T

Onbaşı
28 Mayıs 2016
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
0 üye
Görüntülenme
Toplam: 61 (Bu ay: 0)
Gönderileri

Herkese iyi günler.


Konuyu daha önce yabancı dil bölümünde actim fakat yeterli etkileşim almadığı için buradan da paylaşmak istiyorum. Ne kadar çok fikir duyarsam benim için o kadar faydalı olacak, şimdiden fikrini paylaşacak kişilere çok teşekkür ederim.


Ben diş hekimliği fakültesi 5. Sınıf öğrencisiyim. Mezuniyetimden sonra yani 2023 yazından sonra yurtdışına yerleşmeyi düşünüyorum. Mesleğim gereği hangi ülkeye gidersem gideyim denklik sınavına girmem gerekiyor. Şu an ülke seçimi yapma ve seçtiğim ülke için çalışmalara başlama dönemindeyim.


İngilizcem C1 seviyesinde. Şu an çok rahat bir şekilde diş hekimliği ile ilgili textbooklari okuyup ders çalışabiliyorum. İngiltere'nin denklik süreci daha zor bir süreç, elektronik ortamda sınava kayıt olmak gerekiyor ve sınırlı kişide kontenjan var böylece sınavı geçebilmek bir yana sınava giriş hakkı kazanmak bile zor. Bir teorik bir de pratik sınava girmek gerekiyor, bunlar için kurslar vb var. Diş hekimliği için istenen IELTS overall 7. Biraz üzerine düşerek alabileceğim bir skor olduğunu düşünüyorum. İngiltere'de denklik sürecinden maaşı ortalama bir maaş olan dental hygienist olarak gecimimi sürdürme şansım var. (Bu yolun bu sene kapanacağı söyleniyor o yüzden ben mezun olana kadar kapanır mı bilemiyorum)


Almanca için ise A1'den başlamam gerekecek. Almanca için önceden kursa gidip B2 sertifikası almıştım fakat üzerinden 8 yıl geçti ve çok az bilgiyi hatırlayabiliyorum. Yani asla İngilizcemin yanından bile geçemez. Kendimce A1 kuruna göz gezdirdikten sonra A2-B1- B2 kurlarını kursla veya birebir derslerle tamamlamam gerekecek. Ve bunun üzerine Almanca olarak diş hekimliği bazında da çalışma yapmam gerekecek. İstenilen seviye ise B2. Denklik sürecinde 2 yıl geçerli olmak şartıyla geçici izin alinabiliyor ve bir diş hekiminin gözetiminde diş hekimliği yapabiliyorsunuz (daha düşük ücretle).


Almanya'nın, dili hariç tutarsak, İngiltereye göre çok fazla avantajı var. Denklik sınavı daha kolay (gibi duruyor), Almanya'da tanıdıklarımız var, normalde bunun pek taraftarı değilim ama başınız sıkışsa en azından alışma sürecinde Türkçe konusabileceginiz insan bulmak vb daha kolay, Türkiye'ye daha yakın, Avrupa'nın merkezinde olması, yaşamın İngiltere'den daha uygun fiyatlı olması gibi...


Dil problemi olmasa Almanya için düşünmeden çalışmalara başlardım fakat benim aklımı dil olayı kurcalıyor. İngiltere'ye şu an gitsem çok rahat yaşayabileceğimi düşünüyorum fakat Almancamı geliştirmek konusunda endişelerim var. Bu sene yani 5. Sınıf öğrencisiyken dil çalışmaya başlasam sizce Almancamı diş hekimliği mesleğini icra edebilecek kadar geliştirebilir miyim?


Her iki ülke için de sürecin gitgide daha zorlaştığı söyleniyor. Olumlu yorum yapan da çok, olumsuz yorum yapan da. Almanya'da sürecin artık çok uzun aylar hatta yıllar sürdüğü söyleniyor. Geri dönüş yapan diş hekimi sayısı da yok denecek kadar az.


