarak çalıştım. 3 yıl içinde bayramda kandilde 7-8 kez telefon görüşmüşüm. Bence az bile yapmışız. Benim ihmalimin olduğunu düşünüyorum. Ben mülkiyeli değilim ki, mülkiye yapılanması içinde olayım. Çocukluğumdan beri polisim. FETÖ parlatması bir kaymakam hiç olmadım hep polistim" dedi.Kaynak: Çapkın: "Beni Erdoğan'a sorun"

    http://www.yenicaggazetesi.com.tr/capkin-beni-erdogana-sorun-171228h.htm
    _____________________________
    "En faziletli cihat zalim bir idarecinin yanında ona adaleti söylemektir. HZ. MUHAMMED"
    "Bir insan taraf tutmaya başlar başlamaz, dünyada da o gerçekleri o kadar az görmeye başlar. HEYWOOD BRAUN"
    “Eğer birileri oturduğu koltuktan kalkmakta sıkıntı yaşıyorsa, kesin altına pisletmiştir.” Hindistan Atasözü"




  • Sonra kendi içlerinden biri çıkıpta sormasın bu adamı kim koruyor diye, aynı konya spor başkanına olduğu gibi.
    quote:



    Hakan Fidan'ın tanık olarak dinlenmesi Erdoğan'ın iznine bağlandı
    Olağanüstü Hal (OHAL) kapsamında 693 ve 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameler Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlandı.

    Olağanüstü Hal (OHAL) kapsamında 693 ve 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameler Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlandı. Kararnamelere göre; 928 kişi kamudaki görevinden ihraç edilirken 60 kişinin göreve dönüşünün yolu açıldı. 10 emekli TSK personelinin rütbeleri alındı ve 6 kurum kapatıldı. 694 sayılı KHK ile de MİT Müsteşarı'nın tanıklığı Cumhurbaşkanı’nın iznine bağlandı. Ayrıca milletvekillerine seçimler öncesinde ya da sonrasında işlediği suçlardan soruşturma açılabileceği, Albay ve generallerin rütbe süresi dolmadan terfi alabileceği de KHK'da yer aldı.

    http://odatv.com/hakan-fidanin-tanik-olarak-dinlenmesi-erdoganin-iznine-baglandi-2508171200.html
    _____________________________
    "En faziletli cihat zalim bir idarecinin yanında ona adaleti söylemektir. HZ. MUHAMMED"
    "Bir insan taraf tutmaya başlar başlamaz, dünyada da o gerçekleri o kadar az görmeye başlar. HEYWOOD BRAUN"
    “Eğer birileri oturduğu koltuktan kalkmakta sıkıntı yaşıyorsa, kesin altına pisletmiştir.” Hindistan Atasözü"




  • Khk cok guzel sen de gelsene

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
    Efendiler, sırası gelmişken, aziz milletime şunu tavsiye ederim ki, bağrında yetiştirerek başının üstüne kadar çıkaracağı adamların kanındaki, vicdanındaki öz cevheri çok iyi tahlil etmek dikkatinden bir an geri kalmasın!
    Mustafa Kemal ATATÜRK

    Bu memleket tarihte Türk'tü, o halde Türk'tür ve ebediyen Türk olarak yaşayacaktır.

  • 3ay Ohal ilan edildi.Ohal halen devam ediyor.

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • Ben OHAL bitmiyecek demiştim

    < Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
    Tesla 2010
  • 15 Temmuz AKP darbesine dönüştüğü bir gerçek. Meclisi, yargıyı herşeyi saf dışı bırakarak uzun süre daha KHK lar ile ülkeyi yönetecekler. 2019 da Türk milleti iradesine oyuna sahip çıkması lazım. Bylock kullandığı iddaa edilen kimi Fetöcü mensublar aramızda geziyor göz altına alınıp salınıyor neler dönüyor bilen yok..
    https://forum.donanimhaber.com/telefonunda-bylock-oldugu-iddaa-edilen-konyaspor-baskani-serbest--128583511

    1 senedir halen temizleyemediler nasıl iş bu.. AB veya Amerika olsa 1 ayı geçirtmezdi ..



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Guest-71C700AC1 -- 25 Ağustos 2017; 23:39:10 >
    _____________________________
  • quote:

    Orijinalden alıntı: camel paketindeki camel

    darbe girişimi oldu başarısız sonuçlandı belliki
    şimdi ne olucak bize darbe yapmaya kalkıştılar demokrasiyi çiğnediler başkanlık gelsin bunlar olmayacak der ve başkanlık gelir

    İleri görüşlülük

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • BUDA BİR KENAR DA DURSUN BAKALIM.

    quote:

    'Yarın da bizi METÖ kandırdı demeyin' dedi, sonra pişman olduAna Sayfa» Medya07.09.2017 21:19


    Fatih Altaylı, dünkü yazısında FETÖ'den boşalan koltukları Menzil tarikatının doldurduğunu yazdı. Bu yazı sonrası binlerce mail aldığını bildiren Altaylı, "Yazdım ve yazdığıma pişman oldum" dedi.Habertürk yazarı Fatih Altaylı, dünkü yazısında "Yarın da 'METÖ bizi kandırdı' demeyin" başlıklı bir yazı kaleme aldı ve bürokraside FETÖ'den boşalan yerleri Menzil Tarikatı'nın doldurduğunu ileri sürdü. Bu yazı sonrasında binlerce mail aldığını köşesine taşıyan Altaylı, "Yazdım ve yazdığıma pişman oldum" dedi.Fatih Altaylı'nın "İleride hatırlatmak için yazıyorum" başlığıyla aktardığı görüşleri şöyle:Atı alan Üsküdar'ı geçti

    "Dün devletin hâlâ eski hatayı sürdürme eğiliminde olduğunu, FETÖ’den boşalan kamu görevlerine, başlıca birkaç tarikatın hızla aktığını ve örgütlendiğini yazarak “Yarın da ‘METÖ bizi kandırdı’ demeyin sakın” diye yazdım.Birkaç saat içerisinde ben diyeyim yüzlerce, siz deyin binlerce mail yağdı. Farklı kamu kurumlarından pek çok “dertli” bürokrat. Pek çoğu, “Atı alan Üsküdar’ı geçti” diyerek kurumlarında kimi tarikatların örgütlenmeyi tamamladığını, bazılarının zaten yıllardır örgütlendiğini ve artık kurumların tamamen tarikat kontrolüne girdiğini anlatıyor.

    Bu kişilerin belirli simgeleri fütursuzca üzerlerinde taşıdıklarını, kimilerinin yüzükleriyle, kimilerinin giysilerinde taşıdıkları bazı renklerle tarikat bağlantılarını ortaya koyduklarını anlatan okurlar.Şunu söylemem lazım.'Canı çekenin bunlarla içli dışlı olmasına...'Tarikat veya cemaat mensubiyetini tasvip etmemekle beraber, canı çekenin bunlarla içli dışlı olmasına, aklını, fikrini, hatta bazen namusunu ve şerefini şeyhine emanet etmesine karışmam.

    Böyle bir hakkım da yok yetkim de.İnanç dünyasında aklına ve kendine güvenmeyip, kendini bir tarikatın şemsiyesi altına sokan birinin kamuda görev almasına da doğrudan karşı çıkmam.Ancak Gülen Cemaati henüz FETÖ olmadan ve pek çoğunca makbul bulunduğu dönemlerde yazdıklarımı tekrarlamak isterim.

