Şimdi Ara

meteor yağmuru (36. sayfa)

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
2 Misafir (1 Mobil) - 1 Masaüstü, 1 Mobil
5 sn
1.450
Cevap
3
Favori
40.511
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
Öne Çıkar
0 oy
Giriş
Mesaj
  • Cemil Meriç, kendini, yazar ve hocayım. Başlıca işim düşünmek ve düşündüklerimi cemiyete sunmaktır, diye tanımlayan özgün bir fikir adamıdır.
  • ŞEYH BEDRETTİN-İ SİMAVİYE GAZEL

    varsa devran içinde devran
    bu devranın devranıyız biz
    o canlar ki cananından taşra düşmüştür
    cananıyız biz

    gönül mahzun
    ay karanlık
    yıldızlar gözden nihan olsa da
    arşı ferşi ışıktan titretecek
    bir aydınlık imkanıyız biz

    ince bir yağmura gerçi asılmıştır
    -serez'in esnaf çarşısı'nda-
    uzadıkça uzar gölgesi darağacından
    o asırdan bu asıra
    şeyh bedrettin-i simavi'nin
    elhak/devamıyız biz

    geçer mermi ıslıklarıyla/tek tek
    vurduğunu dağıtan
    sunturlu mısralar
    rediflerin gümbürtüsü akla ziyan
    tantanalı bir kavganın demek
    gazelhanıyız biz

    tohum ağaç ve orman
    ölümün içerdiği hayat
    buhara inkilap eden su
    -iriş dede sultanım iriş-
    gün bu gün saat bu saat
    diyalektiğin fermanıyız biz

    ATTİLA İLHAN




  • GECE İÇİNDE

    Sıcacık bir yağmur siner
    kara gecenin içine,
    toprak somun gibi kabarır.

    Tak tak vurulur kapıma,
    kişner kapımda kır atım,
    dünyam gümüşler kuşanır.

    A.KADİR
  • DEME

    Bu ne bitmez yolmuş, deme
    bitmedik yol yok.
    Bu ne aşılmaz dağmış, deme
    aşılmadık dağ yok.
    Bu ne erişilmez ülkeymiş, deme
    erişilmedik dağ yok.

    Kendini kapıp koyverme.

    A.KADİR
  • PİNG-PONG MASASI

    ...............................
    Beyaz iplik sert iplik ve tak tak
    Yuvarlak top küçük top ve tak tak
    Ping-pong masası varla yok arası
    Ben ellerim kesik varla yok arası
    ...... Öpüçüğüne eyvallah ve tak tak
    Beraber sinemaya ... evet ... ve tak tak
    Ping-pong masası varla yok arası

    Öküzün gözü veya dananın kuyruğu
    Kadifekale veya Sen nehri
    Ha Sezai ha ping-pong masası
    Ha ping-pong masası ha boş tüfek
    Bir el işareti eyvallah ve tak tak
    Gözlerin ne kadar güzel ne kadar iyi
    Ne kadar güzel ne kadar sıcak
    Tak tak tak tak tak tak tak

    SEZAİ KARAKOÇ
  • PİNG-PONG MASASI

    ...............................
    Beyaz iplik sert iplik ve tak tak
    Yuvarlak top küçük top ve tak tak
    Ping-pong masası varla yok arası
    Ben ellerim kesik varla yok arası
    ...... Öpüçüğüne eyvallah ve tak tak
    Beraber sinemaya ... evet ... ve tak tak
    Ping-pong masası varla yok arası

    Öküzün gözü veya dananın kuyruğu
    Kadifekale veya Sen nehri
    Ha Sezai ha ping-pong masası
    Ha ping-pong masası ha boş tüfek
    Bir el işareti eyvallah ve tak tak
    Gözlerin ne kadar güzel ne kadar iyi
    Ne kadar güzel ne kadar sıcak
    Tak tak tak tak tak tak tak

    SEZAİ KARAKOÇ
  • ya keloğlan abicim ben çok fena oldum ya:)
    harbi harbi...

    çok takılamıyorum ama burda süper bi antoloji oluşuyor hakkaten burdakileri şöyle güzelce bi word e aktarmak lazım...

    bu arada ilk öpücükle alakalı şiirler var mıdır?ben yazmaya çalışıyorum ama beceremiyorum,gözlerimin önünde çakan şimşeğin körlüğü geçmedi hala....
  • <blockquote id='quote'><font size='1' face='Verdana, Arial, Helvetica' id='quote'>quote:<hr height='1' noshade id='quote'><i>Originally posted by crow</i>
    <br />ya keloğlan abicim ben çok fena oldum ya:)
    harbi harbi...

