Şimdi Ara

Ters kelepçe vurulup biber gazı sıkılan yaşlı adam kalp krizinden öldü

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
1 Misafir - 1 Masaüstü
5 sn
458
Cevap
4
Favori
733
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri
  • Son Yorum 2 yıl
  • Cevaplayan Üyeler 210
  • Konu Sahibinin Yazdıkları 6
  • Ortalama Mesaj Aralığı 44 dakika
  • Son 1 Saatteki Mesajlar 1
  • Haberdar Edildiklerim (Alıntılar) 1
  • Favoriye Eklediklerim 4
  • Konuya En Çok Yazanlar
  • geng (44 mesaj) briareus (32 mesaj) RagnarLoRdbrok (32 mesaj) DrHolyday (11 mesaj) barsoy (9 mesaj)
  • Konuya Yazanların Platform Dağılımı
  • Masaüstü (147 mesaj) Mobil (212 mesaj) Tablet (12 mesaj) Mini (65 mesaj) Uygulama (22 mesaj)
  • @
Tüm Forumlar >> Konu Dışı / Off Topic >> Ülke ve Dünya Gündemi >> Ters kelepçe vurulup biber gazı sıkılan yaşlı adam kalp krizinden öldü
Sayfaya Git:
Sayfa:
Giriş
Mesaj
  • Yüzbaşı
    740 Mesaj
    Eski Kullanıcı Adı:
    Navy Blue


    Konu Sahibine Özel







    Giresun'da, yürüme güçlüğü çeken eşi Fatma Topal'ın (82) sağlık kurulu raporlu ilaçlarını reçeteye yazdırmak ve evde bakım hizmeti kararının uygulanmasını sağlamak amacıyla aile sağlığı merkezine başvuran Yusuf Topal (82), iddiaya göre, hastayı görmeden ilaçları yazmayacağını belirten Ö.Y. adlı kadın doktorla ile tartıştı.

    Doktorun 'beyaz kod' vermesi üzerine gelen polisler, gözaltına almak istedikleri Yusuf Topal'a ters kelepçe takıp, biber gazı sıktı. Fenalaşarak yere yığılan ve sürüklenerek bindirildiği polis aracıyla hastaneye götürülen Topal, kalp krizinden öldü.

    Ailenin şikayeti üzerine soruşturma başlatıldı, olaydan sorumlu tutulan 2 polis memuru açığa alındı.


    Olay, 24 Temmuz Salı günü, Giresun’un Gemilerçekeği Mahallesi’nde meydana geldi. Fatma ve Yusuf Topal çifti, fındık hasadı için İstanbul’dan memleketlerine geldi.

    Yürüme güçlüğü çeken Fatma Topal’ın kronik hastalığı için kullandığı ilaçları bitince, eşi Yusuf Topal yeni ilaçları yazdırmak ve evde bakım hizmeti kararının uygulanmasını sağlamak amacıyla 15 Temmuz Şehitler Aile Sağlığı Merkezi’ne gitti.

    Doktor Ö.Y.’ye başvuran Yusuf Topal, eşi adına düzenlenen sağlık kurulu raporunu göstererek ilaçları reçeteye yazdırmak istedi. Ancak, doktor, hastayı görmeden ilaçları yazamayacağını belirtti.

    Topal ise evde bakım hizmeti kararı olduğuna dair raporu göstererek, sağlık görevlilerinin eve gelmesini talep etti. İddiaya göre, doktor Ö.Y. ile Yusuf Topal arasında tartışma çıktı.

    Tartışma sırasında doktorun ‘beyaz kod’ vermesi üzerine, polis ekipleri sağlık merkezine geldi. Polisler, Topal’ı gözaltına almak istedi. Yusuf Topal direndiği polisler tarafından yaka paça polis aracına bindirilmek istendi.

    Ters kelepçe takılan ve biber gazı sıkılan Topal, bu sırada fenalaşarak yere yığıldı. Polisler, yerde sürükleyerek araca bindirdikleri Yusuf Topal’ı Prof. Dr. İlhan Özdemir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürdü. Kalp krizi geçirdiği belirlenen Topal, yapılan müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi.

    TOPRAĞA VERİLDİ


    Yusuf Topal’ın cenazesi, Giresun Adli Tıp Kurumu’nda yapılan otopsi sonrası Beyazıt Köyü’ne götürüldü. Kılınan cenaze namazının ardından Topal, toprağa verildi. Cenazede, Yusuf Topal’ın oğlu Ahmet Topal, taziyeleri kabul etti.

    GÖRÜNTÜLER ORTAYA ÇIKTI, POLİSLER AÇIĞA ALINDI


    Olaydan sonra aile, Giresun Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Topal’ın zor kullanılarak gözaltına alınmak istendiği görüntüler delil olarak savcılığa sunuldu. Soruşturma kapsamında 2 polis memuru açığa alındı. Polisler, ifadeleri alındıktan sonra adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı. Savcılık, olaya ilişkin kayda alınan görüntülerle sağlık merkezinin güvenlik kamerası kayıtlarını el koydu.

