Hi-Fi Uzmanı
03 Ocak 2005
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
13 üye
Görüntülenme
Toplam: 142 (Bu ay: 1)
Gönderileri


15X15CM iyi soğutucu kullanınız.
YAZAN VE UYGULAYAN
ŞAHİN KÜLİĞ ODTÜ-ANTRAK
Nefis bir bass ses duymak istiyorsanız kaçırmayın!
Arada bir farklı konulara girmek iyi oluyor. Bu kez size özel bir hoparlör anlatacağım. Bu tür hoparlörlere subwoofer deniliyor. Bu hoparlör ne işe yarar? Hangi sesleri çıkarır? Bu kez bunları anlatacağım. Birde…kendi yaptığım bir subwoofer´i detaylı olarak yazacağım. Yapmak isteyen arkadaşlar olabilir. Denenmiştir ve çalışıyor.

Elektroniği ister meslek ister bir amatör uğraşı alanı olarak seçen ve bir yükselteç yapmayan yoktur. Sanat okulu yıllarında ilk lambalı yükselteci yaptığımda ve pikabı bağlayıp “kötü” hoparlörden çıkan sesi dinlemek büyük zevkti. O yıllarda markalı bir yükselteç sahibi olmak, ya da bir evinde bir yükselteç sahibi olmak… hayali bile hayal gibi bir şey. Türkçe tek ve en büyük kaynak TRAC dergisi, her ay yolu gözlenirdi. Ya da nereden geldiğini bir türlü anlayamadığım Le hoparleur, Elector dergileri. Hele içindeki şemalar. Sadece şemalara bakarak sanki devreyi yapardık..Hayaller kurardık.

Elimizde şema doğru Konya sokağa, malzemeci büyük bir bilgiç eda ile “bu yok, muadili bu” diye bir torba içine malzemeleri verir, sonra da montaj. Bazen çalışır bazen çalışmaz. Ama yine de yokluk içinde çalışan bir devre gerek arkadaşlar gerekse yakın çevre içinde öğünç kaynağı olurdu. Para imkanı olan arkadaşlar sadece bir teyp için Kilis yollarında günlerini harcar, dönüşlerinde maceralarını günlerce anlatırlardı.

Radyo başka bir alem. Radyolar diyemiyorum. O zaman bana hitap eden sadece “il radyosu” vardı. Orta dalga, şimdi frekansını bile hatırlamıyorum. Öğrencilik yıllarımda, boş zamanlarımda hem de pratik olsun diye mahallemizdeki ustamın radyo tamir dükkanında hem kit radyo yapıyordum hem de ufak tefek tamir işleri yapıyordum. Bir gün Saba marka bir portatif radyo tamir geldi. Potansiyometresi cızırtı yapıyordu. Kolay arıza. Fakat radyoda UKW isimli bir dalga vardı. Bastım tuşuna, bir hışırtı, başka bir şey yok. Bandı bir dolaştım. Aman tanrım! bizim il radyosu burada da var.

Ses bir başka çıkıyor. Sonra bir istasyon daha, bu da tanıdık, kısa dalgada mahallede her pencereden yayılan meşhur radyonun sesi. Polis radyosu. Bu band da ses sesler bir başka idi. Akşam olunca polis radyosunun saat 11´e kadar pop ve jaz müziği yayını yaptığını anlayınca iyice şaşkınlığa uğradım.
Bir arkadaşım İngiltere dönüşünde Celestion hoparlörler, Teac pikap, teyp, plaklar vs getirmişti. Beni de evine çağırmıştı. Cihazları ilk gördüğümde hele ilk plağı “dark side of the moon” dinlediğimde… altı ay kendime gelememiştim. Bu sesler de başka idi.

Fark nerede idi. Gelen yabancı cihazların şemalarını incelediğimde bizim piyasada da bulunduğunu, hatta dergilerde çıkan şemalarında benzer malzemelerle yapıldığını gördükçe farkı anlamıyor, sürekli yükselteç yapıyordum. Ama sonuç değişmiyor, bir türlü istediğim sesleri duyamıyordum. Her türlü malzeme bulunuyor…. sadece hoparlör bulunamıyordu. Bulunan tek hoparlör Afa. Eh hoparlörün kendisini yapamayacağımıza göre eldeki malzemelerle idare ediyordum. Sonra ithalat kolaylaşınca ve ucuzlayınca kaliteli cihazlar gelmeye başladı da bizde muradımıza erdik. Bu arada dersimizi almak epeyce pahalıya geldi. Dersin sonucu, iyi cihaz yapılmaz, maalesef alınır. Bazen, şans ve neredeyse orjinal cihaz kalitesinde de cihaz yapmak mümkün oluyor ama onu yapana kadar harcanan parayı saymazsanız bayağı ucuza geliyor!!!

