Binbaşı
30 Aralık 2005
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
0 üye
Görüntülenme
Toplam: 41 (Bu ay: 0)
Gönderileri
Arkadaşlar bir konuda yardımınıza ihtiyacım var. Netspeed adında, Türk Telekom altyapısını kullanan bir internet sağlayıcısının abonesiyim. 13 Kasım günü saat 10.01 itibariyle evimizde internet bağlantısı kesildi. Tam saati söyleyebiliyorum çünkü hattımdan son sinyal aldıkları saati zaten bana kendileri söylüyorlar. Arızayı ilk bildirdiğim Çarşamba gününden beri defalarca kendilerini aradığımda söyledikleri tek şey, "arızanızı Türk Telekom'a bildirdik, ekipler ilgilenecekler".

Dün aynı şeyi tekrar duyunca artık dayanamadım, görüştüğüm müşteri temsilcisine, daha yetkili bir kişi ile görüşmek istediğimi söyledim. Tamam dedi, yetkilimiz sizi arayacak. 1 saat sonra telefon çaldı, açtım, dün aradığımda çıkan aynı müşteri temsilcisi çocuk sözde yetkili diye beni arıyor. Yahu dedim ne yetkilisi, sen benim dün konuştuğum müşteri temsilcisisin. Ben kendisini tanıyınca, "Ama bu sefer ben şahsen ilgileneceğim" filan diye birşeyler geveledi. Tamam teşekkürler dedim kapattım. Tabi yine arıza filan giderilmedi.

Dünkü tiyatro denemelerinden sonra dayanamadım, ne diyecekler diye bu gün de aradım. Şaşırtmadılar tabi, bir süre hatta beklettikten sonra, "Telekom ekiplerinin çalışması devam ediyordur" hikayesini tekrar ettiler. Peki dedim, normalde aylık 84 TL fatura gönderiyorsunuz, bugün hizmet vermediğiniz 8. gün, bu ay ne fatura göndereceksiniz? Sıkı durun, ben şirketlerinin müşterileri olmama rağmen, arızanın sorumlusu Türk Telekommuş ve yine 84 TL'lik fatura göndermemeleri için bir sebep yokmuş, faturayı ödemezsem de normal prosedürleri işletirlermiş.

Apartmanımızdaki Türk Telekom altyapısını kullanan diğer ADSL abonelerinde problem yok, yani sorun santralde sadece bizim hattımızı ilgilendirecek kadar basit. Karşımda bu kadar basit bir arızayı 8 gündür çözemeyen ve hizmet veremediği günlerin parasını da istemekten çekinmeyen karakterde bir firma var. Arızayı lutfedip giderirlerse, hizmet alamadığım günlerin ücretini ödememek için zaten İlçe Tüketici Hakem Heyeti'ne eksik-kusurlu hizmet şikayeti yapacağım da, arızanın artık giderilmesi için, beyefendilerin keyfini beklemek dışında yapabileceğim bir şey var mı diye sizlere sormak istedim. Kanuni olarak yapabileceklerim konusunda her türlü fikir ve önerinizi bekliyorum. Şimdiden sağolun.
Arkadaşlar, derdim, başlıkta da yazdığım gibi, lambalı amfi kullanarak, kulaklıkla müzik dinlemek. Bu başlığı açmamdaki sebep, hem sorularıma yanıt bulmak, hem de kendi bildiklerimi paylaşıp, yanlış bildiğim varsa doğrusunu öğrenmek.

Malum, evde çocuğumuz olunca, onun uyku saatinde müzik dinlemek sıkıntı olabiliyor. Bunu aşmanın tek yolu kulaklık kullanmak. Bu durumda, ses kalitesinden olabildiğince az ödün vermek için, lambalı amfimi kulaklıkla da kullanabilmek istiyorum. Hatta gerekirse, bu amfiyi sadece kulaklıkla kullanılacak şekilde özelleştirebilirim de.

Kulaklık çıkışı olmayan, sadece 4ohm ve 8ohm hoparlörler için çıkışları olan, 10W gücünde (muhtemelen 4ohm'dadır), lambalarını Tungsol 6V6GT ile değiştirdiğim, Dynavox VR-20 model bir lambalı amfim var. Bu amfinin hoparlör çıkışlarıyla, 600ohm empedanslı (gerçekte 570ohm ölçtüm) Beyerdynamic DT990 kulaklığımı sürmek istiyorum.