    ‘BUNU YAPANLARIN CEZALARINI ÇEKMESİNİ İSTİYORUZ’


    Olayla ilgili konuşan Yusuf Topal’ın oğlu Ahmet Topal, “Bizim amacımız, bu olayları gerçekleştirenlerden öç almak veya onlarla bir arbedeye girmek değil. Bunu savcıya da polis arkadaşlara da söyledim. Bu acıyı hem babama hem bize katbekat yaşatan bu insanların cezalarını çekmelerini istiyoruz. Benim babam 82 yıl boyunca korkuyla yaşadı. Evlatlarına gelebilecek tehlikelerin korkusu, vatanına milletine karşı yapacağı bir hata korkusu, en sonunda da korkuyla öldürdüler babamı. Bu çok acı geliyor bize. Küçük bir çocuğun köşeye sıkıştırılarak korkutulması gibi geliyor bu acı bana. Böylesi bir acıyı yaşayarak ölmesi bizleri gerçekten çok üzdü” dedi.

    DOKTOR FEVRİ DAVRANDI


    Babasının sağlık merkezine gitmesindeki tek amacının yürüyemeyen, evden dışarı çıkamayan annesinin ilaçlarını yazdırmak olduğunu ifade eden Ahmet Topal, “Biz doktordan şunu beklerdik; raporlu olan ilaçlarını yazamayacaksa bunların nasıl yazılabileceğini babama izah etmesini ve ona bir yol göstermesini isterdik. Bunun devlet hastanesinden bir doktor çağrılarak yapılabileceğini izah etmiş olsaydı, babam da bunu anlayışla karşılayacaktı ve bu olayların hiçbiri yaşanmayacaktı. Doktorun tamamen fevri davranarak o polisleri oraya çağırması ve hiçbir şekilde yardımcı olmadan herhalde kendi emellerini tatmin etmesiydi, doktorluk içgüdülerini ön plana çıkarmasıydı” diye konuştu.

    AİLE AVUKATI: İLAÇ ALMAK İÇİN GİTTİ, ECELİNİ ALDI


    Ailenin akrabası ve avukatı Hicran Akkaya Şenol da sağlık merkezindeki doktorun evde hizmet vermek yerine, görevi kötüye kullanarak polis çağırdığını söyleyerek şunları kaydetti: “Yusuf dede, yeni komadan çıkmış eşi için almazsa öleceği kan pıhtılaşma ilacını nasıl alacağını öğrenebilmek ve gerekirse evde sağlık hizmeti alabilmek için gittiği sağlık ocağında görevini yerine getirmeyen doktor tarafından polis çağrılarak yaka paça dışarıya atılmıştır.

    Hem eşine ihtiyacı olan ilaçları alamamanın hem tartaklanmanın, hukuka aykırı olarak gözaltına alınmanın acısıyla, 82 yıllık Anadolu yüreği dayanamamış ve kalp krizi geçirmiştir. Kalp krizi geçiren hastayı darbetmek, biber gazı sıkmak, tekmelemek, yere yatırılmak, sırtından ters kelepçe takılmak, aman dilekleri göz önünde bulundurulmayarak gözaltı işlemleri devam etmiştir. Bu kadar meslek hayatımda gözaltı işlemlerine şahit oldum, fakat ilk defa kalp krizi geçiren bir hastaya bu şekilde bir işlemin yapıldığını görüyorum. Sadece evinden ilaç almak için çıkan birinin medet almak yerine eceli alarak eşinin yanına gitmesini bir Türk vatandaşı, bir avukat ve ailenin bir ferdi olarak içimiz kaldırmıyor.”

    ‘POLİSLER TUTUKLU YARGILANMALI’


    Polislerin tutuksuz yargılamak üzere serbest bırakılmalarına tepki gösteren avukat Şenol, “Hal böyleyken sorumlu kişilerin, tanıkların ifadelerinin henüz tamamlanmamış olması, delillerin henüz tam olarak toplanmamış olması, karartılma tehlikelerinin bulunması, isnat edilen suçların ağır cezalık olması, katalog suçları olmasına rağmen nedense tutuksuz yargılanmalarına karar verilmiştir.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan, İçişleri ve Sağlık bakanından devletin korumakla yükümlü olduğu, görevi vatandaşın güvenliğini sağlamak olduğu ülkemizde, Yusuf dedelerin sesi olmalarını istiyoruz. Bu soruşturmanın sağlıklı yürütülmesi için ilgili polislerin tutuklu yargılanmalarının, hukuki olarak bir gereklilik olduğu kadar kamuoyunun bir vicdanı gereği olduğunu düşünüyoruz” diye konuştu.

    ‘YUSUF DEDE’NİN ÖLÜMÜNDEN KİM SORUMLU?’


    Sağlık merkezinde görevli doktora seslenen Hicran Akkaya Şenol, “Bakın, yazmadığınız bir ilaç, bakmadığınız bir hasta, nelere mal oldu. Size tek bir şey sormak isterim. Tüm bu görüntüleri izlediğinizde şimdi oturduğunuz yerde memnun musunuz? Ayrıca, korkuyoruz ki bu olayı ve ölümü gördüğünüz o görüntüleri, bu ölümü normal bir kalp kriziymiş gibi addedilmesidir. Yani ölümle bu polisler arasında bir bağ kurulamaması.

