Şimdi Ara

Devrimin Başladığı Ülke Huzursuz

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
1 Misafir - 1 Masaüstü
5 sn
5
Cevap
0
Favori
291
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
0 oy
Öne Çıkar
Sayfa: 1
Giriş
Mesaj
  • Tunus'ta tıpkı Mısır'daki gibi halk isyanının körüklediği iyimserlik, hayatın çabucak iyileşmediğine hatta ekonomiler hız kestiğine ve geçici liderler yeni bir sistem kurmaya uğraştıkları için çoğu kez daha da zorlaştığına dair acı gerçekle yüz yüze gelmek zorunda kaldı.

    Sidi Bouzid'de, devrimin en ünlü şehidi Muhammed Bouazizi'nin resmi, kendini ateşe vererek Arap dünyasının her yerinde isyan dönemini başlattığı sokakta asılı olduğu yerden kaldırıldı. Bouazizi'nin komşuları resmin, şehidin ailesinin Sidi Bouzid'i terk etmesi ve komşuların bunu ihanet olarak değerlendirmesi üzerine birkaç hafta önce tiksintiyle kaldırıldığını söylüyor. Komşular ayrıca işin, paranın veya umudun olmadığı bir yerde, umutsuzluklarını dile getirecek meşhur Bouazizi'ler olmadan bir başlarına kaldıkları için öfkelendiklerini belirtiyor. Komşulardan 18 yaşındaki Seyf Emri, Bouazizi'nin annesi Mannoubia Bouazizi için, "Bizi terk etti ve burada hiçbir şey değişmedi" diyor. Ancak kasaba sakinlerinin çoğu, öfkenin yanlış hedefe yönelt i ldiğini bel i r t iyor. Kasabalılar ilerleme olmamasının sorumlusu olarak, devrime yol açan en önemli şikâyetlerden birisini (gençler arasındaki işsizlik), özellikle de isyanın başladığı bu iç bölgede ele almakta yavaş kalan geçici hükümeti gösteriyor. Ama burada egemen olan karamsarlık, Tunus'un diğer yerlerinde devrimin gelişimine dair duyulan ihtiyatlı iyimserlikle tam bir tezat oluşturuyor ve kazanımları zayıflatma tehlikesi yaratıyor. Son birkaç ayda işsizlikle ilgili çeşitli tartışmalar ölümcül şiddet olaylarına yol açtı. Uzmanlar hükümetin temelde nakit yardımından oluşan müdahalelerinin yetersiz kaldığını söylüyor. Ayrıca kimi bakanların, kısa süreli istihdam yaratacak büyük ölçekli devlet projelerine karşı çıkarak bunun yerine piyasanın sorunları düzeltmesini beklediklerini vurguluyorlar. Tunus Üniversitesi'nde ekonomi profesörü olan Mongi Boughzala, "Oluşturulan az sayıdaki program ya geç geldi ya da yetersiz kaldı" diyor. Gençler hemen bir şeyler olmasını bekledi. Bu devrimci adımı attıktan sonra istihdam ve aynı zamanda ilgi anlamında bazı kazanımlar olmasını umdular. Boughzala, "'İş istiyorum. Dışlanmaktan bıktım. Artık bu hayata tahammül edemiyorum' diyen genç bir insan, bunun
    hükümetin mi yoksa piyasanın mı hatası olduğunu umursamaz" diye ekliyor. Tunus'ta gençler arasındaki işsizlik devrimden de yüksekti. Ekonomistlere göre, Sidi Bouzid gibi kasabalarda işsizlik yüzde 40'ı geçiyor. Ancak isyanın ardından fena darbe alan Tunus ekonomisinin bu yıl, çok az büyümesi bekleniyor. Zayıflayan turizm sektörü ve komşu Libya'daki savaştan kaçan mültecilerle ilgilenmenin yarattığı yük, ülkenin mali durumunu ve istihdam sorunlarını daha da kötüleştirdi. Tunus'un geçici Başbakanı Beci Kaid Essebsi son haftalarda, ülke işgücünün yüzde 15'inden fazlasını oluşturan ve içlerinde 170 bin üniversite mezunu da bulunan 700 bin işsizle ilgili açıklamalar yaptı. Yeni hükümet programlarının 60 bin kişiye iş sağlayacağını söyleyen Essebsi, işadamlarına ve yatırımcılara Tunus'un sanayisi gelişmemiş iç bölgelerine odaklanmaları çağrısında bulundu. Gençler hükümetin duruma, boş yardım vaatleri ve ilgisizlikle cevap verdiğini söylüyor. Bir gençlik derneğini yöneten Nebil Hacbi, kısa süre önce Sidi Bouzid'i ziyaret eden sekiz bakanın bölgedeki liderlerce geliştirilen ve işsizlik sorununa yönel ik olarak, içler inde altyapıyı onarmak ve yeni fabrikalar kurmak gibi fikirlerin de olduğu muhtemel çözümleri içeren planı önemsemediklerini belirtiyor. Diğer yerlerde belli vaatler beklentileri yükseltti ve ardından da yerini karşılıklı suçlamalara veya siv il itaatsizl iğe bıraktı. Kassrine'de işsiz öğretmenler iki aydır oturma eylemi yapıyor. Öğretmenler Eğitim Bakanlığı'nın birkaç hafta içinde 3 bin öğretmeni işe alacağına dair Nisan'da verdiği sözü yerine getirmesini talep ediyor. Öğretmenlerin dediğine göre, sadece 190 kişi işe alındı. 38 yaşındaki Zuhayar Arhimi, açlık grevinin dördüncü günündeyken sıcaktan dolayı olduğu yere yığıldı. Meslektaşları, Arhimi'nin 2003'te üniversiteyi bitirdiğinden bu yana işsiz olduğunu söylüyor. Yirmiden fazla kişinin öldüğü Kassrine ile yakınlarındaki Tala, Ocak'taki isyandan büyük zarar gördü. Yöredeki en büyük iş kaynağı, bir kâğıt fabrikası. Halk bölgenin diğer yerlerinde yaşayanlar gibi günde yaklaşık 5 dolar kazandıkları mevsimlik tarım işleri buluyor. Kassrine'nin çıkışındaki yolda bulunan bir duvar yazısı, "Korkaklar tarih yazamaz" diyor. Tren raylarına oturup işe yarar şeyler bulma umuduyla çöpleri karıştıranları izleyen Samir Rhimi, "Bu bölgede kalkınma olmazsa ülkede istikrar olmaz" diyor. Orduyla göstericiler arasındaki şiddetli çatışmalarda 14 yaşındaki bir çocuğun ölmesi üzerine, yetkililer Sidi Bouzid'de birkaç hafta önce sokağa çıkma yasağı uyguladı. Olayın ardından alışıldık ihmal şikâyetleri yükseldi. Oğlu Thabit'i kaybeden Belkasım Haclavi, "Kimse gelip ne olduğunu açıklamadı. Vali 'Oğlunun ölmesine üzüldüm' dedi" şeklinde konuşuyor. Bouazizi ailesi şu anda başkent Tunus'ta yaşıyor. Altı çocuk hâlâ odaları paylaşsa da evleri Sidi Bouzid'deki dar evden daha büyük. Aile bu eve aylık 200 dolar kira ödüyor. Onların yoksul iç bölgeden zengin sahil bölgesine yaptıkları yolculuğu her yıl binlerce kişi yapıyor. Muhammed'in kız kardeşi 20 yaşındaki Samia Bouazizi, "Durumumuz Sidi Bouzid'dekinden çok daha iyi. Oradan bıkmıştık" diyor.
    KERİM FAHİM

