Binbaşı
15 Kasım 2005
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
2 üye
Görüntülenme
Toplam: 272 (Bu ay: 1)
Gönderileri

Özellikle son zamanlarda çok sık karşılaştığım bir problem var. Isınma şikayetiyle ya da bakım için cihaz açılıyor. İşlemci ve VGA çip üstündeki eski termal macunu temizlemek için alkol/tiner/kolonya gibi bir sıvıya bulanmış pamuk kullanılıyor. Allah ne verdiyse foşur foşurr çiplere girişiliyor. İnanılmaz derecede ahmakça bir hareket. Bu çipler kenardan bir sıvı temas ederse adeta vakum gibi zaten altına çeker. Cihaz hemen bozulabileceği gibi bir süre normal çalıştıktan sonra saçmalamaya başlayıp nihayetinde tamamen susuyor.


Kısa sürede çipin altı fena halde oksitleniyor. Artık o cihazın kurtarılması çok zor. Anakarta direk monte olan işlemcinin sökülüp temizlenmesi ve geri takılması gerek. Çoğu zaman işlemci bozulmuş oluyor ve sonuç vermiyor. Bazen ağır oksitlenmeden dolayı bağlantılar tamamen çürümüş oluyor. Bazı anakartlarda ise işlemci köşelerden epoksi ile yapıştırıldığı için hasar vermeden sökülmesi zaten çok zor.


Bakımınızı kendiniz yapıyorsanız buna dikkat edin. Bir servise gidiyorsanız daha dikkat edin, çoğu fena halde kazmadır. Düzgün iş yapana denk gelme ihtimaliniz zayıftır. Kim olursa olsun, salağa anlatır gibi açıklayın, sakın bunu böyle yapmayın diye üstüne basa basa uyarın.


Bu arada "Nooolacah yeaa, termal macun zaten yalıtkan değil mi?" diyen oluyor. Termal macunlar %100 yalıtkan değil, ayrıca onca pislikle karıştıktan sonra herhangi bir yalıtkanın yalıtkan kalması zaten mümkün değil.


Fotoğraflar Lenovo V310-15ISK I7-7500U işlemcili bir notebook'a ait. Az önce kapağını açtım. Artık ilk baktığım yer işlemcinin kenarı oluyor zaten. Vaziyeti görünce aynen geri topladım.

10-15bin TL değerinde son model makinalarını termal bakım için bilgisayarcıya götürüp pert ettiren çok kişi görüyorum. Eğer makina o anda bozulmayıp ertesi gün sizin elinizde susarsa hiçbir şey iddia edemezsiniz. İşlem esnasında bile makine susarsa yine işiniz zor, çamura yatarlar. Yediği haltın farkına varanlar bazen kenarları temizleyip iade ediyor. O zaman başına ne geldiği de anlaşılmıyor.


Ne olursa olsun, çip altına herhangi bir şey kaçıracak kadar rahat hareket edilebilmesine hakikaten inanamıyorum...


Özellikle son zamanlarda çok sık karşılaştığım bir problem var. Isınma şikayetiyle ya da bakım için cihaz açılıyor. İşlemci ve VGA çip üstündeki eski termal macunu temizlemek için alkol/tiner/kolonya gibi bir sıvıya bulanmış pamuk kullanılıyor. Allah ne verdiyse foşur foşurr çiplere girişiliyor. İnanılmaz derecede ahmakça bir hareket. Bu çipler kenardan bir sıvı temas ederse adeta vakum gibi zaten altına çeker. Cihaz hemen bozulabileceği gibi bir süre normal çalıştıktan sonra saçmalamaya başlayıp nihayetinde tamamen susuyor.


Kısa sürede çipin altı fena halde oksitleniyor. Artık o cihazın kurtarılması çok zor. Anakarta direk monte olan işlemcinin sökülüp temizlenmesi ve geri takılması gerek. Çoğu zaman işlemci bozulmuş oluyor ve sonuç vermiyor. Bazen ağır oksitlenmeden dolayı bağlantılar tamamen çürümüş oluyor. Bazı anakartlarda ise işlemci köşelerden epoksi ile yapıştırıldığı için hasar vermeden sökülmesi zaten çok zor.


