Şimdi Ara

Yol Arkadaşım Kafka (Murat Gülsoy)

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
2 Misafir - 2 Masaüstü
5 sn
1
Cevap
0
Favori
588
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
0 oy
Öne Çıkar
Sayfa: 1
Giriş
Mesaj
  • Yol Arkadaşım Kafka

    Atımı ahırdan alıp gelmesini buyurdum. Uşağım ne dediğimi anlamadı. Kendim gittim, eğerleyip bindim üzerine. Uzaktan bir boru sesi işitip, bu nedir diye sordum. Uşağın bir şeyden haberi yoktu ve bir şey de işitmemişti. Kapıda beni durdurup sordu: "Bey nereye gidiyorlar?" - "Bilmem" dedim, "buradan uzağa işte, buradan uzağa, hep uzağa buradan, ancak böylelikle hedefime ulaşabilirim." - "Demek hedefinizi biliyorsunuz?" diye sordu uşağım. "Evet", diye cevapladım, "söyledim ya. Buradan uzağa - işte hedefim."

    1:


    Atımı ahırdan alıp gelmesini buyurdum. Sesimin tonu kendimi bile şaşırtacak kadar donuktu. Uşağım ne dediğimi anlamadı. Aslında göründüğü kadar alık biri değildi, sadece aklına yatmayan işleri yapmamak gibi bir özelliği vardı. Kendim gittim, eğerleyip bindim üzerine. Atım bu beklenmedik yolculuk fikrinden hoşlanmışa benziyordu. Uzaktan bir boru sesi işitip, bu nedir diye sordum. Belki de sormamalıydım. Uşağın bir şeyden haberi yoktu ve bir şey de işitmemişti. Ya da bana öyle söylemeyi tercih etti. Kapıda beni durdurup sordu: "Bey nereye gidiyorlar?" Insanı güç duruma düşüren sorulardan biriydi bu. "Bilmem" dedim, "buradan uzağa işte, buradan uzağa, hep uzağa buradan, ancak böylelikle hedefime ulaşabilirim." Başka ne diyebilirdim ki… "Demek hedefinizi biliyorsunuz?" diye sordu uşağım. Sonuna kadar üstelemekte kararlıydı. "Evet", diye cevapladım, "söyledim ya. Buradan uzağa - işte hedefim." Atımı boru sesinin geldiği yöne doğru mahmuzladım.

    2:

    Atımı ahırdan alıp gelmesini buyurdum. Sesimin tonu kendimi bile şaşırtacak kadar donuktu. Dün gece gördüğüm düşlerin etkisinde olmalıydım. Uşağım ne dediğimi anlamadı. Aslında göründüğü kadar alık biri değildi, sadece aklına yatmayan işleri yapmamak gibi bir özelliği vardı. Aldırmadım. Kendim gittim, eğerleyip bindim üzerine. Atım bu beklenmedik yolculuk fikrinden hoşlanmışa benziyordu. Sabah serinliğine karışan sıcak ve heyecanlı nefesi uşağımın yüzünü yalayıp geçiyordu. Uzaktan bir boru sesi işitip, bu nedir diye sordum. Belki de sormamalıydım. Cevabını bildiği soruları sormamalı insan. Uşağın bir şeyden haberi yoktu ve bir şey de işitmemişti. Ya da bana öyle söylemeyi tercih etti. Duyması da gerekmiyordu zaten. Kapıda beni durdurup sordu: "Bey nereye gidiyorlar?" Insanı güç duruma düşüren sorulardan biriydi bu. Ona anlayabileceği bir cevap vermem mümkün değildi. "Bilmem" dedim, "buradan uzağa işte, buradan uzağa, hep uzağa buradan, ancak böylelikle hedefime ulaşabilirim." Başka ne diyebilirdim ki… Sıradan insanlar ancak hedeflerden söz edildiğinde rahatlarlar. "Demek hedefinizi biliyorsunuz?" diye sordu uşağım. Sonuna kadar üstelemekte kararlıydı. Şüphe bir kez insanın içine düştü mü kurtulması çok güç oluyor. "Evet", diye cevapladım, "söyledim ya. Buradan uzağa - işte hedefim." Atımı boru sesinin geldiği yöne doğru mahmuzladım. Uşağın arkamdan endişe ile baktığını hissediyordum.

