Şimdi Ara

Bu sabah fotoğrafıma bakıp ağladım (2. sayfa)

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
1 Misafir - 1 Masaüstü
5 sn
44
Cevap
1
Favori
3.918
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
Öne Çıkar
19 oy
Sayfa: önceki 123
Sayfaya Git
Git
sonraki
Giriş
Mesaj
  • Faulen kullanıcısına yanıt
    "senin kabul ettiğin şeylerin temelinde birçok hata var"

    - Benim kabul ettiğim şey, zamandan ve mekandan bağımsız, ezelî ve ebedî, bir ve tek olan, her şeyi bilen, gören, sonsuz ilim ve kudret sahibi olan bir yaratıcı olduğudur ve bunun temelinde hata aramanın kendisi hatadır. Her şeyin tesadüfen meydana geldiğini düşünmek akla hakarettir öyle ki bir yemek bile kendiliğinden hazırlanmıyor...

    "bir müslümanın ben gerçekten düşündüm ve bu sonuca vardım demesi ya zeka sorunu olduğunu gösteriyor ya da gerçekten düşünmemiştir"

    - Buradan şunu anlıyorum: Düşünen bir insan Allah'ı inkar eder.
    Ama bunu iddia etmek ne akdar akla yatkın bunu da düşünmek lazım...

    "mutsuz olduğum bir düşünceden vazgeçememin tek sebebi teizmin tamamıyla mantıksız olmasıdır"

    - Mantık dediğimiz şey insanı mutlak doğruya götüren bir şey değildir. Demek istediğim, insanın kurduğu her mantık doğru olamaz, bazen mantık hataları yapılabilir. Dolayısıyla mantığı değiştirip düşünmekte fayda var. Mutlu ya da mutsuz olmak insanın elinde. Madem mutlu olmak istiyorsun o halde mutsuz olmak için kendini zorlama. Kurduğun mantıkta hata olabileceğini kabul edip "bir yaratıcının var olabileceği" üzerine mantık kur...

    İnanmak için akıl ve kalp itifak yapmalı. Sanırım senin kalbin inanmak istiyor ama aklın bir şekilde inanmanı engelliyor.

    < Bu ileti DH mobil uygulamasından atıldı >




  • İlk olarak gerçekle yüzleşmek lazım. Sanmayın ki bu dünyada adalet var ve herkes hak ettiğini elde edebiliyor. Popülizm sağolsun, sağda solda sürekli karşılaştığımız sen ben gibi normal insanlar, çok farklılarmış, çok yeteneklilermiş gibi paketlenip önümüze konuluyor. Senin aynın olan birisinin, senden çok daha iyi durumlarda yaşayabildiği bir dünyadayız. Bu yüzden bunları fazla kafaya takmayıp kendi yolumuza bakmamız lazım.
    _____________________________
  • Sezen Aksuyoutube
    Sezen Aksu - Yak Bir Sigara (Official Audio)
    https://www.youtube.com/watch?v=evvyOpeTrFw
    _____________________________
    NOT : insanoğlu doğasında bencillikten başka bir şey yoktur
  • quote:

    Orijinalden alıntı: TAHDİK

    Ya yeter bir gidin artık, her derde daha kötüsünü örnek gösteriyorsunuz hayata böyle bakarsan hepimiz kralız, dert dediğin başkasıyla kıyaslanarak ölçülemez anlayın şunu.

    Alıntıları Göster
    Nereye Gitmemi isterdin çoçuk ADAM?

    Madem öyle arkadaş kendini başkaları ile kıyasladığı için bu durum da değil mi, Önerin nedir Şu durumda yapa bileceği ne var mesela?

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
    Siyah Sancaklılar.
  • Aikido_oreo kullanıcısına yanıt
    bravo hocam

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • “Yoruldum, patron. Yollarda yağmurdaki bir serçe kadar yalnız olmaktan yoruldum. Yanımda hiç arkadaş olmamasından bıktım. Nereye gideceğimizi, nereden geldiğimizi söyleyecek biri. İnsanların birbirine kötü davranmasından bıktım. Her gün dünyada hissettiğim ve duyduğum acılardan bıktım. Çok fazla var, sanki her an için kafama cam parçaları batıyor. Anlıyor musun?"

    < Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • Genç Düşünür kullanıcısına yanıt
    tanrıyı net bir şekilde reddettiğimi söyleyen kim? ben allahı reddediyorum. allahın elle tutulur herhangi mantıklı hiçbir şeyi yok. tamamı çelişkilerle dolu.

    agnostik ateistim ben. tanrının var olabileceği ihtimali üzerine dururum fakat allah yoktur net. bi kere sonsuz kudret sahibi bir varlık asla bizim gibi ezikler ile uğraşmaz. sonsuz kudret sahibi olan bir varlığın böyle davranması paradoksal sorulara yol açar. tanrı dediğimiz şey ya yok ya da sandığımız kadar güçlü değil.

    gerçekten düşünmek istiyorsan öncelikle temele ineceksin en basit soruları soracaksın ve dediğim gibi objektif olacaksın. duyularını ve duygularını bi kenara itip sadece akıl ile düşünmeye çalışacaksın. bir insan için sadece akıl ile düşünmek mümkün değil belki ama bunu azaltmak gerçeği aramada elzem.

    ateizm inançların aksine hiçbir şey gerektirmeden, çaba harcamadan elde edilebilecek bir şey değil bu coğrafyada. insanlar ben ateist olmak istiyorum diyerek düşünmeye başlamıyor. muhtemelen senden daha yobaz bir müslümandım çocukken. (yobazı körü körüne inanmak olarak kullandım, hakaret olarak değil) ateist "olabilmek" için felsefe ve biyolojiye hakim olmak lazım. en temel sorular ve cevapları buradan geliyor. fiziğin şu an bu soruları kırabildiğini düşünmüyorum.

    allah kavramını reddedilmek için ciddi anlamda hiçbir şey bilmeye gerek yok zaten sınırsız sayıda mantıksızlık ile dolu ama tanrı kavramını kırmak bugün için bilimin dahi reddetmekte zorlandığı bir şey.

    edit : mantıklı bulduğun bir şeyin yanlış çıkma ihtimali beni mutlu ettiği için kabul ettiğim bir şeyin yanlış çıkma ihtimalinden çok daha düşüktür.

    beni birinin aldattığına dair kanıtlara sahip olduğum halde mantığımla hareket etmek yerine, mutluluğuma leke sürmemek için bunu göz ardı etmek yanlış çıkma ihtimalimi azaltmayacak fakat 1. seçenek azaltacaktı.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Faulen -- 5 Mayıs 2019; 10:34:22 >
    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________




  • :) tanri yok zaten ondan isin rast gitmior olabilir

    < Bu ileti DH mobil uygulamasından atıldı >
  • Faulen kullanıcısına yanıt
    BigBang'a inanıyorsan bir yaratıcının varlığını da kabul etmen gerekir çünkü BigBang'ın oluşabilmesi için bir irade ve güç gerekiyor. Bununla beraber bu irade ve güç aynı zamanda zaman kavramından da bağımsız olmalı çünkü zaman da diğer her şey gibi BigBang ile birlikte oluşmuştur. Bu durumda yaratıcının, senin deyiminle "tanrı" benim deyimimle "Allah", ezelî olması ve aynı zamanda sonsuz bir kudrete (-ebilme gücü diyelim anlaşılması için) sahip olması gerekiyor çünkü evrende yer alan her şey, en küçük biriminden en büyük birimine kadar, bir düzen içerisinde hareket ediyor. Bu düzeni meydana getiren varlığın sonsuz bir kudreti olmalı ki düzen devam etsin. Anlaşılması için şöyle bir örnek vermek istiyorum: Bir trafik akışında seyreden arabalar kendi akılları ile seyretmiyor, her birinin içerisinde bilinçli varlıklar olan akıl, şuur ve kudret (güç) sahibi canlı insanlar var (ölülerin araba kullanması beklenemez) ama buna rağmen trafik lambaları olmasa trafik birbirine girer, düzen bozulur ve trafik içi bir kaos oluşur. Bilinçli varlıklar olan insanlar bile bir trafikte kendilerine göre düzen sağlayamayıp trafik lambalarına ihtiyaç duyuyorlarsa nasıl koskoca evren, en küçük biriminden en büyük birimine kadar, düzen içerisinde bulunabiliyor? Üstelik bunlarda bizdeki gibi bir şuur, akıl, irade ve canlılık da yok. Demek ki her şeyi düzene koyan bir yaratıcı var.

