Binbaşı
12 Nisan 2011
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
9 üye
Görüntülenme
Toplam: 110 (Bu ay: 6)
Gönderileri
“Beyaz Melek”, “Güneşi Gördüm” ve “New York’ta Beş Minare” ile 10 milyona yakın gişe yaparak sinema sektöründe sağlam bir yer edinen Mahsun Kırmızıgül, yeni film için kolları sıvadı.



Mahsun Kırmızıgül'den yeni sinema filmi müjdesi geldi. Kırmızıgül yeni filmi Mucize için bir hayli iddialı.

Mahsun Kırmızıgül twitter hesabından yaptığı açıklamada, "İki yıldır hazırlıklarını sürdürdüğüm Mucize'nin senaryo yazımını tamamladım. Bu film benim için çok değerli, insanlığa umut aşılayacak. Şu an cast ve mekan çalışmalarına başladık" dedi.Kırmızügül ayrıca, "Sadece şu kadarını söyleyebilirim; "MUCİZE" sizleri daha önce hiç bir yerde bilmediğiniz ve görmediğiniz bir dünya ile tanıştıracak" diye yazdı.

Kırmızıgül, senarist ve yönetmen olarak imza atacağı “Mucize” adlı filmin çekimlerine eylülde başlayacak.
Büyükada’da Rum Yetimhanesi olarak bilinen bina, Avrupa’nın en büyük ahşap binası olmasıyla ünlüdür. Yaklaşık 115 yıl önce inşa edilen bu bina, değişik amaçlarla kullanılmıştır.



İstanbul’un Anadolu Yakası’ndan Fenerbahçe-Dragos arasında kalan sahil kesiminden Büyükada’ya bakıldığında büyük bir bina göze çarpar. Büyükada’nın Manastır Tepesi’ndeki bu heybetli bina 1898-1899 yılları arasında bir Fransız şirketi tarafından "Prinkipo Palas" adı altında Casino - Hotel olarak tamamen ahşap malzemeler kullanılarak inşa edilir.Binanın mimarı, dönemin ünlü mimarlarından Alexandre Vallaury'dir



Ancak devrin yöneticileri otelin Büyükada’nın ahlakını bozacağını ileri sürerler ve Osmanlı Padişahı İkinci Abdülhamid’i etkilemeyi başarırlar.Binanın güney Fransa’dakilerin benzeri bir Casino-Hotel olarak kullanılması öngörülüyordu. Ne var ki Casino-Hotel anlayışı Osmanlı yönetiminin örf ve adetlerine ters düştüğü için gerekli izin alınamadı ve bina satışa çıkarıldı. Büyükada’nın tepesindeki ahşap bina, yarım kalan haliyle Balıklı Rum yetimhanesinin kullanımı için dönemin en zengin Rum ailelerinden olan Andreas Syngros Vakfı tarafından 15 bin Osmanlı lirası karşılığında satın alındı.



Diğer zengin bir Rum ailesi olan Zarifis’lerin 3700 altın Osmanlı lirası da bu meblağa katılınca, aynı amaçla 1180 Osmanlı lirası bağışta bulunan Sultan Abdülhamit, kamu yararına olan durumlarda olduğu gibi bir ferman yayınlayarak bu binayı “Balıklı Rum hastanesinde barınan kimsesiz Rum çocuklarına hizmet vermesi için, Rum patrikhanesinin himayesine” verdi.





Bina, 21 Mayıs 1903’te Sultan Abdülhamit’in ve dönemin Patriki 3. İoakim’in de hazır bulunduğu bir törenle yetimhane olarak hizmete açıldı. 206 odadan, büyük bir mutfaktan, görkemli bir kütüphaneden ve 15 kişilik personelden oluşan yetimhane, yatakhaneden başka ilkokul ve çeşitli meslek okulları da barındırıyordu. İlkokulda 3 Rum, 2 Türk öğretmen ders veriyordu. Kimsesiz çocuklar ilkokulu bitirdikten sonra, aynı yetimhane içinde sanat okuluna gidiyor; piyasada kendisine bir iş bulacak kadar çeşitli meslekler öğreniyordu.



Birinci Dünya Savaşı’nın çalkantılı yıllarında Kuleli Askeri Mektebi bu binaya yerleştirilir. Yetimhane de Heybeliada’ya taşınır. Daha sonra işgal kuvvetleri tarafından adaya yollanan Rum göçmenleri barındıran bina, bir dönem Rusya’daki Bolşevik Devrimi’nden kaçan Rus mültecilere ev sahipliği yapar.Soğuktan korunmak için Rus mülteciler, binanın ahşap kaplamalarını sökerek yakarlar. Binaya zarar verirler. 1960′lı yıllarda Kıbrıs’ta yaşanan gerginlik nedeniyle Patrikhane’nin elindeki binaya el konulur ve 65 yıl hizmet verdikten sonra tamamen kapatılır.



Görkemli ve etkileyici bir mimariye sahip olan Büyükada Rum Yetimhanesi ahşap sistemde inşa edilmiştir. Yapı yan bölümlerinde 6, diğer bölümlerinde 5 katlı. Binanın heybetine rağmen cephe mimarisi olabildiğince sade tasarlanmıştır.



Birbiri üzerine tekrarlanan çıkmalar ile cephelere hareketlilik getirilmeye çalışılmış. Tiyatro salonundaki iç mekan ahşap süsleme detaylarına karşılık, diğer iç mekanlarda sade bir mimari hakim.



Büyükada’nın tepesine bakıldığında hemen göze çarpan Büyükada Rum Yetimhanesi bahçesinde önceleri idare binası olarak inşa edilen, daha sonraları ise ilkokul olarak kullanılan bir yapıyla birlikte zamana direnmeyi sürdürüyor.



Yetimhane olarak kullanıldığı yıllarda binanın ön cephesinde küçük çaplı bir yangın çıkar.Bina yangında fazla zarar görmez.Ancak, bu yangında bazı çocukların yanarak can verdiği söylentisi yayılır.





Söylentiye göre, yangındaki panik sırasında çocuklardan biri bahçedeki kuyuya düşer. Ancak kimsenin oraya bakmak aklına gelmez.





Çocuk kuyuda ölüme terk edilir. Bu olaydan sonra kuyunun içinden çocuk sesi geldiği efsanesi kulaktan kulağa yayılır.





Adeta çürümeye terk edilen binadan çocuk sesleri geldiği efsanesi günümüze kadar ulaşır. Adada yaşayan ya da burayı ziyaret eden birçok kişi, gerçekten çocuk sesleri duyduklarını iddia eder. Kuyuya düşüp ölüme terk edilen çocuğun yardım isteyen sesinin hala binada yankılandığı söylenir.





Düştü düşecek ahşap merdivenlerdeki oymalı trabzan, zamanın tahrip ettiği salonun köşesinde kendi kendine çürüyen bir piyano, müdür odasındaki kırık dökük, ve çürümüş zeminde 1920, 30 ve 40’lı yıllardan kalma öğrenci kayıtları, karneler, öğrencilerin ders gördüğü sıraların üzerinde Rumca yazılı isimler ve tarihler ister istemez yıkılmaya yüz tutmuş bu güzel binanın yetimhane olduğu sıcak günleri hayal ettiriyor. Yetimhane adeta, 1912’lerden bu yana okyanusların dibinde yatan yaşıtı Titanic’in iskeletini andırıyor.





