|
Uzayda yaşam umudu: K2-18b keşfi ve kolonizasyon imkanı var mı?
-
-
Gaz gezegeni değil mi bu yav, bilim araştırmalarına kaynak gelsin diye abartılan sözlerine bakmayın bilim adamlarının.
Yaşanabilir gezegenler illaki vardır orada bir yerlerde ama halen çok kısıtlı görüşümüz var.
-
Araştırmalara göre gaz gezegeni değil, bir hycean süper dünya olduğu düşünülüyor. Bu arada teorik anlamda gaz gezegenlerinde de yaşam olabilir. Muhtemelen çok daha zor ama olanak dışı da değil.
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >_____________________________ We're beyond sympathy at this point, we're beyond humanity. -
Hiyanus ötegezegeni (okyanus ve hidrojen dünyası) de olabilir görünen o ki. Bu yaşanabilir ortamıyla ilerlerleyip daha fazla bilgi çıkarsa bu biz yaşayan nesiller için değilse de uzak gelecek için bir anlam ifade edebilir.
-
Yukarıdaki kullanıcı hidrojen bolluğundan dolayı gaz gezegeni diye şüpheye düşmüş olmalı, gaz gezegenleri varsayımsal hycean gezegenler gibi hidrojen zengini. Hiçbirisi mantıksız senaryolar değil. Ama herhalde hycean egzo dünya senaryosu daha olası yoksa araştırmacılar bu kadar hycean olarak vurgulamaz. Gaz gezegenlerinin çeşitli nitelikleri var ve bu niteliklerle kayalık olanlardan ayrışıyorlar. Temel bir nitelik hafif gaz - hidrojen ve helyum - konsantrasyonu.
O mesafeleri kırmak için şu an bilimkurgu olarak görünen - belki de hep kurgu kalacak veya insan fantezisi olan - konseptlerin realiteye dökülmesi lazım, Alcubierre dönüştürücüsü gibi. Bu farazi teknoloji Einstein denklemleri ve geometrisinin matematiksel bir yorumlamasına dayanarak uzay zamanı lastik gibi çekip bükülebileceğini ve mesafeleri bu şekilde aşabileceğini iddia ediyor. Kısaca ışık hızını aşmadan "ışık hızı üstünde" yolculuğa olanak tanıyor.
Gözlem aygıtlarını geliştirip çok daha fazla bilgi toplamak ve anlayışı büyütmek de gelecekle ilişik, her türlü sonraki kuşaklara sarkacak.
_____________________________ We're beyond sympathy at this point, we're beyond humanity.
-
Merhaba, aslında yarıçapı ve kütlesinden ötürü gaz gezegeni olma olasılığı çok yüksek diye biliyorum. Zira dünyanın yarıçapına göre 2.6, kütlesine göre 8.6 kat büyüklüğünde diye biliyorum K2-18b.
Yıldızına uzaklığı ve bileşimine göre değişiklik göstermekle beraber şuanki bilgilerimiz ile bir gezegenin kayalık gezegen sınıfında kalabilmesi için yaklaşık olarak ön görülen kütle ve çapları var. Bundan sonrasında artık hidrojen ve helyum gibi hafif gazları da tutacak kadar güçlü bir kütleçekimine geçtiğinden gaz gezegeni sınıfına girmeye başlıyorlar.
Kaynaklara göre değişmekle beraber teorik üst limit için genelde 5 dünya kütlesinden bahsediliyor. Bazı kaynaklar maksimum 2 dünya kütlesi diyor.
Yine gaz gezegeni olmadan önceki yarıçapsal limit için de 1.5 ile 2 kat yarıçaptan bahsediliyor ama bu gezegen için 2.6 katlık bir yarıçapa sahip deniyor.
Yine aynı şekilde bir gaz devinin de daha fazla sıkışıp ve ısınıp beyaz cüceye dönüşmesi içinde yaklaşık olarak kütle ve yarıçap öngörülerimiz var. Misal bizim jüpiterin kütlesi yaklaşık 80 kat daha artsa kırmızı cüce dediğimiz en küçük yıldızlara dönüşmüş olurdu. Hatta bir de kahverengi cüce denilen, bir nevi ara geçiş (yarı yıldız) sınıfı diye tabir edilen sınıf var. Bu da yaklaşık 13 ile 80 kat Jüpiter kütlesi arasındaki kütleler için tabir ediliyor. Bunlar henüz hidrojen füzyonu yapamıyorlar ama döteryum veya lityum füzyonu yapabiliyorlar.
