Şimdi Ara

DH THRASH METAL TURNUVASI (1983-1992) Kazanan: Kill 'em All (10. sayfa)

Bu Konudaki Kullanıcılar:
1 Misafir - 1 Masaüstü
5 sn
1.245
Cevap
11
Favori
25.643
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
Öne Çıkar
5 oy
Giriş
Mesaj
  • sayıyı düşürüp kalan grupları da daha kolay ulaşabileceğimiz gruplardan seçelim lütfen. Bazı grupları dinleyemiyordum dahi.

    Tür konusuna gelirsek buna bir kere başladık fakat bundan sonra daha kısıtlı "2014'ün en iyi Power Metali" gibi küçük ve rahat yarışmalar yapalım bana kalırsa. Çünkü insanın 2 gün içerisinde daha önce hiç dinlemdiği bir albümü baştan sona dinleyip eleştiri yapması hem zor hem de çok samimi değil. Bugün önyargılı olduğum bir albüme 10. dinleyişten sonra oha ne güzel diyebiliyorum da o yüzden belirttim.
    _____________________________
  • quote:

    Orijinalden alıntı: bobafett

    1.pelerinli
    2.bitlikarınca
    3.Papa Emeritus II
    4.lutufi123
    5.Ichyn (?)

    @Ichyn: Yazalım mı listeye adını katılır mısın Ichyn ?
    Bu arada demek istediğini anlamadım. Farklı türde turnuva olursa heavy/nwobhm/power gibi türlerde çeşitlilik olur, hem hazır pelerinli de hevesli gibi gördüğüm kadarıyla

    2 kişiye de ö.m attım bakalım dönüş olacak mı duruma göre ilave kişiye ihtiyaç olabilir.


    Farklı tür olursa tabi katılırım genel olarak thrash pek dinlemiyorum çünkü

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • ne dediğini tam anlamadım sanırım albümleri dinleyip oy kullanma gibi durum var ben bu hafta olmasa da haftaya tek tek hepsini en az 1 kere dinleyebilirim zaten bu aralar müzik arşivimi genişletmeyi düşünüyordum.
    _____________________________
  • quote:

    Orijinalden alıntı: bobafett

    1.pelerinli
    2.bitlikarınca
    3.Papa Emeritus II
    4.lutufi123
    5.Ichyn (?)

    @Ichyn: Yazalım mı listeye adını katılır mısın Ichyn ?
    Bu arada demek istediğini anlamadım. Farklı türde turnuva olursa heavy/nwobhm/power gibi türlerde çeşitlilik olur, hem hazır pelerinli de hevesli gibi gördüğüm kadarıyla

    2 kişiye de ö.m attım bakalım dönüş olacak mı duruma göre ilave kişiye ihtiyaç olabilir.


    Yer varsa beni kesin yazın.
    _____________________________
  • 1.pelerinli
    2.bitlikarınca
    3.Papa Emeritus II
    4.lutufi123
    5.Elasmosaurus


    Not: Birden fazla kez albüm sayısının fazlalığı dile getirilmişti, ve sonucunda 120'den 90'a düşürülmüştür.
    Not2: birçok grubun 4 albüme kadar yer vermiştim fakat bu oyun sonu düşünüldüğünde çok zaman alcağı ve diğer gruplara rekabet açısından avantaj sağlayacağından 2-3'e düşürülmüştür. Bunun haricinde 'olmazsa olmaz' olmayan gruplar kaldırılmıştır.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi bobafett -- 12 Şubat 2015; 3:09:24 >
    _____________________________
  • quote:

    Orijinalden alıntı: bobafett

    1.pelerinli
    2.bitlikarınca
    3.Papa Emeritus II
    4.lutufi123
    5.Elasmosaurus
    6.

    Minimum bir yarışmacıya daha ihtiyaç var...

    Not: Birden fazla kez albüm sayısının fazlalığı dile getirilmişti, ve sonucunda 120'den 82'ye düşürülmüştür. Birçok grubun albümünü dahil etmediğim için eksikliğini çektiğiniz albüm olabilir, eklememi isterseniz eklerim.
    Not2: birçok grubun 4 albüme kadar yer vermiştim fakat bu oyun sonu düşünüldüğünde çok zaman alcağı ve diğer gruplara rekabet açısından avantaj sağlayacağından 2-3'e düşürülmüştür. Bunun haricinde 'olmazsa olmaz' olmayan gruplar kaldırılmıştır.

