< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Masturchiknaste -- 8 Haziran 2019; 11:46:3 > |
Bildirim
< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Masturchiknaste -- 8 Haziran 2019; 11:46:3 > |
Bilkent iktisattayım. Birazcık uzun bir yazı olabilir.
Şahsen hukuk benim için hiçbir zaman bir soru işareti bile olamadı, seçenek olarak bile değerlendirmedim tamamen kişisel tercihlerimden ötürü. Objektif bakılacak olursa da zaten karşılaştırmak epey abes bence, iki bölümün gerektirdiği düşünce yapısı da, teknik altyapı da, mezun olduğunuzda sahip olmanız gereken mesleki görüş de olabildiğine farklı. Bu nedenle rekabet hukuku, ekonomi hukuku vs. gibi ikisini birleştiren bir alanda çalışmak gibi spesifik bir amacın yoksa (ki okuduğum kadarıyla yok) ikisi arasında kalman bile pek mantıklı değil. (Herhangi bir dış baskı olmadığı sürece, ki böyle bir şeyden de bahsetmemişsin) Yine de eldeki verilere bakacak olursak belirttiğin 10 maddeden iktisatı seçmen için en az 6 tanesi -çok ağır bir şekilde- öne çıkıyor. Bence zaten kararını çoktan vermişsin ama aksi yönde gelecek güzel bir fikir çıkar mı diye merak ederek sormuşsun (ki bu güzel bir hareket,takdir ettim). Belirtmeme gerek yok ama pasaportunu gümrük görevlisine gösterip adımını yurtdışına attığın an mesleki yeterliliğinin kaybolduğu bir alana girebilmen için neredeyse ilahi bir adanmışlıkla mesleğini sevmen, işine aşık olman veya bu aşkı satın alacak kadar para kazanman gerek. (Para kısmı ile ilgili saatlerce yazılabilir, ne kadar kazanacağının asla bir garantisi olamaz. Buradan kimsenin çıkıp "Şuna gir 10 lira, şuna gir 15 lira alırsın" demesini bekleme.) Fakat işin insani yönü ile ilgili şunu belirtmem gerek. Sana vaat edilen geleceği ancak sen gerçeğe dökebilirsin. "Klişe laflarla gelmeyin, kalbinin sesini dinle demeyin" demişsin ama 2 sene elektrik elektronik mühendisliği okuyup bırakıp buraya gelmiş birisi olarak sanırım sana "Kalbinin sesini dinlemen lazım" dediğimde çok da saçma bir yönlendirme yapmış olmam. Üniversiteye gelmeden önce kafalarda "Sevmediğim bir şey olsa bile it gibi çalışır, güzel bir not alır güzel bir işe girerim. Sevmesem bile iyi bir hayat yaşarım çünkü sağlam bir bölümden çıkmış olurum" düşüncesinin olması normal. Ne var ki normal olduğu kadar da yanlış ve uzak durulması gereken bir düşünce. Öncelikle şöyle bir sorun var : Sevmediğin bir şeye kendini adayamazsın. 1. sınıfta çok olur bu. Dersler (gelecek dönemlere nispeten) kolaydır, sevmesen bile, ilgi duymadığını düşünsen bile "Ee neyse hallederim ben bunu" dersin. Pek istisnası olmadığını düşündüğüm bir fenomen : Her dönem öncekinden daha da zorlaşır üniversitede. Dersler daha kompleksleşir, senden beklenenler daha da artar. İş yükünden bahsetmiyorum. Belki daha az quiz olur daha az ödev yaparsın vs. ama kafanda oturtman gereken kavramlar o kadar ağırlaşır ki yemek yerken, duş alırken, uyumadan önce sürekli kafanda seni kemiren bir yetersizlik oluşmaya başlar. Yazının tonu biraz karanlıklaştı, sadede geleceğim. Geleceğine, cebine girecek paraya istediğin kadar önem ver. Başarılı olmanın tek kıstası, bulunduğun konumda mutlu olmak ve insan gibi yaşayabilmektir. Haftanın 7 günü günde 12 saat çalışıp deli gibi para kazanabilirsin bu iki alanda da. Deli gibi çalışan birinin emeğini sömürecek şirketler her zaman vardır ve senin eline tutuşturdukları o güzel para onlar için hiçbir şeydir, sen de bu düşünceyle kendini feda etmeye devam edersin doğru dürüst kendine vakit ayıramadan. Çalıştığın sürede yaptıkların, tahammül edebildiklerindir seni mutlu yapan. İki alanın sonunda da seni ihya edecek meblağda para kazanabileceğin meslek imkanları olduğuna göre kendine sorman gereken soru şu : Hangi alanı seçersem, mutlu bir şekilde o işi yapacak bilgiye/donanıma sahip olurum? Seçeceğin bölüm hayatının anlamı değil, sadece alet-edevat kutunda taşıyacağın değerli bir araç. İstersen ekonomi okuyup bir grupta çalmaya başla, istersen hukuk okuyup emlak işine gir, istersen çevre mühendisliği yazıp freelance çalışan illüstratör ol. Kimseyi bağlamaz. Yalnızca senin kararın, senin eğilimlerin belirlemeli bunu. Yazdığın o 10 maddeyi bir daha oku. Cevap çok açık. |
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı > |
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı > |
|
|
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı > |
|
< Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı > |
|
|
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı > |
|
|
< Bu ileti DH mobil uygulamasından atıldı > |
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı > |
|
|
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı > |
|
|