Yüzbaşı
14 Mart 2014
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
3 üye
Görüntülenme
Toplam: 109 (Bu ay: 0)
Gönderileri

Saatlerdir konu kısmında yazıp yazıp siliyorum. Ülkenin geldiği durumdan, Ekonomik krizden, Bırakın kendi hayatlarımızı çocuklarımızın hayatlarını bile karartmalarından, Diğer ülkelere kıyasla daha verimli ve daha fazla çalışma saati geçirip daha sefil yaşantımızdan, Ülkenin yapılanması, kentsel dönüşümlerinin bile yaşanılabilir değil de sadece işe gidip gelmeye yarayacak ve nasıl daha az alana daha fazla köle yerleştiririz sorusuna bir cevap resmen.


Milletin ülkesinde gençler bilimle uğraşır, çeşitli hobiler edinir, uzayı araştırır geleceğe yatırım yapar, benim ülkemin genci asgari ücretle çalışmaya iş arar ondada patronlar nasıl sigortasını eksik yatırırım? tazminatını nasıl vermem? Nasıl bedavaya mesaiye bırakırım derdinde.


Bu yönetim işçinin sırtına öyle bir binmiş ki 1 ayağı yere değse bir daha asla toparlayamaz. O işçi belini biraz doğrultsa başını gökyüzüne 1 defa kaldırsa bir daha eğilmeyecekte işte. Öyle bir yük var ki işçinin emekçinin sırtında, en büyüğünden en küçüğüne çoğu ülke kapandı da bir Türkiye kapanamadı, kapanan günlerde memur evde tatilde işçi özel izinle işe devam durumunda.

Öğrendim ki önümüzdeki günlerde tam kapanmaya gidilecek olursa özel sektör işyerinin çıkaracağı izinle çalışmaya devam edecekmiş, hatta şirketimiz önümüzdeki hafta için tüm haftayı kapsayacak izinleri düzenlemiş bile. Tam kapanma olacak ama milyonlarca işçi toplu ulaşımla veya fabrikalarda binlerce kişiyle çalışacak aynı yemekhaneden yemek yiyecek çok mantıklı..


Ben düzgün bir hayat yaşamak istedikçe hobi edinmek istedikçe bu ülkenin yaşantısı beni sabah 7 akşam 7 çalışmaya köleliğe itiyor. 12 saat çalışmak hem de 3000 TL ye. Ay sonunda ne bir hobiye ne gezmeye ne eğlenmeye enerjinizde paranız da kalmıyor.. Sistem öyle bir hale gelmiş ki, köleliğe bizim kadar patronlar da adapte olmuş sanırım yıllık izin gelince parasını vereyim çıkmayın diyecek kadar küstahlaşıyorlar.


Belgesellerde izliyorum mesela benim yaptığım iş konusunda anlatılıyor işte bir usta geliyor ve benim gözüm kapalı yapacağım işi adam abarta abarta anlatıyor birde tanıtılıyor bu adam bu işte bu ülkede en iyisi diye. Bazıları da diyor ki günde 6 saat çalışıyoruz çok fazla yoruluyoruz diyor. Hatta işçisini fazladan 1 saat çalıştırdığı için özür dileyen patronlar görüyorum. Sonra kendi kendime diyorum ki ulan bu ülkeyi bırakıp gitsem oralarda pırlanta gibi parlarım, gerçekten pırlanta gibi işçimiz abimiz babamız annelerimiz burada bir kömür madeninin derinliklerinde karalar içinde çırpınıyoruz.


Kendimi kurtarmayı bıraktım, anladım ki bu yönetim şekli ile kendimiz yaşam boyu köle gibi çalışacağız. Bari çocuğumu kurtarayım diyorum 1 senedir onun için yapabileceklerimi düşünürken planlarken her düşüncenin sonu yurtdışına kaçmak veya en kötü ihtimal ile çocuğumu kaçırmak.. Hiç bir aile istemez çocuğunun geleceği böyle bir bataklıkta olsun..


