M

Yüzbaşı
13 Ocak 2005
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
3 üye
Görüntülenme
Toplam: 59 (Bu ay: 0)
Gönderileri
www.gercekgundem.com
Abdullah Gül’ün kızı boşanıyor: Damat villayı vermek istemiyor!
https://www.gercekgundem.com/guncel/298211/abdullah-gulun-kizi-bosaniyor-damat-villayi-vermek-istemiyor

Okumanızı tavsiye ederim, çok fena karışık olaylar ve manyak paralar.


"Abdullah Gül’ün kızı boşanıyor: Damat villayı vermek istemiyor!

7-9 dakika


OdaTV yazarı Hürrem Elmasçı yazdı: Duyduğuma göre damat Sarımermer üzerine olan villayı vermek istemiyor! Umarım doğru değildir. Yoksa Gül ailesi Mehmet Sarımermer’in üzerine olan villada nasıl oturacaklar?

Hürrem Elmasçı'nın bugünkü yazısı şöyle:

Çok üzülüyorum, bazı kulis bilgilerini vermek istemiyorum çocuklar.

Aşağıda yazacaklarım kaç gündür elimde bekliyor, bir türlü yazmaya gönlüm elvermedi. Evet şekerim ayrılık haberi vermeyi hiç ama hiç istemiyorum. Ama ben yazmasam çıkmayacak mı haberi, çıkacak…

Hatırlar mısınız, 2007 yılı bir sonbahar günüydü; 14 Ekim… Kübra Gül, Mehmet Sarımermer ile İstanbul Gösteri ve Kongre Merkezi'nde düzenlenen nikah töreniyle evlendi.

Dünyalar güzeli Kübra kızım, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün evladı. Kayserili Gül ailesini bilmeyeniniz yoktur sanıyorum.

Yakışıklı damatları Mehmet Sarımermer de Kayserili. Aileyi kısacık tanıtayım size:

SARIMERMER AİLESİ

Kayseri’nin tanınmış ailelerine ilişkin iki kitap var: “Kayserili Meşhurlar” ve “Kayseri Ansiklopedisi.” Her iki kitapta da Sarımermer ailesinin adı geçmiyor! Demek ki köklü bir aile değil. Acaba bu dünürlük nasıl oldu?

Abdullah Gül’ün dünürü Abdullah Sarımermer avukattı. Kardeşi Mehmet Sarımermer yün halı üretimi yapan “Özipek Halıcılık”ı kurdu. 1964’te işini Hereke’ye taşıdı; ipek halı yapmaya başladı. Sonra Uşak’ta “Trend Halı”yı kurarak dünyada ilk el halısı görünümündeki makine halılarını üretti.

Mehmet Sarımermer, 1972’de trafik kazasında hayatını kaybettikten sonra işi, kardeşi Avukat Abdullah Sarımermer ve dayı oğlu Abdullah Çınar devraldı.

Abdullah Sarımermer, 22 Ağustos 2008’de vefat edince halı işinin başına damadı Mustafa Annaç geçti.

Damada geleyim çocuklar; 1978 doğumlu. Amcasının adını taşıyor Mehmet Sarımermer.

Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi 1996-1997 öğrenim dönemi mezunu. Bu okul AKP’li meşhurların çocuklarının gittiği okul olarak ün yaptı bilirsiniz. Erdoğan’ın oğulları bu liseden biliyorum…

Mehmet Sarımermer’in babası Abdullah Sarımermer okulun en büyük bağışçılarındandı. Ayrıca Okul Koruma Derneği Başkanı’ydı. Okulun camisini o yaptırdı.

Okul müdürü Ömer Öztop (ki adı Uğur Mumcu’nun kitabında RABITA’dan para alınarak yurt dışına gönderilen öğretmenler arasında geçiyordu) öğrencisi Mehmet Sarımermer’in amcası Mehmet Sarımermer ile birlikte Ensar Vakfı’nu kurdu.

Damat Sarımermer ise sonra bu vakfın başkan yardımcısı oldu.  Bu yazıyı nasıl toparlayacağım, ne grift ilişkiler var; Kartal İmam Hatip mezunu Halil İbrahim Bacacı Ensar Vakfı ve ABD’deki Türken Vakfı'nın yönetiminde bulunuyor. Ki Bacacı da Sarımermer’in teknoloji şirketinin ortağı oldu: Fenn Bilgi Teknolojileri Sanayi ve Ticaret A.Ş.

