Şimdi Ara

Fiziki etkiler haricindeki etkiler

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
4 Misafir (1 Mobil) - 3 Masaüstü1 Mobil
5 sn
17
Cevap
0
Favori
1.018
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
Öne Çıkar
0 oy
Sayfa: 1
Giriş
Mesaj
  • Mesela bazıları kan görünce bayılır.Limon görünce ağzı ekşir.ameliyat yara izi görünce bayılmalar filan.

    Demek istediğim ortada fiziki birşey olmadan ruhsal olarak bu hastalıklar nasıl meydana geliyor.(konuyu tam anlatamadım kusura bakmayın.)



    _____________________________
  • Bu sanırım insanların daha önce o nesne yada olay (artık herneyse) ile yaşadığı bir durumum bilinçaltına kazınması ve o nesneyi her gördüğünde beynimizin buna bir tepki vermesinden kaynaklanıyor.Bir bakıma beynimiz daha önce yaşadığı anı tekrar saliseler içinde bize yaşatıp,reflekslerimize emirler gönderiyor,vücudumuzu defansa çekiyor...Bende tam anlatamadım ama böyle birşeyler işte.
    Şimdi birileri gelip doğru teşhisi koyar,merak etme.
    _____________________________
    Mutluluk;Oğlumun,babacım seni çoook özledim diyebilmesidir...
  • Ortada fiziki bir etki zaten var.
    Görme eyleminde cismin üzerine düşen fotonlar yansıyayarak göze ulaşır. Bu fiziki etkidir.
    _____________________________
    Bazıları hayatı dolu dolu yaşar. Bazıları ise yavaşça akıp geçmesini bekler. Ama hayatı biryerde yakaladın mı, işte O zaman muhteşem birşey olur...
  • Tepki emirlerinin tümü beyinden verilir.Eline sivri bir cisim battığında reseptör hücreler beyine iletir anında.Beyinse olayı değerlendirir ve aynı anda tepkisini yollar.Senin bahsettiğin olay ile tek farkı,tepkinin oluşma yöntemi.Biri sivri cisim batmasıyla diğeri ise göz ile algılanmasıyla tepkinin oluşması sağlanıyor.Ben de işe yaramamasının sebebi ise aynı Pavlov deneyi gibi bu deneyimi kazanmamandan ötürüdür.Elbette illa göz ile değil kulak ile de olabilir aynı durum.Mesela; ortaokulda bir arkadaşım,şeftali kelimesini duyunca dudakları kaşınıyordu.Kulak ile etki alında ve beyinin uyarılmasıyla tepki verildi.
    _____________________________
    Değişim
  • Bu tür olguların hastalık olduğuna katılmıyorum. Bu tüm canlılarda olduğu gibi insanda da meydana gelen çeşitli varyasyonların sonucudur. Kişiliğimiz ve farklılıklarımız bu tür oluşlar içerisinde gelişir.

    Örneğin psikiyatride obsesif-kompülsif bozukluk şeklinde tanımlanan bir rahatsızlık var. Bu tür kişiler belirli bir nesneye veya olguya takılı kalır. Sürekli el yıkamak, sürekli bir şeylerle oynamak gibi. Buradan yola çıkarsak, el yıkamanın öncelikle insana zararı değil yararı vardır. Ancak sürekli olması bu olayda, aracın amaca dönüştüğünü gösterir.

    Kişisel isteklerimiz, yani temel ihtiyaçlarımız dışında kalan ve bizim kişiliğimizi oluşturan belirli istekler de birer obsesyondur özünde. Ancak bunlar hastalık şeklinde anılmazlar. Aradaki fark amaç-araç ilişkisidir.

    Bu saydığınız şeylerin de bu tür bir olgu olduğunu düşünüyorum. Kişilerin küçüklüklerinde yaşadıkları ve onları sarsan bazı olaylar için beden belirli bir savunma stratejisi geliştirir. Örneğin bir tanıdığım domates-birer ve patlıcan üçlüsünün adını duyduğunda insanlıkdışı durumlara giriyordu. :) Olay ise, küçüklüğünde öldürdüğü bir yılanın, rüyasında bu üç sebzeye dönüşmesi ve kendisini iğrendirmesiyle başlamış.

