Şimdi Ara

Rüyamı paylaşmak istiyorum

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
2 Misafir - 2 Masaüstü
5 sn
9
Cevap
0
Favori
350
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
0 oy
Öne Çıkar
Sayfa: 1
Giriş
Mesaj
  • Merhaba. Uyanalı birkaç dakika oldu. Unutmadan rüyamı paylaşmak istiyorum. Okul geçen sene bitti ama etkileri hala geçmedi. Eskiden bu kadar çok görmezdim okulu rüyamda. Artık çok sık görüyorum. Acaba okulu mu özlüyorum ne? Keşke herşeye baştan başlayabilsem. Rüyamın başında okulda değiliz. Oralar çok karışık hayal meyal olduğu için anlatamayacağım. Bir mesajı olan sahne gibi gelmedi, sıradandı. Belki o yüzden unutmuşumdur. Rüyanın okul kısmına gelelim.

    Okuldayız ve okulun son günü. Sınıfımda liseden ve orta okuldan arkadaşlarım var. Karışık bir sınıf. Belki de benim için aklımda önemli yerleri olan kişiler. Ama bir tanesini çok iyi hatırlıyorum, ilk okul 3'üncü sınıftan beri görmüyordum. (1999 depreminden sonra bazıları memleketine gitti, bi yere dağıldı Gölcükte.) Her neyse. Okulun son gününde derse giriyoruz. İlk okul, orta okul ve lisede ki arkadaşlarımın oluşturduğu karma bir sınıf olmuş. Ders geometri galiba fakat hoca orta okuldaki Fen hocamız (Metin). Tahtaya kitaptan üçkenlerle alakalı soru çiziyor. Lisede sınıfın en iyisi, en çalışkanı dediğimiz ama onunda ne olduğunu sadece sınıf arkadaşlarının bildiği kız Arda (1-2 arkadaşıyla çalışır birlikte kopya çekerledi) tahtaya kalkıyor ve soruyu cevaplıyordu. Anlamıştım. Sıra bana geldi. Hoca beni kaldırdı. Yapabilirdim ve yapmaya başlamıştım. Sorunun altında ve yanlarında pek fazla yer yoktu. Yazsam sığar mı diye düşünürken sorunun üstüne 480 yazdım. Bu kitapta ki sorunun numarasıydı galiba. Ama kitabı hiç görmedim. Hocanın elindeydi. Sonra hoca bana cevabı söylemeye başladı. Bende yazdım. Bitti ve yapabileceğim soruyu hoca söylemiş oldu. İşlemden hatırladığım kadarını yazmak istiyorum.

    Bir dik üçgen düşünün (L). dik olan köşesine B diyelim. L'nin üst köşesine A, üçgenin yatayda ki köşesinede C diyelim. A köşesinde 20 yazıyordu. C köşesinde ise %12. İşlem olarak hoca bana şunu yaptırdı. 20/%12=8 (/ pay-payda çizgisi. Foruma yazamadığım için öyle belirttim. 20 Pay bölü %12 Payda), 20+8+?=? (? olan yerleri net hatırlamıyorum.). Sonra geç yerine dedi. Yerime geçtim. Arda yine kalktı tahtaya. O kadar karışık ve büyük bir üçgen çizdi ki tahtanın altından üstünden sağından solundan uçlara dayandı. Ama bir o kadarda simetrik ve düzgündü. Çiz deseniz çizemem ama görsem bu derim. "Hocam bunu yapayım mı?" dedi. Hoca da "Hayır kızım, sil kitaptakini yap" dedi. Arda zaten hep böyleydi. En zorlarını yapmak ister gözlerde büyümek isterdi. Neyse sildi ve kitaptakini çizdi. Bu da büyük ve içinde onlarca üçgeni olan bir yıldız şeklinde şekil diyebilirim. Ve sadece çizgilerden oluşmuyordu. Renklerden de oluşuyordu. Bazı üçgenlerin içi siyah dolgulu bazıları boştu. Sadece içi boş olanlarla işlem yaptı. Bitirdi ve açıklamasını yapıyordu. "Zıt açıların birbirine eşitliğinden hepsi...." Ve anlatmaya devam etti. (Şimdi biri bana sorsa Zıt açılar birbirine eşit midir diye hatırlamıyorum derim. ve gerçekten hatırlamıyorum gördüğüm dersleri. Eğer bu bilgi doğruysa, bilmediğim halde nasıl rüyamda ceryan etti?) Tenefüs zili çaldı. Birkaç arkadaş çantalarını alıp gitmeye başladı. Arkadaşım da hadi gidelim dedi. Bende çantamı aldım çıkarken çocukların biri nereye daha ders var dedi. Saate baktım saat 10 civarıydı. Ama bir sonraki ders Edebiyattı. Derya hoca gircekti derse. Okulun son günü diye bi veda ederiz bari hocaya dedim. O arada bir arkadaşım hocaya kaç aldığını sordu. Hoca 25 dedi. Arkasından bende kaç aldığımı sordum. Hoca daha önce 25 almışın dedi. Şimdi de 25 aldın dedi. 25 eder dedi. Haksızlık hocam dedim. Ben yapabilirdim bunu siz söylediniz dedim. Nasıl yapabilirdin dedi? acayip acayip sayılar yazdın dedi. Sorunun üstüne 480 yazdığımı gösterdi. Bende o sorunun sayısıydı dedim. Hoca ne sayısı dedi. Orda Arda'nın elinde soru kitabı vardı. Ve "Hocam sorunun sayısı bu değil. Yalan söylüyor, sallıyor" gibi birşeyler demeye başladı. Bizde onunla kavgaya tutuştuk nasıl değil diye.