Amfinin sesini çok beğeniyorum. Daha önce lambalı amfi kullanmadım. Bu amfiyi alırken de, 10W'lık gücü benim için soru işaretiydi. Ancak kullandığım Klipsch RF-7II'lerin yüksek hassasiyet değerlerine güvenip, gözümü karartıp amfiyi satın aldım. Konumuz bu olmadığı için ayrıntıya girmeyeyim, kısaca sonuç beklentilerimin çok çok üzerinde oldu. Hatta büyük konuşmayayım ama, artık müzik dinlemek için alacağım bir sonraki amfi de lambalı olur. Açıkçası, kulaklıkla da lambalı amfi kullanmak istememin sebebi bu memnuniyet. Aslında, lambalı amfi ile kulaklık birlikteliğinin de böyle iyi sonuç verip vermeyeceğini bilmiyorum. Bu konuda tecrubesi olan arkadaşların tecrubelerini de öğrenmek isterim.

İşin biraz da teknik yönüne bakacak olursak; Maksimum gücü 100 wattlarla ifade edilen "kocaman" hoparlörlerin bağlandığı çıkışlara, maksimum gücü miliwattlarla ifade edilen "küçücük" kulaklığı bağlayınca, insanın aklına hemen kulaklığın yanıp kavrulacağı geliyor ama, 600ohm empedans söz konusu olunca durum öyle olmuyor tabii. Söz konusu amfi solid state bir amfi olsaydı, bakılması gereken tek büyüklük, amfinin kulaklığa uygulayacağı güç olacaktı. Mesela benim amfim transistörlü olsaydı, 4ohm'da 10W veren hoparlör çıkışlarına bağladığım 570ohm'luk kulaklığıma, 70 miliwatt civarı güç verebilecekti. Kulaklığın power ratingi 100 miliwatt olduğu için de herhangi bir yanma riski olmadan kullanabilecektim. Bu arada, "kulaklık 100 miliwatt, sen 70 miliwatt veriyorsun, yani tam besleyemeyecek misin?" diyecek arkadaşlar için bir açıklama ekleyeyim: Kulaklıklar için verilen bu güç değerleri, dayanabilecekleri max gücü ifade ediyor. Gerçekte ihtiyaç duyulan güç değerlerini benim kulaklık için söyleyecek olursam: 90db için 0,40 miliwatt (bakın watt değil miliwatt), 105db için 12,58 miliwatt) Zaten verebileceği max ses şiddeti 114db olarak ölçüldüğü için, 70 miliwatt benim kulaklığım için gayet yeterli gelecektir.

Yanlız amfi transistörlüden lambalıya dönünce işler biraz karışıyor. Lambalı amfilerin çıkışlarında çıkış trafoları var. Bu trafoların sekonlerlerine bağlanacak yüklerin yani hoparlörlerin empedansı önem taşıyor. 4ohm ve 8ohm için bile 2 farklı hoparlör çıkışı olan bir amfiye 570ohm'luk bir kulaklığın bağlanıp bağlanamayacağı, eğer bağlanırsa ne şekilde bağlanacağı konusunda konunun uzmanı arkadaşlardan yardım bekliyorum.

Şimdiden teşekkürler.
Arkadaşlar, radyatörlerin alttan olan girişlerini üste alacağım. Ev tesisatı mobil sistem olduğu için PEX boru kullanılmış. Mevcut boruların ucunda, alttaki vanalara bağlantı için rakor takılı ama, standart 60cm boyundaki radyatör bağlama borusunu ekleyebilmem için, mevcut rakorları kesip, borunun boyunu kısaltmam ve tekrar rakor sıkmam gerekiyor. Sanırım kılıf içinden giden PEX borular 16'lık diye geçiyor. Bu boruya göre olan rakoru sıkacak aparatın çenesinin çapını bilen var mı?