Ne yazacaktım, konu nerelere geldi. Şimdi hikaye kısmını bırakıp gerçeklere dönelim. Eğer sadece HI-FI dinleyicisi iseniz bundan sonra yazdıklarımı okumayın.

HI-FI, orjinal müziğin kendisini olabilecek en büyük sadakatle, bozmadan, ilave hiç bir şey katmadan dinlenmesidir. Yani bas, tiz, equaliser vs olmamalı. Sadece volüm düğmesi düşünün. İşte HI-FI bir yükselteç bu kadar olmalı. Böyle şey olur mu demeyin. Olur, var. Hoparlör, (buradaki söylediğim hoparlör tabi ki sadece çıplak hoparör değil) yada kolon sadece 2 tane. Yani stereo olacak. Çok kanallı sistemleri için henüz sayıda CD yada kaynağa sahip olmadığı için ŞİMDİLİK saymıyoruz.

Dinlenen, bir film sesleri ise yada güncel olarak bir ev sineması gündemde ise o zaman durum farklı. Çok basit bir örnek vereceğim. Bir anahtarı yere atın. Ne kadar ses çıktığını dinleyin. Birde bir DVD deki yere düşen sesi filme bakmadan dinleyin. Çok farklı değil mi? Belki yüz katı ses farkı var değil mi? Şimdi filmi izleyerek aynı sesi dinleyin. Görülecek ki filmde özellikle bazı sesler abartılıyor. Film sadece görsel olmaktan çıkarıp ses ile destekleyip etkisini arttırıyorlar. Bir korku filmi o acayip sesleri olmadan ne kadar etkili olabilir ki? İşte bu fark film sesi ile müzik sesini birbirinden ve dinleme cihazlarını da birbirinden ayırıyor. Peki, iyi bir ev sineması sistemi ile iyi müzik dinlenemez mi? Bence stereo olarak kullanıldığında dinlenir. Bazı ses dinleme ustalarımıza göre olmuyor. Bu tamamen benim görüşüm.

İnsan kulağı en iyi 300Hz ile 3000Hz arası sesleri duyar. Bu nedenle telefon sistemlerinin band genişlikleri de bu frekanlar arasıdır. İyi bir HI-FI ses sisteminden 20Hz ile 20Khz arası sesleri doğrusal olarak vermesi istenir. Günümüzde pek çok ses kaynağı, özellikle DVD ler 4Hz – 20Khz arası sesleri bize verebilir. Biz bu seslerin tamamını duyar mıyız. Hayır, duyamayız ama hissedebiliriz. Çok düşük ve çok yüksek frekanslı sesleri duyamayız ancak sese yaptıkları katkılarla hissedebiliriz. Peki bu frekansları verebilecek tek bir hoparlör var mı? Hayır, yok. Yüksek frekanslı sesleri tweeter, düşük frekanslı sesleri woofer hoparlörler verir. Subwoofer ise “derin bas” diyebileceğimiz sesleri verir. Nedir bu derin bas? Yazı ile anlatmak zor ama tarif etmek gerekirse, örneğin kuvvetli olarak bas gitar sesi yada koşan birisini ayak seslerini içinizde hissedecek kadar kuvvetli olarak duymak ve hissetmek, diyebilirim.

Bunu yükseltecin bas volümünü arttırarak elde edemezsiniz. Çünkü bildiğimiz bas düğmesi 20Hz-300Hz arasını +/-10db değiştirir. Halbuki subwoofer de frekans aralığı yaklaşık 20Hz – 120Hz kadardır. Bir de uyarı ilave etmek istiyorum. Çok fazla derin bas karın ağrısı yapar. Bazı hoparlör markaları “küçük” yer kaplamaları ile meşhurdur. Örneğin Bose. Bu markanın uydu hoparlörleri yaklaşık bir insan yumruğu büyüklüğündedir. Bu hoparlörler yeterli frekans aralığına sahip olmadığı için bir subwofer – woofer karması hoparlör ile desteklenerek yeterli frekans aralığı elde edilmeye çalışılır.

İnsan kulağı çoğu zaman bunu yeterli bulur. Bence bu tür bir hoparlör ile HI-FI müzik dinlenemez. Ama ev sineması için yeterlidir. İlk ev sineması sistemini kuracağım zaman tavsiye edilen hoparlör fiyatları 2 ön 2 arka ve 1 orta olarak yükselteç ve DVD çalıcının fiyatına erişiyordu. Bunun üzerine Bose tekniğini bildiğim için 4 adet kaliteli satelit hoparlör almaya karar verdir.