    Dostum banliyim 7 gun boyunca , bende katilmak isteriim tekrar olursa

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________




  • En son bıraktığımız yerden devam ediyoruz;




    @yanmısbozuka: eklendin listeye



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi bobafett -- 4 Şubat 2015; 19:00:08 >
    _____________________________




  • bobafett kullanıcısına yanıt
    Oylama saat kaca kadar olacak

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • 4'ü bulan grup galip gelir ya da 24-48 saatin sonunda en yüksek puana sahip grup.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi bobafett -- 4 Şubat 2015; 14:58:39 >
    _____________________________
  • Açılışı Destruction ile yaptım. Tamam cayır cuyur ruhla çalıyorlar da ne kadar dandik kayıt kullanmışlar, utanmasalar evde falan kayıt edeceklermiş herhalde (Edit alttaki üç kişi de sanki bana atıf yapmış ama ben bunu adamların sıkıntısı olarak görmedim, o yüzden beğenmemezlik etmedim bilinsin yani)
    Albüm belki tek tek dinlenince o thrash'ın "rahatsız" havasını isteyenler için parçalar sunuyor ama albüm olarak bakınca enstrümanların neredeyse sürekli olarak "bak ben bu kadar bpm yapıyom" tarzı çalışmaları kulağı cidden yoruyor. Ya da benim yorgunluğumdan dolayı, bilmiyorum ama cidden bir müddet sonra herhangi bir aletin artık sakin bir soloya girmesini istiyorsunuz (bana Tormentor'da geldi). Vokale de değinmek istiyorum, Alman olduğu çok belli, ha bu kötü mü kesinlikle hayır, yakışıyor, ama adam resmen hani sesini zorlamadan vokal yapmış veya zamanında çok zorlamış da bu kayıtlarda ses açmamış ya da başka bir sebepten dolayı kısık sesli söylemiş, belki de prodüksiyon aşaması. Kendisi kötü değil ama zaten habire müzik aletini döven diğer elemanlar (ve yine kendisi) yüzünden geride kalıyor ve acemi havası katıyor kotardığı halde. Müzik aletleri de aslında bir kaç sıkıcı riff ve tekrar dışında (ilk albüm dersek) gayet iyi iş çıkarıyorlar, arkalarından atlı kovalamaları hariç. Zaten bu durum genele de yansıyor, albüm bitiyor aklınızda kalan bir şey yok, çünkü hani parfüm denemelerinde arada kahve koklatmaları gibi adamlar arada size rahatlık verecek ya da şöyle bir soluklanmanızı sağlayacak bir şey sunmamış. Yine de sonradan efsane olarak anılacak bir grubun hakkını yememek lazım, ilk albümdür olur demek lazım, thrashı aşırı seviyorsak peşi sıra dizmeden parçalara bir tek tek, dinlene dinlene şans vermek lazım.

    Forbidden ilk edindiğim izlenimi göre kayıt konusunda biraz daha bahtlıymış. Bir de Destruction gibi harala gürele gitmemiş. Bu kulakta gerek karşılaştırma olarak olsun gerek tekil değerlendirmede olsun daha ehil durduklarına dair bir izlenim yaratıyor bende. Ayrıca gitarların farklı farklı presetler kullanması da hem hoşuma gitti hem de bir anda sizi dürten bir yapı sağlamış, belki akıp gidiyor müzik ama sizi de buradasınız diye uyarıyor. Ayrıca yine ara ara da efektler girmiş ama bu dediğim gibi prodüksiyon şanslarından, karşılaştırmada artı olarak sunmuyorum. Yine de uyumlu gitmesi hoş. Vokallerde ise güzel bir iniş çıkış yakalama durumları var, nağmesini de yapıyor bağırıyor da uzatıyor da, yeteri kadar kirli temiz geçişler de yapıyor albümde. Ne aletler boğmuş sesi ne de sesi aletleri boğmuş. Zaten aletleri kullananlarda da kulağıma batan bir aman aman hatalar yoktu her iki grupta da çalım açısından. Ancak bu grupta bass özellikle dikkatimi çekti, güzel şeyler yapmış ve yaptıkları açıkçası bana başka heavy gruplarında da duyduğum melodi çalma kısmını hatırlattı (ya tam anlatamadım ama anlayın işte) Bir de Feel No Pain hiç dinleyicisi olmadığım halde bende Rage Against The Machine'i hatırlattı, bu ne demek benim için, albüm müzikal açıdan yayılarak kendini sıkıştırmamış ve peşi sıra dinlenebilir bir hali var. Mesela ben iki albümü dinlerken de aynı anda sponsor araştırması yapıyordum, Destruction'da nasıl biryerden sonra "hele bir otur soluklan yeğenim" demek istediysem Forbidden'de her şarkı başlangıcını anladım ve baktım adı neymiş diye. Ha ama şu var, albüm çiğ thrash açısından Destruction'dan bir tık geride.