Birde bu durumlara dayanamayanlar var ne yazık ki, intihar eden kişiler çocuklar aileler, Toplu aile intiharları bile arttı bu ülkede ki çoğu yayınlanmadı bile.. Millet artık bu durumun psikolojisini kaldıramıyor.. Savaş çıksa güle oynaya cepheye koşar insan bu ülke için ama içinde bulunduğumuz durum ve yönetim öylesine kahpece ki insanlar kaçıp kurtulmak istiyor. Ülkeye turist olarak gelen cennet gibi yaşıyor, ama kendi vatandaşımız cehennemi tadıyor. Dedelerimizin kanları ile yaşattığı bu vatan kendi vatandaşına düşman olmuş vaziyette..


Ülkenin sınır girişine dev bir tabela gerek:

ÖLÜM yada KAÇIŞ Tarafını seç diye :D

  • Hatta Türkiye Tabelasının altına ZORLUK DERECESİ: VETERAN veya SPECİALİST Yazılsın bence :D

Çok uzatmadan kısa kısa değinicem arkadaşlar. Ne bir parti tutuyorum nede eleştiriyorum. Sadece koca bir yanlışın nelere sebep olduğunu burada size göstericem..

İzmir in tanındık bir köyünde yaşıyorum. Yaşım 25. Şimdi size korkunç bir gerçeği anlatmak istiyorum.

AKP yönetime geçip dinci bir tavır ile ilerlemeye başlayınca, Köyümüzde ki oy oranı fırladı. Her seçimde CHP nin kalesi sayılan izmir gibi bir yerde köyümüzden AKP tarafına %85 %90 oranında oy çıkıyordu. Tabi bunu istatistik raporlarında gören CHP li il ve ilçe başkanlıkları ''AAAA bu köy bize hiç oy vermiyor en iyisi biz bunlara boş yere hizmet götürmeyelim'' Anlayışı ile haraket ettikleri için 15 yıldır belediye tarafından köyümüze 1 çivi bile çakılmadı.

Kıyaslamak adına Yan köylerimizin birine eski sanayisi yenilenerek iş imkanları sunuldu. diğer yanımızdaki köye ise halısahalar koşu pistleri açık kapalı pazar alanları ve çeşitli yatırımlar yapıldı, okullar için çeşitli yardım ve iyileştirmeler yapıldı.

Bizim köyümüzde ise sırf bu oy istatistiğine bakarak düşmanca bir tavır ile, köyümüze su sağlayan doğal kaynak suyumuz belediye tarafından el konulup paketlenip satılmak istensede köy halkı tarafından iş makinalarının önüne geçilerek durdurulmuştu.

Ayrıca insanlara zulmetmek için İzmir Çöplünün köyümüzün girişine kurmak için 100 e yakın orman ağacı kesilip alan talan edildikten sonra ancak önlerine geçip durdurabildik ve ağaçlandırmasına başlandı.

Şimdi asıl konumuza geleyim: GENÇLERİMİZ;

Bu köyde çocukların ne diğer köylerdeki gibi enerjilerini atacak bir spor sahası koşu alanı, ne bir aktivite programı olmamasından dolayı köyümüzde ki 10-20 yaş arasıgençler ne yazık ki uyuşturucu alkol batağına sürüklendi, üzülerek söylüyorum ki hepsinin hayatı karardı. Ne bir iş ne bir gelecek, tam 2005 yılındaki köy sanki 2005 yılında kalmış gibi 1 adım ilerlemedi. yapılan iyi şeylerin önünü her kesmeleride bu gençler biraz daha battı,

Şimdi ne mi oluyor, 6-10 yaş arasındaki çocuklarımızda aynı yoldan ilerliyorlar. Hırsızlık alkol sigara şeklinde bu hayatı yaşıyorlar. Kendilerine zarar veriyorlar.

