Yarbay
21 Kasım 2003
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
0 üye
Görüntülenme
Toplam: 43 (Bu ay: 0)
Gönderileri
Sadece TV'de kullanacağım vericisi de dahil olmak üzere 300 tl civarı BT kulaklı tavsiyesi olan var mı?
Canon EF 50mm f/1.8 STM Lens hakkında;


Yukarıdaki lensi uygun adaptörle Samsung Nx serisi kamerada kullanmak istiyorum ama lensin diyafram ayarı manuel olarak yapılabiliyormu?

Var mı bu lensle ilgili sağlam bilgi verebilecek olan?
TTnete olan taahhütüm 1 ay önce sona erdi nihayet! Türknete geçmek istiyorum 60 tl olana tarifeye.

Şimdi, sorum şu türknete geçmeden önce hattımı iptal mı etirmem gerekiyor? Hattımı iptal ettirmeden aynı prtla
aynı telefon numarasıyla türknete geçmenin bir yolu var mı?.. Türknet sitesinde bu konuyla ilgili bir açıklama yok.

Yani nasıl olacak?; Önce telekoma gidip iptal ettirip ondan sonra mı türknete başvuracağız? Üstelik hazır bağlı hat varken!
22 Ekim 2015 tarihinde Fenerbahçe-Ajax arasında oynanacak olan UEFA Avrupa Ligi maçı Türksat üzerindeki
TRT 4K yayını üzerinden 4K olarak yayınlanacak.

Maçda hem standart hemde 4K uyumlu kameralar kullanılacak.
nokia808























.
MPT-76 Milli Piyade Tüfeği

Osmanlı İmparatorluğu ve ardından Türkiye Cumhuriyeti. Nereden baksanız yaklaşık 150 yıldır kendine ait, özgün, milli piyade tüfeği
geliştirip, üretememiş bir milletiz. Ordularımız hep başkalarının tüfekleriyle eğitim yapmış, savaşmış. Nedenlerini sorgulamaya kalktığımızda
ise bugün bile cevap bulmakta zorlandığımız anlamsız bir yaklaşım karşımıza çıkıyor.

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve savunma sanayiine yön veren kurumlarımızda yurtdışından hazır alım yapmak, silah lobileriyle yakın ilişkiler, görev
başında olanların komisyoncu yaklaşımları, maalesef milli savunma sanayimizin gelişimini engellemiş ve engellemeye de devam ediyor. Kimselere
kabahat atfetmeye gerek yok. Problemlerin kaynağını kendi içimizde, en milli olması gereken kurumlarımızda ve yetkililerimizde aramamız gerekiyor.




ürkiye’nin ilk savunma sanayicisi, önemli işlere imza atan ve öncülük eden Şakir Zümre, havacılıkta Vecihi Hürkuş, Nuri Demirağ gibi isimlerin
başına örülen çoraplar, bugün de aynen devam ediyor. Günümüz savunma sanayiinde, milli vasıflarla kurulan çeşitli kamu kurumları ve yarı resmi
vakıf oluşumları (Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı şirketleri), halihazırda özel sektörün girişimlerini engelleyenlerin başında geliyor. Devletin
buralara iş verme modellerini rekabet ve ülkeye daha iyisini kazandırma mantığıyla değiştirmesi gerekiyor.



Özel sektörün geliştirdiği bazı stratejik ürünlerin önünün saçma sapan gerekçelerle kesilip, kamu veya vakıf şirketlerine görev verildiğini de
biliyorum. “Kamu veya vakıf şirketleri yapsın, geliştirsin. Beceremiyorsa yabancı şirketlerden destek alsın, teknoloji işbirliği yapsın, özel sektörden almayalım” şeklinde yaklaşım var.

Hasılı özel sektör ağzıyla kuş tutsa, en iyi ürünü, çok hesaplı geliştirip, milli ve özgün yapsa bile, bizimkiler aynı ürünü
Amerika’dan, İsrail’den 10 kat daha pahalıya bulurlarsa, almakta imtina etmiyorlar. Veya yerli özel bir şirket, başarılı bir esere imza atarsa, ne
yapıyorlar biliyor musunuz? Önce utana, sıkıla, özel şirkete iş veriyorlar. Ardından bir vakıf şirketine (üstelik alanı olmadığı halde) tersine
mühendislikle (siz buna kopya diyebilirsiniz), o projeyi geliştirip, özel şirketin önünü kesme cihetine gidiyorlar.