    Örneğin benim örümcek fobim var. Bu da başlangıçta bir tür hastalık olarak gözüküyor. Oysa bunun temelleri de küçüklüğüme dayanıyor. Örümceklerle yaşadığım birkaç kötü anıya... :)

    Neden sende var da bizde yok diyeceksiniz, işte benim de varmak istediğim nokta bu. Kişisel farklılıklar, yani varyasyonlar... Son derece normal olduğunu düşünüyorum.
    _____________________________
    Elektronik Mühendisi




  • Bunlar hastalık değil, bunlar refleks.
    _____________________________
  • @M sen ne zaman yazdın, görmedim valla.
    _____________________________
  • Yapay Zeka’dan İlgili Konular
    Daha Fazla Göster
  • Eğer bu 'olgular' günlük yaşamınızı olumsuz yönde etkileyecek düzeydeyse, hastalık olarak tanımlanmaları gayet normal. Siz bu hastalığa ne derece önem verirsiniz, üstesinden gelmek için çaba sarfeder misiniz, orası ayrı bir konu. İnsanın her gün karşısına örümcek çıkmadığı için örümcek fobisi tedavi edilmesi çok elzem birşey olmayabilir. Ama bu, bu korkunun psikolojik bir rahatsızlık olduğu gerçeğini değiştirmez.

    Ben de denizanasından acayip derecede iğreniyorum mesela. Vücudumun herhangi bir yerine değdiğinde kan beynime sıçrıyor, kalp atışlarım hızlanıyor. Ama eldivenle dokunduğumda ya da dalış kıyafetinin kapattığı bölgelerime değdiğinde en ufak bir rahatsızlık hissetmiyorum. Direk olarak tenime temas etmesinden iğreniyorum kısacası. Ama bu fobi hayatımı çok fazla etkilemediği için üstüne gitmeye gerek duymadım.

    Edit: Tabi ki ben fobiler hakkında konuşuyorum. 'Limon görünce ağzının suyu akması' gibi herkeste ortak olarak görülen şeyler için değil.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Hasbi 81 -- 8 Haziran 2008; 22:48:15 >
    _____________________________
    War is not nice.

    Barbara Bush




  • Bu tamamen kişisel deneyimlerin bilinçaltında bir takım tepkilerle ilintilendirilmesi durumu.
    Bir anlamda refleks. Tedavisi oldukça kolay olan şeyler genelde.
    _____________________________
  • tam anlatamadığım ve adını koyamadığım için "hastalık" dedim.

    2005 yılında trafik kazası geçirdim.Ameliyat oldum.35 e yakın dikiş vardı.1 ay süreyle yatak bağımlısı oldum.Dikişlerin alınma günü geldi.ilk 5 dikiş söküldüğünde hiçbişey yoktu.Dikişlerin sökülme sayısı arttıkça bende fenalaşma meydana geldi ve en sonunda bayılma gerçekleşti.Bu olaydan sonra ameliyat izlerine karşı bir fobi olmaya başladı.yeğenim ameliyat olmuştu.Ameliyat yerinde ki dikişleri görünce yine fenalaşma oldu ve bayıldım...

    cevaplar için teşekkürler...
    _____________________________
  • Bu konuyu okurken , Alt kattan tulum ( çalgı ) sesi geldi.

    Yüzümde ani gülümseme oluştu ve muhtemelen kan dolaşımımda hızlanma oldu.
    İçim kıpır kıpır oldu bi anda...

    Bu nasıl bi etkidir yahu..

    ((:
    _____________________________
    Eski kullanıcı adı: Ferfecir
    İsmine hasret kalmış insanların coğrafyasında yaşadı ve öldü Barış.
  • Refleks;

    Doğuştan gelen, tüm insanlarda olan, bir uyarıcı karşısında gösterilen basit davranışlardır.

    Bununla ilgili geçen yıl KPSS'de çıkan bir soru vardı;

    Aşağıdakilerden hangisi öğrenme ürünü olan bir davranış değildir?
    A) Limon kelimesini duyan bir kişinin ağzının sulanması
    B) Yoldan geçmekte olan bir yayanın klakson sesiyle irkilmesi
    C) Bir çocuğun salıncak kurup küçük kardeşini sallaması
    D) Bir kişinin zehirli olduğunu düşünerek böceklerden korkması
    E) Acıkan birinin mutfağa yönelmesi



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Ömer -- 9 Haziran 2008; 0:23:51 >
    _____________________________
  • Limondan ağızın sulanlası "şartlı refleks" tir. Refleks kelimesinin biyoloji ve tıpta anlamı geniştir. Biz günlük hayatta refleks kelimesini diz kapağına vurunca dizin kalkması ya da korna sesi ile irkilme v.b. den ibaret gibi algılarız. Oysa nefes alıp verme de bir reflekstir göz kırpma da bir reflekstir.
    _____________________________
  • quote:

    Orjinalden alıntı: Ömer

    Refleks;

    Doğuştan gelen, tüm insanlarda olan, bir uyarıcı karşısında gösterilen basit davranışlardır.