Bir an önce karar verip hem dil sınavlarına hem de mesleki sınavlara hazırlanmak istiyorum. Bu doğrultuda ülke önerinize, çalışma tavsiyenize, paylaşmak istediğiniz her türlü bilgiye ihtiyacım var. Şimdiden yorumlarınız için teşekkür ederim.

Herkese merhaba,

YKS'yi atlatmış olan herkese geçmiş olsun. Sonuçların açıklanmasına daha zaman olsa da ileriye yönelik bir "Diş Hekimliği Fakültesi Tercih Edeceklere Tavsiyeler" yazısı yazmak istedim. Umarım hem şu an hem de sonuçlar açıklandıktan sonra diş hekimliği tercih etmek isteyen kişilere yararlı bir içerik olur.  


Öncelikle kendimi tanıtayım. Ben perifer illerin birinde (küçük şehir) diş hekimliği okuyorum ve bu yaz sonunda son sınıfa geçeceğim. Yazıdaki her şey benim kendi tecrübem ve görüşüm olduğu için katılmayanlar da mutlaka olacaktır.


Diş hekimliği fakültesi hakkında bilinmesi gerekenler, keşke bilseydim dediklerim:

• Diş hekimliği doğal olarak çok fazla pratik eğitimi barındıran bir bölüm. Daha ilk geldiğiniz haftadan el becerilerinizi, alet tutmanızı geliştirmek için pratik eğitimler başlıyor.

• Sınıfta kalmak çok kolay. Üstten ders asla alınmıyor. Alttan ders alma durumu ise çok sınırlı. Örneğin benim okuduğum üniversitede pratik eğitimi olan bir dersten kalırsak direkt sene kaybediyoruz. Kaybettiğimiz senede geçtiğimiz dersleri tekrar almıyoruz sadece tek dersten kalsak dahi o yıl sadece o derse giriyoruz. Eğer pratik eğitimi olmayan tek bir teorik dersten kalırsak sadece bir yıl olmak şartıyla o dersi alttan alabiliyoruz. Kurallar her üniversitede değişiklik gösterse de duyduğum çoğu üniversitede bu şekilde.

• Hem alan (diş hekimliği ile ilgili) hem de alan dışı (tıp ile ilgili- temel bilimler) dersler bulunmakta. Temel tıp bilimleri, hocadan hocaya değişse de, genellikle detaylı işlenmekte ve tüm vücudu kapsamakta. Yani eğitim sadece diş ve çene bölgesini kapsamamakta.

• Dönemler diğer fakültelerden daha uzun. Genellikle diğer fakültelerden 2 hafta erken başlayıp 2 hafta geç tatile giriliyor. Tabii uzayıp giden bütünleme dönemi, telafi eğitimi dönemlerini de düşünürsek genel olarak 3. Sınıftan sonra pek yaz tatiliniz kalmıyor.

• Diş hekimliği fakültelerinde yaz okulu yok. Yani bütünleme, o dersi geçmeniz için son şansınız diyebiliriz.

• Dışarıda gezmeye, şehir dışına çıkmaya elverişli bir bölüm değil. Yapabilenler de var tabii ama sosyal hayatı bir şekilde sınırlamak gerekiyor.

• Fakülte eğitimi çok masraflı. Yılın başında toplu bir şekilde malzeme alımı yapılıyor her yıl (yaklaşık 2000-3000 TL). Fakat malzeme bittikçe haftalık veya aylık alışverişlerde 300-500 TL harcanıyor.

