Vodafone yurtdışı kullanımı hk.
Arkadaşlar merhabalar ,
çocuğum okul ile birlikte 1 haftalık avrupa turu yapacak .Telefonun esim desteği yok iletişimde kalmak için en uygun çözüm nedir.
Yanımda uygulmasında 3GB Bir paket var 569tl
onu alıp wsap ile iletişimde kalırız diye düşündüm.
Ancak yine uygulamadan baktığımda yurtdışı için herşeydahil paketi tanımlı olduğunu gördüm içerik de abuk subuk bilgilendirme var o paketi kapatmalımıyım.
Aşırı faturalar ile karşılaşmak istemiyorum.
Teşekkürler.
Bosch HSV472ATR/07 Kapak Contası hk.
Merhabalar,
Yaklaşık 20 yıllık
Bosch HSV472ATR/07 Turbo ocaklı fırın için kapak contası alt taraftaki metal bağlantı noktasından kopmuş.
Linkteki ürün uyumlu model , ancak stokta yok.Başına gelen varmı , alternatif olarak ne yapabilirim.
Muadil bulamaıyorum..
Arkadaşlar, başlıktanda anlaşılacağı üzere haier'den son seri çamaşır ve kurutma makinesi aldım.Geçen hafta kuruluma geldi servis , çamaşır makinesinin üstüne kurutma makinesi koymak için ara aparat da istedik eşimin beli ağrıdığı için çekmece raflı olsun istedik lakin servisin elinde yokmuş.Bende araştırdım candy marka İtalyan yapımı ara aparatı bulup trendyoldan sipariş verdim.( Hoover /Haier) İçin bu ürün tavsiye ediliyor.Kendi grupları üretiyor muhtemelen.İlk şok servis kendilerinden almadığımız için aparata 1000 TL kurulum ücreti aldılar.Fatura falan da yok.İbana gönderdik parayı.
Varan 2 ürünlerin garanti kapsamına alınması için Akım koruyucu priz olmalımıymış bende tunçmatik vardı çıkardım o olmaz içi boş dediler...Neyse bende bunlara çok kulak asmadığım için priz marka modeli sormadım belki söyledi aklımda kalmadı.Şimdi bu durum yasal mı ? Şikayetvarda Hoover ile ilgili bu konuda şikayetler okudum.Ürünler garanti kapsamına girmiyor mu ?
Bitmek bilmeyen telefon tacizi !!!
Arkadaşlar ,
Her gün internet aboneliği için gelen bu 850'li telefon tacizlerinden bıktım usandım.
Şikayet ,engelleme hiç birşey dinlemiyorlar.
Engel atıyorsun telefon nosunun sonu değişiyor yine devam....
Ne yapacağız ben şu an bu konuya şikayete engel koymaya vakit ayırmak zorundamıyım.Gelsin şu seçimler bitsin bu çile...


