Şimdi Ara

Herkez değil HERKES (2. sayfa)

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
2 Misafir - 2 Masaüstü
5 sn
43
Cevap
0
Favori
3.143
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
Öne Çıkar
0 oy
Sayfa: önceki 123
Sayfaya Git
Git
sonraki
Giriş
Mesaj
  • işte dostum bence bir yerden başlamanın zamanı gelmiş demektir.kötü örneği uygulamak her zaman en kolayıdır önemli olan bazı değerleri korumak ve onların korunması için çalışmak,bilmeyenlere de(dahi anlamında de olduğu için ayrı yazılıyor) öğretmektir.
    Mustafa Kemal 1918 yılında tedavi maksadıyla gittiği Karlsbad’da hatıra defterine şöyle yazmıştır: “Bir gün bu milleti idare mevkiine gelirsem, carp (darbe) yapacağım. Ama bu darbe sonunda hiçbir zaman avamın derecesine inmeyeceğim. Avamı kendi seviyeme çıkaracağım.”
    _____________________________
  • başımızdaki parti bile türkçeyi kullanmaktan aciz bkz: "Herşey Türkiye için" (her şey olmalıdır) yok mu bu partide bir tane doğru yazmasını bilen... milli eğitim bakanı bile yanlışı göremiyor!
    _____________________________
  • quote:

    Orjinalden alıntı: YasiN®

    quote:

    Orjinalden alıntı: ashc

    Dikkat etmek gerekir. Ben 1 yıl önceye kadar "yanlız" yazıyordum meğerse "yalnız" mış doğrusu.


    Neden yalan söyliyeyim. Ben hala hangi de nin da nın ayrı ve hangisinin bitişik yazılacağını bazen ayırt edemiyorum



    Bak dostum eğer DA eki çıkarılınca cümlenin anlamı bozuluyorsa bileşik yazılmalıdır

    Mesela BENDE ELMA VAR derken -de ekini çıkarırsak anlam bozulur.BEN ELMA VAR gibi...
    Ama şöyle dersek BENDE DE ELMA VAR.Eki çıkardık mı anlam pek bozulmuyor.
    Bu şekilde az çok doğru yazabilirsin.
    _____________________________
    Ben her şeyden önce bir Türk milliyetçisiyim. Böyle doğdum. Böyle öleceğim. Türk birliğinin, bir gün hakikat olacağına inancım vardır. Ben görmesem bile, gözlerimi dünyaya onun rüyaları içinde kapayacağım. Türk birliğine inanıyorum, onu görüyorum. Yarının tarihi, yeni fasıllarını Türk birliğiyle açacaktır. Dünya sükûnunu bu fasıllar içinde bulacaktır. Türk'ün varlığı bu köhne âleme yeni ufuklar açacak, güneş ne demek, ufuk ne demek, o zaman görülecek.
    Bu millet istiklalsiz yaşamamıştır. Yaşayamaz ve yaşamayacaktır. (Mustafa Kemal Atatürk)




  • İkisininde anlamı farklı

    Herkez-->her seferinde
    herkes-->hepsi,tümü
    _____________________________
    Null
  • Teşekkürler.
    _____________________________
  • quote:

    Orjinalden alıntı: Saltuk

    Konuşmak değil.
    Bir dil için şive zenginliği çok önemlidir.
    Burada daha çok vurgulanmak istenen ısrarla yapılan yazım hataları.


    Kesinlikle, yanlış hem bilerek yapılan hemde eğitim yetersizliğinden yapılan imla hataları, yozlaşmışlığın etkisiyle kullanılan yabancı kelimeler, harfler yoksa kesinlikle şive değil asıl sorun. Beni tanıyan arkadaşlar ne kadar dilbilgisine dikkat ettiğimi, Türkçe sevdamı bilirler. Fakat konuşurken Ege şivesini de kullanırım. Niyet önemli, yanlışlığın farkına varmak ve düzeltmeye çalışmak...
    _____________________________

    Bütün Yurdunda iş başında bulunanlar, aymazlık ve sapkınlık içinde olabilirler.Üstelik, hainlik de yapabilirler.Türk milletindenim diyen insan, herşeyden evvel ve mutlaka Türkçe konuşmalıdır. Türkçe konuşmayan bir insan Türk kültürüne, topluluğuna bağlılığını iddia ederse buna inanmak doğru olmaz.''Türk Ulusu bilmeli ki ulusal benliğini, milliyetçiliğini bilmeyen uluslar, başka ulusların avıdır.''M.K.ATATÜRK
    Fransa'ya boykot benim için asla bitmeyecek.
    ''Nereden Nereye''

  • quote:

    Orjinalden alıntı: SeßaSTiaN

    İkisininde anlamı farklı

    Herkez-->her seferinde
    herkes-->hepsi,tümü


    Herkez diye kelimenin Türkçe'de olduğunu zannetmiyorum.
    _____________________________
    "Aptallarla tartışma, önce seni kendi seviyelerine çekerler, sonra da tecrübeleriyle yenerler."
  • kesinlikle katılıyorum hiç kimse herkesi herkezleştiremez lütfen duyarlı olalım
    _____________________________
  • konuya girmeden önce "herkez" diye bir kelime mi var merak ediyordum.yani böyle bir kelimeyi kullananlar var mı acaba diyordum ama görüyorumki durum cok vahimmiş gercekten.
    "z" yerine "s" yazmak bu kadar mı zor anlayamıyorum acıkcası.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi hakan. -- 14 Şubat 2007; 18:39:20 >
    _____________________________
  • quote:

    Orjinalden alıntı: hakan.

    konuya girmeden önce "herkez" diye bir kelime mi var merak ediyordum.yani böyle bir kelimeyi kullananlar var mı acaba diyordum ama görüyorumki durum cok vahimmiş gercekten.
    "z" yerine "s" yazmak bu kadar mı zor anlayamıyorum acıkcası.


    Biz, "herkez"deki "z"yi "s" yaptırmaya çalışırken bazı insanlar (nedense) tüm "z"leri "s" yapmaya başladılar (güsel, teyse, geliyorus)
    Yanlış mı anlaşıldık ne!



    <Değiştirme nedeni: Yazım hatası>



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi NS_85 -- 14 Şubat 2007; 19:24:38 >
    _____________________________
    LÜTFEN TÜRKÇEMİZİ TEMİZ TUTALIM!
  • herkes yerine herkez yazılmasına ben de deli oluyorum, ğ yerine y yazılmasına da (eğlenmek yerine eylenmek, değil yerine deyil yazılması gibi )
    _____________________________
  • YAZIM KURALLARI





































































    SES, HARF VE ALFABE

    Akciğerlerden gelen havanın ses yolunda meydana getirdiği titreşime ses denir. Ses, dili oluşturan en küçük birimdir. Harf ise sesin yazıdaki karşılığıdır.

    Bir dildeki harflerin belirli bir sıraya dizilmiş bütününe alfabe de­nir.

    Türk alfabesi, Latin harfleri esas alınarak 1.XI.1928 gün ve 1353 sayılı Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun ile kabul edilmiştir. Bu Kanun’a göre, Türk alfabe­sinde 29 harf bulunmaktadır.*

    Türk alfabesindeki harflerin sıra sayıları, adları, kitap ve el yazısı biçimleri ile kodları** aşağıda belirtilmiştir:





    HARFİN SIRASI


    HARFİN ADI




    KİTAP YAZISI




    EL YAZISI




    HARFİN KODU



    BÜYÜK


    KÜÇÜK


    BÜYÜK


    KÜÇÜK

    1

    2

    3

    4

    5

    6

    7

    8

    9



    10

    11

    12

    13

    14

    15

    16

    17

    18

    19

    20

    21

    22

    23

    24

    25

    26

    27

    28

    29
    a

    be

    ce

    çe

    de

    e

    fe

    ge

    yumuşak ge

    he

    i

    ı

    je

    ke

    le

    me

    ne

    o

    ö

    pe

    re

    se

    şe

    te

    u

    ü

    ve

    ye

    ze
    A

    B

    C

    Ç

    D

    E

    F

    G

    Ğ



    H

    İ

    I

    J

    K

    L

    M

    N

    O

    Ö

    P

    R

    S

    Ş

    T

    U

    Ü

    V

    Y

    Z
    a

    b

    c

    ç

    d

    e

    f

    g

    ğ



    h

    i

    ı

    j

    k

    l

    m

    n

    o

    ö

    p

    r

    s

    ş

    t

    u

    ü

    v

    y

    z
    A

    B

    C

    Ç

    D

    E

    F

    G

    Ğ



    H

    İ

    I

    J

    K

    L

    M

    N

    O

    Ö

    P

    R

    S

    Ş

    T

    U

    Ü



    V

    Y

    Z
    a

    b

    c

    ç

    d

    e

    f

    g

    ğ



    h

    i

    ı

    j

    k

    l

    m

    n

    o

    ö

    p

    r

    s

    ş

    t

    u

    ü



    v

    y

    z
    Adana

    Bolu

    Ceyhan

    Çanakkale

    Denizli

    Edirne

    Fatsa

    Giresun

    Yumuşak ge

    Hatay

    İzmir

    Isparta

    Jandarma

    Kars

    Lüleburgaz

    Muş

    Niğde

    Ordu

    Ödemiş

    Polatlı

    Rize

    Sinop

    Şırnak

    Tokat

    Uşak

    Ünye

    Van

    Yozgat

    Zonguldak




























    SESLER VE SES UYUMLARI
    Türkçede sesler, ünlüler ve ünsüzler olmak üzere iki ana gruba ayrılır.

    Ünlülerin Nitelikleri
    Ses yolunda herhangi bir engele çarpmadan çıkan seslere ünlü denir. Türkçede sekiz ünlü vardır: a, e, ı, i, o, ö, u, ü.

    Ünlüler şu biçimde sınıflandırılır:

    A. Çıkış yeri ve dilin durumuna göre:

    1. Kalın ünlüler: a, ı, o, u.

    2. İnce ünlüler: e, i, ö, ü.

    B. Dudakların durumuna göre:

    1. Düz ünlüler: a, e, ı, i.

    2. Yuvarlak ünlüler: o, ö, u, ü.

    C. Ağzın açıklığına göre:

    1. Geniş ünlüler: a, e, o, ö.

    2. Dar ünlüler: ı, i, u, ü.

    Ünlülerin nitelikleri aşağıdaki çizelgede toplu olarak gösterilmiştir:





    Düz
    Yuvarlak



    Geniş
    Dar
    Geniş
    Dar

    Kalın

    a
    ı
    o
    u

    İnce

    e
    i
    ö
    ü


    Uzun Ünlü

    Kökeni Türkçe olan kelimelerde uzun ünlü yoktur. Uzun ünlü, Arapça ve Farsçadan Türkçeye giren kelimelerde görülür: şair (şa:ir), numune (numu:ne), iman (i:man). Bu örneklerde iki noktadan önceki harfin gösterdiği ses uzun ünlüdür ve uzun söylenir. Ancak, birçok keli­mede uzun ünlü kısalmıştır: beyaz, hiç, rahat, ruh. Bu örneklerdeki koyu harflerle belirtilen sesler, alındıkları dilde uzun oldukları hâlde Türkçede kısa söylenir.

    Uzun ünlülü kapalı hecelerle biten kelimeler ünlüyle başlayan ek aldıklarında veya yardımcı fiillerle kullanıldıklarında, açık duruma dönüşen he­cenin ünlüsündeki uzunluk, ayraç içerisindeki söyleyişte gösterildiği gibi çoğunlukla yeniden ortaya çıkar: esas / esa­sen (esa:sen); hayat / hayatı (haya:tı); kanun / kanuni (ka:nu:ni); ruh / ruhum (ru:hum); usul / usulü (usu:lü); vicdan / vicdanen (vicda:nen); ahbap olmak (ahba:b olmak), hitap etmek (hita:b etmek). Bazı örneklerde bu durumda da kısalma görülür: beyaz / beyazı, can / canım, kitap / kitaba, meydan / meydana.

    Uzun ünlüler, genellikle yazıda gösterilmez: adalet (ada:let), badem (ba:dem), beraber (bera:ber), idare (ida:re), ifade (ifa:de), işaret (işa:ret), kaide (ka:ide), numune (numu:ne), rica (rica:), şair (şa:ir), şive (şi:ve), şube (şu:be), vali (va:li), vefa (vefa:).

    Ünlemlerde ünlemin şiddetini ve hecenin uzunluğunu ifade etmek üzere iki veya üç ünlü yan yana gelebilir: ooh, aaah. Bu tür örneklerde ünlüler ayrı ayrı değil uzun olarak söylenir.