Bu hoparlörler Kenwood RS-170 idi. Bu hoparlörlerin içinde 1 tweeter, 1 adet mid-range sürücü ve 1 adet mid-range hoparlörü sürmek için yaklaşık 150Hz´in altını kesmek için bir filtre vardı. Bence bu filtre sesi bozduğu için kısa devre yaptım ve sesler daha düzeldi. Ama hala sinemadaki ses etkisini yakalayamamıştım. Eksi olan subwoofer´i satın almak üzere çarşıya çıktım. Fiyatlar, sadece derin bas çıkaran ve yapısını çok iyi bildiğim bu hoparlör için çok fazla idi.

Zaten yapabileceğimi de gözüme kesmiştim. İnternette birkaç ay araştırma yaptım. Pek çok kaynak buldum. “Yaşasın İnternet”. Bunlardan en iyisini kendime seçtim. Formüller, yöntemler ve malzeme bilgileri. En önemlisi malzeme bilgisi. İki tane subwoofer hoparlör bulmam gerekiyordu. Önce Konya sokağa gittim. Malzemecilerle konuştum. 30cm çapında gitar hoparlörleri vardı. Tavsiye ettiler aldım. Fiyatları da çok ucuzdu. Hesap kitap falan…nutuk kürsüsü gibi bir şey oldu. Olsun, nasıl olsa deneme idi. Sonuç REZALET. Ses çıkmıyor. Hoparlörler uygun olmadığını anladım.

Başladım subwoofer hoparlör aramaya. Buldum, ama Konya sokaktan değil. Pioneer mağazasından. Arabalar için var. 2 adet 25cm çapında TS-W252F subwoofer sürücü aldım. Kutusundan gerekli dokümanlar da çıkıyor. Şimdi piyasada TS-W253F modelleri bulunuyor. Burada her zaman yaptığım gibi bir sürü formül kullanmayacağım.

Zaten çalıştığı için sadece detay teknik resimlerini vereceğim. Arkadaşlar, subwoofer kutusu aslında mekanik bir alçak geçiren filtre. İçindeki subwoofer sürücüler zaten bu frekansları ürettiği için, kutu derin basları güçlendirerek dışarı veriyor. Sürücüler 200W olmasına rağmen ben 30W yükselteç ile çalıştırıyorum ve bu güne kadar sununa kadar açamadım. Formüllerle ilgili web sayfasının adresini aşağıda bulabileceksiniz. Gelelim detaylara ve resimlere.;

Malzeme listesi:
2 x TS-W252F Pioneer araba suwoofer hoparlörü.
Yeterli halıflex parçaları.
Bir kutu 4cm adet yıldız ağaç vidası.
4 x lastik ayak .
12 x metal pul.
7,5cm çapında 22cm boyunda pvc boru.
Metal saksı üst çapı 13cm alt çapı 11cm boyu 14.5cm (daha uzunu alınıp kesiliyor)
Şeffaf Silikon, 1-2 adet küçük tüp
1 adet yapıştırıcı solüsyon. Baly yada benzeri.
2 x Banana prizli hoparlör bağlantısı (1 tanede olabilir.)
2cm kalınlığında MDF sunta, boyutları resimde.
2cm x 3cm kalınlığında çıta, yeterli uzunlukta.
1cm eninde düz, cam pencere contası.
Siyah ayna (kullanılmayabilir)
20 x 20 cm İnce kümes teli
2 adet paket lastiği.
Yaklaşık 1,5mt hoparlör kablosu.
4 adet 1mt x 0,75mt ebadında elyaf vatka bezi.
Siyah boya
İyi bir marangoz

Şimdi iyi bir marangoz bulmak gerekiyor. Ana kutu yapımı sırasında marangozun yanında bulunmazsanız sonuç iyi olmaz, üzülürsünüz.
Önce ne yapmak istediğinizi iyice anlatın. Sonra aşağıdaki resimde görülen ana parçalardan üst tabla, arka tabla yan tablalar ve ön tablayı kestirin. Verdiğim ölçüler dış boyutlar olduğu için kapakların kesim boyutlarının ne olması konusunu marangoza bırakın. Ön tabla üzerine resimde gösterilen ölçüde delik delindikten sonra ana kutuyu yapıştırmasını isteyin. Yapıştırma sırasında işkence aletini kullandıkları için “portatif mengene gibi bir araç” kutunun kuruması çok zaman alacaktır. Bırakın en az bir gün beklesin.




Kuruma işlemi bittikten sonra arka taraftan üst tablaya doğru 30cm içeriye 4 adet 3 x 2 cm ölçülerinde ve en az 5cm uzunluğundaki çıtaları orta tablayı taşımak üzere vidalatın. Bu işlem önemli, bu ayaklara yukarıdan da vida geleceği için vidalama işlemi çıtanın alt tarafına yakın yada merkezden kaçık yapılmalı. Benzer işlemi alt tablanın vidalanması için dışardan 2,2cm içeri doğru aynı ölçülerde 4 çıta daha vidalatın. Alt kapağın çok sıkı oturması için bu kapağa ait çıtaların arasına aynı ölçülerde fakat vidalı çıtaların arasını kapatacak şekilde 4 adet çıta daha kestirin fakat vidalatmayın. Bunları siz vidalayacaksınız. Bu çıtalar önceden vidalanırsa orta kapak içeri girmeyebilir.

