Şimdi Ara

Airbus, titanyum 3D baskıyla uçak üretiminde yeni bir dönemin kapısını aralıyor

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
2 Misafir - 2 Masaüstü
5 sn
8
Cevap
0
Favori
772
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
Öne Çıkar
2 oy
Sayfa: 1
Giriş
Mesaj
  • Airbus, titanyum 3D baskıyla uçak üretiminde yeni bir dönemin kapısını aralıyor
    Havacılık sektöründe uçakların yapısal bütünlüğünü sağlayan en kritik parçalar, bugüne kadar büyük metal blokların işlenmesi ya da dövülmesiyle üretiliyordu. Son yıllarda metal 3D baskı teknolojileri bu yönteme alternatif olarak öne çıkmaya başlamış olsa da, şimdiye kadar bu teknoloji çoğunlukla küçük ve ikincil parçalarda kullanılabiliyordu. Airbus ise bu tabloyu değiştirebilecek yeni bir adımı hayata geçirmeye başladı.



    2010'lardan beri 3D yazıcılar ile uçak parçaları üreten ve bunları prototip modellerde test eden Airbus, artık bir sonraki adımı atmaya hazır görünüyor. Şirket, titanyum kullanarak büyük ve yapısal uçak parçalarının üretimini mümkün kılan yeni bir 3D baskı tekniğini fabrikalarına entegre etmeye hazırlanıyor.



    “Wire-Directed Energy Deposition” (w-DED) adı verilen bu yöntem, metal tozu yerine titanyum tel kullanarak parça üretimi yapılmasını sağlıyor. Airbus’a göre bu yaklaşım, geleneksel üretim yöntemlerine kıyasla çok daha az malzeme israfı yaratırken, büyük boyutlu yapısal parçaların seri üretiminin de önünü açıyor.



    w-DED Teknolojisi Nasıl Çalışıyor?



    Airbus, titanyum 3D baskıyla uçak üretiminde yeni bir dönemin kapısını aralıyor
    w-DED teknolojisinin merkezinde, çok eksenli bir robot kolu yer alıyor. Bu robot kolu, ucunda bir titanyum tel makarasıyla dijital olarak belirlenmiş bir yolu takip ediyor. Lazer, plazma ya da elektron demeti gibi yüksek enerjili bir kaynak, telin uç kısmını anında eriterek yüzeye katman katman ekliyor. Yüzeyde oluşan yapı, önceden hazırlanmış 3D model doğrultusunda yukarı doğru “büyütülüyor”. Görünüşte kaynak işlemine benzese de asıl fark bu sürecin tamamen dijital bir tasarım modeline bağlı olarak ilerlemesi.



    Ortaya çıkan parça, nihai şekline oldukça yakın bir formda üretiliyor. Havacılıkta “near net shape” olarak adlandırılan bu yaklaşım sayesinde, sonrasında yapılması gereken talaşlı imalat işlemleri minimuma indiriliyor. Bu da hem üretim süresini kısaltıyor hem de malzeme kaybını ciddi ölçüde azaltıyor.



    Bu teknolojinin sunduğu belki de en önemli yenilik, “DED için tasarım” yaklaşımı. Daha önce mühendisler, üretim kısıtları nedeniyle karmaşık bir yapıyı birden fazla parçaya bölüp sonradan birleştirmek zorundaydı. w-DED sayesinde bu parçalar tek bir bütün olarak, daha optimize bir formda üretilebiliyor. Bu da parça sayısını azaltıyor, montaj süreçlerini basitleştiriyor, tedarik zincirini kısaltıyor ve geleceğin uçak tasarımları için çok daha özgür bir mühendislik alanı yaratıyor.



    Büyük Parçalar İçin 3D Baskının Önü Açılıyor



    Metal 3D baskı teknolojileri havacılık sektöründe yaklaşık on yıldır kullanılıyor olsa da bugüne kadar yaygın olarak kullanılan “toz yataklı” sistemler genellikle küçük parçalarla sınırlıydı. Çoğu sistem, yaklaşık 60 santimetreden büyük bileşenlerin üretimine uygun değildi. w-DED ise bu sınırı ortadan kaldırıyor.