    Düzeltme İşareti
    Düzeltme işaretinin kullanılacağı yerler aşağıda gösterilmiştir:
    1. Yazılışları bir, anlamları ve okunuşları ayrı olan kelimeleri ayırt etmek için, okunuşları uzun olan ünlülerin üzerine ko­nur: adem (yokluk), âdem (insan); adet (sayı), âdet (gelenek, alışkanlık); alem (bayrak), âlem (dünya, evren); alim (her şeyi bilen), âlim (bilgin); aşık (eklem kemiği), âşık (vurgun, tutkun); hakim (hikmet sa­hibi), hâkim (yargıç); hal (pazar yeri), hâl (durum, vaziyet); hala (babanın kız kardeşi), hâlâ (henüz); şura (şu yer), şûra (danışma kurulu).

    UYARI : Katil (< katl = öldürme) ve kadir (< kadr = değer) kelimeleriyle karışma olasılığı ol­duğu hâlde katil (ka:til = öldüren) ve kadir (< ka:dir = güçlü) kelimelerinin düzeltme işareti konma­dan yazılması yaygınlaşmıştır.

    2. Arapça ve Farsçadan dilimize giren birtakım kelime ve eklerle özel adlarda bulunan ince g, k ünsüzlerinden sonra gelen a ve u ünlüleri üzerine konur: dergâh, gâvur, ordu­gâh, tezgâh, yadigâr, Nigâr; dükkân, hikâye, kâfir, kâğıt, Hakkâri, Kâzım, mahkûm, mekân, mezkûr, sükûn, sükût. Kişi ve yer adlarında ince l ünsüzünden sonra gelen a ve u ünlüleri de düzeltme işareti ile yazılır: Halûk, Lâle, Nalân; Balâ, Elâzığ, İslâhiye, Lâdik, Lâpseki.

    3. Nispet i'sinin belirtme durumu ve iyelik ekiyle karışmasını önlemek için kullanılır. Böylece (Türk) askeri ve askerî (okul), (İslam) dini ve dinî (bilgiler), (fizik) ilmi ve ilmî (tartışmalar), (Atatürk'ün) resmi ve resmî (kuruluşlar) gibi anlamları farklı kelimelerin karıştırılması da önlenmiş olur.

    Nispet i'si alan kelimelere Türkçe ekler getirildiğinde düzeltme işareti olduğu gibi kalır: millîleştirmek, millîlik, resmîleştirmek, resmîlik.

    Büyük Ünlü Uyumu
    Bir kelimenin birinci hecesinde kalın bir ünlü (a, ı, o, u) bulunuyorsa, diğer hecelerdeki ünlüler de kalın; ince bir ünlü (e, i, ö, ü) bulunuyorsa diğer hecelerdeki ünlüler de ince olur: adım, ağız, ayak, bo­yun, boyunduruk, burun, dalga, dudak, duvak, kırlangıç; beşik, bilezik, gelincik, gözlük, üzengi, vergi, yüzük. Buna büyük ünlü uyumu adı ve­rilir.

    Büyük ünlü uyumuna aykırı bazı Türkçe kelimeler de var­dır: anne, dahi, elma, hangi, hani, inanmak, kardeş, şişman.

    Büyük ünlü uyumu alıntı kelimelerde aranmaz: ahenk, badem, ceylan, çiroz, dükkân, fidan, gazete, hamsi, kestane, limon, model, nişasta, pehlivan, selam, tiyatro, viraj, ziyaret.

    Birleşik kelimelerde büyük ünlü uyumu aranmaz: açıkgöz, bilgisayar, çekyat, hanımeli.

    -gil, -ken, -leyin, -mtırak, -yor ekleri büyük ünlü uyumuna uymaz: akşam-leyin, bakla-­gil-ler, çalışır-ken, ekşi-mtırak, yürü-yor.

    -daş (-taş) eki bazı kelimelerde büyük ünlü uyumuna uymaz: din-daş, gönül-daş, meslek-taş, ülkü-daş.

    -ki aitlik eki büyük ünlü uyumuna uymaz: akşamki, yarınki, duvardaki, yoldaki, ondaki, yazıdaki, onunki.

    Büyük ünlü uyumuna girmeyen kelimelere gelen ekler, kalınlık incelik bakımından son hecenin ünlüsüne uyar: adalet-li, anne-si, kardeş-lik, meslektaş-ımız, şişman-lık.

    Son ünlüleri kalın sıradan olmasına karşın incelik özelliği gösteren bazı alıntı kelimeler ince ünlülü ekler alır: alkol / alkolü, hakikat / hakikati, helak / helakimiz, kabul / kabulü, kontrol / kontrolü, protokol / protokolü, saat / saate, sadakat / sa­dakatten.

    Küçük Ünlü Uyumu
    Küçük ünlü uyumu kuralı iki yönlüdür:

    1. Bir kelimenin ilk hecesinde düz ünlü (a, e, ı, i) varsa son­raki hecelerde de düz ünlü bulunur: anlaşmak, yanaşmak, kayıkçı, ısırmak, ılıklaşmak, seslenmek, yelek, bilek, çilek.

    2. Bir kelimenin ilk hecesinde yuvarlak ünlü (o, ö, u, ü) varsa bunu izleyen ilk hecede dar yuvarlak (u, ü) veya geniş düz (a, e) ünlü bulunur: boyunduruk, çocuk, odun, yorgunluk, yoklamak, vurmak, yumurta, özlemek, güreşmek, sürmek.

    Küçük ünlü uyumuna aykırı bazı Türkçe kelimeler de vardır: avuç, avurt, çamur, kabuk, kavuk, kavun, kavur-, kavuş-, savur-, yağmur.

    Küçük ünlü uyumu, alıntı kelimelerde aranmaz: aktör, alkol, bandrol, daktilo, doktor, horoz, kabul, kitap, konsolos, muzır, mühim, mümin, müzik, profesör, radyo, vakur.

    Küçük ünlü uyumuna aykırı kelimelere getirilen ekler, kelimenin son ünlüsüne uyar: kavun-u, konsolos-luğ-u, mümin-lik, müzik-çi, yağmur-luk.

    -ki aitlik eki yalnızca birkaç örnekte küçük ünlü uyumuna uyar: bugünkü, dünkü, öbürkü.

    Bu ünlü düzenleri ve ilk heceyi izleyen ünlüler aşağıdaki çizelgede gösterilmiştir:



    a → a, ı (bakar, alır)
    o → u, a (omuz, oya)

    e → e, i (geçer, gelir)
    ö → ü, e (ölçü, ördek)

    ı → ı, a (kılıç, kısa)
    u → u, a (uzun, uzak)

    i → i, e (ilik, ince)
    ü → ü, e (ütü, ürkek)


    Ünlü Daralması (a - ı, e – i)

    Türkçede a, e ünlüsü ile biten fiillerin şimdiki zaman çekiminde, söyleyiş ve yazılışta da a ünlüleri ı, u; e ünlüleri i, ü olur: başlıyor, kanı­yor, oynuyor, doymuyor; izliyor, diyor, gelmiyor, gözlüyor.

    Birden çok heceli ve a, e ünlüleri ile biten fiiller, ünlüyle başlayan ek aldıklarında bu fiillerdeki a, e ünlülerinde söyleyişte yaygın bir daralma (ı ve i'ye dönme) eğilimi görülür. Ancak, söyleyişteki ı, i ünlüleri yazıya geçirilmez: başlayan, yaşayacak, atlayarak, saklayalı, atmayalım, gelmeyen, izlemeyecek, gitmeyerek, gizleyeli, besleyelim.

    Buna karşılık tek heceli olan demek ve yemek fiillerinde, söyleyişteki i ünlüsü yazıya da geçirilir: diyen, diyerek, diyecek, diyelim, diye; yiyen, yi­yerek, yiyecek, yiyelim, yiye, yiyince, yiyip. Ancak deyince, deyip sözlerindeki e yazı­lışta korunur.

    Ünlü Düşmesi
    İkinci hecesinde dar ünlü bulunan iki heceli kelimeler ünlüyle başlayan bir ek aldıklarında ikinci hecelerindeki dar ünlüler genellikle düşer: ağız / ağzı, alın / alnı, bağır / bağra, bağrım, beniz / benzi, beyin / beynimiz, boyun / boynu, böğür / böğrüm, burun / burnu, geniz / genzi, göğüs / göğsün, gönül / gönlünüz, karın / karnı, oğul / oğlu; çevir- / çevril-, devir- / devril-.

    Ünsüzlerin Nitelikleri

    Ses yolunda bir engele çarparak çıkan seslere ünsüz denir.

    Dilimizde yirmi bir ünsüz vardır: b, c, ç, d, f, g, ğ, h, j, k, l, m, n, p, r, s, ş, t, v, y, z.

    Ünsüzler ses tellerinin titreşime uğrayıp uğramamasına göre iki gruba ayrılır:

    1. Ses tellerinin titreşmesiyle oluşan ünsüzlere tonlu (yumuşak) ün­süzler adı verilir: b, c, d, g, ğ, j, l, m, n, r, v, y, z.

    2. Ses telleri titreşmeden oluşan ünsüzlere tonsuz (sert) ünsüzler denir: ç, f, h, k, p, s, ş, t.

    Kökeni Türkçe olan kelimelerin so­nunda b, c, d, g ünsüzleri bulunmaz. Ancak, anlam farkını belirtmek üzere ad, od, sac gibi birkaç kelimenin yazılışında buna uyulmaz: ad (isim), at (binek hayvanı); od (ateş), ot (bitki); sac (yassı demir), saç (kıl).

    Dilimizdeki hac, şad, yâd gibi birkaç örnek dışında, alıntı ke­limelerde tonsuzlaşma kuralına uyulmuştur: sebep (< sebeb), kitap
    (< kitab), bent (< bend), cilt (< cild), bant (< band), etüt (< etüd), metot
    (< metod), standart (< standard), ahenk (< aheng), hevenk (< aveng), renk (< reng). Bu gibi alıntılar ünlü ile başlayan bir ek aldıklarında kelime sonundaki tonsuz ünsüzler tonlulaşır: sebep / sebebi, kitap / kitabı, bent / bendi, cilt / cildi, etüt / etüdü, metot / metodu, ahenk / ahengi, hevenk / hevengi, renk / rengi.

    UYARI : Bazı alıntı kelimelerde tonlulaşma (yumuşama) olmaz: ahlak / ahlakın, cumhuriyet / cumhuriyete, evrak / evrakı, hukuk / hukuku, ittifak / ittifaka, sepet / sepeti, tank / tankı, bank / bankı.

    Birden fazla heceli kelimelerin sonunda bulunan p, ç, t, k ünsüzleri ünlüyle başlayan bir ek aldığında tonlulaşarak b, c, d, ğ'ye dönü­şür: kelep / kelebi; ağaç / ağacı, kazanç / kazancı; geçit / geçidi, kanat / kanadı; başak / başağı, bıçak / bıçağı, çocuk / çocuğu, dudak / dudağı, durak / durağı, uzak / uzağı.

    Tek heceli kelimelerin sonunda bulunan p, ç, t, k ünsüzleri ise iki ünlü arasında çoğunlukla korunur: ak / akı; at / atı; ek / eki; et / eti; göç / göçü; ip / ipi; kaç / kaçıncı; kök / kökü; ok / oku; ot / otu; saç / saçı; sap / sapı; suç / suçu; süt / sütü; üç / üçü, (yapıt, anıt, içit gibi kelimelerin yazımı da eklensin). Ancak, tek heceli olduğu hâlde sonundaki ünsüzü tonlulaşan kelimeler de vardır: but / budu, dip / dibi, gök / göğü, kap / kabı, kurt / kurdu, uç / ucu, yurt / yurdu.

    Ünsüz Uyumu
    Dilimizde tonsuz (sert) ünsüzle biten kelimelere gelen ekler tonsuz (sert) ünsüzle başlar: aç-tı, aş-çı, bak-tım, bas-kı, çiçek-ten, düş-kün, geç-tim, ipek-çi, seç-kin, seç-ti, süt-çü.

    Ünsüz Türemesi (y, v)

    İki ünlünün yan yana bulunduğu bazı alıntı kelimelerde ünlüler arasında y, v sesleri türemiştir: fiyat (< fiat), zayıf (< zaif); konservatuvar, labora­tuvar, pisuvar, repertuvar, tretuvar, tuval, tuvalet.