Kimsenin Rahatsız Olmadığı Fahiş GSM zamları
Dün başıma gelen Süfli şeyler !!!
Konuyu ekşide yazmışlar tekrar aynı şeyleri yazmak yerine , alıntı yapacağım...
Neden kimse rahatsız değil !!!
Neden hiç konuşulmadığını merak ettiğim olay. sadece, en basitinden 1 yıl öncesine kadar yaklaşık 1,5 tl olan devlete ödenen (trt vergisi gibi) ve nedense sunulan paket ücretinin dışında olan zorunlu 'telsiz kullanım ücreti' 4,23 lira olmuştur.
diğer yandan şu anda büyük ihtimalle çoğu insan taahhütlü fatura fiyatını ödediği için artan fiyatlardan haberdar değil. ben faturasız hat kullanan biri olarak, neredeyse her 2 ayda bir fiyatların arttığına dair mesaj alıyorum. buna denetim yok, şikayet yok herkes tutturduğu yerden gidiyor.
her şeyi geçtim bu telsiz kullanım ücreti neden fatura fiyatlarına dahil değil ve 1 yıl içinde neden yüzde 60 civarı artış var. devletin kendisi bu artışı onaylıyor demek ki. sürekli fiyat artışlarından şikayet edip fiyat artırmak. trt vergisinden vazgeçilen vergi parasını buradan alıyorlar olsa gerek.
diğer yandan 50 tl'lik standart suya sabuna dokunmayan kullandığım paketler bir baktım 2 ay içinde 80 - 90 lira bandına çıktı minimum. faturasız olarak kullandığım 2 gsm operatöründen (türk telekom ve vodafone) neredeyse her ay kullandığım tarifenin arttığına dair sms geliyor.
türk.net'in taahütsüz kullanıcılarına ne de olsa bir sözleşme yok bas yüzde 60 zammı düşüncesi gibi, faturasız hat kullanıcıları da anlık olarak bu değişimi görebilmekte.
paketlere bakıyorsun düzgün sunulan bir ayarda tarife yok. birinde interneti kısıyor, o olmazsa diğerinde konuşmayı kısıyor. ikisi birden eskinden 50 tl'ye aldığın paket şimdi 120 - 150 dolaylarında geziyor. bu artış yüzde 100'den bile fazla.
kuşkusuz telsiz kullanım ücreti'nin devlet tarafından bu denli fazla arttığı bir sistemde operatörlerin bu kadar artış yapması doğal, ama artışlar anormal. marketleri incelediğiniz gibi bunları da inceleseniz ya. üç operatör whatsapp grubu kurmuş fiyat mı belirliyor acaba*...
artanmajor
28.07.2022 13:17
kimsenin gündeme getirmediği bir başka çıldırıştır. yüzde yüzden fazla bir fiyat artışıyla arayıp teklif veriyorlar. birde mevcut paketimi değil daha yüksek bir internet paketini dayatıyorlar , bana lazım değil kardeşim 40gb mevcut 25 gb için teklif yokmu diyorum yok diyorlar . gayette karınları tok düşüneyim dersen dahada bu teklifi vermeyiz deyip görüşmeyi sonlandırıyorlar. (bkz: türk telekom)
magirusprime
Amazon hediye kartı kullanımı hakları değişikliği
Hayırlı olsun , bize benzettik yine...

Kargo iadesi ücretini müşteriler mi ödeyecek?

Kargo iadesi ücretini müşteriler mi ödeyecek? Resmi düzenleme yapıldı 1 Ekim'den itibaren yürürlükte
İnternetten yapılan alışverişlerde kargo iadesini artık müşteriler karşılayacak. Öte yandan cep telefonu ve bilgisayar alımlarında cayma hakkı da kaldırıldı!
Resmî Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlanan yeni yönetmelik, pek çok tüketiciyi üzecek bir maddeye yer verdi. Ticaret Bakanlığı tarafından paylaşılan “Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” ile ürünlerin iadesinde kargo ücreti ve cayma hakkı konularında düzenlemeler yapıldı.