    Her iki grubun da icracıları açısından sıkıntısı olmamasına karşılık prodüksiyon kaynaklı sıkıntıların Destruction'un zaten kulakları yoran enstrüman kullanımını iyice kafa ütüler kılması ve bunun üstüne Forbidden'in albümde akıcılık yakalaması ve metalin yan türlerinden de doğru tınıları yakalaması ile thrash için parmakla gösterilmeyecek olmasını kapatıyor ve oyumu albüm seçimi için kapıyor.

    Destruction: 0
    Forbidden: 1



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi pelerinli -- 4 Şubat 2015; 18:30:36 >
    _____________________________
    Forumu, artık kullanıcılarına olan saygısını kaybettiğinden dolayı bıraktım.




  • Tartışmasız şekilde oyum Forbidden'a.

    Destruction kötü bir müzik yapmamış. Belirtildiği gibi stüdyoda kayıt şansları iyi olmamış. Davullar kötü, vokal kötü. Fakat grup zaten özgün bir müzik yapamamış aslında. Klasik riffler, sololar..

    Forbidden öyle bir şey ortaya koymuş ki hem kafa sallayarak eşlik ediyorsunuz hem vokale katılıyorsunuz. Hızlı çalıyorlar ama elinizden kaçmıyorlar. Daha ilk şarkıdan Chalice of blood, waits to fill us diye eşlik etmeye başlıyorsunuz. İkinci şarkıda I'm near the edge demekten kendinizi alamıyorsunuz diyerek uzuyor gidiyor. Her şarkıda seyircinin eşlik edeceği harika yerler var. Şarkılar birbirlerinin kopyası gibi değil, hepsinde farklı güzellikler mevcut. Ayrıca grup solo performanslarıyla çok daha iyi bir iş çıkarmış Destruction'a göre.

    Davul, vokal, sololar, bass gitar, özgünlük....

    Bir değil, birçok adım farkıyla;

    Destruction:0
    Forbidden:2
    _____________________________




  • Ben bu seferkine yorum yapamiyacagim maalesef, memleketteyim tatilden dolayi ve internetim 150mb civari kaldi. 2-3 gun sonra gelicem araniza

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • 24 saati gecti ama oy vereyim yine de

    Destruction 0
    Forbidden 3

    İlk albumun kayit kalitesi yukarda bahsedildigi kadar rahatsiz etmedi beni aslinda. Show no mercynin kaydi da kotu, ama dinlettiriyor kendini. infernal overkillin sorunu produksiyon degil yani. Asil sorun tek duzeligi ve amatorlugu. Vokali ben begenmedim,kisisel birsey ama gitar ve bateri gercekten kotuydu be. Albumdeki tum rifflerin sayisi,forbidden evildaki guzel riff sayisi kadar desem abartmis olacagim ama hakkatten oyle.
    Forbiddn evil cok cok daha iyi bir album,ama dedigim gibi produksiyon ile ilgili bir sey degil. Bir riff caliyor,iki perde ileriden aynisini yapiyor abim butun sarkilarda. Sıkıyor bir sure sonra dogal olarak.
    For. Evil in daha ilk dakikasi biter bitmez oyum belliydi. Riffler,vokal,sololar vs her acidan daha iyi bir album

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • Albümün ilk parçasından evcil olmayan bir albümle karşı karşıya olduğumuzu hissettiriyor Destruction. Öne çıkan enstrumanın gitar olduğu aşikar, gitarların kendine özgünlüğü hissediliyor. Riffler kesinlikle fantastik ve akılda kalıcı şekilde bestelenmiş çoğunlukla, albümün sonuna kadar tutarlılığını koruyan bir yapıya sahip. Schimer'in ihtiyatlı ve çirkef vokalleri müzik ile çok iyi örtüşüyor, ve sayesinde albümün tekrarlı yapısını örtüyor. Davullar ise gösterişden uzak, geri planda durarak gitarlara güzel bir şekilde eşlik etmiş.

