Binbaşı
24 Mayıs 2014
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
11 üye
Görüntülenme
Toplam: 178 (Bu ay: 12)
Gönderileri

Bir ev kiralıyorum ve rakamlarda sözlü olarak anlaştık, kontrat aşamasına geçeceğiz. Yalnız bu konuda tecrübem olmadığı için bazı konularda bilgi eksiğim var.


Ev sahibim şehir dışında yaşıyor ve emlakçıda vekaletname yok. Bana emlakçının şimdiden dediğine göre ben önce ev sahibi hesabına depozitoyu yatırıp kontratı imzalayıp gönderecekmişim, sonra o da imzalayıp bana geri gönderecekmiş. Bu konu biraz tadımı kaçırdı çünkü bana kitabına uygun ve güvenli gelmiyor. Ayrıca 2012'de çıkan yönetmeliğe göre depozito, ortak bir hesaba yatırılıyor ve ev sahibi bu parayı kullanamıyor. Ancak bu ne kadar uygulanıyor, pratikte bu işler nasıl yürüyor öğrenmek istiyorum. Depozitoyu kontrata yazıp ev sahibi hesabına gerekli açıklamalarla yatırmak güvenli midir bilmek istiyorum. Bir de emlakçı komisyonu elden istedi, bunu ne zaman ve ne şekilde vermeliyim, bunlar hakkında bilgilendirebilirseniz aşırı memnun olurum.

Son zamanlarda vergilerin aşırı artması ve alım gücünün düşmesi nedeniyle, para harcamayı azaltmaya karar verdim. Şöyle bir düşününce, zaten kazanılan paradan gelir vergisi kesiliyor, bir de harcanan paradan vergi veriyoruz. Kaynaklar tükendikçe vergi üstüne vergi eklenmeye başladı ve bu vergiler hiç iyi şekilde değerlendirilmiyor, kamu kaynakları fütursuzca savruluyor. Ben de kendi çapımda buna karşı çıkmak için bir yol seçtim. Kazandığım paranın artık çok daha azını harcıyorum, harcamadığım parayla da yatırım şeklinde birikim yapıyorum. Hem daha az vergi vermiş oluyorum, hem de geleceğime daha fazla güvence sağlamış oluyorum.

Bilindiği üzere Çin'den ülkemize Covid-19 tedavisi için 50 milyon aşı siparişi verilmiş durumda. Halk arasında aşının güvenilirliğiyle ilgili tartışmalar hala sürüyor. Uluslararası sağlı kuruluşlarınca henüz onay sürecinden geçmemiş ve aşının etkinliğiyle ilgili şeffaf veriler paylaşılmamışken, aşıyı üreten Sinova Biotech şirketinin geçmişte SARS ve kuş gribi aşılarının onay işlemleri için rüşvet verdiği gerçeği mahkeme kayıtlarınca ortaya çıkmış görünüyor. Konuyla ilgili yerli ve yabancı iki haber kaynağını aşağıya iliştiriyor, takdiri okuyanlara bırakıyorum.


China coronavirus vaccine race is muddied by history of bribes at Sinovac - The Washington Post


Türkiye'nin koronavirüs aşısı satın aldığı Çinli Sinovac şirketinin rüşvet geçmişi gündemde | Euronews

Ben kötü antenleri olan laptop bilgisayarıma aldığım zaman çözümü basit bir sorun yaşadığım için buraya da yazmak istedim.

Anteni ilk taktığımda hızda hiç değişiklik olmadı. Sorunun kaynağını modemde aramaya devam ederken bir şey öğrendim. Laptop içinde bulunan ağ bağdaştırıcısının (realtek benimki) devre dışı bırakılması gerekiyor. Çünkü anten de bir ağ bağdaştırıcısı olarak görev yapıyor. Onu devredışı bıraktığınızda anten devreye giriyor ve sanki ağa ilk defa bağlanmış gibi şifreleri girmeniz gerekiyor. Bundan sonra interneti kullanabilirsiniz.

