Yüzbaşı
19 Kasım 2010
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
9 üye
Görüntülenme
Toplam: 211 (Bu ay: 0)
4 Gün Cezalı
3 gün 14 s. 47 dk. kaldı
Gönderileri

8 ay önce almış olduğum koltuğun oturulan kısmından mermi gibi yay fırladı,koltuğun her yerinden ses geliyor. Destek hattına ulaşınca da,tamir etmek istiyorlar koltuğu. Kamyonla para verip aldığım koltuğun tamir olmasını istemiyorum yenisi ile değiştirilmesini istiyorum dedim. Arkadaşlar ısrarla garanti kapsamında tamir edeceklerini söylüyorlar. Tüketici hakem heyetine başvuru yaptım , siz buradan bana destek olursanız minnettar olurum. Koltuk arayan arkadaşlar konuyu görüp,farkına varabilirler.



[simage]https://forum.donanimhaber.com/images/upfiles/2948740/(b88e2316-78dd-43cc-ba8e-52bbfd85518b.png, 1080, 1920, C68260)[/simage]


[simage]https://forum.donanimhaber.com/images/upfiles/2948740/(aa7b4844-9c16-4a72-a637-10e631718303.png, 1080, 1920, A76553)[/simage]

Herkese selamlar, konuya direk devam etmek istiyorum hiç uzatmadan. Yaşım 23, karabük te metalurji ve malzeme mühendisliğini bitirdim. Gerek çalışma şartları gerekse maaş bana hiç uygun görünmüyor. Kısacası yıllarca aynı işyerine gidip aynı işi yapabilecek biri değilim. 12 yaşımdan beri yazlarım sanayide geçti. Akademik olarak bilgi birikimim,ingilizce seviyem bölümümdekilere göre kat kat üstün fakat, 10 bin lira bile maaş alsam birilerini zengin edecek olduğum düşüncesi beni çok rahatsız ediyor. En büyük hayalim bir tamirci dükkanı açmaktı. İşimi gerçekten titizlikle yapan,gerçek manada dürüst ve en kusursuzda bile bir kusur bulmaya çalışan kıl biriyim. Kosgeb gibi yerlerde girişimcilere maddi olarak imkan sağlamaktaymış. Size sormak istiyorum,sizce bu saatten sonra kitabı defteri bir kenara bırakıp tamirci olmak ne kadar mantıklı ?
18.03.2020 tarihinde de konu açmıştım .https://forum.donanimhaber.com/itopya-com-rezaleti-hukuki-surec-icin-yardim--142443731#142443731

Daha sonrasında şükür ki değişim kararı çıktı. Aynı monitörün kavisli modeli aynı fiyata indirimdeydi ben de onunla değitşirmek istedim.Monitör geldi sabah farkedemedim ama akşam film koyup yatağıma uzandığımda sızmaları fark ettim. Allah allah batman filmi de izlemiyordum oysa. Aradım,gönderin dediler 2500 Tl param zaten 2 haftadır kargolarda dolaşıyordu. Hadi 3.hafta da olsun dedim yolladım monitörü. Sürekli arayarak zorla kontrol ettirebildim 1 haftanın sonunda. Ve bana söyledikleri şey şu şekilde ; bu monitör bize göre normal, eğer servise gitmesini isterseniz ve oradan çıkacak sonuç ta normal olursa,değişim ya da iade alamayız. Ben de size göre normalse paramı geri verin dedim. 3 iş gün içinde iade edilmesi gerekne para yine 1 haftaya sarktı. Monitörü yurtdışı kartımla döviz olarak almıştım. Paramı Türkiye deki hesabıma yatırılması isteğinde bulundum, fakat para nereden geldiyse oraya gider diyerek iade ettiler.Kur farkından dolayı 2 hafta içinde 400 dolarım itopya sayesinde 350 dolar oldu Yani iade edilmeye zorlandım ve şimdi o paraya aynı monitörü de alamıyorum. Tüketici haklarına başvurumu yaptım. Yardımcı olmak isteyen avukat varsa özel mesaj yoluyla iletişime geçebilir. Şimdi siz söyleyin arkadaşlar bu monitör gerçekten de normal mi ?