Bakımınızı kendiniz yapıyorsanız buna dikkat edin. Bir servise gidiyorsanız daha dikkat edin, çoğu fena halde kazmadır. Düzgün iş yapana denk gelme ihtimaliniz zayıftır. Kim olursa olsun, salağa anlatır gibi açıklayın, sakın bunu böyle yapmayın diye üstüne basa basa uyarın.


Bu arada "Nooolacah yeaa, termal macun zaten yalıtkan değil mi?" diyen oluyor. Termal macunlar %100 yalıtkan değil, ayrıca onca pislikle karıştıktan sonra herhangi bir yalıtkanın yalıtkan kalması zaten mümkün değil.


Fotoğraflar Lenovo V310-15ISK I7-7500U işlemcili bir notebook'a ait. Az önce kapağını açtım. Artık ilk baktığım yer işlemcinin kenarı oluyor zaten. Vaziyeti görünce aynen geri topladım.

10-15bin TL değerinde son model makinalarını termal bakım için bilgisayarcıya götürüp pert ettiren çok kişi görüyorum. Eğer makina o anda bozulmayıp ertesi gün sizin elinizde susarsa hiçbir şey iddia edemezsiniz. İşlem esnasında bile makine susarsa yine işiniz zor, çamura yatarlar. Yediği haltın farkına varanlar bazen kenarları temizleyip iade ediyor. O zaman başına ne geldiği de anlaşılmıyor.


Ne olursa olsun, çip altına herhangi bir şey kaçıracak kadar rahat hareket edilebilmesine hakikaten inanamıyorum...


Bir süre araştırıp incelemeleri okuduktan sonra bu kartı ikinci el aldım.

Öncelikle şunu söylemek lazım ki; aslında bu kart GPU ve VRAM leri soğutma konusunda oldukça başarılı bir kart. VRAM sıcaklığı 80 leri bile zor görüyor. Fakat bana denk gelen örnekte, ekran alıntısında görüldüğü gibi yük altında VRAM sıcaklığı 106 dereceye vuruyor ve bu noktada kart frene basıp GPU frekansı ve voltajını düşürüyor. Biraz araştırma yapınca GDDR6 belleklerin güvenli çalışma sıcaklığının 92 derece altı olması gerektiğini öğrendim. Bunun üstü tehlikeli. Kartın techpowerup'daki bilgilerinde bios yazılımı tarafından müsaade edilen maks. sınırın 105 derece olduğu görülüyor. Kartın VRAM soğutmasında sıkıntı var, ve 105 derece aşılınca frene basıyor, bu arada nefes alıp 105 altına inince gazlıyordu. GPU-Z de görüldüğü gibi dur-kalk şeklinde inip çıkıyordu.

XFX Radeon RX 5700 XT THICC III deki Üretim Hatası XFX Radeon RX 5700 XT THICC III deki Üretim Hatası

Kartı fiziki olarak incelerken, üst kenarından bakınca ram çiplerinden birinin termal padinin eksik olduğunu ve soğutucu ile temas edemediği için ısısını aktaramadığını farkettim. Kartın garanti etiketleri üzerindeydi ve müdahale yoktu. Yani fabrikası oraya termal pad koymayı unutmuş!!!

Sorunu size gösterebilmek için Techpowerup'daki incelemesinde yer alan bir fotoğraf üzerinde eksik termal padi işaretledim. İşaretli pad benim kartta yerinde yok! Isısını soğutucuya iletemeyen gariban ram çipi de kart tarafında işaretli.

