Şimdi Ara

Devlet Dairesinde Nasıl Davranılmalı? (4. sayfa)

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
6 Misafir (2 Mobil) - 4 Masaüstü2 Mobil
5 sn
70
Cevap
0
Favori
2.996
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
Öne Çıkar
0 oy
Sayfa: önceki 1234
Sayfaya Git
Git
Giriş
Mesaj
  • Siz memurları robot sanıyorsunuz galiba.
    quote:

    Orjinalden alıntı: subsonic

    Konunun hepsini okuyamadım ama merak ettim nerede ne olarak çalıştığınızı?
    Memurluk sınavlarına başvuru yapıyorum 5-6 başvuru yaptım bu sene ve daha çalışana rastlamadım.Bilgisayarlarına film yükleyip izleyeni de gördüm,çay-kola içip muhabbet edeni de,odasına küçük bir tv koyanı da.Bence çeki düzen verilmesi gereken önce kurumlar
    _____________________________
  • quote:

    Orjinalden alıntı: ercanbayram

    Siz memurları robot sanıyorsunuz galiba.
    quote:

    Orjinalden alıntı: subsonic

    Konunun hepsini okuyamadım ama merak ettim nerede ne olarak çalıştığınızı?
    Memurluk sınavlarına başvuru yapıyorum 5-6 başvuru yaptım bu sene ve daha çalışana rastlamadım.Bilgisayarlarına film yükleyip izleyeni de gördüm,çay-kola içip muhabbet edeni de,odasına küçük bir tv koyanı da.Bence çeki düzen verilmesi gereken önce kurumlar



    hocam ne alakası var.Yani 5-6 sefern hepsinde de çalışan birine rastlamama imkanım nedir sence?
    _____________________________




  • Bizim üniversitede memurlar 2 dakikada printerdan çıkarabilecekleri bir belge için 1 gün zaman istiyorlar!! Onda da hata yapıyorlar. Bir keresinde bana rastladı. Girdim içeri bağırdım aynen 2 dakikada verdiler belgeyi. Neymiş demekki, güzellikle olmuyormuş. Sen adamın maaşını yerini garanti edersen o da yan gelir yatar. Halbuki vursan çalışmayanın kıçına tekmeyi çoluğu çocuğu var demeden bürokrasi hızlanır ya
    _____________________________
  • ben bir inşaat mühendisiyim.kurum adı vermeden günlük iş hayatımdaki olaylar anlatayım::::

    resmi kuruma giriyorum.sabah gazeterini okuyup,kahve keyfi yaparak başlıyorlar güne.eğer erken saate gidersem malum evrak işlerine mutlaka kahvaltılık götürürüm.ki bununla kurtarırsam o günü şanslı sayarım kendimi.sonra kahvaltılarının bitmesini bekliyorum.ki beklediğim yüksek mebladaki işin dosyaları 1 ayda değil 1 saatte yapılsın.belli bölgedeki kurumların belli kuralları var.mesela xxx yerine gidiyorsam orası direkt YTL almazlar.sadece XXX abimiz litrelik jack D.viski veya efe yaş üzüm rakısı ister...başka bir xxx yerindekiler 50 YTL ye bütün hakedişlerinizi alırlar. vs...vs...sürekli bu kurumlarla çalışan şirketlerin bu işler için ayrılmış bütçeleri mevcuttur...hattaa birtanesi 2.evini almak için geçen gün bana tanıdık vasıtasıyla ev bulabilirmisin diye sordu..ama bu şahısın (normal) aylık ücreti 1500YTL civarı!!! falan filan...

    sözün kısası işini yaptırmak istiyorsan İŞİ bileceksin!!!!!!!
    _____________________________

    ][_,([])][_, "ŞAFAK Güneşin Fermanı....Geçer ACI TATLI Sayılı Zamanın Sancısı..."




  • Mesajlar silinmiş.
    _____________________________
  • quote:

    Orjinalden alıntı: soryy

    hocam ben gözlgü çıkarırsam değil memuru burnumun ucunu göremem -4 miyop

    yaş gelsin lazer ameliyat olucam

    güneş gözlüğünü kasdetmiş sanırım konuyu açan
    _____________________________
    Bilmediklerin seni incitmez...