• Fakülteye ilk girdiğiniz günden itibaren hiyerarşiyi hissedeceksiniz. Ben saygı konusunda çok hassas bir insanım, asistanlara ve hocalara saygımı hiç eksik etmemeye çalışırım ama hiyerarşi dediğim şey saygıdan öte bir şey. Bu biraz da işin içine girince anlaşılıyor diyebilirim. Daha ilk defa yaptığınız bir şeyi kötü yaparsanız size kızabilirler, art niyet gütmeden yaptığınız ufak bir hatadan dolayı stajdan kalabilirsiniz veya sudan sebeplerle hastanızın önünde azarlanabilirsiniz. Ve bu hiyerarşi sebebiyle sesinizi de pek çıkartamazsınız ve "peki, haklısınız, özür dilerim hocam" gibi cümlelerle o anı atlatıp lavaboya gidip ağlarsınız. Bunlar normal ve olağan şeyler. Eminim geçmişe göre bu konuda çok daha iyi durumdayızdır. Her yeni gelen asistan hocamız bize karşı daha iyi bir yaklaşım sergiliyor ve umarım bu ezme ve aşağılama durumları yine bizler sayesinde son bulacaktır.


Diş Hekimliği Fakültesi Tercih Etmeden Önce, Üniversitesi Seçimi Sürecinde Yapılması Gerekenler (keşke yapsaydım dediklerim :'))

• Muhakkak tercih edeceğiniz şehre, üniversiteye tercih yapmadan önce gidin. Bunu sadece ortamı görmeniz açısından soylemiyorum aynı zamanda okulun imkanlarını da değerlendirin.

• Okulu ziyaret ettiğinizde mutlaka kliniklere ve mümkünse prekliniklere gidin. Çünkü günümüzde en büyük sıkıntılardan biri sürekli üniversite açtıkları için yetersiz imkanlara sahip olsa dahi üniversite açmaları veya kontenjanı gereğinden fazla artırmaları. Bu da özellikle kliniklerde bizleri zor duruma sokuyor. 30 kişilik prekliniklere 120 kişi sığmak için gruplara bölünüyoruz, yetiştirilmesi gereken işler yetişmiyor vb.

• Tercih edeceğiniz okulun hastanesi hasta bakabilme açısından büyük olmalı. Mümkünse hastane binası olan bir okul seçmenizi tavsiye ederim. Her kliniğe 3-5 ünit (koltuk) konulan kliniklerde hasta kapmak için, bulduğunuz hastayı oturtup işlem yapmak için veya hastanıza randevu vermek için birbirinizle kapışmanız gerekiyor.

• Bir fakülte hakkında en iyi bilgiyi orada okuyan kişiden öğrenebilirsiniz. Fakat sosyal medya üzerinde insanlar olumsuz yanlardan pek bahsetmek istemeyebilir bu yüzden mümkünse özel mesajlaşma yolu ile iletişim kurun derim. Bunun için Instagram'da X üniversitesi diş hekimliği fakültesi diye gruplar oluyor. O gruplardan bir kişi seçip kibar bir üslup ile rahatsız etmeden mesaj atarsanız eminim yardımcı olurlar.

• Mesaj attığınız kişilerden hocalar ve asistanlar hakkında da genel olarak bilgi alın. Maalesef diş hekimliği fakültesinde mobbing mevcut ve mümkünse en az mobbing olan okulu tercih etmekte fayda var çünkü bir süre sonra bölümü sevseniz dahi yaşadığınız olaylar sizi bölümden soğutuyor.

• Asistan, hoca, profesör sayısına okulun akademik kadro websitesinden ulaşabilirsiniz. Asistanın az olması preklinikte ama daha çok klinikte büyük sıkıntı yaşatıyor.

• Tercih etme durumunuz olan birkaç üniversitenin yönetmeliğini okuyun. Sınıfta nasıl kalıyoruz, hangi dersin barajı ne kadar, vize final oranı nasıl vb. sorulara yönetmelikten cevap bulabilirsiniz. Çok ayrıntılı gibi görünse de sizi fakülte eğitiminde en çok bıktıracak olan şeyler bunlar maalesef.

• Ders yoğunluğunu öğrenmek için geçmiş yıllarda paylaşılan ders programlarına göz atabilirsiniz. Fakültenin yoğunluğu hakkında bilgi verir.