    Bunları kapı tarafından en ön sırada konuşuyorduk. Orda ilk okul 1-2-3 'de birlikte okuduğum bir arkadaş vardı. İlk okulda kısa boyuyla hatırlıyorum ve çok iyi biriydi. 2 adı vardı ama ben birini hatırlamıyorum. Ayşe'ydi bir adı. Orda birkaç kişi ile değişik bir kıyafet giymişlerdi. Bu ne böyle nereye? diye sorduğumda İlahi okumaya sahile dedi. Çok şaşırmıştım. Bi 15 kişi falan vardı bunlar. Kıyafetleri beyaz ağırlıklıydı fakat paçavra gibiydi. Sende gelsene dedi. Bilmem ki falan derken bunlar kapıdan çıkmaya, ağır adımlarla yürümeye ve büyü gibi birşeyler söylemeye başladılar. Sınıf kapısının önünde de elinde mum olan sağ sola sallayan bir eleman vardı. Çok tırstım. Ne biçim ilahi bu dedim. Daha çok filmlerde gördüğümüz dinsel ayinlere benziyordu. Tırstım gitmedim tabi. Bunlar çıktı.

    Ardından bende eve gitmek üzere çıktım. Hava yağmurluydu ve eve giderken daha okulun önündeydim ki arkamdan birisinin yaklaştığını hissettim. Sağ elimle arka cebimi sakince kontrol ettim acaba cüzdan yerinde mi diye. (Sürekli yaparım kontrol etmek için). Yerinde değildi. Birden arkamı döndüm bir ilk okul çocuğu vardı. Korkutmak için bağırdım. Ağlamaklı oldu. Tuttum gel buraya dedim. Neden çağırdımı bilmiyorum ama yanımda götürdüm işte. Heralde cüzdanı sınıfta unuttum diye okula gireyim dedim. Okulun ön kapısına kepenk indiriyorlardı ki onları durdurdum. Sınıfı söyledim hademe içeri girdi ve bir cüzdan getirdi. Cüzdan benim değildi ama içinde paralar vardı kalın bir cüzdandı. Bu değil dedim cüzdanı aldım. Sınıfa giderken arka bahçeden geçtiğim için anahtarıda aldım. Anahtarla kapıyı açtım. Tam kapatıyordum ki birkaç kız geldi. Bizde girebilir miyiz dedi. Olmaz kapandı dedim. Hadi ama girelim dediler. Bende öpersen girebilirsin dedim. Sonra kız tamam dedi. (Sanırım kız lise 1 arkadaşım Kübra'dı.) Bu kadar kolay olacağını düşünmemiştim ama yaptığımın yanlış olduğunu düşündüm. Sonra bana yaklaşırken ben uzaklaştım. Olmaz dedim. Kızda daha önce hiç olmadı değil mi? diye sordu. Bende hayır dercesine kafamı salladım. Açtım kapıyı girsinler diye. Tam girdiler kapıyı kapıyacam birkaç kişi daha geldi. Bir daha açtım. Tam kapıyorum birkaç kişi daha geldi. Kızdım sertçe vurcaktım kapıyı benim yerime son giren çocuk yaptı. Kapadı kapıyı. Ordan sınıfa gittim. En arka sırada otururum hep. Orda baktım ki çantamda kalmış. Sıraların altlarını kontrol ettim ama cüzdanımı göremedim. Çantamın içine baktım. Sonra bir sürü arkadaş içeri girmeye başladı sınıftan. Sanırım maç yapmışlar. Ve bitince gelmişlerdi. Bu cüzdan kimin dedim. Orda Kürşat vardı. Serdar'ındır dedi. Sonra içini açtım bir kimlik çıkardım. Acayip bir isim yazıyordu ama Türkçe değildi kesinlikle. Resimde kürşatın resmiydi. Benim dedi sonra. Ona verdim. Cüzdan para doluydu ama o çocuk normalde çok fakirdi nasıl öyle olmuş anlamadım. Sonra benim sıramda Tolga ile Murat dizüstü bilgisayarlarını açtı. Counter 1.6 kapışcaklardı. Yapamadılar olmuyor falan dedi. Murat gamershell'i kapattım bir daha deneyelim dedi. (Ne alakaysa) Sonrasını hatırlamıyorum. Uyandım galiba.