Bu ekip Bilal Erdoğan’ın Okçular Vakfı yönetiminde de bulunuyor. Bacacı en son Sürat Kargo’yu ucuza kapatmasıyla gündeme geldi geçen ay. Ay şiştim yeter bu çocukların iş hayatları…

Boğaziçi Üniversitesi İşletme Fakültesi mezunu damat Mehmet Sarımermer’in ilk işi nedense mobilyacılık oldu! İstanbul Fulya’da dünyanın ünlü mobilya markalarını satan; “Apek Mobilya Dekorasyon Ticaret ve Sanayi A.Ş”ye ait “Medallion” adlı mağazanın sahibiydi. Damadın adı Solid Gayrimenkul Yatırımları İnşaat San. ve Tic. A.Ş. ile TBMM gündemine bile geldi şekerim…

Düğüne dönersem çocuklar…

Çiftin nikâhını İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş kıydı. Ay bu yazı kitap olacak bu gidişle; Kadir Topbaş'ın oğlu Hüseyin Ersan Topbaş ile -KBT Dış Ticaret- ve Abdullah Gül'ün damadı Mehmet Sarımermer ile -FENN A.Ş- ortak şirketler kurdu. Yeter magazine döneyim ben!

Nikah şahitliğini o dönemin Başbakanı Erdoğan, TBMM Başkanı Köksal Toptan ve yine eski TBMM Başkanı Bülent Arınç yaptı.

Düğün Kandilli'deki Adile Sultan Yalısı'nda yapıldı. Takı merasimi gazetelere haber oldu. Geçeyim bunları sonuca geleyim artık…

EVİN FİYATI DUDAK UÇUKLATIYOR

Tat Towers’ın da sahibi Salih Tatlıcı’nın Kandilli’de 1992’de yaptırdığı Tatlıcı Villaları yıllar içinde çok el değiştirdi. Bu bile Türkiye sermaye yapısının nasıl el değiştirdiğini gösteriyor. İşte yeni zenginlerden biri Abdullah Gül’ün dünürü Kayserili Sarımermer ailesiydi. Bir gün Hür­ri­yet ga­ze­te­si­nde “Gü­l’­ün Vil­la­sı­” di­ye da­ma­dı Meh­met Sa­rı­mer­me­r’­e ait ev­le­r manşet oldu. Neydi konu:

Gül 2007’de, İs­tan­bul Çek­me­kö­y’­de­ki “İ­dea­list Kent Vil­la­la­rı­”n­da iki vil­la sa­tın al­dı. (Ay­nı si­te­de ka­yın­bi­ra­de­ri İb­ra­him Öz­yur­t’­un da bir vil­la­sı var.) Gül, 8 oda 1 sa­lon 368 met­re­ka­re alan­lı vil­la­la­rı bir­leş­ti­re­rek, ara­zi­si­nin ala­nı­nı 736 met­re­ka­re­ye yük­selt­ti. Söy­le­nen­le­re gö­re Gül, ken­di vil­la­la­rın­da otu­ra­cak­tı ama Hay­rün­ni­sa Gül, Üm­ra­ni­ye­’de otur­mak is­te­me­di; Boğaz’a nazır sosye­tik Kan­lı­ca­ villalarını ter­cih et­ti.

Kavacık Tatlıcılar sitesindeki Gül ailesinin oturduğu villa 2013 yılında iddialara göre o dönemin parasıyla 13 milyon dolara satın alındı.

Vallahi bu konuyu yakından bilen lise arkadaşımın dostu fiyatı birebir söyledi: 5.946.500+5.778.500=11.725.000 Türk lirasının o tarihteki dolar karşılığı (6.517.500 dolar) idi. Geri kalan kısmının satıcı firmaya elden verildiği söylendi.

(Rakam doğru mu bilmek zor; Gazeteci Hasan Cemal’in aynı sitedeki küçük villasını AKP’li Bakan Zafer Çağlayan’a 3.5 milyon dolara sattığını duymuştum. Hatta o villanın inşaatını Reza Zarrab’ın yaptırdığı söylenmişti.)

Çocuklar Hürrem Hanım araştırmacı gazeteci oldu; girdim emlakçılara baktım; aynı sitede 603 metrekare evin fiyatı 38 milyon lira! Yani 603 metre kare 4.5 milyon dolar ediyor. Ben size Gül’ün oturduğu villayı yazayım siz fiyatını tahmin edin…

HAYRÜNNİSA ÇOK EMEK VERDİ

103 bin metrekare arsa üzerine kurulu 28 villanın yer aldığı ve helikopter pistinin de bulunduğu bu sitede, 4.5 katlı villadan sadece 2 tane bulunuyor. Gül’ün oturduğu bunlardan, Salih Tatlıcı kendine yaptırmıştı.