    3:

    Atımı ahırdan alıp gelmesini buyurdum. Sesimin tonu kendimi bile şaşırtacak kadar donuktu. Dün gece gördüğüm düşlerin etkisinde olmalıydım. Karanlığın derinliklerinde yolunu kaybetmiş bir hayalet gibi. Uşağım ne dediğimi anlamadı. Aslında göründüğü kadar alık biri değildi, sadece aklına yatmayan işleri yapmamak gibi bir özelliği vardı. Aldırmadım. Her şeyi anlaması gerekmiyordu. Kendim gittim, eğerleyip bindim üzerine. Atım bu beklenmedik yolculuk fikrinden hoşlanmışa benziyordu. Sabah serinliğine karışan sıcak ve heyecanlı nefesi uşağımın yüzünü yalayıp geçiyordu. Uşağın şaşkınlığı ve atımın sabırsızlığı birbirine bulanıyordu. Uzaktan bir boru sesi işitip, bu nedir diye sordum. Belki de sormamalıydım. Cevabını bildiği soruları sormamalı insan. Fakat bazı şeyleri yapmaktan vaz geçmek yola çıkmak kadar kolay değildir. Uşağın bir şeyden haberi yoktu ve bir şey de işitmemişti. Ya da bana öyle söylemeyi tercih etti. Duyması da gerekmiyordu zaten. Benim için üfleniyordu boru. Kapıda beni durdurup sordu: "Bey nereye gidiyorlar?" Insanı güç duruma düşüren sorulardan biriydi bu. Ona anlayabileceği bir cevap vermem mümkün değildi. Yine de gerçeği söyledim. "Bilmem" dedim, "buradan uzağa işte, buradan uzağa, hep uzağa buradan, ancak böylelikle hedefime ulaşabilirim." Başka ne diyebilirdim ki… Sıradan insanlar ancak hedeflerden söz edildiğinde rahatlarlar. Oysa çoğu zaman gerçekte hedefin ne olduğunu asla bilmeden doğup ölürler. "Demek hedefinizi biliyorsunuz?" diye sordu uşağım. Sonuna kadar üstelemekte kararlıydı. Şüphe bir kez insanın içine düştü mü kurtulması çok güç oluyor. Hele düşlerden ve hayaletlerin gizli huylarından habersiz biri için oldukça güç. "Evet", diye cevapladım, "söyledim ya. Buradan uzağa - işte hedefim." Atımı boru sesinin geldiği yöne doğru mahmuzladım. Uşağın arkamdan endişe ile baktığını hissediyordum. Belki bir gün o da duyacaktı o sesi.

    4:

    Atımı ahırdan alıp gelmesini buyurdum. Sesimin tonu kendimi bile şaşırtacak kadar donuktu. Dün gece gördüğüm düşlerin etkisinde olmalıydım. Karanlığın derinliklerinde yolunu kaybetmiş bir hayalet gibi. Düşlerimde beni çağıran uzaklara bakarak söylemiştim bu sözleri. Uşağım ne dediğimi anlamadı. Aslında göründüğü kadar alık biri değildi, sadece aklına yatmayan işleri yapmamak gibi bir özelliği vardı. Aldırmadım. Her şeyi anlaması gerekmiyordu. Kaldı ki ben bile tam olarak anladığımı söyleyemem. Kendim gittim, eğerleyip bindim üzerine. Atım bu beklenmedik yolculuk fikrinden hoşlanmışa benziyordu. Sabah serinliğine karışan sıcak ve heyecanlı nefesi uşağımın yüzünü yalayıp geçiyordu. Uşağın şaşkınlığı ve atımın sabırsızlığı birbirine bulanıyordu. Sanki bunlar, alıştığım dünyaya ilişkin son görüntülerdi. Uzaktan bir boru sesi işitip, bu nedir diye sordum. Belki de sormamalıydım. Cevabını bildiği soruları sormamalı insan. Fakat bazı şeyleri yapmaktan vaz geçmek yola çıkmak kadar kolay değildir. Bu düşlerimde duyduğum çağrıdan başka bir şey değildi. Uşağın bir şeyden haberi yoktu ve bir şey de işitmemişti. Ya da bana öyle söylemeyi tercih etti. Duyması da gerekmiyordu zaten. Benim için üfleniyordu boru. Beni çağırıyordu. Kapıda beni durdurup sordu: "Bey nereye gidiyorlar?" Insanı güç duruma düşüren sorulardan biriydi bu. Ona anlayabileceği bir cevap vermem mümkün değildi. Yine de gerçeği söyledim. Çıkacağım yolun üzerinde yalana yer olmamalıydı. "Bilmem" dedim, "buradan uzağa işte, buradan uzağa, hep uzağa buradan, ancak böylelikle hedefime ulaşabilirim." Başka ne diyebilirdim ki… Sıradan insanlar ancak hedeflerden söz edildiğinde rahatlarlar. Oysa çoğu zaman gerçekte hedefin ne olduğunu asla bilmeden doğup ölürler. Sadece düşlerini ciddiye alanlar için bir çıkış olasıdır. "Demek hedefinizi biliyorsunuz?" diye sordu uşağım. Sonuna kadar üstelemekte kararlıydı. Şüphe bir kez insanın içine düştü mü kurtulması çok güç oluyor. Hele düşlerden ve hayaletlerin gizli huylarından habersiz biri için oldukça güç. Onun hakkında nasıl bu kadar emin olabiliyordum? "Evet", diye cevapladım, "söyledim ya. Buradan uzağa - işte hedefim." Atımı boru sesinin geldiği yöne doğru mahmuzladım. Uşağın arkamdan endişe ile baktığını hissediyordum. Belki bir gün o da duyacaktı o sesi. Bunu kimse bilemez.