    - Bir kamu çalışanı, hangi görevde veya makamda olursa olsun, devlet görevini yerine getirirken tarikat hiyerarşisini devlet hiyerarşisinden üstte tutuyorsa,- Bir kamu çalışanı, kamunun veya halkın çoğunluğunun çıkarındansa mensubu olduğu cemaatin çıkarını korumaya çalışıyorsa,- Yetkili makamdaki kamu görevlisi, delegasyonunda liyakate değil, tarikat bağına önem veriyorsa,

    - Üst makama atanan kişi tarikata bağlı olmadığı zaman bu amire itaatsizlik başlıyorsa, devlet bitiyor demektir.Biz bunları FETÖ için de yıllarca yazdık ve uyardık.Karşılığını, karalama, dinleme olarak cemaatten, “Siz anlarsınız bu işlerden” diyerek siyasetten gördük.Ama biz yine de uyaralım.Biliyorum ki, yine bir işe yaramayacak.Ama bir süre sonra “METÖ ile mücadele” dedikleri zaman, en azından kendimizi tatmin için bu yazıları tekrar gündeme getiririz." Kaynak: 'Yarın da bizi METÖ kandırdı demeyin' dedi, sonra pişman oldu

    https://www.gercekgundem.com/yarin-da-bizi-meto-kandirdi-demeyin-dedi-sonra-pisman-oldu-291080h.htm
    _____________________________
    "En faziletli cihat zalim bir idarecinin yanında ona adaleti söylemektir. HZ. MUHAMMED"
    "Bir insan taraf tutmaya başlar başlamaz, dünyada da o gerçekleri o kadar az görmeye başlar. HEYWOOD BRAUN"
    “Eğer birileri oturduğu koltuktan kalkmakta sıkıntı yaşıyorsa, kesin altına pisletmiştir.” Hindistan Atasözü"




  • quote:

    Orijinalden alıntı: OPTİMİST

    Tarihin en kanlı işgal girişimini hafife alan, tiyatroydu, kontrollüydü diyenler o gecenin ilk dakikalarında burada ve her yerde " Keşke darbe başarılı olsa ve Erdoğan gitse " diye içten içe umut ve keyifle seyrediyorlardı olup bitenleri.

    millet o hale gelmis ki dinsiz gitsin imansiz gelsin sukreder olmus. bunun bir tik ilerisi ic savastir herhalde.

    bu kontrollu darbe olayi aslinda cok daha onceden bitirildi ama kendi yanaslarini sokaklara dokmek icin biraz uzatildi gorunen bu. bunun yaninda fetullah gelse idi tayyip ve ailesi muhtemelen yargilanacak ve asilacak lakin turkiye islami bir devlet huviyetine kavusacakti.
    _____________________________
  • 15 Temmusdan sonra abd ye salla dur, millete gaz verim derken abd şu abd bu de şimdi korkudan geri adım at, yuh artık. 360

    quote:

    'FETÖ'nün görmek istediği hesaba ABD yargısı alet edilmiştir'

    Başbakan Yardımcısı Bozdağ, Zafer Çağlayan'ın ABD'deki davaya dahil edilmesine ilişkin, 'Fetullahçı Terör Örgütü'nün görmek istediği hesaba bugün ABD yargısı alet edilmiştir.'dedi.
    11 Eylül 2017 Pazartesi 18:54

    FETÖnün görmek istediği hesaba ABD yargısı alet edilmiştir

    Başbakan Yardımcısı Bozdağ, Zafer Çağlayan'ın ABD'deki davaya dahil edilmesine ilişkin, "Fetullahçı Terör Örgütü'nün görmek istediği hesaba bugün ABD yargısı alet edilmiştir. Burada çok farklı bir şey var, bunu hep beraber takip ediyoruz." dedi.

    http://www.trthaber.com/haber/gundem/fetonun-gormek-istedigi-hesaba-abd-yargisi-alet-edilmistir-332854.html
    http://aa.com.tr/tr/gunun-basliklari/basbakan-yardimcisi-bozdag-fetonun-gormek-istedigi-hesaba-abd-yargisi-alet-edilmistir/906700
    _____________________________
    "En faziletli cihat zalim bir idarecinin yanında ona adaleti söylemektir. HZ. MUHAMMED"
    "Bir insan taraf tutmaya başlar başlamaz, dünyada da o gerçekleri o kadar az görmeye başlar. HEYWOOD BRAUN"
    “Eğer birileri oturduğu koltuktan kalkmakta sıkıntı yaşıyorsa, kesin altına pisletmiştir.” Hindistan Atasözü"




  • quote:

    Biliyor muydunuz? ®‏ @BilseniziyiOlur 8 Eyl

    Melih Gökçek'in 8-9 saatlik 15 Temmuz gecesinde 33 saat telefon görüşmesi yaparak zaman boyutunu aştığını #Bilseniziyiolur 😂

     15 Temmuz 2016 Darbe Girişimi - Bastırıldı [ANA KONU] / 3 Ay OHAL İlan Edildi

    https://twitter.com/BilseniziyiOlur/status/906093094113869824
    _____________________________
    "En faziletli cihat zalim bir idarecinin yanında ona adaleti söylemektir. HZ. MUHAMMED"
    "Bir insan taraf tutmaya başlar başlamaz, dünyada da o gerçekleri o kadar az görmeye başlar. HEYWOOD BRAUN"
    “Eğer birileri oturduğu koltuktan kalkmakta sıkıntı yaşıyorsa, kesin altına pisletmiştir.” Hindistan Atasözü"




  • _____________________________
    "En faziletli cihat zalim bir idarecinin yanında ona adaleti söylemektir. HZ. MUHAMMED"
    "Bir insan taraf tutmaya başlar başlamaz, dünyada da o gerçekleri o kadar az görmeye başlar. HEYWOOD BRAUN"
    “Eğer birileri oturduğu koltuktan kalkmakta sıkıntı yaşıyorsa, kesin altına pisletmiştir.” Hindistan Atasözü"
  • quote:

    Orijinalden alıntı: BladesTR

    Hayret, bu konu kaldırılmamış veya silinmemiş. Çok şaşırdım.. Neyse.


    Atlaya atlaya okudum yorumları.Hepsini değil tabiki haddinden fazla yorum var zaman yetmez ama gerçekten hala tiyatro diyen varmı? Tiyatro ise kanıt göstersinler, lütfen. Aranızda müjdat gezende okuyan varsa az çok bilir tiyatro böyle olmaz..

    1107 sayfanın üstüne eklenecek birşey yok

    < Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • YİNE KANDIRILDILAR MI?

    quote:

    5 Temmuz gazisinden AKP isyanı
    15 Temmuz FETÖ’cü darbe girişiminin gazilerinden Cumali İbin, gazi maaşlarının ödenmediğini belirterek AKP’ye tepki gösterdi.
    118
    Facebook Paylaşımı

    02.10.2017 16:19 Karakter boyutu :

    15 Temmuz FETÖ’cü darbe girişiminin gazilerinden Cumali İbin, gazi maaşlarının ödenmediğini belirterek AKP’ye tepki gösterdi.