  • quote:

    Orjinalden alıntı: penguin

    Bu arkadaş heralde ülkede ki vatandaşın devlet memurlarına hizmet ettiğini sanıyor.
    Bende sana bir devlet memurunun devlet dairesinde vatandaşa nasıl davranması gerektiğini söyleyeyim.
    1. Daima güler yüzlü olacak.
    2. Kılık kıyafeti her daim bir asker gibi tertipli düzenli olacak.
    3. Mesai saatlerinde işinden başka birşeyle ilgilenmeyecek.
    4. Vatandaş daima haklıdır görüşünü benimseyecek.
    5. İnsanlarıı mağdur etmemek için gerekliyse mesai saatini uzatabilecek.
    6. Vatandaşla daima kibar konuşacak.
    7. Vatandaşın her türlü sorusuna vatandaş yanıtı anlayıncaya kadar ve memnuniyeti sağlanıncaya kadar yanıt verilecek ve izahatta bulunulacak.
    8. Memnuniyetsiz kalan vatandaşlara çay ikram edilecek, gönülleri alınacak.
    9. Devlet memurlarının maaşlarının milletten kesilen vergilerle ödendiği gerçeği gözetilerek, hizmette asla kusurda bulunulmayacak.
    10. Gereksiz gel gitlerle insanlar işinden gücünden alıkonulmayacak, her türlü işi en hızlı şekilde görülecek.
    11. Devlet memuru aziz Türk Milleti'nin hizmetinde kutsal bir iş yürütmektedir. İşin kutsiyetine binaen gerekirse Türk Halkının menfaatlerini gözeterek ücretsiz de mesai yapabilecek vicdana sahip olabilecek.

    quote:


    1-Resmi kurumlara şort, atlet tarzı kıyafetlerle gitmeyin. (bu şekilde gelen hanzolardan çok gördüm)
    2-Şapkanız ve gözlüğünüz varsa çıkartın. (podyuma çıkacağını sanan kro da çok gördüm)
    3-Memura gidiş saatinize göre "merhaba, günaydın, afedersiniz" vb. cümlelerle giriş yaparak sorununuzu anlatın. (direk olaya giren dağdan inmeler hergün karşılaşıyorum)


    Devletin hizmetinde olan biri Türk Milleti hakkında "hanzo, kro, dağdan inme" sıfatlarını kullanamaz. Hepsini sana iade ediyorum.


    o kadar güzel yazmışsınız ki...

    Hizmet sektöründe görev almak demek, bir tiyatro oyununu sahnelemek gibidir
    Herkesin bir rolü vardır ve aldığı maaşın karşılığı olarak rolünü en iyi şekilde oynayacaktır.

    Devlet dairesinde memur olmak da böyledir, halka hizmet etmektir.
    Halk o hizmeti hakedebilmek için devlete bu memurların maaşlarını karşılayacak vergilerini bermektedir.
    Özetle her zaman denildiği gibi memurun maaşını halk öder.

    Ülkemizde devlet dairesinden korkulan bir dönem vardı ve bu biraz aşıldı.
    Yeni yeni memurlar geldikçe eski dinazorlar yavaş yavaş azaldı.

    Eskiden beri aynıdır, ders çalışmadan kopya çekerek sınıfını geçene aferin deriz.
    Bazı memurlar da haketmedikleri maaşı almaktadırlar.

    Ayrıca bir devlet memuru kendisinden hizmet almaya gelen (ki alacağı hizmetin karşılığını nakit olarak zaten önceden devlete ödemiştir) hanzo, kro, dağdan inme gibi sıfatlandıramaz.
    _____________________________




  • quote:

    Orjinalden alıntı: ÖfKeLiKaLaBaLıK

    % 90 ı boş oturuyor derken devlet dairelerinin çoğunu gezip istatistik mi yaptınız acaba

    hastanelerde personel yetersizliğinden sıraların sonu gelmiyor, oysa sağlık hiçbir şeye benzemez bir dakikalık bi gecikme hayatınıza malolur.

    okullarda bi sınıfta 40 öğrenci eğitim görüyor, oysa eğitimsiz toplumlar sömürülmeye mahkumdur.

    karakollarda yeterince polis yok, polis olmayınca güvenlikte olmaz teksas gibi hepimizin silahlarla gezmesi gerekir.

    orduya asker almasanız dış güvenliği caydırıcılığı kim sağlayacak

    yargıtaydan bir dosya 3 yılda dönüyor neden yeterince personel yok oysa geciken adalet adalet değildir.