    Biz buradaki ölümünün sebebinin açıkça kalp krizi esnasında ilgili kişinin yerlerde sürünmesinin krize neden olduğunu söylüyoruz. Elbette ki bir insan gözaltına alındığında kalp krizi geçirebilir, sizce oradaki durum normal bir kalp krizi mi? Aman dileyen ağlayan bir hastaya halen vurmak bizim adabımızda var mıdır? Bu kalp krizinde o polislerin ve hekimin hiç mi sorumluluğu yoktur? Doktor sorumlu değil, hekim sorumlu değil, peki Yusuf amcanın ölümünden kim sorumludur? Belki de kendi sorumludur” ifadelerini kullandı.

    Link


    *********************************************************


    GÜNCELLEME :


    Sağlık merkezi önünde gözaltına almak istedikleri 82 yaşındaki adamın kendilerine direndiğini belirten polisler, bu nedenle ters kelepçe takmak ve biber gazı kullanmak zorunda kaldıklarını iddia etti.


    82 yaşındaki Yusuf Topal'ın ölümüyle sonlanan olayın ardından açığa alınan ve savcılığa ifade verdikten sonra serbest kalan iki polisin ifadelerine ulaşıldı. Haklarında soruşturma başlatılan iki polis, doktorun ‘beyaz kod' vermesi üzerine olay yerine gittiklerini anlattı.

    Polisler, "Topal bize güçlük çıkardı, olayda asıl mağdur biziz" dedi.

    Bu arada ailenin şikayeti üzerine İl Sağlık Müdürlüğü, sağlık merkezindeki doktor Ö.Y. hakkında soruşturma başlattı.

    Topal ‘ın eşi Fatma Topal için evde bakım hizmeti kararı olmasına rağmen bu kararın uygulanması için gereğini yapmadığı iddiası araştırılacak.

    Doktor Ö.Y.'nin, bir hafta önce de başka bir hastaya bakmadığı gerekçesiyle Sağlık Bakanlığı'na şikayet edildiği öne sürüldü.

    BAKAN SOYLU, AİLEYİ ARADI


    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Yusuf Topal'ın oğlu Ahmet Topal'ı telefonla aradı. Soylu'nun aileye olayla ilgili üzüntü ve taziyelerini ilettiği ifade edildi.

    Ailenin akrabası ve avukatı Hicran Akkaya Şenol, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun aileyi telefonla aradığını belirterek üzüntülerini ve taziyelerini bildirdiğini söyledi.

    Şenol, "Kendisi bize olayın titizlikle soruşturulacağını belirtti. Yusuf Dedemizin eşi Fatma Hanımın evde sağlık hizmeti alıp alamadığını sordu. Biz de kendi imkanlarımızla özel doktor temin ettiğimizi ve bu sayede tedavi aldığımızı ilettik" dedi.

    Link


    *********************************************************


    GÜNCELLEME 2 :


    Açığa alınan doktorun annesi ve arkadaşı konuştu




    Giresun'da çıkan tartışmada beyaz kod alarmı verdiği 82 yaşındaki Yusuf Topal'ın polisin biber gazlı ve ters kelepçeli müdahalesi sonrası ölümüyle ilgili soruşturmada açığa alınan doktor Ö.Y.'nin annesi ve doktor arkadaşı konuştu. Doktor arkadaşı Onur B., Ö.Y.'nin polislerin Topal'a uyguladığı sert müdahaleyi görünce "Böyle bir şey nasıl olur?" deyip şoka girdiğini söyledi. Onur B. "Sağlık merkezinin içindeki görüntüleri görseniz inanamazsınız. Elinde baston olduğu için masaları yumrukluyor, bastonla Ö.Y.'ye vuracakken hemşire araya giriyor. İçeriye giren bir hastaya bastonla vurmaya çalışıyor" derken Ö.Y.'nin açığa alındığını sosyal medyadan öğrendiğini anlattı. Ö.Y.'nin Kars'tan Giresun'a yola çıkan annesi ise "Kızım zor durumda kalmasa bunu yapmazdı, herkes hakkını arasın" dedi.


    Giresun'da hasta-aile hekimi tartışması ile polis müdahalesinin ardından Yusuf Topal'ın ölümüyle ilgili soruşturmada doktor ile 2 polis memuru açığa alındı. 82 yaşındaki Yusuf Topal'ın polislerin biber gazlı ve ters kelepçeli müdahalesi sonrasında kalp krizi geçirerek hayatını kaybetmesinin ardından olayı araştırmak üzere Ankara'dan iki müfettiş görevlendirildi.

    KAMERA GÖRÜNTÜLERİ SAVCILIĞA SUNULDU


    Olaydan sonra Sağlık Bakanlığı'nın kararı ile açığa alınan aile hekimi Ö.Y.'nin, olayla ve yaşanan tartışmayla ilgili kamera görüntülerini savcılığa sunduğu öğrenildi.