Gül ailesinin satın aldığı villa iki tapudan oluşuyor:

10 bin 770 metre kare arsa üzerinde 2 bin metre karelik villa iken, yapılan tadilat sonrası ev 3 bin 600 metre kareye çıkartıldı!

Ayrıca eve ait 8000 metre kare bahçe mevcut.

Ayrıca tadilat sonrası villanın çevresi kapatıldı site dışından özel giriş yapılarak özel bir konuma sahip villa haline geldi.

Bilirsiniz eski first lady Hayrünnisa Hanımefendi zevk sahibidir, Çankaya Köşkü’nü bile çok şık yeniledi. Güzel de kitabını çıkardı, evimde bazen açıp bakıyorum. Her seferinde “bravo Hayrünnisa kızım” diyorum…

Villanın tadilatında en lüks ithal ürünleri kullandığını ve hatta yanlış yapılanları tekrar tekrar yeniden yaptırdığını duyduk.

Öyle ki,  tadilatın elektrik ve mekanik bölümün maliyeti o dönemin dolar kuruyla düşünün lütfen- 3 milyon 100 dolar olup bu maliyet Tema Teknik firması tarafında karşılandı.

Ayrıca tadilat sonrası evin kendine özel trafosu, jeneratörleri, endüstriyel mutfağı, yerden ısıtması, klima sistemi, evin her odası ayrı otomasyon sistemli olup, açık ve kapalı suyu ısıtılabilen iki havuzu ve kapalı seraya sahipti.

Görmemiş demeyiniz yavrum ayrıntı vermemin sebebi var. Yazacağım.

DAMAT VERMİYOR

O dönem şunu duyduk çocuklar:

Böylesine lüks pahalı villanın maliyetinin nasıl karşıladıklarını kamuoyuna izah edemeyeceklerini düşünen Abdullah Gül malikâneyi damadı Mehmet Sarımermer’in üzerine yaptırdı. Ve yıllardır da Mehmet Sarımermer’in üzerinde bu değerli villa…

Geldik meselenin özüne:

Son günlerde Kübra Gül Sarımermer ve Mehmet Sarımermer boşanmak üzere oldukları bilgisi Ankara’ya kulağıma kadar geldi. Çok üzüldüm sanırsam dünya tatlısı iki çocukları var. Ama şekerim bir evlilik yürümüyorsa yürümüyordur, insanlar kendini yıpratmamalı değil mi? Ancak her boşanmada tatsızlık oluyor ister istemez.

Duyduğuma göre damat Sarımermer üzerine olan villayı vermek istemiyor! Umarım doğru değildir. Yoksa Gül ailesi Mehmet Sarımermer’in üzerine olan villada nasıl oturacaklar?

İşi nasıl çözecekler merakla bekliyorum. Umarım her şey tatlıya bağlanır…"

www.gercekgundem.com
Emekli albay Ümit Yalım ortaya çıkardı: Resmi Gazete'de büyük skandal
https://www.gercekgundem.com/guncel/295476/emekli-albay-umit-yalim-ortaya-cikardi-resmi-gazetede-buyuk-skandal

"25 Ağustos tarihli Resmi Gazete’de bir skandala da imza atıldı. Resmi Gazete’de general ve amiral atamalarının yayımlandığı bölümde MİT Kanunu ihlal edildi. Milli Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri emekli Kurmay Albay Ümit Yalım bu vahim hatayı ortaya çıkardı.

Yalım, şunları söyledi;


“Yüksek Askeri Şura Kararları’nın 4 Ağustos 2021’de yayınlanmasından sonra beklenen general ve amiral atamaları, gecikmeli olarak 24 Ağustos 2021’de açıklandı. Atama listeleri Resmi Gazete’nin 25 Ağustos 2021 tarih ve 31579 sayılı nüshasında yayınlandı. 


Ancak, Atama Listesi’ni yayınlayan Resmi Gazete, MİT Kanunu’nu ihlal etmiş. 2937 Sayılı Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Kanunu’nun 27. Maddesi’ne göre, MİT mensuplarının kimliklerini herhangi bir yolla ifşa edenlere üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası verilir.


Resmi Gazete’nin 25 Ağustos 2021 tarih 31579 sayılı nüshasında yayınlanan General Atama Listesi’nde MİT Kanunu’nun 27. Maddesi ihlal edilmiş.