    1 kişinni işini 2 kişinin yaptığı devlet daireleri levent kırcanın skeçerinde kaldı,

    nadiren eleman fazlalalığı olan yerlerlerde varsa ihtiyaç olan yere eleman kaydırmayan torpille iş yapan kişilerde aramak gerekir suçu.





    Devlet elinde bulunan bütün memurları bir dosyada toplasa
    bunların yarısını işten çıkarsa
    kalan yarısını da mantıklı bir dağıtım ile bütün Türkiye'ye yaysa
    bütün işler bugünden daha da rahat yürür.

    Hastanelerde personel yetersizliğinden sıralar bitmiyor, ama büyük şehirlerimizden birinde bir sağlık ocağı'nda 25-30 doktor kadrosu olabiliyor. Bir devlet hastanesinde 10-15 başhekim yardımcısı olabiliyor.

    Okullarımızda 40 öğrenci bir sınfıta eğitim görüyor, ama merkezi gözde bazı ortaokullarda haftada 10 saat derse giren öğretmenler var. Sorun personel eksikliği değil, personel dağıtımındaki dengesizlik.
    Ayrıca 40 kişilik sınıfların bir sebebi de okuldaki sınıf yetersizliği...

    Dediğiniz gibi adam kayırarak torpille herkes iyi ve rahat bir yerde kadrolu olmanın yollarını arıyor. Memleketim insanı...
    _____________________________




  • quote:

    Orjinalden alıntı: ercanbayram

    Size bi memur olarak abi, kardeş tavsiyesinde bulunayım. Hizmet almak için gittiğiniz resmi kurumlarda çalışan memurlardan ters tepki, ya da ilgilenmeme durumu gibisinden durumlara maruz kalmak istemiyorasınız aşağıya yazdıklarımı not edin

    1-Resmi kurumlara şort, atlet tarzı kıyafetlerle gitmeyin. (bu şekilde gelen hanzolardan çok gördüm)
    2-Şapkanız ve gözlüğünüz varsa çıkartın. (podyuma çıkacağını sanan kro da çok gördüm)
    3-Memura gidiş saatinize göre "merhaba, günaydın, afedersiniz" vb. cümlelerle giriş yaparak sorununuzu anlatın. (direk olaya giren dağdan inmeler hergün karşılaşıyorum)
    4-Ve şunu asla ama asla demeyin. "Acelem var, işim çok, çabuk olun" bu tip kelimeler kullanırsanız alacağınız cevap şu olur;

    "bugün git, yarın gel"


    sadece memura mı böyle davranılmalı?
    _____________________________
    http://www.forumakademi.info/
    sabit abi
    Hayat 3,5 ile 4 Ar@sında ya$anır. Ya üç Buçuk at@rsın yada dört dörtlük ya$arsın




  • En baştan söyleyeyim üniversitede araştırma görevlisiyim hizmet verdiğim kişiler ya öğrenciler ya iş arkadaşlarım yada hocalarım

    Şimdi ilk olarak siz yaşadığınız ülkenin gerçeklerini göz ardı edip kitapta yazan ideal kurallara göre böyle olması lazımdır söyle olması lazımdır demişsiniz. Ben bunların hiçbirine karşı çıkmam keşke olsa ancak bu kuralların maksimum 3-4 milyon nüfüsun barınabileceği istanbul gibi bir yerleşim biriminde 15 milyonun barınmaya çalıştığı bir ortamda çok geçerli olacağını düşünmüyorum.