Uzun süredir düşünüp mantık kurmaya çalıştığım bir konuyu sizlerle paylaşmak istedim. Konuyu bilime dayalı olarak açıklamaya çalışacağım. Lütfen dini argümanları kullanmayın ve bilimsel bilgi birikimi olmayan arkadaşlar sadece yorumları okusun, teşekkürler. Termodinamiğin ana yasası olan, enerji yok edilemez ve yoktan da var edilemez ilkesinin insan yaşamına ters düştüğü hakkında düşüncelerimi paylaşacağım. Kendi akıl ve mantık çerçevesi yerinde, evrene bakış açısı geniş olan insanlar büyük patlamadan sonra evrenin genişlediğini ve genişlemesi durduğunda her şeyin başladığı yere tekrar çekilip tekrar aynı şekilde devam edeceğini algılayabilir. Yani enerji asla yok olmaz sadece değişir. Fakat bunu dünya üzerindeki sistemlere bağlamaya çalıştığımda, sistemdeki tek sorunun insandan kaynaklandığını düşünüyorum . Şöyle ki besin zincirinde tüm hayvanlar bir uyum içerisinde, insan ise en üstte yer alıyor. Bitkileri, hayvanları, yakıtların, yiyecekleri her şeyi tüketiyoruz fakat tüm bu kaynaklar ve enerjiler bir insanın yaşam süresi boyunca yaptığı faaliyetleri gerçekten karşılıyor mu? İnsan, gelişmesi uzun süren bir canlı. Hayvanlar doğdukları andan itibaren yaşamsal faaliyetlerini sürdürebilecek şekilde dünyaya geliyor, doğduktan kısa bir süre sonra yürüyüp beslenebiliyorlar. Fakat insan böyle değil, gelişmesi gerçekten uzun süren ve sürekli tüketmesi gereken bir canlı türü. Ve sürekli olarak orantısız bir şekilde üreyen yaşam türü. Oturup düşününce normal bir insanın hayatı işe gidip gelmek, yemek yemek, uyumak ve eğlenmekten ibaret, ortalama bir insan üstün körü 50 yıl yaşıyor desek. Bu 50 yılda tüketilen kaynak ile 50 yıl içinde üretilen kaynağa bakınca termodinamiğin yanıldığına inanmaya başladım. Evet tüm bu kaynakların insanın 50 yıl boyunca yaptığı aktivitelere enerji sağladığını biliyorum. Asıl aklıma takılan nokta burası, tüm bu aktivitelerin sağladığı şeyler dünyaya nasıl tekrar enerji olarak gelebiliyor? Sonuçta yaptığımız tek şey dışkılamak ve bir de ölü beden kalıyor geriye. Sizce ölü bir beden 50 yıl boyunca harcanmış enerjiyi karşılamaya yeter mi? İnsanlar olmasaydı, hayvanlar bu dünyanın kaynaklarını sonuna kadar tüketebilirler miydi?
AOC CG27G2U modelini kullanmaktayım. 1 hafta önce kampanya ile aldım fakat dün gece yatağımda film izlerken ışık sızmaları gözüme çok fazla battı. Sizce de çok mu fazla ? Yoksa ben mi kuruntu yapıyorum ?

