Şimdi Ara

Joseph Mengele (Death Of Angel)

Bu Konudaki Kullanıcılar:
1 Misafir - 1 Masaüstü
5 sn
1
Cevap
0
Favori
131
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
0 oy
Öne Çıkar
Sayfa: 1
Giriş
Mesaj
  • Josef Mengele


    Kendisi İkiz fetişi olan bir psikopat olsa da onun edindiği bilgiler bugün genetik biliminin bu kadar hızlı gelişmesinin en önemli sebeplerindendir . Siyam ikizlerini ayırma operasyonlarının ilkini yapmış başarılı olamamıştır . Brezilya da yakalanmak üzere olduğu günlerde denizde yüzerken kendisine imme inmiş ve cehennemi boylamıştır . Kendisine cehennemde başarılar diliyor , çalışmalarının devamını büyük merakla bekliyorum ..



     Joseph Mengele (Death Of Angel)

    Joseph Mengele

     Joseph Mengele (Death Of Angel)

    Mengele'in ilgi duyduğu cüce Ovitz ailesi. Genlerindeki bir bozukluk sebebiyle aile üyelerinin boyu uzamıyordu.

     Joseph Mengele (Death Of Angel)


    Joseph Mengele Nazi toplama kampı Auschwitz-Birkenau`da yaptığı acı verici ölümcül deneylerle bilinen bir Alman Nazi doktoru.

    Mengele, Münih Üniversitesi ve Frankfurt Üniversitesi'nden tıbbi antropoloji üzerine doktora yaptı. Ocak 1937 yılında Frankfurt'ta Kalıtsal Biyoloji ve Irk Hijyen Enstitüsünde çoğunlukla ikizler ile ilgili genetik alanında yaptığı araştırma ile tanınan lider bir bilim adamı olan Dr. Otmar Freiherr von Verschuer'ın asistanı oldu.

    O, diğer Nazilere nazaran daha kibar, daha sevecen davranışlarıyla dikkat çekiyordu. Yahudilerle dolu trenler Auschwitz kampına getirildiğinde, elindeki kırbacı onlara vurmak için kullanmayan ender SS üyelerinden biriydi. Mahkumlar onun bu sevecen tavrına güveniyor ve onun söylediklerini yapmaya gayret ediyordu. Fakat hiç biri bilmiyordu ki, onun kırbacının görevi daha farklıydı. O kırbacını sola doğru hareket ettirdiğinde o gruptaki Yahudiler gaz odalarına götürülüyor, sağa doğru hareket ettirdiğinde ise o gruptakiler ağır şartlar altında çalışmak üzere ya da iğrenç deneylerde kullanılmak üzere yaşamaya devam ediyordu. Oradaki mahkumların yaşamaları onun kararına bağlı olduğu için ona "Ölüm Meleği" diyorlardı. Evet, o isim; Joseph Mengele idi...

    Mengele 1911 yılında doğduktan sonra herkes onun normal bir çocuk olduğunu düşünüyordu. Zeki, aklı başında ve çalışkan... Tıp fakültesini kazanmış ve mezun olmuştu. Yakışıklı, çekici ve konuşmasını bilen biriydi. Büyüdüğü kasabada bütün kızların gözdesiydi. Fakat mezuniyeti sırasında iktidarda bulunan NSDAP'in (Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi)) fikirleri onu etkilemeyi başardı ve Nazi olmaya karar verdi. NSDAP'ye katıldıktan bir yıl sonra Hitler'in özel koruma ekibi olan SS birliğine girmeyi başardı ve savaşlara katıldı. Bir savaşta yaralanıp "savaş sırasında kullanılamaz" raporu aldıktan sonra ise Hitler tarafından Auschwitz kampına yollandı ve Alman askerlerinin güvenliği için özel deneyler yaptı. Bu deneylerden bir çoğu insanlık dışı, vahşet dolu ve insanın kanını donduran cinstendi...

    Kendisi 4 gün boyunca aç bir şekilde trenlerle kampa gelen Yahudiler arasında inceleme yapar, sağlam olanları ayırır, kendisine göre çürük olanları ise gaz odalarında ölüme yollardı. Bu sağlam Yahudiler üzerinde ise deneyler yapardı. Bazı deneyleri ise şunlardı;

    Bir insanın basınca ne kadar dayanabildiğini öğrenmek için güçlü Yahudileri yüksek basınç odalarında iç organları patlayana kadar tutmak (bu sayede Alman paraşütçülerinin ne kadar basınca dayanabildiğini tespit ediyordu),

    Alman kamuflajlarının ne kadar soğuğa dayandığını test etmek için fiziken güçlü ve önceden doyurulmuş Yahudi mahkumlara kamuflajları giydirip onları içi buzlu su dolu küvetlerde bekleterek kaç dakikada öldüklerini izlemek (bu sayede Alman birliklerinin Norveç saldırısında buzlu su içinde kaç dakika dayanabileceklerini test ediyordu),

    Mahkumun midesini, mahkum hiç bir anestezik yönteme maruz bırakılmazken çıkartıp, yemek borusuyla ince bağırsağı birleştirerek bu şekilde yaşayıp yaşayamayacağını hesaplamak (bu deneyi onlarca kez tekrarladığına dair bulgular var),

    Kadınların şiddet dayanım noktasını bulmak için cinsel organlarına elektrik vermek,

    Farklı kan gruplarındaki insanların kanlarını birbirlerine transfer ederek mahkumlar üzerindeki etkilerini incelemek (bu sayede farklı kan grupları arasında transfer olasılığını gözlemliyordu),

    İnsanların boylarını uzatmak için mahkum bir cüce ile normal bir insanın bacaklarını kesip, normal insanın bacaklarını cüceye dikmeye çalışarak bacakları kullanıp kullanamadığını gözlemlemek,

    Yapışık ikizleri ayırmak, ayrık ikizleri yapıştırmak... ve daha niceleri.

