General
02 Ocak 2001
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
531 üye
Görüntülenme
Toplam: 5359 (Bu ay: 88)
Gönderileri

Enerji depolama sistemlerinde belkide bilinen en eski yöntemlerden birisi kinetik enerji depolama yöntemi Fly Wheel’dir. Ağır bir kütlenin elektrik harcanarak hızla çevrilmesi ile sağlanan sürekli dönüş gücü şarj olmasını, yavaşlatılırken elektrik sağlaması ise deşarj olmasını sağlar.



Bu teknoloji maliyeti nedeniyle son zamanlarda pek tercih edilmemekteydi çünkü karbon veya çelik yapıları karmaşık manyetik kaldırma sistemleri onları çok pahalı yaptı. Fransız şirket ise bu teknolojiyi evlerin önündeki toprağın altına entegre etmeyi planlıyor. Ayrıca aktif manyetik kaldırma ve pahalı malzemelerden kaçınıyor.



volant-inertie-voss-domestique.jpeg



Özellikle çelik yerine sıkıştırılmış beton kullanarak biraz boyutunu arttırsa da onda bire varan maliyet avantajı sayesinde açığını kapatıyor. Ayrıca firma bu malzemenin çeliğe göre dörtte biri kadar az karbon emisyonu yaptığını iddia ediyor.



Geliştirici şirket şu anda ön üretimleri yapmakta, 2023 yılında seri üretime geçmeyi ve firma veya enerji şirketlerine satmayı, 1-2 yıl içinde de evlere sunmayı planlıyor. Firma bu teknolojiyi güneş enerjisi santrallerinde elektrik depolanması, uzak yerlerde mikro şebekelerde, şebeke frekans düzeltmesi ve evsel kullanım için düşünüyor.



VOSS_10_kWh.jpeg



Teknolojinin en büyük avantajı yüksek şarj dönüşüm oranı, yıllarca yıpranmadan binlerce kez şarj edilip tekrar tekrar kullanılabilmesi olarak gösteriliyor. Ürün 10 kWh depolama ve 10 metre kare alan kullanıyor. 1 metre çapındaki ürün 3 ton ağırlığında. En düşük model sadece 1 saatlik enerji depolayabilir iken 1 MWh’lik depolama kapasitene sahip olacak model 200 kW anlık enerji temin edebiliyor ve 5 saat boyunca güç sağlıyor. Ağırlığı ise 300 tona varıyor.




Kaynak:https://www.energiestro.net

Batarya teknolojileri arasında bir çok farklı firmanın uğraştığı en büyük atılım katı hal yapılı bataryalar geliştirmek üzerine oldu. Katı halli bataryaların en büyük faydası, içinde elektrolit sıvısı olmaması sayesinde daha yüksek enerji yoğunluğuna sahip olmaları ve dendirit yapılarının daha az olması ve tabii ki yanıcı sıvı olmamasının etkisiyle güvenli olması.



Katı hal yapılı bataryalar ile yeni bir dönem başlayabilir



Lionvolt da bu yönde çalışmalar yapmakta ama geliştirici olayı farklı bir yönden ele almış. Firma katı halin düşük seviyede kalan iletkenliğini üç boyutlu baskı teknolojisini kullanarak aşmayı planlıyor. Bu teknolojinin avantajları ile geliştirici, hem dolambaçlı yollar tasarlayarak aşırı yüzey alanı oluşturmayı hem de anot ve katotu birbirine çok çok yakın konumlandırarak elektron akışını hızlandırmayı planlıyor.



Bu sayede firma, gündelik lityum iyon bataryalara göre yanıcı olmayan, yarı yarıya daha hafif ve iki kat hızlı şarj olan bir teknoloji oluşturmayı başarmayı planlıyor.