    Ünsüz Düşmesi
    Arapçadan dilimize girmiş olan ve sonunda ikiz ünsüz bulunan kelimelerin yalın durumunda ünsüzlerden biri düşer (ünsüz tekleşir): hak (< hakk), his (< hiss), ret (< redd), zan (< zann), zem (< zemm). Bu tür kelimelere ünlüyle başlayan bir ek geldiğinde düşen ünsüz ortaya çıkar: hak, hakka; his, hissimiz; ret, reddi; zan, zannımca; zem, zemmi.

    n > m Değişmesi

    Türkçede kullanılan bazı kelimelerdeki b ünsüzünden önce gelen n ünsüzü m'ye dönüşür: saklambaç (< saklanbaç), dolambaç (< dolanbaç), ambar (< an­bar), amber (< anber), cambaz (< canbaz), çember (< çenber), kümbet (< gunbed), memba (< menba), mümbit (< munbit), tambur (< tanbur).

    BAZI KELİME VE EKLERİN YAZILIŞI
    Bağlaç Olan da, de’nin Yazılışı

    Bağlaç olan da, de ayrı yazılır. Kendisinden önceki kelimenin son ünlüsüne bağlı olarak ünlü uyumlarına uyar: Kızı da geldi gelini de. Durumu oğluna da bildirdi. Sen de mi kardeşim? Güç de olsa. Konuşur da konuşur.

    UYARI : Ayrı yazılan da, de hiçbir zaman ta, te biçiminde yazılmaz.

    UYARI : Ya sözüyle birlikte kullanılan da mutlaka ayrı yazılır: ya da.

    UYARI : Da, de bağlacını kendisinden önceki kelimeden kesme ile ayırmak yanlıştır: Ayşe de geldi (Ayşe'de geldi değil).

    UYARI : Da, de bağlacının bulunma durumu eki olan -da, -de, -ta, -te ile hiçbir ilgisi yoktur. Bulunma durumu eki getirildiği kelimeye bitişik yazılır: devede (deve-de) kulak, evde (ev-de) kalmak, yolda (yol-da) kalmak, ayakta (ayak-ta) durmak, çantada (çanta-da) kek­lik. İkide (iki-de) bir aynı sözü söyleyip durma.

    Yurtta sulh, cihanda sulh. (Mustafa Kemal Atatürk)

    Bağlaç Olan ki’nin Yazılışı

    Bağlaç olan ki ayrı yazılır: demek ki, kaldı ki, bilmem ki.

    Türk dili, dillerin en zenginlerindendir; yeter ki bu dil, şuurla işlen­sin.

    (Mustafa Kemal Atatürk)

    Olmaz ki!

    Böyle de yatılmaz ki! (Orhan Veli Kanık)

    Ruşen Eşref Ünaydın'ın "Diyorlar ki" adlı eseri ne güzeldir!

    Geçmiş zaman olur ki hayali cihan değer.

    Ki bağlacı, birkaç örnekte kalıplaşmış olduğu için bitişik yazılır: belki, çünkü, hâlbuki, mademki, meğerki, oysaki, sanki. Bu örnekler­den çünkü sözünde ek aynı zamanda küçük ünlü uyumuna uymuştur.

    Şüphe ve pekiştirme göreviyle kullanılan ki sözü de ayrı yazılır: Babam geldi mi ki? Başbakan konuşacak mı ki?

    Bağlaç Olan ne ... ne ...’nin Yazılışı

    Bu bağlacın kullanıldığı cümlelerde yüklem olumlu olmalıdır: Ne Fransa’da ne de Almanya’da aradığını bulabilmişti.

    Onlar ne arsız ne yılışkan ve yırtık gülmelidirler; ne de somurtmalıdırlar. (Refik Halit Karay)

    Ne ziraat ne ticaret için kâfi nüfus kaldı. (Falih Rıfkı Atay)





    Soru Eki mı, mi, mu, mü’nün Yazılışı

    Bu ek gelenekleşmiş olarak ayrı yazılır ve kendisinden önceki kelimenin son ünlüsüne bağlı olarak ünlü uyumla­rına uyar: Kaldı mı? Sen de mi geldin? Olur mu? İnsanlık öldü mü?

    Soru ekinden sonra gelen ekler, bu eke bitişik olarak yazılır: Verecek misin? Okuyor muyuz? Çocuk muyum? Gelecek miydi? Güler misin, ağlar mısın?

    Bu ek sorudan başka görevlerde kullanıldığında da ayrı yazılır: Güzel mi güzel! Yağmur yağdı mı dışarı çıkamayız.

    UYARI: Vazgeçmek birleşik fiili, mi soru ekiyle birlikte kullanıldığında iki ayrı biçimde yazılabilir: Vaz mı geçtin? Vazgeçtin mi?

    Fiil Çekimi ile İlgili Yazılışlar

    Gelecek zaman ekinin ünlüleri ile zaman ekinden önceki ünlü, söyleyişe bakılmaksızın bütün şahıslarda a, e ile yazılır: geleceğim, gelmeyeceğim, gelemeyeceğim, geleceğiz, gelmeyeceğiz, gelemeyeceğiz, gelmeyeceksin, gelemeyeceksin; alacağım, almayacağım, alamayacağım, almayacaksın, alamayacaksın; başlayacağım.

    Teklik ve çokluk 1. kişi emir eklerinin ünlüsü ile ekten önceki ünlü, söyleyişe bakılmaksızın a, e ile yazılır: başlayayım, gelmeyeyim; başlayalım, gelmeyelim.

    İstek ekinden önce gelen ünlü, söyleyişe bakılmaksızın a, e ile yazılır: başlayasın, başlaya, başlayasınız, başlayalar; gelmeyesin, gelmeye, gelmeyesiniz, gelmeyeler.

    Mastar Eklerinin Yazılışı
    -mak, -mek ile biten mastarlardan sonra -a, -e, -ı, -i eklerinden biri geldiğinde araya y ünsüzü girer: kazanmak-a > kazanma-y-a, aldanmak-ı > aldanma-y-ı, sevmek-e > sevme-y-e, görmek-i > görme-y-i.

    İken’in Yazılışı

    İken ayrı olarak yazılabildiği gibi kelimelere eklenerek de yazılabilir. Bu durumda başındaki i ünlüsü düşer. Getirildiği kelimenin ünlüleri kalın da olsa, bu ekin ünlüsü ince kalır: okur-ken (< okur iken), yazar-ken (< yazar iken), çalışır-ken (< çalışır iken), uyur-ken (< uyur iken), başlar-ken (< başlar iken), durmuş-ken (< durmuş iken), olgun-ken (< olgun iken), durgun-ken (< durgun iken).

    İken, ünlüyle biten kelimelere ek olarak getirildiğinde başındaki i ünlüsü düşer ve araya y ünsüzü girer: okulday-ken (< okulda iken), yolday-ken (< yolda iken).

    İle’nin Ek Olarak Yazılışı

    İle ayrı olarak yazılabildiği gibi kelimelere eklenerek de yazılabilir. Kelimelere eklenerek yazıldığında ünlü uyumlarına uyar.

    İle, ünsüzle biten kelimelere ek olarak getirildiğinde i ünlüsü düşer ve bitişik yazılır: bulut-la (bulut ile), çiçek-le (çiçek ile), kuş-la (kuş ile).

    İle, ünlüyle biten kelimelere ek olarak getirildiğinde başındaki i ünlüsü düşer ve araya y ünsüzü girer. Ek, ünlü uyumlarına uyar: arkadaşı-y-la (arkadaşı ile), anası-y-la, (anası ile), çevre-y-le (çevre ile), sürü-y-le (sürü ile), yapı-y-la (yapı ile).

    Ek Fiilin Yazılışı

    İmek fiili bugün daha çok ekleşmiş olarak kullanılmakta ve ünlü uyumlarına uymaktadır.

    Ünlüyle biten kelimelere eklendiğinde i ünlüsü düşer. Bu durumda araya y ünsüzü girer: ne-y-se (ne ise), sonuncu-y-du (sonuncu idi), yabancı-y-mış (yabancı imiş).

    Ünsüzle biten kelimelere eklendiğinde de i ünlüsü düşer: gelir-se (gelir ise), güzel-miş (güzel imiş), yorgun-du (yorgun idi).

    Pekiştirmeli Sıfatların Yazılışı

    Pekiştirmeli sıfatlar bitişik yazılır: apaçık, apak, büsbütün, çepeçevre, çırçıplak, çırılçıplak, dümdüz, düpedüz, gömgök, güpegündüz, kapkara, kupkuru, paramparça, sapasağlam, sapsarı, sırsıklam, sırıl­sıklam, sipsivri, yemyeşil.

    SAYILARIN YAZILIŞI

    1. Sayılar metin içerisinde yazıyla yazılır: bin yıldan beri, dört kardeş, haf­tanın beşinci günü, üç ayda bir, yüz soru, iki hafta sonra, üçüncü sınıf.

    Yaş otuz beş, yolun yarısı eder.

    (Cahit Sıtkı Tarancı)

    Buna karşılık saat, para tutarı, ölçü, istatistik verilere ilişkin sayılarda rakam kullanılır: 17.30'da, 11.00’de, 1.500.000 lira, 25 kilogram, 150 kilometre, 15 metre kumaş, 1.250.000 kişi, % 25, % 50.

    Saat ve dakikalar metin içinde yazıyla da yazılabilir: saat dokuzu beş geçe, saat yediye çeyrek kala, saat sekizi on dakika üç saniye geçe, mesela saat onda.

    2. Birden fazla kelimeden oluşan sayılar ayrı yazılır: iki yüz, üç yüz altmış beş.

    3. Para ile ilgili işlem ve senet, çek vb. ticari belgelerde geçen sayılar bitişik yazılır: 650,35 (altıyüzelliYTL,otuzbeşYKr).

    4. Notayı niteleyen sayılar ayrı yazılır: on altılık.

    5. Oyun adlarını niteleyen sayılar bitişik yazılır: altmışaltı.

    6. Romen rakamları ancak yüzyıllarda, hükümdar adlarında, tarihlerde ayların yazılışında, kitap ve dergi ciltlerinde ve kitapların asıl bölümlerinden önceki sayfaların nu­maralandırılmasında kullanılabilir: XX. yüzyıl, III. Selim, XIV. Louis, II. Wilhelm, V. Karl, VIII. Edward, 1.XI.1928, I. Cilt, XII. Cilt.

    7. Beş ve beşten çok rakamlı sayılar sondan sayılmak üzere üçlü gruplara ayrılarak yazılır ve araya nokta konur: 326.197, 49.750.812, 28.434.250.310.500 .

    8. Sayılarda kesirler virgül ile ayrılır: 15,2 (15 tam, onda 2), 5,26 (5 tam, yüzde 26).

    9. Sıra sayıları yazıyla ve rakamla gösterilebilir. Rakamla gösteril­mesi durumunda ya rakamdan sonra bir nokta konur ya da rakamdan sonra kesme işareti konularak derece gösteren ek yazılır: 15., 56., XX.; 5'inci, 6'ncı.

    UYARI : Sıra sayıları ekle gösterildiğinde rakamdan sonra sa­dece kesme işareti ve ek yazılır; ayrıca nokta konmaz: 8.'inci değil 8'inci, 2.'nci değil 2'nci.

    10. Üleştirme sayıları rakamla değil yazıyla belirtilir: 2'şer değil ikişer, 9'ar değil dokuzar, 100’er değil yüzer.

    BÜYÜK HARFLERİN KULLANILDIĞI YERLER

    Büyük harflerin kullanıldığı yerler aşağıda sıralanmıştır:

    A. Cümle büyük harfle başlar: Ak akçe kara gün içindir.

    Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir. (Atatürk)

    Cümle içinde tırnak veya yay ayraç içine alınan cümleler büyük harfle başlar ve sonlarına uygun noktalama işareti (nokta, soru, ünlem) konur:

    Atatürk, "Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!" diyor.

    Anadolu kentlerini, köylerini (Köy sözünü de çekinerek yazıyorum.) gezsek bile görmek için değil, kendimizi göstermek için geziyoruz. (Nurullah Ataç)

    Ancak iki çizgi arasındaki açıklama cümleleri büyük harfle baş­lamaz:

    Bir zamanlar -bu zamanlar çok da uzak değildir, bundan on, on iki yıl önce- Türk saltanatının maddi sınırları uçsuz bucaksız denilecek ka­dar genişti.