    Gelelim niyesine;

    - İlk olarak özel sektördeki arkadaşlar eleştirmişsiniz memur arkadaşları yan gelip yatıyorsunuz paranızı haketmiyorsunuz işinizi iyi yapmıyorsunuz. Bir insanın işini iyi yapması için bazı şeyler gerekir. Ne mesela Bilinç, Görgü. Eğer bilinçsiz ve görgüsüz bir insan memur olursa eleştirilecek işini yapmayan memur olur.Aynı adam özel sektörde olursa iki seçenek olur ya kapı önüne konur yada üzerindeki amiri anasından emdiği sütü burnundan getirir adamı da köpek gibi çalıştırır. Peki burada sorun ne çalışmayan memur mu çalışmayan memuru çalışmaya zorlamayan sistem ve amirleri mi? Ve acıdır ki kendi görüşüm bu eleştiride bulunan arkadaşlar da aynı çarkın içine girdi mi eğer kendini geliştirme yada yaptığı işten tatmin olmak gibi bir amacı yoksa (bilinç meselesi gene) bu yaptıkları eleştirileri haketmekten fazlasını yapmayacaktır. Çünkü sistem buna elveriyor.

    - Gelelim memura iş yaptırmaya giderken kendimize çeki düzen vermeye. Ben bu cümleyi % 50 doğru buluyorum ve %100 doğrusu da şu. Karşımızdaki bir insansa ona saygı duymak zorundayız(Buda kitapta yazan kurallardan aslında :)) . Eğer ben babamın yanında saygımdan dolayı abuk subuk laflarla konuşmuyorsam bunu bir memurun karşısında da bir özel sektör çalışanının karşında da hocamın karşısında da yapmamam lazım. Tabi bunun karşılığında da karşı taraf bu saygıya karşılık olarak bana duyacağı saygı sebebiyle benim işimi elinden geldiğince iyi yapmaya çalışmalı burada zorunluluk değil istek olmalı. Yoksa ben senin maaşını vergimle ödüyorum, işin bu yapıcaksın tabi gibi kusura bakmayın da kompleksli modlarda takılıp karşınızdakilerede öyle davranıyorsanız karşılığında iyi hizmet beklemek fazla iyimserlik değil mi?

    - Birde herkes rüşvet vermekten bahsediyor ben rüşvet vermeyi hiç beceremem yani karşıdaki bana rüşvet ver dese önce ben utanırım onun utanması gerekirken. Peki bu rüşvetin amacı ne karşıdakini normalde yapacağı işi daha iyi(hızlı) yapmaya motive etmek değil mi? Bence karşıdakini saygılı davranarak birazda yücelterek aynı şekilde motive edebilirsiniz. Ben açıkçası devlet dairelerinde rüşvet vermediğim için çok bekledim bununla da çok gurur duydum. Ama sıra geldiğinde terbiyeli ve saygılı bir şekilde davrandığım zaman da kimse bana abuk subuk davranmadı. Ben şuna inanıyorum bir insan kendine nasıl davranılacağını kendi davranışlarıyla belirler.

    - Bu arada rüşvet verip iş yaptırıp sonra şerefsiz memur parayı bastı mı her işi yaptırıyorum modunda olana arkadaşların o memurlardan aşağı kalır yanları olmadıklarını ve kendileri memur olsalar rüşvet almaktan gurur duyacaklarına inanıyorum. Tamamen kendi düşüncem tabii ki...

    Genel bir bitiriş yapayım, Arkadaşlar çok stresli gergin bir şehirde yaşıyoruz (İstanbul). Çok kalabalığız ve kaynaklar kısıtlı olduğu için bu kaynaklara ulaşırken olması gerekenden daha fazla yoruluyoruz. Yoruldukça daha stresli ve tahammülsüz oluyoruz ve etrafa haksız yere çatmaya başlıyoruz. Sadece sabah saat 9 daki tahammül sınırınızla akşam servisten yada otobüsten indiğinizdeki tahammül sınırını bir karşılaştırın ne demek istediğimi anlayacaksınız. Bu tahammülsüzlük toplumda insanlar arasında birike birike artık bir alışkanlık haline geldi. Hatta tahammülsüz olmayı herşey bağırıp çağırmayı iyi bir özellik olarak yorumlayanlar bile görüyorum bu sorun bir çığ gibi büyüyerek artıyor çünkü tahammülsüz insan bu şekilde davrandıkça etrafındakiler de kolay yol olarak ona benzemeye başlıyor.

    Son Söz:

    Kızdığında bağırıp çağırana mı susabilene mi daha çok ihtiyacımız var ?
    _____________________________
    Saygılar




  • 
Sayfa: önceki 1234
Sayfaya Git
Git
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.