En milli olması gereken yerlerde bunlar oluyorsa, tabii ki de piyade tüfeğini bile yapmakta geç kalırız. Son 10 yıldır Türkiye, savunma sanayiinde bu hastalıklarından kurtulmaya çalışıyor.

MKEK tüfek yapamaz, ama üretir

“Modern Piyade Tüfeği - MPT - 76” projesinde sona gelindi. Geliştirilip, üretim aşamasına geçilmesinde kamu kurumları yüzünden gecikmeler
yaşanmasına vurgu yapmış, MPT - 76’yı kimin, hangi yöntemle üreteceğine yönelik sektörde bir tartışma olduğuna da burada dikkat çekmiştim.

Ocak ayında Başbakan Ahmet Davutoğlu, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel ve Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz’ın iştirakiyle yapılan
Savunma Sanayi İcra Komitesi’nde (SSİK), seri üretime geçilmesi yönünde karar alındı. MPT - 76’nın seri üretimine geçilmesi için ihale
yapılacağı yönünde bir bilgi almıştım, fakat geliştirilmesinde görev alan Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK) ve Kalekalıp’a üretimde
görev verileceğini öğrendim. 2009’daki ana sözleşme, net olmadığından sektörde seri üretim için ihale beklentisi oluşmuştu.


Netice şöyle;
lk etapta toplam 38 bin adet MPT - 76 üretilecekmiş. Bunun 20 bini MKEK’ya, 15 bin adedi Kalekalıp’a ve 3 bin adedi de Türkiye’de silah imalatı olan ve
ihracat izni bulunan firmaların ihracatını kolaylaştırmak için verilecekmiş. Öğrendiğim kadarıyla bu şirket de Sarsılmaz olacakmış.

Silah fuarlarında 15 civarında şirketle temsil edilen Türkiye’de ihale açılsaydı, fena mı olurdu? MKEK’nın tanesini 2 bin dolardan aşağıya yapamayacağı
piyade tüfeğini, özel sektör taş çatlasa 1400 dolara hem de kısa sürede üretebilirdi? MKEK ve vakıf şirketlerini rekabete açmak yerine, korumaya çalıştıkça işimiz zor...



HT/Güntay ŞİMŞEK

Haberin linki: http://ekonomi.haberturk.com/teknoloji/haber/1038309-150-yil-sonra-milli-tufek-yaptik-mpt-76
Ağustos'ta Rapsodi, Batman Ve Wolverine


Bundan tam 69 yıl önce, 6 Ağustos Pazartesi günü saat 8.15'de, ABD, "Little Boy" adındaki Uranyum-235 tipi nükleer bombayı Hiroşima Şehri'ne attı. Japonların, sokakta yoğun oldukları saat seçilmişti. Daha önce, bomba atmayı planladıkları bölgelere hava saldırısı olmayacağını duyurarak buraların göç alması da temin edilmişti ki ölenlerin sayısı fazla olsun. ABD, üç gün sonra da Nagasaki'ye, Plütonyum-239 tipi "Fat Man" adını verdikleri bombayı attı. Her iki şehirde o an ve daha sonra bombanın etkisiyle ölenlerin sayısı 300.000'den fazla. Üzerine radyasyonun tesiri ile meydana gelen sakatlıklar ve genetik hastalıklar eklenince milyonları mahveden bir felâket ortaya çıktı. Bu yüzden, en büyük insanlık suçunun işlendiği 6 Ağustos "soykırım ve utanç günü" olmalıdır.

Zâten teslim olmayı düşünen Japonya'ya atılan bu iki bombanın amacı, elbette savaşı bitirmek değildi. Bütün dünyayı hizâya sokacak bir gücü elinde bulundurduğunu göstermek isteyen Amerika ve onu yöneten Yahudi lobisi için iyi bir tatbikat fırsatıydı. Başardılar da. Dünyaya gözdağı verdiler. 1948'de İsrail kuruldu.1949'da Nato kuruldu. Elinde atom bombası olan bir güce kim direnebilirdi ki artık?