Bina 1964'den bu yana hiçbir şekilde onarım görmemesine rağmen, ayakta kalmaya devam ediyor.

Safranbolu ilçesinde 80 metre yükseklikteki İncekaya Kanyonu’nun ucuna inşa edilen cam seyir terası müthiş bir manzara keyfi sunuyor.



Türk mühendisleri tarafından 80 metre yükseklikteki İncekaya Kanyonu’nda 11 metre uzunluğunda inşa edilen camdan teras, 75 ton ağırlığı taşıyabiliyor. Terasın 11 metrenin 8 metresi boşlukta yer alıyor.



Roket atar mermisiyle dahi kırılamayan camdan terasta, her biri 750 kilo taşıyabilecek kapasiteye sahip gözenekler 3 santimetre kalınlığında ve 3 parça camdan oluşuyor.



Yaklaşık 400 kişiyi taşıma kapasitesine sahip olan 100 metrekareden oluşan terası bir seferde sadece 30 kişi gezebilmekte.Terasın yüksekliği Boğaziçi Köprüsünün yüksekliğinden bile daha uzun.



Üç kanyonun birleştiği yer olan İncekaya Kanyonu üzerinde inşa edilen proje Türkiye’de tek, dünyada ise benzeyen bir örneği Arizona’da var.



Terasın tamamı çelik konsoldan yapıldı. Yapılan iş yapım bakımından terasımız dünyada tek. Terasın açılımı 11 metre ve bu 11 metrenin 3 metresi beton blok üzerinde, 8 metresi ise boşlukta. Tamamen konsol, halat gergi yok. Üzerinde birer santimden oluşan üç cam tabaka üst üste bulunuyor.



Camların araları ise Pvm denilen özel bir malzemeyle kaplı. 3 santim kalınlığındaki camı roket atar mermisi bile delemiyor.



Proje 500 bin liralık bir maliyetle inşa edildi.


Moğolistan'ın başkenti Ulanbatur'a bir saat uzaklıkta çöl ortasında inşaa edilen dev "Cengiz Han" heykeli görenleri şaşırtıyor. Dünyanın en büyük heykellerinden biri olduğu belirtilen heykelin boyu 40 metreye ulaşıyor.



Çelikten yapılan ve "Altın Kamçı" olarak adlandırılan heykelin içinden geçen bir asansörle atının kafasına ulaşan ziyaretçiler, buradan uçsuz bucaksız Moğol bozkırını görebiliyor.



Başkent Ulan Bator'un 54 km doğusunda Tuul Nehri’nin kıyısında inşa edilen heykelin mimarları, D. Erdembileg ve J. Enkhjargal. 2005 yılında yapımına başlanan heykelin yapımında 250 ton paslanmaz çelik kullanıldı.







2008 yılında tamamlanan heykel için şimdiye kadar 4 milyon dolardan fazla para harcandı.







Koulrofobi - Palyaço'lardan Korkmak

Palyaço'dan korkanlar palyaço gibi boyanmış süs bebeklerinden de korkarlar, böyle esyaları asla evlerine sokmazlar, görünce de ürperirler.İfadesiz, maske takmış kişilerden hoşlanmayan, palyaço gördüğünde asla gülmeyen kişilerin sahip olduğu korkunun ismi Koulrofobi'dir.



Palyaçolardan korkmak, onları korkunç bulmak ile alakalıdır.Yapılan araştırmalara göre, çocuklukta palyaçolar ile ilgili ya da palyaçoların olduğu bir ortamda yaşanan kötü bir olay ile ilgili bir korkudur Koulrofobi. "Çocukluğa inme"yi gerektirebilir. Zira, ta çocukluktan bu yana sizi Koulrofobi ile baş başa bırakan şey, ancak yine çocuklukta çözümlenebilir. Yaygın bir diğer görüşe göre de, filmlerde palyaçoların konu olarak seçilmesi ve onları korku filmlerinin merkezine oturtulması Koulrofobi için yeterlidir.

Beyazperde de bugüne kadar birçok palyaço öğesi kullanarak film çekildi.. İşte şimdi sizlere bunlardan birkaçını sunacağım..

Poltergeist

İlk filmimiz 1982 yılı yapımı Poltergeist.. Sallanan sandalyenin korkunçluğu şöyle duradursun, kırmızı burun, çılgın renklere sahip tulum ve çarpık bir ifadenin tedirginliği zaten başlı başına korkutmaya yetiyor.




Görünüşe göre ailenin oğlu Robbie’ye musallat olan palyaço öğesi de yazar-yapımcı Steven Spielberg’in kendi çocukluk korkularından geliyor



Poltergeist palyaço sahnesi için tıklayınız


*************************************************************************************************

IT

1990 yapımı O filmi, küçük bir New England kasabasındaki hain gücün, bir palyaçonun şeklini alarak ortalığa dehşet saçmasını anlatır.İyi bir Stephen King adaptasyonu olan Pennywise (IT) her 30 yılda bir çocuklarla beslenmeyi seven korkunç bir canavardır.



Çocukluk arkadaşları olan 7 kişilik bir gruptur "Şanslı Yediler". Kendilerine "Şanslı Yediler" demelerinin sebebi ise, o yaz boyunca (yani hayatlarının en eğlenceli ve aynı zamanda en korkutucu) Pennywise adındaki bir palyaçodan, ölmeden kurtulmuş olmalarıdır.



Pennywise karakterini incelersek; kendisi palyaço görünümünde bir kabustan başkası değildir. Çocukları kandırmada üstüne yoktur ve ustura keskinliğinde dişleri vardır!Kendisi Derry kasabasının karabasanıdır adeta. Yüzyıllar boyu saçtığı dehşet kasaba halkını adeta “mute witness” haline çevirmiştir. Her 30 yılda bir saçtığı dehşetler sadece bizim “Şanslı Yedileri” şüphelendirmiş ve gruptan Bill’in önderliğinde bu canavara karşı birleşmeye karşı yemin edilmiştir.Bill’in önder rolünde görülmesinin nedeni: Kendisinin çok sevdiği kardeşi Georgie’nin ölümünden kendini sorumlu tutması ve bunu yapanın da Pennywise’den başkasının olmaması. Pennywise’a duyduğu öfke,Bill’in grubu yönetmesindeki en büyük etkendir.

It palyaço sahnesi için tıklayınız


*************************************************************************************************

Amusement



Tabitha teyzesinin çocuklarına bakmak için eve geldiğinde çocuk bakıcısının evde olmadığını ve çocukların yalnız bir şekilde evde olduğunu görür. bu durumdan şüphelenir fakat çocuklar bakıcının biraz önce gittiğini söyleyince bu durumun üzerinde fazla durmaz ve teyzesinin çocuklarıyla ilgilenip onları yatırır, kısa bir süre sonra kendisine ayrılan oda da yatmaya gittiğinde oda da insan büyüklüğünde bir palyaço olduğunu görür.



Tam bu sıra da teyzesi arar vemtabitha ona bu palyaçodan bahseder. teyzesi evlerinde böyle bir palyaço olmadığını söylediğinde artık tabitha için hayatta kalmaya çalışma oyunu çoktan başlamıştır.