Şimdi orta tabla ve taban tablalarını kestirin. Bu iki tablanın dış ölçüleri aynı olacaktır. Burada dikkat edilmesi gereken husus, alt kapak tablasının en az hava kaçıracak ölçüde kesilmesidir. Arka kapak üzerine hoparlör bağlantı parçası için uygun bir delik açtırmayı unutmayın. Kutu, orta kapak ve alt kapak eğer gerekiyorsa zımparalanıp istediğiniz renkte boyanmak üzere boyacıya gönderilebilir. Kutunun içini mutlaka boyatın.



Boyası kuruyan kutuyu ve yıldız vidaları marangozdan alıp eve doğru yola çıkın. Geri kalan işleri siz yapacaksınız.
İlk önce, yukarıdaki listede ölçülerini verdiğim metal saksının (metal olması şart değil, ben öyle bulmuştum) tabanını verdiğim ölçüye uygun kesin. İnce kümes telini saksının tabanı tam örtecek biçimde elinizle kapatın, fazlalıklarını saksının dışına doğru sıvayın. Üzerine paket lastiği takarak kaymasını önleyin. Sonra silikonla yapıştırın. Bırakın kurusun, acele etmeyin. Kümes teli ön kapaktan içeri kedi, muhabbet kuşu gibi yaratıkların girmesini önlemek için kullanılıyor. Kuruduktan sonra kutunun dışından içeri doğru saksıyı sokun ve silikonla içerden ve dışardan yapıştırın. Dışarıda ardık kalan silikonu ıslak bir bezle hemen silip tesviye edip parlatın. Bırakın kurusun, acele etmeyim.

Bu ara hoparlörleri orta tabla üzerine monte edin. Hoparlörler yüz yüze gelecektir. Sonra hoparlörleri seri bağlayın. Artı yada kırmızı uçlara dikkat edin. İçeride kalan hoparlörün kırmızısı dışarıda kalan hoparlörün eksisine yada kırmızı boyalı olmayan ucuna gelecek şekilde lehimleyin. İçeride kalan hoparlörün eksi ucundan bir kabloyu alt kapak üzerine takacağınız hoparlör bağlama terminaline rahatça yetişecek uzunlukta bırakın. Dışarıda kalan hoparlörün kırmızı yada artı ucuna lehimlediğiniz kabloyu da aynı şekilde hoparlör bağlama terminaline rahatça lehimleyecek uzunlukta bırakın. Bu kabloya birde düğüm atın ki diğer kablo ile karışmasın. Bu kablo bağlama terminalinin “kırmızı” ucuna daha sonra lehimlenecektir.

Ben iki adet hoparlör bağlama terminali kullandım ve hoparlörlerin seri bağlama işlemini terminaller üzerinde yaptım. İsterseniz sizde bu şekilde yapabilirsiniz.

Sonra 22 cm uzunluğundaki pvc boruyu hoparlörler solda kalacak şekilde orta tabla üzerindeki diğer deliğe 2cm kadar sokarak yerleştirin. Bu boruyu ve alt hoparlörden yukarı çıkan kabloların geçtiği delikte dahil olmak üzere silikonla yapıştırın.

Her şeyden emin olduktan sonra orta tablayı içeri yerleştirip vidalayın. Hoparlör kablolarını geçici olarak terminallere lehimleyip alt kapağı da geçici olarak vidalayın. Şimdi ilk testimizi yapabiliriz. Subwoofer´i ses sisteminize bağlayıp çalıştırın. Eğer ön delikten çok az ses geliyorsa hoparlör bağlantılarınız hatalı olmuştur. Ses istenildiği gibi geliyorsa sorun yok. Arka kapağı açın. terminal lehimlerini sökün. Bundan sona pek iş kalmadı. Orta kapağı vidalamıştık ama yetersiz kalacaktır. Orta kapatın etrafını hiç boşluk kalmayacak şekilde güzelce silikonlayın. Dikkat ettiyseniz kabinin üst tarafındaki hacim alt tarafındaki hacimden daha az oldu. Bu alt taraftaki yani alt kapak tarafındaki hacmin her tarafına artık yer halılarını yapıştırıcı ile yapıştırın. Kurumasını bekleyin. Üst tarafta kalan küçük hacim tarafına hiç bir şey yapıştırmadık. Bu ara alt kapağın üzerine kapandığı çıtalara gelecek şekilde düz, (bombeli olmayan) pencere pervazı izolasyonunda kullanılan pencere bantlarını yapıştırın. Hoparlör kablolarını kalıcı olarak lehimleyin. Elyaf vatka bezini yerleştirip arka kapağı sıkıca vidalayın. Plastik ayakları takmayı unutmayın. Arka kapakta en az 6 adet vida kullanmanızı tavsiye ederim Yoksa sarsıntıda vidalar gevşeyebiliyor. Kutu çok ağır olduğu için dikkatli olun kendinizi sakatlamayın. Subwoofer kullanıma hazır hale gelmiştir. İsterseniz sonradan üst ölçülerde bir siyah ayna kestirerek kenarlarını yuvarlattırıp kutunun üzerine ince bir silikonla yapıştırabilirsiniz. Güzel oluyor.
Yapacak arkadaşlara şimdiden başarılar dilerim.