Selamlar arkadaşlar, yukarıda bahsettiğim rezalet siteden 2 hafta önce, AOC G27G2U/BK model monitör aldım. Monitör elime ulaştı her şeyi sorunsuz fakat neler denediysem hoparlörleri çalıştıramadım. Farklı pc, farklı port, farklı kablo hiç biri işe yaramadı. Firmayı arayıp, üretici firmadan hoparlörlerin mevcut olduğu bilgisini aldım. O halde donanımsal bozukluk olduğunu düşünüp, İtopya yı aradım. Bana söyledikleri şeyler şu şekilde cihazı alıp kurcalanıp kurcalanmadığını öğrenmek için teknik servise gidecekmiş vs vs demeye çalışınca, ben de müdahale ettim tamir garanti vs istemediğimi cihazın bire bir değişimini istediğimi, bu mümkün değilse de paramın geri yatmasını talep ettim. Aradan 1 hafta geçti hiçbir haber yok. Ben de tekrar arayıp sordum, cihazın AOC firmasının isteği üzerine oraya gitmesinden dolayı bana bir şey söylemiyorlarmışş, adamların 21 iş günü hakkı varmış. Arkadaşım benimle birlikte g810 klavye aldı aynı gün, hoşuna gitmedi ve sorgu sual olmadan geri ödendi parası 2 gün içinde. Şu an benim de iade hakkım bitti monitörü değiştirmiyoruz derseler de elimde lurcalanmış Bi cihazla kalacağım. Sonucu nasıl olursa olsun ben İtopya yı tüketici haklarına şikayet etmek istiyorum. Daha önce yapmış arkadaşlar yardımcı olursa sevinirim.
Merhabalar, başlıkta belirttiğim su pompasının devre kartı yandı, mosfetlerin üzerindeki yazılar silinmiş,okunmuyor. Bobin sarımına baktığım da + ve - kutubundan ayrı ikisinin birbirine bağlanmış üçüncü bir bakır kablo çıkıyor. Elektronikten hiç anlamadım haftalardır araştırma yapıyorum fakat hala bir şey bulamadım. Bilgili arkadaşların yardımına ihtiyacım var.
Günümüz koşullarında bir hayli artan enerji fiyatları hemen hemen hepimizin ay sonundaki faturaları düşünmesine sebep olmaktadır. Ben de uzun zamandır düşündüğüm ve uygulaması çok basit olan led ampuller hakkındaki araştırmalarımı sizlerle paylaşmak istedim.

2010 itibarıyla birçok LED lambalar sıradan evlerde yoğun floresan lambalar yerine kullanılmaya başlandı. Düşük güçteki lambalar 5 ile 40 Watt arasındadır. Örneğin 100 Wattlık bir akkor lambanın verdiği ışığa denk parlaklık 13 Wattlık bir LED lamba verebilir. Standart akkor lambalar yaklaşık 14 lumen/W'lık verimliliğe sahiptir. Avrupa Birliği standartlarına göre, 60W'lık volfram lambanın ışık şiddetinin en az 806 lumen olması isteniyor.Günümüzde üretilen LED ampullerin pek çoğu 100 lm/W etkinlik faktörünün üzerine çıkmıştır. Bu da LED’lerin elektrik enerjisini daha yüksek verimle ışığa çevirdiğini göstermektedir.Ömür bakımından inceleme yapmak gerekirse tasarruflu ampuller 8.000 saat ömür sunarken, LED’lerde bu rakam 25.000 saat üzerine çıkabiliyor. Bu da günlük 3 saatlik kullanım ile 20 yılın üzerinde bir kullanım ömrü anlamına geliyor.

Avantajları

Uzun Ömürlü: LED ampuller tasarruflu ampullerden en az 3 kat daha uzun ömürlü.

Dayanıklılık: Cam ve benzeri kırılgan materyal içermediği için LED ampuller normal ve tasarruflu ampullere göre çok daha sağlam ve güvenli.

Soğuk çalışma: Normal ampulle zaten karşılaştırılamayacak olan LED ampuller, tasarruflu ampullere göre de neredeyse hiç ısı üretmiyor.

Civa içermiyor: LED ampul üretiminde civa kullanılmıyor.

Radyasyon üretimi düşük: Bilindiği gibi bütün elektronik cihazlarda radyasyon mevcut. Ama önemli olan insan sağlığına kısa ya da uzun süreçte zarar vermeyecek seviyelerde bulunması. LED ampuller diğer tüm elektronik
cihazlarla karşılaştırıldığında neredeyse yok denilecek seviyede radyasyon yayıyor.