    5:

    Atımı ahırdan alıp gelmesini buyurdum. Sesimin tonu kendimi bile şaşırtacak kadar donuktu. Dün gece gördüğüm düşlerin etkisinde olmalıydım. Karanlığın derinliklerinde yolunu kaybetmiş bir hayalet gibi. Düşlerimde beni çağıran uzaklara bakarak söylemiştim bu sözleri. Günlerdir odasından çıkmayan bir adamın onca zaman sonra ilk sözleriydi bunlar. Uşağım ne dediğimi anlamadı. Aslında göründüğü kadar alık biri değildi, sadece aklına yatmayan işleri yapmamak gibi bir özelliği vardı. Aldırmadım. Her şeyi anlaması gerekmiyordu. Kaldı ki ben bile tam olarak anladığımı söyleyemem. Günlerce düşlere ve çarşaflara dolanmış, bilmediğim bir dünyaya karışmıştım. Kendim gittim, eğerleyip bindim üzerine. Atım bu beklenmedik yolculuk fikrinden hoşlanmışa benziyordu. Sabah serinliğine karışan sıcak ve heyecanlı nefesi uşağımın yüzünü yalayıp geçiyordu. Uşağın şaşkınlığı ve atımın sabırsızlığı birbirine bulanıyordu. Sanki bunlar, alıştığım dünyaya ilişkin son görüntülerdi. Belleğimde geçmişe dair anımsayacağım son sahne. Uzaktan bir boru sesi işitip, bu nedir diye sordum. Belki de sormamalıydım. Cevabını bildiği soruları sormamalı insan. Fakat bazı şeyleri yapmaktan vaz geçmek yola çıkmak kadar kolay değildir. Bu düşlerimde duyduğum çağrıdan başka bir şey değildi. Belki de hala o düşlerden birinin içindeydim. Uşağın bir şeyden haberi yoktu ve bir şey de işitmemişti. Ya da bana öyle söylemeyi tercih etti. Duyması da gerekmiyordu zaten. Benim için üfleniyordu boru. Beni çağırıyordu. Herkesin kıyameti farklı zamanlardadır. Kapıda beni durdurup sordu: "Bey nereye gidiyorlar?" Insanı güç duruma düşüren sorulardan biriydi bu. Ona anlayabileceği bir cevap vermem mümkün değildi. Yine de gerçeği söyledim. Çıkacağım yolun üzerinde yalana yer olmamalıydı. Tüm zayıflıklardan kurtulmalıydım. "Bilmem" dedim, "buradan uzağa işte, buradan uzağa, hep uzağa buradan, ancak böylelikle hedefime ulaşabilirim." Başka ne diyebilirdim ki… Sıradan insanlar ancak hedeflerden söz edildiğinde rahatlarlar. Oysa çoğu zaman gerçekte hedefin ne olduğunu asla bilmeden doğup ölürler. Sadece düşlerini ciddiye alanlar için bir çıkış olasıdır. Artık bir çok şeyden emindim. "Demek hedefinizi biliyorsunuz?" diye sordu uşağım. Sonuna kadar üstelemekte kararlıydı. Şüphe bir kez insanın içine düştü mü kurtulması çok güç oluyor. Hele düşlerden ve hayaletlerin gizli huylarından habersiz biri için oldukça güç. Onun hakkında nasıl bu kadar emin olabiliyordum? Bir başkasının gözleriyle göremez ki insan… "Evet", diye cevapladım, "söyledim ya. Buradan uzağa - işte hedefim." Atımı boru sesinin geldiği yöne doğru mahmuzladım. Uşağın arkamdan endişe ile baktığını hissediyordum. Belki bir gün o da duyacaktı o sesi. Bunu kimse bilemez. Her yolcu kendini ilk sanır.




    Murat Gülsoy







  • Yapay Zeka’dan İlgili Konular
    Daha Fazla Göster
    
Sayfa: 1

Benzer içerikler

- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.