Amusement palyaço sahnesi için tıklayınız


**************************************************************************************************

Dead Silence



Yönetmenliğini James Wa'ın yaptığı bu filmde, sandalyesinde sallanan palyaço kuklası kesinlikle tüyler ürperten bir sahneydi.



Dead Silence palyaço sahnesi için tıklayınız


**************************************************************************************************


Drive Thru



Orange County, sakin bir şehirdir ve gençleri için pek de fazla yapacak şey yoktur. 17 yaşındaki Mackenzie hayatının sıkıcı olduğunu düşünmektedir. Birgün sınıf arkadaşları vahşice teker teker öldürülmeye başlarlar. Bunların sorumlusu bir hamburger firmasının kötücül maskotu Palyaço’dur.



Mackenzie palyaço tarafından kendisine bırakılan 70’lerin oyuncaklarındaki şifreli mesajı çözünce yakın zamanda 18’ine bastığında katille yüzleşmesi gerektiğini anlar. Maskenin ardında kim olduğu ise büyük, eski ve derin bir sırdır.

Drive Thru fragmanı için tıklayınız


**************************************************************************************************


Clownhouse



Clownhouse, yaşları birbirine yakın üç erkek kardeşin palyaçolarla olan bir gecelik korkutucu deneyimini anlatıyor.Bu kardeşlerin en küçüğünün hâlihazırda zaten bir palyaço fobisi vardır. Kâh rüyasında kâh halüsinasyonlar şeklinde kendisini takip eden palyaçolar, çocuğun kâbusu haline gelmiştir. Bunu bilen en büyük kardeşleri, çocuğun bu korkusunun üzerine giderek belki de birçoğumuzun küçük kardeşlerini korkutmak amacıyla yaptığı gibi korkunç hikâyeler uydurmaktadır. Orta karar ortanca kardeş ise, biraz daha çekimser ve küçük kardeşini ağabeyine karşı koruyucu bir tavır takınmaktadır.



Bir gece, kasabada kurulan sirke gitmeye karar veren bu üç kardeş peşlerine takılacak belalardan habersiz çocukça eğlenmenin tadına varmaya çalışırken, akıl hastanesinden kaçan üç deli, sirkin palyaçolarını da öldürüp onların yerine geçerek dehşet dolu bir geceye imza atmaya başlamışlardır bile. Kahramanlarımızı takip ederek o gece evde yalnız kaldıklarını anladıklarında ise, yeni kurbanlarını bulmanın verdiği delice bir hazla eve dalarlar...

Clownhouse fragmanı için tıklayınız
1- The Burning (1981)
2- Friday the 13 th (1980)
3- The Hitcher (1986)




The Burning

Başrollerini Brian Matthews ve Brian Backer'ın paylaştığı Tony Maylam'in yönettiği Peter Lawrence tarafından yazılmış 1981 yapımı slasher türündeki korku, gerilim filmidir. Film birçok kült klasik slasher filminin çekildiği dönemde çekilmiştir. 13. Cuma filminin gölgesinde kalsada 80'lerin klasik filmlerinin arasındadır.

Bir yaz kampında Cropsy adında bi sadist alkolik bir bakıcı vardır ve kampçı gençler bu Cropsy'i hiç sevmemektedir ona bir gece şakası yapmaya kalkarlar.Adam yalnışlıkla şaka sonucu diri diri yanar yıllarca hastanede yatar ve çıktığında hızır gençlerin bol olduğu Amerikan ormanlarına gider ve intikam almak için birçok cinayet işler.


Filmin fragmanı için tıklayınız

*********************************************************************************************

Friday the 13 th

13. Cuma 1980 yılında Sean S. Cunningham tarafından çekilmiş bağımsız Amerikan filmidir. 13. Cuma serisinin başlangıç filmidir ve filmin ardından 2001 yılına kadar 9 devam filmi çekilmiştir Jason X (2001) bu filmin 10. bölümü niteliğini taşımaktadır. Filmin 2009 yılında aynı adıyla sinemalarda da gösterilen yeniden çevirim filmi vardır ama yeniden çevirimi orijinaline göre başarısız bulunmuş ve onun kadar beğenilmemiştir.

Crystal Lake kampı on yıllar önce esrarengiz cinayetler ve tersliklerin yaşandığı, terkedilmiş bir gençlik kampıdır. Bir girişimci kampı tekrar hizmete açmaya karar vererek genç ve hayat dolu gençlerden oluşan kadroyu işe alır. Bir yağmur fırtınası kampı dünyanın geri kalanından soyutladığında korkunç cinayetler başlar. Gençler sırayla, korkunç şekilde cinayete kurban gitmektedir.


Filmin fragmanı için tıklayınız

*********************************************************************************************

Hitcher

Otostopçu Robert Harmon'un yönettiği, Eric Red'in yazdığı başrollerinde Rutger Hauer, C. Thomas Howell, Jennifer Jason Leigh ve Jeffrey DeMunn'ın olduğu 1986 yılı yapımı korku ve gerilim filmidir.

Tatile giden iki kolej öğrencisi Grace ve Jim aslında yolda otostopçulardan uzak duran bir çifttir. Aniden yollarına çıkan bir yabancıyı da bu yüzden arabalarına almazlar. Ancak durdukları benzin istasyonunda bu yabancıyla bir kez daha karşılaşırlar ve en yakın otele götürmek şartı ile onu arabalarına alırlar.


Filmin fragmanı için tıklayınız

_____________________________________________________________________________________________________________________


4- Night Of The Demons (1988)
5- The Return of the Living Dead (1985)
6- A Nightmare on Elm Street (1984)




Night Of The Demons (1988)

Cadılar bayramı gecesi üç genç otomobilleriyle partinin yapılacağı terkedilmiş uğursuz Hull House’a doğru yol almaktadır. Burası mezarlığın ortasında yer alan eski bir cenaze evidir.

Filmin fragmanı için tıklayınız

*******************************************************************************************

The Return of the Living Dead

Dan O'bannon'un yönettiği 1985 yılı yapımı filmde, Linnea Quigley, James Karen, Thom Mathews, Clu Gulager, Brian Peck rol alıyor.

Süper markette çalışan Freddy ve Frank marketin bodrum katında bulunan ve içinde bir cesedin bulunduğu, büyük bir tüpü incelerken yanlışlıkla tüpteki gazı boşaltırlar. Gazdan baygınlık geçiren Freddy ve Frank ayıldıktan sonra tekrar yukarı çıkarlar ve inanılmaz şeyler olmaya başlar. Tüpten sızan gaz havalandırmadan bütün markete yayılmıştır. Doldurulmuş hayvanlar, deney için dondurulmuş kobaylar ve derin dondurucudaki bir kadavra aniden canlanmıştır. Korku içinde marketin sahibi olan When’i ararlar. Dondurucudaki kadavrayı parçalara ayırırlar ama yinede onu öldüremezler. Son çare olarak marketin karşısındaki morgun fırınında onu yakıp kurtulmak isterler ama yaktıkları zaman kadavradan çıkan dumanlar, hemen morgun yakınındaki mezarlığın üstüne siner.Yağmurun da etkisiyle toprağa karışan duman, mezarlıktaki tüm ölülerin canlanmasına sebep olur.