Daha Etkili: LED ampuller 2-17 watt arasında elektrik tüketiyor. Bu da normal ampullerin 30’da birine, tasarruflu ampullerin ise üçte birine tekabül ediyor. Uzun ömrü, ışık kalitesi ve harcadığı elektrik bakımından diğer aydınlatma sistemlerine göre çok daha etkili kullanım sunuyor.

Düşük Fiyat: İlk üretildiğinde çok pahalı olsa da günümüzde LED ampüllerin fiyatı oldukça düşmüş vaziyette. Ülkemizde marka, kalite, garanti süresi gibi özelliklerine göre LED ampüllerin fiyatı 5 TL’nin altına bile
inebiliyor. Diğer ampullerle karşılaştırıldığında çok daha uzun ömürlü olması ve daha ucuza mal olması diğer aydınlatma sistemlerini saf dışı bırakıyor. Ayrıca elektrik tüketim maliyeti kendisiyle aynı lümen seviyesinde ışık veren bir tasarruf ampulünden 3’te 1 daha az.

Uzak mesafeler ve jeneratörler için rahat kullanım: LED ampüllerin çok daha düşük elektrikle çalışıyor olması hem uzak mesafelere elektrik iletilerek kullanımında hem de jeneratörle kullanımında sisteme daha az yük bindirmesini ve daha verimli kullanılabilmesini sağlıyor.


Aydınlatma cihazlarında ışık şiddeti lümen ölçü birimiyle ifade ediliyor. Bu bakımdan karşılaştırıldıklarında tüm ampullerin harcadığı watt miktarına göre sağladığı lümen yaklaşık şu şekilde:


Tablodanda anlaşıldığı gibi LED’li aydınlatma diğerlerine göre pek çok avantaja sahiptir. LED lambalar A+ veya A++ enerji sınıfı etiketine sahiptir.Bir LED lamba, satın alındığı andan itibaren elektrik faturasını azaltmaya ve dolayısıyla ekonomiye katkı sağlamaya yardımcı olur.


LED lambaların kullanım ömrü 15 yıldan başlar. Günde ortalama 3 saat kullanılan bir LED lamba, aralıksız 15 yıl boyunca bozulmadan ışık vermeye devam eder. Bu sayede sürekli ampul değiştirme gereksinimi ortadan kalkar. Günde 3 saat ortalama kullanım ömrü olduğu varsayıldığında, 1 adet LED lamba, 2 adet tasarruflu, 4 adet halojen ve 10 adet şeffaf enkandesan lambaya eşit kullanım ömrüne sahiptir.


Ancak; unutmayınız ki hangi ürünü tercih ederseniz edin, ürün kalitesi, markası, fiyatı ve üretim standartlarına göre üründen elde edeceğiniz verim, ürün ömrü ve ürünün elektrik tüketimi farklılık gösterecektir.

Konudan herkesin faydalanabilmesi için lütfen yukarı butonuna basmayı unutmayın.

Ayrıca bakınız;
Philips’ten yanlış bilinen LED gerçekleri
Merhaba arkadaşlar, dün bilgisayarımı temizlerken sarı ile işaretlediğim transistörün parçalanmış olduğunu gördüm. Aynı karta sahip arkadaşlar transistörün modelini yazabilirse bana çok yardımcı olur.