    Cumali İbin, Twitter’dan yaptığı açıklamada “Bizler 15 Temmuz gazileri olarak o gece Allah rızası için namusumuz, şerefimiz için dışarılarda canlarımızı siper ederek vatanımızı, milletimizi müdafaa ettik. Akabinde Sayın Cumhurbaşkanımız ve diğer devlet yetkilileri, gazililikle bizi onurlandırdı” ifadelerini kullandı.

    Maaşının ısrar üzerine iki aydır 1561.20 TL olarak ödendiğini belirten Cumali İbin, açıklamasında şunlara dikkat çekti:

    “O gecenin gözdesi olan ‘Nene Hatun’ diye adlandırdığımız ve siyasete malzeme edilen bizler gibi Gazi Safiye Bayat Başpınar, hala maaş alamamaktadır. Kendisine sorduğum zaman ‘Ya Cumali kardeşim istemeye utanıyorum. Bizler utanırken devlet büyüklerimiz ne yapıyor acaba!’ Bir tane gazimizin oğlu polislik sınavlarına başvurmak istiyor. Gazi çocuklarından 2 yıllık üniversite mezunu olanlar 56, 4 yıllık üniversite mezunu olanlardan ise 48 baraj şartı aranıyor. Buraya kadar her şey normal. Anormal olan şu: 15 Temmuz gazimizin çocuğu bu kapsamda başvurmak isteyince alınan cevap ‘Siz bizim emniyet içi yazışmalara göre (Gazi) değilseniz!’ Evet, gaziliğimizi tescilleyen 675 KHK kanunlaşmadığı için bizler hala askıda gazileriz.”

    “SÖZLER VERDİK YERİNE GETİREMEYECEĞİZ DEMENİZ KAFİDİR”

    AKP’nin resmi internet sitesinde 15 Temmuz gazilerinin 240 bin TL tazminat ve 3200 TL maaş aldığının yazdığına işaret eden Cumali İbin, şöyle devam etti:

    “Bizim istediğimiz verilen sözlerin yerine getirilmesidir, başka bir şey değil! Evet biz o gecenin duygu seli içerisinde acele edici cümleler kurduk sözler verdik yerine getiremeyeceğiz demeniz kafidir. Böyle yaparsanız 15 Temmuz gazileri olarak gelip de kapınızda sizden bir şey talep eden namussuz ve şerefsizdir.”
    http://odatv.com/sozler-verdik-yerine-getiremeyecegiz-demeniz-kafi-0210171200.html

     15 Temmuz 2016 Darbe Girişimi - Bastırıldı [ANA KONU] / 3 Ay OHAL İlan Edildi
     15 Temmuz 2016 Darbe Girişimi - Bastırıldı [ANA KONU] / 3 Ay OHAL İlan Edildi
     15 Temmuz 2016 Darbe Girişimi - Bastırıldı [ANA KONU] / 3 Ay OHAL İlan Edildi
     15 Temmuz 2016 Darbe Girişimi - Bastırıldı [ANA KONU] / 3 Ay OHAL İlan Edildi



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Merkur -- 3 Ekim 2017; 8:53:23 >
    _____________________________
    "En faziletli cihat zalim bir idarecinin yanında ona adaleti söylemektir. HZ. MUHAMMED"
    "Bir insan taraf tutmaya başlar başlamaz, dünyada da o gerçekleri o kadar az görmeye başlar. HEYWOOD BRAUN"
    “Eğer birileri oturduğu koltuktan kalkmakta sıkıntı yaşıyorsa, kesin altına pisletmiştir.” Hindistan Atasözü"




  •  15 Temmuz 2016 Darbe Girişimi - Bastırıldı [ANA KONU] / 3 Ay OHAL İlan Edildi

     15 Temmuz 2016 Darbe Girişimi - Bastırıldı [ANA KONU] / 3 Ay OHAL İlan Edildi


    http://odatv.com/bu-ifade-akpyi-de-devleti-de-sallar-0710171200.html
    quote:

    FETÖ'YÜ “KORUYUP-KOLLAYAN” CUMHURBAŞKANI

    “Muhterem Başsavcım” hitabıyla başlayan ifadesinin girişinde F.K., “Ömrümün mühim bir kısmını bugün memleketimizin başına kara bulut gibi çöken fitne FETÖ terör örgütüne vakfettim. Ergenekon kumpasında büyük şüphelere gark oldum. 17-25 Aralık kumpasından sonra ise bütünüyle bunlarla yolumu ayırdım. Aşağıda adlarını verdiğim başta Sayın Abdullah Gül olmak üzere bu çeteye mensup insanlara çok yakın vaziyette bulundum. Dilekçemi muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'dan cesaret alarak yazmaya karar verdim. Aşağıdaki detayların tamamı hakikattır. Bizlerden bu vatan hainlerini size bildirmek, sizlerden de icabına bakmak vazifesini beklemektir. Derin hürmetlerimle” diyor ve ilk sırada Abdullah Gül hakkında şu iddialarda bulunuyor:

    “Sn. Gül, gerek Başbakanlığı ve gerekse Cumhurbaşkanlığı sırasında FETÖ'cülerin koruyucu ve kollayıcısı olarak görev yaptı. Maliye, Milli Eğitim, Adalet, Sağlık ve Hazine Sn. Gül'e bağlı olarak çalıştı. Sn. Erdoğan'ın emirleri, bizzat Sn. Gül'ün bilgi ve talimatları doğrultusunda bu bakanlık bürokratları tarafından dinlenmedi. Hatta Sn. Erdoğan'ın Maliye ve Hazine'ye gönderilen işadamlarına üst düzey FETÖ'cü bürokratlar tarafından, 'Bize yanlış kişiden geliyorsunuz. Bize Çankaya'dan gelmelisiniz' mesajları verildi. Söz konusu bakanlıklarda Sn. Gül'ün bilgisi ve koruması dahilinde FETÖ'cü kadrolaşma bizzat bakanlar ve müsteşarlar tarafından organize edilmiştir.”

    “PENSİLVANYA'YA GÖBEĞİNDEN BAĞLI” VE ERDOĞAN'I “KANDIRAN” MİLLETVEKİLİ

    İtirafçının hedefindeki ikinci isim, AKP Milletvekili eski Dışişleri ve Ekonomi Bakanı Ali Babacan. Babacan ve bürokratları hakkında da şunları söylüyor:

    “Sn. Babacan, Sn. Gül'ün asla emrinden çıkmayan, onun prensi ve Pensilvanya'ya göbeğinden ve beyninden bağlı bir genç adamdır. Uzun bakanlığı döneminde özellikle ABD'nin (FETÖ'nün) etkisiyle tüm dünya finans çevrelerinde güven unsuru olarak sunulmuştur. Bu durum adeta ona hükümet içinde dokunulmazlık zırhı yaratmıştır. Bu zırh kendisine bağlı birimlerde FETÖ'cü örgütlenmeyi alabildiğine yapması imkânı vermiştir. Sn. Ahmet Necdet Sezer'in FETÖ'cü olması nedeniyle TCMB'nın başına atamak istemediği Sn. Başçı'nın (Erdem Başçı) kararnamesini defalarca Köşk'e göndermiştir. Sn. Sezer bu kararnamelere kararlılıkla direnmiş ve Başçı'nın TCMB Başkanlığını engellemiş ve Sn. Durmuş Yılmaz temiz, dini bütün Müslüman bir tecrübeli merkez bankalı olarak Başkan olmuştur. Bunu içine hiç sindiremeyen Sn. Babacan, Sn. Başbakan Erdoğan'ı kandırarak, Sn. Yılmaz'ın süresinin dolmasından sonra FETÖ'nün talimatını ifa etmiş ve FETÖ müridi Sn. Başçı'yı TCMB Başkanı olarak atamayı başarmıştır. Böylelikle TCMB'da FETÖ'cü kadrolaşma başlamıştır. Sn. Başçı döneminde TCMB'da yapılan tüm üst düzey atamalar Pensilvanya talimatlıdır. Sn. Babacan'ın Hazine'deki FETÖ'cü örgütlenme işlemlerini, Hazine Müsteşarı yaptığı İbrahim Halil Çanakçı birinci elden yürütmüş ve Pensilvanya'nın emrinden hiç çıkmamış ve bu sayede on yıla yakın Hazine Müsteşarı kalmış, sonrasında da Pensilvanya ve ABD desteği ile IMF İcra Direktörlüğüne atanmıştır. Orada da FETÖ örgütü adına icraata devam etmektedir. Sn. Babacan'a bizzat FETÖ tarafından adı verilerek TMSF Başkanı yapılan Ahmet Ertürk, TMSF içinde terör örgütü yararına büyük işlere imza atmış, kanuni süresini tamamladıktan sonra FETÖ mensubu Sn. Gül'ün himayesine geçerek, Cumhurbaşkanı Danışmanı olmuştur.”

    “EN BÜYÜK VATAN HAİNİ”

    Evet, bu iddialar yıllarca kamuoyunda konuşulan ve Erdoğan'ın belirlediği “17/25 Aralık miladı” öncesine ait konular. Ancak devamı var. İtirafçı F.K. sonraki Hazine Müsteşarlarının, Personel Daire Başkanı, Hazine Hukuk Müşaviri vs.'nin neler yaptığını, Hazine Kontrolörleri Başkanı'nın Bank Asya'yı nasıl koruyup, kolladığını da anlatıyor. Dahası halen görevde olan Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürü hakkında, 1 TL'nin üzerinden Atatürk'ü çıkarıp, Türkçe Olimpiyatları logosunu koyduğu için “en büyük vatan haini” ifadesini kullanıyor. Yine halen Ticaret Üniversitesi Rektörlüğü görevini yürüten AKP'li eski Bakan Nazım Ekren'in, “FETÖ teşkilatında mühim bir pozisyona sahip” olduğunu bildiriyor...

    Devamı üstteki linkte.
    _____________________________
    "En faziletli cihat zalim bir idarecinin yanında ona adaleti söylemektir. HZ. MUHAMMED"
    "Bir insan taraf tutmaya başlar başlamaz, dünyada da o gerçekleri o kadar az görmeye başlar. HEYWOOD BRAUN"
    “Eğer birileri oturduğu koltuktan kalkmakta sıkıntı yaşıyorsa, kesin altına pisletmiştir.” Hindistan Atasözü"




  • 2019'a kadar bu davayı çözemeyecekler anlaşılan. Beceriksiz olunca insan herşey olur, kandırmaca da!

    quote:



    29.10.2017 21:59 Karakter boyutu :

    Üzerinden 15 ay geçtiği, davalar hızlı bir şekilde ilerlediği halde 15 Temmuz darbe teşebbüsündeki karanlık noktalar azalacağı yerde artıyor.

    Mesela Akıncı davasında, darbeden 2-3 ay önce MİT'ten bir heyetin Akıncı'ya gidip, tüm stratejik birimlerde “keşif ve inceleme” yaptığı öne sürüldü. Akıncı eski harekat komutanı Ahmet Özçetin'in ifadesine göre, 45-50, eski üs komutanı Hakan Evrim'in ifadesine göre ise 100 kişiden oluşan MİT heyetinin ziyareti Akıncı tarihinde görülmeyen bir olaydı ve TSK üst yönetiminin emriyle gerçekleşmişti. Avukatlar, Mahkemeden böyle bir ziyaret yapılıp yapılmadığının MİT'e sorulmasını isterken, şu ana kadar bu iddiayı yalanlayan çıkmadı.

    Benzer bir iddia da, geçen hafta sonuçlanan TÜRKSAT davası ile halen devam eden Özel Kuvvetler Komutanlığı davasında gündeme geldi.

    15 Temmuz darbe girişimi sırasında Gölbaşı'ndaki TÜRKSAT yerleşkesinde yayınları kesmeye çalışan 5'i sivil, 17 kişinin yargılandığı dava geçen hafta sonuçlandı ve tüm sanıklara ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. Askeri sanıkların tamamının Özel Kuvvetler Komutanlığı eski personeli olduğunu belirterek, sözkonusu iddiaya geçelim.

    BİR GRUP TEĞMENE VERİLEN GÖREV

    Her iki davada da, darbeden 3 ay önce Özel Kuvvetler Komutanlığı'ndan bir grup teğmenin eğitim kursu kapsamında TÜRKSAT'a “keşif ve inceleme” için gönderildiği öne sürüldü.

    İddialar özetle şöyle:

    Dönemin Özel Kuvvetler Komutanı Zekai Aksakallı ve Okul Komutanı Ömer Faruk Bozdemir'in emriyle TÜRKSAT'a giden teğmenler yetkililerden çeşitli konularda bilgi alırken, elektriklerin kesilmesiyle yayınların sonlanıp, sonlanmayacağını sordu. Yetkililerin, jeneratörlerin devreye gireceğini söylemesi üzerine jeneratörlerin de devre dışı kalması halinde ne olacağı sorusu yöneltildi. Yetkililer, “Alternatif planlarımız var, bunları anlatamayız” cevabını verdi.

    Sonrasında bu “keşif ve inceleme”, bir tür ev ödevi gibi rapora dönüştürüldü.

    Sözkonusu raporun anlamını da Özel Kuvvetler Komutanlığı davasında bir avukatın soruları üzerine bir sanığın verdiği cevaplarla anlatalım.

    Avukat, ÖKK'daki kurs döneminde kendilerine bir görev verip verilmediğini, mesela “okul gezisi” şeklinde TÜRKSAT'a gidilip gidilmediğini, gidenlerden rapor yazmalarının istenip istenmediğini sordu.

    Sanık, “Evet keşif ve inceleme için gidildi. Hedef analizi denen bir madde var. Bu maddeye göre, inceleme yaptığınız konuyu askeri açıdan analiz edersiniz” dedi.

    Avukat bu defa, “Hedef analiz nedir?” sorusunu yöneltti.

    Sanık, “Düşman hattındaki bir bölge veya kritik bir hedefin en kısa ve verimli şekilde etkisiz hale getirilmesi ya da imha edilmesidir” karşılığını verdi.

    Avukatın, “Ne yani TÜRKSAT'ın yok edilmesi mi amaçlandı?” şeklindeki sorusu üzerine sanık, hedefin ne olduğunu bilmediğini, bunu yorumlayamayacağını belirtirken, her iki davaya da bakan 14. Ağır Ceza Mahkemesinin Başkanı Bayram Kantık, TÜRKSAT'ta karar verildiğini hatırlatıp, “Orada sorarsınız” diye tepki gösterdi ve konu kapandı.