    "MİSAFİR HASTA OLDUĞU İÇİN E-NABIZ BİLGİLERİNİ GÖREMEDİ"


    Doktor arkadaşı Onur B., Ö.Y.'nin açığa alındığını sosyal medyadan öğrendiğini belirterek olayı şöyle anlattı:
    "Sağlık merkezinin içindeki görüntüleri görseniz inanamazsınız. O görüntüler sadece bizde ve savcılıkta var. Aile de söyledikleri için çok mahcup olacak. Elinde baston olduğu için masaları yumrukluyor, elindeki bastonuyla Ö.Y.'ye vuracakken hemşire araya girip ‘Amca ne yapıyorsun' deyip durduruyor. O sırada içeriye genç hasta geliyor, Yusuf Topal'a ‘Biz de mağduruz, bize müsade et, bu işin oluru yok, doktor hanım sana izah ediyor' deyince gence bastonla vurmaya çalışıyor. Yusuf Topal'ın eşi evde bakım hastası değil. İstanbul'da yaşayan aile fındık için Giresun'a gidiyorlar. Aile hekimi kendi hastası olmadığı için e-nabız bilgilerini göremiyor. Misafir hasta. Bu hastanın ilaç dozajını bilemiyor aile hekimi kendi hastası olmadığı için. Evde sağlık birimine başvurup hastayı takip etmesi gerekiyor. Bunu izah ediyor hastaya ama ısrarla kabul etmiyor. Kesinlikle kimse böyle bir şey olsun istemez."

    "POLİS ŞİDDETİNİ GÖRÜNCE ŞOKA GİRDİ"


    "Arkadaşım Ö.Y. şu an şokta" diyen Onur B. şunları söyledi:
    "Hiçkimse böyle bir müdahale yapılacağını bilemez. Ö.Y. bunları gördüğünde çok üzüldü, ‘Böyle bir şey nasıl olabilir?' dedi. Arkadaşları ve akrabaları olarak yanındayız. Yaklaşık 5 yıldır Giresun'da, nöbet tutmadığı bir ilçe yoktur Giresun'da. Yaptığı bir yanlış yok. Hiç sorgulanmadan, bir haftasonu açığa alındı. Ö.Y. açığa alındığını sosyal medyadan öğrendi, hekimle hiçbir şekilde görüşülmedi. Ö.Y.'nin bir hafta önce şikayet edildiği iddiası doğru. Bir hastası kan tahlili dahil tüm değerlerine baktırmak istemiş laubali şekilde. Ö.Y. hastalık vs. olmadığı için bunu uygun görmüyor ve hasta kendisini şikayet ediyor."

    "KIZIM ZOR DURUMDA KALMASA BEYAZ KOD KULLANMAZDI"


    Öte yandan Ö.Y.'nin Kars'ta yaşayan ailesi de kızlarına destek olmak için bugün Giresun'a gideceklerini söyledi. Habertürk'e konuşan aile hekimi Ö.Y.'nin annesi "Kızım şu anda Giresun'da. Hasta ilaç yazdırmaya gelmiş. Kızım ‘Amca ben hastayı görmeden ilaç yazamam. Yatalak bir hastan varsa evde bakımı yönlendireyim' diye cevap vermiş. Bunun üzerine hasta zorlamış ve ‘bu ilacı senden başka doktora yazdırmam' şeklinde konuşmuş. Kızım gereken işlemlerini bugün yaptıracak. Bugün kızımın yanına Giresun'a gidiyorum. Gereken neyse o taraf da yapsın biz de yapacağız. Herkes hakkını arasın. Benim kızım zor durumda kalmasa beyaz kod kullanmazdı. Neler olduğunu kızım savcılıkta hepsini söyleyecek" dedi.

    Link


    *********************************************************


    GÜNCELLEME 3 :


    O DOKTOR DAVACI VE ŞİKAYETÇİ OLDU!



    Giresun'da, sağlık ocağında tartıştığı doktorun 'beyaz kod' vermesi sonrasında polislerin biber gazı sıkıp, ters kelepçe taktığı sırada kalp krizi geçirerek hayatını kaybeden 82 yaşındaki Yusuf Topal ile ilgili flaş bir gelişme yaşandı. Yaşlı adamın ölümüne tepkiler her geçen gün artarken, Doktor Ö.Y., 82 yaşındaki adamın görevini yapmasını engellediği, odasını işgal ettiği ve kendisini tehdit ettiği iddiasıyla davacı ve şikayetçi oldu. Öte yandan Türk Tabipler Birliği'nden de açıklama geldi.


    Giresun'da, yatalak eşinin evde bakım hizmeti alması ve ilaçlarının temini için sağlık ocağına giden Yusuf Topal 'ın (82), tartıştığı doktorun 'beyaz kod' vermesi üzerine gelen polislerce biber gazı sıkılıp, ters kelepçe takıldığı sırada kalp krizi geçirerek, yaşamını yitirmesiyle ilgili soruşturma sürüyor. 'Beyaz kod' veren, 15 Temmuz Şehitler Aile Sağlığı Merkezi'nde görevli kadın doktor Ö.Y., Giresun Cumhuriyet Başsavcılığı'ndaki ifadesinde, eşini görmeden ilaç yazamayacağını söylediği Yusuf Topal’ın bağırarak, bastonunu sallaması üzerine korktuğunu ve polis çağırdığını öne sürdü. Ö.Y., görevini yapmasını engellediği, odasını işgal ettiği ve kendisini tehdit ettiği iddiasıyla ölen Topal'dan davacı ve şikayetçi oldu.