    Airbus’ın verdiği bilgilere göre yeni yöntemle, yedi metreye kadar uzanan büyük titanyum parçaların üretimi mümkün hâle geliyor. Üstelik üretim hızı da ciddi ölçüde artıyor. Toz bazlı sistemlerde saat başına yüzlerce gram üretim yapılabilirken, w-DED ile bu miktar saatlik birkaç kilograma kadar çıkabiliyor. Bu sıçrama, 3D baskının yalnızca prototip ya da özel parçalar için değil, yüksek hacimli endüstriyel üretim için de gerçekçi bir seçenek hâline gelmesini sağlıyor.



    Airbus’ın bu teknolojiye odaklanmasının en önemli nedenlerinden biri titanyumun doğası. Titanyum; hafifliği, yüksek dayanımı ve karbon fiber kompozitlerle uyumu sayesinde modern uçaklarda kritik bir malzeme. Ancak aynı zamanda pahalı ve işlenmesi zor bir hammadde. Geleneksel dövme ve işleme yöntemlerinde, “buy-to-fly” oranı oldukça yüksek. Yani satın alınan titanyumun yüzde 80 ila 95’i, uçakta kullanılmadan talaş olarak geri dönüştürülmek zorunda kalıyor. w-DED yönteminde ise parça, neredeyse son şekline yakın biçimde üretildiği için bu israf büyük ölçüde daha en baştan önlenmiş oluyor.



    Geleneksel dövme yöntemleri, büyük ve karmaşık kalıpların üretilmesini gerektiriyor. Bu kalıpların hazırlanması iki yıla kadar sürebiliyor ve ciddi bir başlangıç yatırımı gerektiriyor. 3D baskıda ise parçanın şekli tamamen yazılım üzerinden tanımlanıyor. Bu da üretim öncesi hazırlık süresini haftalar seviyesine indiriyor. Bu esneklik, özellikle yeni uçak programlarının erken aşamalarında büyük avantaj sağlayabilir. Tasarımlar hâlâ optimize edilirken, parçaların hızla revize edilip yeniden üretilebilmesi, ilk geliştirme uçaklarının zamanında ortaya çıkmasını kolaylaştırıyor.



    Ayrıca Bkz.Hipersonik füzelerde eşik aşılıyor: Döner patlamalı ramjet sahneye çıktı



    A350’de İlk Somut Uygulama



    Airbus, titanyum 3D baskıyla uçak üretiminde yeni bir dönemin kapısını aralıyor
    Airbus, w-DED teknolojisini artık yalnızca deneysel aşamada tutmuyor. Şirket, A350 modelinin kargo kapısı çevresinde kullanılan bazı büyük titanyum parçaların seri entegrasyonuna başlamış durumda. Bu parçalar, plazma tabanlı w-DED yöntemiyle yetkili tedarikçiler tarafından basıldı, ultrasonik testlerden geçirildi ve ardından Airbus tesislerinde işlenerek uçağa entegre edildi.



    Yetkililere göre bu parçalar, yerini aldıkları geleneksel dövme bileşenlerle işlevsel ve geometrik olarak tamamen aynı. Ancak buna karşın, üretim maliyetlerinde şimdiden somut tasarruflar sağlanmış durumda. Airbus’ın bir sonraki hedefi ise bu teknolojiyi zamanla daha kritik sistemlere, hatta kanatlar ve iniş takımları gibi bileşenlere taşımak. Airbus ve iş ortakları şu anda w-DED teknolojisini daha kritik uygulamalara taşımak için yoğun bir test süreci yürütüyor. Plazma, ark kaynağı, lazer ve elektron demeti gibi farklı enerji kaynakları denenirken; üretimin dışarıdan mı tedarik edileceği yoksa şirket içinde mi yapılacağı da eş zamanlı olarak değerlendiriliyor. Airbus bünyesinde grup seviyesinde yürütülen bu çalışmaların, uzun vadede şirket genelinde standart bir üretim yöntemi hâline gelmesi hedefleniyor.