O felâket gününü hissetmek isterseniz Akira Kurosawa'nın "Ağustos'da Rapsodi" filmini seyretmenizi tavsiye ediyorum.

Amacım, Hiroşima ve Nagasaki'ye atılan atom bombalarının arkasındaki Siyonist gücü anlatmak değil. Bunu, zâten biliyorsunuz.

Sinema ile ilgili yazılarımda, Holywood sinemasının Batı'yı aklama projesi olduğundan bahisle post-modern bir haçlı seferi olduğunu yazmıştım. Amerika ve onu yöneten Yahudi lobisi, önce ülkeleri karıştırır; yakıp yıkar; insanlık suçları işler. Sonra bu yaptıklarını örten ve kendisini kurtarıcı gösteren filmler yapar. Bütün dünya da alık alık bu filmleri seyredip Amerika'yı alkışlar.

6 Ağustos'ta Japonya'da insanlık suçu işleyen soykırım yapan Amerika'nın, sinema ile bu algıyı nasıl değiştirmeyi başardığına iki misal vermek istiyorum.

Birincisi Chiristofer Nolan'ın Batman serisinin son filmi olan "Kara Şövalye Yükseliyor". "Batman ve Fatih, ne alaka?" yazıma, komplo teorisi ürettiğim için gülenler buna da gülebilirler.

"Kara Şövalye Yükseliyor" filminin kötü adamı Bane, merkezi Himalayalar'ın tepesinde olan Uzakdoğulu terörist örgüt Gölgeler Birliği'nin üyesidir. Bane, Önce Batman'i esir ediyor. Şehri yok edecek nükleer bombayı patlatmadan evvel, tam bir kaos meydana getiriyor. Sermâyeye ve zenginlere karşı devrimci bir ruhla savaş açıyor. Fransız ihtilalini çağrıştıran acâip bir yargı düzeni kuruyor. Nihâyet Batman hapisden kaçarak yükseliyor ve şehri kurtarıyor.

Filmle Hiroşima'ya atılan bombanın ne alâkası var derseniz şöyle:

Birincisi; filmde gerçeğin tam tersi olarak , Doğu kaynaklı terörist bir örgüt, bir Amerika şehrini nükleer bomba ile yok etmek istiyor. İkincisi; Amerikalı bir kahraman, canını tehlikeye atarak bombayı alıp körfeze atıyor ve şehri kurtarıyor. Sahneler o kadar tesirli ki bir Amerikalı'nın insanlığın üzerine bomba atacağına ihtimal vermezsiniz artık. Mübârek bomba denizde öyle bir patlıyor ki sanırsınız bir sinek bile ölmemiştir. Amerika'nın bu tür bir bomba ile Hiroşima'da 140.000 Japon'u böcek öldürür gibi öldürdüğüne buyrun inanın.

Gelelim ikinci filme. X-Man serisinden ikinci Wolverine filmi. Nagasaki'ye atılan bomba ile başlıyor film. O sırada askeri bir üsde esir olan Wolverine, Yashida adında, harakiri yapmakdan korkan bir Japon askerini, kendi hayâtını tehlikeye atarak kurtarıyor. Evet, bir Amerikalı bir Japonu atom bombasından kurtarıyor. Yüzbinlerce Japonu öldüren bombadan bir kişiyi kurtarıyor. Ancak sahne o kadar tesirli ki bu sahneye kapılan seyirci "İyi de kardeşim bu bombayı Almanlar atmadı ki" diye sinirlenmiyor. Kurtarıcı olanın, aslında yok edici olduğunu düşünmüyor bile.

Daha da kötüsü, Wolverine'in kurtardığı bu Yashida , onun oğlu ve adalet bakanı(dikkatinizi çekerim adalet bakanı), ileriki sahnelerde o kadar kötü adamlar olarak karşımıza çıkıyor ki atom bombası atılmasa bu kötü Japon askerlerinin dünyayı mahvedebileceğini düşünmek mümkün. Sanki bombalar, masum halka değil de askerlere atılmış gibi… Filmin sonunda Wolverine ,filmin başındaki büyük hatasını düzelterek kötü Japon askerini öldürüyor. İnsanlığa büyük bir iyilik yapıyor.