Yıl 2013 üniversiteye yeni başladım tabiri caizse çömez ,hiç bilmediğim biryere geldim. Memleketimden,sevdiğimden 850 kilometre uzaktaydım. O zamanlar 7-8 yıldır birlikte olduğum bir kız arkadaşım vardı sağlık sorunları nedeniyle 1 yıl uzamıştı okulu haliyle o gelemedi. Efe diyarındanız sevdikmi tam severiz,kızlarla konuşurken gözlerine bakmaz hatta tokalaşmazdım bile öyle bir delikanlılıktı bizimki. 1 yıl boyunca başım önümde gezdim, 1 yılın ardından kız arkadaşımda aynı üniversiteyi kazandı.Başlar da gayet mutluyduk fakat iş üniversiteye yerleşmeye gelince birşeyler ters gitmeye başladı kısacası beni aldatıyormuş ben bunu ondan 6 ay uzak kaldıktan sonra özlemle yanıp tutuşurken öğrendim. Birkaç ay kendime gelemedim geceleri gözüme uyku girmiyordu, hiçbir şey hissetmemiştim ilk başlarda sanki soğuk bir bıçak ruhumu kesiyormuşçasına titriyordum içten içe. Aradan çok zaman geçti tabi o olaydan sonra hiçkimseyle arkadaş olmak istemedim, özellikle kızlarla.İsterse yanımdan çırılçıplak geçip gitseler tenezzül edip bakmam,yolda yürürken kafam hep karşıya bakar ama gözlerim insanlara kilitlenmez, bazen arkadaşlarımı bile görmediğim oluyor sadece kulaklığım ve birde sigaram, gerisinin önemi yok benim için. Hayatım sanki boşlukta savrulurcasına ilerliyordu ,elimden birşey gelmiyordu doğrusunu söylemek gerekirse umrumda da değildi. Herşeyi tam olmasa da atlattıktan sonra sınıfta kızıl saçlı bir hatuna takıldı gözlerim bir süre sonra belli etmesemde uzaklardan onu görebilmeyi umut ederek kampüsteki kalabalığı kesmeye başladım. Git gide platonik halini almaya başladı aylar geçtikçe. Fakat fark ettiğime göre oda beni kesiyordu ,telefon numarasını bulup whatsapp üzerinden mesaj attım.Kararımı vermiştim inceldiği yerden kopacaktı. Fakat karşılığında sadece whatsapp üzerinden cevapsız çağrı aldım,bilirsiniz işte fotoğrafıma bakmak isterken yanlışlıkla tıklamış olmalı.Daha sonrasında hiçbirşey geçmedi aramızda. Yine uzun bir süre geçti ama benim okuldaki tavrım hep aynı şekilde ; birkaç dosttan ibaret,sürekli yanlız gezen,kulaklıktan ibaret, yüzü hiç gülmeyen,sınıfta hep en ön sırada oturan biri oldum.Evden okula-okuldan eve o şekilde geçip gitti günler. Nasıl denk geldiyse son bütünleme sınavında önüme oturmuştu. Ama ne sınav tabi ben biliyorum başıam gelecekleri hemen kopyaları döşemiştim oraya buraya, kopyaların kağıttaki bütün problemleri çözdüğünü görünce pis pis gülmüştüm.Duymuş olmalı ki sınavın son dakikaları çok çaresiz bir şekilde arkasına dönüp kopya istedi benden, elimden geldiğince yardım ettim. Geçmiş, karşılığında ise kuru bir teşekkür aldım. 1 ay memlekette geçirdikten sonra onunda yaz okuluna gelmesini umut ediyordum,görmek istiyordum ama ne yapsamda kendimi başak birinin yanında görmek istemiyordum. Yaz okuluna geldim ilk gün girişte gördüm saçını turuncuya boyamış, hiç kaçırırmıyım ? Beni kestiğini biliyorum, esneme taktiği uyduluyorum mesela çok başarılı bir tekniktir eğer sizi kesen biri olduğundan emin olamıyorsanız esneyin karşınızdaki kişide esnerse bilin ki oda sizi kesiyor. 2 hafta geçti ben şeklii hiç bozmadım yine aynı gidip geldim.Bugün inanamadığım bir şekilde gelip yanıma oturdu. Kim olduğumu çok merak ediyor.Nasıl olur da 4 yıl boyunca hiçkimse ile konuşmadan yaşabildiğimi merak ediyor. Kısacası tanımak istiyordu. Muhabbet koyulaşmaya başladı, derse girmemiz gerekiyordu bir değişiklik yapıp derse girmedik.Muhabbet ilerledikçe ilerledi, ben anlattıkça daha çok dinlemek istiyordu, bazen gülümsüyor bazen gerçekten üzülüyordu. Sigaralarımızı ateşlerken şans ya zipponun ateşi az kalsın kızın saçlarını yakıyordu tabi bir kaç teli kurtaramadık. Gariptir ki benimde saçlarım uzun ama 1 teline birşey olsa kahrolurum bana bakarak kahkaha attı '' ilk anımızın bu kadar garip olması sencede garip değil mi ? '' diye sordu. Bende kahkahalarla gülüyordum. Gülüşümü beğendiğini falan söyledi işte o kadar özele girmeyeyim :) okuldan ayrılıp cafe ye geçtik muhabbet akşama kadar sürdü haliyle acıkınca beni evine davet etti.Ben hiç tereddüt etmeden kabul ettim çünkü sevdiğim kişiyle ilgili kötü şeyler düşünecek değilim alt tarafı bana yemek yapacaktı. Malzemeleri alıp evine geçtik birkaç bira da olmazsa olmaz,gerçekten bir kıza yakışır şekilde temiz ve derli toplu evi vardı en azından benimliyle kıyaslandığında kıskanılacak temizlikteydi. Yemeği birlikte yaptık ardından yemeye koyulduk çaylar,içkiler derken mevzu uzadı olay hiç tahmin etmediğim boyutlara gelmeye başladı anlarsınız işte romantik şeyler vs. Aslında bu kadar kolay elde edince biraz da olsa hayal kırıklığına uğramadım değil. İş ciddi boyuta gelince korunmadan olmaz diye de ekledim ayarlarız deyip geçiştirdi. Kelepçeler falan bizimde az biraz deneyimlerimiz oldu tabii neyse ben yatağa geçtim kelepçeledi beni. Sonra olaylar gerçekten de garip haller almaya başladı birden anormal bir şekilde sıcak olmaya başladı. Yaz havası sıcak,adrenalinde basıyor böbrekler ona da eyvallah fakat gerçekten sıcak olmaya başladı, kıza sordum sencede çok sıcak değil mi diye ? Ben zaten yanıyorum, sen de yanmak istemezmisin dedi saçları falan alev almaya başladı,gözler kıpkırmızı bana bakıyordu ben hiç geri kalırmıyım açtım berserker modunu belki de hayatımda bir daha asla yaşayamayacağım deneyimler kazandım bu gece.Şimdi yanımda uyuyor.Heyecandan hala daha uyuyamıyorum bu güzel hikayemi sizinle paylaşmak istedim.

