Şimdi Ara

TARAFTARDAN 'BEYAZ MENDİLLİ' PROTESTO

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
1 Misafir - 1 Masaüstü
5 sn
2
Cevap
0
Favori
330
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
0 oy
Öne Çıkar
Sayfa: 1
Giriş
Mesaj
  • 12 Şubat 2009 tarihli Hürriyet Gazetesinde yayınlanan bir haberi aşağıya aynen aktarıyor ve cevabını merak ettiğim birkaç soruyu sizlerle paylaşmak istiyorum.

    1. Maddi ve manevi destek gerektiren böylesine geniş kapsamlı bir hareket Fenerbahçe’ye karşılıksız gönül vermiş birkaç taraftarın kendiliğinden oluşan bir eylemi olamayacağına göre kim veya kimler tarafından organize edilmiştir?

    2. Fenerbahçe’nin bu hallere düşmesinde baş sorumlu olarak Aragones’i görenler; Aragones’i Fenerbahçe’ye getirenler hakkında ne düşünmektedirler?

    3. Diyelim ki Aragones’i Fenerbahçe’ye hiç kimse getirmedi, bu işte kimsenin kusuru yok; adam “gökten zembille” indi ve geldi Fenerbahçe’ye Teknik Direktör oldu. E peki o zaman; Maldonado, Josico, Ali Bilgin, Burak Yılmaz, Emre Belözoğlu, Tümer, Yasin transferlerini kim veya kimler yaptırttı. Herkes İspanyol olduğu için Josico’yu Aragones aldırdı diyebilir. Ancak öyle değil. Herkes çok iyi biliyor ki; adam yönetimden Alonso veya Senna’yı istedi, onlarda al sana Josico dediler.

    4. Alex teknik direktöre “posta koyacak” cesareti kim veya kimlerden almaktadır?

    Bu soruları doğru olarak cevaplayabilirsek sorunun kökenine inebiliriz diye düşünüyorum.




    Hürriyet,12 Şubat 2009 Tarihli Haber

    Fenerbahçeli taraftarlar Hacettepe maçı öncesinde Luis Aragones’i İspanyol usulü ile istifaya davet etmek için hazırlanıyor. Maçın sonucuna göre mendiller ortaya çıkacak.

    F.BAHÇELİ taraftarlar teknik direktör Luis Aragones’i İspanyol usulü istifaya çağıracak. Fikstür avantajına rağmen ligin ikinci yarısında oynadığı 3 maçta 7 puan kaybederek zirve yarışından oldukça uzak kalan takımın elde ettiği başarısız sonuçlarda en büyük suçlu olarak gösterilen Aragones için kampanya başlıyor.

    Hacettepe maçı öncesinde taraftar dernekleri tarihi bir karar aldı. İspanya’da sık sık uygulanan "Beyaz mendilli" protestoyu gündeme getiren tribünler, cumartesi günkü maça hazırlıklı gidecek.

    Herkes kararlı

    Yaklaşık 10 bin mendil siparişi veren taraftarlar, maç öncesinde sessiz kalacak. Herkes mendilini cebinde saklayacak. Seyirci desteği uzun bir süre devam edecek. Alınacak sonuç veya ortaya konulacak futboldan memnun kalınmazsa Aragones için mendiller ortaya çıkacak. Bu sezon stada pankart sokulmasını yasaklayan yönetiminin mendil konusunda nasıl bir tutum sergileyeceği merakla bekleniyor.