Subwoofer konusunda örnek aldığım link:http://www.diysubwoofers.org/
ve örnek aldığım proje:http://www.diysubwoofers.org/projects/uglito.htm
Hep dışarıda aramayın, bizde de iyi siteler var:http://www.tuvpo.com/audio/index.html

ŞAHİN KÜLİĞ
BATIKENT-ANKARA
YIL: 1 OCAK 2001
antrak
TA2CCS


kRELL REFERENCE POWER AMPLIFIER
gördüğüm, ortalığı en çok karıştıran hoparlörden biri
KEF LS50kısa bir süre için 7700TL yerine 5399TL. imiş.
Extreme Audio; 444 3 760

not: arkladaşlar TAVSİYE ettiğim için konu açmadım. ReklaM olsun diye de açmadım. hiç bir alakam yok zaten beni bilen hiç bir tarakta bezim olmadığını bilir. bilgilendirme maksatlıdır. HI-FI yolunda başarılar
su motoru ihtiyacım vardı.

mevcut su kaynaklarından uzaktakilere de mecbur kalırsam 2'' Datsu DBYP 50C2 Benzinli Motopomp Yüksek Basınçlı (2'') su motoru aldım.
palmera, loncin, hyundai, secho yüksek basınçlı muadil hatta muadil demiyeyim birebir kopya motorlarda var.
bu kopya motorlar içinde pompası aynı olup farklı motor ve markalar var. ancak teknik özellikleride değişiklik gösteriyor.
neye göre değişiyor belli değil. başka markada 110mt basma yüksekliği diğer başka markada 80mt.? bu fark neden?
yine interneti kullanarak uzaktan inceleme yöntemiyle su motoru hakkında bilgi edinmeye çalıştım. bunlar içinde kararım Datsu DBYP 50C2 oldu.
tavsiye ve fikirleriniz var mı?
Datsu DBYP 50C2 Benzinli Temiz
- Güçlendirilmiş dinamik şase ile uzun ömürlü kullanım imkanı.
- Kendinden klapeli 2 kademeli yüksek basınçlı pompa sistemi.
- Basit kullanılabilir jikle sistemi ile hızlı ve kolay çalışma.
- Huayi marka japon dizayn karbüratör.
- Seramik keçe.
- Kamalı fan.
- 6,5 hp gücünde 4 Zamanlı motor.
- Yağ seviye sensörü.
- Metal rekor ve kelebek takımı




https://img.donanimhaber.com/upfiles/34471/bbc5f22c-5d16-4064-8491-925c321b80bd.PNG
https://img.donanimhaber.com/upfiles/34471/4f1adc3c-70d0-43a8-8b61-1b48081d0d34.png
https://img.donanimhaber.com/upfiles/34471/0475803f-7b6c-4a86-9ccf-cc8309c7d69e.png
https://img.donanimhaber.com/upfiles/34471/95fdce93-6f48-4e5f-87f0-ce29ea954093.png

https://img.donanimhaber.com/upfiles/34471/a4112d88-40b0-40cc-816e-b5dfe6d92ea7.jpg
https://img.donanimhaber.com/upfiles/34471/110e3b4e-8085-4583-98d3-74b3ecf4cbee.png
su motoru ihtiyacım vardı.



mevcut su kaynaklarından uzaktakilere de mecbur kalırsam 2'' Datsu DBYP 50C2 Benzinli Motopomp Yüksek Basınçlı (2'') su motoru aldım.

palmera, loncin, hyundai, secho yüksek basınçlı muadil hatta muadil demiyeyim birebir kopya motorlarda var.

bu kopya motorlar içinde pompası aynı olup farklı motor ve markalar var. ancak teknik özellikleride değişiklik gösteriyor.

neye göre değişiyor belli değil. 110mt basma yüksekliği başka yerde 80mt. ?

yine interneti kullanarak uzaktan inceleme yöntemiyle su motoru hakkında bilgi edinmeye çalıştım.



Datsu DBYP 50C2 Benzinli Temiz

- Güçlendirilmiş dinamik şase ile uzun ömürlü kullanım imkanı.

- Kendinden klapeli 2 kademeli yüksek basınçlı pompa sistemi.