    BigBang'a inanmıyorum dersen o zaman da bilimi ve temele aldığın aklı inkar etmiş olursun.

    Agnostisizm'e göre Tanrının varlığı bilinemez, var da olabilir yok da olabilir. Bu, insan tesadüfen de oluşmuş olabilir bir yaratıcı tarafından da yaratılmış olabilir demek. İnsan, biyolojik, fizyolojik, psikolojik olarak çok kapsamlı bir varlıktır. Agnostisizm'e göre bu kapsamlı varlığı (insanı) cansız, şuursuz, bilgisiz atomların bir araya gelip oluşturması ihtimal dahilinde. Tamam, Agnostisizm'e göre bu bilinemez, kendiliğinden de oluşmuş olabilir bir yaratıcı da yaratmış olabilir. Biz de bilinmeyenden değil bilinenden yola çıkalım. Şöyle ki: Bakkaldan vs. en basitinden bir tost yapabilmek için ekmek, sucuk, turşu, kaşar, ketçap, mayonez alalım ve mutfağa bırakalım ama 9 ay 10 gün boyunca bu malzemelere hiç dokunmayalım, 9 ay 10 gün sonra tekrar mutfağa girdiğimizde koyduğumuz malzemelerin tost olmuş olmasını bekleyebilir miyiz? Elbette bekleyemeyiz. Peki, bu sefer mutfakta daha önceden yapılmış olan bir tost görsek, bu tost için "bu malzemeler birleşmiş, sucuklar ince ince kesilmiş vs. diyerek tost haline gelmiş diyebilir miyiz? Elbette bunu diyemeyiz çünkü tost yapıldıysa mutlaka onu yapan vardır. Bu durumda her açıdan gelişmiş olan bir insanın da elbette bir yaratıcısı olmalıdır.
    _____________________________




  • Genç Düşünür kullanıcısına yanıt
    şu argümanlara o kadar alıştım ki içimden artık hiç cevap veresim gelmiyor ama ciddiyetine inandığım için bazı şeyleri açıklamaya çalışacağım.

    öncelikle ruh kavramını bi kenara atalım çünkü bunu bir argüman olarak almak demek ben bir köşeye sıkıştım demektir. şu an ki bulgular gösteriyor ki biz tamamen beynimizin kontrolü altındayız biz beyni kontrol etmiyoruz. verdiğimiz kararlar, yaptığımız davranışlar hepsi bilinçaltındaki çatışmaların günyüzüne çıkmış hali. ben bir soru için evet veya hayır diyebilirim fakat bunun özgürlüğüne sahip değilim çünkü eğer evet dersem neden evet dediğime dair cevap ararken aslında yine başka bir soruyu meydana getiriyorum "neden evet dememin sebeplerini böyle cevapladım?" elektroensefalografi (eeg) ile yapılan deneyler gösteriyor ki biz "her zaman" için bir karar vermeden önce beyin çok küçük zaman dilimi farkı öncesinde bunu çoktan sonuçlandırmış oluyor. daha basit söylersem eğer senin bir butona rastgele bir zaman içerisinde basman istense ve sen 5. saniyede butona bassan aslında 5. saniyede basmış olmuyorsun. beyin 3. saniyede kararını vermiş oluyor fakat senin bunu yapmanı sağlayacak zihinsel ve motor faaliyetler 5. saniyedeki zamana gerileyecek kadar aksıyor. beyindeki her şeyin kimyasal, hormonal ve elektriksel olduğunu düşünürsek gecikmenin olması çok normal.

    böyle bir durumda özgür iradeli canlılar olduğumuz söylenemez. ruh kavramını dahi devreye soksak da özgür iradenin varlığı mümkün gözükmüyor. ruh teolojide bile çevresinden etkilenen bir varlık. ki islamda insan ruhu insan bedeninden önce yaratıldığı halde dünyaya geldiğinde birçok şeyden etkilenerek şekilleniyorsa ve bizim bu şekillenmeye göre yargılanacağımız iddia ediliyorsa ben buna mantık hatası derim. bugün bir karıncanın özgür iradesi olduğunu düşünmüyoruz çünkü bize çok basit geliyor. peki bizden daha üstün bir kapasitedeki varlık bizim özgür olmadığımızı düşünse? (bu tanrı olurdu herhalde) sence bizi yargılama arzusu ne kadar mantıklı gelirdi? bir karıncayı yargılama gereksinimi duymayan insanın tanrı tarafından yargılanacak olması aslında tanrının sonsuz kudret sahibi olmadığına bir kanıttır. maddesel olarak söylemiyorum ama eğer özgür irade sahibi olmamız isteniyorsa eğer tanrının omnipotent özelliğinden vazgeçmesi gerek. her şeyi kontrol eden ve düzene sokan bir tanrı karşısında özgür olma ihtimalimiz yok. bunun maddesel mümkünsüzlüğünü yukarıda açıklamışken bi de böyle olması bizim aslında yargılanamayacak kadar değersiz birer zihne sahip olduğumuzun göstergesidir.