    çok takılamıyorum ama burda süper bi antoloji oluşuyor hakkaten burdakileri şöyle güzelce bi word e aktarmak lazım...

    bu arada ilk öpücükle alakalı şiirler var mıdır?ben yazmaya çalışıyorum ama beceremiyorum,gözlerimin önünde çakan şimşeğin körlüğü geçmedi hala....
    <hr height='1' noshade id='quote'></blockquote id='quote'></font id='quote'>

    Crow Kardeş,
    "Körlüğün" tadını çıkart hazır şimşek çakmışken. Bak bakalım İlhan Berk ne demiş "ilk öpüş" hakkında:

    ÇOK UZUN BİR GÜNDÜ AŞKA DÖNÜYORDUM

    Çok uzun bir gündü aşka dönüyordum
    Çok uzun, yavrum, çok uzun seni sevmekten
    İşte diyordum ilk öpüş işte masmavi yarığın
    İşte yedisi sabahın ve ıslak ağzının
    İşte eski bir otu kasıklarının ve karnının
    İşte dilinin getirdikleri işte ormanlarım
    İşte döşekte çırılçıplak upuzun uyanışın
    İşte kayaya vuran eski gölgen eski sesin
    İşte o ağzındaki esmer kuş o yaban ırmak
    Kal öyle diyordum böyle anadan doğma iç içe
    Kal öyle ilkin orandan öpeceğim diyordum
    Aşk ki karadır tek heceli bir sözcüktür
    İşte tam böyle, sevdalım, tam böyle diyordum.

    İLHAN BERK




  • ÖPÜŞ TADINDA

    Bir şiir
    Tek bir şiir yazmalıyım
    Uyağı rüzgar olan
    Yağmura bürünmüş soluğu

    Bir gün
    Tek bir gün kalmalı
    Benden kalacaksa geriye
    Bir öpüş tadı dudağımda

    Ve bir öpüş tadında
    Olmalı o şiir de

    AHMET UYSAL
  • Yağmur Altında Öpüşmek

    hava kararmıştı
    yağmur yağıyordu
    dudakları sımsıcaktı
    elleri üşüyordu
    bir öptüm
    bir daha öptüm
    kimseler görmedi öpüştüğümüzü
    yağmurdan başka
    iki gözüm çıksın
    şimdi ne zaman yağmur yağsa
    utanıyorum...

    Ümit Yaşar Oğuzcan
  • SEVGİLİMSİN

    Sevgilimsin, kim olduğunu düşünmeye vaktin yok, yapacak işleri düşünmekten
    Kalabalığın içinde kalabalıktan biri
    Gecenin içinde bir yıldız, yitip gitmiş çocukluk gibi
    Sevgilimsin, ak dişlerini öpüyorum, aralarında bir mısra gizli
    Dün geceki tamamlanmamış sevişmeden

    Sevgilimsin, boğuk aşkım, kanayan gençliğim
    Uçuruyorum seni çocukluğuna doğru
    Kanatların yoruluyor, ter içinde kalıyorsun
    Gece yanıbaşımda bağırarak uyanıyorsun
    Her sabah el sallıyorum metalle karışmana

    Sevgilimsin, arasına bir kâğıt koyup erteliyoruz aşkı
    Otobüslerde ve trenlerde kaçamak yaşanan
    Ve bedenlerimiz kana kana kanayamadan yan yana

    ATAOL BEHRAMOĞLU
  • BEKLEMEK

    Gözler önünde işte
    Gittikçe arınıyorum kendimden
    Her giden güzelleşir
    Gidiyorum güzelleşmek için
    Unutulsun diye çirkinliklerim
    Gelecek birisi güzeldir
    Gelince güzel değil
    Hele gelmişse çirkin
    Yaşam, ölüm gelecek diye güzel
    Ey güzeller güzeli beklediğim
    Kaç saatim, kaç dakikam ya da saniyem
    Artık ne gelmek ne de gitmek
    Yaşamın en zor yanı beklemek
    Hiçbirimiz beklemedik doğmayı,
    Doğduğumuzdan beri beklediğimiz
    ÖLMEK

    AZİZ NESİN
  • Bu şiir şu an sanki benim için yazılmış: Burası tek başına çekilmez oluyor, gel de şimdi imagine76 yı arama!

    BULUT

    Kestik artık umudu
    yağmurdan
    yürek biçimini
    alsa da gökyüzündeki
    küçük bulut

    SUNAY AKIN
  • BİR İLKBAHAR ŞİİRİNE BAŞLANGIÇ

    Hava ne kadar güzel öğretmenim
    Yollar ağaçlar kuşlar ne kadar güzel
    Yeryüzü pırıl pırıl öğretmenim.
    Gizlisi saklısı kalmamış dünyanın
    Nesi var nesi yoksa dökmüş ortaya
    Bütün bitkiler, bütün hayvanlar, bütün taşlar


    Sürüngenler, konglomeralar, serhaslar
    Hepsi hepsi ortada öğretmenim.
    Ne olur bizde gidelim
    Burda kalsın iğneli karafatmalar
    Burda kalsın kitaplar
    Kollarından bacaklarından gerilmiş kurbağalar
    Burda kalsın hepsi
    Bomboş kalsın evler okullar
    Hapishaneler, hastahaneler...