Resmi Gazete bu durumu derhal düzeltmeli ve General Atama Listesi’ni hazırlayanlar ile listede imzası/parafesi olanlar ve listeyi Resmi Gazete’de yayınlayanlar hakkında MİT Kanunu’na muhalefetten Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma açılmalıdır.”"

https://www.gercekgundem.com/siyaset/207438/dogru-parti-bugun-yola-cikiyor-bizim-hatalarimiz-yuzunden-erdogan-dogdu


"‘Doğru Parti’ bugün yola çıkıyor: Bizim hatalarımız yüzünden Erdoğan doğdu

4-5 dakika


Eski Sağlık ve Devlet Bakanı Rıfat Serdaroğlu ve arkadaşlarının başlattığı Çoban Ateşi Hareketi, bugün kuruluş dilekçesini İçişleri Bakanlığı'na vererek Doğru Parti adıyla siyasi hayatına başlıyor.

25 Ağustos 2020 07:36 /

Siyaset

Hürriyet yazarı Yalçın Bayer, partinin kurucu genel başkanı olan ve bir süre sonra bu görevi devredeceğini açıklayan Rıfat Serdaroğlu ile yeni parti hakkında konuştu.

Yalçın Bayer'in yeni parti hakkında aktardıkları ve Serdaroğlu'nun açıklamaları şöyle:

Demirel döneminin Doğru Yol Partisi’nde milletvekili ve bakanlık yapan Rıfat Serdaroğlu, iki yıldan beri yürüttüğü araştırma sonucunda ‘Doğru’ adlı partisinin kuruluş dilekçesini bugün İçişleri Bakanlığı’na sunacağını açıkladı. 120 kurucu arasında gençler ve kadınlar ağırlık taşıyor, eski milletvekillerinden hiç kimse bulunmuyor. “Amacımız bu milleti yeniden ayağa kaldırmaktır. Türkiye Cumhuriyeti’ni temel değerlerine yeniden kavuşturmaktır. Bu nedenle sistemin koruyucusu olmak istiyoruz. Bütün vatandaşlarımızın bize destek olmasını diliyorum” dedi.

Siyasetin içinden geldiğini, babası eczacı Kemal Serdaroğlu’nun Menderes döneminde DP milletvekili olarak ünlü ‘Tahkikat Komisyonu’na red oyu vermesine karşın bu iddia nedeniyle Yassıada’da müebbet hapse mahkum olduğunu, Celal Bayar’la 8 ayı hücrede olmak üzere altı yıl cezaevinde yattığını, Celal Bayar’ın direnişi nedeniyle ve ilaçlarını verdiği için birlikte yattıklarını, cezaevinden en son ikisinin birlikte çıktıklarını söylüyor. Ailesinin nasıl bir ‘mücadeleci’ olduğunu anlatmak için şöyle konuşuyor:

“Babam çok vatansever bir insandı. Kıbrıs’ta Türk Mukavemet Teşkilatı’nın oluşturulmasında onun katkısı büyüktür. Nitekim Fazıl Küçük ve Rauf Denktaş’la bu mücadelede çalışmışlardır. Makine Kimya Endüstrisi’nin silah ve mermilerini arkadaşı Mersin milletvekili Sadık Erdem ile Kıbrıs’a çıkarmışlar. Bu parasal kaynak DP’li Başbakan Adnan Menderes tarafından ‘örtülü ödenek’ten sağlanmış. Yani Kıbrıs’taki mücadelenin altyapısı DP’nin gayretleriyle oluşturulmuş. Nitekim KKTC’de Serdarlı ve Erdemli adlı yerleşim yerleri ‘bu kişilerin isimlerini kahramanlıkları sonucu’ verilmiştir.

Olaylar 50 yılı geçtiği ve devlet sırrı olmaktan çıktığı için anlatıyorum. Adalet Parti döneminde Bergama Belediye Başkanlığı yaptım. İki dönem milletvekilliğimde Sağlık ve Devlet bakanlıklarında bulundum. Süleyman Soylu, Mehmet Ağar ve Tansu Çiller ile aynı partide bulunduk. Özer Çiller’i de iyi bilirim.

100’ÜN ÜZERİNDE DAVA

Ben iktidar muhalifliğine 2007 yılında başladım. O günden beri her gün iktidar hakkında yazı yazıyorum. Hakkımda, yerel mahkemelerde 100’ün üzerinde hakaret davası açıldı. Son üç davadan 5 yıl 8 ay mahkûmiyet verildi. Onlar için Antalya, Ankara ve İzmir’de istinaf mahkemelerine başvurdum. Birinden beraat ettim. Öbürleri için de Yargıtay hakkımı kullanacağım.