Filmin fragmanı için tıklayınız

********************************************************************************************

A Nightmare on Elm Street

Elm Sokağında Kabus, Wes Craven tarafından yazılmış ve yönetilmiş 1984 yapımı Amerikan korku filmidir. John Saxon, Heather Langenkamp, Ronee Blakley, Amanda Wyss, Jsu Garcia, Robert Englund ve Johnny Depp gibi oyuncuları barındırır.

Ohio’da Springwood isimli kurgusal bir kasabada birkaç gencin rüyalarında seri çocuk katili Freddy Krueger’ın hayaleti tarafından katledilmesini konu alır.


Filmin fragmanı için tıklayınız
__________________________________________________________________________________________________________________

7- Prince of Darkness (1987)
8- The Thing (1982)
9- The Evil Dead (1981)




Prince of Darkness

Prince of Darkness, John Carpenter'ın yönettiği, Victor Wong, Donald Pleasence, Anne Marie Howard, Lisa Blount ve Jameson Parker'ın rol aldığı 1987 yapımı Gerilim, Korku türünde bir filmdir.

Los Angeles'in aşağı mahallelerinden birinde bulunan eski bir kilisede bir takım garip olaylar gerçekleşmektedir. Kilisenin rahibi, Profesör Birack'tan ve ekibinden yardım ister. Kilisenin bodrumunda çok garip bir şey bulurlar. Antik bir muhafazanın içinde saklanan ve kendi etrafında dönmekte olan yeşil bir sıvı.


Filmin fragmanı için tıklayınız

***********************************************************************************************

The Thing

1982 ABD yapımı bilim kurgu korku filmidir. Başrolünde Kurt Russell'ın yer aldığı filmi John Carpenter yönetmiş ve Bill Lancaster yazmıştır.

Film buzda donduktan sonra canlandırılan şekil değiştirebilen bir uzaylı yaratık hakkındadır. Yaratık Antaktika'daki bir bilimsel araştırma istasyonuna sızar ve Norveçli araştırma ekibini öldürür. Yakınlardaki bir Amerikan araştırma ekibi olayı araştırır ve sırayla yaratığın saldırısına uğrarlar.


Filmin fragmanı için tıklayınız

***********************************************************************************************

The Evil Dead

The Evil Dead (Türkiye’de “Şeytan’ın Ölüsü” olarak da bilinir) 1981 yapımı bir korku filmidir. Sam Raimi tarafından yazıldı ve yönetildi. Başrollerde Bruce Campbell, Ellen Sandweiss and Betsy Baker vardır.

Ash, sevgilisi Linda ile birlikte, yanlarına başka bir çift (Scotty ve Shelly) ve arkadaşları Cheryl'i alarak, Tennessee ormanındaki bir kulübeye haftasonu tatillerini geçirmeye giderler. Kulübenin mahzeninde ölülerin kitabı Necronomicon'u (Book of the Dead) ve bir ses bandı bulurlar. Kitaptaki büyülü sözleri içeren bu ses bandını çaldıklarında farkında olmadan intikam isteyen eski iblisleri uyandırırlar. Bir süre sonra içlerinden bazıları iblislerin etkisi altına gireceklerdir.


Filmin fragmanı için tıklayınız
_______________________________________________________________________________________________________________

10- Day of the Dead (1985)
11- Re-Animator (1985)
12- The Prowler (1981)




Day of the Dead

Day of the Dead, George A. Romero tarafından yönetilen ve Yaşayan Ölülerin Gecesi isimli film serisinin üçüncüsü olan, 1985 yılında vizyona giren ABD yapımı korku filmidir.

Yaşayan ölülerin hükmettiği kontrolden çıkmış bir dünyadayız. Küçük bir grup bilimadamı ve asker, Florida'daki bir füze silosuna sığınmış, dünyanın kaderini belirlemeye çalışıyorlar. Bilimadamları bir yandan yakaladıkları zombiler üzerinde korkunç deneyler yaparak bir tedavi aramaya çalışırken, bir yandan da askerlerin tutkularını tatmin edecek arayışlara zorlanıyorlar.


Filmin fragmanı için tıklayınız

*********************************************************************************************

Re-Animator

Re-Animator, H. P. Lovecraft tarafından kaleme alınmış aynı adlı hikayeden yola çıkan ve senaryosu Dennis Paoli tarafından yazılıp 1985 yılında Stuart Gordon tarafından yönetilmiş bir korku-bilim kurgu türü filmdir.

Çalışkan bir tıp öğrencisi olan Dan,büyük bir hastanede asistan olarak çalışmaktadır.Okulunda epey popüler olan Dan, dekanın kızı Megan ile birlikte takılmaktadır.Günün birinde kirayı paylaşmak için evine bir oda arkadaşı aramaya başlayan Dan, ilan sayesinde odayı tutmak isteyen West ile tanışır.West İsviçre'de Gruber isimli ünlü bir profesörün gözetiminde çalışmalarını sürdüren zeki bir gençtir.West bodrum katında Dan'in ölen kedisi üzerinde çalışmalar yapmaktadır.Göz alıcı renkte bir serum sayesinde yakın zaman önce ölen herhangi bir hayvanın beyinden enjeksiyon yaparak hayata döneceğini iddia etmektedir.Ölen kedi üzerinde deneyin başarılı olması sonrasında hastanede hemen yer yere giriş izni olan Dan sayesinde morga ulaşarak yakın zaman önce ölen bir insan üzerinde serumu deneyerek gözlemler yapmak isteyen West,sonunda Dan'in aklına girmeyi başaracaktır.Ancak insan üzerinde ilk denemelerini yapacak olan West bazı konularda Dan'i yeterince bilgilendirmemiştir.


Filmin fragmanı için tıklayınız

**********************************************************************************************

The Prowler

Joseph Zito'nun yönettiği, Farley Granger, Vicky Dawson, Christopher Goutman, Cindy Weintraub'un rol aldığı 1981 yılı yapımı teen-slasher filmdir.

2. Dünya savaşında gibi giyinen seri katil New Jersey'in bir kasabasında insanları öldürmektedir.Cinayetlerle alakalı tek bağ ise 35 yıl önce işlenen bir cinayettir...


Filmin fragmanı için tıklayınız

__________________________________________________________________________________________________________________

13- Critters (1986)
14- An American Werewolf in London (1981)
15- Fright Night (1985)




Critters

Stephen Herek'in yönetmen koltuğuna oturduğu, 1986 yılı yapımı filmdir.

Başka bir gezegenden gelen yaratıklar Dünya'ya Amerika'nın orta batısında bir kasabanın yakınına inmişlerdir. Bu yaratıklar önlerine çıkan herşeyi yemekte ve yedikçe daha da büyümektedirler. Bunları durdurmak için galaksiler arası ödül avcıları ile kasabanın dışında yaşayan bir aile güçbirliği yapacaktır.


Filmin fragmanı için tıklayınız

*************************************************************************************************

An American Werewolf in London

An American Werewolf in London, 1981 İngiltere-ABD ortak yapımı korku filmidir. Senaryosunu John Landis'in yazıp yönettiği filmin başlıca rollerinde David Naughton, Griffin Dunne ve Jenny Agutter oynamışlardır.