    (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

    İki noktadan sonra gelen cümleler büyük harfle başlar:

    Menfaat sandalyeye benzer: Başında taşırsan seni küçültür, ayağının altına alırsan yükseltir. (Cenap Şahabettin)

    Ancak iki noktadan sonra cümle niteliğinde olmayan örnekler sıra­landığında bu örnekler büyük harfle başlamaz:

    Bu eskiliği siz de çok evde görmüşsünüzdür: duvarlarda çiviler, çivi yerleri, lekeler... (Memduh Şevket Esendal)

    UYARI: Rakamla başlayan cümlelerde rakamdan sonra gelen kelime büyük harfle başlamaz: 2005 yılında Türk Dil Kurumunun 73. yılını kutladık.

    UYARI : Örnek niteliğindeki kelimelerle başlayan cümlede de ilk harf büyük yazılır: "Banka, bütçe, devlet, fındık, kanepe, menekşe, şemsiye" gibi yüzlerce ke­lime, kökenleri yabancı olmakla birlikte artık dilimizin malı olmuştur. "Et-, ol-" fiilleri, dilimizde en sık kullanılan yardımcı fiillerdir.

    B. Dizeler genellikle büyük harfle başlar:

    Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi;

    Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi.

    (Muhibbi)

    Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak

    Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.

    (Mehmet Akif Ersoy)



    Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik;

    Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik.

    (Yahya Kemal Beyatlı)

    C. Özel adlar büyük harfle başlar:

    1. Kişi adlarıyla soyadları büyük harfle başlar: Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü, Kâzım Karabekir, Ahmet Haşim, Tevfik Fikret, Mehmet Emin Yurdakul, Hüseyin Cahit Yalçın, Orhan Veli Kanık, Sait Faik Abasıyanık, Yunus Emre, Evliya Çelebi, Gevheri, Karacaoğlan, Âşık Ömer, Wolfgang von Goethe, Wilhelm Radloff, Vilhelm Thomsen, Victor Hugo.

    Takma adlar da büyük harfle başlar: Muhibbi (Kanuni Sultan Süleyman), Demirtaş (Ziya Gökalp), Tarhan (Ömer Seyfettin), Aka Gündüz (Hüseyin Avni, Enis Avni), Kirpi (Refik Halit Karay), Deli Ozan (Faruk Nafiz Çamlıbel), Server Bedi (Peyami Safa), İrfan Kudret (Cahit Sıtkı Tarancı), Mehmet Ali Sel (Orhan Veli Kanık).

    2. Kişi adlarından önce ve sonra gelen saygı sözleri, unvanlar, lakaplar, meslek ve rütbe adları büyük harfle başlar: Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk, Kaymakam Erol Bey, Sayın Prof. Dr. Hasan Eren, Hamdi Bey, Mustafa Efendi, Zeynep Hanım, Bay Ali Çiçekçi, Prof. Dr. Mehmet Kaplan, Doktor Behçet Uz, Mareşal Fevzi Çakmak, Yüzbaşı Cengiz Topel; Fatih Sultan Mehmet, Yavuz Sultan Selim, Kanuni Sultan Süleyman, Genç Osman, Deli İbrahim, Avcı Mehmet, Nişancı Mehmet Paşa, Deli Petro.

    Akrabalık bildiren kelimeler büyük harfle başlamaz: Tülay abla, Ayşe teyze, Fatma nine, Kemal dayı, Saim amca, Ali enişte.

    Akrabalık bil­diren kelimeler başa geldiğinde lakap yerine kullanıldığı için büyük harfle baş­lar: Nene Hatun, Baba Gündüz, Dayı Kemal, Hala Sultan.

    Bazı tarihî ve menkıbevi şahsiyetlerde ise akrabalık bildiren kelime sonda olduğu hâlde unvan değeri kazandığı ve özel ada dâhil olduğu için büyük harfle yazılır: Gül Baba, Susuz Dede, Adile Hala, Gülsüm Bacı, Sultan Ana.

    Resmî yazılarda saygı bildiren sözlerden sonra gelen ve makam, mevki, unvan bildiren kelimeler de büyük harfle başlar:

    Sayın Bakan,

    Sayın Başkan,

    Sayın Rektör,

    Sayın Vali,

    Hitap kelimeleri de bü­yük harfle başlar:

    Sevgili Kardeşim,

    Aziz Dostum,

    Değerli Arkadaşım,

    3. Hayvanlara verilen özel adlar büyük harfle başlar: Sarıkız, Fino, Karabaş, Pamuk, Minnoş, Tekir.

    4. Millet, boy, oymak adları büyük harfle başlar: Türk, Alman, İngiliz, Rus, Arap, Japon; Oğuz, Kazak, Kırgız, Özbek, Tatar; Karakeçili, Hacımusalı.

    5. Dil ve lehçe adları büyük harfle başlar: Türkçe, Almanca, İngilizce, Rusça, Arapça; Oğuzca, Kazakça, Kırgızca, Özbekçe, Tatarca.

    6. Devlet adları büyük harfle başlar: Türkiye Cumhuriyeti, Amerika Birleşik Devletleri, Suudi Arabistan, Azerbaycan Cumhuriyeti.

    7. Din ve mezhep adları ile bunların mensuplarını bildiren sözler büyük harfle başlar: Müslümanlık, Müslüman; Hristiyanlık, Hristiyan; Musevilik, Musevi; Budizm, Budist; Hanefilik, Hanefi; Malikilik, Maliki; Protestanlık, Protestan; Katoliklik, Katolik.

    8. Din ve mitoloji ile ilgili özel adlar büyük harfle başlar: Tanrı, Allah, Cebrail, Zeus, Oziris, Kibele. Ancak tanrı kelimesi özel ad olarak kullanılmadığında küçük harfle başlar: Eski Yunan tanrıları. Bazı dinî terimlerin küçük harfle başlaması gelenekleş­miştir: cennet, cehennem, uçmak, tamu, peygamber, sırat köprüsü.

    9. Gezegen ve yıldız adları büyük harfle başlar: Merkür, Neptün, Plüton, Halley, Dünya,Güneş, Ay vb.

    UYARI: Dünya, güneş, ay kelimeleri gezegen anlamı dışında kullanıldığında küçük harfle başlar.

    10. Yer adları (kıta, bölge, il, ilçe, köy, semt, cadde, sokak, semt vb.) büyük harfle başlar: Asya, Avrupa, Afrika, Amerika; İç Anadolu, Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu, Yakın Doğu; Ankara, İstanbul, Taşkent, Bağdat, Moskova; Turgutlu, Ürgüp, Ahlat; Çayırbağı, Akçaköy; Bahçelievler, Cebeci; Atatürk Bulvarı, Ziya Gökalp Caddesi; Sankiyedim Sokağı, Asmalımescit Sokağı.

    UYARI: Doğu ve batı sözleri yön bildirdiğinde küçük olarak yazılır: Bursa’nın doğusu. Bu sözler düşünce, hayat tarzı, politika vb. anlamlar bildirdiğinde ise büyük olarak yazılır: Batı medeniyeti, Doğu mistisizmi vb.

    Yer adlarında ilk isimden sonra gelen deniz, nehir, göl, dağ, boğaz vb. tür bildiren ikinci isimler büyük harfle başlar: Ağrı Dağı, Aral Gölü, Çanakkale Boğazı, Dicle Irmağı, Ege Denizi, Erciyes Dağı, Fırat Nehri, Tuna Nehri, Van Gölü, Zigana Geçidi, Süveyş Kanalı.

    UYARI: Özel ada dâhil olmayıp tamlama kuran şehir, il, ilçe, bucak, belde, köy vb. sözler küçük harfle başlar: Konya ili, Etimesgut ilçesi, Taflan köyü vb.

    Mahalle, meydan, bulvar, cadde, sokak adlarında geçen mahalle, meydan, bulvar, cadde, sokak kelimeleri büyük harfle başlar: Gazi Osmanpaşa Mahallesi, Yıldız Mahallesi, Yunus Emre Mahallesi, Karaköy Meydanı, Zafer Meydanı, Gazi Mustafa Kemal Bulvarı, Ziya Gökalp Bulvarı, Nene Hatun Caddesi, Cemal Nadir Sokağı, Fevzi Çakmak Sokağı, İnkılap Sokağı, Reşat Nuri Sokağı, Türk Ocağı Sokağı.

    UYARI: Yer bildiren özel isimlerde de kısaltmalı söyleyiş söz konusu olduğu zaman, kelime başında büyük harf kullanılır: Hisar’dan, Boğaz’dan, Bulvar’dan.

    11. Saray, köşk, han, kale, köprü, anıt vb. yapı adlarının bütün ke­limeleri büyük harfle başlar: Topkapı Sarayı, Dolmabahçe Sarayı, İshakpaşa Sarayı, Çankaya Köşkü, Horozlu Han, Ankara Kalesi, Alanya Kalesi, Galata Köprüsü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, Mostar Köprüsü, Beyazıt Kulesi, Zafer Abidesi, Bilge Kağan Anıtı.

    12. Kurum, kuruluş ve kurul adlarının her kelimesi büyük harfle başlar: Türkiye Büyük Millet Meclisi, Türk Dil Kurumu, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Devlet Malzeme Ofisi, Millî Kütüphane, Çocuk Esirgeme Kurumu, Atatürk Orman Çiftliği, Çankaya Lisesi; Anadolu Kulübü, Mavi Köşe Bakkaliyesi; Türk Ocağı, Yeşilay Derneği, Muharip Gaziler Derneği, Emek İnşaat; Bakanlar Kurulu, Danışma Kurulu, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı; Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü.

    13. Kanun, tüzük, yönetmelik, yönerge, genelge adlarının her kelimesi büyük harfle başlar: Medeni Kanun, Borçlar Hukuku (kanun), Atatürk Uluslararası Barış Ödülü Tüzüğü, Telif Hakkı Yayın ve Satış Yönetmeliği.

    UYARI: Kurum, kuruluş, kurul, merkez, bakanlık, üniversite, fakülte, bölüm, kanun, tüzük, yönetmelik vb.ni bildiren kelimeler, belli bir kurum vb. kastedildiğinde büyük harfle baş­lar: Bu yıl Meclis, yeni döneme erken başlayacaktır. Son aylarda Kurum, yazım konusunda yoğun bir çalışma içine girmiştir. 2876 sayılı Kanun bu yıl yeniden gözden geçiriliyor. Bu madde Yönetmelik’in 4’üncü maddesine aykırı düşmektedir.

    14. Kitap, dergi, gazete ve sanat eserlerinin (tablo, heykel, müzik) her kelimesi büyük harfle başlar: Nutuk, Safahat, Kendi Gök Kubbemiz, Anadolu Notları, Sinekli Bakkal; Türk Dili, Türk Kültürü, Varlık; Resmî Gazete, Hürriyet, Milliyet, Türkiye, Yeni Yüzyıl, Yeni Asır; Saraydan Kız Kaçırma, Onuncu Yıl Marşı.

    UYARI: Özel ada dâhil olmayan gazete, dergi, tablo vb. sözler büyük harfle başlamaz: Milliyet gazetesi, Türk Dili dergisi, Halı Dokuyan Kızlar tab­losu.

    UYARI: Büyük harflerin kullanıldığı yerlerde bulunan ve, ile, ya, veya, yahut, ki, da, de sözleriyle mı, mi, mu, mü soru eki küçük harfle yazılır: Mai ve Siyah, Suç ve Ceza, Leyla ile Mecnun, Turfanda mı, Turfa mı? Diyorlar ki, Dünyaya İkinci Geliş yahut Sır İçinde Esrar, Ya Devlet Başa ya Kuzgun Leşe, Ben de Yazdım.

    15. Millî ve dinî bayramlarla bayram niteliği kazanmış günlerin adları büyük harfle başlar: 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Ramazan Bayramı, Kurban Bayramı, Nevruz Bayramı, Anneler Günü, Öğretmenler Günü, 27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü, 14 Mart Tıp Bayramı, Hıdırellez.

    Kurultay, bilgi şöleni, açık oturum vb. toplantıların adlarında her kelime büyük harfle başlar: V. Uluslararası Türk Dili Kurultayı, Manas Bilgi Şöleni.

    16. Tarihî olay, çağ ve dönem adları büyük harfle başlar: Kurtuluş Savaşı, Millî Mücadele, Cilalı Taş Devri, İlk Çağ, Yükselme Devri, Millî Edebiyat Dönemi, Servetifünun Dönemi, Tanzimat Dönemi.

    UYARI: Tarihî dönem bildirmeyip tür veya tarz bildiren terimler küçük harfle başlar: divan şiiri, divan edebiyatı, halk şiiri, halk edebiyatı, eski Türk edebiyatı, Türk dili, Türk sanat müziği, Türk halk müziği, tekke edebiyatı.