Katı hal yapılı bataryalar ile yeni bir dönem başlayabilir



Teknoloji daha prototip aşamasında dahi olsa ilerisi için büyük önem arz ediyor zira üretim teknolojisi pahalı da olsa paranın mühim olmadığı durumlarda kullanılabilecek olması onu ilerde yaygın hale gelebilir.



Şimdilik sadece Seri-A fonlaması ile 4 milyon Euro fon alan şirket seri öncesi de 1.25 milyon Euro alarak teknolojik araştırmalarına devam ediyor. Bundan önce son 5 yıldır devlet tarafından kurulan teknoloji geliştirme merkezi TNO içinde ortak laboratuvar desteği ile geliştirilmekte olan ürün artık kendi ayakları üzerinde duracak düzeye gelmiş.



 



LionVolt 3D Solid State Batteries - LionVolt powering sustainable technology





Kaynak:https://lionvolt.com

Geçtiğimiz yıllarda kitle fonlanması ile 53 milyon Euro geliri kasasına koyan girişim, sonrasında aldığı yatırımlarla 100 milyon Euro boyutunda bir yatırım elde etti. Projenin esas amacı güneş panellerini gövdeye monte edip bir yandan arabanın hem giderken hem de park halinde kendini azda olsa şarj etmesini sağlamak.



Sona Sion: Güneş panelleri ile şarj olan elektrikli araba



Tahminlere göre araç üzerinde entegre olan 248 güneş paneli ile yılda menzile 6000 km menzile eklemeyi planlıyor. Bu da günde 16 km civarına geliyor. Çok güneşli yaz günlerinde 48 km’ye kadar çıkılabileceği ifade edilmiş.



Bu tabii Almanya gibi güneşin çok bol olmadığı bir ülke için geçerli. Değerler Münih için olduğundan İstanbul’da %30, Antalya’da %50, Bodrum civarında ise %70 daha fazla menzil anlamına geliyor. Bodrum için bu aşağı yukarı günde 27 km, yılda 10000 km ediyor.



Güneş enerjisi çok fazla menzil sunmasa da size menzil kazandırması, şarj masraflarını azaltması ve tabii ki şarj etme zorluklarını ortadan kaldırması çok büyük avantaj. Özellikle evinde şarj imkanı olmayanlar için büyük avantaj.



Sona Sion: Güneş panelleri ile şarj olan elektrikli araba



Aracın fiyatı ise vergiler hariç 24.000 Euro. Motor ise 120 kW gücü ile Türkiye’deki vergi hesaplamasına göre %25 ÖTV sınıfına giriyor ve bugünki kurlar ile 550 bin TL gibi bir fiyata sahip olabilir. Şirket, Saab’ın İsveç’teki eski fabrikasında 8 yıl içinde 260 bin adet üretmeyi planlıyor. İlk üretilecek 16 bin adet ise 3000 $ bağış yapan yatırımcılarına verilecek. Araç, içinde bulunduğumuz aylarda son halini alacak ve 2023 yılının ilk yarısı gibi teslim edilmeye başlanacak



Güneş panellerinin entegrasyonu zaman içersinde oldukça fark edilmez hale geldiler ve kapalı bir alanda fark etmek imkansız gibi deniliyor ancak güneşli bir ortama çıkınca fark ediliyor. Panel rengi koyu olduğu için siyah renk seçilebildiği gibi kullanıcıların isteği ile mat renk de seçilebiliyor.



Sona Sion: Güneş panelleri ile şarj olan elektrikli araba



Aracın özellikleri ise şu şekilde; 54 kWh’lik batarya 360 kg ağırlığında 3000 şarja kadar ömür ve 305 km menzil sunuyor. Şarj ise 75 kW’lık hızlı şarj ile %80’e 35 dakikada ulaşabiliyorsunuz ve araç ile beraber şarj kutusunu da alırsanız araç gerektiğinde evinize bile enerji sağlayabiliyor veya diğer araçları şarj edebiliyor. Üstelik bu şekilde ücretli şarj hizmeti sunmanızı sağlayan bir uygulama üzerine de çalışmalar sürüyormuş.




