Şimdi Ara

Sümer Uygarlığı-1 (2. sayfa)

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
2 Misafir - 2 Masaüstü
5 sn
25
Cevap
0
Favori
7.297
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
Öne Çıkar
0 oy
Sayfa: önceki 12
Sayfaya Git
Git
Giriş
Mesaj
  • @Bingo Crepuscule;

    Kütüphaneci deyip küçümsemeyin hiç kimseyi lütfen, yakıştıramadım!
    8-10 yıl önce bir araştırma yapılmıştı New York Borsası kayıtlarında! En iyi yatırımcı kim diye! Ve o hergün gazetelere, TV'lere çıkan Ekonomistlerin vs. hepsini bir Kütüphane memuresi sollayıp birinci çıkmıştı!
    Quentin Tarantino'da adi bir kütüphanecidir zaten!
    Ne varmış yani kütüphaneci olmakta, bu ülkenin profesörlerinin veya meşhur bazı devlet büyüklerimiz hakkında ağzımı açtırmayın benim!
    Zaten kadın söylemiyorki ben Profesörüm diye, suç sormadan bildiğine bakıp profesör ünvanını yapıştıran medyanın!

    Alttaki çeviriyi yapıp insanlara kazandıranın yeri cennettir derim bende! Osmanlı'ya 1890'larda verilmiş ve bir köşeye atılmış tableti ortaya çıkarttığına da dikkat çekmek isterim! (www.muzikfakultesi.com'dan alıntıdır! )
    Umarım okunursa sayfanın gidişatını biraz yumuşatır!

    Philadelphia Üniversitesi profesörlerinden Hilprecht, 1889 1900 yılları arasında Mezopotamya'nın Niffer Vadisi'nde bir kazı yaptı. Bu arada topraktan çıkarılan önemli bir vesika, içeriğinin ne olduğu bilinmeyen çivi yazısı ile yazılmış diğer binlerce levha ile birlikte, kazı yapılan yerin sahibi olan Osmanlı Hükümeti'ne teslim edildi. 70 bin levhanın içine sıkışmış bulunan bu tarihi vesika; 58 yıl sonra, dünyaca ünlü Sümerolog Muazzez Çığ ve Hatice Kızılay tarafından ele alındı. Bu taş levha üzerindeki yazının ne anlam içerdiği çözülünce, uzmanlar hayretler içinde kaldılar. Çünkü bu taş levha, dünyanın ilk aşk mektubuydu. Hem de Sümer Medeniyeti'nin en büyük kral ve kraliçesinin aşkını anlatan bir mektup...
    Milattan önce 2300 2500 yılları arasında Mezopotamya'da yaşayan ve şahane bir güzelliğe sahip olan Enlil adında Sümerli bir rahibe, Kral Su-Sin'e aşıktı. Sümerlilerin yeni sene bayramında, tesadüfen kralın gözüne çarparak onunla evlenmeğe muvaffak oldu. Evlendiği gün de aşk ateşi ile, sevgilisi krala bir şiir yazdı. Gerçek sevginin sembolü olan şiir sarayda o kadar beğenildi ki, daha sonra o devrin en ünlü musiki üstatları tarafından bestelendi ve kısa zamanda halk arasına kadar yayılarak ebedileşti... Aşkını taşlara kazıtan güzel rahibe Enlil mektubunda şöyle yazıyor:
    Güveyi, kalbimin sevgilisi,
    Senin güzelliğin fazladır, bal gibi tatlı
    Beni büyüledin,
    Senin önünde titreyerek durayım,
    Güveyi, seni okşayayım,
    Benim kıymetli okşayışım baldan hoştur,
    Bağışla bana okşayışlarını,
    Benim beyim Tanrım,
    Benim beyim baygınlığım,
    Enlil'in kalbini memnun eden Su-Sin'im,
    Bağışla bana okşayışlarını.
    Güzel bir rahibenin 4500 sene önce bir krala çivi yazısıyla yazdığı dünyanın ilk aşk mektubu, İstanbul Arkeoloji Müzesinde bulunmaktadır.
    _____________________________
    GENS UNA SUMUS




  • ben kütüphaneci olmasını küçümsemiyorum noemy sümerolojide otorite yetkin etkin tek ağız olarak kabul görmesine karşıyım ve bu konuda da haklıyım

    ayrıca profesör olduğunu ifade etmedi hiç bir zaman ancaaakk malum medya ve çevrenin onu neden profesör diye millete kakalamaya çalıştığını biraz düşünmek lazım değil mi !!!

    ahlaki olmayan bu tutuma muazzeb çığ hiç itiraz etmedi hayır siz yanlış yapıyorsunuz demediii taa ki bir gazeteci bu durumu ortaya dökene dek ..ondan sonra kalkıp durumu tüm açıklığı ile dile getirdi..mecburen ve kerhen

    bilimi tarihi kimlerden tahsil ettiğine dikkat etmeli insan

    foyası ortaya çıkana dek ses etmeyen... bu gayrı ahlaki tutuma itiraz etmeyen bir araştırmacının !! çalışmalarının niteliği hakkında şüpheye düşmemek elde değil en azından benim için

    başkalarını bilemem
    _____________________________




  • quote:

    Orijinalden alıntı: bingo crepuscule
    ben kütüphaneci olmasını küçümsemiyorum noemy sümerolojide otorite yetkin etkin tek ağız olarak kabul görmesine karşıyım ve bu konuda da haklıyım
    ayrıca profesör olduğunu ifade etmedi hiç bir zaman ancaaakk malum medya ve çevrenin onu neden profesör diye millete kakalamaya çalıştığını biraz düşünmek lazım değil mi !!!