Amerika'lı iki üniversite öğrencisi olan David ve Jack tatillerini geçirmek için otostop yaparak geldikleri İngiltere'nin kuzeyinde bulunan kırsal bölgede aniden yağmura tutulunca ilk rastladıkları ücra köyün "Parçalanmış Kuzu" adındaki eski pub'ına kapağı atarlar. Burada pek de dostça karşılanmazlar. Hava kararmış olmasına rağmen yollarına devam etmek zorunda kalırlar. Köyün sakinleri tarafından kendilerine yapılan tek uyarı yoldan ayrılmamaları yönünde olur. Bu uyarıya kulak asmayan iki genç kestirme yolu denerlerken karanlıkta ne olduğu belirsiz bir yaratığın saldırısına uğrarlar.


Filmin fragmanı için tıklayınız

*************************************************************************************************

Fright Night

Tom Holland'ın yönettiği, başrollerinde Chris Sarandon, William Ragsdale, Roddy McDowall ve Amanda Bearse'in oynadığı 1985 yapımı filmdir.

Charlie Brewster kendi halinde bir öğrencidir ve onun için gece geç vakitlerde korku filmleri seyretmekten daha güzel bir şey yoktur. Yan eve taşınan yeni komşular garip davranışlarıyla Charley'nin dikkatini çekerler ve kendini korku filmlerine kaptırmış olan Charley onların birer vampir olduğunu fark eder. Onun için artık bir kabus başlamıştır.Bu inanılmaz olayda kendisine yardım edebilecek tek kişi ise artık gözden düşmüş eski bir aktör olan Peter Vincent'tır ve Peter gece geç saatlerde korku filmlerini aratmayan show programıyla yaşamına devam etmektedir.Vincent vampirleri gerçek hayatta görmenin mümkün olmadığına inanmaktadır ama işin içine para girince bu durum hemen değişiverir.


Filmin fragmanı için tıklayınız

_____________________________________________________________________________________________________________________


16- Dolls (1987)
17- Pet Sematary (1989)
18- Puppetmaster (1989)




Dolls

Stuart Gordon yönettiği ve Ian Patrick Williams, Carolyn Purdy-Gordon, Carrie Lorraine oynadığı 1987 yapımı korku filmidir.

Küçük Judy, babası David ve üvey annesi Rosemary arabayla seyahat ederken fırtınaya yakalanırlar. Çamura saplanan arabayı kurtaramayan sorunlu aile hemen yanı başlarındaki eve sığınmaya karar verir. Oyuncak bebek yapan yaşlı bir çiftin ikamet ettiği ev tıka basa oyuncak bebekle doludur. Benzer şekilde yolda kalan çocuk ruhlu, saf Ralph ve otostopla arabasına aldığı iki çılgın kız da aynı eve sığınır. Misafirperver yaşlı çift fırtına geçene kadar herkesi ağırlamayı kabul eder.Yorgun misafirler odalarına çekilir. Isabel çalınacak değerli eşya peşine düşer ve evin loş koridorlarında gezinmeye başlar. Girdiği bir odada canlanan oyuncakların saldırısına uğrar.Olayı gören Judy ailesine durumu anlatır ama tabi ki ona inanmazlar. Ralph ile güçlerini birleştiren Judy canlanan oyuncakların sırrını çözmek için kolları sıvar.


Filmin fragmanı için tıklayınız

**********************************************************************************************

Pet Sematary

Stephen King'in 1983 yılında basılan bir romanından uyarlanan film, 1989 yılı yapımıdır. Yönetmenliğini Mary Lambert yapmıştır.

Dr. Louis Creed eşi ve çocuğu yaşadıkları travmanın ardından sakin bir kasabaya taşınırlar. Bir müddet sonra çok sevdikleri kedileri ölür. Komşuları olan ihtiyar doktor onu geri getirmenin bir yolu olduğunu ancak bunun tehlikeli olduğunu söyler. Yine de kabul eden Creed eski bir kızılderili mezarlığına gider ve kediyi gömer. Kedi ertesi gün geri döner ancak huyu değişmiş ve saldırganlaşmıştır.


Filmin fragmanı için tıklayınız

***********************************************************************************************

Puppetmaster

David Schmoeller'ın yönettiği, Mews Small, Barbara Crampton, Irene Miracle, William Hickey ve Paul Le Mat'ın rol aldığı 1989 yılı yapımıdır.

Bir grup medyumun bir otelde buluşması ve bu otelde bir takım oyuncakların bu medyumları avlaması konu edilir.Bir kutu küçük oyuncak, bir suç çetesi haline gelecek ve terör estirmeye başlayacaktır.


Filmin fragmanı için tıklayınız
________________________________________________________________________________________________________________________

19- The Blob (1989)
20- Neon Maniacs (1986)
21- La Casa 4 (witchcraft) (1988)





The Blob

Chuck Russell'ın yönettiği, 1988 yılı Abd yapımı filmdir.

Bir ateş topu ormana düşer.O sırada oradaki yaşlı bir adamla, motorsikletini tamir etmek için oraya giden Brian, düşen ateş topunun yanına giderler.Yaşlı adam olay yerine gittiğinde jöle kıvamında bir nesne görür.Nesne kendisini incelemek isteyen yaşlı adamın eline yapışır ve onu emer.Bu sırada Brian olayı görür.Adam acıdan inlerken kendini yola atar.Yoldan, bir çift arabayla geçmektedir.Arabadakiler Meg ve Paul çiftidir ve Brian’ın okuldan arkadaşıdır.Brian,Meg ve Paul yaşlı adamı hastaneye götürürler.Hastanede korkunç olaylar birbiri ardına gelişir.


Filmin fragmanı için tıklayınız

*********************************************************************************************

Neon Maniacs

Neon Maniacs, Joseph Mangine'ın yönettiği 1986 yılı yapımı bir filmdir.

Öykü San Fransisco’da Golden Gate köprüsünün yakınlarında kanlı bir cinayetle başlar. Daha sonra geceleri köprünün altındaki dehlizlerden çıkan bir gurup acaip yaratık çevredeki parklarda eğlenen, alem yapan gençlere saldırıp katliam yaparlar.


Filmin fragmanı için tıklayınız

*********************************************************************************************

La Casa 4 (witchcraft)

Fabrizio Laurenti'nin yönetmenliğini yaptığı, başrollerinde David Hasselhoff, Linda Blair, Annie Ross, George Stevens ve Hildegard Knef'in rol aldığı 1988 ABD, İtalya yapımı kült korku filmidir.

Küçük bir kasabada 300 yıl öncesinde yaşanan korkunç bir olay vardır.O günlerde, kasaba sakinleri, şeytana taptıkları gerekçesiyle hamile bir kadını evine kadar kovalar ve hem onu hem de kocasını yakalayıp bir çarmıha bağladıktan sonra canlı canlı yakar.o evin günümüzdeki sakinlerinden Jane hamiledir ve kocasının annesine ait o evde yaşamaktadır. Geceleri o ev ve kocasının ailesi hakkında garip rüyalar görmeye başlar.Bu rüyalar gün geçtikçe korkunç bir hale dönüşür ve sonunda onun için tam bir kabus haline gelir.


Filmin fragmanı için tıklayınız

____________________________________________________________________________________________________________________
22- The Shining (1980)
23- Poltergeist (1982)
24- Christine (1983)




The Shining

The Shining, 1980 yapımı Stanley Kubrick'in Stephen King'in aynı adlı romanından uyarladığı filmdir.