Kadınlar, varlığımızın toprakları, bu konuyu açmamın temel sebebi, artık zarar görmenizi yüreğimin kaldırmayışıdır. Artık erkeklerin iyi insan olmadığı zaman dışlanmalarını, iyi insanlar olmaya mecbur kalmalarını istiyorum. Ellerinde doğuştan gelen bir kudret olmadığını anlamalarını istiyorum. Bu yazacaklarım toplumun tümünü kapsamayıp, içinde yaşadığımız acı gerçekler bütününden ibarettir. Yazı biraz uzun, ancak kadınlar okumayı sever.


Bir erkek olarak son yıllarda gittikçe artan, müsaade edilen, adalet makamlarında ciddiye alınmayan bir konudur aslında canımı yakan, erkek terörü. Bir erkek olarak bunları yazmaktan utansam da, bu gerçeği göz ardı etmeyi kendimce bir suç olarak görüyorum.


Gerek insanlığın başlangıcından beri süregelen edinilmiş içgüdülerimiz olsun, gerek toplumsal normallerin evrilerek beynimize işlediği kurallar olsun; erkeğin güçlü, kadının zayıf, erkeğin koruyan, kadının korunan, erkeğin hükümdar, kadının kul olduğunu değişmez bir kural olarak insanlığa sunmuş durumdalar.


Ülkemizde ise bu durum, ataerkil toplum yapısı ve kadın-erkeğin buluşamazlığı ile daha da vahim bir şekilde ortaya çıkıyor. Kadınlar doğduğu günden itibaren evleneceği güne hazırlanıyorken, erkekler muktedirliğe, kadına sahipliğe alıştırılıyor. Bunun sonucunda hem bu bireylerde kadın-erkek ilişkisi konusunda gelişmemişlik meydana gelirken, erkekler evleneceği güne kadar kendini bekletme zorunluluğunu hissetmediğinden, bahsettiğim şekilde yetişmemiş, ya da ailesinden ve çevresinden gizli düşünceleri olan ya da farklı düşünen kadınlarla ilişki kurmaya çalışıyorlar. Sorunumuzun ana sebeplerinden birisi burada ortaya çıkmış oluyor.


İkinci bir başlık ise, sert ve güçlü erkek çekiciliği kavramı. Bu kavram bin yıllardır mevcut durumda, ancak ülkemizde son yıllarda çok tehlikeli bir kavram haline dönüştü. Bunun benim fikrimce ana kaynağı, televizyon dizileri ve filmler. Son yirmi senede şaşırtıcı derecede mafyavari, sert, psilkopat, vahşi, serseri görünümlü erkeklerin ana rolleri üstlendiği dizi ve filmlerin sayısı giderek artmaya başladı. Aynı zamanda bu yapımlar öyle büyük prodüksiyonlarla yapılmaya başlandı ki, toplumun büyük kesimi bu yapımların konularına ve kalitesine (senaryo, oyunculuk vs.) kapılıp, ekran başında bunları bekler oldular. Bu yapımları perçinleyen ikinci bir yapım tarzı da zengin kız fakir oğlan birlikteliği filmleri. Parası olan muktedir erkek ve kol kanat gerdiği zayıf ve pasif kadın rolü de iyice benimsenince, artık toplumun kadın-erkek ilişkisi dengeleri değişmeye başladı.


Kim eğitimsiz, kendini geliştirmemiş, kötü alışkanlıkları olan, iyi huyları olmayan bir erkekle birlikte olmak ister ki? İşte yukarıdaki iki paragraf buna kapı açmaya başladı. Bu bahsettiğim istenmeyen kalıptaki erkekler kendilerine ait oldukları zaman istenecekleri bir kavram bütünü bulmuş oldular. Tek başına ataerkil toplum yapısıyla ulaşamayacakları kadınlara, kendilerine yüklenen yeni çekicilik özellikleriyle birden toplumun istenen adamları olmaya başladılar.


Bundan sonrasını uzun uzun anlatmaya gerek duymuyorum, sonuca kadar vardık aslında, en kendini geliştirmiş, eğitimli, kültürlü kadınlar bile bu bahsettiğim erkek yapısına çok daha fazla ilgi duymaya başladı. Ama unutulan konu, bu erkeklerin taşıdığı kötülük potansiyelidir. Kadınların bu erkekleri 'adam etme' hastalığı da işin içine dahil olunca, kurtla kuzu yan yana gelmiş oldu.