Sıkılmadan okuyan arkadaşlara teşekkükler.

NOT:Sondan okuyarak zebani bulmaya çalışmayın arkadaşlar yok öyle birşey.
Hakkında
Konum: Aydın, Merkez
Sistem ve Tercihleri
Bilgisayar
PC
Otomobil
BMW
Mobil cihaz
Mi 9T PRO
Operatör
turkcell
ISS
Superonline
Oyun Platformu
PC
Takım
Galatasaray
World of Warcraft
World of Warcraft
Steam
Tensa Zangetsu™
TV
Samsung
Klima
Toshiba
LOL
Vayne
İşlemci
AMD
Anakart
Asus
Sabit Disk
Corsair
Ekran Kartı
Sapphire
Temel Bilgiler ve İstatistikler
Aktiflik: Şu anda DH'de değil
Son Giriş: 1 sa. önce
Son Mesaj Zamanı: 5 gün
Mesaj Sayısı: 260
Gerçek Toplam Mesaj Sayısı: 712
İkinci El Bölümü Mesajları: 222
Konularının görüntülenme sayısı: 23.750 (Bu ay: 3.257)
Toplam aldığı artı oy sayısı: 544 (Bu hafta: 1)
En çok mesaj yazdığı forum bölümü: İkinci El
Mesajları
İkinci El Referansları
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.