< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi bilalöztkr -- 22 Aralık 2014; 16:24:29 > |
|
_____________________________
B16B (Type R)VTECFound in:1996–2000 JDM Civic Type R[EK9]JDM Displacement: 1,595 cc (97.3 cu in)Compression: 10.8:1Bore: 81 mm (3.2 in)Stroke: 77.4 mm (3.0 in)Rod/Stroke ratio: 1.84:1Power: 185 hp (138 kW) @ 8200 rpm Rev-limit: 9000 rpm Vtec angagement:6200 rpm EK9 TYPE-R 1.6LT 185 HP ATMOSFERİK''Eğer kanım ile yükselecekse Hz.Muhammed'in dini; durmayın kılıçlar doğrayın beni''. Fatih Sultan Mehmet Han
|




Yeni Kayıt

1 Mobil
Konudaki Resimler


)Baktım evde bir telaş herkesin elinde bir poşet,bavulları arabaya taşıyorlar,bende banyoya giderek abdest aldım ve sabah namazını kıldım.(bu şekilde taşıma merasiminin bir kısmından da yırtmış oldum ,namaz kılmak çok hayırlı iş görüyorsunuz.)Kalan son poşetleri ve tüfeği de aldıktan sonra arabaya indim.Ve arabanın yanında 2.merasim olan eşyaları bagaja yerleştirme merasimi başladı.Eşya çok olunca bagaja yerleştirmek bir sanat haline geliyor artık.Yerleştirme işlemi bittikten sonra bildiğimiz duaları okuyarak arabamıza biniyoruz.Babam sürücü koltuğuna oturuyor ben yolcu koltuğundayım,annem ve ablam ise arka koltukta,arka kol dayamanın yerinde ise bagaja sığmadığı için 2 adette valiz var.Aslında ben yolcuğun öğlene kadar olan kısmını uyuyarak geçirirdim genellikle fakat nasıl uyandıysak bir türlü uykum gelmedi.Babam daha 1-2 kilometre olmamışken neredeyse bitmiş olan depoyu doldurmak için benzinliğe giriyor.Benzinlik çıkışında lastik hava basınçlarımızı kontrol ettikten sonra babam hazır uykun açılmışken sabah sen al arabayı diyor ve yolcuğun 1.kilometresinde copilot yerine sürücü koltuğuna oturuyorum.Radyodan sabah haberlerini açıyoruz malum seçim ertesi.Ankarayı çıkana kadar 115 km/h hız ile sol şeritte ilerliyorum,radar yerlerinde(ekranda 82 yazıyor fakat millet nasıl korkuyor ise 60’a kadar düşüyorlar)önümdekilerden dolayı 60’a kadar düşüyorum.Yükümüz çok olduğundan dolayı yokuşlarda bayılma yaşamamak için yokuşlara 3500-3600 devir civarı giriyorum.Bu şekilde Ankarayı çıktıktan sonra biraz daha hızlı giderek sabit 130km/h hız ile yola devam ediyorum.Bir süre sonra radara felan girmeyelim diye hızımı düşürüyorum 100km/h ile devam ediyoruz.Herkez 90km/h ile gittiği için ben sol şeritten rahat bir şekilde gidiyorum, sonra ise babamın gazları yardımı ile uzun yoldaki ilk kapışmamı yaşıyoruz ailecek.Sol şeritte giderken arkadan eski kasa audi a4 görünce yol vermek için sağa geçiyorum.(audi a4 de 2000 model civarı) bu sırada babamın gazlarıyla beraber audi yanımdan geçerken arkada 1.6 yazısını görünce ölümüne bir refkles ile gaza abanıyorum.Adam tam beni geçerken ben burnu uzatınca o da gaza abandı demek ki, ve yan yana geldik.110-120-130-140’a kadar yan yana devam ediyoruz,145 gibi bizim araba burnu(kaputu)uzatıyor,onun kaputu benim yan cam ile aynı hizaya geldi.Ama ben sağ şeritten gittiğim için önüme araba çıkınca yavaşlıyorum ve audinin arkasına yapışıp beraber solamaya çıkıyoruz,solladıktan sonra ise adam sağa sinyal veriyor ve yola tatlı bir heves ile beraber devam ediyorum.Kırşehir TSOF tesislerine kadar 120km/h civarı devam ediyorum,burada bir çorba içmek için mola veriyoruz. 
Anne bu su sıcak diye bağrıyorum amma annem çoktan uykuya dalmış.Ablamın biri sıcak diğeri soğuk su demesiyle diğer termosa bakarken; ulan bendeki şansa millet çöle gitse su bulur bize çıksa çıksa kutup ayısı diyerek söyleniyorum ve diğer termosa geçiyorum ardından acı sonuçla karşılaşıyorum çünkü bu termostaki su daha sıcak.Aslında ilk başta aldığım su soğuk olanmış fakat o kadar ısınmış ki ben sıcak sandım.Arabada su kalmadığını anlayınca en yakın benzlikte bir su molası daha veriyoruz.Tabi suyu almaya markete yine ben gidiyorum(ben olmasam……) hazır aşağı inmişken gezi yazımda paylaşırım diye aracın resimlerini çekiyorum.(yazıyı önceden planlamıştım) 


















kullanıcısına yanıt
kullanıcısına yanıt






