DonanımHaber'de AraYENİ GELİŞMİŞ ARAMA
ForumBu Bölümde Ara
Yeni DH Mobil Uygulama herkese açık beta sürümü kullanıma açıldı. Gizle Şimdi Dene
İnsan öldükten sonra kısa süre daha görmeye devam edermi ?
38
Cevap
1
Favori
32.802
Tıklama
Tüm Forumlar >> Kültür ve Bilim >> Kültür, Güncel ve Tarih >> Güncel >> İnsan öldükten sonra kısa süre daha görmeye devam edermi ?
Sayfaya Git:
Sayfa:
Giriş
Mesaj
    • Binbaşı
      1715 Mesaj
      06 Haziran 2009 22:20:15 Konu Sahibi
      Diyelim biri kalp krizi geçirdi yığıldı yere kalbi durdu öldü , fakat aklıma geldi beyindemi iflas ediyor o saniye ? Adamın gözleri açık oluyor diyelim ama görüyor , Adam ölmüş fakat beyni olan şeyleri ona hissettiriyormu ? Şu an biraz saçma geldi aslında , Adam zaten ölmüş neyini hissedicek ruhu gitmiş içinden diyenleriniz olur fakat benim öğrenmek istediğim ölünce gerçekten tüm vücut ölüyormu ? Yani hayat ile bağlantısı tamamen kesiliyor mu ?



      |
      |
      _____________________________

    • Binbaşı
      1202 Mesaj
      06 Haziran 2009 22:34:11
      Ölümden sonra sakalların biraz uzaması sanırsam bazı aktivitelerin devam ettiğine işaret ediyor.Ama bunlar yaşam belirtisi değil tabiki.
      |
      |
      _____________________________

      Herkesin üç kişiliği vardır; Ortaya çıkardığı, sahip olduğu, sahip olduğunu sandığı.
      A. Karr

      Vizyon500k
    • Yarbay
      5087 Mesaj
      06 Haziran 2009 23:08:56
      Ölümden sonra saç, sakal, tırnak uzaması diye bir olay yok, olan şey ise; derinin çekilmesiyle saç, sakal ve tırnakların köklerinin ortaya çıkarak daha uzun görünmelerini sağlamasıdır.
      Fransızlar mı, bizim Osmanlılar mı yapıyordu hatırlamıyorum ama geçmişte kafası vurulan adamların kafaları hemen kızgın saclara bastırılırmış, ki kafadaki kan dışarı çıkmadan kafası vurulan kişi son saniyelerde olayı görebilsin, acı çeksin!

      Beyine yeterli kan miktarı sağlandığı sürece kafanın vücuttan ayrılabileceğini ve yaşatılabileceğini düşünüyorum.
      Kalp krizinde beyine kan gitmediği için önce beyin sonra vücud ölüyor.
      Belki Hitler'in doktorları veya başka çatlak bilimadamları denemişlerdir.
      |
      |
      _____________________________

      dıgıdık dıgıdık dıgıdık iihühühü
    • Yarbay
      2788 Mesaj
      07 Haziran 2009 00:01:29
      Ruhun vucudu terkedeceğini nerden çıkardınız.

      Siz onu araba çarpması sonucu öldü olarak görebilirsiniz. Peki ya kendisine acaba araba çarptı mı? Bu yüzden henüz öleceğimizi bile söyleyemeyiz.

      Zaman içersinde seçimlerimizin rolunu oynuyor olabiliriz. İntihar etmeye kalktığınızda başarılı olan ölür ve çevresi tarafından farkedilir, farklı zaman diliminde ruh başarısız olmuş olabilir. Kazalarda aynı şekildedir. Siz her zaman ayakta kalırsınız. Farkettiyseniz asla ölen olamıyorsunuz

      Yaşlılık, bana kalırsa ayakta duran bedenin ölüm arayışıdır.
      |
      |
      _____________________________