    her şeyin tanrıdan geldiğini iddia eden biri kötülüğün nasıl oluştuğunu da açıklamak zorunda. ahlak kurallarının çok yüksek oranda insan ırkı için kesiştiğini söyleyebiliriz fakat bu evrensel midir sorusu için muamma. bugün masum birini öldürmek her daim için insan sosyal yapısında kötüdür fakat ölülerini gelenekleri gereği yiyen bir toplumda büyüyen bir çocuğun bunu devam ettirmesi ahlaksızlık mıdır ahlaklı mıdır tartışılır.

    bu açıklamalarda görülüyor ki bir ateist olarak daha mütevazi ve sınırlarını bilen bir canlıyım. evrenin ve her şeyin allahın kendi sanatını görmesi için arabistandan birkaç "insan evladı" seçmesi sonucu yaratıldığına inanma gereği duymuyorum. klasik bir argüman da bu vardı değil mi? evren ve insan neden yaratıldı diye sorduğumuzda müslümanların kendilerini en tatmin etmiş şekilde yanıtladığı cevap şu oluyor : "sen bir sanat eseri yapsan bunu birilerinin görmesini istemez misin?" burada allahın düşünce tarzını insan aklına kadar indirgeyen müslümanların aynı şekilde bizim de "ben tanrı olsam şunu şunu yapmazdım" diyerek allahı kendimize indirgediğimizde neden "sen töbe haşa allah mısın allahı kendinle kıyaslıyorsun?" dediğini hiçbir şekilde kavrayamıyor ve ikiyüzlülük olarak görüyorum. bir ateist olarak insanın en fazla gelişmiş bir memeli olduğunu kabul edebilecek kadar gerçekçi ve objektifim peki ya sen alemlerin bizim için yaratıldığını reddedilecek kadar cesaretli misin?

    emin ol yazabilecek bin bir türlü şeyim var fakat gerçekten bazı şeyleri değiştiremeyeceğimi bildiğim için artık bu son mesajım. yazacağın mesajı okurum sadece. iyi günler.

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________




  • Faulen kullanıcısına yanıt
    Beynin vücudumuzun yöneticisi olduğunu ve biz daha eyleme geçmeden beynin çoktan o eylem hakkında karar verdiğini kabul ediyorum ama "beynimizin kontrolü altındayız, biz beyni kontrol etmiyoruz"u kabul etmiyorum. Eğer bütün davranışlarımız bilinçaltındaki çatışmaların gün yüzüne çıkmış hali ise o zaman düşünmeyi ve aklı bir köşeye atmamız gerekir. Gösterdiğimiz her davranış ve verdiğimiz her cevap bilinçaltı kaynaklı ve saf beyin kontrollü ise yaptığımız hiçbir şey bir diğerinden farklı olmamalı. Aldığımız hiçbir karar daha önceden aldığımız kararlar ile çelişmemeli yani robot gibi bireyler olmalıyız. Bir soruya, bir duruma, bir olaya karşı yaklaşımımız hiçbir zaman değişmemeli, evet dediğimiz bir şeye başka zaman hayır diyememeliyiz, hep sabit kalmalıyız.