    http://www.sabah.com.tr/NewYorkTimes/2011/08/15/tunusta-umutsuzluk-artiyor

    bi yazıda benden ekleyim :)
    yazıyı sevdim biraz.
    bakalım libya ne olcak.







  • Herhalde Sihirli değnekli bir sihirbaz bekliyorlardı
    Herşey zamanla olur öyle ben devrim yaptım şimdi herşey süper olacak diye birşey yok maalesef.
  • Sözüm ona 'arap baharı'nda devrim çoktan bitti
    Evrim başladı
  • ulus bilincinden uzak kabile devletlerinin kacinilmaz sonu... bizde de ulusu parcalayip, kucuk komunler haline getirmek istemelerinin sebebi de budur. milliyetciligi yerden yere vuran aklievvel zavallilar bu durumu iyice bir analiz etmelidirler.

    seytan bile habire uluslasmaktan ve tek toplumdan dem vururken, zavallilarin Ataturk u ve milliyetcilik ilkesini yerden yere vurmalarinin nedeni ve kimin kuklasi olduklari da iyot gibi ortaya cikiyor.

    dusunun iyice...
  • abd nin italya nın fransa nın ingiltere nin ve israil in yıllar önce bölgelere serpiştirdiği diktatörler yine aynı güçlerin el birliği ile indirilmekte... büyük ortadoğu ve genişletilmiş kuzey afrika projesine şekil vermek isteyen bu emperyalist güçleri yine biz müslümanlar veya türkler veya "insan" olarak fark etmez destekliyor olmamız bence düşündürücü. sizin düşünceniz görüşünüz nedir bilmiyorum ama ben "insan katliamlarından" ötürü duyduğum üzüntüyle beraber dah önce de "demokratikleşme" adı altında girilen ülkelerde ırak , lübnan ve afganistan gibi... daha da kötü durumlar olduğunu görmekte ve bu sebeple nato , ab , israil veya abd nin eliyle bölge şekil verilmesine karşıyım. adamlar bir de çıkıp utanmadan meydanlarına ingiliz amerikan fransız italyan bayraklarını çekiyorlar. çok değil daha 3 nesil evvel onları inim inim inleten sadece kara kıta afrika ve ortadoğu da 10 milyona yakın insanı katleden bu küresel güçleri komik diktatörlerin elinden alıp daha büyük ve karanlık bir girdabın içine sürüklemeye ben "arap baharı" değil olsa olsa "arap kışı" derim. petrolün bitmesine "50" sene gibi kısa bir müddet kalmış iken bu yamyamların bölgeye gelerek çıkar savaşına girişmeleri tabiki kaçınılmazdır... ben türkiye'nin "pay kapma" derdinden doğan siyasetini de açıkçası doğru bulmuyorum. yarın bizden de "pay" kapmaya kalkarlarsa ne olur hiç düşünüyor mu bu insanlar?




  • Yapay Zeka’dan İlgili Konular
    Daha Fazla Göster
    
Sayfa: 1
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.