    Giresun 15 Temmuz Şehitler Aile Sağlığı Merkezi’nde görevli kadın doktor Ö.Y., olayla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında, Giresun Cumhuriyet Başsavcılığı'nda ifade verdi. Olay günü saat 08:40'ta, Yusuf Topal’ın muayene odasına girdiğini ve eşi adına ilaç yazdırmak istediğini belirten Ö.Y., eşinin kimlik numarasını sisteme girdiğinde kaydının İstanbul'da olduğunu gördüğünü ve bu kişiyi daha önce görmediğini kaydetti. Yusuf Topal 'a, "İlaç yazabilmem için eşini görmem gerekir" dediğini söylediğini anlatan Ö.Y., şunları kaydetti:

    " Yusuf Topal , bana cevaben ‘Yazacaksın’ dedi. Ben de cevaben ‘eşini görmeden yazamam amca’ dedim. Bunun üzerine Yusuf Topal , bana bağırarak, ‘Bana daha önce Çınarlar Sağlık Ocağı'nda yazmayan doktor oldu, orada da böyle yaptım ve başka bir doktor bana 'Amca gel, sakin ol, ben yazarım senin ilacını' dedi ve yazdı' diyerek cevap verdi. Ben de 'Ben yazmayacağım amca, lütfen dışarı çık. Bir sürü hasta var, eşini görmeden ilacını yazmayacağım' dedim. Sonra kapıda bekleyen Telat isimli genç bir hastanın, Yusuf Topal’a hitaben ‘Amca dışarı çık, biz de sıra bekliyoruz. Bize de engel oluyorsun’ demesi üzerine Yusuf Topal , bu şahsa elinde bastonu havaya kaldırarak, şahsı iterek ve bağırarak, odadan birlikte çıktılar. Ben de şahıs dışarı çıkınca 155'i arayarak, yardım istedim."


    'DAVACI VE ŞİKAYETÇİYİM'


    Hasta muayene etmeye devam ettiği sırada Yusuf Topal 'ın bağırarak, odasına tekrar girdiğini öne süren Ö.Y., şunları söyledi:

    "Ben de Yusuf Topal’a ‘İçeride hastalar var, lütfen dışarı çıkın’ dedim. Bunun üzerine Yusuf Topal , benim üzerime doğru yürüdü. Masanın üzerinden üstüme doğru eğilerek ve bir eliyle masama sert şekilde masaya vurup, diğer eliyle bastonunu sallayarak, bana ‘Bu ilaçları yazacaksın, ben 82 yaşındayım’ dedi. Ben de korkarak ‘Bana bu kadar yaklaşma’ dedim ve ardından ‘Daha fazla diretirsen polisi arayacağım’ demem üzerine bana, ‘Ara devletin polisi de gelsin, devletin savcısı da gelsin. Sen bu ilaçları yazacaksın, beni kendine küfrettirme, kötü konuşturacaksın. Senin yaşın kadar ben eşime sigorta ödedim, ben belediye başkanının eşini tanıyorum’ diye bağırdı ve bu şekilde odanın içerisinde bağırmaya uzun süre devam etti. Bu sırada sürekli masamı yumrukladı. Ben de bu sırada tekrar 155'i arayarak, acele etmelerini, sıkıntı yaşadığımız söyledim. Bana telefondaki polis, ekibin yolda olduğunu söyledi. O sırada Yusuf Topal , yere çökerek ‘Ben bu odadan çıkmıyorum, çıkartamazsınız’ diyerek elindeki bastonu da yere vuruyordu. Bu şekilde bir süre daha devam ettikten sonra iki resmi polis memuru muayene odama giriş yaptılar ve bana ‘Hocam şikayetiniz nedir?' dediler. Ben de polislere Yusuf Topal’ı işaret ederek ‘Eşine ilaç yazdırmak istiyor, burada olmadığı için yazamıyorum, bu sebeple olay çıkarıyor’ demem üzerine polisler, Yusuf Topal’ı odamdan çıkardı. Sonrasında bu şahsı ve polisleri bir daha görmedim ancak koridorda konuştukları sırada polisin ‘Beyefendi, devletin resmi polisinin üniformasını çekiştiremezsiniz’ dediğini, Yusuf Topal’ın ise bağırıp, çağırdığını duydum. Sonrasında yaşanan olaylardan haberim olmadı. Ben bu yaşanan olay ile ilgili görevimi yapmamı engelleyen ve üzerime yürüyen, odamı uzun süre işgal ederek, hastalarımın ve benim mağdur olmamıza neden olan, bağırıp, çağırarak, beni korkutan ayrıca şahsımı tehdit eden Yusuf Topal isimli şahıstan davacı ve şikayetçiyim."


    SORUŞTURMAYI BAŞSAVCI ÜSTLENDİ


    Giresun Cumhuriyet Başsavcılığı'nca Yusuf Topal’ın gözaltına alınmak istendiği sırada kalp krizi geçirerek, yaşamını yitirmesiyle ilgili başlatılan soruşturma sürdürülüyor. Soruşturmayı ise Giresun Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Alan üstlendi. Soruşturma kapsamında sorumluların ifadelerine başvuracak Alan'ın, olayla ilgili tüm delillerin titizlikle toplanmasını takip ettiği belirtildi.