    Ama irade sahibi, akıl sahibi, düşünen bir insan böyle olamaz. Bugün "yanlış" dediği bir şeye başka bir zaman verdiği kararın yanlış bir karar olduğunu düşünerek "doğru" diyebilir ve onun öyle olduğunu kabul edebilir, fark edebilir, görebilir, anlayabilir yani bir irade gösterip o yanlışı düzeltebilir ya da yine iradesiyle o yanlışta devam edebilir kısacası iradesi sayesinde seçim yapabilir. Seçim yapabilmek, insanın irade sahibi olduğunu gösterir ve irade sahibi olmak akıl gerektirir, düşünme gerektirir. Akıl beraberinde sorumluluğu gerektirir çünkü akıl yoksa düşünce de yoktur düşünce yoksa karar verme yetisi yoktur yani mesuliyet yoktur. Bundan dolayı deliler, akılları olmadığı ve dolayısıyla irade sahibi olmadıkları için suçlanmazlar, yine aynı şekilde beyin ölümü gerçekleşen hastaların herhangi bir konuda irade göstermeleri beklenemez.

    Tüm bunlardan hareketle bir karınca ile bir insanın arasındaki irade farkı anlaşılabilir. Hayvanlar içgüdüleri ile hareket ederler, onlara o yetenek verilmiştir. Doğan her hayvan doğduktan sonra ne yapacağını bilir, düşünmeksizin yapar, irade göstermeksizin yapar çünkü içgüdüleri ile hareket eder. Bizler bu hayvanların özgür iradelerinin olmadığını biliyoruz ama onların bize göre basit olduklarını düşündüğümüz için değil, onların içgüdülerinin dışında karar verme yetilerinin olmadığını bildiğimiz için, akıllarını kullanarak neyin iyi neyin kötü olduğunu düşünemedikleri için... Hayvanlar özgür irade sahibi olmadıkları için bizler hayvanları yaptıkları yanlışlardan dolayı mahkemelerde yargılayamayız ama bizler insan olarak birbirimizi yargılayabiliyoruz çünkü yaptığımız her davranışta bir seçim gerçekleştiriyoruz yani bir irade sergiliyoruz. Bu sergilediğimiz iradelerin sonrasında ortaya çıkan sonucun sorumluğunu üstleniyoruz çünkü yaptığımız şey her neyse karar vererek ve irade göstererek yaptık. Bizler bu dünyada birbirimizi yargılıyor, birbirimizden hesap soruyor, birbirimize ceza veya ödül veriyorsak neden her şeyin yaratıcısı olan Allah yaptığımız seçimlerden dolayı bizleri yargılamasın? Bu dünyada insanlara zulmetmiş, milyonlarca insanı katletmiş ama kendisi eceliyle ölmüş gitmiş bir kişinin yaptıkları, işlediği suçlar yanına kâr mı kalacak? O adam cezasını çekmeyecek mi? Bu dünyada bile bir kişiyi öldürmek cezasız kalmıyorsa, milyonlarca kişinin ölümüne sebep olan ve eceliyle ölüp giden insanlar nasıl cezasız kalır? Evet, herkes iradesinin, verdiği kararların sorumluluğunu üstlenecek ve öldükten sonra gerek ödül gerek ceza ne alması gerekiyorsa onu alacak.

    Allah, her şeyi düzen içerinde tutuyor ve evet her birimiz karar vermede özgürüz. Eğer öyle olmasaydı bugün herkes Allah'a inanıyor olurdu ve işte o zaman ortada irade diye bir şey kalmaz ve imtihan sırrı da ortandan kalkardı. İnsanlar inanıp inanmamakta özgür bırakılmıştır, bu da özgür irada sahibi olmalarının gereğidir.

    Evet her şey Allah'tandır ama Dünya'daki kötülük insanların iradeleri sonucu oluşmaktadır. Bir örnek verecek olursak: Bir hükümdar, altında çalışan hizmetlisine hayırlı ve güzel işlerde harcaması için bir kese altın veriyor. Bu hizmetli kendisine verilen bir kese altını nasıl harcayacağı konusunda iradesi doğrultusunda hükümdarın sözünü dinleyip iyi ve güzel işler de yapabilir kötü ve çirkin işler de... O altınlar ile kötü ve çirkin işler yapsa bunun sorumlusu altınları ona verdiği için hükümdar mıdır yoksa kendisine iyi işlerde bulunması için verilen altınları irade gösterip kötü işlerde harcayan hizmetli mi? Hizmetli altınları nerede ve nasıl harcarsa harcasın hükümdarın yanına döndüğünde ona hesap vermek zorundadır ve hükümdar da elbette onu, vereceği hesaba göre yargılayacaktır.