Diğer civar köyleri ziyaret ettiğimde, her yaş grubunun kurmuş olduğu futbol takımları, basketbol takımları ile çocukların nasıl spor a sağlığa yöneldiğini görüyorum. Miss gibi termemiz parklarda gençlerin kitap okuduğunu görüyorum, kurulan pazar yerlerinde çocukların birşeyler yapıp veya toplayıp sattığını önemli şeylerle uğraştıklarını görüyorum.

Kendi köyümde ne mi görüyorum? Her iş çıkışı kapşonu kafasına çekmiş kuytu köşelerde sızan 15 yaşında gençler görüyorum.

gözleri morarmış yüzleri kireç gibi gençler. Her akşam alkol komasına girip etrafa saran çocuklar. Köyün üstünden gitmeyen kara bulutlar görüyorum.

Bu köye defalarca kez birşeyler yapmak amacıyla imzalar toplasam da dilekçeler yazsam cimer e yazılar yazsam da asla geri dönüşü olmadı. Ben tek başıma savaşmaktan artık yoruldum ve sanırım başarısız oldum..

Belediye başkanlarına büyüklerimiz ile gittiğimizde bile bizlere ''Bize %10 bile oy gelmemiş şimdi nasıl size hizmet götürelim'' denildiğinde bile savaşmayı bırakmamıştım...

Bugün cimer e son başvurumu yaptım. Cam parçaları ile dolu, kırık dökük, etrafı çöp ve dikenlerle dolu, yapılması için gene sözlü ve dilekçe olarak uğraştığım çocuk parkımızın bakımının yapılması ve en azından ufak çocuklarımızın kötülüğe değil iyiliğe yönlendirilmesi için son savaşımı verdim... Sonumuz Hayır Olsun..

Zaman ayırıp okuyan derdimi dinleyen herkese Teşekkür Ediyorum.. Umarım bir gün iyi şeyler olur.

Arkadaşlar küçük bir mining kasası kurmak istiyorum. 7 li 12 rig ler çok pahalı. Ama hesaplamalarım doğruysa kuracağım sistemle ayda 2000 tl ethereum veya altcoinler kazabilirim diye düşündüm. Bu konuda tavsiyeniz nedir.

Birde ben bazı parçaları araştırdım ama bu kasayı fişe tak çalıştır durumuna getirmek için hangi parçalarım eksik onlarıda yazarsanız çok sevinirim.

1. MSI radeon rx 580 armor 8gb oc ddr5 256 bit 2adet

2. Asus tuf b450 4400 mhz gaming plus anakart

3. Ryzen 5 2600 3.9 ghz 16 mb işlemci

4. Hıgh power element br 750w 80+ güç kaynağı

5. Markası farketmez 8 gb ram alıcam.

Eksik parçalarım neler acaba çalıştırmak için?

Arkadaşlar en son çıkan sokağa çıkma kısıtlamaları ile alakalı yaklaşık 3 4 aydır evden hiç çıkamaz hale geldik.

Zaten 1 yaşında çocuğumuz olduğundan 1 yıldır evden çıkmıyoruz. ama son 3 4 aydır resmen ev hapsi durumuna düştük. İşin garibi ve artık sinir hastası olmama sabep olacak kısım, ben işe giderken onca insanlar bir aradayken virüsle alakalı sorun olmuyor, ama haftasonu veya akşam 9 dan sonra sorun oluyor.. Tamam evet pandemiden dolayı eve kapanma taraftarıyım fakat herkes bizimle birlikte eve kapanırsa.

Artık eşimle kavga etmeye başladık. çünkü yan komşularımıza devamlı misafirler geliyor gece yarılarına kadar oturuluyor. veya cumartesi pazar da sık sık gelenler oluyor. hepside son model araçlarla geliyorlar zenginler. Oturduğum yer birde köy. millet haftasonu nasıl yapıyorsa arabayla köyümüze gelip kamp yapıyor piknik yapıyor eğleniyor akşama dönüyorlar sanki yasak yokmuş gibi.