Ayrıca dimetil sülfite daha önce kuyruklu yıldızlarda ve gaz bulutlarında da rastlandı. Dolayısıyla bu dimetil sülfit in abiyotik bir üretim süreci de var gibi görünüyor henüz bizim bilmediğimiz.
Hatta evrim ağacı kanalı da dünkü videosunda bu K2-18b den bahsetmişti.
< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Spider_hip -- 2 Mayıs 2025; 11:02:06 >
-
Seyahatler konusunda katılıyorum. Kendimizi yok etmez isek bilimkurgu seviyesinde kalacağını zannetmiyorum. Solucan delikleri açmayı ya da uzayı bükmeyi çözebiliriz muhtemelen. Aksi takdirde enerji konusunda belki çığır açabilecek, işte üzerinde çalışılan, füzyon reaktörlerinin tükettiği enerjiden daha fazlasını üretebildiği, sonrasında kompakt hale getirilebildiği bir teknoloji çağında belki ışık hızına yaklaşma sayesinde seyahatler mümkün hale gelebilir. O tarz bir enerji kaynağını çözmeden, kütleçekimleri falan dahi kullanarak (slingshot mantığıyla dahi) henüz ışık hızının %0.1 ine ulaşabilen bir obje yapamadık.
Time dilation'dan faydalanalım dediğimizde de, hızın zamana olan etkisinin kuvveti logaritmik olduğu için, kaydadeğer zaman kazanmalar (2 kat gibi) ancak ışık hızının %87 sinden sonra başlıyor. Yani ışık hızının %87 si ile bu 124 ışık yılı uzaklıktaki K2-18b ye gidecek olsaydık, gidenler için bu süre tam yarı yarıya yani 62 yıl sürerdi. Ha dünyada 142 yıl geçmiş olurdu o başka. Ancak ışık hızının %97 si hızına ulaşabildiğimizde mesafeler 4'te1 ine inerdi. 31 yılda yaklaşık K2-18B ye ulaşabilirdik.
Dolayısı ile bizim galaksimiz için bile minicik sayılabilecek 124 ışık yıllık mesafeler, enerji problemi çözülse dahi epey vakit alırdı. Ha ama en yakın yıldız olan Proxima Centauri'yi falan kapı komşusu yapabilirdik. %97 hız ile 1 yılda gidilirdi. Bu da hiç fena değil. Hehe tabi o zaman da teknik olarak geleceğe gitmiş olmanın verdiği gariplik başlardı yolcular için. Zira 1 yılda gittin, hiç durmadan hemen geri yola çıktın, 1 yılda o. 2 yıl yaşlandın. Bu arada dünyada yaklaşık 9 yıl geçmiş. Misal 30 yaşındasın, 24 yaşında da kardeşin var. Sen döndüğünde, 32 yaşındasın, ama senden 6 yaş küçük olan kardeşin artık 33 yaşına gelmiş :) Bir nevi kardeşin artık ağabeyin oluyor.
Enerji problemi olmasa, misal 2025 yılında böyle %97c hızı ile seyahete çıkıp 30 yıl gemide geçirsen. Döndüğünde dünya 2055 yılında değil, 2153 yılında olurdu. Bir nevi 98 yıl geleceğe seyahat.
-
Diğer yandan şimdi aklıma gelen bir teori var. Dünyadan daha kütleli gezegenlerin ne kadar çok uydu barındırabildiklerini biliyoruz. Belki de bu 124 ışık yılı uzaklıktaki 9 kat dünya kütleli gezegenin bir ya da birden çok kayalık uydusu olabilir. Ve tespit edilen dimetil sülfit asıl bunlardan geliyor olabilir. Zira yanlış bilmiyor isem, henüz teleskoplarımız, bu kadar uzak mesafelerdeki gezegenlerin yıldızlarının önünden geçerken bir de uydularını algılayıp ayırt edebilecek kadar hassas değiller. Belki de k2-18b küçük bir gaz gezegeni, ama onun bir ya da bir kaç uydusu gayet sıvı halde okyanuslarda, hayatta barındıran yaşanabilir uydulardır. Bu k2-18b'nin kendisinin yaşam barındıran bir kayalık gezegen olma olasılığından daha olası geliyor bana.
-
Bilinmeyen gezegen yeni canlı formları insanlar için büyük tehdittir.
Bu mesaj IP'si ile atılan mesajları ara Bu kullanıcının son IP'si ile atılan mesajları ara Bu mesaj IP'si ile kullanıcı ara Bu kullanıcının son IP'si ile kullanıcı ara
KAPAT X




Yeni Kayıt

Konudaki Resimler
kullanıcısına yanıt
kullanıcısına yanıt