Paylaşılan yönetmelikle birlikte tüketiciler, artık iade kargoların ücretini kendisi karşılamak zorunda olacak. Bununla birlikte artık satın aldığınız cep telefonu, akıllı saat, tablet, bilgisayar ve drone gibi teknolojik ürünler satın aldığınızda artık bu ürünlerde cayma hakkından faydalanamayacaksınız. Yeni yönetmelikte bulunan ilgili düzenlemeler şu şekilde oldu:
İade kargo ücreti artık tüketicilerin cebinden çıkacak:
MADDE 11- Aynı Yönetmeliğin 13 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “on” ibaresinden sonra gelmek üzere “dört” ibaresi ve aynı maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“(3) Tüketici, ön bilgilendirmede kararlaştırılması ve satıcının öngördüğü taşıyıcı ile iadesinde tutarına yer verilmesi halinde teslim masraflarını geçmemek üzere iade masrafını karşılamakla yükümlüdür. Ancak, tüketiciye teslim edilen malın Kanunun 8 inci maddesi kapsamında ayıplı olması durumunda tüketici iadeye ilişkin masraflardan sorumlu tutulamaz. Tüketicinin talep etmesi halinde iade masrafı, kendisine iade edilecek mal veya hizmet bedeli ile teslimat masraflarından mahsup edilebilir.”
Yukarıdaki ekleme ile tüketiciler, artık iade talebinde bulunmaları durumunda kargo ücretini kendileri karşılamak zorunda olacak.
Cep telefonları ve bilgisayarlarda cayma hakkı kaldırıldı:
MADDE 13- Aynı Yönetmeliğin 15 inci maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bentler eklenmiştir.
“ı) 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre tescili zorunlu olan taşınırlar ile kayıt veya tescil zorunluluğu bulunan insansız hava araçlarına ilişkin sözleşmeler.
i) Tüketiciye teslimi yapılmış olan cep telefonu, akıllı saat, tablet ve bilgisayarlara ilişkin sözleşmeler.
j) Canlı müzayede şeklinde açık artırma yoluyla akdedilen sözleşmeler.
k) Tanıtma ve kullanma kılavuzunda satıcı veya yetkili servis tarafından kurulum veya montajının yapılacağı belirtilen mallardan kurulum ya da montajı yapılanlara ilişkin sözleşmeler.”
Tüketiciler, yönetmelikteki ilgili maddede yapılan bu değişiklik ile birlikte artık kayıt ve tescil zorunluluğu bulunan insansız hava araçları, cep telefonu, akıllı saat, tablet, bilgisayarlar ve canlı müzayedede açık artırma yoluyla akdedilen sözleşmelerde cayma hakkından faydalanamayacak. Yani satın aldığınız ürünleri, kendinize bağlı sebeplerden dolayı iade edemeyeceksiniz. Fakat ürünlerde bir sorun çıkması, bu ürünlerin iadesinde engel çıkarmayacak.
Öte yandan iadenin kargoya verilmesinde süre sınırı 14 güne çıkarıldı:
Yeni yönetmelik, tüketicilerin faydasına olacak bir düzenlemeye de yer verdi. Yeni düzenlemeyle birlikte iade veya değişim gibi durumlarda ürünü kargoya vermek için artık 14 günlük süreniz olacak.
Bankalara da yeni yükümlülük getirildi: İade durumunda kart limitleri tek seferde iade edilecek:
Ürün ödemesinin kredi kartı ile yapılması durumunda kart sağlayıcıları, artık satıcı, sağlayıcı veya aracı hizmet sağlayıcı tarafından aktarılan tutarı, kendilerine ulaşmasını takiben kart sahibinin kullanılabilir limitine tek seferde ilave etmekle yükümlü tutulacak.
Kredi kartına ilişkin düzenleme 1 Ocak 2023’te yürürlüğe girecekken, bu yazıda bahsi geçen diğer düzenlemeler 1 Ekim 2022 tarihinden itibaren yürürlükte olacak.