Eşim biz niye çıkmıyoruz bi bize mi yasak var o insanlar nasıl çıkıyor dediğinde birşey diyemiyorum. fakat kara bahtımız sayesinde kapıdan adım atarken daha jandarma köşede belirdiği için dışarıda çıkamıyoruz. tüm vatandaşlar acil ve önemli işleri olmadığı sürece evde kalsa hiç sıkıntı değil. fakat millet dışarda bahar havasının tadını çıkarırken biz evden çıkamıyoruz. Artık delirmek üzereyim. Kafayı sıyırdım sıyıracam. 2 hafta önce pskiyatriye gittim antidepresan yazdı çünkü anlatırken bile doktorun karşısında titriyordum sinirden. fakat ilaç bile bir işe yaramıyor... Jandarmaya şikayet ediyoruz ekiplerimiz devriye atıyorlar diyorlar ne gelen var ne giden. Zaten zengin komşulara bakıyorum misafirlerine herkes kendisi ve ailesi için kendi şirketlerinden izin kağıdı yazdırmış fıldır fıldır geziyorlar.

Bu böyle giderse balataları sıyırıcam, önüme gelene sayıp sövecem artık. sabrımın sonlarındayım artık.. Bunun gibi sorumsuz insanlar yüzünden ne vaka sayıları düşüyor ne yasaklar. USANDIM....

Arkadaşlar yaşadığım rezilliği sosyal medya üzeriden herkese ulaştırmak istiyorum.

Evet herkes internet sağlayıcılarıyla sorunlar yaşıyor fakat benim ki bambaşka.

Öncelikle aboneliğimi 11 ay önce aldım. Daha önce Superonline kullanıyordum ve ondada problemler yaşayınca Alt yapı sahibi TTNET e geçme kararı aldım. (O gün artık lanetli bir gün :D )

Abonelik anından itibaren problemler başladı. ben zaten kablolama ve ankastre kutusu yüzünden abonelik değiştirdim ve yenilenmesini istemiştim fakat sözleşmeyi imzaladıktan sonra beni arayıp zaten hat çekilik olduğundan yeni hat çekemeyiz dediler.

Ben İzmir'in bir köyünde oturduğum için ankastre kutuları telekomun yeşil ağaç direkleri üzerinde oluyor bina girişlerinde veya içerisinde değil.

zaten 12 mbps lık bir internete 90 lira fatura ödüyorum üstüne birde bu interneti 2 mbps ile kullanıyorum..

https://forum.donanimhaber.com/cache-v2?path=http://store.donanimhaber.com/6c/5e/a3/6c5ea31edcff9ad6e2e3acbe5833edd0.png&t=0&width=480&text=1

Buda anlık hız değerlerim.

Kopmalar felan zaten fazlaca oluyor. Defalarca elektrikçi çağırdım. İç tesisat kullanmıyorum sırf daha iyi hız olsun diye direkten gelen kablo duvardan eve giriyor ve arada ek bile olmadan modem e bağlanıyor. (Çünkü müşteri hizmetlerini aradığımda o ekte problem olduğunu ve kendilerini ilgilendirmediğini söyledikleri için böyle birşey yaptım telefonda bunu söyleyince ne yapacaklarını bilemiyorlar :D )

Gelen elektrikçi arkadaşlar benden yana bir problem olmadığını söylüyorlar.

En son TTNET den ELiT EKİP randevusu aldım 2 defa fakat ikisindede daha gelmeden randevuyu sistemden düşmüş beyfendiler. sebebide ankastre kutusu bozukmuş elektrikçi çağıracakmışım. OLAY BUNDAN SONRA BAŞLIYOR...

