|
Dinlerin gerçekten var olmadığını, toplumları düzenlemek için yazılmış bir anayasa niteliği olduğunu İncil, Tevrat ve Kuran'ı okuyarak anladım. Ama tanrının varlığını ya da yokluğunu kanıtlayamamak ve hiçbir zaman kanıtlayamayacak olmak beni uykusuz bırakıyor ve mutsuzlaştırıyor. Sizler nasıl böylesine umursamaz olabiliyorsunuz? 4,5 milyar yıllık dünyada 60-80 yıl gibi çok kısa bir süre kalacağımızı bilip nasıl sadece günlük işlerinizi yapıp diğer güne geçebiliyorsunuz? Bazılarınızı ayrı tutarak soruyorum çünkü biliyorum ki bu düşünme sürecinde yalnız değilim. Şimdi diyeceksiniz ki düşünsek ne olur, zaten az zamanımız var onu da mutlu yaşayalım. Böyle düşünenlerinize de cidden anlam veremiyorum. İnsan bu kadar umursamaz olamaz diyorum. "Dünyaya bir daha mı geleceğiz" zihniyetiyle yapılan saçmalıkların haddi hesabı yok. Bazılarınız da dinlere inanıyor. İnançlara saygılıyım ama inandığı kitabı okumamış, okusa bile içerisinde yazanları akıl süzgecinden geçirmemiş insanlara karşı saygım yok. Kafamın içinde durmadan dönüp dolaşan düşünceleri elimden geldiğince sizlere anlatmak istedim. Son olarak beni çok etkileyen birkaç kitaptan sözleri sizlerle paylaşmak istiyorum. Sabahattin Ali - İçimizdeki Şeytan "İnsan dünyaya sadece yemek, içmek, koynuna birini alıp yatmak için gelmiş olamazdı. Daha büyük ve insanca bir sebep lazımdı." Oğuz Atay - Tehlikeli Oyunlar "Beni hemen anlamalısın, çünkü ben kitap değilim, çünkü ben öldükten sonra kimse beni okuyamaz, yaşarken anlaşılmaya mecburum." Stefan Zweig - Satranç “Bize hiçbir şey yapılmadı, yalnızca tam bir hiçliğin içine koyulduk, çünkü bilindiği gibi dünyada hiçbir şey insan ruhunu hiçlik kadar baskı altına alamaz.” |
|
_____________________________
|




Yeni Kayıt

Konudaki Resimler