    • Yarbay
      21606 Mesaj
      07 Haziran 2009 00:29:41
      Kalp durduktan 5 sonra beyin hücrelerinin ölmesi başlar. Yani o 5 dakikada hala yaşıyorsun ve ruhun bedende. Dini kitaplarda hep bahsedilen ruhun ayaktan başlayıp gırtlağa kadar yavaşça çekilip alınması kan dolaşımının durması ve sonuçta kalbe en uzak bölgede ki hücrelerin önce ölmesidir.
      Önce beyin değil en son beyin ölür. Çünkü vücuttaki kan dolaşımı acil durumlarda bütün damarların kasılarak beyne ve kalbe kanın öncelikli gitmesini sağlar. Kalp durur ama beyin sinirsel yolla periferik damarları kapatıp tüm dolaşımı üzerine alır. O yüzden kalbin durmasından 5 dakika sonra beyin ölmeye başlar. Beynin kan dolaşımını neticesinde ölmeye başlaması da bölgesel aşalar geçirir. Yani alt beyin tabaları korteksten daha evvel ölür. Çünkü alt beyin tabakaların Villis Poligoni denen özel damar ağının en son ulaştığı bölgelerdir. Bu durumda sen öldüğünü ve bunun yavaş bir süreç olduğunu hissedersin. Garip bir şekilde dünyevi ihtiyaçlardan arındığını anlarsın. Çünkü beyninin alt tabakaları yeme, içme gibi temel ihtiyaçları kontrol eder. Birçok rivayette bahsedilen tünelin sonunda ki ışık hüzmesi bu aşamada görülür. Çünkü kan dolaşımının durmasıyla diğer organlar gibi ölen gözlerin kararmıştır. Karanlığın içinde kaldığını anlarsın. İşte zifiri karanlıktan tünelin sonunda ki ışığı görme evresi, gözlerden sinirsel uyarı alamayan beynin 5 dakikalık ölüm sürecine girmeden evvel karanlığın içinde kalmasıdır. Daha sonra alt beyin tabakaları ölmeye başlayınca o ışığın zayıf bir halde parlak bir hale geldiğini anlaması ve en parlak olduğu zaman beynin korteks bölgesinin tamamen ölmesidir.
      |
      |
      _____________________________

      Bazıları hayatı dolu dolu yaşar. Bazıları ise yavaşça akıp geçmesini bekler. Ama hayatı biryerde yakaladın mı, işte O zaman muhteşem birşey olur...
    • Binbaşı
      1715 Mesaj
      07 Haziran 2009 00:51:10 Konu Sahibi
      quote:

      Orjinalden alıntı: TuVNeRa

      Kalp durduktan 5 sonra beyin hücrelerinin ölmesi başlar. Yani o 5 dakikada hala yaşıyorsun ve ruhun bedende. Dini kitaplarda hep bahsedilen ruhun ayaktan başlayıp gırtlağa kadar yavaşça çekilip alınması kan dolaşımının durması ve sonuçta kalbe en uzak bölgede ki hücrelerin önce ölmesidir.
      Önce beyin değil en son beyin ölür. Çünkü vücuttaki kan dolaşımı acil durumlarda bütün damarların kasılarak beyne ve kalbe kanın öncelikli gitmesini sağlar. Kalp durur ama beyin sinirsel yolla periferik damarları kapatıp tüm dolaşımı üzerine alır. O yüzden kalbin durmasından 5 dakika sonra beyin ölmeye başlar. Beynin kan dolaşımını neticesinde ölmeye başlaması da bölgesel aşalar geçirir. Yani alt beyin tabaları korteksten daha evvel ölür. Çünkü alt beyin tabakaların Villis Poligoni denen özel damar ağının en son ulaştığı bölgelerdir. Bu durumda sen öldüğünü ve bunun yavaş bir süreç olduğunu hissedersin. Garip bir şekilde dünyevi ihtiyaçlardan arındığını anlarsın. Çünkü beyninin alt tabakaları yeme, içme gibi temel ihtiyaçları kontrol eder. Birçok rivayette bahsedilen tünelin sonunda ki ışık hüzmesi bu aşamada görülür. Çünkü kan dolaşımının durmasıyla diğer organlar gibi ölen gözlerin kararmıştır. Karanlığın içinde kaldığını anlarsın. İşte zifiri karanlıktan tünelin sonunda ki ışığı görme evresi, gözlerden sinirsel uyarı alamayan beynin 5 dakikalık ölüm sürecine girmeden evvel karanlığın içinde kalmasıdır. Daha sonra alt beyin tabakaları ölmeye başlayınca o ışığın zayıf bir halde parlak bir hale geldiğini anlaması ve en parlak olduğu zaman beynin korteks bölgesinin tamamen ölmesidir.