Elektrikçi tekrar çağırdım (evim merkeze 15 20 km mesafede olduğundan elektrikçinin her gelişi 300 liraya mal oluyor bana.) Telekom direğine birlikte çıktık daha önce telekom ekipleri kutuyu açtıklarını kontrol ettiklerini söylemişlerdi fakat kutunun kapağı birbirine kaynamış açılmadı. elektrikçi ''abi bu kutu en az 1 senedir hiç açılmamış'' dedi. ve kutunun içinde örümcek ağları, bal petekleri çamur pislik doluydu. Asıl olay ise şu ki o direkten dağıtımı yapılan tüm evlerin inernet kabloları ankastre kutusuna bağlı değildi. sadece bakır kabloları elektrik bağlar gibi bir birine bağlanmış ve ankastre kutusunun arkasına saklanmıştı. Haliyle elektrikçi kabloyu tekrar kesip aynı şekilde bağladı ve ankastre kutusuna müdahale edemedi... Telekom müşteri hizmetleri ise aşağı yukarı 1500 tl civarı fiyatları olan bu kutuları benim değiştirmemi istiyor.

EVEEETT GELELİM EN CİVCİVLİ BÖLÜME:

Tüm bu olaylardan sonra sözleşmemi elime alıp sonuna kadar okudum. Maddelerden birinde kötü hizmet şartları karşısında cayma bedeli ödenmeden sözleşme feshedilebiliyormuş. Bunu müşteri hizmetlerine söylediğimde bunun olması için internetimin TTNET sebepli 1 2 ay olmaması gerekiyormuş. 2 mbps internet kullanıyorum diyorum olsun biz internet veriyoruz diyorlar. Yasal olarak yasak olduğu için arama kayıtlarını buraya atamıyorum.


https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2015/01/20150124-2.htmhttps://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2015/01/20150124-2.htm

Şu linkte Resmi gazete kararıyla açıklanan ''ABONELİK SÖZLEŞMELERİ YÖNETMELİĞİ'' Yer alıyor. Bu resmi yönetmelik cumhurbaşkanlığı onayı ile çıkarılmış yasal bir kanundur. Burada 6.bölüm 22.madde 1. kısımda aynen şu metin yer alıyor;

MADDE 22  –  (1) Tüketici, belirsiz süreli veya süresi bir yıl ve daha uzun olan belirli süreli abonelik sözleşmesini herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai  şart  ödemeksizin istediği zaman feshetme hakkına sahiptir.


Madde 22- 2. kısımda ise şu yer alıyor.

(2) S üresi bir yıldan az olan belirli süreli abonelik sözleşmesinde satıcı  veya sağlayıcı  tarafından sözleşme koşullarında değişiklik yapılması  halinde veya tüketicinin hizmetten yararlanmasına engel olabilecek geçerli bir sebebin varlığı  halinde tüketici sözleşmeyi feshedebilir.


(İnternetinden şikayetçi olan arkadaşalar bu maddeler üzerinden haklarını arayabilirler. Unutmayın kimse hakkını aramaz ise bizi daha çok sömürecekler. Toplu bir Hak arayışı bu bozuk düzene bir darbe vurabilir.)


Ben müşteri hizmetlerini tam 5 defa arayıp bu maddeleri tam olarak saydım ve bu maddelere göre aboneliğimi iptal etmek istediğimi nasıl bir yol izleyeceğimi sordum. Bana verdikleri cevaplar şu şekildeydi;

-Bize bu şekilde bir bildirim gelmedi.

-Bizim prosedürlerimizi bu maddeler kapsamıyor bu maddelere göre abonelik iptal edemeyiz.

-Böyle bir yasa bize göre yok ve bize böyle bir durum bildirilmedi.