    Evren büyük ve ben bir Müslüman olarak evrende bizden başka canlıların da yaşıyor olduğunu düşünüyorum. İyi günler.
    _____________________________




  • Belli ki Orkun ısıtmak denilen ergenin düne kadar buralarda ağladığını bilen hatırlayanlar kalmamış. YouTube a başlamadan önce Orkun denilen kardeşimiz burada milletten akıl alıyordu. Eziğin tekiydi. Psikolojik sorunları olduğuna inanıyorum. O zamanlar öyle tepkiler gösteriyordu. Bir süre sonra bunları aşmak ve yenmek için YouTube a başladı. Büyük bir ihtimal psikoloğu önerdi. Çünkü çok iyi hatırlıyorum kalabalık ortamlardan korkuyorum diyen birisiydi kendisi.

    Sonra ilk YouTube videolarında çekingen çekingen tavırlarla konuşurdu. Buraya da DH ye de konusunu açıp reklam yapardı. Şöyle bir Videom var seyredip, yorum yaparsanız sevinirim diye.

    Sonra hafiften tutulmaya başlayınca hatta o dönemler bot basarak izlenme sayılarını arttırma dönemlerinde birşeyler çevirdiler. Bot olayları da ortaya çıkınca Özür mözür dileyip kapandı konular. Çoğu inkar etti bot basmadim diye ama o dönem YouTube istatistiklerinden az buçuk anlayanlar bot basıldığını çok kolayca anladılar. Ardından botlar sayesinde ön plana çıkıp içerikleri izlenir hale gelince, haliyle de ilgi alaka görünce zaten kendilerini bişey zannedip utangacliklarini yendiler.

    Şu anki haliyle eski hali arasında dağlar kadar fark var. Ama Orkun u ne kadar sevmesem de en azından kendini değiştirdi. Karakterini düzene soktu. Yıkık ve buhran psikolojisinden bı şekilde kurtuldu. Video mideo da olsa bı şekilde bı yerden başladı.

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
    İnanmak yeter.




  • Kolay gelsin



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi RaiTaR0 -- 6 Mayıs 2019; 9:16:34 >
    _____________________________
  • Çoğu kişinin imrendiği güzel bir bölüm okuyorum, arkadaşlarım tipimin iyi olduğunu söylüyor (Çene yapısı dedin ya aynısını söylemişti biri), boyum 180 kilom 77 ama beni koşulsuz 1 tane bile seven yok.

    Emin ol ne tipin ne de zeki olmanın bi önemi yok.

    Hayatım yoksulluk ve ailemdeki hastalıklarla geçti. Senden tek farkım beni şu an hayatta tutan tek şey inanç. Bunu söylemekte de kusur görmüyorum.

    İnancını kazanmaya çalış yoksa seni koşulsuz sevecek biri bulman zor.

    Biz tanrının değil toplumun unuttuğu insanlarız.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi qhydts -- 6 Mayıs 2019; 10:5:15 >
    _____________________________
  • Sen düşünme ak

    < Bu ileti DH mobil uygulamasından atıldı >
  • quote:

    Orijinalden alıntı: Genç Düşünür

    "Sesimi duyan bir tanrının olmayışına ağladım."

    Sesini duyan bir yaratıcı var ama sen olmadığına inanıyorsun ve bunun için ağlıyorsun. Çok anlamsız geldi. Ağladığına göre her şeyi yaratan bir yaratıcının var olmasını istiyorsun. Bu şuna benziyor, önünde bir tablo var ve sen bu tabloya bakıp "bu güzel tablonun keşke bir ressamı olsaydı" diyorsun ve o ressamın var olabileceğini düşünmediğin için ağlıyorsun. Var olmasını istediğin şey zaten var ama görebilmen için aklınla düşünüp kalbinle tasdik etmen lazım.