    Fakat Mengele'in en çok ilgilendiği mahkumlar ikiz çocuklardı. Kampa gelen ikiz çocuklar diğer insanlardan çok daha farklı muamele görürdü. Bu ikizler, Mengele'in diğer özel ilgi duyduğu cüceler ve sakatlarla birlikte, SS birliği üyelerinin "hayvanat bahçesi" diye tanımladığı özel bir yerde tutulurdu. Çünkü onlar, Mengele'in en çok merak ettiği "genetik" biliminin birer mucizesiydi ve onların sağlıklı ve mutlu olmaları gerekiyordu. Bunu sağlamak için ikizlere her türlü imkan sağlanmıştı. Hiç bir asker onlara el kaldıramazdı, istedikleri zaman şeker alabilirlerdi, Mengele'in yanına özel araçlarla getirilirlerdi, temiz kıyafetler verilir ve en rahat yataklarda uyurlardı, karınları her zaman toktu ve onların Mengele'e "amca" deme hakları vardı...

    Fakat sağlıklarını yeterince kazandıklarında, iğrenç deneyler onlar için başlardı.

    Kimisinin gözüne mürekkep zerk ederek göz renginin genetiğinin değişip değişmediğini incelemeye çalışır ve onların enfeksiyon kaparak kör olmalarına sebep olurdu. Bu ikizler öldüğü zaman gözlerini bedenlerinden çıkartır ve duvarına iğnelerdi.

    Bir çok ikizi uyuşturma gereği duymadan ameliyat etmiş ve bir ikizin uzuvlarından birini kesip, diğer ikize dikmeye çalışmıştı. Bir çok ikizi kastre(hadım) etmiş ve/veya cinsiyet değişimi operasyonu uygulamıştı.

    Bazılarına hastalık zerk edip, hastalığın ne kadar sürede vücutta yayıldığını ve ne kadar sürede ölüme sebebiyet verdiğini ölçmüştü.

    Onun hakkında en doğru bilgiyi maalesef ikiz kardeşini kaybetmiş ve şans eseri canlı kalmayı başarmış bir mahkum aktarabilir:

    "Mengele kardeşim Tibi'ye daha meraklıydı. Nedenini ben de bilmiyorum ama tahminime göre; o benden 10 dakika büyük olduğu içindi bu merakı.
    Mengele onun üstünde bir kaç deney yaptı. İlk deneyini yaptıktan sonra Tibi kaldığımız odaya geldiğinde, Mengele'in omurgası üzerinde yaptığı deney yüzünden felç kalmıştı. İkinci deneyden sonra Tibi, Mengele'in cinsel organlarını aldığını söyledi. Dördüncü kez Tibi'yi çağırdıktan sonra, bir daha onu görme fırsatım olmadı. Benden annemi, babamı, iki büyük kardeşimi ve en sonunda da ikizimi aldı."

    Canlı kalmayı başaran bir diğer kurban ise şunları söylemiştir:

    "Mengele tam bir kasaptı. İnsanların iç organlarını hiç bir anestezik uygulama yapmadan çıkartıyordu. Bir keresinde bir insanın midesini ve kalbini hiç eli titremeden bedeninden ayırdığını izledim. Dehşet vericiydi.Mengele elinde sınırsız yetkiler bulunan ve bu yetkiler yüzünden çıldırmış bir doktordu. Kimse onu sorguya çekmedi. Kimse kaç kişiyi öldürdüğünü, kaç kişiyi sakat bıraktığını saymadı. Kimse ona "neden öldürdüğünü" ya da "neden sakat bıraktığını" da sormadı. O kendini bilime adadığını düşünen bir psikopattı."

    Mengele bütün inceleme sonuçlarını ve deneylerinin raporlarını Berlin'e yollamıştı. Ruslar Berlin kapısına dayanınca bu belgeler yakıldı. Bir çok kaynağa göre ise yakıldığı iddia edilerek Amerika ve Rusya'ya kaçırıldı. Zira her ne kadar iğrenç olsa da, bu deneyler "insanlar üzerinde yapılan ve kesin sonuç veren" deneylerdi ve tıp alanında büyük ilerlemeye sebep olabilirdi, oldu da. Bugün yapılan "yapışık ikizleri ayırma" operasyonunu ilk kez uygulayan Joseph Mengele'dir ve kendisi bu ayırma operasyonunu yapışık ikizler üzerinde denerken onların damar şemalarını ve diğer özelliklerini çıkartarak bu konuda büyük buluşlara imza atmıştır.

    Mengele, 2. Dünya Savaşı bitmek üzereyken Auschwitz kampından bir Alman er kıyafeti giyerek kaçmayı başardı. 1949 yılına kadar Almanya'da kaçak hayatı sürdü ve ardından sahte evraklarla Güney Amerika'ya kaçtı. Oradaki Neo-Nazi grupların yardımıyla uzun yıllar yaşadı. Fakat 1985 yılında kendisine ait bazı mektupların Brezilya'dan yollandığı keşfedilince, Brezilya'daki adrese baskın yapıldı ve ev sahiplerinden "1979 yılında öldüğü" bilgisi alındı. Mezarı açılarak DNA testi yapıldığında bedenin ona ait olduğu saptandı. Anlatılanlara göre sonu; denizde yüzerken ayağına giren kramp sonucu boğulmak şeklinde oldu.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi JustGalatasaray -- 29 Kasım 2013; 21:45:49 >
  • Yapay Zeka’dan İlgili Konular
    Mufasa: The Lion King (2024)
    11 ay önce açıldı
    Daha Fazla Göster
    
Sayfa: 1
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.