Tüm bunların sonucunda ne mi meydana geliyor; sert ve güçlü erkeğin kadına şiddeti, onu aşağılaması, sahip olduğunu zannetmesi, ve sahip olduğunu zannettiği şeyi öldürme hakkını kendinde görmesi.


Son zamanlarda meydana gelen bu olaylara yorum olarak; 'o da öyle erkeği seçmeseymiş', 'başka erkek mi bulamamış, haketmiş' gibi anlamsız yorumlar görmeye başladım. Bu konu kadınların suçu değil, ancak hatası olabilir. Muhakkak bu yorumları yapan insanlar benimle benzer şeyleri düşünüyor ancak düşünce yapıları bozuk.


Kadınlar, lütfen sevgililerinizi iyi tanıyın. Onların kötü huylarını düzeltip onu iyi bir insan yapabileceğiniz fikrine fazla kapılmayın, kimse kimseyi değiştiremez, bir insan ancak kendi isterse değişebilir. Erkeklerin sertliğine, gücüne, mülküne değil, eğitimine, kültürüne, gelişmişliğine, iyiliğine sevgi duyun. Bu kötülüğü toplumuzdan tekrar uzaklaştırmanın tek yolu, sevgi göstermeyip cezalandırmaktır. Adalet kurumları, bu kötülük oraya gidene kadar yardımcı olmayacak, konu oraya geldiğinde ise iş işten çoktan geçmiş olacak. Daha iyi bir dünyada yaşamak dileğiyle...

Son yıllarda yeni bir akım başladı, yap, işlet ve devret. Devlet bu yolla çok daha yüksek maliyetle kasadan para çıkmadan (!) yatırımlar yapıyor. Yalnız biz devlete vergi veriyoruz değil mi, yani aldığımız (!) hizmet karşılığında. Otomobile, yakıta vergi veriyoruz mesela ki yol yapılsın, köprü yapılsın. Peki ben merak ediyorum o halde, madem bu yatırımlar devletin kasasından yapılmıyor (!), biz neden vergi veriyoruz?
Merhaba, selamlar herkese. Bu konu altında yeni aldığım Monster Huma H5 V1.1 serisi (benim aldığım modelin ayrıntılı versiyonu 1.1.3) notebook hakkında bir inceleme yazısı paylaşıyor olacağım. Bu incelemenin içeriğinde, cihazı alırken yaşadığım karar verme sürecine, ve özellikle cihazı almadan önce internet üzerinden araştırdığım ancak hakkında yeterli bilgi bulamadığım konulara değineceğim.

Son notebook bilgisayarım olan Monster Abra A5 V1.1.2 6. senesini doldurduğunda artık yeni bir bilgisayar ihtiyacım olduğunu hissetmeye başladım. Kasa kalitesi pek de iyi olmayan o bilgisayar, dahili bileşenleri aşısından beni üzmedi, ancak prize takılı oyun oynamaktan pili bitmişti ve klavyesi de çok kaliteli olmadığı için bazı tuşları sert basınca çalışıyordu. O bilgisayarı iyice öldürmesi için kardeşime verdim ve yeni bir arayış içine girdim.

Ancak ben o eski üniversite öğrencisi, oyun meraklısı, saf performans aşığı kişi değilim. Bir yandan çalışıyorum, bir yandan evde bilgisayarı çok çeşitli alanlarda kullanıyorum, ayrıca bilgisayarımı çokça yanımda taşıma ihtiyacı hissediyorum. Lakin bir yanım da, üst düzey kalite ayarlarında olmasa da hala ara sıra oyun oynayabilmek istiyor. Bu nedenle alacağım bilgisayarın hafif olması, kasasının olabildiğince küçük, kibar, kaliteli ve sağlam olması, pil kapasitesinin yüksek olması, ekran kalitesinin iyi olması, aynı zamanda performans da vadetmesi gerekiyordu. Haftalar süren uzun arayış ve incelemelerin sonucunda, kendimce kararımı verdim ve bu bilgisayarı aldım. Benzer özelliklerdeki diğer marka cihazlarda, özellikle 4k OLED ekranı olanlarda fiyat epey yükseliyordu, bana en uygun olan notebook sanırım buydu. Öncelikle kısaca teknik özelliklerini paylaşayım, sonra adım adım inceleme ve yorumlarımı paylaşacağım:


İşlemci: Intel® Coffee Lake Core™ i7-9750H 6C/12T; 12MB L3; 8GT/s; 2.6GHz > 4.5GHz; 45W; 14nm
Chipset: Mobile Intel® HM370 Chipset
Ekran Kartı: 4GB GDDR5 nVIDIA® GeForce® GTX1650 128-Bit DX12
Ekran: 15,6" 4K %100 sRGB 3840x2160 OLED Ekran
Bellek: 16GB (1x16GB) DDR4L 1.2V 2666MHz SODIMM
1.Port M.2 SSD: 500GB OCZ RC500 M.2 SSD PCIe 3.0 x4 (Okuma: 1700 MB/s - Yazma: 1600 MB/s)
2.Port M.2 SSD: Boş
Klavye: Beyaz Arka Aydınlatmalı Klavye (Türkçe Q)
Kamera: HD Kamera (D-MIC*2 özellikli IR Kamera)
Kablosuz Ağ: Intel® Dual Band Wireless-AC 9560, 2x2 AC + Bluetooth 5.0 M.2 2230 (1,73 Gbps)
Hoparlör: 2x 2W Hoparlör
Ses Sistemi: SOUND BLASTER™ Cinema 5
Dahili Kart Okuyucu: Mikro SD Kart Okuyucu
Gigabit Ethernet: Var
Bağlantı Özellikleri ve Portlar:
1x USB 2.0 Portu
2x USB 3.1 Gen1 Portu (Type-A)
1x USB 3.1 Gen1 Portu (Type-C)
HDMI: 1x HDMI Portu (HDCP desteği)
Kulaklık / Speaker Çıkışı: 1x 2-in-1 Audio Jack (Kulaklık - Mikrofon Çıkışı)
Dahili Mikrofon: Var
Boyutlar: 356.4 (Boy) x 233.7 (En) x 16 (Yükseklik) mm
Ağırlık: 1.6Kg (91.2WH Pil Dahil)
Adaptör: 90W - 19V / 4.74A
Batarya: Gömülü 6 Hücreli Li-Polymer Pil (3S2P 7900mAh / 91.2WH)


İşlemci:

Cihazda 10. nesil yerine 9. nesil i7 işlemci kullanılmış. Sorduğumda ise şimdilik 10. nesil içeren bir modelin takvimde olmadığını söylediler. Kullanım amaçlarımı sorguladığımda, önceki bilgisayarımda bulunan i7 4710hq işlemcinin dahi bana birçok alanda yettiğini fark ettim. 9750h performans açısından üst düzey bir işlemci ve 10. nesil işlemci olmasa da gayet olur diye düşündüm. Çünkü iki nesil de 14nm mimari kullanıyor ve çekirdek hızlarında, performans testlerinde aşırı bir fark görünmüyor.

Yalnız işlemci bu ince kasaya göre biraz fazla güçlü kalıyordu, benim ihtiyaçlarımın da ötesine geçiyordu. O nedenle undervolt ve underclock işlemleri yaparak maksimum işlemci saat hızını 4.0 gHz olarak ayarladım ve işlemci sıcaklığı aşırı yük altında dahi 80 dereceleri görmüyor, aşırı ısıdan dolayı hız kesici devreye girmediği için de sürekli en yüksek hızda kullanılabiliyor.

Güncelleme: İşlemci frekansını denemek için tekrar maksimum ayarlarına çıkardım. Gördüm ki boşuna çekirdek hızını düşürmüşüm, gördüğüm azami sıcaklık 85 derece civarı.

Ekran Kartı:

Almadan önce en çok inceleme yaptığım konu ekran kartıydı. Öyle bir model olmalıydı ki hem modern oyunları en az ortalama ayarlarda çalıştırabilsin, hem de bu ince kasa yapısına fazla sıcaklık yükü bindirmesin. incelemelerimin sonucunda GTX 1650 beni tatmin etti, çünkü istediğim oyunları minimum 40-50 fps hızında iyi ayarlarda çalıştırabiliyordu. Ayrıca model olarak biraz daha yukarı çıkmaya başlayınca sıcaklık değerlerinin artmaya başladığını gördüm. Bu kasa konfigürasyonu içinde GTX 1650 ekran kartı tam performansında çalışabiliyor, soğutma gayet yeterli.