    Şimdi geriye baktığımda rüyamda Sevda ile nasıl nerde karşılaştığımızı hatırlamıyorum. Farkındaysanız adı da hiç geçmedi ve neler yaptığımızı hatırlamıyorum. Ama bana yakın davrandığını hatırlıyorum. Bir daha düşündümde ona bazı duygular beslediğimi farkettim. Fakat bu duygular vardı da şimdi mi çıktı? Yoksa rüyamda olanların etkisiyle mi kalbim ona karşı sıcaklaştı ve eridi bilmiyorum ve bilemicem. Çok ilginç.

    Sayıları ve bazı isimleri kırmızı yaptım. Sayıların rüyada önemli olduğunu duymuştum. Sayılardan, renklerden yorum yapanlar vardı televizyonda. Belki bir anlamı vardır. Ama bu rüyanın nedense büyük mesajlar içerdiğini düşünüyorum. Paylaşmadan edemeyecektim. Bende kalktığım gibi yazmaya başladım unutmayayım diye. Ama birkaç sahne çıkmış yine aklımdan.

    Şöyle bir geriye baktığımda baya uzun olduğunu gördüm. Kafama takılan neden hala okulu görüyorum? Birkaç gün okulu görmeden edemiyorum. Yani görmek istemesemde o benim karşıma çıkıyor. Hep okul hep okul. Okul bitti çok mutluyuz. Ama neden hala liseyi görüyorum? Acaba mutsuz muyum? Yada arkadaşlarımı mı görmek istiyorum da okulu görüyorum? Ama ben dolaşmayı seven birisi değilim. Her günüm evde geçer. Üzerimde okul yıllarından kalma yüklü pişmanlıklar olduğunu hissediyorum. Çok büyük. Okuldan nefret de etsek. Bitirdiğimiz için mutlu da olsak bu pişmanlıklar yüreğimi ve ruhumu kontrol altına alıyor ve rüyalarıma yansıtıyor. Hala kalbim bir acayip. Dönebilsem ilk okul 1'inci sınıftan tekrar başlamak isterdim.

    Kalın sağlıcakla.







  • inanmıyorum böyle rüya mı olur
  • kolpa.gif
  • yarısından sonra pes
  • quote:

    Orjinalden alıntı: egomanyak.

    yarısından sonra pes

    +1
    ... açıkta kalmış
  • quote:

    Orjinalden alıntı: Mickey~

    kolpa.gif


    dostum niye böyle birşey yapayım? Uyandım ve paylaşmam gerektiğini hissettim. Birisine anlatmalıydım. Bende beni tanımayanlara anlattım. Bu rüyada uçukça yada çılgınca şeyler göremezsiniz. Ben sadece gördüğümü söyledim. Anlatmamın bir nedenide yok sadece paylaşmasaydım belki diğer anlayamadığım pişmanlıklarım gibi bu da bilinç altıma işleyecekti ve beni yiyip bitirecekti. Rüyamda ne zaman okulu görsem iyi-kötü birşeyler hissediyorum. Ve bu duygunun pişmanlık olduğuna eminim.