Kaynak:https://sonomotors.com/en/sion/

Ces 2022 İnovasyon ödülünü kazanan Ocean Grazer girişimi fazla elektrik olduğunda atıl durumda kalan deniz üstü rüzgar türbinleri için uygulanabilir elektrik depolama teknolojisi geliştiriyor.



Denizlerin altı dev elektrik depolama tesislerine dönüşebilir



Temelleri 2014 yılında Hollanda Groningen üniversitesinde başlayan hikaye 2020 ve 2021 yıllarında önce su dolu maden sahasında sonra bir deniz limanında yapılan testlerle performansını kanıtlayınca ciddi anlamda ilgi çekmeyi başardı.



Denizlerin altı dev elektrik depolama tesislerine dönüşebilir



Günümüzde yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı arttıkça düğmeye basarak elektrik üretimini arttırdığımız kömür santrallerinden; rüzgar eserse, güneş çıkarsa modeline geçiş yaptığımız için ya çok fazla kapasite kurulmakta ya da makul ücretli ve sürdürülebilir enerji depolamaya geçiş yapmamız gerekmekte.



Avrupa’da serbest elektrik piyasası nedeniyle çok rüzgârlı günlerde şebekenin ihtiyacından fazla rüzgar enerjisi üretilebiliyor. Firmalar, aldıkları devlet desteği sayesinde bazı durumlarda üstüne para bile ödeyebiliyor. Tabi bu durum çok tercih edilen bir senaryo değil.



Bu nedenle deniz rüzgar türbini tarlalarına yatırım yapan şirketler için oldukça yararlı gözüken bir teknoloji olan Ocean Battery, bilindik materyal ve hali hazırda ispatlanmış teknolojileri farklı bir mühendislikle tekrar bir araya getiriyor.



Denizlerin altı dev elektrik depolama tesislerine dönüşebilirDeniz tabanı için üretilen prototip. Gerçeğinin 70 x 70 metre olması bekleniyor.



Firmanın çözümü aslında deniz tabanında bulunan su basıncını pompalı hidroelektrik santral gibi kullanmak olmuş. Enerji deniz tabanının altında sert materyalden yapılan düşük basınçlı bir tatlı su depomuz ile deniz tabanına serilen balon benzeri esnek bir rezarvuar arasında gidip gelmesi ile depolanıyor ve tekrar üretiliyor.



Elektrik fazlası olduğu durumda sert kısımdaki düşük basınç altındaki su yukarı deniz tabanının muazzam basıncına maruz kalan esnek yere basılıyor. Elektriğe ihtiyaç olduğunda vana açılarak tekrar suyun aşağı düşük basınçlı kısma doğru hızla akması esnasında su türbini dönüyor ve elektrik enerjisi elde ediliyor.





Bir kimyasal batarya gibi zamanla kapasite azalması olmayan, yarı fiyatına mal olan sistem, %70-85 arası elektrik depolama ve deşarj etme verimine ulaşmayı planlıyor.



Her şey yolunda giderse ve yatırımcılar ilgi gösterip teknolojiyi ticari olarak kullanmak isterse 2023 yılında pilot projenin hayata geçebileceği düşünülmekte. Her bir modülümün 10 MWh olduğu depolama birimine konacak türbin ve pompaya göre şarj deşarj süreleri 30 dk ile 4 saat arasında değiştirilebiliyor.




Kaynak:
https://oceangrazer.com

Dünyanın en büyük pompa depolamalı hidroelektrik santrali Çin’de açıldı



Dünyanın en büyük barajını da yapmayı başaran Çin, dağlık yapısının avantajını iyi kullanarak hemen hemen nükleer santral gücünde 1.87 Milyar dolarlık Hebei Fengning depolama tesisini 8 yıl içinde devreye soktu.