XFX Radeon RX 5700 XT THICC III deki Üretim Hatası

Aslında basit bir müdahale ile eksik termal pad tamamlanıp sorun çözülebilirdi. Fakat garanti etiketlerini bozmak gerekeceğinden müdahale etme şansım olmadı. Kartı aldığım arkadaşı arayıp durumu izah ettim. Sağolsun, bana sıkıntı yaşatmadı ve kartı iade aldı. Garantiye göndermesi gerektiğini, büyük ihtimalle yenisini vereceklerini söyledim. Fakat kartın sorunlu olduğuna kendisini ikna etmeyi başaramadım. Bu kartla şimdiye kadar sorunsuz oyun oynadığını, Furmark testinin zaten kartı çok zorladığı için pek bir anlam ifade etmediğini söyledi. Bu kartlar zaten ısınıyormuş, normalmiş... Kart ısınmıyor, görüldüğü üzere sadece bir VRAM çipi kavruluyor fakat anlatamadım ve kartı benden geri alıp, aynen tekrar ilana koydu...

Hani kolay kolay memnun olmayan, bahane uyduran, aşırı kıl insan tipi olur ya. Benim öyle biri olduğumu düşünüp sözüme itimat etmemiş olabilir belki. Oldukça iyi derecede elektronik bilirim ve bu aletlerle de yıllardır oynuyorum. Sorun tespitim 2x2=4 kadar net aslında ama...

VRAM ısınma sorunu bir çok 5700XT kartta mevcut. Aldığınız kartı iyice test edin ve 90-92 dereceyi geçiyorsa karta güvenmeyin. Siz farkında olmadan ram ler can çekişiyor olabilir. Bana denk gelen örnekte pad eksik olduğu için sorun tolere edilemeyecek kadar uç noktadaydı, yani bu kart böyle kullanılamaz. Pek çok kartta ise ya soğutucu tasarımı sorunlu, ya da fabrikanın kullandığı termal padler aşırı dandik olduğundan bellekler güvenli sınıra çok yakın ya da üzerinde çalışıyor. Asus bu yüzden kartlarını revize etmek durumunda kaldı diye biliyorum. 90 derece üstüne çıkan VRAM li eski kartları almış olanlara bir çözüm sundu mu acaba?
https://www.teknobiyotik.com/donanim/anakart-mainboard/asrock-b450m-pro4-socket-am4-ddr4-3200mhz-oc-quad-crossfirex-ultra-m-2-usb-3-1-gen1-hdmi-dp-vga-matx-anakart.html
https://www.teknobiyotik.com/donanim/anakart-mainboard/asrock-b450m-pro4-socket-am4-amd-3000-serisi-islemciler-ile-uyumlu-versiyon-ddr4-3200mhz-oc-quad-crossfirex-ultra-m-2-usb-3-1-gen1-hdmi-dp-vga-matx-anakart.html


Bu ikisi aynı anakart değil mi? Aynı kartın neden Ryzen 3000 uyumlu diye listelenip 100TL pahalı olduğunu anlayamadım.

Eğer ilk kartın Ryzen 3000 ile çalışması mümkün değil ise bu ayıp. Bütün markalar bios update ile bunu sağlamış.

Her iki kart aynı, fakat ikincisi Ryzen 3000 için güncellenmiş bios ile geliyorsa bunun için 100TL fark talep etmek ne demek?


Edit: Asrock resmi sitesinde gördüğüm kadarıyla böyle bir ayrım yok. Ryzen 3000 için bios güncellemesi yayınlanmış. Biosu biz güncelleyip +100TL nizi alırız gibi bir durum var anlaşılan.
Bir süredir opera bir sekmede video açık ise sistemi çok sıkıştırıp çakılmasına sebep oluyordu. Maden kazan virüs falan bulaştı diye düşünerek yeniden windows kurdum. Sorun devam ediyor. Hem CPU hem GPU yu çok fazla kullanıyor. Birden fazla sekmede video açıksa sonuna kadar kullanıyor. Biraz araştırınca problemin güncel opera'dan kaynaklandığını gördüm. Sekme üzerinde görüntülediği ses aktivitesi animasyonu soruna neden oluyor. İlginç bir şekilde imleci buraya getirince CPU GPU kullanımı normal seviyelere dönüyor.

