Şimdi Ara

rektefe ne demek ustalar motoru parçalamak istiyor :((

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
2 Misafir - 2 Masaüstü
5 sn
36
Cevap
1
Favori
51.801
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
0 oy
Öne Çıkar
Sayfa: 12
Sayfaya Git
Git
sonraki
Giriş
Mesaj
  • araç 93 mazda 323 lpg li 1.6

    309bin km de aldık ve şu an 312bine dayandı (1.5 ayda)

    motor son konulan yağı 300-400 km gibi komik bir mesafede tüketti. bu arada lpg tüketimi de düzgün bir şehir içi sürüşle 145e kadar düşmüşken 170 kuruşa kadar çıktı kilometrede...

    sanayide motorun rektefe edilmesi gerektiğini söylediler

    asıl saçma olanı bu işlem için benden 500 ytl ile 2000 ytl arası fiyat talep edilmesi

    aynı işlemin bu kadar farklı fiyatlara yapılmayacağı aşikar ve sanırım 500 isteyen (sadece 1 kişi) sekman denilen bi işlem yapacakmış

    2000 isteyense (önceden mazda yetkili servisiymiş) kesinlikle yan sanayi malzeme kullanmayacağını tüm malzemelerin orjinal olması gerektiğini aksi tkdirde yapmayacağını söyledi (havaya bak) malzemeleri biz alacakmışız yani orj maz kullandığından emin olacağız...

    bu arada fiyat isteyenlerse çıkma yada yan sanayi malzeme kullanacaklarmış...

    ya şimdi soruma geleyim

    rektefe ne? yapılınca e oluyor yapılmayınca ne oluyor?

    sekman nasıl bi işlem? motoru kurtarır mı?

    aracı satmayacağım seviyorum çünkü

    bu oknuda bildiğiniz herşeyi anlatın lütfen bilgiye açım







  • Hocam rektifiye hakkında size gerekli bilgileri veriyorum.Evet rektifiye işlemi otomobilinize göre bu aralıkta bir paraya yapılır.Rektifiye phalı bir işlemdir.Ancak yapıldıktan sonra gayet iyi derecede motorunuz 0 gibi size teslim edilir.Tabi eğer hilesiz hurdasız yapılırsa


    Motor parçalarında ki aşınmalar sebebi ile motor rektifiye olur, her motorun belirli bir ömrü vardır yapılan kilometreler, oluşan aşınmalar motorların yenilenme işlemine ihtiyaç duymasını sağlamaktadır. Rektifiye esnasında aracın motoru tamamen parçalara ayrılarak bir dizi işlemlerden geçirilir ve yeniden toplanır, bu yüzden yapılan rektifiye işleminin kusursuz olması gerekmektedir.
    Motorun önemli parçaları nelerdir?

    Motorun Yağlama Sistemi

    Piston, Segman ve Pimler

    Egzantrik Zinciri veya Triger Kayışı

    Silindir Kapağı

    İtici Çubuklar

    Volant Dişlisi

    Krank

    Anayataklar

    Piston Kolu

    Kolyataklar

    Yağ Pompası

    Piston Hareketi

    Silindir

    Yağ Keçeleri

    Yağ Kontrol Çubuğu

    Yağ Filtresi

    Yağ Kanalları

    Yağ Karteri




  • 93 model corollam yağ yakıyor.Seninle aynı dertten muzdaribiz.yani motor yapılacak.arbayı daha uzun süre kullanmayı düşündüğüm için segman yerine motor yaptırarak halletmek istedim.km de 18 ykr yakıyor.ş.içinde.otomatik vites

    yetkili servise gittim. komple motor için 4,000 ytl fiyat biçtiler.
    özel toyota servisine gittiğimde 1,700 ytl ye komple yapacağını söyledi.

    bide bizim arabalar 16 v olduğu için ayarlarının zor olduğunu biliyorum.aynı model ve marka araca sahip arkadaşım motoru sanayiye yaptırdı.yaptırırken biraz sıkıntılar yaşadı(çim denilen bir şeyler varmış)
    yetkili servis sanayide bu işi yapacak tek kişinin o özel servis olduğunu söyledi.
  • görünen oki sizin arabanın segmanla falan kurtulacak durumu kalmamış.