    17. Özel adlardan türetilen bütün kelimeler büyük harfle başlar: Türklük, Türkleşmek, Türkçü, Türkçülük, Türkçe, Türkolog, Türkoloji, Avrupalı, Avrupalılaşmak, Asyalılık, Darvinci, Konyalı, Bursalı.

    UYARI: Özel ad kendi anlamı dışında yeni bir anlam kazanmışsa büyük harfle başlamaz: acem (Türk müziğinde bir perde), hicaz (Türk müzi­ğinde bir makam), nihavent (Türk müziğinde bir makam), acemi (tecrübesiz), amper (elektrik akımında şiddet birimi), jul (fizikte iş bi­rimi), allahlık (saf, zararsız kimse), donkişotluk (gereği yokken kahra­manlık göstermeye kalkışmak).

    UYARI: Para birimleri büyük harfle başlamaz: avro, dinar, dolar, lira, yeni kuruş, liret.

    UYARI: Özel adlar yerine kullanılan "o" zamiri cümle içinde büyük harfle yazılmaz.

    UYARI: Müzikte kullanılan makam ve tür adları büyük harfle başlamaz: acemaşiran, acembuselik, bayati, hicazkâr, türkü, varsağı, bayatı.

    18. Yer, millet ve kişi adlarıyla kurulan birleşik kelimelerde özel adlar büyük harfle başlar: Antep fıstığı, Brüksel lahanası, Frenk gömleği, Hindistan cevizi, İngiliz anahtarı, Japon gülü, Maraş dondurması, Van kedisi.

    Ç. Belirli bir tarih bildiren ay ve gün adları büyük harfle başlar: 29 Mayıs 1453 Salı günü, 29 Ekim 1923, 28 Aralık 1982'de göreve başladı. Lale festivali 25 Haziranda başlayacak.

    1919 senesi Mayısının 19'uncu günü Samsun'a çıktım. (Atatürk)

    Belirli bir tarihi belirtmeyen ay ve gün adları küçük harfle başlar: Okullar genel­likle eylülün ikinci haftasında öğretime başlar. Yürütme Kurulu toplantı­larını perşembe günleri yaparız.

    D. Levhalar ve açıklama yazıları büyük harfle başlar: Giriş, Çıkış, Müdür, Vezne, Başkan, Doktor, Otobüs Durağı, Dolmuş Du­rağı, Şehirler Arası Telefon, III. Kat, IV. Sınıf, I. Blok.

    E. Bilim dallarında kullanılan terimlerin büyük harfle yazılışı, ilgili dallardaki uygulamaya bağlıdır: Canis canis, Carduelis carduelis, Ardea alba, Populus alba, Prunus domestica, Pinus silvestris.

    F. Kitap, bildiri, makale vb.nde ana başlıkta bulunan kelimelerin tamamı, alt başlıkta bulunan kelimelerin ise yalnızca ilk harfleri büyük olarak yazılır.

    G. Kitap, dergi vb.nde bulunan resim, çizelge, tablo vb.nin altında yer alan açıklayıcı yazılar büyük harfle başlar.

    BİRLEŞİK KELİMELERİN YAZILIŞI

    Belirtisiz isim tamlamaları, sıfat tamlamaları, isnat grupları, birleşik fiiller, ikilemeler, kısaltma grupları ve kalıplaşmış çe­kimli fiillerden oluşan ifadeler, yeni bir kavramı karşıladıklarında birleşik kelime olurlar: yer çekimi, hanımeli, ses bilgisi; beyaz peynir, açıkgöz, toplu iğne; eli açık, sırtı pek; söz etmek, zikretmek, hasta olmak, gelebilmek, yazadurmak, alıvermek; çoluk çocuk, çıtçıt, altüst; başüstüne, günaydın; sağ ol, ateşkes, külbastı.

    Birleşik kelimeler belirli kurallar çerçevesinde bitişik veya ayrı olarak yazılır.

    A. Bitişik Yazılan Birleşik Kelimeler
    Birleşik kelimeler aşağıdaki durumlarda bitişik yazılırlar:

    1. Ses düşmesine uğrayan birleşik kelimeler bitişik yazılır: kaynana (< kayın ana), kaynata (< kayın ata), nasıl (< ne asıl), niçin (< ne için), pazartesi (< pazar ertesi), sütlaç (< sütlü aş), birbiri (< biri biri).

    2. Et- ve ol- yardımcı fiilleriyle birleşirken ses düşmesine veya ses türemesine uğrayan birleşik kelimeler bitişik yazılır: emretmek (<emir etmek), kaybolmak (<kayıp olmak); haletmek (<hal’ etmek=tahttan indirmek), meno­lunmak (<men’ olunmak); affetmek (<af etmek), reddetmek (<ret etmek).

    UYARI : Sadece söyleyişte tonlulaşma biçiminde ses değişmesine uğrayanlar ayrı yazılır: azat etmek, hamt etmek, izaç etmek, iktisap et­mek. Bu örneklerde tonluluk söyleyişte belirtilir.

    3. Kelimelerden her ikisi veya ikincisi, birleşme sırasında benzetme yoluyla anlam değişmesine uğradığında bu tür birleşik kelimeler bitişik yazılır.

    a. Bitki adları: aslanağzı, civanperçemi, keçiboynuzu, kuşburnu, turnagagası, açıkağız, akkuyruk (çay), alabaş, altınbaş (kavun), altıparmak (palamut), beşbıyık (muşmula), acemborusu, çobançantası, gelinfeneri, karnıkara (börülce), kuşyemi, şeytanarabası, venüsçarığı, yılan­yastığı, akşamsefası, camgüzeli, çadıru­şağı, gecesefası, ayşekadın (fasulye), hafızali (üzüm), havvaanaeli, meryemanaeldiveni.

    b. Hayvan adları: danaburnu (böcek), akbaş (kuş), alabacak (at), bağrıkara (kuş), beş­parmak (deniz hayvanı), beşpençe (deniz hayvanı), çakırkanat (ördek), elmabaş (tepeli dalgıç), kababurun (balık), kamçıkuyruk (koyun), kamışkulak (at), karabaş, karagöz (balık), kara­fatma (böcek), kızılkanat (balık), sarıkuyruk (balık), yeşilbaş (ördek), sazkayası (balık), sırtı­kara (balık), şeytaniğnesi, yalıçapkını (kuş), bozbakkal (kuş), bozyürük (yılan), karadul (örümcek), sarısabır (bitki).

    c. Hastalık adları: itdirseği (arpacık), delibaş, karabacak, karata­ban.

    ç. Alet ve eşya adları: balıkgözü (halka), deveboynu (boru), domuzayağı (çubuk), domuztır­nağı (kanca), horozayağı (burgu), kargaburnu (alet), keçitırnağı (oyma kalemi), kedigözü (lamba), leylekgagası (alet), sıçankuyruğu (törpü), baltabaş (gemi) gagaburun (gemi), kancabaş (kayık), adayavrusu (tekne).

    d. Biçim adları: ayıbacağı (yelken biçimi), balıksırtı (desen), civankaşı (nakış), eşek­sırtı (çatı biçimi), kazkanadı (oyun), kırlangıçkuyruğu (işaret), koçboynuzu (işaret), köpekkuyruğu (spor), sıçandişi (dikiş), balgümeci (dikiş), beşikörtüsü (çatı biçimi), turnageçidi (fırtına).

    e. Yiyecek adları: dilberdudağı (tatlı), hanımgöbeği (tatlı), hanımparmağı (tatlı), ka­dınbudu (köfte), kadıngöbeği (tatlı), kargabeyni (yemek), kedidili (bisküvi), tavukgöğsü (tatlı), vezirparmağı (tatlı), bülbülyuvası (tatlı), kuşlokumu (kurabiye), alinazik (kebap).

    f. Oyun adları: beştaş, dokuztaş, üçtaş.

    g. Gök cisimlerinin adları: Altıkardeş (yıldız kü­mesi), Arıkovanı (yıldız kümesi), Büyükayı (yıldız kümesi), Demirkazık (yıldız), Küçükayı (yıldız kü­mesi), Kervankıran (yıldız), Samanyolu (yıldız kümesi), Yedikardeş (yıldız kümesi).

    ğ. Renk adları: baklaçiçeği, balköpüğü, camgöbeği, devetüyü, fildişi, gülkurusu, kavuniçi, narçi­çeği, ördekbaşı, ördekgagası, tavşanağzı, tavşankanı, turnagözü, vapur­dumanı, vişneçürüğü, yavruağzı.

    4. -a, -e, -ı, -i, -u, -ü zarf-fiil ekleriyle bilmek, vermek, kalmak, durmak, gelmek, görmek ve yazmak fiilleriyle yapılan tasvirî fiiller bitişik yazılır: alabildiğine, düşünebilmek, yapabil­mek; uyuyakalmak; gidedurmak, yazadurmak; çıkagelmek, olagelmek, süregelmek; düşeyazmak, öleyazmak; alıvermek, gelivermek, gülüvermek, uçuvermek; düşmeyegör, ölmeyegör.

    5. Bir veya iki ögesi emir kipiyle kurulan kalıplaşmış birleşik keli­meler bitişik yazılır: alaşağı, albeni, ateşkes, çalçene, çalyaka, dönbaba, gelberi, incitmebeni, rastgele, sallabaş, sallasırt, sıkboğaz, unutmabeni; çekyat, geçgeç, kaçgöç, kapkaç, örtbas, seçal, veryansın, yapboz, yazboz tahtası.

    6. -an/-en, -r/-ar/-er/-ır/-ir, -maz/-mez ve -mış/-miş sıfat-fiil eklerinin kalıplaşmasıyla oluşan birleşik kelimeler bitişik yazılır:

    ağaçkakan, alaybozan, cankurtaran, çöpçatan, dalgakıran, demirkapan, etyaran, filizkıran, gökdelen, oyunbozan, saçkıran, yelkovan, yolgeçen;

    akımtoplar, altıpatlar, barışsever, basınçölçer, betonkarar, bilgisayar, çoksatar, dil­sever, füzeatar, özezer, pürüzalır, uçaksavar, yurtsever;

    baştanımaz, değerbilmez, etyemez, hacıyatmaz, kadirbilmez, karıncaez-mez, kuşkonmaz, külyutmaz, tanrıtanımaz, varyemez;

    çokbilmiş, güngörmüş.

    7. İkinci kelimesi -dı (-di / -du / -dü, -tı / -ti / -tu / -tü) kalıplaşmış belirli geçmiş zaman ekleriyle kurulan birleşik kelimeler bitişik yazılır: albastı, ciğerdeldi, çıtkırıldım, dalbastı, fırdöndü, gecekondu, gündöndü, hünkârbeğendi, imambayıldı, karyağdı, külbastı, mirasyedi, papazkaçtı, serdengeçti, şıpsevdi, zıpçıktı.

    8. Her iki kelimesi de -dı (-di / -du / -dü, -tı / -ti / -tu / -tü) belirli geçmiş zaman veya -r /-ar /-er geniş zaman eklerini almış ve kalıplaşmış bulunan birleşik kelimeler bitişik yazı­lır: dedikodu, kaptıkaçtı, oldubitti, uçtuuçtu (oyun); biçerbağlar, biçerdö­ver, göçerkonar, kazaratar, konargöçer, okuryazar, uyurgezer, yanardö­ner, yüzergezer.

    Aynı yapıda olan çakaralmaz kelimesi de bitişik yazılır.

    9. Somut olarak yer bildirmeyen alt, üst ve üzeri sözlerinin sona getirilmesiyle kurulan birleşik kelimeler bitişik yazılır: ayakaltı, bilinçaltı, gözaltı (gözetim), şuuraltı; akşamüstü, akşamüzeri, ayaküstü, ayaküzeri, bayra­müstü, gerçeküstü, ikindiüstü, olağanüstü, öğleüstü, öğleüzeri, suçüstü, yüzüstü.

    10. İki veya daha çok kelimenin birleşmesinden oluşmuş kişi adları, soyadları ve lakaplar bitişik yazılır: Alper, Aydoğdu, Birol, Gülnihal, Gülseren, Gündoğdu, Şenol, Varol; Abasıyanık, Adıvar, Atatürk, Gökalp, Güntekin, İnönü, Karaosmanoğlu, Tanpınar, Yurdakul; Boynueğri Mehmet Paşa, Tepedelenli Ali Paşa, Yirmisekiz Çelebi Mehmet, Yedisekiz Hasan Paşa.

    11. İki veya daha çok kelimeden oluşmuş Türkçe yer adları bitişik yazılır: Çanakkale, Gümüşhane; Acıpayam, Pınarbaşı, Şebinkarahisar; Beşiktaş, Kabataş.