‘SOKAK KAVGASI’ YAPIYORUM

Biz Balkan kökenliyiz. Ben maliye okudum. Alaçatı’da oturuyorum, iki oğlum var. Biz keyifli insanlarız ama ülkem elden gidince ‘sokak kavgası’na başladım. İki yıldan beri, yani bugüne kadar 74 vilayete ‘kalmalı’ gittim. Bir ‘aksaçlılar grubu’ oluşturuyoruz. Sonra ben genel başkanlıktan ayrılacağım, kadınları ve gençleri yetiştireceğim. Ciddi bir kadrolaşma hareketimiz var. Kurucular kurulu yarın (bugün) İçişleri Bakanlığı’na kuruluş dilekçemizi vereceğiz, sonra Anıtkabir’i ziyaret edeceğiz.



PARALI KİMSEMİZ YOK

Paralı kimsemiz yok. Zaten her il kendisini harcamasını kendi karşılayacak. Bizler Atatürk ve Türkiye’yi çok seviyoruz. Onun ilkelerinde yürüyeceğiz. Genel merkez binamızı tuttuk, ben de artık Ankara’da oturacağım.

Bu dönemde bir salata satıcısının ‘tek adam’ idaresinden korkması ilginçtir. Şunun bilinmesini istiyorum, bu mücadelede kırıcı olmak istemiyoruz.”

SON SORU

Rıfat Serdaroğlu’nun “Bugünlere geliş sürecinde kimleri hatalı buluyorsunuz?” sorusuna yanıtı şöyle:

“Herkesi... Bütün liderler hatalı bence; başta Demirel, Deniz Baykal, Turgut Özal, Tansu Çiller ve Ecevit... Bizim hatalarımız yüzünden Erdoğan doğdu ve gelişti. Bu hareketimize Türk milleti sahip çıkacaktır.”"


https://forum.donanimhaber.com/cache-v2?path=https://store.donanimhaber.com/04/52/d9/0452d941ed0fd89c2ee9354cc59b00a4.jpg&t=0&width=480&text=1

"Eş'in aktardığı olay şöyle:


İktidar partisi artık tabandan kopmaya başlamış. Güç zehirlenmesi, partinin taşra bürokrasisini umursamazlığa yöneltmiş. Bir örneğini, sindire sindire gözlemledik, dinledik. Devletin görevlisi kaymakam, partili belediye başkanlarının ve parti örgütlerinin etkisinde. İktidar partisinin taşra yöneticilerinin önde gelen kaygısı genel merkeze “Her şey yolunda” izlenimi vermek. Kapsayıcı etkili çalışmalar yapmak niyetinden uzaklaşmış durumdalar.

SORUNLARI AKTARDI, SORUŞTURMA AÇILDI

İktidar partisinin anlaştığı bir firma, bir ilçedeki bütün muhtarları telefonla arıyor. Muhtarlara, ilçelerinde sorun olup olmadığını, varsa neler olduğunu soruyor. Birçok muhtar önceden kurgulandığı için anket firmasına “sorun olmadığı” yönünde yanıt veriyor. Ancak birkaç muhtar, ilçenin sorunlarını sıralıyor. Anket firması yetkilisi bununla yetinmiyor, dile getirilen sorunların gerçek olup olmadığını doğrulamak için ilçede iş yapan esnaftan kişilerin adlarını ve telefonlarını da istiyor. Muhtar bu konuda da açık davranıyor ve kendisine yakınmayla gelen esnafın tümünün ad ve telefonlarını veriyor. Aynı görüşmeler esnafla da yapılıyor. Herkes sorunlarını iletebilmenin mutluluğunu yaşıyor. Ancak bu mutluluk kısa sürüyor. Parti genel merkezinden uyarıların belediye başkanı ve kaymakama iletilmesiyle muhtar hakkında soruşturma açılıyor.

‘GÖREVDEN ALIN AMA SORUNLARI ÇÖZÜN’

İlçenin otuz yıl öncesini bildiğimiz için geçen sürede birkaç makyaj düzenlemesinin dışında büyüme yönünde bir gelişme göremedik. Muhtarın bize anlattığı bütün sorunlar gerçek. Çevre köyler plansız da olsa yapılan hayvancılıkla büyürken ilçe yerinde saymış.


Başarılı olmak mı, başarılı görünmek mi?