    Etrafımız Allah'ın varlığına deliller ile dolu. Bu delilleri görmemek için ısrarcı olmayın ve etrafa ibret almak, düşünmek için göz gezdirin. Mesela vücudunuza bakın (organlarımız ve özellikleri, sindirim sistemi, dolaşım sistemi, solunum sistemi, beyin vs.); yediğiniz yiyeceklere bakın, portakalı düşünün, ve tabii diğer meyveleri vesaire, neden içerisinde bizleri hastalıklara karşı koruyucu, bizlere yararlı vitaminler barındırıyor da zehir barındırmıyor; neden yeryüzündeki her şey bizim ile uyumlu; neden atmosferde yeterli oranda oksijen var; nasıl bütün organlarımız anne karnında 9 ay gibi bir sürede kusursuz şekilde gelişiyor ve çevreye uyumlu şekilde doğuyoruz; içtiğimiz suyu düşünelim, neden tam canlı organizmalara uygun formda meydana gelmiş, moleküller birleşerek neden su diye bir element ortaya çıkmış, insanoğlu var olduğundan beri ihtiyacımız olan su neden hiç bitmeden varlığını sürdürüyor, kaynağı ne? Bu ve bunu gibi düşünerek Allah'a yani bir yaratıcıya ulaşacağımız o kadar çok delil (aklî deliller) var ki...

    Sadece yaratıcı yok diyerek hakikati değiştiremezsiniz. Allah bizlere bu aklı düşünelim ve tefekkür edelim diye vermiş. Düşünelim ve tefekkür edelim.
    sözler köşkü virali

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
    _____________________________________




  • quote:

    Orijinalden alıntı: Heyyami

    Sen düşünme ak
    Sana mı soracağım düşünüp düşünmeyeceğimi? Terbiyeni takın adamın canını sıkma! Alıntıladığın yorumuma verecek cevabın yoksa boş yapma, kaybol.

    Şu yazdığın yazı en fazla 18 yaşında ergen biri olduğunu gösteriyor. Konuşurken saygılı ol, herkesle öyle isteğin gibi konuşamazsın. Öğreneceğin daha çok şey var.
    _____________________________
  • Genç Düşünür kullanıcısına yanıt
    Forumlarda vaaz vermeyi kesip yoluna bak. Burada genç düşünür olan sensin. Uzun uzun yazinca ne haklı çıkıyorsun ne de Allahı buluyorsun. Sözler köşkünün kadrolu elemanı falansın heralde. Uzaa



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Heyyami -- 6 Mayıs 2019; 11:17:22 >
    < Bu ileti DH mobil uygulamasından atıldı >
  • Seni Hristiyanlığa davet ediyorum evlat. Hrıstiyan ol mutlu ol. Baba oğul kutsal ruh. Amen

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
    HUAWEI P9
  • quote:

    Orijinalden alıntı: Heyyami

    Forumlarda vaaz vermeyi kesip yoluna bak. Burada genç düşünür olan sensin. Uzun uzun yazinca ne haklı çıkıyorsun ne de Allahı buluyorsun. Sözler köşkünün kadrolu elemanı falansın heralde. Uzaa
    Tekrar ediyorum. Benim hangi yorumun altına ne cevap yazacağıma karışamazsın. Uzun uzun yazmak, haklı çıkmak için veya haklı görünmek için yaptığım bir eylem değil, sadece fikrimi belirtiyorum ve bunun için ne kadar uzatmam gerekiyorsa o kadar uzatırım.

    Zaten var olan bir şeyi tekrar tekrar bulmaya gerek yoktur. İsteyen inanır istemeyen de inanmaz, bu kadar basit. Ben uzun yazdım diye sen inanmaya mı başladın? İnanmak kişinin kendi bileceği iş. Ben ortaya düşüncelerimi koyuyorum, ki olması gereken budur çünkü karşımdaki de bana düşüncelerini söylüyor, aklî delillerimi koyuyorum, bulguları söylüyorum ama kimseyi inanmaya zorlamıyorum. Benim görevim doğru bildiğimi anlatmaktır ve benim doğrumun sonunda sonsuz güzellikler var ama sen ve senin gibiler hangi akla hizmet kendi inançsızlıklarınızı insanlara kabul ettirmeye çalışıyorsunuz veya inananların inançları ile dalga geçiyorsunuz? Üstelik sizin kabul ettiğiniz doğrunun sonunda yokluk var, her şeyin boşa gitmesi var, sevdiğiniz kişilerin sizinle birlikte ortadan kaybolması var. Ben ve benim gibiler sizleri sonsuz güzelliklere, iyiliklere çağırıyorken sizler insanları yokluğa çağırıyorsunuz.

    Hiçbir yerin kadrolu elemanı değilim. Laf atan sen olduğun için uzaması gereken de sensin.
    _____________________________




  • 
Sayfa: önceki 123
Sayfaya Git
Git
sonraki
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.