Aparat bu:



Aparatın kafasındaki deliğin, aparat çeneleri tam kapalıyken çapı ve deliğin yüksekliği gerekiyor.
Arkadaşlar, geçen yıl, yine bu konudaki bilgili arkadaşların yardımıyla Airfel Digifel Premix CP1-30SP yoğuşmalı kombi kullanmaya başladım. Daha önce kullandığımız yoğuşmasız Demirdöküm kombiye göre gaz tüketimimiz bir miktar düştü. Şimdi sıcaklık kontrolü ile gaz tüketimini biraz daha düşürmeyi hedefliyorum. Ev dublex, toplamda 240m2 civarı. Yalıtım tam, her iki katta mobil sistem için ayrı dağıtıcılar var. İlk başta, kombinin 3 kademeli olan pompa motor devrini 3. kademede kullanıyorduk. Ses rahatsız edici olduğu için 2. kademeye aldık. Ses şimdi daha az ve ilginçtir, üst kattaki petekler sanki daha çok ısınmaya başladı.

Ev dubleks olduğu için, tek bir kata koyacağımız oda termostatından tüm ev için sonuç alabileceğimizi zannetmiyorum. Bu nedenle, alt kattaki 2 ve üst kattaki 1 havlupan dışındaki tüm radyatörlere Danfoss RA2000 takmayı planlıyordum. Havlupanlar haricinde alt katta 5, üst katta 4 radyatör var. Yanlız şöyle bir durum da var, gündüz mesai saatleri içinde evde kimse olmuyor. Bu saatlerde tüm evin ve geceleyin çocuk odası hariç tüm evin sıcaklığını düşürmeye karar verdik. Farklı saat dilimlerinde farklı sıcaklık seviyelerini tek başına RA2000 ile sağlayamayacağım için, yine Danfoss'un Living Eco isimli dijital programlanabilir radyatör termostatına yöneldim. Ürünün, normal vana kullanımına göre %46, mekanik termostatik vana kullanımına göre %23 ekonomi sağlamak gibi inanılmaz vaatleri var. Vaatler güzel ama, 9 radyatör için 1200 TL civarı bir fiyat çıktığı için, aramızda bu valfi kullananlar varsa ben asıl onların fikirlerini öğrenmek istiyorum.

Danfoss'u endüstriyel ürünlerinden tanıdığım ve iyi bir marka olduğunu bildiğim için bu markanın dijital valfini düşündüm. Eğer Salus PH60 ya da başka bir dijital vananın kullanıcısı da varsa, onların düşüncelerini de öğrenmek isterim.

Son sorum, efsanevi, radyatör bağlantısı konusunda. Forumda bu konunun epey tartışıldığının farkındayım. Bizim evdeki radyatörlerin tümü, alttan giriş - alttan çıkış şeklimde bağlı. Isınmalarında pek sıkıntı yok, genel olarak homojen ısındıklarını söyleyebilirim. Benim sorum, hangi bağlantının daha iyi olduğu değil. Benim sorum, su girişini yukarıya almayıp, mevcut şekilde, termostatik vanayı alt girişe bağlarsam, sıcaklık okumada çok problem olur mu?. Isınan hava yükselir mantığına göre, aşağıdaki vana, yukarıya göre biraz daha düşük sıcaklık okuyacak demektir. Ayar sıcaklıklarını belirlerken, bunu göz önünde bulundurup, düzeltmeyi bu şekilde yaparsam, sizce sıkıntı olur mu?

Şimdiden teşekkürler.


Ekleme: Aşağıdaki mesajda kombi ile ilgili düşünceler paylaşıldı.
Konu ile ilgili bilgisi olan arkadaşlara bir sorum olacak.

Yaklaşık 1 yıl önce taşındığımız evimiz dubleks ve yaklaşık 200-210 mt2 büyüklükte. Toplam radyatör boyu 11,60 metre (Sanırım olması gerekenden daha az radyatör var) Her iki katta birer dağıtıcı var ve odalardaki radyatörlere bu dağıtıcılardan ayrı ayrı tesisat çekilmiş. Alt dairemizde oturanlar sadece yazın bir kaç hafta evlerini kullandıkları için, alt kat boş. Bina 1 yaşında, izolasyonu iyi, ancak özellikle üst katı ısıtmak çok ekonomik olmuyor. Müteahhitin koyduğu, Demirdöküm Atron H28 kombiyi kullanıyoruz. Hermetik ancak yoğuşmalı değil.