Çin'in yenilenebilir enerji kapasitesi korkunç yüksek seviyeye geldi. Hızla artan enerji ihtiyaçları nedeniyle dünyanın bu alanda en çok yıllık olarak yatırım yapan ülkesi konumuna gelmiş durumda. Ancak yenilenebilir enerjiler yakıt gerektirmese bile çok güvenilir değiller. Bulutlu günler, rüzgarsız geçen hafta ve tabii gece güneş olmadığında ihtiyaç duyulan elektrik gibi problemleri mevcut.



Elektrik de üretildiği gibi anında kullanılması gereken bir mal olduğundan şebekenin çekmemesi için anında devreye giren doğalgaz jeneratör santrallerinden veya güç arttırabilen kömür santrallerinden vazgeçmek kolay değil. Dolayısıyla enerjiyi bir yerde depolamak son derece kritik. Şimdilik Pompaj Depolamalı Hidroelektrik (PDH) santralleri de konunun en verimli çözümü. Bu santrallerde elektrik fazlası var iken alt rezarvuardaki suyu üst rezarvuara elektrik harcayarak pompalar. Elektriğe ihtiyaç anında ise üst rezarvuardan aşağı doğru akmasına izin vererek türbinleri çalıştırır.



Çin'deki projenin toplam anlık gücü 3600 MW olan 12 yön değiştirebilir Fransis Türbinünden oluşuyor. Sistem geçtiğimiz aralık ayında devreye girdi. Tam güçte 10,8 saat boyunca çalışabilen santral, toplamda 40 GW gücünde bir enerjiyi depolayabiliyor. Bu da yaklaşık 4 milyon insanın bir yıllık enerji ihtiyacına tekabül ediyor.



Tabii bu da bir çeşit batarya olduğu için bir kayıp oluşuyor. Hesaplamalara göre enerjinin verimliliği %76 oranında. Tabii bu lityum iyon pillere göre az görünse de bu seviyede 100 yıl ömürlü bir batarya yapmanın bedeli bu. Çin ise burada durmayacak. 2025 sonuna kadar 62 GW, 2030 yılında ise 112 GW enerji depolama kapasitesine ulaşmayı planlıyor.




Otomobil sahipliğine meydan okuyan şirket: Zoox



Otonom seviye 5 yani bir insanın hiç kullanamayacağı bir araç yapma yolunda ilerleyen Zoox adlı şirket, bir araba değil, otomobil dünyasını tamamen değiştirecek bir girişim yaptığını iddia ediyor. Bu aracın bir önü arkası yok çünkü kimse kullanmıyor. Müşteriyi aldıktan sonra bir U dönüşü hamlesi yapmasına da gerek yok. İki yöndeki tekerleri de döndüğünden geleneksel araçlarla insanların yapamayacağı manevralar da yapabiliyor isterse.



Bu girişimin asıl amacı ise araba satın alma gereksinimini ortadan kaldırmak. Bu araçlar etrafta olup size hizmet verdiği sürece çok ucuza gitmek istediğiniz yere gidebileceğiniz için bir arabaya dolayısıyla şehirlerde otoparka da gerek kalmayacağını iddia ediyor.



Zoox, yapay zeka ile yönetilen aracın kazaların %94’ü olan insan hatasını da ortadan kaldıracağına inanıyor. Sonuçta daha güvenli, daha ucuz ve daha az yorucu bir deneyim ile ulaşımı değiştirme şansı elbette mevcut.



Otomobil sahipliğine meydan okuyan şirket: Zoox



Araç görünüşte bir tren ya da minibüs gibi açılan kapıları, geniş camları ve tepe penceresi, karşılıklı tren gibi oturma düzeni ve 133 kWh’lik dev bataryası ile tüm gün durmadan hizmet vermek üzere tasarlanmış. Bataryası azaldığında ise kendini gidip 2 saat içinde hızla şarj edip işe geri dönüyor ama kanımca temizliğini robotlar değil insanlar yapacaktır.