      Şu siyahla aldığım noktada ölüm anında kalbin kan pompalıyamadığı için gözün beyne sinyal gönderemediğini söylemişsin kan pompalama işleminin olmadığından dolayı , o zaman aynı şey kalp krizi geçiren hastada da görülmesi gerekmez mi ? Öyleyse kalp krizi geçiren kişi tamamen görmüyor , nefes alamıyor , duyamıyor , koku alamıyor , yeme içme gibi faaliyetler de yapamıyor, peki neden kalp krizi anında yanındaki kişinin kendisine aspirin çiğnetmesi gibi öneriler var ? Kalp kan pompalamayınca beyin sinyal almıyorsa kalp krizi anında aspirin nası çiğnenebilir ?
      |
      |
      _____________________________

    • Binbaşı
      1202 Mesaj
      07 Haziran 2009 01:12:22
      quote:

      Orjinalden alıntı: TuVNeRa

      Kalp durduktan 5 sonra beyin hücrelerinin ölmesi başlar. Yani o 5 dakikada hala yaşıyorsun ve ruhun bedende. Dini kitaplarda hep bahsedilen ruhun ayaktan başlayıp gırtlağa kadar yavaşça çekilip alınması kan dolaşımının durması ve sonuçta kalbe en uzak bölgede ki hücrelerin önce ölmesidir.
      Önce beyin değil en son beyin ölür. Çünkü vücuttaki kan dolaşımı acil durumlarda bütün damarların kasılarak beyne ve kalbe kanın öncelikli gitmesini sağlar. Kalp durur ama beyin sinirsel yolla periferik damarları kapatıp tüm dolaşımı üzerine alır. O yüzden kalbin durmasından 5 dakika sonra beyin ölmeye başlar. Beynin kan dolaşımını neticesinde ölmeye başlaması da bölgesel aşalar geçirir. Yani alt beyin tabaları korteksten daha evvel ölür. Çünkü alt beyin tabakaların Villis Poligoni denen özel damar ağının en son ulaştığı bölgelerdir. Bu durumda sen öldüğünü ve bunun yavaş bir süreç olduğunu hissedersin. Garip bir şekilde dünyevi ihtiyaçlardan arındığını anlarsın. Çünkü beyninin alt tabakaları yeme, içme gibi temel ihtiyaçları kontrol eder. Birçok rivayette bahsedilen tünelin sonunda ki ışık hüzmesi bu aşamada görülür. Çünkü kan dolaşımının durmasıyla diğer organlar gibi ölen gözlerin kararmıştır. Karanlığın içinde kaldığını anlarsın. İşte zifiri karanlıktan tünelin sonunda ki ışığı görme evresi, gözlerden sinirsel uyarı alamayan beynin 5 dakikalık ölüm sürecine girmeden evvel karanlığın içinde kalmasıdır. Daha sonra alt beyin tabakaları ölmeye başlayınca o ışığın zayıf bir halde parlak bir hale geldiğini anlaması ve en parlak olduğu zaman beynin korteks bölgesinin tamamen ölmesidir.

      Peki ama bunu yaşayıpta (kalp krizi geçirenler vs.) beyin fonksiyonlarında hayatına devam ederken sorun yaşamayanlar da var . Bu kısmı pek anlayamadım açıkcası. Eğer o hücreler ölüyorsa sakat kalmaları gerekir.Ölmeseler bile.
      |
      |
      _____________________________

      Herkesin üç kişiliği vardır; Ortaya çıkardığı, sahip olduğu, sahip olduğunu sandığı.
      A. Karr

      Vizyon500k
    • Binbaşı
      1715 Mesaj
      07 Haziran 2009 02:39:31 Konu Sahibi
      quote:

      Orjinalden alıntı: Réplika



      Alıntıları Göster



      Ben araştırdım ve şöyle bişey var :

      quote:

      Kalp krizi geçirmiş kimselerde ölen dokunun yerine yenisi gelmez. İşlevsiz bir yara tabakası oluşur. Yani kalp krizinin verdiği hasar geridönüşü olmayan bir hasardır.