    Kısacası Airbus’ın attığı bu adım, yalnızca bir üretim tekniği değişikliğinden ibaret değil. Titanyum 3D baskı, uçakların nasıl tasarlanacağı, üretileceği ve maliyetlendirileceği konusunda tüm sektörü etkileyecek bir dönüşümün kapısını aralayabilir.




    Kaynak:https://www.airbus.com/en/newsroom/stories/2026-01-how-airbus-is-pioneering-aircraft-manufacturing-with-titanium-3d-printing







  • Titanyum muhteşem bir metal, çok severim.

  • 3d baskinin avantajlari cok buyuk, yazida bunlari detayli aciklamis ama metal 3d baskida onemli bir eksi var o belirtilmemis, dovme yani forging yok, dolayisiyla malzeme asla ayni kuvvette olmuyor. dovme islemi metalin icindeki bosluklari kapattigi kristal yapilar arasindaki gecis hatlarini birbirine kaynattigi icin metalin daha guclu olmasini sagliyor. 3d baskida boyle bir sey yok. metal eritilip bir araya getiriliyor, yeniden kristallesirken kristallesme hatlari arasinda kacinilmaz olarak bosluklar duzensizlik kaliyordur. bazi durumlarda metalin tek parca olarak basilmasi eklentilerinin olmamasi daha kuvvetli olmasini sagliyabilir ama her zaman degil. kullanilacagi yere geometrisine ve maruz kalacagi strese bagli olarak bazi durumlarda hala dovme parcalar gerekli olacaktir.

  • darkaura kullanıcısına yanıt
    yani bunu airbus mühendis ekibi düşünemedi ve sen onlardan öncemi düşündün:)
    adamların fakülte boyutunda metalurji mühendis ekibi var, çıkan örnekler reel ortamda test edilmiş, yapısına bakılmıştır. uçak üretiyor adamlar sonuçta.

  • CoreXXX kullanıcısına yanıt
    okudugunu anlamada sikinti var belli. son 2 cumleme bakarsan duruma gore kullanimi fark yaratir diyorum, bazi durumlarda hala dovme parcalar gerekli olacaktir, bazi yerlerde 3d parcalar buyuk fayda sagliyacaktir. keza airbus muhendisleri neyin nerde kullanilacagini cok iyi biliyorlardir.

    muhendislik bir kazanc icin baska kazanimdan feragat uzerine kuruludur. 3d baskini avantajli oldugu yer var dezavantajli oldugu yer, kullanimina gore secimini yaparsin. muhendislik daha genis olarak hayat bazi vizyonu dar beyni kit insanlarin sandigi gibi siyah ve beyazdan, iyi ve ise yaramazdan ibaret degil.

  • darkaura kullanıcısına yanıt
    okuduğum şu, duruma göre uçak mühendisi hatta metalurji uzmanı olmuşun. dövme kullanmak daha iyi demişin. maşallahın var. airbus sana hayran kaldı be. bu forumun en büyük problemi bu zaten. her konuda herkes kendini uzman sanıyor. bir insan neyi bilip bilmediğinin farkında olmalıdır.

  • Kesinlikle haklısın. Benim bildiğim havacılık için gereken parçarların isterse işlenmiş isterse dövme olsun, X-ray de çekilip içindeki boşluklara bakılıyor. En son araştırmamda meral 3d yazıcılarda bu boşlukların duzensizligi parçanın mukavametinde dengesizlik sağliyor. Bunun önüne geçebildiyseler super

  • Yapay Zeka’dan İlgili Konular
    Daha Fazla Göster
    
Sayfa: 1
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.