    'KALP KRİZİNİN DOKTORUN ODASINDA BAŞLADIĞI DÜŞÜNÜLÜYOR'


    Hastaları için evde bakım talep edildiğini vurgulayan Hicran Akkaya Şenol, "Eğer yatalaksanız ve aile hekiminize gidemiyorsanız ve sizin yakınınız bu şekilde bir hastaysa siz aile hekiminizden nasıl bir uygulamayı beklerdiniz, işte biz de bunu bekliyorduk. Doktor arkadaşımız, yataklı kontrol yerine kolluk güçlerini çağırmıştır. Bakılmayan hasta, evine gidilmeyen bir hastanın yakının zorla gözaltına alınması sonucunda gerçekleşen, ilk andan itibaren hastasına bakılmamasının getirdiği stresle ve sıkıntıyla ki ilk defa Yusuf dedemiz, doktorun odasında dizlerinin üzerine çöküyor, kalp krizinin burada başladığı düşünülüyor. Polis kayıtlarında ifadelerinde söyleniyor. Eğer sizin odanızın içerisinde dizlerinin üzerine birisi çökerse doktor olarak kendisini bir muayene etmek istemez miydiniz? Bizim şikayetimiz, hekim hanımla ilgili olarak bunlardan ibarettir. Yoksa kesinlikle tüm camiayla ilgili bir beyanımız ve suçlayıcı tavrımız bulunmamaktadır" diye konuştu.

    TTB: HEKİMİN GÖREVE DÖNDÜRÜLMESİNİ İSTİYORUZ

    Türk Tabipler Birliği (TTB) Merkez Konsey Başkanı Prof. Dr. Sinan Adıyaman, Giresun'da, yatalak eşinin evde bakım hizmeti alması ve ilaçlarının temini için sağlık ocağına giden Yusuf Topal'ın (82), tartıştığı doktorun 'beyaz kod' vermesi üzerine gelen polislerce biber gazı sıkılıp, ters kelepçe takıldığı sırada kalp krizi geçirerek yaşamını yitirdiği, 15 Temmuz Şehitler Aile Sağlığı Merkezi önünde açıklama yaptı.

    Prof. Dr. Sinan Adıyaman, hekimlerin hastayı görmeden ilaç yazmasının etik olarak ve hukuken yasak olduğunu, bunun da kanunlarla belirli olduğunu belirtti. Adıyaman, "Bu dolandırıcılığa girmektedir, hapis cezası vardır. Bugün İstanbul’da 157 tane hekim arkadaşımız hastayı görmeden reçete yazdıkları için şu an yargılanmaktalar. Diğer illerde de yüzlerce arkadaşımız aynı kaderi paylaşmaktadır. Yusuf Topal’ın ailesinin acılarını da paylaşıyoruz. Acıları acımızdır. Fakat talihsiz bir olay olmuştur. Şunu da söylemek istiyorum ki; bu hekim arkadaşımızın hiçbir gerekçe göstermeden Sağlık Bakanlığı’ndan aranmadan, İl Sağlık Müdürlüğü’nden aranmadan Twitter hesabı ile paylaşılarak açığa alındığının ortaya konması, büyük bir şaibe yaratmıştır. Bunu Türk Tabipler Birliği ve Giresun Tabip Odası olarak kabul etmemiz mümkün değildir. Çünkü hekim arkadaşımız bu şekilde suçluymuş gibi gösterilmeye çalışılmıştır ya da o duruma düşürülmüştür. Sağlık Bakanlığı’na başvuruda bulunduk. Bakanlıktan bu hatalı kararın geri alınmasını ve hekim arkadaşımızın göreve döndürülmesini istiyoruz. Eğer hekime ve sağlık çalışanlarına yönelik şiddet Türkiye’de büyük boyutlara ulaşmasaydı, belki de bunlar başımıza gelmeyecekti ve burada olmayacaktık” dedi.

    Yusuf Topal’ın kaybının 10 gün önce Şanlıurfa’da hekimin kafasında kırılan taşın bumerang etkisi olduğunu savunan Adıyaman, "Onun için Sağlık Bakanlığı’nı hekimlere ve sağlık çalışanlarına yönelik şiddetle ilgili olarak bizlerle işbirliğine davet ediyorum. Beraber ortak bir komisyon kurarak, bunu ele almak istiyoruz. Urfa’da yaptığımız açıklamada bu seneyi ‘Sağlık çalışanlarına yönelik şiddet yılı’ ilan ediyoruz. Bunun ortadan kaldırılması için de tüm meslektaşlarımızla beraber tüm kuruluşlarla beraber çalışmaya davet ediyoruz” diye konuştu.

    SELAMİ OKTAY: 'AÇIĞA ALMA NEDENİ NEDİR?'