Bu araçların her yerinin kamera, lidar ve sensörlerle kaplı olduğunu söylemeye gerek yok ama 150 metre ötesine kadar her şeyden aynı anda haberdar olduğunun altını özellikle çizmek gerek. Daha önceden belirlenmiş alanlarda çalışacağından firma etrafın çok detaylı üç boyutlu haritasını araca yüklemekte ve araç bu şekilde içinde bulunduğu dünyayı biz insanlar gibi tanıyabilmekte. Bu da tabi sistemin geliştirilme sürecini epey kolaylaştırmış.



Yapay zekası insanları, motorsiklet ve arabaları birbirinden ayırıp bir kaç saniye sonra ne yapacaklarını tahmin etmeye çalışıp ona göre aracı hareket ettiriyor. Tabii bunların hiç birisi işe yaramazsa ve araç tıkanırsa uzaktan bir görevli dahil olup doğru kararı vermesini sağlıyor. Araç da bunu öğrenip sonraki hareketinde tekrarlamıyor.



Bu tür durumların az yaşanması için simülasyon ortamında araçları yapay zeka kullanıyor ve zor durumlarda neler yaptığı gözlemlenip ona göre eğitiliyor. Zoox'un kendi sitesi çok güzel ve eğitici. Aynı zamanda bir çok aydınlatıcı video da söz konusu. İlgili siteye kaynakta yer alan bağlantıdan gidebilirsiniz.



Resim Galerisi

Resimin Açıklaması
Zoox: Otomobillere sahip değil, yolcu olacağız
Zoox: Otomobillere sahip değil, yolcu olacağız
Zoox: Otomobillere sahip değil, yolcu olacağız
Zoox: Otomobillere sahip değil, yolcu olacağız
Zoox: Otomobillere sahip değil, yolcu olacağız




Kaynak:https://zoox.com/

Dünyada yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırım ile enerji güvenliği gittikçe sıkıntılı olmaya başladı. Güneş tepedeyken veya gece geç saatte esen rüzgar bizim aşırı tüketim yaptığımız pik saatlere etki etmediği gibi bulutlu ve rüzgarsız günlerde gaz santrallerine bağımlı kalmak gereksiz maliyet oluşturuyor.



İngiltere ve Avustralya gibi rüzgar ya da güneşe çok fazla bağlı olan ülkelerde dinamik elektrik fiyatları ile gece tükettiğiniz elektrik için üstüne para aldığınız olduğu gibi yoğun saatte ciddi bir fatura ile de zaman zaman karşılaşabiliyorsunuz.



Türkiye, pompalı su depolamalı hidro elektrik santrali yapacak



Pompaj Depolamaları Hidroelektrik Santralleri Nasıl Çalışır?



Elektriği dünya üzerinde depolayabildiğimiz en büyük sistem pompaj depolamalı hidroelektrik santralleri. Bu tip santrallerde iki su rezarvuarı ve aralarında kısa mesafede ciddi bir yükseklik farkı gerekiyor



Elektrik fazla veya ucuz olduğunda bu sistemler, tepe üstündeki su rezarvuarına suyu pompalıyor ve elektrik az veya pahalı olduğunda hidro elektrik santral gibi aşağı akmasından gelen enerji ile enerji üretimi yaparak şebekeyi beslemekte.



Ülkemizde geçtiğimiz yıl şebeke üzerine batarya sistemleri eklenmesi için mevzuat ve yatırımcılara fırsatlar açılmış ancak sadece bu pompaj depolamalı sistemlere HES izni verilmemiş devlet onu kendine ayırmıştı.



Türkiye, pompalı su depolamalı hidro elektrik santrali yapacak



Geçtiğimiz günlerde Elektrik Üretim A.Ş. (EÜAŞ) Genel Müdürü izzet Alagöz toplam 7 adet Türkiye’de uygun yer belirlendiğini, en uygun olanlar için teknik altyapısının ve şartnamelerin hazırlığıyla meşgul olduklarını açıkladı.