    ERGENEKON VE BALYOZ'DAN SONRA VAZGEÇİLMİŞ

    ÖKK'da bu eğitimden geçmiş olanlara konuyu sordum.

    Geçmişte sabotaj veya saldırılara karşı ülkenin stratejik kuruluşlarını koruma amaçlı bu tür eğitimlerin yapıldığını, ancak Ergenekon ve Balyoz süreçlerinden sonra sivil stratejik kuruluşlarda bu eğitimden vazgeçildiğini, sadece askeri kuruluşlarda çalışma yapıldığını anlattılar.

    Şayet bu karar yürürlükte ise ve buna rağmen darbeden sadece 3 ay önce TÜRKSAT'a gerçekten bir grup ÖKK personeli gönderilip, böyle bir çalışma yapılmışsa hem çok ilginç, hem çok garip değil mi?
    http://odatv.com/darbeden-3-ay-once-turksatta-oyle-bir-sey-oldu-ki...-2910171200.html



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Merkur -- 30 Ekim 2017; 9:0:19 >
    _____________________________
    "En faziletli cihat zalim bir idarecinin yanında ona adaleti söylemektir. HZ. MUHAMMED"
    "Bir insan taraf tutmaya başlar başlamaz, dünyada da o gerçekleri o kadar az görmeye başlar. HEYWOOD BRAUN"
    “Eğer birileri oturduğu koltuktan kalkmakta sıkıntı yaşıyorsa, kesin altına pisletmiştir.” Hindistan Atasözü"




  • quote:

    Erdoğan'ın darbecikcikleri ve donanma darbesinin resimli çizelgesi
    11 kasım 2017 - 00:01
    Sosyal Ağda Paylaş
    AddThis Sharing Buttons
    Share to FacebookShare to TwitterShare to Google+Share to TumblrShare to LinkedInShare to PrintFriendlyShare to E-posta

    Darbe gecesi donanma fotoromanı...

    Ne yalan söyleyeyim, Recep Tayyip Erdoğan gibi birisi her ülkeye nasip olmaz. Bana göre kendisi tam “SEÇMECE”, onun gibi mizah dolu bir siyasetçinin henüz Türkiye tarihine geldiğini sanmıyorum. Bilirsiniz değişik şekilde fıkra anlatanlar vardır, en ilginç olanları anlatacakları fıkrayı anımsadıkları andan itibaren gülmeye başlayanlardır, siz karşısında fıkrayı bilmediğinizden bekler durursunuz, o ilk tümceyi bitirdikten sonra gülmesini arttırır, o andan itibaren fıkrayı anlama olasılığınız sıfırdır, çünkü kahkahalarla dolu konuşmasını anlama şansınız yoktur. Bu fıkraların ortak bir adı vardır: “Hahaha, hihihi, hohoho” fıkraları. O artık kriz halinde kıvranıyordur ve onun haline dayanamaz ve siz de o krize dahil olur ve beraber kahkaha atmaya başlarsınız. Ve artık zafer onundur, 3 sözcük bile anlamasanız bile siz de kahkahayı patlatmışsınızdır ve o galiptir.

    İşte geçen gün Erdoğan bu fıkralardan birisini anlattı. Bu kez gülen yoktu ama kendini ele veriş vardı, Erdoğan haricinde herkes bu açıklamanın nasıl yapıldığını düşünmeye başladı. Bu açıklama esasında inanılmaz bir kara mizahtı ama Erdoğan kara mizahı biliyor mu, o konuda bişey diyemem ama bu yazıyı okursa, aynı yardımcı doçenti duyduğunda yardımcının ne menem bişey olduğunu anlamadığını söyleyip, kaldırılmasını emrettiği gibi kara mizahtaki “KARA”yı da kaldırabilir.

    Bunu neden yazdım, geçen gün Erdoğan bir tümce kurdu ki tam evlere şenlik. Erdoğan bu açıklamasıyla darbeden haberdar olduğunu ve buna izin verdiğini, arkasından da kendi darbesini yapmaya karar verdiğini açıkladı esasında. Erdoğan “Aklı olanlar Türkiye'yi terk etti, olmayanlar tuzağa düştü” diyerek her şeyi açıklamış oldu esasında. Bu söylediği öyle dil sürçmesi filan değil, düpedüz her şeyin bilinçli yapıldığını gösteriyor. İşte yazının başlığında söylediğim “Darbecikcikler” kuş olup uçanlar. Diğerlerinin de ne olduğunu anlatmaya çalışacağım. Ama diğerlerinde emin olduğum tek şey var, o da Erdoğan’ın tuzağına düştükleri. Bunu ben demiyorum, Erdoğan kendisi söylüyor.

    Daha önce de yazmıştım ya, bu yazı dizisi uzun sürecek diye, size donanma hareketini haritalı 30 fotoğrafla anlatmaya çalışacağım. Bundan sonra yazı fotoğraf altı kısa değerlendirmeler gibi olacak. Daha çok sizlerden yorum bekleyeceğim. Yorumların tek taraflı olmasını istemiyorum. Hatta ciddiye alır da o zamanın deniz kuvvetleri komutanıyla, şimdiki komutan da yanıt verirse sevinirim. Yanılıyor olmaktan gocunmayacağım bunların hiçbirine. Hatta işin içinde ama tutuklanmayıp terfi eden kimi komutanlar da yanıtlayabilir. Yazı dizisinin sonunda yayınlayacağım. Daha da ileri gideyim, ARTI TV’de program bile yapabilirim kendileriyle. Bunun tek nedeni var, darbe girişimi ve sonrası tüm açıklığıyla ortaya çıkmalı.

    Bu bölüm biraz geçen yazım gibi olacak ama fotoğraflı daha kolay anlaşılır diye tekrar ediyorum, bütün harekat bir bütünlük taşısın istiyorum.



    Aşağıdaki çizelgede darbe girişimi gecesi bütün limanlardaki komutanların isimleri var. Bunların ayrıca darbe sonrası neler yaşadıkları da çizelgede yazılı. Hemen hemen hepsi aynı emri vermiş gözükse de kimisi tutuklu, kimisi ihraç ve firari, kimisi de terfi etmiş durumda. Olayların akışında emirlerdeki çelişkileri de göreceksiniz. Hatta aralarında yetkisi olmadan emir verenler de var.
     15 Temmuz 2016 Darbe Girişimi - Bastırıldı [ANA KONU] / 3 Ay OHAL İlan Edildi