Kiraya verdiğimiz eski evimizdeki 15 yıllık hermetik Vaillant kombi miyadını doldurduğu için, oraya yeni bir kombi ihtiyacı hasıl oldu. Hal böyle olunca, şu an kullandığımız Demirdöküm kombiyi eski evimize takıp, şimdiki evimize yoğuşmalı bir kombi satın almayı düşünüyorum. Kısa bir araştırmadan sonra, hakkında olumlu yorumlar okuduğum ve diğer üst sınıf markalara göre de daha ucuz olan Ariston Genus Premium Evo 30 FF kombide karar kıldım gibi.

Benim sormak istediğim şu: Yeni evimizde, Demirdöküm hermetik yoğuşmasız kombi sökülüp yerine Ariston hermetik yoğuşmalı kombi takılacak. Eski evimizde ise, Vaillant hermetik yoğuşmasız kombi sökülüp yerine aynı şekilde Demirdöküm hermetik yoğuşmasız kombi takılacak. Bu işlemler için izin, proje çizimi gibi, İgdaş'ta bir işlem yapmak gerekir mi? Bir de, anladığım kadarıyla, diğer beyaz eşyaların aksine, netten alınan kombiler için ücretsiz kurulum hizmeti olmuyormuş. Hazır tesisatta kombi sök- kombi tak şeklinde yapılacak bir montaj işinin yaklaşık işçilik bedeli nedir.

Cevaplar için şimdiden teşekkürler.
Belli bir ekran büyüklüğüne kadar olan televizyonların kutuları üstten koli banti ile kapatılıyor. Bu durumda kaç kat koli bantı olduğuna bakarak, kutunun daha önce açılıp açılmadığını anlayabiliyoruz. Büyük ekran televizyonlarda ise, televizyonun üzerinde durduğu platformun üzerine geçen büyük kapak, üzerindeki koli bantına hiç dokunmadan, altındaki 4 adet plastik kilit sökülerek çıkarılıyor. Bildiğiniz gibi bu plastik kilitler defalarca açılıp kapanabiliyor. Benim öğrenmek istediğim, bu kilitlerin daha önce açılmadığını göstermek için firmalar tarafından, ilk açılışta kırılan/kopan bir mühür benzeri bir parçası oluyor mu? Yani diğer cihazların kutularındaki güvenlik etiketinin bir benzeri bu kilitler için söz konusu mu?

Bunu şunun için soruyorum; Panasonic 65VT60'ı Hepsiburada'dan sipariş ettim, bu hafta içinde gelmesini bekliyorum. Epeydir mağazalarda rastlamadığım bu televizyon bir anda stoğa girince insan ister istemez, "acaba müşteriden geri dönen televizyonları mı tekrar satışa çıkarıyorlar?" diye düşünüyor. Hepsiburada ve Panasonic ile görüştüm, bunun mümkün olmadığını söyleseler de, ben yine de kendi kontrolümü yapmak istiyorum.

Bir de, genel olarak panel TV ve özellikle plasma için ilk kurulumda hangi kontrollerin ne şekilde yapılması gerektiği hakkında bilgi ve dosya paylaşırsanız sevinirim. Ayrıca VT60 serisinin çalışma saatini nereden görebildiğimizi bilen birisi burada paylaşırsa, beni arama derdinden kurtarmış olur. :)

Şimdiden teşekkürler.
Önceki mesajımı düzeltiyorum diye, yeni konu açmışım. Lütfen silinsin.
Arkadaşlar, stereo ses sistemleri bölümünde açtığım konuya dair sizlerin de fikirleriniz varsa öğrenmek isterim.

http://forum.donanimhaber.com/m_47114490/tm.htm


Surround ve stereo sistemlerini ayırmaya karar verdim. cd player olarak Oppo BDP-95 getirteceğim. Üzerindeki XLR balanced ve RCA unbalanced çıkışlarının ses seviyesi, player'ın uzaktan kumandasından kontrol edilebiliyor. Ses seviyesini player üzerinden kontrol edebileceğim ve sadece tek kaynak kullanacağım için, stereo entegre bir amfi yerine doğrudan bir stereo güç amfisi kullanmanın negatif ve pozitif olarak etkilerini öğrenmek istiyorum. Yabancı forumlardaki aramalarımda net cevaplara ulaşamadım. Aradan pre katı çıkarıldığı için gerçeğine daha yakın ses alınacağını söyleyen de var, pre olmaması nedeniyle oluşabilecek dengesizliklerin sesi bozabileceğini söyleyen de. Sanırım, kullanılan player'ın "output level" değeri ile seçilen power amfinin "input sensitivity" ve/veya "input impedance" değerlerinin birbirine uygun olması ya da olmamasına göre alınan sonuçlar farklı oluyor. Satın alacağım oppo bdp-95 player'ın analog ses çıkışlarına ait teknik özellikler aşağıdaki gibi;