- Basit kullanılabilir jikle sistemi ile hızlı ve kolay çalışma.

- Huayi marka japon dizayn karbüratör.

- Seramik keçe.

- Kamalı fan.

- 6,5 hp gücünde 4 Zamanlı motor.

- Yağ seviye sensörü.

- Metal rekor ve kelebek takımı





https://img.donanimhaber.com/upfiles/34471/bbc5f22c-5d16-4064-8491-925c321b80bd.PNG

https://img.donanimhaber.com/upfiles/34471/4f1adc3c-70d0-43a8-8b61-1b48081d0d34.png

https://img.donanimhaber.com/upfiles/34471/0475803f-7b6c-4a86-9ccf-cc8309c7d69e.png

https://img.donanimhaber.com/upfiles/34471/95fdce93-6f48-4e5f-87f0-ce29ea954093.png



https://img.donanimhaber.com/upfiles/34471/a4112d88-40b0-40cc-816e-b5dfe6d92ea7.jpg

https://img.donanimhaber.com/upfiles/34471/110e3b4e-8085-4583-98d3-74b3ecf4cbee.png
bir sürü başlayıpta bitirebildiğim nadir projelerimden biri; evet 6AS7 kulaklık amplisi.

resimler buyrun.

















gelelim sese. ses ham, orijinal bir ses. Single Ended in her defasinda yuzume vurdugu gerçek, gercekci sesi. SE sesi tarfini bir gün daha iyi yapacagım. hani master kayıt deriz yeri geldiğinde o hesap. Lakin benim kulak zevkim olabildiğince! dinamizmi (özellikle bas seslerde) sevdiğim için surat yapıyorum. maalesef.

ha bunu yazarken kötü anlamda düşünmeyin. övecek ya da kötüleyecek halim yok neyse odur. yapmak isteyen yapsın ki bence yapsın.

Resimde en önde gördüğünüz küçük lamba, sürücü tüpümüz. esas sürücü lambamız ECC88 Siemens Gold Pin'dir. kesinlikle kullanmanız gereken lamba budur. ses bir anda gövdeleniyor. kesin bu lamba. Resimlerde gördüğünüz giriş tüpümüz ise Amperex 6DJ8 Gold Pin Made in Usa ve Made in Holland üretimli lambadır.

çıkış güç tüpümüz ise 6080 tüpdür. tavsiye edeceğim 1. katot ışınlı elektron tüpü bu tüpdür.







ikinci önereceğim lambamız yine RCA marka 6AS7G dir.





sadede gelelim. bahsettiğin bu iki tüp (lamba fiziki yapılarına dikkat) tüpler proje bittiğinde elimdeki denediğim tüpler içinde en iyi performansı aldığım tüplerdi.

ilk denediğim siyah bakalit base'li General Electric 6AS7GA idi. sesi duydum fenalık geldi. beklediğim, düşündüğüm, hayal ettiğim ses gelmedi.(subjektif bir durum kısaca yani benim zevkime göre) bu ne yahu dedim. elimde ki diğer RCA -farklı seri-, Sylvania, GE marka 6080WC, 6080 de de durum böyleydi.

dikkatinizi çekerim bu lambaların çok kötü olduğundan değil. (kimisinin emisyonundan emin değilim) bilakis bizim devremize RCA lar daha iyi uydu diye düşünüyorum. tabi RCA kaliteside önemli faktör.

6AS7/6080 nispeten düşük anod beslemesi, düşük çıkış empedansı ve yüksek akım sürme kabiliyeti nedeniyle çıkış trafosuz (OTL Outputtransformerless) devrelerde yaygın kullanima sahip. İnternetde uygulamaları bolcana mevcut. Arada ses çıkış trafosu olmadan kulaklığı takıyoruz. çıkışta Nippon Chemi Con KMH serisi 680uF/250V elektrolitik kon. var. çok iyi malzemeye denk gelirsem, unutmazsam değiştiririm belki. elimde 1000uF/450V Nichicon var onları mı taksam ne yapsam? ;)) çıkış trafosu demişken elimde iki tane UTRAD ses trafosu vardı. Bu amplimize uyarladim. fiziki olarak çok güzel oldu. canım sıkılırsa ses amplisi olarak seçiyorum. ya da istersem ön tarafta ki seçici anahtardan kulaklık amplisi olarak devreye alıyorum. süper full Single Ended ses...

malzemeler elimdeki malzemelerdi. fazla bir maliyeti olmadı. 60-70TL desem inanmazsiniz yaziyorum bu kez ;) kulaklık soketi büyük olanı Kore malı Climb marka. onu taktım yanında ise standart piyasa işi 3.5mm kulaklık cakı. büyük ve küçük caklı kulaklıklarda sıkıntı olmasın diyedir.