• Ana hatlarıyla dönemler hakkında bilgi sahibi olmak için YouTubeda video izleyebilirsiniz.


Şehir Tercihi Nasıl Olmalı? (benim kendi düşüncem ve tavsiyemdir kişiden kişiye değişebilir)

Diş hekimliği fakültesinde en azından şu an için okuduğunuz okulun pek bir önemi olmuyor. Tabii ileride çok fazla fakülte açılmasının bir sonucu olarak önemli hale gelebilir fakat günümüz için konuştuğumuzdan nereden çıkarsanız çıkın diş hekimisiniz. Özellikle 4 ve 5. Sınıflarda hiç tatiliniz olmayacağı için memleketinizi tercih etmeniz faydalı olabilir. Ayrıca diş hekimliği fakültesi (özellikle her gün gittikçe artan kurlardan dolayı) çok masraflı bir bölüm, ailenizin yanında kalmanızı da bu açıdan tavsiye ederim. Tabii farklı şehire gitmek isteyenler muhakkak vardır, bu durumda da gideceğiniz üniversitenin şartlarına bakarak değerlendirmelisiniz. Yine çok fazla zamanınız olmayacağı için memleketinize yakın bir şehir seçmeniz avantajlı olacaktır. Memleketiniz sizin için çok öncelikli bir noktada değilse veya büyük sehirlerdeki köklü üniversitelerinden birini kazanmışsanız da tabii ki oralara gidin derim. Demeye çalıştığım "şimdiki aklım olsa kendi şehrimdeki fakülteyi yazardım" :')



Son olarak şunu söylemek istiyorum. Diş hekimliği fakültesi hem teorik olarak hem pratik olarak çok yoğun eğitim içerir, işin sonunda da insanlarla birebir iletişimde olan bir meslek grubuna dahil olursunuz. Eğer puanınız başka bölümlere yetmediği için istemeye istemeye yazıyorsanız, eğer sağlık konusuna ilginiz yoksa, insanlarla birebir ilişkilerde iyi değilseniz yol yakınken dönün demekte de fayda var diye düşünüyorum. Buraya geleceğiniz puanla birçok üniversitenin güzel bölümüne gidebilirsiniz. Başkalarının dedikleri ile okunacak bir bölüm asla değil. Girince alışılıyor fakat mesele gerçekten isteyip istemediğiniz. 4. Sınıfta da okulu bırakan arkadaşım var 1. Sınıfta da.

Çok karamsar bir yazı oldu farkındayım. Bunlar bence dikkat edilmesi ve göz önünde bulundurulması gereken önemli seyler. Yine de bu hedef uğruna çalışmayı düşünüyorsanız da kimsenin sözü ile vazgeçmeyin. Burayı kazanabilecek zeka ve çalışkanlığa sahip herhangi bir kişi öyle ya da böyle bu fakülteyi bitirecek beceriye de sahiptir.


Herhangi bir sorunuz olursa yorum veya mesaj yoluyla yardımcı olmak isterim. 

Herkese iyi günler.


Ben diş hekimliği fakültesi 4. Sınıf öğrencisiyim. Mezuniyetimden sonra yurtdışına yerleşmeyi düşünüyorum. Şu an ülke seçimi yapma ve sectigim ülke için çalışmalara başlama dönemindeyim.


İngilizcem B2-C1 seviyesinde. Şu an çok rahat bir şekilde diş hekimliği ile ilgili textbooklari okuyup ders çalışabiliyorum. İngiltere'nin denklik süreci daha zor bir süreç ve ekonomik olarak Almanya daha avantajlı. Diş hekimliği için istenen IELTS overall 7.