    Bu fotoda 4 geminin adadaki lisenin önünde, diploma töreninde demirlemiş halini görüyorsunuz. Onlar Levent Kerim Uça komutasındalar. Normal seyirlerinde Gölcük Limanı’na geri dönecekler.
     15 Temmuz 2016 Darbe Girişimi - Bastırıldı [ANA KONU] / 3 Ay OHAL İlan Edildi
    Gemiler limana geri dönüyorlar, gemideki diğer turuncu boyalı Tuafn da aynı komutanın emrinde. Saat 21.15 civarında son gemi de liman girişine yakın, anlayacağınız darbenin başlamasına dakikalar var ve hiçbirinin bişeyden haberi yok.
     15 Temmuz 2016 Darbe Girişimi - Bastırıldı [ANA KONU] / 3 Ay OHAL İlan Edildi
    Tam 21.30’da gemilere limana girmemeleri emri geliyor, sabotaj ihbarı yapılmış ve kıyıda olmamaları gerekiyor. Yani verilen emir darbe emri değil, sabotaj emri. Burada çok önemli bişey var, aylar önce de yazmıştım, darbeyi kolaylaştırıcı olan EMASYA yasası darbeden 1 gün önce tekrar Erdoğan tarafından imzalanıp resmi gazetede yayınlanarak işlerlik kazanmıştır. Oysa yasayı kaldıran Erdoğan’dır.
     15 Temmuz 2016 Darbe Girişimi - Bastırıldı [ANA KONU] / 3 Ay OHAL İlan Edildi
    Bütün gemiler limandan ayrılmaya başlamış ama tam o sırada gecenin bir saatinde 2 kişi yüzerken yakalanır. Bu 2 kişiden birisi deniz kuvvetlerinde çalışan bir sivildir. Hepiniz bilirsiniz, karada askeriyeye ait girilemeyen yerler tellerle çevrilmiştir. Aynı olay havada da var, denizde de. Havadakini pilotlar bilir, biz bilmeyiz ama denizdeki dubalarla belirtilmiştir, oralara bırakın kayıkla girmeyi yüzemezsiniz bile.
     15 Temmuz 2016 Darbe Girişimi - Bastırıldı [ANA KONU] / 3 Ay OHAL İlan Edildi
    Saat 22.15’de deniz kuvvetleri komutanı Oramiral Bülent Bostanoğlu olayı öğreniyor. Anlayacağınız gemilerin limandan çıkış emriyle kendisinin haberi yok.
     15 Temmuz 2016 Darbe Girişimi - Bastırıldı [ANA KONU] / 3 Ay OHAL İlan Edildi
    Şimdi ilginç bir dönem başlıyor ve deniz kuvvetleri komutanı Oramiral Bülent Bostanoğlu cep telefonunu kapatıyor. Yerini belli etmemek için, yani yakalanmamak için kapatıyor. Yanında başka telefon var mı bilmiyorum ama herkesin bildiği numarası kapalı, yani diğer komutanlar ona telefon açıp “Neler oluyor komutanım, ne yapmamız gerek, emriniz nedir” diyemiyorlar.
     15 Temmuz 2016 Darbe Girişimi - Bastırıldı [ANA KONU] / 3 Ay OHAL İlan Edildi
    Bu arada Karadeniz’den de gemiler Ayhan Bay’ın emrinde kalkıyor ve limandan uzaklaşıyor. Aynı zamanda Aykar Tekin de sıkıyönetim emrini alınca Marmara, Aksaz ve Akdeniz’deki gemileri kaldırıyor.
     15 Temmuz 2016 Darbe Girişimi - Bastırıldı [ANA KONU] / 3 Ay OHAL İlan Edildi
    Burada gördüğünüz Bora gemisi Marmara’da tamirdeki bir gemi ama tamirde. O gemi de Aykar Tekin’in emriyle kalkıyor ve diğerleri gibi aynı sularda yüzüyor. Ancak Aykar Tekin aynı emri vermesine karşın bu emri vermekten dolayı tutuklanmıyor. Bunlar da Erdoğan’ın söylemediği tuzağı bilenler olabilir.
     15 Temmuz 2016 Darbe Girişimi - Bastırıldı [ANA KONU] / 3 Ay OHAL İlan Edildi
    Saat 23.50 ve bütün Türkiye heyecan içinde bekliyor. Ve beklenen saat geliyor, başbakan Binali Yıldırım televizyonda açıklama yapıyor. Darbe girişimini doğruluyor. Biz daha o saatlerde kendisine bağlı olan MİT müsteşarı Hakan Fidan’ın haber vermediğini bilmiyoruz, hatta daha sonra da aramamış. Başçavuş Hakan Fidan genelkurmay başkanıyla darbeyi önlemeye çalışıyor sözüm ona. Zaten genelkurmay başkanı Hulusi Akar da deniz ve hava kuvvetlerine haber de vermiyor, emir de…
     15 Temmuz 2016 Darbe Girişimi - Bastırıldı [ANA KONU] / 3 Ay OHAL İlan Edildi
    Son gemi limandan çıkmak üzere ve en önemli an geliyor, cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan cep telefonunda ekranlarda. İlk olarak yamuk bir surat, ben ilk başta dövülmüş ama kurtulmuş sanmıştım. Oysa onu o hale getiren skype sistemi ve bence bu da bilerek seçilmiş bir sistem. SKYPE öyle bir sistem ki, telefonu yamuk tutunca gülen insanı ağlıyor gibi gösteriyor. “Sokaklara çıkın aslanlarım, tankın altına yatan cengaverlerim” konuşmasının başlangıcı, işte o an…
     15 Temmuz 2016 Darbe Girişimi - Bastırıldı [ANA KONU] / 3 Ay OHAL İlan Edildi
    Bu yazıdaki son fotoğraf bu. Gördüğünüz gibi son gemi de körfezden çıkmış ve işte o an Bülent Bostanoğlu cep telefonunu açıyor. Dedim ya yanında başka telefon var mı yok mu bilmiyorum diye. Ama son gemi körfezden çıktıktan sonra, tam 01.18’de açıyor Bostanoğlu telefonunu.
     15 Temmuz 2016 Darbe Girişimi - Bastırıldı [ANA KONU] / 3 Ay OHAL İlan Edildi
    Bundan sonraki yazı oramiral Veysel Kösele’nin bu gemilerden birine, Yavuz’a çıkışıyla başlayacak. Kösele bildiğiniz gibi deniz kuvvetleri komutanı yapılmadı ve yerine koramiral Adnan Özbal kuvvet komutanı oldu.

    Çarşamba günü yeni fotolar ve yazıyla devam edeceğim.

    https://www.artigercek.com/erdogan-in-darbecikleri-ve-donanma-darbesinin-resimli-cizelgesi#.Wga1-YntP70.twitter
    _____________________________
    "En faziletli cihat zalim bir idarecinin yanında ona adaleti söylemektir. HZ. MUHAMMED"
    "Bir insan taraf tutmaya başlar başlamaz, dünyada da o gerçekleri o kadar az görmeye başlar. HEYWOOD BRAUN"
    “Eğer birileri oturduğu koltuktan kalkmakta sıkıntı yaşıyorsa, kesin altına pisletmiştir.” Hindistan Atasözü"




  • quote:

    Donanma Komutanı Veysel Kösele neden sadece 3 Gemiye emir verdi?
    14 kasım 2017 - 23:59
    Sosyal Ağda Paylaş
    AddThis Sharing Buttons
    Share to Facebook159Share to TwitterShare to Google+Share to TumblrShare to LinkedInShare to PrintFriendlyShare to E-posta

    Neden sadece 3 komutana verildi bu emir, diğer komutanlara karşı niye seçicilik yaptı, çözmeye çalışmıyorum, herkesin bunları bilmesine yardımcı oluyorum, gizli kalmasın istiyorum.