Anladığımız kadarıyla iktidarın taşra bürokrasisi başarılı görünmek istiyor. Eksiklerin sorunların parti genel merkezine ulaşmasını, bunların çözümü konusunda çalışma yapılmadığının bilinmesini istemiyorlar. Bu noktada kopukluk başlıyor. Bu kopukluk ekonomik kriz ortamında yaygınlaşır ve kemikleşirse iktidarın sorunları daha da derinleşir.

“Komünist” yaftası yapıştırılan, daha farklı türlü yakıştırmalar yapılan muhtar, “Benim hangi siyasi görüşte olduğumu herkes biliyor. Sorun nedir diye soruyorsunuz, anlatıyoruz. Anlatmasak, sorunlar ne bizim için ne de AKP’li ilçeliler için çözülmeyecek. Herkes için sorunlar duracak. Örneğin hayvan pazarı yok. Hayvan pazarı CHP’liler için de yok, AKP’liler için de yok. 8 yıldır küçük bir bölümü bitmemiş bir yol var. Biterse oradan sadece CHP’liler mi geçecek? Halkın oyuyla muhtar seçildim. Şimdi hakkımda soruşturma var. Görevden mi alacaksınız, alın. Ama sorunları çözün” diye yakınıyor.

Doğu Anadolu’ya gidince derin vadilerden, kocaman dağlardan geçiyorsunuz. Kanal İstanbul’a harcanacak paranın çeyreği ile bölge ve Türkiye ihya olabilir."

Bizim beş babayiğit hâlâ yapacak...

https://www.hurriyet.com.tr/amp/video/yaptigi-kare-pistonlu-motoruyla-yuzde-70-tasarruf-saglayacak-41444089

quote:

Tekirdağ Oto Sanayi Sitesi’nde motor tamirciliği yapan ve 1978 yılında LPG’yi otomobilde kullanma fikrinin mucidi olarak tanınan Halit Avcıoğlu (69), şimdi de yerli ve milli biri kare pistonlu diğeri yuvarlık pistonlu olmak üzere iki araç motoru tasarladı. Avcıoğlu, test çalışmalarını sürdürdüğü yeni tasarımıyla yüzde 70 yakıt tasarrufu sağlanacağını belirti.


oluyor
https://www.mersinhaber.com/haber-mersinden-kktcye-su-tasiyan-borular-patladi/391265

quote:

Mersin'den KKTC'ye Su Taşıyan Borular Patladı | Mersin Haber
2 dakika

31dk -

Türkiye’den Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC)’ne su temin edilmesini öngören ve “asrın projesi” olarak adlandırılan proje 17 Ekim 2015 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu'nun katıldığı törenle açılarak hizmete girmişti.

5 YIL DOLMADAN BORULAR PATLADI

Tartışmaların odağında tamamlanan projenin üzerinden 5 yıl gibi bir süre geçmeden, patladı. Anamur sahilinden 5 mil açıkta patlayan borular deniz yüzüne çıktı. Yaklaşık 250 metre derinlikteki borular deniz yüzeyinden görülebiliyor. Borulardan su aktığı görülüyor. Boruların su yüzeyine çıkması, gemi geçişlerini de engelliyor.

4 YILDA TAMAMLANMIŞTI

Türkiye’den Kıbrıs’a boru hatlarıyla su getirilmesi projesi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Başbakan olduğu 2011 yılında Mersin’in Dragos Çayı üzerine Alaköprü Barajı’nın temel atma töreniyle başladı. 1.6 milyar liraya mal olan projede, Türkiye ile KKTC arasına 80 kilometrelik askılı boru sistemi kuruldu.

Borular, denizin 250 metre altından şamandıralar ile bağlandı ve ilk su Eylül 2015’te Ada’ya ulaştı. Türkiye’den gelen su arıtma tesisinden geçtikten sonra Devlet Su İşleri’nin (DSİ) yaptığı KKTC tarafındaki Geçitköy barajına boşaltılmaya başladı.

https://t24.com.tr/yazarlar/zeynel-lule/turkiye-den-kktc-ye-giden-su-borusu-patladi,25154


“Asrın Projesi” olarak adlandırılan “KKTC Su Temin Projesi” de 250 metre derinlikteki boruların patladığı ortaya çıktı. Anamur sahilinden 5 mil açıkta patlayan su boruları deniz yüzüne çıktı. 1.6 milyar liraya mal olan Asrın projesi ! 5 yıl sonra patlak verdi."
https://tele1.com.tr/asrin-projesinde-su-borulari-patladi-118132/

Ne oldu yine malzemeden mi çaldılar, kim yapmıştı projeyi?
"Uzun zamandır Kullanmış olduğum imza nedense şimdi birilerine dokunmuş olacak ki, kural dışı diye kaldırıldı.
Çok ilginç neden rahatsız oldular acaba, açıklayacak biri var mı?"