      KAYNAK


      İnsan kalp krizinden sonra bu şekilde yaşıyor yani , kalıcı hasarla birlikte ama hâla riskli olarak yaşıyor yukarıda belirtildiği gibi ...
      < Bu mesaj bir yönetici tarafından değiştirilmiştir >
      |
      |
      _____________________________

    • Yarbay
      5087 Mesaj
      07 Haziran 2009 08:17:19
      quote:

      Orjinalden alıntı: TuVNeRa

      Kalp durduktan 5 sonra beyin hücrelerinin ölmesi başlar. Yani o 5 dakikada hala yaşıyorsun ve ruhun bedende. Dini kitaplarda hep bahsedilen ruhun ayaktan başlayıp gırtlağa kadar yavaşça çekilip alınması kan dolaşımının durması ve sonuçta kalbe en uzak bölgede ki hücrelerin önce ölmesidir.
      Önce beyin değil en son beyin ölür. Çünkü vücuttaki kan dolaşımı acil durumlarda bütün damarların kasılarak beyne ve kalbe kanın öncelikli gitmesini sağlar. Kalp durur ama beyin sinirsel yolla periferik damarları kapatıp tüm dolaşımı üzerine alır. O yüzden kalbin durmasından 5 dakika sonra beyin ölmeye başlar. Beynin kan dolaşımını neticesinde ölmeye başlaması da bölgesel aşalar geçirir. Yani alt beyin tabaları korteksten daha evvel ölür. Çünkü alt beyin tabakaların Villis Poligoni denen özel damar ağının en son ulaştığı bölgelerdir. Bu durumda sen öldüğünü ve bunun yavaş bir süreç olduğunu hissedersin. Garip bir şekilde dünyevi ihtiyaçlardan arındığını anlarsın. Çünkü beyninin alt tabakaları yeme, içme gibi temel ihtiyaçları kontrol eder. Birçok rivayette bahsedilen tünelin sonunda ki ışık hüzmesi bu aşamada görülür. Çünkü kan dolaşımının durmasıyla diğer organlar gibi ölen gözlerin kararmıştır. Karanlığın içinde kaldığını anlarsın. İşte zifiri karanlıktan tünelin sonunda ki ışığı görme evresi, gözlerden sinirsel uyarı alamayan beynin 5 dakikalık ölüm sürecine girmeden evvel karanlığın içinde kalmasıdır. Daha sonra alt beyin tabakaları ölmeye başlayınca o ışığın zayıf bir halde parlak bir hale geldiğini anlaması ve en parlak olduğu zaman beynin korteks bölgesinin tamamen ölmesidir.


      Ben hep tersini bilirdim, meğer öyle değilmiş, verdiğin bilgiler için teşekkürler.
      Kalp krizi sırasında çekilen ağrı veya acının kaynağı kalp midir, beynin tehlike karşısında verdiği tepki midir?
      Yoksa krizin ilk aşamasından sonra ölüm daha mı acısız oluyor?
      < Bu mesaj bir yönetici tarafından değiştirilmiştir >
      |
      |
      _____________________________

      dıgıdık dıgıdık dıgıdık iihühühü
    • Yarbay
      21606 Mesaj
      07 Haziran 2009 10:27:46
      Kalp krizi: Kalbin bir bölgesinin kan akışının bozulması veya durması sonucu oksijensiz kalmasıdır. Tıpta Miyarkard İnfarktüsü denilir. Bu ağrı olarak beyne iletilir. Yani kal krizinde kalp durmaz, kalbin bir bölgesi oksijensiz kaldığı için şiddetli ağrı hissedilir. Birçoğunun sandığı gibi kalp krizinde kal durmaz. Eğer zamanında müdahale edilmezse kalp durur.
      Futbolcularda ve sporcularda görülen kalp krizi değil kalbin ani bir şekilde durmasıdır. Bunun çok nedeni var. Mesela aritmi bunlardan biridir. Aritmi kalp ritminin bozulmasıdır. Bu da kalbin kendi sinir iletim ağında olan sinirsel impulsların düzensiz gerçekleşmesiyle oluşur. Kalp krizi sonucu eğer zamanında müdahale edilmezse kalbin o bölgesi ölür. Yıllar sonra nasıl derinizde yaralanma sonucu kabuk oluşursa aynı şekilde ölen bu kalp hücreleri scar denilen bir çeşit yara kabuğu oluşturur. Küçük kalp krizleri kişi tarafından pek hissedilmezler. Çünkü etkilediği bölge küçüktür ve kalbin görevini pek etkilemez. Ama bu küçük kalp kirizleri sonucu ölen hücreler ve onların oluşturdukları scar doku yıllar sonra diğer kalp krizlerinin tetikleyicisi olur. Bu tıpkı 10 kiloluk ağırlığı kaldırdığınızda üzerine 50 gramlık sineğin konmasına benzer. Sizi o an için hiç etkilemez. Ama aynı hareketi yıllar boyu aralıksız yaparsanız bir müddet sonra o sineğin ağırlığını bile çekemezsiniz.
      Beynin bir bölgesinin kan dolaşımının bozulması sonucu oksijensiz kalmasına inme denir. İnme beyinde gerçekleşirse daha ilginç sonuçlar doğurur. Çünkü etkilediği beyin bölgesi vücudun hangi işlevini kontrol ediyorsa o işlem ya çok azalır ya da yok olur. Mesela koku almadan sorumlu bölgede inme olursa kişi koku alamaz veya koku alma keskinliği azalır. Ama inme hareketi kontrol eden merkezde meydana gelirse kişi felç geçirir. Birçok inme kişiler tarafından hissedilmez. Çünkü bunlar etkiledikleri bölge açısından küçüktür ve hayatın olağan akışında hissedilmezler.
      Ölen kalp ve beyin hücrelerinin yerlerine yenileri üretilmez. Bu yüzden derinizde oluşan yara bir müddet sonra iz bile bırakmadan yok olurken kalp ve beyinde oksijensiz kalması sonucu ölen hücrelerin oluşturduğu yaralar kişi ölünceye kadar orada kalır. Henüz ispat edilemedi ama bu yara dokuların salgıladıkları bir çeşit madde tekrar aynı ölüm olayının yaşanması ihtimalini arttırır. Bu yüzden kalp krizi geçirmiş kişilerin o kriz küçükte olsa tekrar kriz geçirme olasılığı yaşam tarzlarını değiştirseler bile yüksektir.
      Şeker hastalarında kalp krizi ve inme riski yüksektir ve genelde bu şekilde erken ölürler. Çünkü kan dolaşımı bozulduğunda vücutta bunu ilk hisseden beyin ve kalptir. İnme ve kalp krizinin esas nedeni teknoloji ile birlikte hantallaşmamız ve yağlı yiyeceklerin tüketilmesidir. Artık insanoğlu öyle bir hale geldiki yedikleri onu zehirliyor.
      |
      |
      _____________________________