    ahlaki olmayan bu tutuma muazzeb çığ hiç itiraz etmedi hayır siz yanlış yapıyorsunuz demediii taa ki bir gazeteci bu durumu ortaya dökene dek ..ondan sonra kalkıp durumu tüm açıklığı ile dile getirdi..mecburen ve kerhen

    bilimi tarihi kimlerden tahsil ettiğine dikkat etmeli insan

    foyası ortaya çıkana dek ses etmeyen... bu gayrı ahlaki tutuma itiraz etmeyen bir araştırmacının !! çalışmalarının niteliği hakkında şüpheye düşmemek elde değil en azından benim için

    başkalarını bilemem


    Şu "gülücük" kullanma tekniğine bayılıyorum valla, çok iyisin!
    Aşağıdaki haberde İlmiye Çığ'ın tam da senin "demedi" dediğini aslında dediği, ve senin şikayet ettiğin konuyu da kendisinin dile getirdiği anlaşılıyor, galiba asıl problemi çıkartan Vakit Gazetesinin hızlı muhabiriymiş! Alttaki adresten haberin yalnızca ilgili kısmını alıntılamak zorunda kaldım!

    http://haber.sol.org.tr/mansetler/vakitin-yeni-hedefi-muazzez-ilmiye-cig-haberi-13994

    "
    Vakit gazetesi, Muazzez İlmiye Çığ'ın "Sümeroloji bölümünün kapısından dahi geçmediğini", "ülkenin gerçek sümerologlarının Çığ'a isyan ettiğini" savundu. Çığ, tektanrılı dinleri Mezopotamya kültürüne dayandıran kitapları ile gericilerin tepkisini çekmişti.

    soL (HABER MERKEZİ) Dinci basın, Türkan Saylan'dan sonra şimdi de Muazzez İlmiye Çığ'a saldırmaya başladı. Vakit gazetesi, yaklaşık 70 yıllık meslek hayatı boyunca Sümeroloji alanında çok sayıda araştırmaya imza atan Çığ'dan, "inançlı kesimlere ve özellikle başörtülülere yönelik bir hakaret ve iftira kampanyasında amaçlı olarak devreye sokulan bir proje" diye söz etti.

    "Vakit'e itiraf etti!"
    "Laikçi kesim, kartel medyası ve mason loncası tarafından profesör olarak takdim edilen Çığ'ın, profesör olmadığını Vakit'e itiraf ettiği" ifadesine yer verilen haber, "Muazzez İlmiye Çığ'dan itiraf: Profesör değilim, sadece kütüphane memuruydum" başlığıyla yayımlandı.

    Haberin içeriğine bakıldığında ise, Çığ'ın Vakit gazetesi muhabirine "Ben profesör değilim, profesör olduğumu iddia etmiyorum. Bana zorla bu unvanı takıyorlar. Ben müzede uzman olarak çalıştım. Sümeroloji alanında araştırma ve incelemelerim oldu" dediği anlaşılıyor.

    Vakit'in haberinin devamında, Çığ'ın doktora çalışmasının da olmadığı ve sadece 2000 yılında İstanbul Üniversitesi (İÜ) Senatosu tarafından fahri doktora ünvanına layık görüldüğü belirtilerek, "Çığ'ın Sümeroloji bölümünün kapısından dahi geçmediği ortaya çıkarken, ülkenin gerçek Sümerologları bu duruma isyan ediyor" denildi."

    Bana biraz gazeteci cinliği gibi geldi bu iş! Akademik ünvanları kimse dilediği gibi çalıp, kullanamaz. Suçtur ve cezası vardır. Zaten böyle ünvanları kendisi kullanıyor olsaydı, gazetecilerden binlerce yıl önce meslektaşları onbinlerce ihbarda bulunurlardı adli makamlara! O çevrelerin seviyelerini iyi bilirim!



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi neommy -- 19 Kasım 2009; 18:07:33 >
    _____________________________
    GENS UNA SUMUS




  • 1930'lu senelerde Türklerin kökenlerini ve eski uygarlıklarla aralarındaki ilişkiyi araştırmak üzere Meksika'ya bizzat Atatürk tarafından gönderilen Tahsin Mayatepek'in, belli aralıklarla Atatürk'e gönderdiği raporlardan bir kısmı ortadan kaybolmuştur, arşivlerde bulunmaz. Bu raporların tam olarak neden bahsettiği bilinmez, ancak tahminler yürütülüyor. Ancak en çok tepki, islam dini ile eski uygarlıkların inançları, ve anlatıları arasında bulduğu inanılmaz benzerliklerden bahsettiği raporuna olmuştur. Öyle ki; artık bu konu üzerine gitmemesi "tembih edilmiştir" kendisine, ve sadece Türk Dili ve Maya, Aztec, İnka kabileleri dilleri arasındaki benzerliklere yönelmesi istenmiştir.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Darkness -- 19 Kasım 2009; 19:25:13 >
    _____________________________
  • quote:

    Orijinalden alıntı: webbie

    "Yaratılış" ve "Tufan"a ilk kez Sümerlerde rastlanır. Özellikle dini kayıtlarda büyük bir öneme sahip olmuştur.

     Sümer Uygarlığı-1




    Zamanı (ve iyi İngilizcesi) olanlar için sümer tabletlerinin çözümü burada. Teoloji bilgisi olanlara eminim hiç yabancı gelmeyecek. Hepsinin kökeni burası.

    http://www-etcsl.orient.ox.ac.uk/catalogue/catalogue1.htm
    _____________________________
    psn
    acaltun17




  • 
Sayfa: önceki 12
Sayfaya Git
Git
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.