Şimdi Ara

ATATÜRK KÖŞESİ (21. sayfa)

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
2 Misafir - 2 Masaüstü
5 sn
1.800
Cevap
33
Favori
245.327
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
Öne Çıkar
59 oy
Giriş
Mesaj
  • elleriden öperim atam..
    _____________________________
    İMZA MİMZA YOK KARDEŞ :)
  • Alın bi ibret öyküsü daha..

    Makam Sen Nelere Kadirsin!


    Geçmişinde atıp tutan rengini çok güzel belli eden, şimdiyse demokrat olduğunu iddia eden siyasetçilerle doldu etrafımız. Üstelik halkın birçoğunun da bu sahte değişimlere inanması çok acı doğrusu. Bir zamanlar birilerinin eteklerinin altında oturup fotoğraf çektirenler bugün laikliği benimsemiş, Atatürkçü görünümleriyle nasıl da caka satıyorlar.

    Ancak sorsanız insanlara bu kişilerin değiştiğini, geçmişteki bu hareketlerinin onların gençliğine verilmesi gerektiğini söylerler. Ya da tam tersini düşünelim dünün solcusu bugünün en sağ partisinde hangi amaçla yer alıyor dersiniz? Kendisine sorsanız “asla koltuk sevdasıyla alakası yok” der. Peki, ilk bahsettiğim kişilikle ikincisi arasında ne fark var? Bana göre hiç fark yok.

    Geçen gün bir yerlerde okuduğum Atatürk’le ilgili bir yazıyı hatırladım. Yaşanmış ve bugüne adapte edebileceğimiz bir olay. Paylaşmak istiyorum.

    Cumhuriyet’in ilk yılları; Gazi devlet meseleleri sebebiyle il il dolaşıyor. Bingöl’de biriyle tanıştırıyorlar onu. Upuzun göbeğine inen sakalları var adamın. Atatürk yaverine bu kişinin kim olduğunu soruyor. Yaveri de Şıh olduğunu, sözü geçen, birçok çevrede sayılan biri olduğunu söylüyor. Atatürk, Şıh denen bu kişiyi yanına çağırıyor ve ona “her şey iyi hoş da sakalın çok fazla uzun; en azından peygamberimizinki kadar olsa” diyerek boynunun altını hiza olarak gösteriyor. Şıh, “tamam” diyor ve yanından çekiliyor.

    Aradan bir zaman geçiyor ve Atatürk Şıh’ın sakalını kesip kesmediğini merak ediyor. Araştırılınca sakalını kesmek bir yana, bunun lafını bile ettirmediğini öğreniyor.


    ATATÜRK KÖŞESİ


    Atatürk durumu öğrenince alıyor eline kalem ve kağıdı bir yazı yazıyor. Etraftakiler merak ediyor; ancak seslerini çıkarmıyorlar. Bir müddet sonra Şıh, Ankara’ya Atatürk’ün huzuruna geliyor. Sinekkaydı tıraş olmuş, üzerinde takım elbise. Bir süre Atatürk’le konuştuktan sonra gidiyor.

    Herkes adamın durumuna şaşırıyor; bir parça boyunu kısaltmadığı sakalını tamamen kesmiş, üstündeki şalvarı çıkarıp takım elbise giymiş haline şaşkınlıkla bakıyorlar. Dayanamayıp Ata’ya soruyorlar:

    “Paşam, nasıl oldu da sakalını tamamen kesti bu adam?” diye.

    Atatürk diyor ki “ Baktım ki sakalını kesmeyecek valiliğe bir yazı yazdım ve o kişiyi Van valisi olarak atamalarını istedim. Sakalını kesip, takım elbiselerle geldi. Çünkü işin ucunda makam vardı. Ancak geldikten sonra ona dedim ki ‘Makam uğruna ideallerinden vazgeçmişsin; yarın ya başka şeyler için makamından vazgeçersen eğer? Bu görev sana uygun değil.’ Bunun üzerine de gitti.”