  • okulu özlüyorsun bundan ibaret
  • Yapay Zeka’dan İlgili Konular
    Ağlamak istiyorum
    11 yıl önce açıldı
    Daha Fazla Göster
  • rüyanda gördüğün kişilere tek tek ulaş helallik al...
  • şu kısım ilginç:

    quote:

    Ardından bende eve gitmek üzere çıktım. Hava yağmurluydu ve eve giderken daha okulun önündeydim ki arkamdan birisinin yaklaştığını hissettim. Sağ elimle arka cebimi sakince kontrol ettim acaba cüzdan yerinde mi diye. (Sürekli yaparım kontrol etmek için). Yerinde değildi. Birden arkamı döndüm bir ilk okul çocuğu vardı. Korkutmak için bağırdım. Ağlamaklı oldu. Tuttum gel buraya dedim. Neden çağırdımı bilmiyorum ama yanımda götürdüm işte. Heralde cüzdanı sınıfta unuttum diye okula gireyim dedim. Okulun ön kapısına kepenk indiriyorlardı ki onları durdurdum. Sınıfı söyledim hademe içeri girdi ve bir cüzdan getirdi. Cüzdan benim değildi ama içinde paralar vardı kalın bir cüzdandı. Bu değil dedim cüzdanı aldım. Sınıfa giderken arka bahçeden geçtiğim için anahtarıda aldım. Anahtarla kapıyı açtım. Tam kapatıyordum ki birkaç kız geldi. Bizde girebilir miyiz dedi. Olmaz kapandı dedim. Hadi ama girelim dediler. Bende öpersen girebilirsin dedim. Sonra kız tamam dedi. (Sanırım kız lise 1 arkadaşım Kübra'dı.) Bu kadar kolay olacağını düşünmemiştim ama yaptığımın yanlış olduğunu düşündüm. Sonra bana yaklaşırken ben uzaklaştım. Olmaz dedim. Kızda daha önce hiç olmadı değil mi? diye sordu. Bende hayır dercesine kafamı salladım. Açtım kapıyı girsinler diye. Tam girdiler kapıyı kapıyacam birkaç kişi daha geldi. Bir daha açtım. Tam kapıyorum birkaç kişi daha geldi. Kızdım sertçe vurcaktım kapıyı benim yerime son giren çocuk yaptı. Kapadı kapıyı. Ordan sınıfa gittim. En arka sırada otururum hep. Orda baktım ki çantamda kalmış. Sıraların altlarını kontrol ettim ama cüzdanımı göremedim. Çantamın içine baktım. Sonra bir sürü arkadaş içeri girmeye başladı sınıftan. Sanırım maç yapmışlar. Ve bitince gelmişlerdi. Bu cüzdan kimin dedim. Orda Kürşat vardı. Serdar'ındır dedi. Sonra içini açtım bir kimlik çıkardım. Acayip bir isim yazıyordu ama Türkçe değildi kesinlikle.



    quote:

    A köşesinde 20 yazıyordu. C köşesinde ise %12. İşlem olarak hoca bana şunu yaptırdı. 20/%12=8 (/ pay-payda çizgisi. Foruma yazamadığım için öyle belirttim. 20 Pay bölü %12 Payda), 20+8+?=? (? olan yerleri net hatırlamıyorum.). Sonra geç yerine dedi. Yerime geçtim. Arda yine kalktı tahtaya. O kadar karışık ve büyük bir üçgen çizdi ki tahtanın altından üstünden sağından solundan uçlara dayandı. Ama bir o kadarda simetrik ve düzgündü. Çiz deseniz çizemem ama görsem bu derim. "Hocam bunu yapayım mı?" dedi. Hoca da "Hayır kızım, sil kitaptakini yap" dedi. Arda zaten hep böyleydi. En zorlarını yapmak ister gözlerde büyümek isterdi. Neyse sildi ve kitaptakini çizdi. Bu da büyük ve içinde onlarca üçgeni olan bir yıldız şeklinde şekil diyebilirim. Ve sadece çizgilerden oluşmuyordu. Renklerden de oluşuyordu. Bazı üçgenlerin içi siyah dolgulu bazıları boştu. Sadece içi boş olanlarla işlem yaptı. Bitirdi ve açıklamasını yapıyordu. "Zıt açıların birbirine eşitliğinden hepsi...." Ve anlatmaya devam etti.

    Psikiyatri Uzmanı, Rüya Analisti Doç. Dr. Nusret Kaya'nın rüya analizi ile ilgili kitabını tavsiye ederim.

     Rüyamı paylaşmak istiyorum


    İlginçtir o da rüyaları uyanır uyanmaz yazmayı ve not etmeyi tavsiye eder aynen senin yaptığın gibi fakat kimseye anlatmamak ve paylaşmamak şartıyla. Ayrıca rüyadaki o rakamlar tesadüf değil bence.

    http://www.psikoestetik.com/index.html




  • 
Sayfa: 1
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.