    Şehir, kent, köy, mahalle, dağ, tepe, deniz, göl, ırmak, su vb. kelime­lerle kurulmuş sıfat tamlaması ve belirtisiz isim tamlaması kalıbındaki yer adları bitişik yazılır: Akşehir, Eskişehir, Suşehri, Yenişehir; Atakent, Batıkent, Konutkent, Korukent, Çengelköy, Sarıyer, Yenimahalle; Karabağ, Karadağ, Uludağ; Kocatepe, Tınaztepe; Akdeniz, Karadeniz, Kızıldeniz; Acıgöl; Kızılırmak, Yeşilırmak; İncesu, Karasu, Sarısu, Akçay.

    12. Kişi adları ve unvanlarından oluşmuş mahalle, meydan, köy vb. yer ve kuruluş adlarında unvan kelimesi sonda ise, gelenekleşmiş olarak bitişik yazılır: Abidinpaşa, Bayrampaşa, Davutpaşa, Ertuğrulgazi, Kemalpaşa (ilçesi); Necatibey (Caddesi), Mustafabey (Caddesi).

    13. Ara yönleri belirten kelimeler bitişik yazılır: güneybatı, güney­doğu, kuzeybatı, kuzeydoğu.

    14. Bunlardan başka dilimizde her iki ögesi de asıl anlamını koru­duğu hâlde yaygın bir biçimde gelenekleşmiş olarak bitişik yazılan keli­meler de vardır:

    a. Baş sözüyle oluşturulan sıfat tamlamaları: başağırlık, başbakan, başçavuş, başeser, başfiyat, başhekim, başhemşire, başkahraman, başka­rakter, başkent, başkomutan, başköşe, başmüfettiş, başöğretmen, baş­parmak, başpehlivan, başrol, başsavcı, başşehir, başyazar.

    b. Bir topluluğun yöneticisi anlamındaki başı sözüyle oluşturulan belirtisiz isim tamlamaları: aşçıbaşı, binbaşı, çarkçıbaşı, çeribaşı, ele­başı, mehterbaşı, onbaşı, ustabaşı, yüzbaşı.

    c. Oğlu, kızı sözleri: çapanoğlu, eloğlu, hinoğluhin, elkızı.

    ç. Ağa, bey, efendi, hanım, nine vb. sözlerle kurulan birleşik kelime­ler: ağababa, ağabey, beyefendi, efendibaba, hanımanne, hanımefendi, hacıağa, hıyarağalık, kadınnine, paşababa.

    d. Biraz, birkaç, birkaçı, birtakım, birçok, birçoğu, hiçbir, hiç­biri, herhangi belirsizlik sıfat ve zamirleri de gelenekleşmiş olarak biti­şik yazılır.

    15. Ev kelimesiyle kurulan birleşik kelimeler bitişik ya­zılır: aşevi, bakımevi, basımevi, doğumevi, gözlemevi, huzurevi, ko­nukevi, orduevi, öğretmenevi, polisevi, yayınevi.

    16. Hane, name, zade kelimeleriyle oluşturulan birleşik kelime­ler bitişik yazılır: çayhane, dershane, kahvehane, yazıhane; beyanname, kanunname, se­yahatname, siyasetname; amcazade, dayızade, teyzezade.

    UYARI: Eczahane, hastahane, pastahane, postahane sözleri kullanımdaki yaygınlık dolayısıyla eczane, hastane, pastane, postane biçiminde yazılmaktadır.

    17. Farsça kurala göre oluşturulan isim ve sıfat tamlamaları ile ka­lıplaşmış biçimler bitişik yazılır: cürmümeşhut, darıdünya, ehli­beyit, ehvenişer, erkânıharp, fecrisadık, gayrimenkul, gayrimeşru, hüsnükuruntu, hüsnüniyet, suikast, hamdüsena, hercümerç.

    18. Arapça kurala göre oluşturulan tamlamalar ve kalıplaşmış biçimler bitişik yazılır: aliyyülâlâ, ceffelkalem, darülaceze, darülfünun, daüssıla, fevkalade, fevkalbeşer, hıfzıssıhha, hüvelbaki, şey­hülislam, tahtelbahir, tahteşşuur; âlemşümul, cihanşümul, aleykümselam, Allahualem, bismillah, fenafillah, fisebilillah, hafazanallah, inşallah, maşallah, velhasıl, velhasılıkelam.

    19. Müzik makam adları bitişik yazılır: acembuselik, hisarbuselik, muhayyerkürdi.

    Bir sıfatla oluşturulan usul adlarında sıfat ayrı yazılır: ağır aksak, yürük aksak, yürük semai.

    20. Kanunda bitişik geçen veya bitişik olarak tescil ettirilmiş olan kuruluş adları bitişik yazılır: İçişleri, Dışişleri, Genelkurmay, Yükseköğretim.

    B. Ayrı Yazılan Birleşik Kelimeler
    1. Etmek, edilmek, eylemek, kılmak, kılınmak, olmak, olunmak yar­dımcı fiilleriyle kurulan birleşik fiiller herhangi bir ses düşme­sine veya türemesine uğramazsa ayrı yazılır: alt etmek, arz etmek, azat etmek, boş olmak, dans etmek, el etmek, göç etmek, ilan etmek, kabul etmek, kul etmek, kul olmak, not etmek, oyun etmek, sağ olmak, söz etmek, terk etmek, var ol­mak, yok etmek, yok olmak.

    2. Birleşme sırasında kelimelerinden hiçbiri veya ikinci kelimesi anlam değişikliğine uğ­ramayan birleşik kelimeler ayrı yazılır.

    a. Hayvan türlerinden birinin adıyla kurulanlar:

    ada balığı, ateş balığı, dil balığı, fulya balığı, kedi balığı, kılıç balığı, köpek balığı, ton balığı, yılan balığı; acı balık, bıyıklı balık, dikenli balık.

    ardıç kuşu, arı kuşu, çalı kuşu, deve kuşu, muhabbet kuşu, saka kuşu, tarla kuşu, yağmur kuşu; alıcı kuş, boğmaklı kuş, makaralı kuş.

    ağustos böceği, ateş böceği, cırcır böceği, hamam böceği, ipek böceği, uçuç böceği, uğur böceği; ağılı bö­cek, çalgıcı böcek, sümüklü böcek.

    at sineği, et sineği, meyve sineği, sığır sineği, su sineği, uyuz sineği.

    deniz yılanı, ok yılanı, su yılanı; Ankara keçisi, dağ keçisi, yaban keçisi; fındık faresi, tarla faresi; dağ sıçanı, tarla sıçanı; Beç tavuğu, dağ tavuğu; Amerika tavşanı, yaban tav­şanı; kaya örümceği, şeytan örümceği; bal arısı, yaban arısı; Pekin ördeği, yaban ördeği; Ankara kedisi, Van kedisi; Afrika domuzu, yaban domuzu.

    b. Bitki türlerinden birinin adıyla kurulanlar:

    ayrık otu, beşparmak otu, çörek otu, eğrelti otu, güzelavrat otu, kelebek otu, ökse otu, pisipisi otu, taşkıran otu, yüksük otu; acı ot, sütlü ot.

    ateş çiçeği, çuha çiçeği, güzelhatun çiçeği, ipek çiçeği, küpe çiçeği, lavanta çiçeği, mum çiçeği, yayla çiçeği, yıldız çiçeği; ölmez çiçek.

    avize ağacı, ban ağacı, dantel ağacı, kâğıt ağacı, mantar ağacı, mercan ağacı, öd ağacı, pelesenk ağacı, süt ağacı, tespih ağacı; kör ağaç.

    altın kökü, boya kökü, eğir kökü, helvacı kökü, meyan kökü; ek kök, saçak kök, yumru kök.

    dağ elması, yer elması; çalı dikeni, deve dikeni; köpek üzümü, kuş üzümü; çakal armudu, dağ armudu; at kestanesi, kuzu kestanesi; can eriği, gövem eriği; kuzu mantarı, yer mantarı; su ka­mışı, şeker kamışı; dağ nanesi, taş nanesi; ayı gülü, Japon gülü; Antep fıstığı, çam fıstığı; sırık fasulyesi, soya fasulyesi; Amerika bademi, taş bademi; Afrika menek­şesi, deniz menekşesi; Japon sarma­şığı, kuzu sarmaşığı; Hint inciri, kavak inciri; armut kurusu, kayısı ku­rusu; su sarımsağı, şeker pancarı.

    kuru fasulye, kuru incir, kuru soğan, kuru üzüm.

    UYARI : Çiçek dışında anlamlar taşıyan baklaçiçeği (renk), narçi­çeği (renk), suçiçeği (hastalık); ot dışında anlamlar taşıyan ağızotu (barut), sıçanotu (arsenik); ses düşmesine uğramış olan çöreotu ve yay­gın bir biçimde gelenekleşmiş olan semizotu, dereotu bitişik yazılır.

    c. Nesne, eşya ve alet adlarından biriyle kurulan birleşik kelimeler:

    alçı taşı, bileği taşı, çakmak taşı, damla taşı, Hacıbektaş taşı, ki­reç taşı, lüle taşı, Oltu taşı, sünger taşı, yılan taşı; buzul taş, damla taş, dikili taş, kayağan taş, yaprak taş.

    arap sabunu, el sabunu; kahve değirmeni, yel değirmeni; kahve dolabı, su dolabı; oturma odası; duvar saati, kol saati; duvar takvimi, masa takvimi; yemek masası; itfaiye aracı, kurtarma aracı; masa ör­tüsü, yatak örtüsü; el kitabı, Frenk gömleği, İngiliz anahtarı, İngiliz si­cimi; alt geçit, tüp geçit, üst geçit, çekme demir, çekme kat, dolma kalem, dönme dolap, kesme kaya, toplu iğne, vurmalı çalgılar, vurmalı sazlar, yapma çiçek.

    afyon ruhu, katran ruhu, lokman ruhu, nane ruhu, tuz ruhu.

    ç. Yol ve ulaşımla ilgili birleşik kelimeler: Arnavut kaldırımı; çevre yolu, deniz yolu, hava yolu, kara yolu, keçi yolu; köprü yol.

    d. Durum, olgu ve olay bildiren sözlerden biriyle kurulan birleşik ke­limeler: açık oturum, açık öğretim, ana dili, ay tutulması, baş ağrısı, baş belası, baş dönmesi, çıkış yolu, çözüm yolu, dil birliği, din birliği, güç birliği, iş birliği, iş bölümü, madde başı, ses uyumu, yer çekimi.

    e. Bilim ve bilgi sözleriyle kurulan birleşik kelimeler: anlam bilimi, dil bilimi, edebiyat bilimi, gök bilimi, halk bilimi, ruh bilimi, toplum bilimi, toprak bilimi, yer bilimi; dil bilgisi, halk bilgisi, ses bil­gisi, şekil bilgisi.

    f. Yuvar ve küre sözleriyle kurulan birleşik kelimeler: göz yuvarı, hava yuvarı, ısı yuvarı, ışık yuvarı, renk yuvarı, yer yuvarı; hava küre, ışık küre, su küre, taş küre, yarı küre, yarım küre.

    g. Yiyecek, içecek adlarından biriyle kurulan birleşik kelimeler: bohça böreği, su böreği, talaş böreği; ba­dem yağı, çiçek yağı, kuyruk yağı; arpa suyu, maden suyu, meyve suyu; kaşar peyniri, tulum peyniri, beyaz peynir; Adana kebabı, tas kebabı, Urfa kebabı; İnegöl köftesi, İzmir köftesi; ezogelin çorbası, mercimek çor­bası, yoğurt çorbası; irmik helvası, kâğıt helvası, koz helva; acı badem kurabiyesi; Kemalpaşa tatlısı, peynir tatlısı, yoğurt tatlısı; ba­dem şekeri, balık yumurtası.

    burgu makarna, çubuk makarna, yüksük makarna; kakaolu kek, üzümlü kek; çiğ köfte, içli köfte; dolma biber, kesme şeker, süzme yoğurt, yarma şeftali; kuru yemiş.

    ğ. Gök cisimleri: Çoban Yıldızı, Kervan Yıldızı, Kutup Yıldızı, kuy­ruklu yıldız; gök taşı, hava taşı, meteor taşı.

    h. Organ veya organ yerine geçen sözlerden biriyle kurulan birleşik kelimeler: patlak göz, süzgün göz; aşık kemiği, bel kemiği, elmacık kemiği; serçe parmak, şehadet par­mağı, yüzük parmağı; azı dişi, köpek dişi, süt dişi; kuyruk sokumu, safra kesesi; çatma kaş, takma diş, takma kirpik, takma kol; ekşi surat, kepçe surat; gaga burun (kimse), karga burun, kepçe kulak, ça­kır pençe, demir yumruk, kuru kemik.