Almanca için ise A1'den başlamam gerekecek. Almanca için önceden kursa gidip B2 sertifikası almıştım fakat üzerinden 8 yıl geçti ve çok az bilgiyi hatırlayabiliyorum. Yani asla İngilizcemin yanından bile geçemez. Kendimce A1 kuruna göz gezdirdikten sonra A2-B1- B2 kurlarını kursla veya birebir derslerle tamamlamam gerekecek. Ve bunun üzerine Almanca olarak diş hekimliği bazında da çalışma yapmam gerekecek. İstenilen seviye ise B2.


Almanya'nın, dili hariç tutarsak, İngiltereye göre çok fazla avantajı var. Denklik sınavı daha kolay, Almanya'da tanıdıklarımız var, normalde bunun pek taraftarı değilim ama basınız sıkışsa en azından alışma sürecinde Türkçe konusanileceginiz insan bulmak vb daha kolay, Türkiye'ye daha yakın, Avrupa'nın merkezinde olması, yaşamın İngiltere'den daha uygun fiyatlı olması gibi...


Dil problemi olmasa Almanya için düşünmeden çalışmalara başlardım fakat benim aklımı dil olayı kurcalıyor. İngiltere'ye şu an gitsem çok rahat yaşayabileceğimi düşünüyorum fakat Almancamı geliştirmek konusunda endişelerim var. Önümüzdeki sene yani diş hekimliği 5. Sınıf öğrencisiyken dil çalışmaya başlasam sizce Almancamı diş hekimliği mesleğini icra edebilecek kadar geliştirebilir miyim?

Herkese iyi günler,


Türkiye'de aldığım üniversite diploması ile dil yeterliliğini sağladıktan sonra herhangi bir sınava girmeden İngiltere'de saati 25-35 pound olan bir işte çalışabiliyorum. Bahsettiğim meslek genellikle part time çalıştığı için bu kişiler genellikle iki farklı yerde çalışıyormuş. (Örneğin pazartesi ve perşembe günleri bir klinikte, salı cumartesi günleri başka bir klinikte çalışmak gibi.)


İş ilanlarında da ortalama saatlik £30, yıllık da £30.000-50.000 arasında değişmekte maaşlar.


  • 4 (hafta) x 4 (gün) x 8 (saat) x £25-35 = €3000-4500 gibi bir maaş olmakta.


Tabii istenilirse 4 gün yerine daha fazla da çalışılabilir. Çok farklı kombinasyonlarda iş ilanları mevcut. Örneğin bazı klinikler sadece haftasonu bazıları sadece Çarşamba gunu için ilan vermişler. Bir şekilde program yapılabilir diye düşünüyorum. Ayrıca zamanla tecrübe ile birlikte maaş da artış gösterecektir.


İngiltere'de hiç bulunmadığım için genel olarak gelir ve giderlere sadece YouTube üzerinden öğrendiğim kadarıyla hakimim. Bu yüzden fikirlerinizi ve bilgilerinizi paylaşırsanız çok sevinirim. Benim aklımda şu sorular var: Bu maaş İngiltere şartlarında güzel bir maaş mıdır? Ayda yaklaşık ne kadar birikim yapılabilir? Böyle bir fırsatım varken değerlendirmeli miyim sizce?  

Binada Kablo net altyapısı olduğu için Kablo Net, Vodafone Net ve Superonline seçeneklerimiz var. Daha önce Türk Telekom kullandığım için bu firmaların hizmetleri hakkında çok bir bilgim yok. Yardımcı olursanız sevinirim.


Canlı derslerde sorun yaratmayacak olan bir internet tarifesi arıyorum. 7/24 oyun oynayan birisi değilim ama oyunlarda da sorun çıkarmamasını tercih ederim hız bakımından. Kotasız ve uygun fiyatlı olmalı. Sizce hangi firma bu konuda daha iyidir veya kullanıp önerdiğiniz bir tarife var mı?

İyi günler.


Bulunduğum apartmana kablo net altyapı getiriyor. Yaklaşık 1 hafta içerisinde de kullanıma hazır olacakmış. Bu süreçte ben de araştırma içerisindeyim.