Deniz Yılmaz
Müthiş işleriyle instadan paylaşımlarda bulunmaya devam ediyor.
Geçmişi tartışma polimik içerisine girmek yerine yapılan mücadeleye odaklanalım.
Hepimiz bir buhran döneminden geçtik , geçiyoruz ....
Örnek olması açısından paylaşıyorum ..
Hepimize düşen görevler var...
Özellikle 40 yaş üstü söylediklerimi anlayacaktır...
https://www.instagram.com/denzoked/
Ve yeni albümden (Anne) ilk şarkı geldi gibi (Promo)
( Yakında spotify'de yer alacak , dinleyip şarkıyla ilgili geri bildirimlerinizi
denzoked instagram sayfasından yapabilirsiniz.)
Kurban Gülümse şarkısı yayımlandı
AĞUSTOS 2022 VERİMLİ GEÇİYOR
**************************************
Yeni işler...
Ölümden başka (saçma sapan eq ve delaylı vokal )

Naber gençlik?

Öyleyse kalanla yetin

Baarma leen

Yapma

Keisinlikle favorim :) yapma (Baarme len + yapma ikisi aynı şarkının farklı bölümleri)
Elbet faniyim ( isim faklı olabilir )

Anne

Zalim (kulaklık.)

Cinnet

O zaman Satıyorum

Deli

Şunu da şuraya bırakmadan geçemeyeceğim
UTANSIN
Tohum saç, bitmezse toprak utansın!
Hedefe varmayan mızrak utansın!
Hey gidi Küheylan, koşmana bak sen!
Çatlarsan, doğuran kısrak utansın!
Eski çınar şimdi Noel ağacı;
Dallarda iğreti yaprak utansın!
Ustada kalırsa bu öksüz yapı,
Onu sürdürmeyen çırak utansın!
Ölümden ilerde varış dediğin,
Geride ne varsa bırak utansın!
Ey binbir tanede solmayan tek renk;
Bayraklaşamıyorsan bayrak utansın!
NECİP FAZIL KISAKÜREK
Gelelim Satıcıların Niçin Fiyatları Artırdığına
Mahfi EĞİLMEZ