    ı. Benzetme yoluyla insanın bir niteliğini anlatmak üzere bitki, hay­van ve nesne adlarıyla kurulan birleşik kelimeler: çetin ceviz, çöpsüz üzüm; eski kurt, sarı çıyan, sağmal inek; ağır top, eksik etek, eski toprak, eski tüfek, kara maşa, sapsız balta.

    i. Zamanla ilgili birleşik kelimeler: bağ bozumu, gece yarısı, gün or­tası, hafta başı, hafta sonu.

    3. -r / -ar / -er, -maz / -mez ve -an / -en sıfat-fiil ekleriyle kurulan sıfat tam­laması yapısındaki birleşik kelimeler ayrı yazılır: bakar kör, çalar saat, çıkar yol, döner sermaye, güler yüz, koşar adım, yazar kasa, yeter sayı; çıkmaz sokak, geçmez akçe, görünmez kaza, ölmez çiçek, tükenmez kalem; akan yıldız, doyuran buhar, uçan daire.

    4. Renk sözü veya renklerden birinin adıyla kurulmuş isim tamla­ması yapısındaki renk adları ayrı yazılır: bal rengi, duman rengi, gümüş rengi, portakal rengi, saman rengi; ateş kırmızısı, boncuk mavisi, çivit mavisi, gece mavisi, limon sa­rısı, safra yeşili, süt kırı.

    5. Rengin tonunu belirtmek üzere renkten önce kullanılan sıfatlar ayrı yazılır: açık mavi, açık yeşil, kara sarı, kirli sarı, koyu mavi, koyu yeşil.

    6. Yer adlarında kullanılan batı, doğu, güney, kuzey, güneybatı, güneydoğu, kuzeybatı, kuzeydoğu, aşağı, orta, yukarı, iç, yakın, uzak kelimeleri ayrı yazılır: Doğu Anadolu, Batı Trakya, Orta Anadolu, Kuzey Amerika, Güney Amerika, Orta Asya, Orta Doğu, Yakın Doğu, Uzak Doğu, Güneybatı Anadolu, İç Asya, İç Anadolu, Aşağı Ayrancı, Yukarı Ayrancı.

    7. Kişi adlarından oluşmuş mahalle, bulvar, cadde, sokak, ilçe, köy vb. yer ve kuruluş adlarında sondaki unvanlar hariç, şahıs adları ayrı yazılır: Yunus Emre Mahallesi; Gazi Mustafa Kemal Bulvarı; Ziya Gökalp Bulvarı; Nene Hatun Caddesi; Fevzi Çakmak Sokağı, Cemal Nadir Sokağı; Koca Mustafapaşa; Kâzım Karabekir Eğitim Fakültesi, Sultan Ahmet Camii, Sütçü İmam Üniversitesi.

    8. Dış, iç, öte, sıra sözleriyle oluşturulan bir­leşik kelime ve terimler ayrı yazılır: ahlak dışı, çağ dışı, din dışı, kanun dışı, olağan dışı, yasa dışı; ceviz içi, hafta içi, yurt içi; fizik ötesi, kızıl ötesi, mor ötesi, sınır ötesi; aklı sıra, ardı sıra, peşi sıra, yanı sıra.

    9. Somut olarak yer belirten alt ve üst sözleriyle oluşturulan birleşik kelime ve terimler ayrı yazılır: deri altı, su altı, toprak altı, yer altı (yüzey); arka üstü, baş üstü, böbrek üstü bezi, tepe üstü (trafikte).

    10. Alt, üst, ana, ön, art, arka, yan, karşı, iç, dış, orta, büyük, küçük, sağ, sol, peşin, bir, iki, tek, çok, çift sözlerinin başa getirilmesiyle oluştu­rulan birleşik kelime ve terimler ayrı yazılır: alt yazı; üst kat, üst küme; ana bilim dalı, ana dili; ön söz, ön yargı; art damak, art niyet; arka teker; yan cümle, yan etki; karşı görüş, karşı oy; iç sa­vaş, iç tüzük; dış borç, dış hat; orta kulak, orta oyunu; büyük anne, büyük baba; küçük harf, küçük parmak; sağ açık, sağ bek; sol açık, sol bek; peşin fikir, peşin hüküm; bir gözeli, bir hücreli; iki anlamlı, iki eşeyli; tek eşli, tek hücreli; çok düzlemli, çok hücreli; çift ayaklılar, çift kanatlılar.

    Deyimlerin Yazılışı

    Deyimler ayrı yazılır: akıntıya kürek çekmek, çam devirmek, çanak tutmak, gönlünden geçirmek, göz atmak, kulak asmak, kulak vermek, çantada keklik, devede kulak, yağlı kuyruk, yüz görüm­lüğü.

    İkilemelerin Yazılışı
    İkilemeler ayrı yazılır: adım adım, ağır ağır, akın akın, allak bullak, aval aval (bakmak), cır cır (ötmek), çeşit çeşit, derin derin, gide gide, güzel güzel, karış karış, kös kös (dinlemek), kucak kucak, şıp şıp (damlamak), şıpır şıpır, tak tak (vurmak), takım takım, tı­kır tıkır, yavaş yavaş.

    bata çıka, çoluk çocuk, düşe kalka, eciş bücüş, eğri büğrü, enine bo­yuna, eski püskü, ev bark, konu komşu, pılı pırtı, salkım saçak, sere serpe, soy sop, süklüm püklüm, yana yakıla, yarım yamalak.

    m ile yapılmış ikilemeler de ayrı yazılır: at mat, çocuk mocuk, dolap molap, kapı mapı, kitap mitap.

    İsim durum ekleri ve iyelik ekiyle yapılan ikilemeler de ayrı yazılır: baş başa, diz dize, el ele, göz göze, iç içe, omuz omuza, yan yana; baştan başa, daldan dala, elden ele, günden güne, içten içe, yıldan yıla; başa baş, bire bir (ölçü), dişe diş, göze göz, teke tek; ardı ardına, boşu boşuna, günü gününe, peşi peşine, ucu ucuna.

    ALINTI KELİMELERİN YAZILIŞI

    Yabancı kökenli kelimelerin yazılışlarıyla ilgili bazı noktalar aşa­ğıda gösterilmiştir:

    1. İki ünsüzle başlayan batı kökenli alıntılar, ünsüzler arasına ünlü konmadan yazılır: francala, gram, gramer, gramofon, grup, kral, kredi, kritik, plan, pratik, problem, profesör, program, proje, propaganda, pro­tein, prova, psikoloji, slogan, snop, spiker, spor, staj, stil, stüdyo, trafik, tren, triptik.

    Bu tür birkaç alıntıda, söz başında veya iki ünsüz arasında bir ünlü türemiştir. Bu ünlü söylenişte de yazılışta da gösterilir: iskar­pin, iskele, iskelet, istasyon, istatistik, kulüp.

    2. İçinde yan yana iki veya daha fazla ünsüz bulunan batı kökenli alıntılar, ünsüzler arasına ünlü konmadan yazılır: alafranga, apartman, biyografi, elektrik, gangster, kilogram, orkestra, paragraf, program, tel­graf.

    3. İki ünsüzle biten batı kökenli alıntılar, ünsüzler arasına ünlü konmadan yazılır: film, form, lüks, modern, natürmort, psikiyatr, seks, slayt, teyp.

    4. Batı kökenli alıntıların içindeki ve sonundaki g ünsüzleri olduğu gibi korunur: biyografi, diyagram, dogma, magma, monografi, paragraf, program; arkeolog, demagog, diyalog, filolog, jeolog, katalog, monolog, psikolog, ürolog.

    Ancak coğrafya, fotoğraf ve topoğraf kelimelerinde g’ler, ğ’ye döner.

    * * *

    Aşağıdaki durumlarda batı kökenli kelimeler, özgün biçimleri ile ya­zılırlar:

    1. Bilim, sanat ve uzmanlık dallarında kullanılan bazı terimler: andante (müzik), cuprum (kimya), deseptyl (eczacılık), quercus, terminus technicus (teknik terim).

    2. Latin yazı sistemini kullanan dillerden alınma deyim ve sözler: Veni, vidi, vici (Geldim, gördüm, yendim.); conditio sine qua non (Olmazsa olmaz.); eppur si muove (Dünya her şeye rağmen dönüyor.); to be or not to be (olmak veya olmamak); l'art pour l'art (Sanat sanat içindir.); l'Etat c'est moi (Devlet benim.); traduttore traditore (Çevirmen haindir.); persona non grata (istenmeyen kişi).

    Mesele falan değildi öyle,

    To be or not to be kendisi için;

    Bir akşam uyudu;

    Uyanmayıverdi. (Orhan Veli Kanık)

    YABANCI ÖZEL ADLARIN YAZILIŞI

    Arapça ve Farsça Adların Yazılışı
    Arap ve Fars kökenli kişi ve yer adları Türkçenin ses ve yapı özelliklerine göre yazılır: Ahmet, Bedrettin, Fuat, Mehmet, Necmettin, Nizamettin, Ömer, Rıza, Saadettin; Cezayir, Fas, Filistin, Mısır, Suudi Arabistan; Bağdat, Cidde, Erdebil, Halep, İsfahan, İskenderiye, Medine, Mekke, Şam, Şiraz, Tahran, Tebriz, Trablusgarp.

    Latin Yazı Sistemini Kullanan Dillerdeki Adların Yazılışı
    1. Latin yazı sistemini kullanan dillerdeki özel adlar özgün biçimleriyle yazılır: Beethoven, Byron, Cervantes, Chopin, Eminescu, Grimm, Horatius, Molière, Puccini, Rousseau, Shakespeare; Bologna, Buenos Aires, Iorga, Ile-de-France, Karlovy Vary, Latium, Loire, Mann, New York, Nice, Rio de Janerio, Vaasa, Wuppertal. Ancak Batı dillerinde kullanılan adların okunuşları ayraç içinde gösterilebilir: Shakespeare (Şekspir) vb.

    Yabancı özel adlardan türetilmiş akım adları Türkçe söylenişlerine göre yazılır: Dekartçılık, Epikürcülük, Kalvenci, Kalvencilik, Kalvenizm, Kartezyenizm, Lüterci, Lütercilik, Marksçılık, Marksist, Marksizm.

    2. Batı kökenli kişi ve yer adlarının bir bölümü eskiden beri dili­mizde yerleştiği biçimiyle yazılır: Napolyon, Şarlken, Şarl (Demirbaş Şarl); Atina, Brüksel, Cenevre, Londra, Marsilya, Münih, Paris, Roma, Selanik, Venedik, Viyana, Zürih; Hollanda, Letonya, Lüksemburg.

    3. Ait olduğu dilde ayrı yazılan yer adları Türkçede de ayrı yazılır: Buenos Aires, Frankfurt am Main, Freiburg im Breisgau, Hyde Park, Mont Blanc, New Orleans, New York, Rio de Janeiro, San Marino, Wiener Neustadt, Titov Veles.

    Yunanca Adların Yazılışı
    Yunanca adlar yazılırken Yunan harflerinin ses değerlerini karşılayan Türk harfleri kullanılır: Homeros, Herodotos, Euripides, Pindaros, Solon, Sokrates, Aristoteles, Platon, Venizelos, Karamanlis, Papandreu, Onasis.

    Ancak Herodotos, Sokrates, Aristoteles, Platon, Pythagoras, Euklei-
    des adları dilimizde yaygın olarak Herodot, Sokrat, Aristo, Eflatun, Pisagor, Öklid biçimlerinde yerleşmiştir.

    Rusça Adların Yazılışı

    Rusça özel adlarda Rus harflerinin ses değerlerini karşılayan Türk harfleri kullanılır: Bolşevik, Brejnev, Çaykovski, Çehov, Dostoyevski, Gogol, Gorbaçov, İlminskiy, İlyiç, Katayev, Klyaştornıy, Malov, Mendeleyev, Prokofyev, Puşkin, Şolohov, Tolstoy, Yeltsin; Moskova, Omsk, Orenburg, Petersburg, Volga, Yenisey.

    Çince ve Japonca Adların Yazılışı
    1. Çince adlar, Türkçede yerleşmiş biçimlerine göre yazılır: Honan, Huangho, Kanton, Nankin, Pekin, Şanghay, Vuhan.