Kablo netin altyapısını kullanan diğer firmalar var mı yoksa tarife seçerken sadece Kablo netten mi seçebiliyorum? Türk net vb firmalardan da yararlanabiliyor muyum?


Kablo net hizmet verirken aynı zamanda TV hizmeti de veriyor. TV kullanmadigim için boşuna o hizmet için para ödemek istemiyorum. Bana sadece kotasız ve hızı kötü olmayan düşük ücretli bir tarife gerekiyor. Herhangi bir öneriniz varsa yazarsanız sevinirim. Teşekkürler.

Herkese merhaba.


Yeni taşındığım binanın internet altyapısı yok. Türk Telekom'a altyapı için başvuranlar var fakat henüz bir gelişme yokmuş.


Kablo net, türknet, türk telekom, Vodafone, fix net ne kadar firma varsa görüştüm fakat altyapı olmadığı için tek seçenek Turkcell Superbox hizmeti. O da altyapı gerektirmeyen tek hizmetmiş fakat kotası var ve ücreti de yüksek. 200GB gibi bir kotası var ve her şeyin online olduğu bu dönemde ne kadar yeterli olur bu kota bilemiyorum. (Ama yine de en son seçenek olarak aklımda)


Bunun haricinde uydu interneti diye bir şeyle karşılaştım. Bina kurulum ücreti olduktan sonra ayda 60 lira gibi bir ücretle taahhütsüz kullanilabiliyormuş (fixnet). Bina kurulumuna da ortak olabilecek kişiler olduğu için şu an bu fikre sıcak bakıyoruz fakat bildiğiniz, önerdiğiniz böyle durumlarda kullanılabilecek internet varsa söyler misiniz?

Teşekkürler şimdiden.

Herkese merhaba.


Öncelikle üniversite sınavından çıkan herkese geçmiş olsun. Diş Hekimliği seçmeyi düşünen adaylar için elimden geldigince açıklayıcı bir yazı yazmaya çalışacağım. Umarım yardımcı olabilirim. Herhangi bir sorunuz olursa seve seve yardımcı olmak isterim. Ben 4. Sınıfta okuyorum ve 21k ile Diş Hekimliği Fakültesi'ne 2018 yılında giriş yapmıştım.


Diş Hekimliği Fakültesi 5 yıllık zorlu bir eğitim sürecini kapsamaktadır. Her üniversitenin kendine göre kuralları vardır fakat ana hatları ile bahsetmeye çalışacağım. Genel olarak ilk üç yıl teorik dersler ve bunlara ek olarak preklinik dersleri yani klinik öncesi yapay dişler, çekilmiş dişler veya sabun üzerinde yaptığımız dersler mevcut. 4 ve 5. Sınıf öğrencileri ise stajyer olarak geçmekte ve yarım gün hasta bakmakta. Birinci sınıfta çok fazla alan dışı dersler mevcut bu da bölümü sevmenize, alışmanıza büyük ihtimalle engel olacak bir durum. Açıkçası pratik eğitimin daha yoğunlaşması ve görülen derslerin daha çok alan dersleri olması sebebi ile bölümü 2. Sınıfta sevmeye başladım diyebilirim (evet, tıp fakültesi istiyordum olmadı :) ). 3. Sınıfta ise sadece alan dersleri yani diş hekimliği ile ilgili dersleri mevcut. Tıp fakültesi ile ortak olan birçok dersimiz bulunmakta Tıbbi Biyoloji ve Genetik, Biyokimya, Biyofizik, Histoloji, Farmakoloji, Patoloji, Fizyoloji, Anatomi (evet tüm vücudun anatomisi) gibi birçok ders mevcut. Alan dersleri dediğim dersler ise Protetik Diş Tedavisi (birinci sınıfta Diş Morfolojisi ve Fizyolojisi olarak geçiyor), Endodonti, Restoratif Diş Tedavisi, Ağız Diş ve Çene Cerrahisi, Dental Anestezi, Ortodonti, Pedodonti, Periodontoloji, Maddeler Bilgisi gibi gibi.