Dünya üzerinde fazlaca yaygın olan sistemin sıkıntıları ise epey büyük bir yatırım gerektirmesi, enerji geri dönüşüm yüzdesinin %70-80 arasında olması ve yapılacak alanların sınırlı olması gösterilebilir. Şimdilik yer belirtilmese de iki yıl önce yapılan bir habere göre Eğridir Gölü civarında bir tesis kurulacağı açıklanmıştı.



Dünya genelinde bazı ülkelerin pompaj depolamalı hidroelektrik santrallerinde kurulu güç oranları şöyle:



Bazı Ülkelerin PDHES Kurulu Gücü (MW)
ÜLKE GÜÇ (MW)
Çin 33 bin 199
Japonya 28 bin 652
ABD 26 bin 645
İspanya 7 bin 903
İtalya 7 bin 845
Hindistan 6 bin 772
Almanya 6 bin 688
İsviçre 6 bin 427
Fransa 5 bin 894
Güney Kore 4 bin 700
Avusturya 4 bin 820
Portekiz 3 bin 547
İngiltere 3 bin 428
Ukrayna 3 bin 173
Rusya 2 bin 196


* Tablo 2015 yılı rakamlarına göre hazırlanmıştır.




Kaynak:https://www.enerjigunlugu.net/euas-pompaj-depolamali-hes-yatirimina-hazirlaniyor-46151h.htm
Kaynak:https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/302965

Hidrojen ile çalışan şehirler arası otobüsler geliyor



Hidrojen geleceğin yakıtı olarak Avrupa Birliği tarafından hali hazırda kabul edilmiş durumda ve 2050 yılına kadar doğalgazın yerini alması fazla elektriği depolamada ve elektrikli araçlar için yakıt olarak kullanılması planları mevcut.



Enerji kaynağı oldukça başarılı olan hidrojen dünyamızda serbest halde bulunmasa da çeşitli yöntemlerle üretilebilen enerji dolu bir gaz. Doğalgaz bakımından fakir olan Avrupa, yenilebilir kaynakların arttırılması ile sağlanacak fazla elektriğin bu gazın üretimi için kullanmayı planlamakta ve dışa bağımlılığını azaltmayı planlamakta.



Şimdiden Avrupa’da hidrojen yakıt pili ile çalışan yüzlerce otobüs hizmet vermekte. Bu otobüslerin tercih edilmesindeki ana neden 5-10 dk gibi bir sürede deponun doldurulabilmesi, uzun menzil sunması, egzostan sadece su ve temizlenmiş hava çıkması gösterilmekte.



Yakıt pili ise aslında hidrojeni elektrolitik olarak kullanan bir batarya diyebiliriz. Tabi sadece hidrojen verirseniz çalışan bir batarya ve bir yanma gerçekleştirilmediğinden Co2 bir yana tekhlikeli NoX gazlarını da yaymamakta.



Elektrik ile şarj edilen otobüsler ise yine çevreci olsalar da şimdiki teknoloji ile uzun şarj süreleri ve kısa mesafeleri nedeniyle her dizel otobüs için iki tane elektrikli otobüs alınması ve işletilmesi gerektiği düşünülmekte.



Hidrojen ile çalışan şehirler arası otobüsler geliyor



Ancak hidrojen sonuçta hafif bir malzeme olduğundan dolayı esasen uzun menzillerde avantajı ortaya çıkmakta zira uzun menzil için lityum iyon bir batarya kullanmak ağırlığın ciddi oranda artması ile bir yerden sonra batarya aracı mı yoksa kendini mi taşıyor sorusunun sorulmasına yol açıyor.



Bunun farkında olan Almanya merkezli ama Avrupa genelinde hizmet veren, şehirler arası ulaşım otobüs markası Flixbus hali hazırda elektrik ve biyogaz ile denemelerini sürdürmekte iken hidrojen ile de 2024’e kadar HyFleet araştırma projesi çevresinde deneyeceğini sonrasında da kalıcı olarak geçiş yapacağını açıkladı.