Alkolizm sorunları ve sinirli yapısı yüzünden öğretmenlik işini kaybetmiş Jack Torrance adında bir yazarın alkolü bırakarak kendisi ve ailesinin hayatını yeniden düzene koyma çabaları sırasında bir arkadaşının önayak olmasıyla dağ başındaki bir otelin bakıcılık işini kabul etmesiyle başlar. Jack kış aylarında müşterisi olmadığı için birkaç aylığına kapatılan bu ücra ama büyük lüks otelin bakıcılığını yapacaktır. Jack Torrance hem ailesiyle birlikte yerleştikleri bu bomboş otelin kış bakımını yapıp hem de yarım kalan kitabını tamamlamaya çalışırken otelin karanlık geçmişiyle ilgili garip ve korkunç şeyler olmaya başlar.


Filmin fragmanı için tıklayınız

***********************************************************************************************

Poltergeist

Tobe Hooper'ın yönettiği, Craig T. Nelson, JoBeth Williams, Beatrice Straight'ın oynadığı, Steven Spielberg ve Frank Marshall'ın yapımcılığını üstlendiği 1982 yapımı korku filmidir.

Evlerinin bir mezarlık üzerine kurulu olduğunu bilmeyen Freeling ailesi kısa zamanda kötü günler geçirmeye başlar.Kötü Ruhlar yani hayaletler bazı özel güçlere sahip evin küçük kızı Carel Annie'yi evdeki televizyon aracılığıyla kendi boyutlarına çekerler.Artık onu kurtarmaya çalışmacak anne ve babasınındır.Ama Carel Annie için zaman gittikçe daralmaktadır.Üstelik şeytan Carel'ı etkisi altına almaya çalışmaktadır.Öfkeli hayaletler tekrar yaşama dönmek için küçük kızın gücünü kullanmak isterler..


Filmin fragmanı için tıklayınız

***********************************************************************************************

Christine

Stephen King'in aynı adlı romanından uyarlanan 1983 tarihli, ABD yapımı korku filmidir. Yönetmenliğini John Carpenter'ın üstlendiği filmde "Christine" adlı bir otomobilin sahibi üzerindeki etki anlatılmaktadır.

1957 yılında Detroit'teki bir otomobil fabrikasının montaj hattında çalışan işçilerden biri elini 1958 model Plymouth Fury marka aracın kaportasına kıstırır ve diğer bir işçi aynı aracın içinde boğularak ölür. Aradan 20 yıl geçer, yıl 1978'dir. Arnie lakabıyla tanınan Arnold Cunningham, otomobili bir arazide görür ve otomobilin satılık olduğunu fark eder. Ardından otomobili 250 dolar ödeyerek satın alır.Otomobili satın aldıktan sonra Arnie'de değişimler başlar.Onun için artık hiçbirşey eskisi gibi değildir.


Filmin fragmanı için tıklayınız

______________________________________________________________________________________________________________________
25- House (1986)
26- Shocker (1989)
27- Scanners (1981)




House

Steve Miner'ın yönettiği ve William Katt, George Wendt, Richard Moll'ün oynadığı 1986 yapımı korku filmidir.

Korku romanı yazarı olan Roger Cobb'un oğlu gizemli bir şekilde kaybolmuştur ayrıca Vietnam yaşadığı tecrübelerde onun akıl sağlığını bozmaktadır. Ölen teyzesinden miras kalan ev ise ona Vietnam'da hayatını kaybetmiş arkadaşlarını ve korkunç yaratıklarla dolu olması kahramanızım yavaş yavaş delirmesine neden olacaktır.


Filmin fragmanı için tıklayınız

*********************************************************************************************

Shocker

Wes Craven'ın yönettiği ve Michael Murphy, Peter Berg, Mitch Pileggi oynadığı 1989 yapımı filmdir.

Jonathan Parker’ın hayatında, çok sevdiği kız arkadaşı ve iyi bir oyuncusu olduğu okul futbol takımı dışında başkaca önemli bir referans noktası yoktur. Parker bir gece rüyasında, ailesinin psikopat bir katil tarafından vahşi biçimde öldürüldüğünü görür. Dahası katil de onu görür ve aralarında, rüyadayken bir kavga yaşanır. Rüyasının gerçekliğinden etkilenen Parker ailesinin evlerine koştuğunda onların tam da rüyasında gördüğü gibi öldürülmüş olduklarını görür. Ailesinin hayatta kalan tek ferdi olan polis müfettişi babasına ailesini öldüren kişinin tarifini yapar ama tabi ki kimse ona inanmaz. Ancak cinayetler devam etmektedir. Katili bir türlü bulamayan babası Jonathan'ı dinlemeye karar verir ve Jonathan polisleri Horace Pinker adlı TV tamircisine götürür. Horace Pinker gerçekten de katildir ve yakalanıp hapse atılır. Elektrikli sandalyede idam edilen Pinker, daha da güçlenmiş biçimde geri dönecektir. Çünkü Pinker, bir takım kara büyüler ile TV üzerinden ve hatta elektrik akımı ile istediği yere gidebilmekte ve istediği vücudu ele geçirebilmektedir.


Filmin fragmanı için tıklayınız

*********************************************************************************************

Scanners

Scanners, David Cronenberg'in imzasını taşıyan 1981 yılı yapımı Bilim Kurgu, Gerilim, Korku filmidir.

Tarayıcılar insan üstü telekinetik güçlere sahip kişilerdir. Yıllar önce bir ilacın hamile kadınlar üzerinde denenmesi sırasında ortaya istemeden çıkmış bir türdür onlar. Yaşamlarını, insanlığın geri kalanından güçlerini gizleyerek ama nimetlerinden de yararlanarak sürdürmektedirler. Ancak aralarından biri, Darryl Revok, telepatik yetenekleri daha da gelişmiş bir ırk yaratarak dünyaya hükmetmeye kalktığında karşısında hümanist tarayıcı Cameron Vale’i bulacaktır.


Filmin fragmanı için tıklayınız

________________________________________________________________________________________________________________


28- Sleepaway Camp (1983)
29- Demons (1985)
30- From Beyond (1986)






Sleepaway Camp

Robert Hiltzik'in yönettiği ve Felissa Rose, Jonathan Tiersten, Karen Fields'in oynadığı 1983 yapımı filmdir.

Angela, ailesini elim bir tekne kazasında kaybettikten sonra tuhaf teyzesi ve kuzeni Ricky ile büyümüştür.Kuzeni ile ilk defa gittiği gençlik kampı tatili, acımasız bir katilin kamptaki gençleri birer birer öldürmeye başlamasıyla zehir olacaktır.


Filmin fragmanı için tıklayınız

***********************************************************************************************

Demons

Lamberto Bava'nın yönettiği, Dario Argento'nun yapımcılığını yaptığı 1985 yılı, İtalya yapımı filmdir.

Bir sinema salonu dolusu insan, insan bedenine giren ve insanları vahşice öldüren iblislere karşı kendilerini savunmak için kanlı ve vahşi bir mücadeleye girişirler.Evil Dead tarzı bu korku filminin senaryosunu yazanlar arasında ünlü italyan korku filmi yönetmeni ve yazarı Dario Argento'da bulunuyor.


Filmin fragmanı için tıklayınız

***********************************************************************************************

From Beyond

Stuart Gordon'un yönettiği, Ken Foree, Barbara Crampton, Jeffrey Combs ve Dale Wyatt'ın rol aldığı 1986 yapımı korku-bilimkurgu filmidir.