Aynı şekilde sorun yaşayıp çözmüş olan var mı?

http://video.haberturk.com/haber/video/ygsde-sifreli-kopya-skandali/49463
http://www.bizkackisiyiz.com/haber.php?haber_id=8917
http://www.facebook.com/video/video.php?v=423958878094&oid=22160303736&comments

Kendi amaçlarına hizmet edecek "insan"ları önemli mevkilere koymak ve kurumları ele geçirmek için her türlü sınavda bu yıllardır yapılıyor. Ders çalışmak yerine cemaatin gözüne girmek lazım arkadaşlar. Bunların arasına girip Atatürk' e, Cumhuriyete hakaret etmeniz ve mümkün olduğu kadar çok arkadaşınızı cemaate kazandırmanız gerekiyor. Eğer bunu yapabilecek kadar şerefsiz ya da beyinsiz olabilirseniz önünüz açık. Lanet olsun!!!
PSU verimliliğinin elektrik faturalarımıza nasıl yansıdığını bir örnekle açıklamaya çalışalım.

günde 12 saat açık olan orta halli bir sistemimiz var diyelim. Sistemimizin güç tüketimi işlem yüküne göre değişmekle birlikte bu çalışma süresi içinde sürekli yük altında olmayacağından ortalama olarak çekilen güç 300W diyelim. Bu arada PSU muzun verimliliğinden kaynaklanan kaybı şimdilik hesaba katmıyoruz.

Öncelikle sistemimizin günde kaç Kwh elektrik harcadığını hesaplayalım.

Ortalama güç tüketimi 300w olan sistemimiz 1 saatte 0.3Kwh, 12 saatlik günlük çalışaması boyunca 0.3Kwh x 12 = 3.6Kwh, bir ay boyunca 3.6Kwh x 30 = 108Kwh elektrik tüketecektir.

Şimdi iki farklı verimlilik seviyesinde PSU ile hesaplama yapıp verimliliğin faturalarımızı ne kadar etkilediğini görelim

İlk PSU muzun verimliliği %80 olsun. PSU verimliliğini hesaba kattığımızda tüketim 108Kwh / 0.80 = 135Kwh olur.

İkinci PSU muzun verimliliği % 90 olsun. 108Kwh / 0.90 = 120Kwh

Şimdi birim fiyat ile çarpalım. Elektriğin Kwh fiyatı hatırladığım kadarı ile en son 0.16TL idi, zamlanmış olabilir.


PSU muzun %100 verimli olduğunu varsayarsak ki bu fizik yasaları gereği imkansızdır :)) elektrik tüketimimiz 108Kwh x 0.16TL = 17.28TL
%80 verimliliğe sahip PSU ile aylık elektrik tüketimimiz 135Kwh x 0.16Tl = 21.6Tl
%90 verimliliğe sahip PSU ile aylık elektrik tüketimimiz 120Kwh x 0.16Tl = 19.2Tl

%10 gibi ciddi bir verimlilik artışı aylık faturamıza sadece 2.4TL olarak yansıyor. Bu arada 80+ düz sertifikalı bir PSU ile 90+ denilebilecek platinium sertifikalı ve henüz örnekleri piyasa çıkmamış PSU lar arasındaki fiyat farkını takdir edersiniz. :))

Kısacası kesinlikle bazı ürün tanıtımlarında abartıldığı kadar getirisi yok. Tükettiğiniz kadar ödeyin deyip havaya saçılmış paraları gösterince ister istemez insanlar ciddi bir fark bekliyorlar.