Avrupa’da otobüs şöförü değişimi 4,5 saate bir yapılmakta. Yakıt dolumu bu değişim süresi içinde yapılacağından otobüslerin kabaca en azından 450 km menzil ile olması gerekmekte. Tabi biraz yedek depo nedeniyle en az 500 km ve üstü menzil ile üretilmesi beklenmekte. Şu anki şehir içi toplu taşımada kullanılan menzil 450 km olduğu düşünülürse bu çok zor olmayacaktır.


Üç boyutlu baskı ile roket üretmek çok daha verimli



Uzay çağına girmeye başladığımız şu dönmelerde roketler ile ilgili müthiş gelişmeler olmaya devam ediyor. Space X’in geri dönüp inip tekrar fırlatılan roketlerinden sonra, üç boyutlu baskı ile hazırlanan roketler geleceğin üretim tekniği olabilir. Üstelik şirket Space X gibi roketlerini tekrar tekrar kullanabilmek üzere tasarlamış.



Firmanın anlattığı bilgilere göre roketi basmaları bir kaç hafta alırken eski teknikte aylar sürmekte. Hatta roketi inşa edecek ekipmanların hazırlanması yıllar sürebilmekteydi. Deyim yerindeyse bu gelişme roket inşasını kökünden değiştirmek üzere.



100 kat daha az parçaya sahip roket, deneme yanılma metodu ile hızla geliştirebiliyor. Üstelik üretim maliyeti de oldukça azalmış oluyor. Tek dez avantajı ise ağırlığının konvansiyonel rokete göre %10-20 arasında fazla olması. Bize göre en etkileyici konu ise roketin tek parça yapılması sayesinde birleştirilecek parçalardan çok daha farklı roket tasarımlarını üretmeye imkan vermesi.



Üç boyutlu baskı ile roket üretmek çok daha verimli



En önemli maliyet avantajı ise roketin kalkış sırasında Nozul kısmından egzoz gazlarının yüksek sıcaklıklara dayanabilmesi için yapılan soğutma sisteminin önceden binlerce küçük soğutma borusunun montajını gerektirmeden tek seferde basılabilmesi oldu. 2015 yılında kurulan şirket bu sayede kısa sürede ilk roketlerini fırlatacak.



Teknolojilerinde Starcraft’ta Protoss ırkından feyz alan şirket yazıcısının ismini Stargate, roket ismini Terran One ve Terran R, aviyoniklere ise Pylon ismini koymuş. İlke roketlerini Mart sonu gibi fırlatmayı planlıyorlar. Bu model alçak yörünge görevi yapabilecek fakat Tercan R, Ay ve Mars görevlerini yapabilecek kadar güçlü olacak.



Şimdideden 1.3 milyar dolarlık yatırım alan Relativity Space, 4.2 milyar dolar değerlemeye ulaşmış durumda.




Kaynak:https://www.relativityspace.com

Mixergy termosifonları enerji depolayıcı haline getiriyor



Yenilenebilir kaynaklara geçmek hem her ülkenin ekonomisine ciddi katkı sağlamakta hem de dünyayı karbon salınımından korumakta. Ancak bu konudaki en yeşil çözümlerden olan rüzgar ve güneş ne yazık ki hiç stabil kaynaklar değil. Hatta ülkemizdeki hidro kaynaklar bile su kıtlığından zaman zaman çalışmamakta.



Elektrik de anında tüketilmesi gereken bir çıktı olduğundan burada çelişkiler taşıyan ciddi bir zorluk başlıyor. Enerji temin eden şebekeler mecburen ihtiyaç durumunda anında devreye girebilen doğalgaz santrallerine ya da daha kötüsü kömür santrallerine mecbur kalıyor.