Wolverine, Temmuz 2013'ün; Kara Şövalye Yükseliyor ise Temmuz 2012'nin ikinci yarısında gösterime girdi. Yani 6 Ağustos'a birkaç hafta kala. Bu târihler tesâdüf değil elbette.

Her iki filmin kahramanları da aslen çizgi roman serisinden alınma. Çizgi romanları filme alıyorum bahânesiyle târihi gerçekler, işte böyle algı yanılmasına kurban gider. Japonya'da insanlık suçu için, herkese rehâvetin çöktüğü yaz sıcağını seçen Amerika, yine yaz sıcaklarında, bu filmlerle şuuraltımızı iğfal ediyor. Yâni, tatil aylarında… Sâdece bedenimizin değil, insanlığımızın da tâtile çıktığı aylarda… Gazze'de , Doğu Türkistan'da, Irak'da Müslümanlar ölürken tâtil yaptığımız aylarda….

Engin Ardıç'ın "Bir buçuk milyar Müslümanın elinde coca-cola bardağı ile ebâbil kuşlarını beklemesi soytarılıktır" cümlesine bir şey eklemek istiyorum.

Bir buçuk milyar Müslümanın (ve tabi japonların) , Amerikalı süper kahramanların dünyayı kurtardığını anlatan bu filmlere inanması ve alkışlaması, coca-cola içmesinden daha büyük soytarılıktır.



Kerime Yıldız
Tronsmart A928 Medya Player ve TSM-G62C 2.4Ghz Fly Mouse

Selam arkadaşlar, zaten daha önce Vega S89 bölümünde de sık sık konusu geçmişti, orada da belirtmi,ştim Tronsmart A928 alacağımı ve
sonuç olarak aldım ve bazı arkadaşlar inceleme bekliyorlar
Biliyorum, herkes merak ediyor özellikle kumanda çok merak edilenler arasında!
Zaten bu yazı, gözlem olacak öyle test gibi aman aman bir inceleme yazısı beklemeyin!
Cihazı yaklaşık 20 gün kadar önce, 93 Usd’ye Geekbuying den almıştım ama şu an da 99 Usd’ye
Çıkmış..


Detaylar için Link:

Tronsmart A928 ve Fly Mouse

Cihazın kasasından bahsedelim: Philips Hmp serisi ile aynı tasarım kasa biraz daha büyük ebatlara sahip, birazda
ondan ilgimi çekti ilk başta!













Fikir vermesi açısından 32 GB sd kart ile mouse usb sticki cihaza takarak fotolarını çetim.








Cihazla beraber gelen kablolar, kendi sitesindeki resimlerde us plug görünüyor ama kutusundan tr uyumlu çıktı.







Soldaki standart kumanda(bir kere cihazı açmak için kullanmıştım) ve çok yakına gelmeden algılamıyor, baya zayıf Soldaki Fly mouse kumanda., alışdıktan sonra
diğerine gerek bile kalmıyor./b]






Klavye tuşları,Kulaklık girişi ve yanındaki tuş sesi tv den kesip cihaza aktarmaya yarıyor.







Kumandanın sağ tarafındaki tuş ses seviyesi düğmesi (bana çok pratik geldi)
Kumandanın üstünde yerleşik hoparlör var ve hemen yanındaki iki nokta kırmızı ve mavi ışıkların devamlı yandığı ledler var, tam olarak şu işe
yarıyor diyemem ama pilin zayıfladığını veya kumkandanın çalışıp çalışmadığını anlıyorsunuz.






Sağ altta 'Tronsmart' yazısının üstündeki delik olarak görülen yer mikrofon girişi





İlk önce kumandalardan başlayacağım.