    Giresun Tabipler Odası Başkanı Selami Oktay da mevzuatların ve yasaların kimi zaman iyi anlatılamadığı ve yetersiz kaldığını ifade ederek daha çok da sağlık çalışanlarının mağdur olduğu olaylarla karşılaştıklarını söyledi. Oktay, şunları dedi:

    "Meslektaşım yasa gereği hasta mevcuden bulunmadan ilaç yazamayacağını, bunun suç oluşturacağını söylemiştir. Eğer isterse evde sağlık hizmetinin uygulanacağını söylemiştir. Ancak Sağlık Bakanı yaptığı açıklamasında, doktorun açığa alındığını söylemiştir. Bunun gerekçesi nedir, merak etmekteyiz. Yasaları uygulayıp görmediği bir hastanın reçetesini yazmaması mı, yoksa beyaz kod verip kendisini koruması mıdır?”


    mynet.com



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Omega Speedmaster -- 31 Temmuz 2018; 18:50:11 >



    _____________________________




  • Neden ters kelepçe vuruyorsun ki? Adam terörist mi? Suçüstü m takalanmış? Normal önden kelepçe tak işte. Biber gazını böceğe mi sıkıyorsun?



    Bizim polislerimiz ilk önce insan olmayı öğrenecek.
    Polisin yaptığı affedilmez ama asıl suçlu doktordur.
    Eşi aporlu hastaya yol göstermediği gibi kendini savunmaktan aciz yaşlı bir vatandaşı polise ispiyonlamış.Kafasında mermer kıracak biri olsa anlarım da adam 82 yaşında.
    kesinlikle meslekten men edilmelidir.Böyle dr olmaz olsun.
    Doktor yargılanacakmış, oldu canım.

    Yasalara uygun davrandığı için yargılanacak galiba. Hasta olmadan hastayı muayene etmiş gibi reçete yazmak suçtur. Cezası da vardır.

    Yaşlı adamın başına gelenler üzücü, olayın görüntülerine bakılıp polisin orantısız bir müdahalesi var mı diye araştırılmalı.
    dr kesinlikle suçlu.
    eşi evde bakım hizmeti alıyormuş.
    82 yaşındaki adamın eşine hizmet vereceğine anlaşılıyor ki terslemiş.adamın ölümüne yol açmış.

    dr işini düzgün ve vicdanlı yapsaydı bunlar olmazdı.82 yaşındaki dedeyi bile çıldırtmış.

    hiç boşuna dr u savunmayın.
    Evde bakım hizmeti için bakanlıkça oluşturulan ekipler var hocam, bu ekipler mobil şekilde oluyorlar ve gerekli evlere giderek hizmet veriyorlar.Buradaki doktor anladığım kadarıyla aile hekimi ve yasalara göre görmediği hastaya ilaç yazamıyor.Burada bence doktor dedeye uygun bir dille kendisinin ilaç yazamayacağını ama evde bakım hizmetlerinin gelip kendileriyle ilgilenebilecegini anlatması gerekirdi.Belki de anlattı bunu bilemiyoruz çünkü haber tek taraflı ifade içeriyor, doktorun ifadesi ortada yok
  • Yarbay
    2148 Mesaj
    Yeni Türkiye. Allah rahmet eylesin.



    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • Yarbay
    2256 Mesaj
    üzüldüm gerçekten.
    polis kadar doktor da suçlu.
    yaşlı adama yol göstermeliydi.
    dr da yargılanmalı.
    _____________________________
  • Süresiz olarak uzaklaştırıldı.

    Bu olayın doktorla bir alakası yok.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi AsterixOburix -- 28 Temmuz 2018; 22:41:48 >
    Capire kullanıcısının, bahsedilen mesajını gör
    _____________________________
    STEAM : AsterixOburix
  • Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
    Neden ters kelepçe vuruyorsun ki? Adam terörist mi? Suçüstü m takalanmış? Normal önden kelepçe tak işte. Biber gazını böceğe mi sıkıyorsun?



    Bizim polislerimiz ilk önce insan olmayı öğrenecek.



    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
    STEAM : AsterixOburix
  • Teğmen
    110 Mesaj
    Ulan adamcağızın yürümeye mecali yok ne istediniz molotof ve taş atana geldim mi kuyruğunuzu sıkıştırıp kaçıyorsunuz gücünüz garibana yetiyor
    _____________________________
    Türk ordusunda en seçme ve kahraman unsur daima Kastamonu, Çankırı, Taşköprü, Tosya ve havalisinde yetişen neferlerdir. Niçin? Çünkü buradaki Türkler Orta Asya’dan nasıl geldilerse öyle kalmışlar, hiç karışmamışlardır. Savaş meydanlarında yüzde hesabıyla en çok şehit düşenler de bunlardır. Halbuki Kastamonu ve civarı köylüsü ne gösterişsiz mahluktur. Demek ki Türk vatanı için kendisini harcayan hep Türkler olduğu gibi en sakınmadan harcayanlar da en karışmamış Türkler oluyor. Nihal Atsız
  • Teğmen
    232 Mesaj
    Eski Kullanıcı Adı:
    kozmos beni sevmiyor


    nerde öğrenci var döv.
    nere protestocu var döv.
    öğretmen var döv.

    hırsızları gaspçıları teröristleri nazik nazik götür.
    _____________________________
  • Yarbay
    6904 Mesaj
    Bugün de utandik kendi adımıza.



    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • Yarbay
    2998 Mesaj
    Doktor yargılanacakmış, oldu canım.

    Yasalara uygun davrandığı için yargılanacak galiba. Hasta olmadan hastayı muayene etmiş gibi reçete yazmak suçtur. Cezası da vardır.