Benim söylediğim şey ise T.C sınırları içerisindeki bir kuruluş olduğunuz için ve bu karar cumhurbaşkanı kararı ile çıkarılmış resmi bir karar olduğu için bu maddelere uymak zorundasınız dediğimde bu resmi gazete kararlarına karşı çıktılar. Telefon kayıtlarında da bu maddeleri tanımadıklarını açıkça belirttiler. Aynı maddeleri Twitter üzerinden de yazıp bildirdim fakat geri dönüş bile yapılmadı.

tüm bu konuşma kayıtları ile birlikte bu yaptıklarını CİMER e bildirdim. 1 saat içerinde durum incelendi ve kuruluş ile ilgili gerekli yazışma ve bildirimlerin yapılması için bir bilgi gönderildi.


Sonuç olarak hem 90 lira vericez hemde 2 mbps internet alıcaz kullanamıycaz. Ayrıca devletimiz biz kullanıcıları böyle durumlardan korumak için yasa çıkarıcak bu kendini kral ilan eden firmada ben bu yasalara uymam diyecek. Eğer bildirdiğim yetkili kuruluşlar bu duruma sessiz kalırsa ben şunu anlıyacağım ki bu ülkedeki yasalar yasaklar sadece fakire fukaraya alt sınıflara işliyor ve devlet gerçekten böyle şirketler üzerinden bizleri sömürüyor.


Güncelleme oldukça ekliyeceğim. Okuyan Herkese Teşekkürler.

Bu ülkeden bir halt olmayacağını anladığımdan kaldırıyorum konuyu. Koca ülkeyi forumdan değiştiremeyiz sanırım. Teşekkürler okuyanlara.

Arkadaşlar eve tıkılıp kaldığımız bu günlerde. Bembeyaz tavanı izlerken plan programlara daldım. 1 2 yıla bu hastalıktan kurtulsak güzel bir tatil yapıp pskolojimizi biraz düzeltmek gerekicek 😀 Hep kıbrısa gitmek istemişimdir. Sanırım orda kumarhanaler meşhur olduğu için oteller ucuzmuş. Yani kumardan kazanıldığı için otel fiyatları ucuzmuş.

Amacım kumar oynamak değil sadece gezip görmek yeni yerler görmek. Mesela kalacağımız yerde şu slot makinelerinden varsa onlara bayılıyorum akşama kadar başından kalkmam 😀

Daha önce gidenler varsa ben kendi aracımla gitmek istiyorum eşim ve oğlumla. Sorun yaşarmıyım?

Kaldığım otelde kumarhane olursa slot makinalarına oturup kalkmamak istiyorum 😀 nasıl bir otele gitmeliyim birde mesela bu slot makinalarının 1 oyunu kaç paradır acaba mesela bizim burdaki gibi şans oyunları 1 bilet 10 lira 20 lira gibi.

Birde nerelere gidilir neler yapılır. Kıbrıs tatili yapanlar aydınlatabilir mi ?

Arkadaşlar önce kendi ilanımı paylaşıyorum sonra teklif edilenlerin kodunu yazıcam. Ve ben bunlara ne diyeyim anlam veremedim siz olsanız ne yazardınız 😀

https://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-renault-otomatik-vites-araclar-icin-takas-olabilir-875325089/detay bu benim aracım.


https://www.sahibinden.com/ilan/vasita-minivan-panelvan-fiat-kazasiz-kayitsiz-2010-doblo-887452409/detay doblo hem 2010 model hem km daha yüksek ayrıca otomatik yazmışım ama manuel de ısrarcı arkadaş


https://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-mercedes-benz-sahibinden-masrafsiz-otomatik-cabrio-892377993/detay bu arkadaş da 1999 model araca 135 bin yazmış. Açıklamada aileme dar geldiği için geniş araçlarla otomatik ile takas yazdım arkadaş bana cabrio araç önermiş


https://www.sahibinden.com/ilan/vasita-arazi-suv-pickup-suzuki-2005-model-ekstrali-temiz-otomatik-grand-vitara-takasli-885822129/detay ben aile aracı demiştim ama bu araçla hayallere daldım. 1 yaşındaki oğlumla arazide çamur içinde savaşırken güzel fotojenik pozlar çıkardı.. aracın 2005 model ve 400 bin km e merdiven dayaması dışında herşey normal.


