Şimdi Ara

Türk Eğitim Sistemini ABD'ye Teslim Eden Anlaşma: Fulbright Anlaşması

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
2 Misafir - 2 Masaüstü
5 sn
2
Cevap
0
Favori
366
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
Öne Çıkar
0 oy
Sayfa: 1
Giriş
Mesaj
  • Fulbright Anlaşması'nın 1. maddesine göre Türkiye'de ''Birleşik Devletler Eğitim Komisyonu'' adıyla bir eğitim komisyonu kurulacak, komisyonun giderleri ise Türkiye'nin ABD'ye olan borcundan karşılanacaktır. Komisyonun amacı, ''Eğitim programının idaresini kolaylaştırmaktır.'' Komisyon dördü Türk, dördü Amerikalı sekiz üyeden oluşacak, başkanı da ABD büyükelçisi olacaktır. ABD'li üyeleri ABD dışişleri bakanı atayacaktır. Komisyon doğrudan ABD dışişleri bakanına bağlı olacaktır. Komisyonun Veznedarını bile ABD dışişleri bakanı onaylayacaktır. Anlaşmaya göre ABD vatandaşlarına yapılacak öğretim ve araştırma giderlerini de Türkiye ödeyecektir. Aynı durum ABD'deki TÜRK öğrencileri içinde söz konusudur. Bu eğitim anlaşmasının TBMM'de onanması için hazırlanan yasanın gerekçesinde şöyle denilmiştir:

    ''Amerika hükümeti, harpten sonra ordusunun elinde kalan fazla malzemenin satışı için müteaddit devletlerle anlaşmalar yapmış ve gerek bu devletleri mezkur satışların hasılatını dolar olarak ödemek külfetinden kurtarmak, gerekse bu vesile ile Amerikan kültürünü yaymak gayesiyle anlaşmalarla tahasul eden alacakların bu memleketlerde kültürel gayelere sarfını temin edecek kültür anlaşmaları imzalamıştır.''

    Türk eğitim sistemini her yönüyle Amerikalı uzmanların ve ABD Dışişleri Bakanlığı'nın kontrolüne bırakan bu 1949 tarihli eğitim anlaşması Türkiye'nin her şeyden önce ''tam bağımsızlığını'' kaybettiğini göstermektedir. ''Amerikan kültürünü yaymakgayesiyle'' imzalandığı açık seçik şekilde ifade edilen bu anlaşmadan sonra Atatürk'ün, Türk tarihini, Türk dilini, Türk kültürünü açığa çıkarıp yaymak için geliştirdiği Türk Tarih ve Dil Tezleri yok edilmeye başlanmıştır.

    Atatürk'ün 1930'da hazırlatıp okullarda okuttuğu dört ciltlik, Anadolu Türk tarihini MÖ 2000'lerden başlatan bilimsel ve kültür uygarlık eksenli tarih kitapları müfredattan kaldırılmış, sonra Türk Milli Eğitimi'ni kontrol eden ABD'li uzmanların gözetiminde Anadolu Türk tarihini 1071 Malazgirt efsanesine indirgeyen, Türklerin kültür uygarlıkları yerine Türklerin göçebelikleri, savaşçılıkları, dindarlıkları, fetihçilikleri gibi konulara yer veren yeni tarih kitapları hazırlatılıp okutulmaya başlanmıştır. ABD böylece atalarının savaşçılığıyla motive ettiği Türk gençlerini gerektiğinde kendi çıkarları doğrultusunda kullanmayı planlamıştır. İki kutuplu dünyada ABD, tek rakibi Sovyet Rusya'nın yanı başındaki Müslüman Türkiye'de atalarının savaşçılığıyla ve dindarlığıyla bilinen Türk gençlerinin gerektiğinde ''Mehmetçik'' olarak gözünü hiç kırpmadan Komünist Rusya'ya karşı mücadele edeceğinden emindi!

    ABD çıkarları doğrultusunda ''kurgulanan'' bu yeni tarihte, Türklerin kültür ve uygarlıkları değil, ''savaşçılıkları'' ve ''dindarlıkları'' öne çıkarılmıştır. Bu yapılırken ister istemez Atatürk'ün Evrim Kuramı'na bile yer veren, her yönüyle bilimsel ve kültür uygarlık eksenli tarih kitaplarının değiştirilmesi de kaçınılmaz olmuştur. 1950'lerden itibaren Türkiye'nin yeni tarih tezinin adı artık Türk Tarih Tezi değil, Türk İslam Sentezi'dir. DP döneminde bu yeni tarihe uygun olarak, Atatürk'ün 1933 Üniversite Reformu sırasında üniversiteyle bağlantılarını kestiği hocalarda dahil üniversitelere yerleştirilmiştir.

    DP bir taraftan Atatürk'ün Türk Tarih Tezi'ne darbe vururken, diğer taraftan Dil Devrimi'ne, Türk Dil Tezi'ne darbe vurmuştur. 1950'lerde başlayan Osmanlı fetihleriyle övünme döneminde,doğal olarak Osmanlı'nın 600 yıl boyunca kullandığı Arapça-Farsça ağırlıklı Osmanlıca adlı dile ve yine Osmanlı'nın 600 yıl boyunca bu Osmanlıcayı yazmak için kullandığı Arap alfabesine de övgüler dizilmiştir. O günden bugüne akademik çevrelerde bile gerçek Türkçenin ''Osmanlıca'' olduğu, Atatürk'ün Yazı ve Dil Devrimlerinin Türkçeyi fakirleştirdiği ve toplumu bir gecede ''cahil'' bıraktığı gibi temelsiz yorumlar yapılmıştır. Üstelik dili asıl fakirleştirenin 600 yıl boyunca Türkçeyi ihmal eden, Arapça ve Farsçanın Türkçeyi istila etmesine izin veren Osmanlı olduğu ve dahası Atatürk'ün Yazı ve Dil Devrimleriyle yok olmak üzere olan Türkçeyi kurtarıp halkı okuryazar yaptığı gerçekleri gün gibi ortadayken bu yorumlar yapılabilmiştir.


    Alıntı:http://www.eglencelitarih.com/?Syf=26&Syz=499241&/T%C3%BCrk-E%C4%9Fitim-Sistemini-ABDye-Teslim-Eden-Anla%C5%9Fma:-Fulbright-Anla%C5%9Fmas%C4%B1



    _____________________________




  • Şimdiki iktiditar farklı bir şey mi yapıyor.
    Gene osmanlıyı övüp göğe çıkarıyorlar diğer türk devletlerini ve osmanlı dışındaki tarihi okitmuyorlar bile,kitapkarda safeviler din düşmanı,farslı olarak gösteriyorlar,timur'u düşman yaptılar türk dünyasıma yazık.bide her sene değişen bir öğretim sistemi var öğretmenler bile sistemi bilmiyor,anlayamadan değişiyor saten.yazık olan ülke'nin geleçeklerine oluyor. Yeni nesilde ne Ahlak ne bilgi nede vatan milliyetçiliği var(Irk yada parti milliyetçiliğini kastetmiyorum,vatan için çalışan vatanına her türlü katkı yapıp türk halkına faydalı olan milliyetçilik kalıbından bahsediyorum).

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
    K.ATATÜRK
  • Yapay Zeka’dan İlgili Konular
    Daha Fazla Göster
    
Sayfa: 1
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.