PSU Verimliliği konusuna ödeyeceğiniz fatura olarak bakarsanız görüldüğü gibi çokta bir getirisi yok fakat tabloya biraz geniş açıdan bakıldığında işler değişiyor. Çalışan milyonlarca sistem gözönüne alınıp enerji üretmek için büyük ölçüde hala fosil yakıt kullandığımız ve dünyayı yaşanamaz bir yer haline getirmek üzere olduğumuz düşünülürse enerji verimliliğinin ne kadar önemli olduğu anlaşılacaktır. Konu bu noktadan itibaren çok farklı yerlere kayabilir, bu kadarı yeterli. :))

Bütün bunların dışında verimliliği yüksek PSU ların daha ileri teknolojiye sahip olduğunu, daha az ısınıp daha düşük fan devri ile daha sessiz çalıştığını, dolayısı ile daha uzun ömürlü olabileceklerini sanırım söylemeye gerek yok.
Forumu takip edenler bilir. Uzun zamandır bu konu her tartışıldığında elimden geldiğince tek rail sisteminin ne kadar sakat olduğunu, tek railin sanki bir yenilik yapmış gibi bazı uyanık üreticilerin ürünlerini ön plana çıkarma çabasından ibaret olduğunu anlatmaya çalıştım. Tek rail PSU ların daha güvenilir, daha kaliteli, daha güçlü vs. vs. olduğu iddia edildi, hiç alakası yok. Tek rail için anlatılanlar şehir efsanesinden ibaret. Tek rail sistemi boşu boşuna güvenliği elden bırakıp risk almaktan başka bir şey değil.

Az buçuk ingilizce bilen arkadaşlar aşağıdaki linkte tek rail mitlerinin gayet bilimsel açıklamalar ve deneylerle nasıl yerle bir edildiğini görecekler.

http://www.antec.com/Believe_it/PSU/index.php



----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Efsane 1: Sadece tek kanallı Güç kaynakları Üst Düzey ekran kartlarını kaldırır:

Bazı forumlar ve forum kullanıcıları ve hatta bazı büyük üreticiler +12 V tek kanallı güç kaynaklarının satışı ve kullanıcıları korkutmak için ekran kartlarıyla çok daha iyi çalıştığı dedikodusunu yaymaktadır. Bu kesinlikle tamamen anlamsızdır. Bu yargıya daha iyi varabilmek için, çeşitli senaryolar üstünde çalışalım ve güç kaynağının ekran kartına nasıl dağılım yaptığını görelim. Bugün piyasada bir çok değişik ekran kartı bulunmakta. Kullandıkları çiplerin farklarına göre istedikleri güç oranları da doğal olarak değişmekte. TDD (Thermal design power) Ekran kartının harcadığı toplam güç anlamına gelmektedir. Ekran kartları, özellikle güncel ekran kartları güç kaynağına pci-express kablosu ile bağlanmaktadır. Ekran kartınn isteyebileceği pci express bağlantı sayısı ciddi değişiklikler gösterebilir. Bazı kartlar tek 6 pin pci express konnektörü isteyebilir, bazıları iki, bazıları bir 6 pin ve bir 8 pin isteyebilir.Genel olarak diyebiliriz ki ekran kartı daha komplike ve üst düzey oldukça, ekran kartına gereken güç de o kadar artar.Bugün hemen hemen tüm üst düzey ekran kartları 1 adet 6 pin ve 1 adet 8 pin pci express kablosuyla gelmektedir. Not: Bir çok kişinin bilmediği bir husus vardır. Anakart üzerindeki pci express yoluyla da güç iletimi yapılır. Bu slotda, 24 Pin güç kaynağı konnektöründen beslenir.

Tüm konnektörler ve slotlar için maksimum güç dağılımı (ekran kartına giden) aşağıdaki tablodaki gibidir:


Pci-e slotu (24 pin anakart güç konnektörü üzerinden) 75 Watta kadar, (6.25A)x2 SLI ile X3 Triple Sli ile

6 Pin PCİ Express Konnektörü 200 watta kadar 6+2 pin pci express konnektörü 200 watta kadar (~17A)


Teorik olarak hepsi birlikte ekran kartının güç tüketimi 300 watta kadardır. Ve görebileceğiniz gibi, hangi ekran kartını kullandığınız farketmeksizin, gücün dağılımı için birden fazla yol vardır. 75 Wattda 6.25Amper, sadece pci express slotundan, ve yine 200 watta kadar (17 Amper civarında) pci express konnektöründen. Görebileceğiniz gibi, bu gücün dağılım biçimine göre,Antec ya da benzeri çok kanallı bir güç kaynağından 12V kanallarından her hangi birine aşırı yükleme yapmanızın imkanı yoktur. (Güç kaynağı ekran kartı için yeterli olduğu sürece örneğin GTX 580 ekran kartına 300 watt bağlamamak gibi)