‘Yüksek Enflasyona Karşı Piyasa Nasıl Canlı Olabiliyor’ başlıklı yazımda[i] kurdaki ve enflasyondaki yükselişe karşın piyasada görülen canlılığın nedenlerini talep ve tüketici açısından ele almıştım. Bu kez konuya arz yönünden bakarak satıcıların davranışlarının piyasada fiyatların artmasına nasıl etki yaptığını ve enflasyonda onların sorumluluğu olup olmadığını irdelemeye çalışacağım.
Türkiye’de artan risklere[ii] paralel olarak kurlar ve dolayısıyla enflasyon yükseliyor. Kurlardaki yükseliş; üretim açısından doğalgaz gibi girdilerden hammaddelere, mamul maddelerden makine teçhizat gibi araçlara kadar ithal girdilere önemli ölçüde bağımlı olan Türkiye’de üretim maliyetlerini artırıyor. Kur artışı bir yandan da benzin, mazot, yedek parça vb. fiyatlarını ve dövizle tanımlanmış yol, köprü geçişi vb. ücretlerini artırdığı için malın pazara ulaştırılması maliyetlerini de yükseltiyor. Bu maliyet artışları ister istemez satıcıların fiyatlarının ve dolayısıyla enflasyonun yükselmesiyle sonuçlanıyor (risk artışına dayalı kur kaynaklı maliyet artışı etkisi.) Türkiye’nin risklerindeki artışın sorumluluğu yanlış ekonomi politikası uygulayan yönetimdedir.
Sürekli yükselen enflasyon, satın alma gücünü korumak isteyen tüketicileri olduğu kadar satıcıları da bir yandan artan talebi karşılayabilmek, bir yandan da alış maliyetlerine gelecek artışlardan korunmak için mal alıp stoklamaya yöneltiyor ve bu şekilde piyasada ek talep yaratıyorlar. Piyasada ortaya çıkan bu ek talep, fiyatların ve dolayısıyla enflasyonun yükselmesine katkı yapıyor (stoklama etkisi.) Bu davranışların sorumlusu ekonomi poltikasının yanlışlığı kadar bunu fırsata çevirmeye çalışan satıcılardır.
Belirsizliğin yarattığı ortamda olası fiyat artışlarından korunmak isteyen tüketici ve satıcıların yarattığı aşırı talep nedeniyle mevcut arzın talebi karşılayamaması fiyatların yükselmesine ve bu durumun devam etmesi de enflasyonun süreklilik kazanmasına yol açıyor (arzdan hızlı artan talebin fiyat artırıcı etkisi.) Bunda da kusur satıcıdan çok uygulanan yanlış ekonomi politikasındadır.
Satıcı, süreklilik kazanan enflasyon ortamında imalatçıdan 25 liraya satın alıp 30 liraya sattığı malın yerine yenisini 25 liraya alamayacağını gördüğünde satış fiyatını 40 liraya yükselterek kendisine kâr edebileceği bir garanti aralığı yaratmaya çalışıyor, bu da fiyatların daha da yükselmesine neden oluyor (zarardan kaçma çabasının piyasa bozucu etkisi.) Burada sorumluluk satıcıyla birlikte yanlış ekonomi politkasının yarattığı belirsizlik ortamıdır.
Böyle dönemlerde fırsatçılık yaygınlaşmaya başlıyor ve bazı satıcılar enflasyon kalkanının arkasına saklanarak ‘ne fiyat istesek satılıyor’ düşüncesiyle fiyatları tekrar artırıyor. Bu davranışın sonucunda enflasyon daha da hızlanıyor (karaborsa etkisi.) Bu davranıştan kaynaklanan fiyat artışının sorumlusu bu şekilde davranan satıcılardır.
Kurlarda görülen oynaklıklar bankaların ve döviz bürolarının döviz alış satış marjını, kazancı garantileyecek şekilde farklı belirlemesine yol açıyor, bu da piyasadaki belirsizliği ve döviz kuru oynaklığını artırıyor (alış satış kur farkı etkisi.) Bu farklılığın piyasada yarattığı belirsizliğin sorumlusu kısmen bankalar ve döviz büfeleri, kısmen de uygulanan yanlış ekonomi politikasıdır.
Her şeyden önce ülke risklerinin yükselmesinin asıl sorumlusu satıcılar ya da tüketiciler değil bu risklerin doğmasına yol açan ya da doğuşunu önleyemeyen ve oluşan riskleri ortadan kaldıramayan yönetimdir. Dolayısıyla yönetimin neden olduğu riskler sonucunda satıcı ve tüketicilerin çeşitli etkiler altında kalarak kendilerini ve/veya şirketlerini korumaya yönelik davranışlarının kur artışına ve enflasyona neden olması onların sorumluluğu olarak değerlendirilemez. Bu tespitin sınırı karaborsa yaratacak ve/veya stoklama ile sonuçlanacak davranışlara yol açmaktır. Bu tür davranışlara giren satıcı da sorumlu olur.
Gerek arz (maliyet) gerekse talep yönünden gelen enflasyonist baskılardan kurtulabilmenin yolu yönetimin, günü kurtaracak çözümlere başvurmasından değil, riskleri azaltarak beklentileri düzeltmeye çalışmasından geçiyor. Riskler azalırsa kur düşer, enflasyon geriler, olumsuz beklentiler tek tek ortadan kalkmaya başlar, piyasa da normal dengesine döner.
[ii] Türkiye’nin başlıca risklerinin neler olduğunu ve çözüm yollarını ‘Yapısal Reformlar ve Türkiye’ (Remzi Kitabevi, 2022) adlı kitabımda ortaya koydum.
https://forum.donanimhaber.com/yuksek-enflasyona-karsin-piyasa-nasil-canli-olabiliyor--152802026
Yüksek Enflasyona Karşın Piyasa Nasıl Canlı Olabiliyor?
Yüksek Enflasyona Karşın Piyasa Nasıl Canlı Olabiliyor?
Mahfi EĞİLMEZ Mayıs 17, 2022