Anode PS: 150Vdc 100mA

Heater PS: 6.3Vdc/3Amp.



ses yorumu benim hoşuma gitti ama bence daha iyisi yapılabilir arayışa devam. ;))

kudurmaya devam. bir kaç çalışma daha var. zaman bulabilirsem bittiğinde öğreneceğim; sonuçlar ne gösterir?



edit: unuttum bahsetmeyi. denemede kullandığım kulaklığım Numark HF-125. esas kulaklığım ve çok beğendiğim Philips SHP805 dir. elime geçince deneyeceğim onunla.
Beyler değerli bir dostum için Philips FR975 av receiver'ın uzaktan kumandası lazım. replikada olur.

elinde olan varsa haber versin. elinde olup İzmit de ikamet eden varsa irtibata da geçebiliriz.

PM atarsanız sevinirim.







edit: çift resimler
arkadaşlar selam,

basit bir uygulama için,

tek kanallı,

seri çıkışlı, data clock olmayan, DSP'siz çalışan bir ADC lazım. ses çevriminde kullanılacağı sample hızı kafi olsun yeter. çok kalite peşinde değilim.

aradım bulamadım. ya da ben beceremedim.

yok mudur?
quote:

Orijinalden alıntı: Buzdağı



quote:

Orijinalden alıntı: Buzdağı





Buna cevaben; "Can bunu senden beklemezdim. Abi nasıl atlarsın? Onkyo "DIGITAL" bir amfi. Yani onun güç tüketimine bakarak, çıkış gücünü değerlendirmeye kalkan, çok ama çok yanılır.









link kopyalayıp yapıştırdığımda çıkmıyor. turke y forum yazmalı o yıldızlı yerlerde.





anladım şimdi.

şahsi fikrimi sorarsanız hiç takılmayın. çünkü takılacak bir şey yok.



yalnız şu alıntıyı anlamadınız demek ki.

quote:

Orijinalden alıntı: Buzdağı

Sizce dijital amfilerde güç tüketimi önemsiz mi?



önemsiz bence.




SMPS besleme ve PWM ampliler sayesinde amplilerin güç harcaması çok ciddi oranda düştü.

bunun yegane sebebi sürekli akmayan Bias akımının olmaması.

Bias akımının sürekli akması demek güç çekmesi, güç tüketmesi ve aşırı ısınma demek.

Yükselteç devresinin daha az kayıpla çalışması sağlanıp daha fazla güç üretmesi sağlanıyor.

bu sistemlerin Besleme ve çıkış katının kalitesine ve mevcut güç kapsitesine bakılmaz anlamına gelmez. !!

atlanan nokta şu. besleme ve çıkışın Watt kapasitesi.



3kW güç veren SMPS veya Linear beslemeye sahip PWM ampliye 1kW veya 1000 Watt anma yüküne sahip bir ''besleme'' takılmaz. çıkış max. 3kW ise

besleme katının sıkleti(gücü) 3,5 kW gücündedir. ama kayıpları ve güç harcaması düşüktür. fark bu. yani SMPS ve PWM nin güç kayıpları düşüktür. Aynı işi (3 kW Power) AB sınıfı y

ampli yapsa amplinin ağırlığı, güç harcaması kat kat daha yüksek olacaktır!



düşük güç harcamasına aldanmamak lazım.

Power Consumption'a bakıp PWM ampliler hakkında bazı detaylar bilinmeden çıkış gücü, beslemesi hakkında kesin bilgi verilmez!

güç tüketimi düşük diye ''çıkış gücü düşük - yüksek'' değildir. güç tüketimine bakıp ''besleme gücü bu'' diye düşünmemek lazım. salaklık burda çünkü :)

yani güç tüketimini mevcut beslemenin gücü(sıklet-watt) zannedip; 200W harcayıp 500W üretiyor denmesinin sebebi bu.



ok.
--------------------------------------------------------------------------------



iki gündür Çin menşeili, ucuz benzinli testerelere bakıyordum.

net de Çin malı olan, olmayan veya kaliteli, kalitesiz benzinli testere hakkında daha iyi bilen, tecrübeli yorumlar, siteler olabilir. fazla araştırmaya okumaya zaman bulamadık.

peşinen piayasada ürünleri

görüp inceleme şansı olmayınca neyin ne olduğunu bir türlü çözemedim.

arkadaşlarımdan biri tv.de gördüğü Hyundai 550 testereyi almış. ordan öğrendik bu ne menem şeyi. elemanın hoşuna gitmiş. Husqrvarna kullanan biri... yeter diyor.memnun kalmışlar?! bendeniz Çin işi. ne işim olur ki dedim.