Tek kanal efsanesinin kaynağı ekran kartının çok kanallı güç kaynaklarında herhangi bir kanaldan, kanalın verebileceğinden çok güç çekmesine dayalıdır. Bu sayede OCP devreye girerek güç kaynağını kapatır ve komponentlere zarar gelmesini engeller. Fakat bu gerçekten modern sistemlerde böyle midir? Açıkçası az önce bilimsel olarak açıkladığımız gibi çok kanallı gç kaynaklarında tüm kanallar OCP korua faktörü altındadır. Bu bilimsel gerçekliği daha fazla desteklemek için farklı kablo ve güç dağılımları üzerinde tekrar duralım. Üst düzey ekran kartlarında 2 ya da 3 kanallı 12 V kanallı 3 güç girişine kadar (power input) bağlantı yolu gerekmektedir.
PCI Express slotu 75 Watta kadar destek verebilmektedir, fakat bu yolun +12V kanalı ise 480 watta kadar limitlidir. Ekran kartının TDP değeri için gereksinim olan geri kalan güç ise 6 veyahut 8 pin ya da her iki bağlantı yolu kullanılarak sağlanır. Tipik Antec, Enermax ya da benzeri çoklu kanal yapısı kullanan güç kaynaklarında 40 Amper OCP kurulum noktasıdır, uygun olan toplam güç ise +12V kanalı vasıtasıyla 6 ya da 8 pin konnektörüyle beraber 40 Amper +12V = her biri 480 Watt olacak şekildedir. Bu herhangi üst düzey tekli ya da çoklu ekran kartı kullanımı için gereken maksimum değerin oldukça üzerinde ve fazlası bir güçtür. Antec çok kanallı güç kaynağı ekran kartına lazım olan tüm geri kalan (anakartın ilettiği dışında kalan güç) pci express kabloları sayesinde iletmektedir. Bununla beraber, tüm kanallardan dağıtılan güç OCP korumasıyla 40 Ampere kadar dengelenmiştir. Elbette bu değerler, güç kaynağının maksimum çıkışına bağlı olarak doğru orantılanmıştır. Ancak tüm yeni çoklu kanal teknlojisi kullanan modeller, ATX standartlarının getirdiği 20 Amperin tam 2 katını sunarak 40 Amper seviyesini kullanmaktadır. BUnun anlamıda en üst düzey ekran kartları için bile gereğinden fazla güce sahipsiniz demektir! Bir efsane için gereğinden çok daha fazlası!



İşte yukarıda klasik 2 yollu sli dizilimi görülmekte. 12V 1 kanalı maksimum 150 watt gücü pci express kanalları aracılığıyla sunmakta. 6 pin ya da 6+2 pin express konnektörler geri kalan güç gereksinimi için kullannılmakta. 40 Amper OCP her kanalda yani 12V çıkışında konumlandırılmış olarak yani 480 W güç değeri her bir +12V kanal yoluyla iletilmekte. Her kart için ayrı kanal kullanılması demek her kartın TDP 230 W ayrımı demektir, üstelik kartlar tam güçte çalışırken bile.
Görüleceği üzere, ekran kartlarını çalıştırma kabiliyeti açısından çoklu kanal yapısında herhangi bir farklılık söz konusu değil. Bununla beraber, çoklu kanal yapısının tekli kanal yapısına oranla çok büyük bir farkı bulunmakta: GÜVENLİK. Modern çoklu kanal kullanan güç kaynakları, sahip oldukları mühendislik yapısı ve çoklu kanal dağılımı sayesinde siz ne yaparsanız yapın sistem içersinde 12V kanallarına aşırı yük binmesini engeller (doğru konfigürasyonlar dahilinde). Ayrı güç kanalları demek, her bir kanal OCP limitleriyle korunyor demektir. Bu da, yüksek gücün ekstra koruma altında doğru, kararlı ve GÜVENLİ bir biçimde gelmesi demektir.