    MELİH CEVDET ANDAY
  • bunun da yeridir sanırım:

    OLMASAYDI O BULUT

    1.
    Eylülde mavi bir gündü
    Genç bir erik ağacının altında sessiz
    Sardım onu, solgun bir aşktı
    Kollarımda tatlı bir düş
    Ve üstümüzde güzel yaz göğü
    Bir bulut vardı uzakta
    Öylesine beyaz ve öylesine yukarda
    Sonra baktım, sanki hiç yoktu

    2.
    Aylar geçti o günden sonra
    Şöyle ya da böyle sessiz
    Erik ağaçlarının hepsi kesildi
    Sorarsan, aşka ne oldu
    Anımsayamıyorum derim
    Ama bilirim ne düşündüğünü
    Yüzünü unuttum gerçekten
    Tek bildiğim, onu öptüğüm o zaman

    3.
    Öptüğümü de unuturdum
    Olmasaydı o bulut
    Anıyorum hala ve hep anacığım
    Bembeyaz ve uzak
    Erik ağaçları belki yine çiçek açar
    Belki o kadının şimdi yedi çocuğu vardır
    O bulut yalnızca bir dakika göründü
    Başımı kaldırdığımda uçup gitmişti.
    BERTOLT BRECHT




  • Evet Anaconda tam yeridir, baharın eişiğinde
  • ÇEŞMİBÜLBÜL

    Kalbler sırçadan yaratılmış bir kere,
    İmkân yok sağlam yürekle ölmeye.
    Her yer cam kırığı her yer...
    Ve sırçaları toplayan kişiler,
    Camdan bilyalar yaptırıyor;
    Tokuşturmak için zevkle,
    Dedikodu meclislerinde.
    Oysa yüreklerin kırıkları,
    Katılarak birbirine
    Çeşmibülbül kadehler üflenmeliydi,
    O zaman işte Çocuk, âh o zaman,
    Benim kalbim senin,
    Menderes'in kalbi İnönü'nün
    Fikret'in kalbi Âkif'in kalbiyle
    Renklenir ve kıvrılır giderdi,
    Bir Çeşmibülbülün hârelerinde.
    Sert ve kaçınılmaz içkisini ihtilâfların,
    Veyâ sevdâ acılarının,
    Buruk, is kokulu çayını,
    İçenler hüzünlenirdi
    Kulaklarında senin şarkın,
    Gözleri hârelerde.


    HÜSREV HATEMİ
  • SIRTLANLAR SERENADI

    Dilrübâ sırtlanlar sırıtıyor bak,
    Kamyonlar seni ezer Çocuk muhakkak...
    Kerli ferliler yasalarıyla,
    Yarasaları serçelerden
    Çok daha fazla koruyacak.
    Sel gider kum kalır diyorsun Çocuk,
    Kum kalır bu doğru fakat gül kalmaz;
    Güller kalmaz, kuşlar kalmaz inan ki Çocuk
    Sırtları sağlam yere dayalı sırtlanlar
    Pek dilrübâ sırıtırlar Çocuk...
    Canavarlar ve cinayetler çoğalır;
    Ortada seni seven tek kul kalmaz...
    O ürkek kumrudur ki senin ruhun,
    Yakındır, yokluğundan yakınan bir kul kalmaz.
    Kalmaz inan ki Çocuk...
    İskete iskeletleri ağaç dibinde,
    Dilrübâ sırtlanlar sırıtır Çocuk...

    HÜSREV HATEMİ
  • KIR ÇİÇEKLERİ


    Merhabalar olsun, merhabalar
    Bahar geldi, yine ballıbabalar...
    Daktilo ve karbon kağıdı kullanmadan,
    Harcamayıp gereksiz çabalar
    Bütün bu taraflarda, birden...
    Baharı başlattılar.
    Gerçi tesbihlerini dinleyen,
    Erenlerden eser yoksa da...
    Bütün çocuklar için,
    Ve akşam diz ağrılarıyla inerken,
    Evinin yolunda onları görüp
    "Evlâdım ne güzel açmış"
    Diyebilen nineler için,
    Baharı başlattılar üşenmeden.


    HÜSREV HATEMİ
  • İNSAN

    elbette senden güzel olacaktı
    çizdiğin resim
    yaptığın heykel
    senden büyük olacaktı
    senden yakışıklı

    elbette senden doğru söyleyecekti
    yazdığın şiir

    elbette senden çok duyacaktı
    söylediğin türkü

    sen olduğundan büyüksün
    sen olduğundan iyisin
    sen olduğundan güzel

    BÜLENT ECEVİT
  • 
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.