  • Hiddink'ten Aragones'e

    İnanılır gibi değil... Kimler gelmiş kimler geçmiş... Ancak hep gelenler suçlu sayılmış... Yuhalanmış. Dışlanmış. Ya kaçmış ya da kaçırılmış. Mesela Guus Hiddink. 1990'da, O da Fenerbahçe'ye PSV Eindhoven'ı Avrupa Şampiyonu yapmış bir hoca olarak geldi. Havaalanında omuzlardaydı. O omuzlardan inmeden Kadıköy'e taşındı. Halk kahramanı ilk maçında ligin yenilerinden Aydınspor ile karşılaştı. Sokaktaki taraftarlar maçın sonucunu merak edip birbirlerine soruyordu. Cevabı verenlerin kimi kıs kıs gülerek, kimi de utanarak 1-6 diyordu. 'Vayy be farka bak... İşte takım bu' diyordu Fenerbahçeli. Ancak eve gittiğinde acı gerçekle karşılaşıyordu. 6 gol yiyen Aydınspor değil, Hiddink'in Fenerbahçe'siydi. Şampiyon hoca 3 ay sonra bavullarını kapatamadan yuh sesleri arasında gitti.

    Ardından Dünya Şampiyonu geldi. Bu şahıs Carlos Alberto Parreira'dan başkası değildi. Tam 24 yıl sonra Brezilya mucizesini yaratan adamdı. Fenerbahçe'yi geldiği yıl şampiyon da yaptı. Ancak kovuldu (Her ne kadar karısının hastalığı yüzünden gitti dense de Ali Şen'in kovduğu herkesin malumudur.)

    Son Avrupa Şampiyonası'nda Almanya'yı yarı finalde bizi eleyerek finale taşıyan Löw de Fenerbahçe değirmeninde öğütülenler kervanındaydı. Üstelik sarı-lacivertli takıma agresif ve mücadeleci bir futbol anlayışı getirmişti. O da sadece 1 yıl dayanabildi.

    Sırada Fenerbaçe'ye en istikrarlı, en sabırlı futbolunu oynatan Christoph Daum vardı. Tuncay, Ümit, Aurelio ve birkaç futbolcunun özverisiyle şampiyonluğa ulaşan Daum da anlaşılmaz bir şekilde takımdan gönderildi.


    Aradaki Rıdvan ve Oğuz maceralarını katmazsak sıra Zico'ya geliyordu. Zico sessiz sedasız ancak istediği futbol anlayışını uygulatan bir hoca oldu. Abisi ile yönetim arasında kaldı ve gönderildi.

    Aragones, Avrupa Şampiyonu bir hoca olarak İstanbul Atatürk Havalimanı'na indiğinde neredeyse bir devlet töreni eksikti. Ancak sonuç ortada.

    Gelelim sadede... Bu hocaların hepsi suçlu olamaz. Bir şey gözlerden kaçıyordu. Bu hocaların geldiği ve başarılı olduğu takımlara bakın... Ülkelerinin en iyi futbolcularından oluşan takımı çalıştırmış isimler. Fenerbahçe şu anda İngiltere'de gol krallığı kovalayan Anelka'yı oynatamadı. Bir yerlerde bir yanlışlık var. Hiddink'in şu sözleri hâlâ kulaklarımızda: "İlk idmanda küçük dilimi yutuyordum. Sahada 22 futbolcu vardı. Ve kendisine atılan topları stop etmesini bilmiyorlardı. Mide krampı nasıl olur ilk kez o anlarda yaşadım.'' Buradan şunu anlıyoruz; Takımı hocalar yapmıyor. Ukala, burnundan kıl aldırmayan, kimi bilgisiz... Kimi egosuna yenik düşen, kimi avanta peşindeki yöneticiler, başkanlarca yapılıyor. Alınganlıklar, astığım astık kestiğim kestik mantıksızlığı ile nereye varılabilir ki? Lanet olsun! Aslında suç onların da değil, iki bilet için şakşakçılık yapanlarda. Yönetim toplantılarında ağzını açamayanlarda... Kayıtsız şartsız 'En büyük başkan' diyen taraftarlarda... 'Bizi kulübe sokturmaz!' diyen birtakım kongre üyelerinde... Korkaklık, riyakârlık diz boyu. Artık kaçınılmaz bir gerçek var: Şuçlu ayağa kalkmalı ve kapıyı dışarıdan kapatmalı.

    Orhan Zeki AK, Fotomaç




  • Yapay Zeka’dan İlgili Konular
    Daha Fazla Göster
    
Sayfa: 1
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.