Frequency Response: (RCA) 20Hz – 20kHz: ±0.2dB, 20Hz – 96kHz: ±1.0dB. (XLR) 20Hz –
20kHz: ±0.3dB, 20Hz – 96kHz: ±2.5dB
Signal-to-Noise Ratio: >130dB (A-weighted, auto-mute), >115dB (A-weighted, no auto-mute)
THD+N: <0.0003% or -110dB (1kHz at 48k/24b, 0dBFS, 20kHz LPF), <0.0017% or -96dB
(1kHz at 44.1k/16b, 0dBFS, 20kHz LPF)
Output Level: 2.1 Vrms (RCA) or 4.2 Vrms (XLR) at 0dBFS
Dynamic Range >110dB
Channel Separation >100dB

Ben, Oppo'nun XLR balanced çıkışları kullanmayı planlıyorum. Yukarıdaki değerleri göz önüne alarak, bana power amfi seçiminde yardım edebilecek arkadaşlara şimdiden teşekkür ederim.
Bu aralar forumda Klipsch marka hoparlörlere ilgi arttı. Ben de RB-61, RC-62 ve RW-12 kullanan biri olarak, canlı ve parlak karakteri tercih edenlerin kesinlikle Klipsch markasını dinlemeden karar vermemelerini tavsiye ediyorum.

Şimdilik RB-61'leri front olarak bağladım ve sistemi 3+1 olarak kullanıyorum.

Aslında front olarak RF-82 satın alacağım ama, bir kaç ay önce %15 daha ucuz olan bir şeyi, şimdi %15 daha pahalıya almak istemediğim için satın alma işini erteledim.

Eğer siz de, "1-2 ay önce %15 ucuza satarken zarar etmiyorlarsa, şimdi de aynı fiyata satarlarsa yine zarar etmezler" diye düşünüyorsanız ve zamdan dolayı Klipsch marka bir hoparlör satın alma konusunda kararsız kaldıysanız, bu başlıkta toplanalım diyorum. Eğer 3-4 kişi bir araya gelebilirsek, sanırım pazarlık gücümüz olabilir.

Evet, tüm "Klipschçi" adayları buraya.



@coyote ------- RF-82 (nakit)

wendor -------- RB-61 (KK tek çekim)

mokur --------- RS-52 ya da RS-62 (nakit)

family guy ----- RF-62, RC-62, RB-61, RW-12d (nakit)
Hakkında
Konum: İstanbul,Çekmeköy
Forum İkinci El İmzası:


Alışveriş yaptıklarım: Darth Vader RSi (x2), kaganmit, şimdikizaman (x2), requiem_, KEHRIBAR, Haydar_Dümen, EcZaNeT, FaBeRgE, sp@wn, amras_tasartir, blue79 (vogue), plyr, er9en, dilligaf, yug2980, SCORPION07, quikcem, fortress34, Rainmaker©, silencer, 87akin-izmir, Heardalis, SAMURAY__ALMANCI, itachi84, MegriM (x2), emreee85, Security, yilmazeest, pmanager, ilksav, xavi06, sabriaga, High, emir30, feza-elektronik, okanbay, sky__walker, emre.karasan, mylove, stanleykubrick, adamic1907, Max_Kolesne, girayhan1, sejder, Penryn, takarya, feelulive, 9 köyden kovuldum, armozgur, d.t.s.
Temel Bilgiler ve İstatistikler
Aktiflik: Şu anda DH'de değil
Son Giriş: geçen yıl
Son Mesaj Zamanı: 2 yıl
Mesaj Sayısı: 1.030
Gerçek Toplam Mesaj Sayısı: 1.604
İkinci El Bölümü Mesajları: 354
Konularının görüntülenme sayısı: 107.460 (Bu ay: 816)
Toplam aldığı artı oy sayısı: 63 (Bu hafta: 0)
En çok mesaj yazdığı forum bölümü: Donanım / Hardware
Mesajları
İkinci El Referansları
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.