    rektefiye şart.

    işi iyi bilen dürüst bir ustada rektefiye yapılırsa daha uzun yıllar aracınıza güvenle binebilirsiniz.

    ama segmanla yırtayım derseniz ve 500 ytl verirseniz muhtemelen bi kaç ay sonra 2000 ytl daha verip rektefiye yaptırmak zorunda kalabilirsiniz.

    eğer istanbulda olsaydınız eski bir mazdacı olarak size bu işi çok iyi bilen ve güvenilir yerler tarif edebilirdim ama istanbula çok uzak olduğunuz için oralarda bir yerlerde halledeksiniz artık.

    hayırlı günler..
  • Anlamıyorum Mazda ve Toyota iki tane uzakdoğu markası ve erkenden sekman ya da rektefiye istiyor. Arabistan'da bu araçlar motoru iyi olduğu için alınıyor.312.000 Mazda için bence çok az. Aynı şekilde 93 Corolla da bu kadar erken niye motor ister ki? Ben bu araçların 400.000 masrafsız yapabileceğini düşünüyorum.

    Bir de kardeşim niye alırsın 310.000 km'deki arabayı niye alırsınız ki. Madem aldınız niye bir ustaya göstermezsiniz. Tahminim o araca 7500-8500 arası bi fiyat ödemişsizindir. O fiyata 96-97 klimalı Doğan alabilirdiniz. Km'si de 120.000 ile 150.000 arasında değişirdi. Tamam konforu belki Mazda kadar iyi olmaz ama mazda'dan daha fazla binip daha çabuk satardınız. Hatta masrafı da üzerine eklersek bulabileceğiniz araç 99-2000 doğan olurdu onun da km'si 90.000-100.000 arasında değişirdi.

    Uzakdoğu arabalarının motoru iyi diye onları genelde aracına çok binenler alıyor ve iyice kullanıp ondan sonra satıyorlar.

    Uzun lafın kısası bu aracı almakla hata etmişsin büyük ihtimal son sahibi de sen olursun.




  • 7500-8500 e değil 6250 liraya aldım

    ilk aracım

    acemiliğimi çıkartmak için düşündüğüm bir araçtı ve mazdanın 323 ve 626 modellerinin hastasıydım (hastasıyım hala)

    arkadaşımda 91 model 626 var ve 420bin km de ve sorunsuz kullanıyor lakabı da godfather arabanın

    yani 310bin km yazısını görmek beni o kadar endişelendirmedi

    bir ustaya gösterildi sorun yok dedi adamın gerizekalı olduğu şimdilerde anlaşıldı

    99-2000 doğan la aracımı kıyaslamam bile. Rahatlığı konforu ve yolda verdiği sürüş zevki bambaşka. Bunu sadece ben söylemiyorum aracımı kullananların ve takip ettiğim kadarıyla mazdacıların tamamı söylüyor...

    aracı satmayı düşünmüyorum zaten aldığım esnada bütçem 12-15 bin ytl arasıydı ve tercihim acemiliğimi de göz önüne alarak ve sevgimden bu araç oldu... Yani rektefiyeye harcayacağım mikttar bile hala bütçemin dahilinde ve altında...

    son sahibi olma meselesine gelince talibi var zaten ama satan yok




  • rektefe yaptırırsan araban ilk günki gibi olur .
  • rektifiye ile bir okadar daha sorunsuz gidersin
  • bir aracın kaç kilometrede motorunun biteceği dişçi tarifesi değilki duvarda yazsın.

    herşey bakımla alakalı, eğer önceki sahibi aracın yağını, suyunu eksik etmişse, araca yüksek hararet yaptırmışsa isterse araç daha 100 bin km de olsun motor ölebilir. bu o aracın motorunun kalitesizliğini göstermez kaldıki ben 400 bini devirmiş çok mazda ve toyota gördüm, ayrıca daha 140 binde motor yemiş bir mazda 626 da gördüm. tamamen bakım meselesi.

    ayrıca bir şahinle doğanla Mazdayı nasıl kıyaslayabildinizide anlamış değilim.