Bölüm için el yeteneğinin gerekip gerekmediği çok sorulan bir soru olduğu için kendi düşünceme göre yanıtlamak isterim. El yeteneğinizin olması (resim yapmanız, piyano çalmanız, seramik yapmanız vb) size tabii ki avantaj sağlayacaktır. Herkes bir işi 3. yapışında öğreniyorsa siz ilk seferde işe hakim olabilirsiniz. Fakat el yeteneğiniz yoksa yani kendinize bu konuda güvenmiyorsaniz da bu, fakülteyi tercih etmemenize sebep olmamalı bence. Belki arkadaşlarınızla aynı ürünü ortaya koymanız için 5-6 deneme yapmanız gerekecektir ama pratik yaptıkça sizler de konuya hakim olacaksınız diye düşünüyorum. Emin olun fakültede verilen ödev miktarı ve sizin kendi çabalarınız ile pratiğinizi geliştirebilirsiniz.


Pratik dersler çok önem taşımakta. Her hafta veya iki haftada bir yapılan işlem üzerinden not almaktayız bu da %25-30 oranında notunuzu belirlemekte. Genelde 30-40-50 gibi düşük notlar alan birisi olarak teorik sınavlardan yüksek almam gerekiyordu pratik notlarım düşük olduğu için. Pratik derslere önlüksüz, gözlüksüz, muşambasız, eksik aletle gitmek bizde genelde sınıftan çıkarılma ve yok yazılma ile sonuçlanmakta idi.


Bilinmesi gereken ve çok önemli olan bazı sınıfta kalma durumları var. BUNLARI FAKÜLTEDE DEGİL FAKÜLTEYE GİRMEDEN ÖĞRENMELİSİNİZ yoksa zorluk yaşamanız işten değil.

• Sadece bir (1) tane teorik dersten kalma hakkımız var. Yani pratiği olan bir dersten kaldığımız zaman bir sonraki sınıfa geçemiyoruz. Sadece tek bir dersten kalsak dahi bir yıl boyunca sadece o dersi alıyoruz. Bu da ekstra konaklama, yol masrafı, yıl kaybı demek oluyor.

• Finallerde ve bütünlemelerde vizelerde 100 almış dahi olsanız 60 alma zorunluluğumuz var aksi halde yine aynı şekilde bu dersten kalmış oluyoruz. Ve bu da sınıfta kalma durumuna yol açabiliyor.

• %70-80 oranında devam zorunluluğu var ve bu konuda hocalar katı olabiliyor özellikle pratik derslerde haklı olarak devam zorunluluğuna çok önem veriliyor. Bu konu yüzünden sınıfta kalan birçok kişi var.

• Pandemi döneminin haricinde sınavlar genellikle tıp fakültesinden farklı olarak klasik şekilde yapılıyor. Yani test formatında olmuyor bu yüzden her şeyin mekanizmasını, sebebini, sonucunu, maddelerini iyi bilmek gerekiyor.

• Bir tane teorik dersi alttan alıyorsanız o dersi sadece bir yıl alttan alabiliyosunuz yani 2 yıl aynı dersten kalma gibi bir durumda yine sınıfta kalınıyor.

• 4. Sınıfa geçerken hiçbir şekilde alttan ders alamıyorsunuz, sınıfta kalma sebebi bu da :)

• Henüz 4. sınıfa yeni geçtiğim için 4 ve 5. Sınıfta staj dönemindeki kurallara çok hakim değilim. Yanlış bilgi vermemek adına bu kısmı kısa tutayım, bakacağınız hasta sayısı yapacağınız tedavi sayısının az olması sınıfta kalmanıza neden olmakta. Randevusuna gelmeyen hastalardan dolayı sınıfta kalan kişileri sosyal medyada gördüğümü belirtmek isterim.