    Belki de eski adliye ve sıkıyönetim muhabiri olduğumdandır, darbe yazılarımda kimseyi “SUÇLU” diye yazmıyorum, sanırım bilhassa televizyonlardaki programlarda en büyük sorun da bu. Kimi uzmanımsılar bütün tutukluları “SUÇLU” diye nitelendiriyorlar ve o zaman onların savunmalarının hiçbir önemi kalmıyor. Bunu yapanların büyük bir çoğunluğu da avukat. İlginç bişey daha var, bu avukatlara televizyonlarda hukukçu diye yazıyorlar, siz de o zaman daha önemli bir kişi konuşuyor sanıyorsunuz. Bugüne değin ve bundan sonra yazdıklarım ve yazacaklarım sadece bir gazeteci ve araştırmacının duydukları şüphelerdir. O yüzden bu yazılar bittiğinde aksini söyleyenlerden yanıt bekliyorum. Ama bu yanıt bir laf ebeliği olmamalı, somut delillere dayandırılmalı.

    Oramiral Veysel Kösele’yi darbe sonrası terfilerden biliyoruz. Kösele deniz kuvvetleri komutanından sonra gelen donanma komutanı, 4 yıldır bu görevdeydi, az bir zaman değil. Türkiye’deki bütün askeri gemiler, yani denizin altındakinden üstündekine ve hatta onların üstüne konan uçak ve helikopterlere kadar onun emrindedir. Yada daha basit anlatayım, donanma komutanı esasında bütün hepsini savaşa hazırlamakla görevli komutandır. 15 Temmuz 2016 darbe gecesinden sonra deniz kuvvetleri komutanı da emekli edilmediğinden görevinde kaldı ve 2017’de Bülent Bostanoğlu emekli edilince deniz kuvvetleri komutanı olmasına kesin gözüyle bakılıyordu. Beklenen olmadı ve koramiral Adnan Özbal deniz kuvvetleri komutanı oldu.

    Daha önce de askeri casusluk davasında yargılanan Kösele bunun üzerine istifa etti. Cumhurbaşkanı sözcüsü İbrahim Kalın ne kadar istifanın kendi isteğiyle yapıldığını söylese de, bana pek inandırıcı gelmiyor. Bu yazımda da bu konudaki şüphelerimi ve bana göre nedenlerimi yazacağım.

    Veysel Kösele darbe girişimi gecesi Fenerbahçe Orduevi’nde düğünde. Zaten eski yazılarımdan da biliyorsunuz, beni bu yazıları yazmaya iten de bu düğünler ve genelkurmay başkanının diğer komutanlarla irtibata geçmemesi ve diğer komutanların da benden sonra (Şaka demiyorum, bendeniz Ahmet Nesin’den sonra) darbeden haberdar olmaları.

    Yazının bundan sonrasına geçen yazımda da yaptığım gibi fotoromanla devam edeceğim. Aşağıdaki fotoğrafta görüyorsunuz, donanma komutanı Kösele sıkıyönetim ilanından yarım saat önce bir kauçuk botla Yavuz gemisine gidiyor. Burada kauçuk botu özellikle yazıyorum, çünkü kimilerinin dediği gibi Kösele komutanlık botuyla gitmiyor. Bu çok mu önemli, bilemiyorum ama sanki bilerek değiştirilmek isteniyor diye algılıyorum. Yola çıkmadan da Levent Kerim Uça’yı arayıp “Önder dahil kimseye bilgi verme” diyor ama kendisi Büyükada Komutanı Hamdi Toker’i 4 kere arayıp bilgi veriyor.
     15 Temmuz 2016 Darbe Girişimi - Bastırıldı [ANA KONU] / 3 Ay OHAL İlan Edildi
    Bundan sonraki bölüm bana çok ilginç geldi ve hâlâ daha mantığını çözemedim. Kösele ilk emrini denizdeki gemilere değil limandaki yakıt gemilerinin komodoruna veriyor ve gemilere yakıt ikmali yapılması için “Yakıt gemisini seyre hazırla” emrini veriyor. Oysa o gemilere verilen ilk emir sadece limandan uzaklaşmaları, yani sabotaj alanının dışına çıkmaları. Diyelim ki iş çok büyük ve uçaklar bu gemileri vuracak ama bunun için yakıt ikmalinin yapılması gerekmiyor. Bu gemiler en kötü olasılıkla 5-10 kez Gölcük Limanı’na girip çıkabilirler, belki de onlarca kez fazla..

    Aynı anda limana girecek gemilerle ilgili başka 2 anons yapılıyor. Birisi limana girecek gemilere ateş açılacağı üzerine haber, diğeri de yetkisiz olmasına karşın Yalçın Payal’dan gelen haber yada emir. Yalçın Payal gemilerin limana dönmeleri çağrısını yapıyor, ne zaman olduğu da ilginç, Kösele’nin yakıt gemisini istemesinden 1 dakika sonra. Geri dönün emri sadece fırkateynlere veriliyor. . Daha da ilginci gemilerin filo komutanı İskender Yıldırım’la Yalçın Payal da yanyana ama emri Yıldırım’a değil Payal’ verdirtiyorlar. Hatta bu emir için 1-2 ay sonra bir tane albay da yanında 2 albay daha varken “o emir yemdi” diyor. Bu da milli savunma bakanlığına bildiriliyor ama bakanlık işleme koymuyor. Belgelerde o albayların da adı var da fotoromanı şimdilik daha çetrefil duruma getirmeyeyim.

    Burada işin içine biraz matematik sokalım. Bir fırkateynde 400 ton yakıt var ve 80 ton civarında da mühimmat. Mühimmattan ne demek istediğimi anlamışsınızdır sanırım, patlayıcı silah. Bunların limana geri döndüğünü ve gemilerden birine ateş açıldığını düşünün ve buna ayrıca 1 dakika önce verilen emirle yakıt gemisinin limandan yola çıktığını hesaplayın. Ne yalan söyleyeyim, ben olabilecekleri hesaplamak bile istemiyorum.
     15 Temmuz 2016 Darbe Girişimi - Bastırıldı [ANA KONU] / 3 Ay OHAL İlan Edildi
    Bu arada gemilere tuhaf emirler gelmeye başlıyor, daha doğrusu birbirini tutmayan emirler:

    02.33 Y. Payal, “Limana dönün”

    05.18 İ. Yıldırım, “Avara edin” “Ayrılın”

    05.52 Y. Payal, “Aborda olmayın” “Bir geminin kıyıya yanaşması yada zincir oluşturması”

    06.13 İ. Yıldırım, “Seyre devam”

    06.14 İ. Yıldırım, “Mersin ve Ereğli önünde seyre devam”