Crawford, resonator adlı cihazı denerken (manyetik alanla öteki boyuta geçiş sağlıyor) yılan şeklinde bir canlının saldırısına uğrar. Makinenin çalışmasının sevinci ile hemen Dr. Edward'a olayı bildirir. Dr. Edward ise makineyi kendisi de denemek isteyip neler olacağını görmek istemektedir. Makineyi uzun süre çalıştırarak kendisini tehlikeye atan Edward, diğer boyutlardan gelen yaratıkların saldırısına uğrar.


Filmin fragmanı için tıklayınız
Uzun yıllardır son derece ilgi gören ve her sene büyük bir merakla beklenen Guinness Rekorlar Kitabı’nın 2013 versiyonu çıktı. Dünyanın her köşesinden hemen hemen her konuda rekorların toplandığı bu kitapta birbirinden ilginç ve birbirinden şaşırtıcı rekorları da hayretler içinde okunmaya devam ediyor. İşte rekorlardan bazıları;

Yaşayan en uzun insan; Sultan Kösen. 10 Aralık 1982 Türkiye doğumlu Sultan Kösen 2m 51 cm boyunda.



Dünyanın en kısa kadını: Jyogı Amge sadece 62,8 cm



Dünyanın en alçak arabası yerden 45.2 cm yüksekliğiyle, Mirai dünyanın trafiğe çıkabilen en alçak arabası olarak kayıtlara geçti.



En kısa boğa; 29 aylık 76.2 cm boğa Archıe, diğer boğalardan 38 cm daha kısa boyuyla kuzey İrlanda’nın Antrim bölgesinde kayıtlara geçti.



En kısa adam; Katmandu’nun başkenti Nepal’de yaşayan 72 yaşındaki Chandra Bahadur Dangi’nin, Lainchaur bölgesinde Ciwec tıp merkezinde yapılan ölçümlerde 54,6 cm'lik boyu, onu şimdiye kadar ölçülen en kısa adam yaptı.



Dünyanın en derin havuzu; Belçika Brüksel’deki Nemo33, Guinness dünya rekorları tarafından, 33 metrelik derinliğiyle dünyanın en derin yüzme havuzu olarak belirlendi.



En fazla objeyi havaya atıp tutma; Rekortmen Alex Barron en fazla sayıda objeyi havada tutarak hokkabazlık yaptı: Rekortmen aynı anda 11 topu havada tutabiliyor



En büyük ticari sosisli sandviç; Dan Abbate; en büyük sosisli ticari sandviçin mucidi. Gorilla Tango Novelty et şirketinin kurucusu ve büyük sosisli sandviçin mucidi 31 yaşındaki Dan Abbate; en büyük sosisli ticari sandviç ile Guinness rekoruna sahip oldu.



Dünya'nın en büyük atı: Poe isimli Clydesdale türü at tam 3 metre boyunda ve 1.3 ton ağırlığında. Normal bir attan bir metre daha uzun olan Poe, henüz 18 aylık. Dev at her gün 5 kilogram yem, iki balya saman ve 75 kova su içiyor.



En yüksek su kayağı; Dünyanın en yüksek su kayağı Brezilya’nın Rio de Janerio şehrindeki Barra do Pirai bölgesindeki Agvas Quentes Country Club’da yer almakta. 49.9 metre baş döndüren bir uzunluğa sahip olup özgürlük heykelinden daha uzundur. Alçalma açısı 60 derecedir. Aşağıya doğru 96 kilometre hıza yaklaşan bir inişte sahiptir.



Dünyanın en yüksek kabloyla sabitlenmiş köprüsü; Köprü sütunlarından çıkan kablolarla desteklenmektedir. Meksika’da bulunan bu Balvarte Bicentemral köprüsünün en yüksek noktası Bluarte nehrinin ortalama su seviyesinin 402.57 metre yukarısındadır. Köprü 12 beton kolonla desteklenmektedir. En uzun kolunun yeraltındaki temelinden yol düzeyine kadar olan yüksekliği 153 metredir.



Dünyanın en büyük yer altı sondaj makinesi; The Mixshield yer altı sondaj makinesi Almanya’da Herrenkmecht tarafından yapıldı. Ölçüleri 15.43 metre yarıçapında ve 2300 ton ağırlığındadır. Çin’deki Yongtze nehrinin altından Shanghai’den Changxing adasına kadar uzanan iki tünelin açılmasında 2 mixshields kullanıldı. Tünellerin yapımı 2006’dan 2008’e kadar sürdü. 7,47 km uzunluğunda ve 65 metre derinliğe sahiptir.



Dünyanın en büyük hamburgeri; 352.44 kg ağırlığındaki dünyanın en büyük hamburgeri Juicys Yemek ve Ovations yemek şirketi tarafından Oregon’da yapıldı. Hamburger 5,000 dolara satıldı.



En uzun mohikan saçı; Rekortmen Kazuhıro Watanabe, dünyadaki en uzun mohikan stili saça sahip. Moda tasarımcısının 113.5 cmlik mohikan saçı Tokyo’da tescillendi.



Sürülebilir en ağır bisiklet: Wouter Van Den Bosch sürülebilen en ağır bisikleti yaptı ve rekorlar kitabına girdi. Onun "Canavar bisikleti" 750 kg ağırlığında ve bisikletini memleketi Arnhem Hollanda’da sıklıkla sürüyor.



En büyük Spiral yol rekoru; Hot Wheels Double Dare Snare kamyon oyununun devasa boyuttaki versiyonu, araba dünyası rekorlarında en büyük spiral olarak yerini aldı. Spiral 18.2 m yüksekliğinde.



İnsan ve şilteden oluşan domino rekoru; İnsan ve şilteden oluşan domino rekoru yine Çin’de kırıldı; 1001 katılımcının yere düşmesi ile en geniş katılımlı insan dominosu rekoru Çin’de kırıldı.



Dünyanın en geniş koleksiyonu; Darlene Flynn, dünyanın en geniş ayakkabı ve ilgili malzemeleri koleksiyonunun sahibi. 12 yıldan uzun bir zamandır, Darlene Flynn 14,684 parçalık ayakkabı ve ilgili malzemeleri koleksiyonunu biriktiriyor.



En geniş pazuya sahip adam: Mustafa İsmail. Nam-ı diğer Temel Reis. Pazuları 79 santim. Her gün 1.5 kilo tavuk yiyor ve protein takviyesi alıyor. Mısırlı ama ABD’de yaşıyor. Yaşı 24.



En Büyük Hello Kitty koleksiyonu. Asako Kanda, Japonya. 4,519 farklı Hello Kitty'e sahip.



En büyük madencilik kamyonu: 470,4 metreküp hacme sahip Westech T282C Flow Control Body. Tek metreküpte 0.86 ton ağırlık taşıyan T282C toplamda 404 tonun üzerinde maden taşıyabiliyor.



Samad Hassan isimli bir cambaz, uçsuz bir boşlukta 700 metre uzunluğunda ve 3.1 santimetre kalınlığında bir ipte dengede yürüyerek adını rekorlar kitabına yazdırmayı başardı.



Brian Spotts tam 439 yumurtayı dengede tutarak adını Guinness'e yazdırdı..