    mazda nereeee şahin nere? hem prestij, hem donanım, hem konfor, hem kalite hemde güvenlik olarak arada dağlar kadar fark var. biz o şahinleri 1996 yılında kullanıyorduk, o zamanda zaten memlekette dağru düzgün araba yoktu, olanlarda deli paraydı alamıyorduk.

    bence şahinle mazdayı karşılaştırmak abesle işgal etmek olur, ayrıca sizi bilmem ama biz galerici değiliz, biz arabayı satmak için değil binmek için alıyoruz. araba dediğin binince zevk vemeli. ve en önemlisi güven vermeli. otomobilde güvenlik demek en önemli şeydir. yıllarca şahin kullanmış biri olarak ikisini yanyana koyamam bile. bunu özellikle 1999 yılında şahin marka aracımla istanbuldan karabüğe giderken otobanda aracımın ön sol fren balatası yerinden fırlayıp beni solladığında farketmiştim. fren balatası remen yerinden fırladı ve gittiğini gördüm. frene bastığımda ise çoktan bariyerlere geçirmiştim, ölümden döndüm. üstelik araba daha 3 yaşındaydı, yepyeni bir araçtı yani. böyle salakça bir durum bir mazdada veya toytada asla olmaz, olmadıda, olanıda ne gördüm ne duydum. bunun gibi bildiğim çok örnek var ayrıca.

    hayırlı sabahlar dilerim



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Tecniq -- 1 Haziran 2007; 2:24:22 >




  • Topik sahibine:

    Sözcüğün doğrusu Rektifiye -rektifikasyon, motoru rektifiye etmek. Rektifiye, silindir gömleklerinin aşınan iç cidarlarının yeniden giydirilmesi işleminin adıdır. Buna bazen silindir taşlama dendiği de olur. Eski motorlarda silindir gömlekleri yoktu.Bu motorlar honlanırdı. Günümüz motorlarında motor bloğundaki silindir boşluklarına gömlek dediğimiz iç astarları çakılır. İşte bunlar işi bitince ya atılır, ya da iç yüzeyleri honlanır. Segman dediğimiz şey ise her pistona takılan ince bir yüzük şeklindeki metal halkalardır. Biri kompresyon segmanıdır ve yanma odasında oksitlenerek yanan benzin hava karışımını silindir içinde tutarak kartere sızmasını önlemekle görevlidir. Yağ segmanı ise kompresyon segmanının hemen altında yer alır, onun da görevi karterdki yağın silindir içine sızmasını önlemek ve silindir cidarındaki yağ tabakasını sıyırarak ince bir film tabakası şeklinde motor yağının silindir cidarına yapışmasını sağlamaktır. Esasında silindir cidarına bu segmanların yüzeyleri doğrudan temas etmez, arada hep ince bir film şeklinde yağ tabakası vardır ve yataklama yapar ama soğuk motoru ilk çalıştırmada maalesef yerçekimi nedeniyle kartere süzülen yağ bu yüzeyleri birbirine temas eder durumda bırakır. İşte bu ilk bir kaç saniyede metal metale temas gerçekleşir ve karşılıklı yüzeyler aşınır. Aşınma partikülleri karter yağı içinde toz halinde birikir.Bu yüzeyler motor çalışırken sürekli yağlanır. Ama gece motoru stop edip sabaha kadar kendi halinde bıraktığınızda, yağ bir kaç saat içinde silindir yüzeyinden aşağı kartere iner. nedeni yer çekimidir. Sabah ilk çalıştırdığınızda, motor sadece 1-2 saniye için yağsız yüzeyde çalışır. Aşınmanın birincil sebebi budur.

    Bir de motor sürekli aşırı yük altında çalışırsa segmanlar ve piston yük ve sıcaklık nedeniyle zamanla deforme olur.