    06.14 Y. Payal, “Mersin önünde, Ereğli önünde seyre devam”

    Sanırım bu emirleri verenler, neden çelişkili emirler verdiklerini mahkemede açıklarlar.
     15 Temmuz 2016 Darbe Girişimi - Bastırıldı [ANA KONU] / 3 Ay OHAL İlan Edildi
    Okuyanlar anımsayacaktır, geçen yazımda esasında tamir için Istanbul’da bekletilen Bora gemisi de bu gemilerin arasına katılmış ama olan bitenden fazla haberi yok. İşte bu gemi Istanbul’dan Gölcük Limanı’na geri dönüş yapmaya başlıyor.
     15 Temmuz 2016 Darbe Girişimi - Bastırıldı [ANA KONU] / 3 Ay OHAL İlan Edildi
    Bora haricindeki hiçbir gemi emre uymuyor, Bora tehlikeden habersiz gidiyor.
     15 Temmuz 2016 Darbe Girişimi - Bastırıldı [ANA KONU] / 3 Ay OHAL İlan Edildi
    Burada yine emirler geliyor, emirleri veren Berke Uraz, Aksaz’dan Levent Kerim Uça’nın emrindeki 3 hücümbota telefon ediyor ve “Deniz Kuvvetleri Komutanı Bostanoğlu’yla irtibatta olduğunu, Aksaz’da bir karargah kurduklarını, Gölcük’ün emniyetsiz olduğunu, Gölcük yerine Karamürsel önlerine demirlemelerini söylüyor. Bunu nasıl mı yapıyor, telefonla ama bütün gemilere değil, sadece bazı gemilere yapıyor. Başından itibaren bir ayrımcılık var ama bunun nedenini sanırım ancak dava bittiğinde yada birileri ileride anılarını yazdığında öğreneceğiz. O gün telefon edilenler şimdi görevde, edilmeyenler
     15 Temmuz 2016 Darbe Girişimi - Bastırıldı [ANA KONU] / 3 Ay OHAL İlan Edildi
    Saat sabahın 05.00’i ve haber verilmeyen Tufan Gemisi de limana giriş yapmış ve Bora tam da ateş açılacak mevziye gelmiş durumda. Bu arada tuzağa düşen BORA “Ateş açılacak” anonsunu duyuyor ve sahilde de silahlı askerleri görmesiyle geri dönüyor.
     15 Temmuz 2016 Darbe Girişimi - Bastırıldı [ANA KONU] / 3 Ay OHAL İlan Edildi
    Bu arada Karadeniz Ereğli’de de Yıldırım fırkateyni var. Bu Yıldırım’ın durumu da çok ilginç. 02.33’te emir alınca limana giriyor sonra 05.52’de Y. Payal, “Aborda olmayın” diye emir verince de bir daha çıkıyor. Bu da bana çok ilginç geliyor. Niye soktun, niye çıkardın?Y. Payal Karadeniz’deki YILDIRIM Gemisi için seyre kalkın emrini veriyor. Dikkat ederseniz BORA Gemisi’nin bulunduğu yer, körfezdeki en dar yer, yani geri dönüşün çok kolay olmadığı yada biraz zaman alacağı bir yer.
     15 Temmuz 2016 Darbe Girişimi - Bastırıldı [ANA KONU] / 3 Ay OHAL İlan Edildi
    Bu arada biraz önce demiştim; Berke Uraz 05.15 gibi gemilere telefon açıyor ve “Gölcük’e gitmeyin, Karamürsel önlerine demirleyin” emri veriyor. Bu emir sadece hücumbotlara veriliyor, diğer fırkateynlere ise Gölcük emniyetsiz, Gölcük’e gitmeyin denmiyor. Sonra da “neden Yalçın Payal’ın emrine uymadınız, limana Gölcük’e dönmediniz” diye suçlanıyorlar ve tutuklular.
     15 Temmuz 2016 Darbe Girişimi - Bastırıldı [ANA KONU] / 3 Ay OHAL İlan Edildi
    Dikkat ederseniz İMBAT Gemisi de körfez’e girmiş durumda. En ilginç olay saat 05.45’de oluyor ve KEMALREİS Gemisi’nden eğitim mermisi atışı yapılıyor. Bu eğitim mermisi esasında bomba değil, bu bir beton gibi bişey, yani patlamıyor. Bu atış 7 km. dışarıya, anlayacağınız açık denize yapılıyor. Neden yapılıyor, büyük olasılıkla bir provokasyon, benim aklıma başka bişey gelmiyor. Ama bu provokasyona gelinmiyor, zaten gemilerin 400 tonla 600 ton arasında yakıtla ve 80 ton mühimmatla yüklü olduğunu yukarıda yazmıştım, bu eğitim atışından sonra birbirleriyle kapıştıklarını düşünsenize yada en iyisi düşünmeyin.
     15 Temmuz 2016 Darbe Girişimi - Bastırıldı [ANA KONU] / 3 Ay OHAL İlan Edildi
    Bugünkü yazının da sonuna geldik. Gerçekten yazarken zorlanıyorum, kendimi Spielberg gibi hissetmeye başladım, karmakarışık bişeyi düz anlatmaya çalışıyorum. Yazıya Oramiral Kösele’yle başlamıştım ve onunla bitireceğim. Kösele Aksaz Üssü’ndeki GELİBOLU, Gölcük’teki FATİH ve Büyükada Korveti’nin komutanlarını arayarak “Benim ağzımdan duymadığınız hiçbir emri uygulamayacaksınız” dedi. Neden sadece 3 komutana verildi bu emir, diğer komutanlara karşı niye seçicilik yaptı, çözmeye çalışmıyorum, herkesin bunları bilmesine yardımcı oluyorum, gizli kalmasın istiyorum. Dedim ya, ileride bunlar anılarda yazılacak…

    https://www.artigercek.com/donanma-komutani-veysel-kosele-neden-sadece-3-gemiye-emir-verdi
    _____________________________
    "En faziletli cihat zalim bir idarecinin yanında ona adaleti söylemektir. HZ. MUHAMMED"
    "Bir insan taraf tutmaya başlar başlamaz, dünyada da o gerçekleri o kadar az görmeye başlar. HEYWOOD BRAUN"
    “Eğer birileri oturduğu koltuktan kalkmakta sıkıntı yaşıyorsa, kesin altına pisletmiştir.” Hindistan Atasözü"




  • Fetönün darbecilere destek olduğu darbeyi övdüğü kanıtı ortadayken neden fetö ile yürüdünüz?? Bunun hesabını sormayacaklar mı?
    Buyrun kanıt! Resmen darbeyi desteklemiş ve birlikte hareket etmiştir, darbeler hep bunlara yaramıştır.

    Birde bunu alıp haber yaparlar iş işten geçtikten sonra, madem kanıtlar vardı kabak gibi ortadaydı neden birlikte hareket ettiniz?
    Sizi uyaranlara gülüp geçtiniz!




    quote:


    Asıl '28 Şubat'çı Fethulah Gülen
    HABER MERKEZİ Gündem Haberleri
    Giriş Tarihi: 17.1.2014
    17 Aralık ve 25 Aralık darbe planları çökertilen Gülen grubu şimdi demokrasi havariliğine oynuyor. Oysa Gülen, 28 Şubat darbesinin bir numaralı destekçisiydi

    https://www.sabah.com.tr/gundem/2014/01/17/asil-28-subatci-fethulah-gulen
    _____________________________
    "En faziletli cihat zalim bir idarecinin yanında ona adaleti söylemektir. HZ. MUHAMMED"
    "Bir insan taraf tutmaya başlar başlamaz, dünyada da o gerçekleri o kadar az görmeye başlar. HEYWOOD BRAUN"
    “Eğer birileri oturduğu koltuktan kalkmakta sıkıntı yaşıyorsa, kesin altına pisletmiştir.” Hindistan Atasözü"




  • 
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.