Bellek (Ram):

Cihazda tek bellek slotu var ve maksimum 2666 mHz hızı destekliyor. Bu slota 16gb ram takılmış. Tek slot 16gb, 2x8gb belleğe göre biraz daha az performans verse de pek fark edilir derecede olmayacaktır. Yine oyun odaklı ya da çok yüksek performans odaklı bir bilgisayar olmadığı için, 1x16 gb uzun süre yeterli olacaktır.

Depolama:

Cihazda 2 adet m2 slotu bulunuyor. Bunların birine ise 500gb Toshiba OCZ RC500 model SSD takılmış. Sanırım artık sata SSD'ler de altın çağlarının sonuna yaklaşıyor. Çünkü bu m2 SSD'ler hem çok daha küçük, hem çok daha hızlı. Aşağıda yaptığım testte SSD hız değerlerini görebilirsiniz:





Ekran

Geldik konunun en can alıcı kısmına. Bu cihazda Samsung'un SDCA029 4K Oled paneli kullanılmış (SDC=Samsung Display Company). Cihazı almadan önce ekranını çok araştırmıştım ama hiç bilgi bulamamıştım. Cihazı aldıktan sonra kurduğum yazılımla modelini öğrenebildim. Cihazın oled ekranı gerçekten harika. Bu ekran Ocak 2019'da duyurulmuş ve duyurulduktan sonra çıkan 4k oled ekranlı notebookların neredeyse tümünde bu ekran kullanılmış. Monster sitesinde bu ekranın %100 sRGB desteklediği yazıyor. Notebookcheck.com tarafından yapılan incelemede, SDCA029 panelinin %100 sRGB, 100% DCI-P3 ve %91 AdobeRGB renk gamutunu desteklediği belirtilmiş. Ayrıca ekranın tepki süresinin de 2.6ms olduğu belirtilmiş.






Klavye:

Cihaz 15.6 inçlik bir model olmasına rağmen sağ tarafta numerik tuşların olmadığı bir tasarımla karşılaşıyoruz. Bana başta yazması zor geldi ama alışınca gayet pratik olduğunu fark ettim. Enter ve yön tuşlarını orjinal boyutta yaptıkları için minnettarım, bu tuşların küçük boyutta olması gerçekten çok can sıkıyor. Tuşların hissiyatı çok yumuşak değil, basarken hafif tuş sesi gelmesi ve biraz parmak ucunda hissettirmesi benim hoşuma gitti. Tuşlar plastik yapıda, ancak alt kısmının metal olduğunu düşünüyorum, çünkü tuşlara bastıkça hafif bir metale vurma sesi algılıyorum. Tuşlarla ilgili daha iyi olsaymış dedirten bir konu var, o da aydınlatma. Aslında karanlıkta aydınlatması gayet iyi, ancak aydınlık ortamda aydınlatmayı açık bırakırsanız tuşlar biraz zor görünüyor. Bu da aydınlatma ayarıyla oynama yükü getiriyor. Klavyeyi bir süre kullanmayınca aydınlatma kapanıyor ve bir tuşa basınca tekrar açılıyor. İlgili görselleri ve kısa bir videoyu aşağıda paylaşıyorum:







Kamera ve Hoparlör:

Cihazın kamera ve hoparlöründen pek bir şey beklemeyin. 720p kamerası gerekli olduğu durumlarda görüntülü konuşma için idare edecek bir kalitede. Hoparlörlerin ise ses kalitesini beğendim, ancak hem bas konusunda çok zayıf, hem de ses yüksekliği biraz düşük.

Batarya:

Cihazın bataryasını çok test etme imkanım olmadı ancak performans ayarları en üst seviyedeyken ve çoklu işlemler gerçekleştirirken yaklaşık 4 saat kullanım ömrü sağlıyor. Pil tasarrufu ayarlarıyla bu sürenin 6 saati geçeceğini düşünüyorum.

Touchpad:

Açıkçası touchpad kalitesini çok beğendim. Gerek tıklama hissiyatı olsun, gerek kaydırma stabilitesi olsun beni gayet tatmin etti. Alttaki alanı daha fazla kullanıp devasa bir touchpad kullanılabilirdi ancak sanırım magnezyum kasanın alt kısmını inceltip sağlamlıktan ödün vermek istememişler.