Enerji depolama tesisleri ise halen çok pahalı ve ekonomik getirisi az olduğundan çok kullanılamayn bir çözüm durumunda. Mixergy ise buna çok basit bir çözüm sunmuş olabilir.



Firma, evlerimizde de sıkça kendine yer bulan termosifonun çok daha ekonomiği ve aynı zamanda çevrecisi olmayı başarmış bir ürün ortaya koyuyor. İngiltere’de satılan bu çözümün çalışma prensibi şebekenin saatlik fiyat vermesinden yararlanıyor. İngiltere, yenilebilir enerji kaynaklarının dengesizliğinden dolayı saatlik negatif fiyat bile verebilen bir ülke durumunda. Yani elektrik tükettiğiniz için üstüne para bile alıyorsunuz.



Mixergy termosifonları enerji depolayıcı haline getiriyor



Bunu farkeden Mixergy, akıllı bir sistem yaparak ve suyu üstten ısıtarak müthiş bir çözüm geliştirmiş. Üstte duran sıcak suyun alttaki soğuk suyla karışmadığı prensibini kullanarak ısıtmayı üstten yapmakta ve tankın sadece bir kısmını sadece sıcak suyla doldurabilmekte. Böylece enerjinin düşük olduğu veya negatif olduğu saatlerde tüketerek gün içersinde kullanacağınız suyu hazır tutabiliyor.



Mixergy termosifonları enerji depolayıcı haline getiriyor



Teknolojik olsun diye bunu tahmin eden bir yapay zeka özelliğine, telefon üzerinden ne kadar suyun olduğunu belirten bir uygulamaya ve Alexa, Google Asistan desteklerine sahip. Basit gibi görünse de ülke çapında on binlerce hanede veya iş yerinde kullanıldığı senaryoda şebeke ve ülke için çok ciddi bir enerji depolama imkanı sunulmuş oluyor.




Kaynak:https://www.mixergy.co.uk
Hakkında
Konum: İstanbul,Ataşehir
Meslek: Internet Şirketi
İlgi Alanları: Ux, infrastructure vs.
Forum İmzası:
Phenom II X4 940, Asus M3A78T (790GX), 2x2 GB DDR2-800 ,Samsung 2333SW 23"", Sapphire Ati HD6870 1GB, 160 Gb Intel X25-M SSD ve SCYTHE Silent Box içinde 3,5" Western Digital 750 Gb 5400 rpm sessiz HDD, 16 Mb önbellek , Lian-li PC-C32 Fanları kısılmış Kasa, Be-Queit 450 Watt güç kaynağı, Samsung DVD-RW Gümüş ön yüz, Microsoft Sidewinder X6, Cyber Snippa Intelliscope fare, SONY KDF-E50A11E 50" 3LCD HDTV, 2x Saitek P3000 Gamepad Scythe Zipang soğutucu
Hakkımda:
0B2425D855DF460484433B3BDB24706D.jpg
Sistem ve Tercihleri
Bilgisayar
Ev sistemi
Bilgisayar
Mobil Cihazlar
Bilgisayar
Netbook
Bilgisayar
Mobil Operatör
Otomobil
Mercedes
Mobil cihaz
iPhone
Operatör
Vodafone
ISS
Superonline
Oyun Platformu
PC
Klima
Klima
Daikin
Game Center
GUNOKSAY
Temel Bilgiler ve İstatistikler
Aktiflik: Şu anda DH'de değil
Son Giriş: dün
Son Mesaj Zamanı: 3 ay
Mesaj Sayısı: 10.167
Gerçek Toplam Mesaj Sayısı: 18.367
İkinci El Bölümü Mesajları: 178
Konularının görüntülenme sayısı: 3.840.597 (Bu ay: 1.195)
Toplam aldığı artı oy sayısı: 10.058 (Bu hafta: 1)
En çok mesaj yazdığı forum bölümü: Donanım / Hardware
Mesajları
İkinci El Referansları
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.