İmzam :

"En faziletli cihat zalim bir idarecinin yanında ona adaleti söylemektir. HZ. MUHAMMED"
"Bir insan taraf tutmaya başlar başlamaz, dünyada da o gerçekleri o kadar az görmeye başlar. HEYWOOD BRAUN"
Dropbox referal adresim
"En faziletli cihat zalim bir idarecinin yanında ona adaleti söylemektir. HZ. MUHAMMED"
"Bir insan taraf tutmaya başlar başlamaz, dünyada da o gerçekleri o kadar az görmeye başlar. HEYWOOD BRAUN"
“Eğer birileri oturduğu koltuktan kalkmakta sıkıntı yaşıyorsa, kesin altına pisletmiştir.” Hindistan Atasözü"

Bana gelen özel mesaj :

"Kimse kılını kıpırdatmıyor, artık herşey ortalıkta yapılıyor, rahat rahat, göz göre göre götürüyorlar, yolsuzluk israf rüşvet ahlaksızlık, yeter artık birileri durdursun!"



https://odatv.com/uskudar-belediyesindeki-mudurden-zehir-zemberek-yolsuzluk-mektubu-02121950.html

quote:

Üsküdar Belediyesi’ndeki müdürden zehir zemberek “yolsuzluk” mektubu
4-5 dakika
Belediyede 8 yıl çalışan Veysel Kömürcü, yeminli zabıt katibi huzurunda yolsuzlukları tek tek anlattı. “Benden kimse, ‘Kol kırılır yen içinde kalır’ dememi beklemesin” dedi.

02.12.2019 06:47 Karakter boyutu :

AKP'li İstanbul Üsküdar Belediyesi'nde Gençlik Akademisi'nin kurucu müdürlüğünü yapan ve 8 yıl belediyede çalışan Veysel Kömürcü (41), belediyede dönen yolsuzlukları ‘ifadem ve ihbarımdır' diye anlattı.

Sözcü’den Veli Toprak, AKP'li Üsküdar Belediyesi'nde müdür olarak çalışan Veysel Kömürcü'nün belediyede dönen “milyonlarca liralık yolsuzluk” iddialarını anlattığı ifadesine ulaştı. 4 Kasım 2019 günü yeminli zabıt katibi huzurunda belediyeye savunma veren Kömürcü, çok konuşulacak bilgiler verdi. Birkaç defa Belediye Başkanı Hilmi Türkmen'le görüşerek yolsuzlukları anlatan Kömürcü, “Benden kimse kol kırılır yen içinde kalır dememi beklemesin” ifadesini kullandı. İşte Kömürcü'nün ifadesi:



TAVSİYEYLE GİRDİM: 11.11. 2011 tarihinde Cumhurbaşkanımızın oğlu Bilal Erdoğan Bey'in başkana tavsiye etmiş olmasıyla, dönemin Üsküdar Belediye Başkanı Mustafa Kara'nın bizzat davetiyle, Üsküdar Belediyesi Gençlik Merkezi'nde Uzman Psikolojik Danışman olarak işe başladım. 2014 yılı Mart ayına kadar gece gündüz çalıştım. 2014'te gençlik merkezi 30.000'i bulmuş bir marka olmuştu. Mevcut Belediye Başkanımız Hilmi Türkmen'in başkan seçilmesiyle birlikte projesi bana ait olan Üsküdar Gençlik Akademesi'ni kurdum. Görevim 2017'de sona erdirildi.

BAŞKANA ANLATTIM: 12 Şubat 2019'da Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen'e giderek Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürlüğü'nde olan olayları, iş talebimi ve süreci anlattım. Bütün bu süreç içerisinde Y.Ö'nün (müdür) yanında çalıştırdığı belediye personeli ve de dışarıdan birkaç kişiyle kurdukları ekibin, usulsüz ve yolsuzlukları devam ediyordu. Uyarılarımı sürdürdüm, hem kanunen hem inanç açısından insanı zelil edeceğini söyledim, vazgeçmediler. Vakıf olduğum tüm usulsüz işleri ve yolsuzlukları bir dosya haline getirip Hilmi Türkmen başkana ulaştırmaya karar verdim.