      Bazıları hayatı dolu dolu yaşar. Bazıları ise yavaşça akıp geçmesini bekler. Ama hayatı biryerde yakaladın mı, işte O zaman muhteşem birşey olur...
    • Yarbay
      5087 Mesaj
      07 Haziran 2009 10:38:01
      Halk arasında şöyle bir kanı mevcut; "3. kalp krizinden de sağlam çıkarsan kefeni yırttın" derler.
      Tuvnera, anlattıklarına göre bu da bir şehirefsanesi oluyor.

      Babamın babasının ve babamın 44 yaşlarında kalpten öldüğünü söylesem...
      |
      |
      _____________________________

      dıgıdık dıgıdık dıgıdık iihühühü
    • Yarbay
      14247 Mesaj
      07 Haziran 2009 14:16:03
      quote:

      Orjinalden alıntı: metalok

      Halk arasında şöyle bir kanı mevcut; "3. kalp krizinden de sağlam çıkarsan kefeni yırttın" derler.
      Tuvnera, anlattıklarına göre bu da bir şehirefsanesi oluyor.

      Babamın babasının ve babamın 44 yaşlarında kalpten öldüğünü söylesem...


      Başınız sağolsun,zor...
      |
      |
      _____________________________


      An Abandoned Awe of Autumn
      We´ll be ready when the curtain might fall...
      And now I have no more words to say; Forever yours...
    • Yarbay
      5087 Mesaj
      07 Haziran 2009 14:48:50
      Sağ ol...
      Sanırım 44 yaş benim için tamam mı, devam mı sınavı olacak:)
      |
      |
      _____________________________

      dıgıdık dıgıdık dıgıdık iihühühü
    • Binbaşı
      1202 Mesaj
      07 Haziran 2009 15:52:34
      Ben araştırdım ve şöyle bişey var :

      quote:

      Kalp krizi geçirmiş kimselerde ölen dokunun yerine yenisi gelmez. İşlevsiz bir yara tabakası oluşur. Yani kalp krizinin verdiği hasar geridönüşü olmayan bir hasardır.