    Genel olarak kayıdın kötülüğünden yakınılmış Destruction için; evet kayıt kalitesi zamanın diğer gruplarına kıyasla geride kaldığı gerçek, zira benim için her zaman materyal ön planda olmuştur, prodüksiyon 2.sırada gelir çoğunlukla.
    Dikkatimi bir hayli çeken diğer nokta kimsenin, özellikle The Ritual ve Bestial Invasion gibi parçalar için tek bir kelime etmemiş olması beni acaba farklı bir albüm mü dinlediğim diye düşündürtmedi değil. "The Ritual" parçasının inanılmaz solosuna kayıtsız kalmak elde değil; bir diğer göze çarpan da Bestial Invasion.


    Forbidden Evil'ye ben oldum olası hiç ısınamamışımdır, tekrar şans verdim yarışma bahanesiyle ama işlemedi. Müziğinden çok vokalleri beni rahatsız eden durum albüm boyunca. Giriş parçası ve albüme ismini veren parça sağlam lakin gerisi epey sıradan parçalar bana göre. Basın miksi duyulur biçimde kayıt edilmiş olması da önemli bir artı.


    Destruction 1
    Forbidden 3



    İlk mesajımda kararlaştırdığım gibi zamanı 24-48 saat olarak yayarsak sanırım daha gerçekçi olacak verilecek yorumlar göz önüne alınırsa



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi bobafett -- 4 Şubat 2015; 18:58:54 >
    _____________________________







  • < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi bobafett -- 4 Şubat 2015; 19:01:04 >
    _____________________________




  • Tekrardan özür dileyerek yorum yapamayacağım iki aynı güzellikte albüme ancak basslardan dolayı:

    Dark Angel: 0
    Sadus: 1
    _____________________________
    Forumu, artık kullanıcılarına olan saygısını kaybettiğinden dolayı bıraktım.
  • İki albümü de güzelce dinledim ama yalan söylemicem ikisinide pek beğenmedim pelerinli'nin dediği gibi Sadus'un basslarını bende beğendim. Özellikle albümün girişi çok gazdı. False Incarnation'da ayrı bi güzelmiş

    Dark Angel'ında albüm kapağını çok beğendim. Ama girişi Sadus kadar güzel değildi, solistinde sesini pek beğenmedim. Memleketten de yeni döndüm yoğunum biraz çok dinleyemedim albümleri Ama oyumu Sadus'a vericem girişini ve sonları doğru şarkıların çok havalı olmasını beğendim.

    Dark Angel: 0
    Sadus: 2
    _____________________________




  • Dark Angel - Leave Scars, solo olarak oldukça zengin bir albüm. Bunun yanında kirli soundun yanında oldukça zengin ve de thrash metale yakışan gaz riffleri ile kaliteli bir albüm yapmış. Özellikle Never To Rise Again'in introsu dahi üst düzey gaza getiriyor insanı. Vokal olarak ise çok iddialı değiller fakat old-school thrash vokal olarak iddialı bir tür olamadı birkaç istisna haricinde. Neyse, Dark Angel benim bir thrash albümünden beklediğim o sertliği, hırçınlığı sonuna dek veriyor bana. Albüm harika. Cauterization enstrümantal anlamda muazzam bir eser olmuş hatta. The Promise of Agony'nin 6.45 gibi giren riffi ile şarkının bir başka boyuta coşması muazzam. Vokalin en etkili olduğu kısım bence albümdeki aynı zamanda. Kapanış, albüme adını veren Leave Scars ile yapılıyor. Albümün ağır toplarından, harika bir şarkı.

    Sadus - Swallowed In Black, albüm kapağı olarak Dark Angel'in önünde başlıyor müsabakaya. Bass olarak ciddi bir farkı var Sadus'un, dinleyenler rahatlıkla görebilecektir bunu. Dark Angel gibi uzun şarkılardan kaçınmışlar, thrash şarkıları 7-8 dakika olduğunda büyüsü kayboluyor bana kalırsa. Sadus bu süre olayını daha iyi ayarlamış. Vokal olarak Sadus, Dark Angel'ın bir tık daha üzerinde. Genel riff yazımı olarak büyük farklar yok iki grup arasında. Fakat üstte bahsettiğim unsurlar Sadus'un albümünü daha güzel kılıyor. Bu sebeple oyum Sadus'un Swallowed In Black albümüne gidiyor.