Türkiye ekonomisinin rekor düzeyde kur artışı ve enflasyon yükselişi yaşadığı bir ortamda piyasadaki canlılık nasıl açıklanabilir?
Kur artışı ve enflasyon yükselişi olduğunda normal koşullarda talepte düşüş olması gerekirken tam tersi oluyor, talep ve dolayısıyla harcamalar yükseliyor. Bu durum, fiyat artışının talepte düşüşe yol açacağını öne süren talep yasasıyla çelişkili gibi gözükse de aslında ortada bir çelişki yok. Çünkü kurun ve enflasyonun sürekli arttığı ortamda tüketiciler, ileride, bugünkü fiyatlarla bu malları bulamayacaklarını düşünerek, bugünden satın almaya yöneliyorlar (öne çekilmiş talep etkisi.) Böylece piyasada talep, arzı aşınca fiyatlar daha da yükseliyor, fiyatlar yükseldikçe de talep artıyor.
İnsanları tasarruf yerine harcamaya yönlendiren bir başka itici güç faiz oranlarının enflasyon oranının altında olması. TÜİK’in açıkladığı TÜFE verisine göre yıllık enflasyon yüzde 70 dolayında görünüyor (ENAGrup’un açıkladığı enflasyon oranı yüzde 120 dolayında.) Buna karşılık bankaların mevduat sahibine önerdiği faiz yüzde 20’nin altında. Kur korumalı mevduat faizini hesaba katsak bile enflasyon oranına ulaşmak mümkün olmuyor. Bu durumda insanlar, tasarruf yapıp sürekli eriyen satın alma gücü yerine, harcamalarını artırmaya ileride daha da pahalanacağını düşündükleri malları satın almaya yöneliyorlar. Mallara yönelik talep arttıkça malın fiyatı da artıyor ve birbirini besleyen bir döngü içine giriliyor (negatif faiz nedeniyle paradan kaçış.)
Kur artışı ve enflasyon yükselişi insanların ellerindeki varlıkların (gayrimenkul, otomobil, beyaz eşya, her türlü elektronik eşya vb.) değerini yükseltiyor. İnsanlar, kendilerini zenginleşmiş hissediyorlar ve harcamalarını artırıyorlar. Hatta gelirleri harcama artışına yeterli olmasa bile borçlanarak imkânlarının üzerinde yaşamaya yöneliyorlar (servet etkisi.)
Vatandaşlık verilmesi uygulamasıyla birlikte Türkiye’de gayrimenkul alan yabancıların sayısında artış oldu. 2021 yılında yabancılara satılan konutlardan yaklaşık 5,6 milyar dolar tutarında doğrudan yabancı sermaye girişi gerçekleşti. Bu şekilde ortaya çıkan ek talep piyasanın canlı kalmasına katkı sağlıyor (ek talep etkisi.)
Ödemeler dengesindeki net hata ve noksan kalemine baktığımızda 2021 yılında 9 milyar dolara yakın, 2022 yılının ilk üç ayında da 5 milyar dolara yakın nereden geldiği bilinmediği için bu başlık altında sınıflandırılan girişler olduğunu görüyoruz. Demek ki Türkiye’ye kayıt dışı kalmış ciddi bir döviz girişi söz konusu. Piyasalarda karşılaştığımız canlılıkta bu kayıt dışı paraların harcanmasının da katkısı olduğu kuşkusuz (kayıt dışı harcama etkisi.)
Buraya kadar sayılan çeşitli etkilerin yarattığı olumsuzluklar sonucunda beklentiler de olumsuz hale dönüşüyor ve ileriye dönük harcama planları ve bütçeler yapılırken bu olumsuz beklentiler ister istemez planlara, bütçelere yansıtılıyor. Sonuçta gerçekleşmeler de beklentilerle paralel yönde oluşuyor ve enflasyonu besliyor (olumsuz beklenti etkisi.)
Kamu kesimi, başta vergi indirimleri, düşük faiz uygulamaları ve teşvikler gibi çeşitli desteklerle özellikle konut alımları başta olmak üzere harcamaları özendirici etki yapıyor, talebin ve dolayısıyla harcamaların artmasını sağlayarak piyasa canlılığına katkıda bulunuyor (kamu destekleri etkisi.)
2021 yılında faiz dışı kamu harcaması artışı artış yüzde 32,8 ile yıllık ortalama enflasyon oranı olan yüzde 19,6’nın oldukça üzerinde gerçekleşmiş görünüyor. Bu hızlı artışın nedenlerinden birisi son yıllarda gelişen hesap vermeme rahatlığının yarattığı israftır. Kamu özel işbirliği adı altında yapılan projelerin yarattığı kara delikler kamu harcamalarının hızla artmasına ve enflasyona katkı yapmasına yol açıyor (kamu israfı etkisi.)
TÜİK’in Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırmasına göre nüfusun en yüksek gelire sahip yüzde 40’ı toplam gelirin yüzde 70’e yakın bölümünü alıyor. Başta araba, konut, beyaz eşya olmak üzere toplumda talep artışı yaratan bu zengin kesim. Buna karşılık nüfusun yüzde 40’ı toplam gelirden yalnızca yüzde 16 pay alıyor. Bu kesimin daha yüksek gelirli olanları araba ve konut gibi pahalı malları alamasa da gelecek aylarda pahalanacağını düşündüğü deterjan, şampuan gibi temizlik maddeleri, sıvı yağ, şeker, un gibi stoklanabilir yiyecek maddelerini alıp stokluyor. Bu aşırı tüketim harcamalarının talep artışı yoluyla fiyatların yükselmesine katkısı oluyor.
Ulusal paranın hem iç hem de dış değerinde ortaya çıkan büyük kayıplar başlı başına kriz sayılır. Buna karşılık yukarıda değindiğimiz çeşitli etkiler altında piyasada ortaya çıkan talep ve harcama canlılığı, kurdaki yükselişe ve büyük ölçüde onun yarattığı enflasyon artışına karşılık ekonominin canlı kalmasına ve nüfusun gelir açısından iyi durumdaki kesiminin bu durumu kriz olarak görmemesine yol açıyor. İşin ilginci nüfusun gelir açısından kötü durumdaki kesiminde bulunan insanların bir bölümü, kendi durumlarına bakmak yerine iyi durumdaki kesimin yaşamına bakarak ortada bir kriz olmadığı kanısına varıyor (optik kırılma etkisi.)
| imza mimza yok şikayet var kardesiimm.BÖZE KÖSKANEYÖRLERRR |
| imza mimza yok şikayet var kardesiimm.BÖZE KÖSKANEYÖRLERRR |
|
Küllerinden bir örtü bırakmak için 20 yıl sonra geri döndü Yüzüyorlar mı, boğuldular mı görmek için! ![]() İmzanız kural dışıdır! || Uymanız gereken imza kurallarını okumak için tıklayınız. İmzanız kural dışıdır! || Uymanız gereken imza kurallarını okumak için tıklayınız. |
Son Giriş: dün
Son Mesaj Zamanı: 2 ay
Mesaj Sayısı: 1.804
Gerçek Toplam Mesaj Sayısı: 3.832
İkinci El Bölümü Mesajları: 163
Konularının görüntülenme sayısı: 0 (Bu ay: 493)
Toplam aldığı artı oy sayısı: 2.691 (Bu hafta: 0)
En çok mesaj yazdığı forum bölümü: Sıcak Fırsatlar






Yeni Kayıt
Özel Mesaj

Görüntülenme
5 Yanıt
0 