    Yaşlı adamın başına gelenler üzücü, olayın görüntülerine bakılıp polisin orantısız bir müdahalesi var mı diye araştırılmalı.



    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • Yüzbaşı
    740 Mesaj
    Eski Kullanıcı Adı:
    Navy Blue


    Konu Sahibine Özel
    Haber güncellendi.



    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    |
    |
    _____________________________
  • Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
    Polisin yaptığı affedilmez ama asıl suçlu doktordur.
    Eşi aporlu hastaya yol göstermediği gibi kendini savunmaktan aciz yaşlı bir vatandaşı polise ispiyonlamış.Kafasında mermer kıracak biri olsa anlarım da adam 82 yaşında.
    kesinlikle meslekten men edilmelidir.Böyle dr olmaz olsun.
    _____________________________
  • Binbaşı
    1706 Mesaj
    82 yasindaki adama bu yapilirmi,bu ne vicdansizlik bu nasil bi olaydir



    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    |
    |
    _____________________________
  • Yarbay
    10435 Mesaj
    Dua edin başınıza gelmesin





    Artık durum budur.



    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    |
    |
    _____________________________
    GM 5 Plus
  • Yüzbaşı
    556 Mesaj
    Allah kimseyi düşürmesin. Düş de gör .



    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    |
    |
    _____________________________
  • Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
    3 Not
    82 Yaşındaki adamı büyük tehdit olarak gören doktor başta olmak üzere hiç bir düzgün gerekçe yokken kelepçeleyip biber gazlayan polislerin sağlam yargılanması gereken olay yahu kafayımı yediniz kafayı sıyırıcem 82 yaşında adam zaten en fazla yaşıcağı 10 yıl böyle acı acı ölmesimi gerekiyor sizin akıllanmaız için illa ? Gerçekten kafayı sıyırıcam yahu böyle doktor'ların acilen diplomalarına el koyulup bi fabrikada vs işe başlatmak gerekiyor anlasın o hasta olarak gelen halk neler çekiyor ulan 8 saat g*tünün üstüne oturan rahat rahat çalışıp milyarlar alan adamın 82 yaşında'ki adama tahammülü olmazmı terorist gibi bildirir polise ?

    Not: İşini doğru yapan kibar medeni hastasıyla ilgilenen doktor'lar alınmasın onlar sonuna kadar aldığı parayıda makamınıda hakediyor olayı başka yerlere çekmeye çalışmayın kısacası.
    _____________________________
  • Binbaşı
    1730 Mesaj
    Allah kimseyi Türk polisinden yardım isteyecek çaresizliğe getirmesin, herkesi Türk polisinden uzak tutsun.
    _____________________________

    güneş ve rüzgar oyuncak işi bebelere yönelik yani sana.ben lafımı çaktım o zaman ben tartışmam yazabilirsin ancak. -em2018
  • Çavuş
    89 Mesaj
    quote:

    Orijinalden alıntı: imGr8

    Polisin yaptığı affedilmez ama asıl suçlu doktordur.
    Eşi aporlu hastaya yol göstermediği gibi kendini savunmaktan aciz yaşlı bir vatandaşı polise ispiyonlamış.Kafasında mermer kıracak biri olsa anlarım da adam 82 yaşında.
    kesinlikle meslekten men edilmelidir.Böyle dr olmaz olsun.
    Doktorun yaptığının nesi yanlış ben anlamıyorum.Doktor kendisine yasalar ne emrediyorsa onu yapmış.Yasalar hastayı görmeden ilaç yazamazsın diyor doktorda aynı şeyi söylemiş.Bu yaptığının nesi yanlış.Sadece yaşlı adama evde bakım hizmetlerini anlatabilirdi, onların yardımcı olacağını söyleyebilirdi ki söyledi belkide bilemiyoruz.



    Kendisini tehdit altında hissetmiş ve polis çağırmış bunun nesi yanlış peki?Kendi kendine adama müdahale etmek yerine devletin insanların güvenliğini sağlaması için eğittiği ve maaş verdiği insanlardan yardim istemiş.Ne yapmalıydı polis çağırmak yerine kendisi mi adamı dışarı çıkartmaya çalışmalıydı?Asıl böyle bir tutum yanlış olmaz mıydı



    Bu arada 80 yaşında olunca ne oluyor onu da anlamadım.Bu ülkede 80 yaşındaki insanlarda gayet adam öldürüyor, tecavüz ediyor, hakaret ediyor, vs.Polis orantısız güç kullanmış ve bu durum adamın canına mal olmuş ama vay 80 yaşında adam için polis mi çağırılırmış demek yanlış



    Buyrun 80 yaşında insanlar neler yapabiliyormuş okuyun



    http://www.kayseriolay.com/yasindaki-adam-damadini-oldurdu-h24845.htm



    http://www.hurriyet.com.tr/amp/gundem/81-yasindaki-adam-79-yasindaki-esini-nacakla-oldurdu-40702291



    https://www.egehaber.com/haber/amp/230519



    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________




Sayfaya Git:
Sayfa:
Reklamlar
Canlı Tv izle
Cancer Clinical Trials
Sohbet
Radyo Dinle
Bu sayfanın
Mobil sürümü
Mini Sürümü

BR2
0,844
1.2.165

Reklamlar
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.