    Dark Angel: 0
    Sadus: 3



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi White Cluster -- 6 Şubat 2015; 0:20:25 >
    _____________________________

    "...They wear white for me
    Seemingly jaded and lost
    I forge myself into your dreams
    And here I am your life..."




  • Up
    _____________________________

    "...They wear white for me
    Seemingly jaded and lost
    I forge myself into your dreams
    And here I am your life..."
  • Bir ikili daha karşımızda, beni vokallerinden dolayı uzağa iten Sadus ve diğer yandan L.A devleri nam-diğer Dark Fucking Angel.

    Leave Scars, Darkness Descends albümünden sonra en sevdiğim DFA albümüdür, bu albümde Don Doty'nin yerine Ron Rinehart gelmiştir, önceki vokali aratmadığını düşünürsünüz ta ki son parçaya kadar; ("Leave Scars" parçası daha sakin vokal bölümlerine sahiptir ve sonraki albümün genelinde duyulacak tipin alt yapısını albüme ismini vermiş bu parçada duyarsınız). Giriş parçasını dinlerken baştan sona birilerini yumruklamak geliyro içimde nöyle bir enerji, ve vokal bölümleri bu kadar iyi örtşebilirdi bu gaz harmanında.

    Bu albümde üzüldüğüm tek bir nokta var, o da 89 yılında böyle bir prodüksiyonla albümü çıkartmış olmaları; bayağı bir talihsiz durum olmuş olsa gerek DFA adına, her ne kadar müziğin yapısına aykırı bir durum teşkil etmese de gitarların boğuk ve kimi zaman seçilemiyor olması 89 yılında böyle efsanevi bir gruptan beklenemezdi.

    Albümün "filler" diye hitap edilen geçiştirilmiş sadece 2 parçası mevcut, biri Led Zeppelin coverı olan "Immigrant Song" (ne alaka ?!) diğeri de interlude görevi gören garip "Worms" parçası. Bu 2 parça olmasa gözümde daha da büyüyecekti bu albüm, ama şuanki hali ile bile ortalamanın epey üzerinde diyebilirim. Papa Emeritus II'nin bahsettiği gibi Cauterization muazzam bir enstrumanteldir. Dinlerken üzerinize harç döküyorlarmış gibi hissedersiniz, ya da üzerinizden tır geçiyormuş gibi

    Parçaların uzun yapılarına karşın verdikleri performans ve rifflerin yeterli olduğunu düşünüyorum, normal bir grup üstesinden gelemezdi. Riffler her zamanki gibi harika ve sololar durdurak bilmiyor çığlık çığlığa haykırıyor. Never to Rise Again, Cauterization ve The Promise of Agony gibi parçalar aynı zamanda zihinde iyi yer ediyor.

    Davula zaten diyecek birşeyim yok, Gene Hoglan reisin elinden geçmiş neticede.

    Sadus'a gelirsek, Swallowed In Black albüm kayıt yönüyle daha şanslılarmış. Bu albümde de baslar artı yönde, tıpkı DFA'da davulların avantajı olduğu gibi. Vokaller olabildiğine garezkar ve vokalin ekstremliği albümün genel performansıyla eşleşebilir durumda ki bu da her zaman bulunmayan birşey. Önceki albüm kadar hızlı değiller lakin burada biraz daha gitarlara önem gösterilmiş, gerçi gene de parça yapılarına bakıldığında derinliğin noksanlığı hissedilmiyor değil. Grubun mesajı normale göre bile epeyce baskıcı, liriklerin kaos ve entropi konularına değinmesi de ilgi çekici, ve bu durum kapağa da hoş bir şekilde yansıtılmış. Davullar desen güzel kazımalar da mevcut, şikayet edemem.

    Sonuca vurduğumda Leave Scars'ı dinlerken çok daha fazla eğleniyorum ve en azından puanı hak ediyor her ne kadar tek kalmış olsam da.

    Dark Angel 1
    Sadus 3



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi bobafett -- 7 Şubat 2015; 16:16:09 >
    _____________________________




  • 
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.