    Ancak erken aşınmanın en önemli sebebi silindir içine giren tozdur. Bu tozun kaynağı ise emme manifoldununa bağlı olan hava filtresidir. Kötü ve standartlara uygun olmayan ya da yırtık, yırtılan bir hava filtresi motoru mahveder. Motorun en büyük düşmanı tozdur. Toz bir kez silindirlere girip, segmanla silindir cidarı arasına sıkıştımı, silindir yüzeyini sayısız çizikle doldurur. Tüm bu çizikler de kompresyon kaçağına neden olurlar. Çözüm bu durumda kaçınılmaz olarak rektifiye denilen işlemdir.

    Motoru açtırıyorsan sadece segman attırıp kapatmasına izin verme. Silindir gömlekleri, krank pin ve mil yatakları, piston pinleri ve yatakları, pistonlar da yenilensin. Tabii süpapları saymıyorum bile. Silindir kapağı açılınca, sanırıım motor SOHC veya DOHC ve shim-under-bucket dediğimiz tip süpap gaydı kullanıyor. Ha, süpap bagaları da değişecek tabii ki. Bu şimler de değişmeli. Sanayideki ustalar adam gibi süpap ayarı yapamazlar, servisine götür, manuele bakarak süpap açıklıklarını-toleranslarını ayarlasınlar.

    Tabii tüm bunları arabayı elde tutmak istiyorsan yap. Orijinal parça ile kaliteli yan sanayi parçaları arasında aslında pek de bir fark yoktur. Zaten otomobil üreticleri bu saydığım parçaları üretmezler, bunları yan sanayi üretir, onlar da ordan alırlar ama kendi standartlarına göre ürettirerek.

    Bu işlem gördüğün gibi masraflı. 6000 ytl'ye aldığın bir arabaya 2000 ytl masraf yapılır mı? bana göre yapılmaz. O yüzden ucuz yapanı tercih et derim. Yine de sen bilirsin.

    Slindir gölekleri kullanılamayack durumdaysa sadece segman atarak (segmanları ve pistonları değiştirerek) yeterli verim alamazsın. Bu da bir dip not.


    Sakin ve uysal kullanılmış, zamanında yağ ve hava filtesi değişimi yapılmış, yağ filtreleri düzenli değiştirilmiş bir benzinli motor 300-350 bin km gidebilir. Ama genelde kötü kullanım ve bakımsızlık yüzünden pek çok araç bu kilometreleri görmez. Özellikle dur-kalk trafiği motorun ömrünü kısaltır. Çoğu taksici 300 bin km'de motor yapar. bazı motorlar 250 bin km bile gitmez. Bir benzinli motor çok nadir 400 bini görürü. Senin aracın 310 bin km'de motor istemesi normal. Küçük yerlerin bir sorunu da adam gibi ustaların olmamasıdır. Maalesef her işin erbabı büyük kentlerde...

    Olanla yetineceksin artık.

    Kolay gelsin...



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi tralles -- 1 Haziran 2007; 23:45:10 >




  • quote:

    Orjinalden alıntı: tralles

    Topik sahibine:

    Sözcüğün doğrusu Rektifiye -rektifikasyon, motoru rektifiye etmek. Rektifiye, silindir gömleklerinin aşınan iç cidarlarının yeniden giydirilmesi işleminin adıdır. Buna bazen silindir taşlama dendiği de olur. Eski motorlarda silindir gömlekleri yoktu.Bu motorlar honlanırdı. Günümüz motorlarında motor bloğundaki silindir boşluklarına gömlek dediğimiz iç astarları çakılır. İşte bunlar işi bitince ya atılır, ya da iç yüzeyleri honlanır. Segman dediğimiz şey ise her pistona takılan ince bir yüzük şeklindeki metal halkalardır. Biri kompresyon segmanıdır ve yanma odasında oksitlenerek yanan benzin hava karışımını silindir içinde tutarak kartere sızmasını önlemekle görevlidir. Yağ segmanı ise kompresyon segmanının hemen altında yer alır, onun da görevi karterdki yağın silindir içine sızmasını önlemek ve silindir cidarındaki yağ tabakasını sıyırarak ince bir film tabakası şeklinde motor yağının silindir cidarına yapışmasını sağlamaktır. Esasında silindir cidarına bu segmanların yüzeyleri doğrudan temas etmez, arada hep ince bir film şeklinde yağ tabakası vardır ve yataklama yapar ama soğuk motoru ilk çalıştırmada maalesef yerçekimi nedeniyle kartere süzülen yağ bu yüzeyleri birbirine temas eder durumda bırakır. İşte bu ilk bir kaç saniyede metal metale temas gerçekleşir ve karşılıklı yüzeyler aşınır. Aşınma partikülleri karter yağı içinde toz halinde birikir.Bu yüzeyler motor çalışırken sürekli yağlanır. Ama gece motoru stop edip sabaha kadar kendi halinde bıraktığınızda, yağ bir kaç saat içinde silindir yüzeyinden aşağı kartere iner. nedeni yer çekimidir. Sabah ilk çalıştırdığınızda, motor sadece 1-2 saniye için yağsız yüzeyde çalışır. Aşınmanın birincil sebebi budur.