NOT: Bir çok tek kanallı güç kaynağı (piyasadan araştırıp bu modelleri tespit edebilirsiniz) OCP korumasını 60-70 Amper taşıyan 12V kanalı üzerine vermek yerine 10-20 Amper taşıyan 3.3V ve +%V kanallarına vermektedir. Acaba 70 Amper taşıyan kanal yerine 10 Amper taşıyan kanalları korumak daha mı mantıklıdır?

Özetlemek gerekirse: Herhangi bir güç kaynağının belli başlı ekran kartlarına yeterli gelmemesinin altında yatan sebep o güç kaynağının toplam çıkış gücünün o model ekran kartına yetmemesidir. Örneğin 400 Watt güç kaynağı ile GTX 580 kullanmaya çalışmak gibi. Bu tüm marka ve model güç kaynaklarında böyledir ve tek kanal çok kanal yapısıyla bir alakası yoktur.
Buna paralel olarak üst düzey markalı çoklu kanal yapısı kullanan güç kaynaklarının güncel ekran kartı kombinasyonlarıyla aşırı yük oluşturup sıkıntı çıkartması mümkün dğildir. Şu halde ekran kartı çalıştırma ve yeterlilik prensipleri göz önüne alındığında ve bilimsel olarak açıkladığımız tablolara da bakıldığında tek koruması olan tek kanallı bir güç kaynağının, her kanalda koruması olan çok kanallı bir güç kaynağından daha iyi olduğunu iddia etmek ne kadar doğrudur. Esas soru ise; milyarlarca lira verip para harcadığınız sistemi tek koruması olan güç kaynağına mı yoksa çok kanallı çok korumalı bir güç kaynağına mı emanet ederdiniz???


----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Sonuç olarak gerekli araştırmayı yapıp sisteminiz için yeterli toplam çıkış gücüne ve kaliteye sahip bir PSU satın aldığınızda yeterlilik, stabilite, kalite vs vs. olarak ister single rail olsun ister multi rail olsun aralında kesinlikle bir fark yoktur. Bu farklılıkların rail yapısı ile uzaktan yakından ilgisi yoktur. Var olduğunu iddia etmek saçmalıktır. Bu iki sistem arasındaki tek fark multi rail in ortaya çıkması muhtemel bazı özel durumlarda güvenlik için daha etkili bir sistem olmasıdır, var olma amacı budur.

Edit: İlk çeviri eklendi.
Uzun süre kullandığım Mushkin 2x1gb 1066Mhz kitin ardından sistemi daha rahatlatmak için 2x2Gb lık yeni bir kit almaya karar verdim. Yurtdışından gelecek olan bir arkadaşıma bu kiti (G.SKILL [PI] DDR2 PC2 8800 CL5 4GB) sipariş ettim ve sağolsun gelirken getirdi.

Soğutucusu menteşe gibi birleştirilmiş kıvrımlı iki parçadan oluşuyor ve gayet hoş duruyor. Yeni nesil düşük voltaj ile çalışan DDR2 bellek yongaları kullanılmış. Yüksek frekansda daha stabil bir çalışma için 8 katman PCB kullanılarak tasarlanmış. SPD tablosuna baktığımızda 1.9v gibi bir voltaj ile 1066Mhz yapabildiğini görüyoruz, bu daha az güç tüketimi ve daha az ısı anlamına geliyor. Modüller 1100Mhz (8800CL5) olarak etiketlenmiş ve üretici bu değerlerde stabil çalışmayı garanti ediyor (1100Mhz 5-5-5-15 1.9v) İlk başta düşük voltaj ile çalışabilmesi overclock için iştahımı epeyce kabartmıştı ama umduğum kadar olmadı. 1.9v Default voltaj ile 1160Mhz de stabil çalıştı. Stabil olarak en fazla 1170Mhz yapabildim ve ilginçtir bu değerlere default voltaj ile ulaşıldığı halde voltaj arttırsam dahi daha öteye gidemedim. Sanıyorum yeni nesil DDR2 bellek yongalarının overclock konusunda voltaja duyarlılığı neredeyse hiç yok. Yinede 2x2Gb lık bir kit için oldukça başarılı değerler.




