Tasarım ve Kasa:

Cihazın kasa kalitesi ve tasarımını çok beğendim, internet fotoğraflarında göründüğünden çok daha iyi. Kasanın tümünde magnezyum alaşım kullanılmış ve bu ekstra hafiflik, sağlamlık ve ısı dağıtımı sağlıyor. Kenar kesimleri ve birleşme noktaları özenle üretimden geçmiş ve hoş duruyor. Ekran menteşesi sağlam, sallanma yapmıyor, uzun süre de gevşeyeceğe benzemiyor. Ekranı tek elle kaldırarak açmaya çalışırsanız alt kısmı da biraz yerden havalanıyor. Ekran çerçevesinin etrafına lastik bir şerit çekilmiş ve bu da ekran kapatılınca oled üzerindeki camın korunmasını sağlıyor. Ekran üzerinde ise Gorilla Glass 3 bulunuyor.

Fan hava çıkışları arka tarafta ve bu nedenle cihazın yanında sıcaklık hissettirmiyor. İç kısımdaki çift fanlı ve çift bakır hava kanallı sistem ısıyı dışarı atmada epey başarılı, böyle bir kasadan böyle bir performans beklemezdim, sanırım magnezyumun kerameti. Ayrıca aşırı yük altında klavyede sıcaklık hissetmiyorsunuz, sadece hafif bir ılıklık olabiliyor. Aşırı yük altında fanlar çok hızlı çalışıyor ve biraz gürültülü çalışıyor, ama bu gürültü rahatsız edici tiz bir tonda değil de, uzaktan savaş uçağı geçiyormuş gibi bir sese benziyor. İnternet dolaşımı, medya oynatma gibi işlemlerde fanın sesini pek duymuyorsunuz. Tasarımla ilgili ayrıntı görsellerini aşağıda paylaşıyorum:







Yeni cihazımla ilgili inceleme ve yorumlarımın tümü bu kadardır. Yakında fırsat bulursam bir inceleme videosu çekme işine de girişebilirim. Umarım bu konu faydalı olur.

Kendim harici kaynaklar:

1. monsternotebook.com
2. notebookcheck.net
3. technopat.net
Biz neden doğrudan cumhurbaşkanlığı ile iletişime geçiyoruz, bu ülkenin adalet kurumları yok mu?
Konuyu mobil uygulamalar bölümüne açmadım çünkü olay bu uygulamanın arka planı.

Biliyorum şimdi komplo timleri saldırıya geçecek ama, her vatandaşın özel verilerinin alenen paylaşılması size de garip gelmiyor mu? Bunu fırsat bilip alıştıra alıştıra gözler ve kulakların her yerde olduğu bir ülkeye mi dönüştürecekler? Sizi bilmem ama ben güvenmiyorum, güvenmediğim bir yere de kendi elimle özel bilgilerimi teslim etmem.
Askerlerimizin ne sebeple tezkere alamadığını bilmiyorum, biri de benim kardeşim, sebep salgın deniyor ancak 100 bin mahkum salınabiliyor. Bu nasıl bir çelişki anlayamadım.
Hakkında
Konum: İstanbul, Üsküdar
Meslek: Kimyager
Sistem ve Tercihleri
Bilgisayar
macBook
Mobil cihaz
Apple
Operatör
turkcell
ISS
turktelekom
Oyun Platformu
xbox
Takım
Beşiktaş
TV
Sony
Ses Sistemi
Logitech
Tablet
Samsung
Notebook
Apple
Fotoğraf Ekipmanları
Nikon
Modem
TP-Link
Temel Bilgiler ve İstatistikler
Aktiflik: Şu anda DH'de değil
Son Giriş: 3 hafta önce
Son Mesaj Zamanı: 7 ay
Mesaj Sayısı: 1.731
Gerçek Toplam Mesaj Sayısı: 2.673
İkinci El Bölümü Mesajları: 109
Konularının görüntülenme sayısı: 21.105 (Bu ay: 18.618)
Toplam aldığı artı oy sayısı: 3.234 (Bu hafta: 33)
En çok mesaj yazdığı forum bölümü: Mobil Cihazlar
Mesajları
İkinci El Referansları
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.