Fazla olumsuz bir bitiriş oldu fakat kesinlikle bilinmesi gereken bilgiler olduğunu düşünüyorum bu kuralların. Her okulda farklı olsa da aklınızda bulunmasında fayda var.


Yine başka sorularınız varsa seve seve yanıtlarım.

Herkese merhaba

Ben üniversite öğrencisiyim ve B2-C1 düzeyinde çok küçüklükten beri eğitimini aldığım İngilizcem var. Bunun haricinde ortaokulda lisede ve bir kursa giderek çok az da olsa geliştirdiğim Almancam var. Fakat çok severek çalışmadığım için ve üzerinden yıllar geçtiği için A1-A2 seviyesi falandır Almancam. İlgi duyduğum için de İspanyolca'ya kendimce bir başlangıç yaptım.


Sormak istediğim soru şu: sizce ilgimizi çeken dile mi yönelmeliyiz, işimize yarama ihtimali olan dile mi?


•Almanca, ileride az da olsa Almanya'ya gitme ve orada çalışma ihtimalime karşı daha işime yarayacak gibi duruyor. Ayrıca Almanca'da şu an her ne kadar seviyem düşük olsa da aldığım kurslardan aklımda kalan birçok bilgi de var.

• İspanyolca ise Almanca'ya nazaran daha kolay ve kendimce belli bir seviyeye kadar daha rahat halledebileceğim bir dil. İngilizce bilgim sayesinde de öğrenmek çok kolay ve zevkli geliyor. Çünkü ilgimi çeken ve dünyada birçok ülkede kullanılan bir dil.

Herkese merhaba.  


Biraz merak, biraz heves, biraz da ingilizce'ye benzemesi sebebi ile İspanyolca çalışmaya başlamıştım. İngilizcem ileri seviyede olduğu için İspanyolca'nın cümle yapısını da kısa bir sürede çözüp ana hatları ile insanlarla iletişim kurabilecek düzeye gelmiştim. (Bir nesnenin rengini, konumunu, sıfatını belirtmek. 5N1K sorularını çok basit düzeyde sorabilmek, bildiğim sıkça kullanılan fiilleri çekilmeyerek 'evden geliyorum' 'buraya gidiyorum' 'elma yemek istiyorum' gibi basit ama kendimi ifade edebilmek gibi)  


Bu becerileri kazanmamın üzerinden birkaç yıl geçti, hala çoğu bilgi aklımda olmasına rağmen sıfırdan eğitime başlamak istiyorum. A1-A2-B1-B2-C1 şeklinde ilerleyen bir formatta öğrenmek istiyorum çünkü bu şekilde daha verimli öğreneceğimi düşünüyorum. Bunun için Udemy'den bir kurs satın aldım ve şu anlık iyi gidiyor.


A1 ve A2 düzeyini kendimce halledebileceğimi düşünüyorum. B1 ve B2 düzeyini ise kursa giderek halletmeyi düşünüyorum. Malum kurs fiyatları biraz yüksek olduğu için mümkün olduğunca kendimce halletmek istiyorum.  


Sizin de bu şekilde deneyiminiz olduysa veya eğitim konusunda tecrübeleriniz varsa önerilerinizi bekliyorum. Önerdiğiniz kaynaklar (ücretsiz olursa çok daha iyi olur) ve önerdiğiniz teknikler nelerdir?

Temel Bilgiler ve İstatistikler
Aktiflik: Şu anda DH'de değil
Son Giriş: 19 sa. önce
Son Mesaj Zamanı: 4 hafta
Mesaj Sayısı: 24
Gerçek Toplam Mesaj Sayısı: 66
İkinci El Bölümü Mesajları: 0
Konularının görüntülenme sayısı: 16 (Bu ay: 117)
Toplam aldığı artı oy sayısı: 23 (Bu hafta: 0)
En çok mesaj yazdığı forum bölümü: Eğitim ve Sınavlar
Mesajları
İkinci El Referansları
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.