Dünyanın en yaşlı ikizleri olan Marie ve Gabrielle Belçika´da yaşıyor ve 101 yaşındalar.



Youtube tarihindeki en çok izlenen ve beğenilen video: Koreli pop yıldızı ‘PSY’ , videosu Gangnam Style ile büyük bir başarı yakaladı, şimdi de bu başarılara Guinness dünya rekorunu ekledi. 15 Temmuz’dan beri seyredilebilen video, 1,5 milyarın üzerinde izlenme ve 7 milyonun üzerinde beğenilme sayısıyla, Youtube tarihinin en çok izlenen ve beğenilen videosu oldu.



Dünyanın en geniş online sosyal ağı; Mart 2013’de Facebook 901 milyonun üzerindeki aylık aktif kullanıcıları ve 125 milyondan daha fazla arkadaş paylaşımlarıyla en geniş online sosyal ağ olarak seçildi. 300 milyonun üzerinde de fotoğraf paylaşıldı.







En sevdiğim repliği...

-Şabancım beni nasıl buluyorsun?

-Çok kolay buluyorum.. merdivenlerden çıkıyorum hoop yanındayım..





Her zaman kalbimizdesin, büyük üstad..

Pfister Oteli





1893 yılında inşa edilen bu otel ABD başkanı William McKinley ve ondan sonraki bütün başkanları ağırlamıştır. 1927′de ölen otelin kurucusu Charles Pfister’in hayaletinin gece vakti otelde birçok kere görüldüğü söyleniyor. Bazı müşteriler de bazen garip sesler duyduklarını ve doğa üstü deneyimler yaşadıklarını anlatıyorlar.

Coronado Oteli





1887 yılında açılan otel San Diego, Coronado’da bulunuyor. 1982 yılında genç bir kadın California Körfezi’nde bulunan bu lüks otele kocasını beklemek üzere kaydını yaptırmış. Kocası otele hiç gelmemiş ve birkaç gün sonra da kadın merdivenlerde ölü olarak bulunmuş. O günden beri otelin çalışanları ve konukları siyah giysili ve soluk benizli bir kadın silüetine rastladıklarını söylüyorlar.

Hotel Petzow





Doğu Almanya yakınlarındaki Posdam yakınlarında bulunan 18. yüzyılda yapılmış bu bina şimdilerde hotel olarak hizmet veriyor. Ancak koridorları baron katliamlarının karanlık tarihine şahitlik ediyor.Hotelde kalan birçok müşteri geceleri sesler duyduklarını, kapıların kendiliğnden açılıp kapandığını belirtmiş.

Stanley Hotel







Stanley Buharlı otomobillerinin kurucusu Freelan O. Stanley’in adını alıyor. Stanley’in hayaletinin sık sık otelin bilardo odası ve barını ziyaret ettiği söyleniyor. Konuklar otele hiç çocuk kaydolmamasına rağmen gece koridorlarda gürültü yapan çocuklardan şikayetçi. Stanley Hotel aynı zamanda 1997 yapımı The Shining isimli 3 bölümlük tv dizisinin de mekanı.

Langham Hotel





Londra Langham Otel 1865 yılında açıldı ve Mark Twain, Oscar Wilde ve Arthur Conan Doyle dahil olmak üzere birçok ünlü kişi tarafından ziyaret edilmiştir.Yıllar içerisinde birçok hayalet vakası bildirilmiştir. En çok hayalet vakası 333 no'lu odada yaşanmıştır. Ayrıca Hotel'de bu zamana kadar 20'nin üzerinde intihar vakası yaşanmıştır.Birinci Dünya Savaşı başlamadan önce bir asker pencereden dışarı atlamıştır. Daha sonraları ise Hotel'de kalan birçok konuk, askeri kıyafetler içerisinde duran bir adam figürü gördüğünü iddia etmiştir.
25 haziran 2009'da aramızdan ayrılan popun Kralı Michael Jackson'ın 4.ölüm yıl dönümü...

Pop Kralı Jackson, Amerika sınırlarını aşarak, dünya pop müzik tarihine damgasını vurmuş, çıkardığı hemen hemen bütün albümler hit olmuş ve tüm zamanların en iyi satış rakamlarına ulaşmıştı.Benzersiz ve kendine özgü dansıyla, sansasyonel özel hayatıyla, eğlence sektörüne getirdiği farklı solukla 70'li yıllardan günümüze değin süren müzik kariyeri boyunca dünya çapında bir "pop idolü" haline geldi...



Bugün, ölümünün dördüncü yıldönümünde dünya da bir çok yerde anılıyor.




Yapraklar kurur, çiçekler solar, insanlar göçer. Bazıları ise kanatlanır...

Bazen anlamak ve özümsemek için ayrılırlar yolun bir kısmında. Yolun neresinde olduğumuzu tam kestiremesek de beynin ve kalbin ayrılığını ve bağlılığını birlikte hissettiğimiz kompleks bir vakit; 25 Haziran.

Bize hayran bıraktırdığı karakteri, sanatı ve dünya görüşünün ne kadar sağlam temelli ve ne kadar engin olduğunu anlamak için neye ihtiyacımız var? Hiçbir şeye. Çünkü hangi kavramı bağdaştırsak güzelleşiyor O'nunla: Mükemmellik, özgünlük, duyarlılık, hoşgörü, anlayış, nezaket, ciddiyet, sadakat, güç ve sevgi...

Sensiz dört yıl çok mu kısa yoksa çok mu uzun? Bu zamanı dahi anlayamazken, yokluğunu kabul etmek ne kadar güç.

Ölmeyecek bir şey varsa o da sevgin...





Gidişiyle çocukluğumu, 80'leri ve 90'ları yanında götüren güzel adam, pop müziğin ebedi kralı...

R.I.P


Scream'ın müthiş bir remix'i ile sizleri başbaşa bırakıyorum




Hakkında
Konum: İstanbul,Beşiktaş
Meslek: İç Mimar
İlgi Alanları: Otomobil ve Motorsiklet Kullanmak - Bungee Jumping - Snowboard - Cross - Rafting - Bilardo - Bowling - Elektro gitar (bi tane ibanez srx505 gitarım var yalnız kaldığımda çalıyorum bişeyler)
Hakkımda:
ELZEMSiN®




Sevipte söyleyemediğim şarkılar var, bir dizesini asla hatırlayamadığım şiirler
Keşke, keşke o ben olsaydım dediğim hikaye kadınları
Uyandığımda yalnızca başını hatırladığım, ve asla sonuna kadar görmeyi beceremediğim
Bir adam var düşümde, tam dokunacakken uyandırıldığım
Bir adam var diyorum, düşünüp düşümden ayrı kaldığım...


Temel Bilgiler ve İstatistikler
Aktiflik: Şu anda DH'de değil
Son Giriş: 8 yıl önce
Son Mesaj Zamanı: 8 yıl
Mesaj Sayısı: 1.426
Gerçek Toplam Mesaj Sayısı: 6.209
İkinci El Bölümü Mesajları: 2
Konularının görüntülenme sayısı: 1.298.791 (Bu ay: 1.692)
Toplam aldığı artı oy sayısı: 133 (Bu hafta: 0)
En çok mesaj yazdığı forum bölümü: Konu Dışı / Off Topic
Mesajları
İkinci El Referansları
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.