    Bununla ilgili geçen yıl KPSS'de çıkan bir soru vardı;

    Aşağıdakilerden hangisi öğrenme ürünü olan bir davranış değildir?
    A) Limon kelimesini duyan bir kişinin ağzının sulanması
    B) Yoldan geçmekte olan bir yayanın klakson sesiyle irkilmesi
    C) Bir çocuğun salıncak kurup küçük kardeşini sallaması
    D) Bir kişinin zehirli olduğunu düşünerek böceklerden korkması
    E) Acıkan birinin mutfağa yönelmesi


    Bu sorunun cevabının B olduğuna emin misiniz? Bana C gibi geldi.. İrkilmek refleks değilse eğer refleks nedir sorusunu baştan cevaplamak lazım. Kardeşini sallayan bi çocukta ne gibi bi refleks olabilir ki?
    _____________________________
    Ryzen 5 3600 - MSI B450 TOMAHAWK MAX - Corsair Vengeance 16GB 3200CL16 @3600CL18 - Sapphire RX590 - Adata XPG Gammix nVme - Samsung Evo 860 SSD - Cooler Master Haf 912 - Arctic Freezer Esports Duo Cpu Cooler - BeQuite PureWings X4 -

    Donanım Haber Bilgisayar Mühendisleri Odası




  • quote:

    Orjinalden alıntı: Ömer
    Doğuştan gelen, tüm insanlarda olan, bir uyarıcı karşısında gösterilen basit davranışlardır.


    Doğuştan geldiğine ve basit olduğuna katılmıyorum. Kimi refleksler doğuştan gelir bu doğru, örneğin bebeklerin süt emmesi doğuştan gelen bir reflekstir. Ancak kazanılmış refleksler de vardır.

    Basit olmak konusunda ise, yürümek de bir reflekstir. Yürümek için basit diyemeyiz bence.
    İlk adım yalnızca bilinçlidir, yürümeyi devam ettirmek reflekstir.
    _____________________________
    Elektronik Mühendisi
  • @ M ' e katılıyorum. Emme, yutma, soluk alma gibi doğuştan gelen temel refleksler olduğu gibi sonradan öğrenilen reflekler de vardır. Doğuştan gelen temel refleksleri beyin sapındaki pons adı verilen bölge kontrol ediyor.

    Sonradan öğrenilen refleklerde ilgili Rus fizyolog Ivan Pavlov' un psikoloji bilimine katkı sağlayan önemli deneyleri var. Pavlov bir köpek üzerinde yaptığı deneyde; köpeğe yemek vermeden önce çıngırak sesi veriyor, ardından yemeği veriyor. Yiyecek bütün organizmalar için koşulsuz bir tepkiye, ağızdan salya salgılanması yol açıyor. Pavlov defalarca köpeğe yemek vermeden önce çıngırak sesini verdiği için bir süre sonra köpekte çıngırak sesine karşı ''öğrenilmiş bir refleks'' olarak sesi duyar duymaz salya salgılanıyor. Burada köpeğe öğretilen refleks çıngırak sesi ile yiyeceğin eşleştirilmesi, çıngırak sesinin köpek için yiyeceği çağrıştırmasıdır. Bu köpek çıngırak sesi ile koşullandırılmasaydı; önceden duyduğu çıngırak sesine salya akıtma tepkisi vermeyecekti. Aynı uyarana mahruz kaldığı için daha yemeği yemeden salya tepkisi vermiştir.

    Limondaki durum da bundan çok farklı değil. Daha önce limon tadı almış bir kişi limonun ne kadar ekşi bir tadı olduğunu bildiğinden dolayı limonu gördüğünde veya limon kelimesini duyduğunda; limon yerken yaşamış olduğu hissi tadabilir. Bu öğrenilmiş bir reflekstir. Çünkü daha önce o kişi limon uyaranı ile uyarılmış ve limonun ekşi tadına karşı koşullanmıştır. Artık limon kelimesini duyması veya görüntüsünü görmesi bile onda ağzının sulanmasına neden olmaya yetecektir.
    _____________________________




  • Geniş bir zamanımda koşullanmalar hakkında bildiklerimi paylaşacağım arkadaşlar.
    Bu dönem karne yoğunluğumuz olduğu için forumla pek ilgilenemiyorum.

    Limondan ağzın sulanması bir klasik koşullanma örneğidir.
    Klasik koşullanmada limonun tadı ağzı koşulsuz olarak sulandırır.
    Lakin koşullanma gerçekleştiğinde limonun dış görünüşü koşullu uyarıcı olur.

    Klasik Koşullanma, zil, et, köpek, salya...
    Ivan Pavlov
    _____________________________
  • 
Sayfa: 1
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.