Standart kumanda hiç hoşuma gitmedi, kullanışlı değil. Zaten fly mouse varken bir daha da hiç
aramadım...Ffly Mouse’ya gelince, biliyorsunuz üzerinde mikrofon ve hoparlör bulundurmakta artı olarak kulaklık girişi... Herkes ses kalitesini merak ediyor haliyle! Ses kalitesi idare eder, kötü değil.
25- 30 dolarlık bir cihazın ne kadar ses kalitesi olması gerekiyorsa o kadar var.. Bir philips,Sony kablosuz kulaklıkları gibi değil. Not olarak: 7 sene philips kablosuz kullandım, şu anda Sony kablosuz
Kullanıyorum. Kablosuz kulaklık tecrübem baya var.Ses kalitesi o kadarda sorun değil.. Stereo olarak idare eder, gece geç vakit evdekileri
Rahatsız etmemek için iyi iş görür.. Ama kulakılığın çekim alanı dar fazla büyük değilse aynı odada
Kesintisiz çalışıyor. Eğer odadan çıkarsnız 3 metreden sonra kopma başlıyor.Odadan çıkmadan hareket ederseniz parazitler başlıyor.Mouse’nın sağ tarafında ses aktarım düğmesi var. Bastığını anda
‘Pat’ diye tv nin sesini kesip kumandaya aktarmıyor. Bir kaç saniye beklemeniz gerekiyor.

Bir saatte mose’ya alışıyorsunuz fazla zorlamıyor.. En sıkıcı yanı çok hızlı tasarruf moduna geçiyor.
Tasarruf modunu kapatacak bir ayar olsaymış iyi olurmuş...2 saniyeden fazla beklerseniz imleç hemen donuyor(uyku modu) ama tuşa dokununca kısa sürede tepki veriyor.
Sonuç olarak çok kullanışlı.


-----------------------------------------------

Cihazın menüleri:

Cihaz geldiğinde farklı launcher,temalar yükledim ama hiç biri kullanışlı olmadığından
Cihazın üzerindeki orjinal yazılımla kullanmaya devam ediyorum.







İnternet bağlantısında hiç sıkıntı yaşamadım, bağlantı olarak eternet için kablo çekmek zahmetli olduğundan ‘Wifi’ kullanıyorum.
Deneme amacıyla Skype kurdum, elimdeki eski model bir A4 Usb kamerayı taktım ama maalesef cijhaz tanımadı, eğer elime geçerse
farklı kameralarla da deneme yapacağım..Kamera olmayınca sesli bir görüşme yapayım dedim! Fly Mouse kumandaya kulaklık takıp
kısa süreli sesli görüşme yapabildim.Karşı tarafın görüntüsünü alıyordum zaten onda sorun yok...
Şimdiye kadar yaptığım denemelerde ağ kopması hiç yaşamadım.
Modemle cihaz arasında yaklaşık 7 metre ve iki duvar var. Sıokıntı hiç olmadı, o bakımdan cihazın wifi olayı iyi







Xbmc beyond var ama ağ üzerinden film izlemeyeceğim ve afiş, info bilgilerine meraklı olmadığım için kullanmayacağım... Mx Player benim için yeterli.








Evet, cihazın artılarından biri 5+1 spdif çıkışı bulunması! Sony kablosuz kulaklıkla yaklaşık 5 ad Dts-Hd Ma film izledim. Sony dekoder sesi, algılayıp display de dts ledi yandı.. O bakımdan sorun yok.
Passthrough yapabiliyor. Ses sisteminiz yoksa direk tv sesi iki kanala düşürüpde gönderebiliyor.











Hazır çözünürlük modları:











NOT: Cihazın resim kalitesiyle ilgili fikir vermesi açısından aşağıya doğru, çok fazla resim yükledim
Sayfanın yüklenmesi biraz uzun sürebilir.

Screenshot’lar genelde 1080p/720p filmlerden alınmış olup gerek ‘resize’ yapılması, gerekse
Cihaz yazılımın ‘SS’ esnasında bir miktar kayıp yaşatması nedeniyle kaliteyi tam olarak
Yansıtmamaktadır.

Yani resim kalitesinin örnek resimlerden daha üst seviyede olduğunu bilerek inceleyin.
Cihazdaki standart video oynatıcısının kalitesi yerlerde sürünüyor. O yüzden ilk işim ‘MX Player’
Ve codec yükleyip öyle izlemek oldu.Mx Player gerçekten farkını hissettiriyor..

Her ne kadar daha yüksek boyutlarda film izlemdimse(elimde yok maalesef) ortalama 12 GB
DTS sesli filmlerde hiç takılma atlama gibi olumsuzlara rastlamadım.