      KAYNAK


      İnsan kalp krizinden sonra bu şekilde yaşıyor yani , kalıcı hasarla birlikte ama hâla riskli olarak yaşıyor yukarıda belirtildiği gibi ...




      kalptekinden değil, arkadaşın beyinde bahsettiği ölen hücrelerin oluşturacağı hasarı sordum.
      |
      |
      _____________________________

      Herkesin üç kişiliği vardır; Ortaya çıkardığı, sahip olduğu, sahip olduğunu sandığı.
      A. Karr

      Vizyon500k
    • Binbaşı
      1873 Mesaj
      07 Haziran 2009 16:54:19
      Ben Bi Süre Daha Devam Eder Diye Biliyorum Ama
      |
      |
      _____________________________

      TR PSN; ERHEALT


      мoonяoмαпicisм"
      Aranızdan yarınızı, arzuladığımın yarısı kadar anıyorum.Diğer yarınızı da hakeiğinin yarısı kadar seviyorum!
    • Binbaşı
      1715 Mesaj
      07 Haziran 2009 21:33:22 Konu Sahibi
      quote:

      Orjinalden alıntı: Réplika





      Alıntıları Göster




      kalptekinden değil, arkadaşın beyinde bahsettiği ölen hücrelerin oluşturacağı hasarı sordum.



      Evet sanırım arkadaş orda yanılıyor ,yani beyin kalp krizinden sonra normal çalışıyor , sorunu kalp ile ilgili anladığımdan öyle cevap verdim fakat kalp krizi beyni etkilemiyor , yani insan öldüğünde kalbin pompalama yapamaması ile duyu hücrelerinin duracağını hâla düşünmüyorum ...
      |
      |
      _____________________________

    • Er
      7 Mesaj
      07 Haziran 2009 23:08:16
      öncelike ölmek nedir ? beyin ölümü gerçekleşen bir insanın görmesi imkansızdır.kalp krizi sonra kalbi duran bir insan ölü değildir.asıl ölüm beynin ölmesidir; beyin öldükten sonra duyular pasif olur.
      < Bu mesaj bir yönetici tarafından değiştirilmiştir >
      |
      |
      _____________________________

    • Yarbay
      4538 Mesaj
      08 Haziran 2009 02:11:40
      İlginç.. benzerini ben de duymuştım.. giyotinle öldürülenlerin bir süre yaşadıklarına dair..



      quote:

      Orjinalden alıntı: metalok

      Ölümden sonra saç, sakal, tırnak uzaması diye bir olay yok, olan şey ise; derinin çekilmesiyle saç, sakal ve tırnakların köklerinin ortaya çıkarak daha uzun görünmelerini sağlamasıdır.
      Fransızlar mı, bizim Osmanlılar mı yapıyordu hatırlamıyorum ama geçmişte kafası vurulan adamların kafaları hemen kızgın saclara bastırılırmış, ki kafadaki kan dışarı çıkmadan kafası vurulan kişi son saniyelerde olayı görebilsin, acı çeksin!

      Beyine yeterli kan miktarı sağlandığı sürece kafanın vücuttan ayrılabileceğini ve yaşatılabileceğini düşünüyorum.
      Kalp krizinde beyine kan gitmediği için önce beyin sonra vücud ölüyor.
      Belki Hitler'in doktorları veya başka çatlak bilimadamları denemişlerdir.
      |
      |
      _____________________________

      • Asrock N68C-GS FX AMD DDR2 DDR3 1066MHz Soket AM3 AM2 AM2, Amd FX-4100 X4 3.6 Ghz Soket AM3, MSI N9600 GT, 320 GB WD Harddisk, 2x2 Gb 1333 Mhz DDR3 Kingston Ram, LG Dvd-RW, Everest 460W Kasa
      • 13" MacBook 2.4 GHz Retina 2.4 GHz çift çekirdekli Intel Core i5 2.9 GHz'e kadar Turbo Boost 8 GB 1600 MHz bellek 256 GB PCIe tabanlı flash depolama Intel Iris Graphics 9 saat pil
    • Teğmen
      135 Mesaj
      08 Haziran 2009 02:23:53
      quote:

      Orjinalden alıntı: metalok

      Sağ ol...
      Sanırım 44 yaş benim için tamam mı, devam mı sınavı olacak:)

      Zor bir durum Allah kolaylk versin.
      |
      |
      _____________________________

    • Binbaşı
      1873 Mesaj
      08 Haziran 2009 02:24:28
      quote:

      Orjinalden alıntı: avukatkemal

      İlginç.. benzerini ben de duymuştım.. giyotinle öldürülenlerin bir süre yaşadıklarına dair..




      Alıntıları Göster




      Cidden İlginç
      |
      |
      _____________________________

      TR PSN; ERHEALT


      мoonяoмαпicisм"
      Aranızdan yarınızı, arzuladığımın yarısı kadar anıyorum.Diğer yarınızı da hakeiğinin yarısı kadar seviyorum!
Reklamlar
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.