Detaylı incelemelere bu linklerden ulaşılabilir.

http://www.overclockersonline.net/?page=articles&num=1981&pnum=0
http://overclockzone.com/tor_za/year_2008/08/G.SKILL_F2-8800CL5D-4GBPI/index4.htm
Bu aktif PFC muhabbeti artık kabak tadı vermeye başladı. belki 30 kere açıkladım. Her aksi iddia edildiğinde bu başlığı yukarı taşıyacağım bundan sonra.

AKTİF PFC REGÜLASYON DA YAPAR

Aktif PFC aynı zamanda "Boost swicthching regulator" (yükselten anahtarlamalı regülatör) yapısındadır.

Aktif PFC şebekeden Aldığı 100 - 240 VAC aralığındaki gerilimi 400VDC ye çevirir. Asıl güç dönüşümünü yapan kısıma şebeke voltajı 100 - 240 VAC aralığında hangi değeri alırsa alsın SABİT 400VDC gerilim sağlar. Reaktif bozulmayı önlemenin yanı sıra böyle bir ikinci fonksiyonu da vardır. Regülasyon yapmıyor olsa idi bunu yapabilir miydi? Yoksa regülasyonun başka bir anlamı mı var?



Bana bir faydası yok gereksiz diyenler var. Kardeşim; Aktif PFC si olmayan PSU nun 80+ sertifikası da olmaz, hiç örneği yoktur. Çünkü düşük maliyetli eski teknoloji kullanırlar, verimsizdirler, gürültülü çalışırlar, belli bir seviyenin üzerinde stabil güç sağlayamazlar. Anlayacağın şu ki eğer APFC var ise o PSU belli bir standardın üstündedir. Hiç anlamıyorsan bari en azından bunu bil.

Bildiğiniz gibi biz 220V şebeke standardını kullanıyoruz. APFC olmayan bir PSU kullanılan sistem şebeke gerilimi mesela 180V un altına inip çıktığında sistemi kapatır ya da resetlenmeye yol açar. APFC li bir PSU ise çalışmasını aynen sürdürür, çünkü APFC belirtilen sınırlar içerisinde şebeke gerilimi hangi değeri alırsa alsın asıl güç dönüşümünü yapan kısıma 400VDC gerilim sağlamaya devam etmektedir.

Asıl amaç şebeke gerilimini regüle etmek değil üretilen PSU nun UNIVERSAL güç girişine sahip olması, yani ülkeye göre değişen şebeke standartlarına uyumlu olmasıdır. Fakat bunun sağlanabilmesi için PFC nin regülasyon yapması şarttır.

Umarım yeterince açıklayıcı olmuştur.
Hakkında
Konum: Ankara
Forum İmzası:
Canon EOS 60D, EF 70-200mm f/4 USM L IS, EF 100mm f/2.8 USM L IS

flickr
Temel Bilgiler ve İstatistikler
Aktiflik: Şu anda DH'de değil
Son Giriş: 7 ay önce
Son Mesaj Zamanı: geçen yıl
Mesaj Sayısı: 1.301
Gerçek Toplam Mesaj Sayısı: 1.555
İkinci El Bölümü Mesajları: 64
Konularının görüntülenme sayısı: 46.757 (Bu ay: 73)
Toplam aldığı artı oy sayısı: 230 (Bu hafta: 0)
En çok mesaj yazdığı forum bölümü: Donanım / Hardware
Mesajları
İkinci El Referansları
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.