    Bir de motor sürekli aşırı yük altında çalışırsa segmanlar ve piston yük ve sıcaklık nedeniyle zamanla deforme olur.

    Ancak erken aşınmanın en önemli sebebi silindir içine giren tozdur. Bu tozun kaynağı ise emme manifoldununa bağlı olan hava filtresidir. Kötü ve standartlara uygun olmayan ya da yırtık, yırtılan bir hava filtresi motoru mahveder. Motorun en büyük düşmanı tozdur. Toz bir kez silindirlere girip, segmanla silindir cidarı arasına sıkıştımı, silindir yüzeyini sayısız çizikle doldurur. Tüm bu çizikler de kompresyon kaçağına neden olurlar. Çözüm bu durumda kaçınılmaz olarak rektifiye denilen işlemdir.

    Motoru açtırıyorsan sadece segman attırıp kapatmasına izin verme. Silindir gömlekleri, krank pin ve mil yatakları, piston pinleri ve yatakları, pistonlar da yenilensin. Tabii süpapları saymıyorum bile. Silindir kapağı açılınca, sanırıım motor SOHC veya DOHC ve shim-under-bucket dediğimiz tip süpap gaydı kullanıyor. Ha, süpap bagaları da değişecek tabii ki. Bu şimler de değişmeli. Sanayideki ustalar adam gibi süpap ayarı yapamazlar, servisine götür, manuele bakarak süpap açıklıklarını-toleranslarını ayarlasınlar.

    Tabii tüm bunları arabayı elde tutmak istiyorsan yap. Orijinal parça ile kaliteli yan sanayi parçaları arasında aslında pek de bir fark yoktur. Zaten otomobil üreticleri bu saydığım parçaları üretmezler, bunları yan sanayi üretir, onlar da ordan alırlar ama kendi standartlarına göre ürettirerek.

    Bu işlem gördüğün gibi masraflı. 6000 ytl'ye aldığın bir arabaya 2000 ytl masraf yapılır mı? bana göre yapılmaz. O yüzden ucuz yapanı tercih et derim. Yine de sen bilirsin.

    Slindir gölekleri kullanılamayack durumdaysa sadece segman atarak (segmanları ve pistonları değiştirerek) yeterli verim alamazsın. Bu da bir dip not.


    Sakin ve uysal kullanılmış, zamanında yağ ve hava filtesi değişimi yapılmış, yağ filtreleri düzenli değiştirilmiş bir benzinli motor 300-350 bin km gidebilir. Ama genelde kötü kullanım ve bakımsızlık yüzünden pek çok araç bu kilometreleri görmez. Özellikle dur-kalk trafiği motorun ömrünü kısaltır. Çoğu taksici 300 bin km'de motor yapar. bazı motorlar 250 bin km bile gitmez. Bir benzinli motor çok nadir 400 bini görürü. Senin aracın 310 bin km'de motor istemesi normal. Küçük yerlerin bir sorunu da adam gibi ustaların olmamasıdır. Maalesef her işin erbabı büyük kentlerde...

    Olanla yetineceksin artık.