CEZASINI ÇEKECEK: Burada yazılan anlatılan hiçbir şey, iddia, tahmin veya yorum değil, bizzat bildiğim, emin olduğum, birçoğu da alenen yapılan belge ve şahitlere sahip apaçık sistematik yolsuzluktur. Müslümana yakışan tavır sizce nedir? Haklı hakkını alacak, suçlu cezasını çekecek. Ben bu işe gövdemi koydum. Neye mal olursa olsun sonuna kadar diyeceğim. Her şeyin kayda girmesi adına metnin bir kopyasını evrak kayıttan geçirdim. Hukuki haklarım saklı kalmak kaydıyla görüşmeyi sonlandırıyorum.



4 Kasım 2019'da yeminli zabıt katibi huzurunda belediyeye savunma veren Veysel Kömürcü, ifade metnini imzaladı. “İfadem ve ihbarımdır” notunu düştü.

PARALAR NAYLON POŞETLER İÇİNDE GELDİ

Veysel Kömürcü'nün kalem kalem saydığı yolsuzluk iddialarından bazıları şöyle:

POŞET İÇİNDE ALDI: 2 Temmuz 2019'da başkanla 35 dakika görüştüm. Y.Ö.'nün uluslararası inşaat ihaleleri ile uğraşacak kadar işi büyüttüğünü, Afrika'ya giderek Sierra Leone devlet başkanıyla görüşmeler yaptığını anlattım. Eğitim kurumları ile yapılan ihalelerden ‘ders karşılığıymış' gibi gösterilerek parçalar halinde nakit olarak nasıl ve kimler üzerinden naylon poşetler içerisinde para alındığını aktardım.

MAKBUZSUZ MİLYONLAR: Detaylarını ekte sunacağım belgeler üzerinden Y.Ö.'nün kendisine bağlı birimlerden ‘kayıt parası' adı altında milyonlarca liranın makbuzsuz, kayıtsız, tutanaksız nasıl toplatıldığını, bu paraların nereye gittiğinin belli olmadığını belirttim.

BAŞKAN SORDU: Anlattığım yolsuzluk ve usulsüzlüklerin Hilmi Türkmen başkan tarafından anlaşıldığını, ikna olduğunu düşündüren tepkiler aldım. En son kendisi ‘Bu işin içinde kimler var?' diye sordu. İsim isim hepsini aktardım. Daha fazlasını içeren turuncu dosyayı kendisine verdim. Geri dönüş olmadığı gibi ‘Gerekeni yapacağım', ‘Babamızın oğlu olsa affetmeyiz' ifadelerinin de bir sonucu olmamıştır.
Hakkında
Konum: İstanbul,Bağcılar
Forum İmzası:
"En faziletli cihat zalim bir idarecinin yanında ona adaleti söylemektir. HZ. MUHAMMED"
"Bir insan taraf tutmaya başlar başlamaz, dünyada da o gerçekleri o kadar az görmeye başlar. HEYWOOD BRAUN"
“Eğer birileri oturduğu koltuktan kalkmakta sıkıntı yaşıyorsa, kesin altına pisletmiştir.” Hindistan Atasözü"
Hakkımda:
"En faziletli cihat zalim bir idarecinin yanında ona adaleti söylemektir. HZ. MUHAMMED"
"Bir insan taraf tutmaya başlar başlamaz, dünyada da o gerçekleri o kadar az görmeye başlar. HEYWOOD BRAUN"
Dropbox referal adresim
"En faziletli cihat zalim bir idarecinin yanında ona adaleti söylemektir. HZ. MUHAMMED"
"Bir insan taraf tutmaya başlar başlamaz, dünyada da o gerçekleri o kadar az görmeye başlar. HEYWOOD BRAUN"
“Eğer birileri oturduğu koltuktan kalkmakta sıkıntı yaşıyorsa, kesin altına pisletmiştir.” Hindistan Atasözü"
Temel Bilgiler ve İstatistikler
Aktiflik: Şu anda DH'de değil
Son Giriş: 11 sa. önce
Son Mesaj Zamanı: geçen ay
Mesaj Sayısı: 743
Gerçek Toplam Mesaj Sayısı: 10.779
İkinci El Bölümü Mesajları: 8
Konularının görüntülenme sayısı: 32.120 (Bu ay: 474)
Toplam aldığı artı oy sayısı: 21.967 (Bu hafta: 5)
En çok mesaj yazdığı forum bölümü: Konu Dışı / Off Topic
Mesajları
İkinci El Referansları
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.