Yani anlatmaya çalıştığım şey şu satmak istediğim araç değişensiz 2012 model eski kasa bir araç değil. Bu araca karşı bana 99 model 2005 model araçlar göstermeleri bana garip geldi. Tamam benim aracımda 190 binlerde ama ne bileyim bana garip geldi böyle tekliflerin gelmesi.. yorumunuz nedir ?

Edit: saçma tekliflerden dolayı takas seçeneklerini kaldırdım.

Arkadaşlar aracım megane 3 2012.. 2 hafta önce 3 günlük bir yağış olmuştu aralıksız. O zamandan beri ön cam buhu yapmaya başlamıştı. Paspas altları döşemeler kuruydu. Bugün döşemeleri kaldırdığımda altlarının ıslak hatta göl olduğunu gördüm. Ön ızgaraların içindeki tahliye kanallarını sürekli temizlerim. Bagaja baktım bagajdanda almamış. Kapı fitillerinden de almamış çünkü üst döşemeler kuruydu. Bu su nereden giriyor bilen allah rızası için yardım etsin.

(Bu arada babamda duster var şirket aracım dokker. Bi tanıdığımda clio ve yakın arkadaşımda symbol var. Hepside böyle yağışlarda içi göl oluyor. Reno ve dacia bu konuda berbat. Birdaha asla reno ve dacia almıyacağım.) Sanayiye gittiğimde 5 tane daha reno aracın su almasından dolayı döşemeci döşemeleri söküyordu...

Artık delirmek üzereyim. Haftaiçi çılgınlar gibi işe gidiyoruz işe gitmeye geldiğinde ne virüs kalıyor ne hastalık. İşten çıkıp eve zor yetişiyoruz 9 dan sonra yasak. Haftasonu patronumuz çalıştırırsa işe gidiyoruz çalıştırmaz mesai vermezse evden dışarı kafamızı çıkaramıyoruz... buraya kadar her ne kadar sinir olsamda doğru evet. Virüs hayatımızda.. Fakat olay burdan sonra başlıyor. Evimizin sağ ve solundaki zengin komşularımız akşam 9 dan sonra veya haftasonları arabalarına binip gezmeye gidebiliyorlar. Katlanır sandalyelerini alıp semaverlerini alıp çekip gidiyorlar. Bu haftasonu olan şey ise artık sabrımı taşırdı. Evin önü son model araçlarla doldu misafirleri gelmeye başladı artık haftasonu yasaklarında.. 1 evde 4 5 araba dolusu insan var şuan. Diğer evde aynı şekilde. İnsanlar nasıl çıkıp gelebiliyor güvenlik güçleri bunları nasıl görmez. Gelirken en az 2 3 kontrol noktasından mecburi geçmeleri gerekiyor. Bu yasaklar sadece bize mi geçerli köle miyiz biz bu nasıl bir durum böyle ..

Hakkında
Meslek: Gemi İnşaa mühendisi
İlgi Alanları: Tüm askeri konular, teknoloji, basketbol. Yelkenli klübü, yelkenli sporları
Forum İmzası:
Güveneceğin tek kişi olsun ''KENDİN''
Temel Bilgiler ve İstatistikler
Aktiflik: Şu anda DH'de değil
Son Giriş: 2 gün önce
Son Mesaj Zamanı: 2 hafta
Mesaj Sayısı: 757
Gerçek Toplam Mesaj Sayısı: 1.559
İkinci El Bölümü Mesajları: 0
Konularının görüntülenme sayısı: 110.742 (Bu ay: 5.065)
Toplam aldığı artı oy sayısı: 3.219 (Bu hafta: 0)
En çok mesaj yazdığı forum bölümü: Konu Dışı / Off Topic
Mesajları
İkinci El Referansları
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.