    Yaşanan bu olay karşısında oradaki insanların tepkilerini kestirebiliyorum doğrusu; ancak her geçen gün olduğu gibi Ata’ya hayranlığım bu olayı öğrendikten sonra bir kat daha arttı. Ayrıca yazımın başında bahsettiğim günümüz siyasetçilerinin tavrını hatırlattı bana. Siz ne dersiniz bilemem…
    _____________________________




  • ne mutlu bize seninki eşi benzeri olmayan bir öndere sahip olduğumuz için Ne Mutlu Türküm Diyene! Atam seni görmeyi o kadar çok isterdim ki
    _____________________________
  • Atam bugün 13 evladımız daha Şehit 14 evladımız daha Gazi oldu senin kurduğun Cumhuriyetin refahını korumak adına,
    ağlayamıyoruz bile Atam,
    gözlerimize çekilmiş göz yaşı kurşunları ama onları dökemiyoruz Atam,
    başımız yukarıda
    şehadete ermeyi sıranın vatan için bize gelmesini bekliyoruz Atam,
    sıra bize geldiğinde
    o gözlerimizde biriktirdiğimiz kurşunları dökeceğiz hainlerin üstüne
    sonrada kalkıp geleceğiz ŞEHİTLERİMİZİN yanına Atam...
    _____________________________
  • Atam sana canim fedaa..
    _____________________________
  • atam sana şugünlerde çok ihtiyacımız var çok..........
    _____________________________
    REDMİ NOTE 12 PRO PLUS
  • ATATÜRK KÖŞESİ
    _____________________________
  • ATA'M AĞLIYORUM... YOKLUĞUNA AĞLIYORUM... Televizyonda gereksiz kişiler tartışıyor, bu ülkeyi gereksizler yönetiyor. AĞLIYORUM ATA'M, cidden AĞLIYORUM...
    _____________________________
  • ATATÜRK KÖŞESİ

    ATATÜRK KÖŞESİ

    ATATÜRK KÖŞESİ

    ATATÜRK KÖŞESİ



    ATATÜRK KÖŞESİ

    ATATÜRK KÖŞESİ

    ATATÜRK KÖŞESİ

    ATATÜRK KÖŞESİ



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Kıdemli Yarbay -- 28 Ekim 2007; 22:07:51 >
    _____________________________




  • ATATÜRK KÖŞESİ
    _____________________________
  • ATATÜRK KÖŞESİ
    _____________________________
    797numaralıcisim yaklaşıyor efenim
  • Arkadaşlar acaba elinizde atatürk ün okuduğu okullar var mı?
    _____________________________
  • 50. YIL MARŞI
    _____________________________
  • [Deleted by Admins]
    _____________________________
  • [Deleted by Admins]
    _____________________________
  • atam seni saygıyla anıyoruz.........
    _____________________________
  • ATA mizi saygi ile aniyoruz
    ATATÜRK KÖŞESİ

    NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE
    ATATÜRK KÖŞESİ
  • gerçekten çok güzel bir paylaşım kardeşim Tebrikler. ANIYORUZ VE ARIYORUZ



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi AK_47 -- 14 Kasım 2007; 21:34:36 >
    _____________________________
    Tek Dostum Yalnızlığım

  • ingiliz kralı 7. edward, istanbul'a atatürk'ü ziyarete geldiği zaman
    atatürk kendisine bir akşam ziyafeti vermişti.
    ziyafetten önce:
    - "bana ingiltere sarayında verilen ziyafetlerin nasıl olduğunu bilen
    birini ya da bir aşçı bulunuz!" dedi.
    sonunda bu sofra düzenini bilen bir kişiden öğrenerek sofrayi o biçimde
    düzene koydular. kral, akşam sofraya oturunca
    kendini kral sarayında sanarak memnun oldu.
    atatürk'e dönerek "sizi kutlar ve size teşekkür ederim. kendimi
    ingiltere'de sandım." diyerek memnuniyetini bildirdi.
    sofraya hep türk garsonlar hizmet etmekteydi. bunlardan biri
    heyecanlanarak elindeki büyük bir tabakla birdenbire yere
    yuvarlandı. yemekler de halılara dağıldı.
    türk konuklar utançlarından kıpkırmızı kesildi.
    ancak atatürk kral'ın kulağına eğilerek
    "bu ulusa her şeyi öğrettim, ancak uşaklığı öğretemedim!" dedi.
    _____________________________




  • İ Z İ N D E Y İ Z

    ATATÜRK KÖŞESİ
    _____________________________
    Söz konusu vatansa, gerisi teferruattır.
    K.ATATÜRK
  • 
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.