ALTYAZI HK.
Resimlerden zaten belli oluyor, altyazı sıkıntısı yok. hatta Embeded altyazı ile ekli altyazıyı bile aynı anda gösterebiliyor.
fontun büyüklüğünü artırabiliyorsunuz.













Daha düşük çözünürlüğe sahip '.avi' filmlerdeki kalite kaybı cihazdan değil.SS alırken avi lerde kalite kaybı daha fazla oldu.
Tabi pc'de de işlemden geçince görüntü çok kötüymüş gibi oldu.








Medya playerda ağ taraması yaparken aynı odada kullandığım GoldMaster HD-1090 uydu cihazımı da buldu. Uydu cihazında geçene sene 19 TL ye aldığım
airties usb adaptör var.. Yani ucuz bir parça..Uydu cihazına bağlanıp yine cihaz üzerindeki usb bellek içindeki daha önce tv den kayıt edilmiş medyaları
deneme amaçlı oynattım.

Sd kayıtlı filmleri yaklaşık 10 - 12 saniye arasında oynatmaya başlıyor ve oynama esnasında hiç takılma olmuyor.

HD kayıtlı filmleri 18 -20 saniye de oynatmaya başlıyor, uydu cihazının üzerindeki usb adaptörün bant genişliğinin zayıf olması nedeniyel bazen arada
kısa süreli takılma ya da "kare atlama" diyelim, yapıyor

TV kayıtlarının ağ üzerinden oynatımı:










PARÇA PARÇA EKLİYORUM DEVAMI GELECEK.
İki günden beri TV ile birlikte kullanabileceğim kablosuz kulaklık arayışı içindeyim.. 7 seneden beri kullandığım Philips Shc model kablosuz kulaklık
artık ömrünü tamamladı.. Yeni arayış içine girdim.. Sony mds7500, sony mds6500 kulaklıkarı dts ve dts ma hd olması nedeniyle bir hayli incelemesini okudum ama
yurt dışından getirtmek gümrükde dahil olduğu için çok tuzlu olacağından stereo kulaklıkda karar kıldım ama bu seferde sony nin hemen hemen aynı model ismine sahip kulaklıarının
arasındaki fiyat farkı kafamı kurcaladı.. Her ikisi de 40 mm sürücüye sahip RF-810 140 Tl ye bulunurken, RF-811 en düşük 200 Tl ye bulunabiliyor.Çok fazla açıklayıcı bilgiye ulaşamasam bile
RF-810 eski model, RF-811 yeni model herhalde ama aralarında mutlaka fiziksel bir fark olmalı..Bu ürünler ülkemizde bolca satılmasına rağmen internette bir tek kullanıcı yorumu bulamadım.çok ilginç.
Bugün evime tpc kağıtları geldi ve tutanakda kask takmadığım için 77 tl ceza yazmışlar ama 2 adet ceza ve ikiside kask takmamadan kesilmiş.
Yani kargoya koli vermeye giderken sanırım mobeseden tespit etmişler kaskı takmadığımı, dönüşte(20 dakika sonra) yine kask takmadığım tespit edilmiş yine ceza 77 x 2 = 154 TL

Demekkki akşama kadar dolaşsam mobese her gördüğünde ceza yazacak... Bir gün içinde aynı hatadan iki kere ceza yazılıyor mu? ben yazılmaz biliyordum
ama emin değilim konuyu iti bilen biri varsa şu durumu aydınlatsın.
Hakkında
Konum: Muğla,Marmaris
Forum İkinci El İmzası:
Alışveriş yaptıklarım: Furkan, ufuq35, red alert,ksk_mehmet,@metin,R@N,mrecan,kankabir,merman
Hakkımda:
--------------------------------------------------------------
Temel Bilgiler ve İstatistikler
Aktiflik: Şu anda DH'de değil
Son Giriş: 2 ay önce
Son Mesaj Zamanı: geçen yıl
Mesaj Sayısı: 3.786
Gerçek Toplam Mesaj Sayısı: 4.425
İkinci El Bölümü Mesajları: 112
Konularının görüntülenme sayısı: 150.936 (Bu ay: 349)
Toplam aldığı artı oy sayısı: 342 (Bu hafta: 0)
En çok mesaj yazdığı forum bölümü: Donanım / Hardware
Mesajları
İkinci El Referansları
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.