Çin işi ama belli ki kaşınıyoruz.

neyse

Orac Ranger 550 diye bir motor var. Hundai 550 ile aynıdır. Byorac motorlu. Güney Koreli Hyunda'i ile bir ilgisi yok belirtelim. Kulaktan dolma bilgiye dayanarak yazıyorum Orac, Hyundai ye reklamlarda ki 550 motoru üretiyormuş. Hyundai dedin mi bir marka ismi anlaşıldığından tv. reklamı sayesinde de peynir ekmek gibi satıyor şu an... kaşınırsak bizde bu furyaya katılmış olacağız.

düşüncem eğer 350TL den fazla vereceksem Husqvarna, Stihl, Dolmar vb. geleneksel kaliteli markaların giriş seviyesinden bir benzinli testere almak. bana en mantıklı gelen bu.

dün sitenin birinde 12 ay taksitle DBK 5201 model testerenin 149TL satıldığını öğrendim. BİM de satılan motor... ona tav olup alayım dedim 185 TL olmuş. salladım.

şu an aklımda RTR MAX RTM950, 940 vs., Ranger 550, Ferrino. aradığım bilgileri güvenilir bir şekilde bulup öğrenebilirsem bu ürünler hakkında fikrim netleşecek. olmazsa Stihl, Husqvarna vs. paraya kıyıp istediğim modeli alacağım...

ek Royal motor, BYorac motor, Karbütör marka-modelleri hakkında fikri, tecrübesi olan varsa bizimle paylaşmasını isterdim.

............



Arkadaşlar,

Çin malı uyduruk testerelerin hepsi aynı tatava.

Almayın derim.

alacaksanız illa da önerimi şöyle yapayım. görebildiğim, kurcaladığım kadarıyla;

en ucuzunu alın gitsin. atıyorum DBK 50201, Max Extra vs. 100-150 kağıta alırsınız. gidip Hyundai zannedip Hyundai palalı 550Ranger Orac, Ama, Bolat, vs bilmem neye para vermeyin. ben gidip 80-90 TL ye olanını alacam :)) sırf merakımdan. ama kararım Dolmar veya Husqvarna olacak.

düz kontak Çin malı motorlu testereye sakın para vermeyin derler ya durum bu şekilde. emin olun bozulsa toplamaya başlasanız yenisi fiyatına gelir. zahmeti meşakkati bir yandan.

bu yüzden ha DBK almışsınız ha Baykal motor almışsınız Ha Hyundai. malzeme kalite aynı. bizatihi gördüm baktım. benzin deposu, rimli zincir yuvası etrafı plastik bilmem neresi hepsinde olduğu plastik.

sadece kimisinde hangi marka karburator, bilmem ne buji, bilmem ne pala, bilmem ne zincir farkları vardır... soğuk mezelerden seçme ekmek arası yapma gibi bir şey. ortaya çıkan sonuç ise bana göre yine aynı.

ufak birşeyler. küçük bir şey isterseniz eğer erir mi çalışır mı elde patlar mı? 10dk. çalıştırıp kapatacaksınız birşey diyemem...



her daim TV.de eğer uyduruk birşey satılsa; bunu alanlar var mı diye merak ederim. satılan ürünü tv.den reklamdan değil piyasada araştırır 2 kat daha ucuza satıldığını; almasamda bulabileceğimi bilirim. tv.reklamı daha pahalı satma ve etkileme sanatıdır. yerseniz...



bu sebeple adı sıkca geçen Hyundai 550 motora meraklandım. önce ki mesajımda dediğim gibi kaşınıyoruz ya. yutub da şurda burda bazı alan insanların çok hoşuna gitmiş felan filan. en sonunda bende bulduğum en ucuz fiyata, peşin fiyatına taksitle, iade şartlı ücretsiz kargo ile Hyundai Öm-Ka Royal motorlu testereyi aldım. bu neymiş ya dedim. gerek yok. sandım BİM de 149TL ye satılan DBK benzinli testere... bir kaç resim eklerim. detaylı. faydalı olur düşüncesiyle.



önerim ise gidip biraz daha paraya kıyıp Dolmar, Oleo Mac, STIHL, Makita, Husqvarna, McCulloch kalite markaların giriş seviyesi almak (tabi ihtiyacınızı net belirlemek kadıyla) daha mantıklı ve isabetlidir.
Hakkında
Konum: Ankara
Forum İmzası:
KING
l'Amplifıl
Temel Bilgiler ve İstatistikler
Aktiflik: Şu anda DH'de değil
Son Giriş: geçen ay
Son Mesaj Zamanı: 3 ay
Mesaj Sayısı: 6.532
Gerçek Toplam Mesaj Sayısı: 9.021
İkinci El Bölümü Mesajları: 13
Konularının görüntülenme sayısı: 150.749 (Bu ay: 2.971)
Toplam aldığı artı oy sayısı: 218 (Bu hafta: 0)
En çok mesaj yazdığı forum bölümü: Donanım / Hardware
Mesajları
İkinci El Referansları
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.