    Kolay gelsin...





    dostum herkes için çok faydalı ve gerekli şeyleri çok güzel açıklamışsın.

    paylaşım için teşekkürler




  • harika bir paylaşım olmuş. Bütün bilgilerinizi dökmüşsünüz gerçekten. Teşekkürler herkese.
  • @ tralles :

    çok teşekkür ederim gerçekten arkadaşlarında dediği gibi mükemmel bir paylaşım olmuş

    elazığda motoru tamir ettirecek güvenilir bir yer bulamadım doğrusu

    hafta içi malatyaya gideceğim(tabii ki her molada yağı kontrol ederek)

    eğer malatya da da yapacağım harcamayı hakettirecek bir usta olduğuna inanmazsam (artık zor güveniyorum) istemeyerek de olsa aracı satacağım (temiz bir mazda 626 buldum)
  • Ben teşekkür ederim, hepimiz bildiklerimizi paylaşmak için burdayız. Yarın da ben sizden bir şeyler öğrenirim. Adı üstünde paylaşım...

    İyi akşamlar.
  • quote:

    Orjinalden alıntı: özgür deniz

    @ tralles :

    çok teşekkür ederim gerçekten arkadaşlarında dediği gibi mükemmel bir paylaşım olmuş

    elazığda motoru tamir ettirecek güvenilir bir yer bulamadım doğrusu

    hafta içi malatyaya gideceğim(tabii ki her molada yağı kontrol ederek)

    eğer malatya da da yapacağım harcamayı hakettirecek bir usta olduğuna inanmazsam (artık zor güveniyorum) istemeyerek de olsa aracı satacağım (temiz bir mazda 626 buldum)



    626 yı daha çok tavsiye ederim...

    tercihan 92-97 yılları arasında çıkmış balina kasa diye tabir edilen 626 lardan bahsediyorum.

    he eğer almışken paraya kıyayım, yıllarca temiz temiz arabama bineyim diyorsanız onun bir yeni kasası olan 98 - 2001 kasa 626 yı öneririm. hele hele bu kasanın birde 2000 cc 136 bg lik modelleri vardırki tadından yenmez

    çok konforlu ve sağlam bir araçtır.

    hayırlı günler...




  • evet sonuçlar:

    araç malatya da 5 usta tarafından incelendi

    hibiri kesin olarak yağ yakıyor diyemedi. Ve 400 km yi gememe rağmen yağ miktarında çok az bir azalma oldu. Ustalar söz birliği etmişçesine yağı kontrol ederek 20 gün süreyle kullanmamı söylediler. Subap ayarının doğru yapılmaması ve kalitesiz katkılı yağ kullanılmasının yağı çok çabuk bitireceğini söylediler. Yağ olarak sadece castrol manyateq önerdiler. Bu arada egsozu alttan ezmişim haberim yok onu değiştirtim (100 lira orjinal 2 yıl garantili) çekiş belirgin şekilde arttı
  • Yağ eksiltmenin tek sebebi yağ yakma değildir,öncelikle yağın neden eksildiğini bulmalısın.Mesela benim arabam da 1000 km'de yarım litre yağ eksiltiyor,bi yerlerden kaçak var.Ama 221 binlik motorun üç silindiri şahane durumda,biri biraz daha kötü,bujilerinden belli oluyor.
  • Oo hazır paranızda varmış bence yaptırıp motoru binin uzun yıllarca.
    Ayrıca Doğan ile kıyaslama yapmaya bile değmez diye düşünüyorum
  • Motoru altını falan iyice bi yıkatıp sonra gözlemek lazım.400 km de ancak yağ kaçırıyosa biter..



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi 1999 Siena 16 16V -- 24 Temmuz 2007; 22:58:55 >
  • quote:

    Orjinalden alıntı: özgür deniz



    2000 isteyense (önceden mazda yetkili servisiymiş) kesinlikle yan sanayi malzeme kullanmayacağını tüm malzemelerin orjinal olması gerektiğini aksi tkdirde yapmayacağını söyledi (havaya bak) malzemeleri biz alacakmışız yani orj maz kullandığından emin olacağız...


    hocam dıkkat et sana orj parca aldırıp dadık parca kullannanlar var bunların satış stratejısı olmus bıkac tane buna dusen tanıdıgım oldu haberın olsun
  • 
Sayfa: 12
Sayfaya Git
Git
sonraki
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.