    Çincede soyadları küçük adlardan önce gelir. Soyadları çoklukla tek hecelidir, küçük adlar ise bir veya iki heceden oluşur. Bu adlar büyük harfle başlar; heceler arasına çizgi konur: Sun Yat-sen, Lin Yu-tang. Yalnız Konfüçyüs gibi yaygınlık kazanmış adlar bitişik yazılır.

    2. Japon yer ve kişi adları da Türkçede yerleşmiş biçimlerine göre yazılır: Tokyo, Hiroşima, Nagazaki, Osaka, Hokkaydo, Kyoto; Hirohito, Nobuo Haneda, Kayako Hayashi, Sbuishi Kato, Masao Mori.

    TÜRK DEVLET VE TOPLULUKLARINDAKİ

    ÖZEL ADLARIN YAZILIŞI

    Türk devlet ve topluluklarındaki özel adlar Türkçede yerleşmiş söyleniş biçimlerine göre yazılır: Azerbaycan, Özbekistan; Taşkent, Semerkant, Bakü, Bişkek; Abdullah Tukay, Abdürrauf Fıtrat, Bahtiyar Vahapzade, Baykonur, Cafer Cebbarlı, Cemal Kemal, Cengiz Aytmatov, İslam Kerimov, Muhtar Avazov, Osman Nasır.

    NOKTALAMA İŞARETLERİ

    Duygu ve düşünceleri daha açık ifade etmek, cümlenin yapısını ve duraklama noktalarını belirlemek, okumayı ve anlamayı kolaylaştırmak, sözün vurgu ve ton gibi özelliklerini belirtmek üzere noktalama işaretleri kullanılır.

    Noktalama işaretlerinden nokta, virgül, noktalı virgül, iki nokta, üç nokta, soru, ünlem, tırnak işaretleri, ayraç ve kesme ait oldukları kelimelere bitişik olarak yazılır ve kesme dışındaki işaretlerden sonra bir harf boşluğu ara verilir.

    Nokta ( . )

    1. Cümlenin sonuna konur: Türk Dil Kurumu, 1932 yılında kurul­muştur.

    Saatler geçtikçe yollara daha mahzun bir ıssızlık çöküyordu.

    (Reşat Nuri Güntekin)

    2. Bazı kısaltmaların sonuna konur: Alb. (albay), Dr. (doktor), Yrd. Doç. (yardımcı doçent), Prof. (profesör), Cad. (cadde), Sok. (sokak), s. (sayfa), sf. (sıfat), vb. (ve başkası, ve benzeri, ve bunun gibi), Alm. (Almanca), Ar. (Arapça), İng. (İngilizce).

    3. Sayılardan sonra sıra bildirmek için konur: 3. (üçüncü), 15. (on beşinci); II. Mehmet, XIV. Louis, XV. yüzyıl; 2. Cadde, 20. Sokak, 4. Levent.

    UYARI: Arka arkaya sıralandıkları için virgülle veya çizgiyle ayrılan rakamlardan yalnızca sonuncu rakamdan sonra nokta konur: 3, 4 ve 7. maddeler; XII – XIV. yüzyıllar arasında.

    4. Bir yazının maddelerini gösteren rakam veya harflerden sonra konur:

    I. 1. A. a.

    II. 2. B. b.

    5. Tarihlerin yazılışında gün, ay ve yılı gösteren sayıları birbirinden ayırmak için konur: 29.5.1453, 29.X.1923.

    Tarihlerde ay adları yazıyla da yazılabilir. Bu durumda ay adların­dan önce ve sonra nokta kullanılmaz: 29 Mayıs 1453, 29 Ekim 1923.

    6. Saat ve dakika gösteren sayıları birbirinden ayırmak için konur: Tren 09.15'te kalktı. Toplantı 13.00’te başladı.

    Tören 17.30'da, hükûmet daireleri kapandıktan yarım saat sonra başlayacaktır. (Tarık Buğra)

    7. Bibliyografik künyelerin sonuna konur:

    Agâh Sırrı Levend, Türk Dilinde Gelişme ve Sadeleşme Evreleri, TDK Yayınları, Ankara, 1960.

    8. Beş ve beşten çok rakamlı sayılar sondan sayılmak üzere üçlü gruplara ayrılarak yazılır ve araya nokta konur: 326.197, 49.750.812, 28.434.250.310.500.

    9. Matematikte çarpma işareti yerine kullanılır: 4.5=20

    Virgül ( , )

    1. Birbiri ardınca sıralanan eş görevli kelime ve kelime gruplarının arasına konur:

    Fırtınadan, soğuktan, karanlıktan ve biraz da korkudan sonra bu sı­cak, aydınlık ve sevimli odanın havasında erir gibi oldum.

    (Halide Edip Adıvar)

    Sessiz dereler, solgun ağaçlar, sarı güller

    Dillenmiş ağızlarda tutuk dilli gönüller

    (Faruk Nafiz Çamlıbel)

    Zindana atılan mahkûmlar gibi titreşerek, haykırarak geri geri kaçmaya uğraşıyorduk. (Hüseyin Rahmi Gürpınar)

    2. Sıralı cümleleri birbirinden ayırmak için konur: Bir varmış, bir yokmuş.

    Umduk, bekledik, düşündük. (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

    Fakat yol otomobillere yasak olduğundan o da herkes gibi tramvaya biner, kimse kendisine dikkat etmez.

    (Falih Rıfkı Atay)

    3. Cümlede özel olarak vurgulanması gereken ögelerden sonra ko­nur:

    Binaenaleyh, biz her vasıtadan, yalnız ve ancak, bir noktainazardan istifade ederiz. (Mustafa Kemal Atatürk)

    4. Uzun cümlelerde yüklemden uzak düşmüş olan ögeleri belirtmek için konur:

    Saniye Hanımefendi, merdivenlerde oğlunun ayak seslerini duyar duymaz, hasretlisini karşılamaya atılan bir genç kadın gibi, koltuğun­dan fırlamış ve ona kapıyı kendi eliyle açmaya gelmişti.

    (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

    5. Cümle içinde ara sözleri ve ara cümleleri ayırmak için konur:

    Şimdi, efendiler, müsaade buyurursanız, size bir sual sorayım.

    (Mustafa Kemal Atatürk)

    6. Anlama güç kazandırmak için tekrarlanan kelimeler arasına ko­nur:

    Akşam, yine akşam, yine akşam,

    Göllerde bu dem bir kamış olsam! (Ahmet Haşim)

    Kopar sonbahar tellerinden

    Derinden, derinden, derinden

    Biten yazla başlar keder musikisi (Yahya Kemal Beyatlı)

    7. Tırnak içinde olmayan aktarma cümlelerinden sonra konur: Datça'ya yarın gideceğim, dedi.

    Şehirde ilk önce hükûmet doktoruyla karşılaştım.

    – Bugünlerde başımı kaşımaya vakit bulamıyorum, dedi.

    (Reşat Nuri Güntekin)

    8. Konuşma çizgisinden önce konur:

    Bahçe kapısını açtı. Sermet Bey’e,

    – Bu anahtar köşkü de açar, dedi. (Ömer Seyfettin)

    9. Kendisinden sonraki cümleye bağlı olarak ret, kabul ve teşvik bil­diren hayır, yok, evet, peki, pekâlâ, tamam, olur, hayhay, başüstüne, öyle, haydi, elbette gibi kelimelerden sonra konur: Peki, gideriz. Olur, ben de size katılırım. Hayhay, memnun oluruz. Haydi, geç kalıyoruz.

    Evet, kırk seneden beri Türkçe merhale merhale Türkleşiyor.

    (Yahya Kemal Beyatlı)

    10. Bir kelimenin kendisinden sonra gelen kelime veya kelime grup­larıyla yapı ve anlam bakımından bağlantısı olmadığını göstermek ve anlam karışıklığını önlemek için kullanılır:

    Bu, tek gözlü, genç fakat ihtiyar görünen bir adamcağızdır.

    (Halit Ziya Uşaklıgil)

    Bu gece, eğlenceleri içlerine sinmedi.

    (Reşat Nuri Güntekin)

    11. Hitap için kullanılan kelimelerden sonra konur:

    Efendiler, bilirsiniz ki hayat demek, mücadele, müsademe demektir.

    (Mustafa Kemal Atatürk)

    Sayın Başkan,

    Sevgili Kardeşim,

    Değerli Arkadaşım,

    12. Sayıların yazılışında, kesirleri ayırmak için konur: 38,6 (otuz se­kiz tam, onda altı), 25,33 (yirmi beş tam, yüzde otuz üç), 0,45 (sıfır tam, yüzde kırk beş).

    13. Bibliyografik künyelerde yazar, eser, basımevi vb. maddelerden sonra konur:

    Falih Rıfkı Atay, Tuna Kıyıları, Remzi Kitabevi, İstanbul, 1938.

    Yazarın soyadı önce yazılmışsa soyadından sonra da virgül konur:

    Ergin, Muharrem, Dede Korkut Kitabı, Ankara, 1958.

    UYARI: Metin içinde ve, veya, yahut bağlaçlarından önce de sonra da virgül konmaz:

    Nihat sabaha kadar uyuyamadı ve şafak sökerken Faik'e bol teşek­kürlerle dolu bir kâğıt bırakarak iki gün evvelki cephe dönüşü kıyafeti ile sokağa fırladı. (Peyami Safa)



    Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım.

    (Burhan Felek)

    Ya şevk içinde harap ol ya aşk içinde gönül

    Ya lale açmalıdır göğsümüzde yahut gül!

    (Yahya Kemal Beyatlı)



    UYARI: Metin içinde tekrarlı bağlaçlardan önce ve sonra virgül konmaz:

    Hem gider hem ağlar.

    Ya bu deveyi gütmeli ya bu diyardan gitmeli. (Atasözü)

    Gerek nesirde gerek nazımda yeni bir söyleyişe ulaşılmıştır.

    Siz ister inanın ister inanmayın, bir gün bile durmam.

    Ne kız verir ne dünürü küstürür.

    UYARI: Cümlede pekiştirme ve bağlama görevinde kullanılan da / de bağlacından sonra virgül konmaz:

    İmlamız, lisanımız düzelince lisanımız da kafamız düzelince düzele­cek, çünkü o da ancak onlar kadar bozuktur, fazla değil!

    (Yahya Kemal Beyatlı)

    UYARI: Metin içinde -ınca / -ince anlamında zarf-fiil görevinde kulla­nılan mı / mi ekinden sonra virgül konmaz:

    Ben aç yattım mı kötü kötü rüyalar görürüm nedense.

    (Orhan Kemal )

    Öyle zekiler vardır, konuştular mı ağızlarından bal akıyor sanırsın.

    (Attila İlhan)

    UYARI: Şart ekinden sonra virgül konmaz:

    Tenha köşelerde ağız ağıza konuşurken yanlarına biri gelecek olursa hemen susuyorlardı. (Reşat Nuri Güntekin)

    Gör gözlerinle de aklın yatarsa anlatıver millete.

    (Tarık Buğra)

    UYARI: Metin içinde zarf-fiil ekleriyle oluşturulmuş kelimelerden sonra virgül konmaz:



    Cumaları bahçede buluştukça kıza kendisinin adi bir mektep talebesi olmadığını anlatmaya çalışıyordu. (Halide Edip Adıvar)



    Şimdiye dek, ben kendimi bildim bileli kimse Değirmenoluk köyünden kaçıp da başka köyde çobanlık, yanaşmalık etmedi. (Yaşar Kemal)

    Meydanlığa varmadan bir iki defa İsmail kendisini gördü mü diye kahveye baktı. (Necati Cumalı)

    Ancak yemekte bir karara varıp arkadaşına dikkatli dikkatli bakarak konuştu. (Samim Kocagöz)

    Noktalı Virgül ( ; )

    1. Cümle içinde virgüllerle ayrılmış tür veya takımları birbirinden ayırmak için konur: Erkek çocuklara Doğan, Tuğrul, Aslan, Orhan; kız çocuklara ise İnci, Çiçek, Gönül, Yonca adları verilir. Türkiye, İngiltere, Azerbaycan; İstanbul, Londra, Bakü.

    2. Ögeleri arasında virgül bulunan sıralı cümleleri birbirinden ayır­mak için konur: Sevinçten, heyecandan içim içime sığmıyor; bağırmak, kahkahalar atmak, ağlamak istiyorum. At ölür, meydan kalır; yiğit ölür, şan kalır.

    İki Nokta ( : )

    1. Kendisinden sonra örnek verilecek cümlenin sonuna konur:

    Yeni harfler alındıktan sonra eski yazı ile bir tek kelime bile yazma­yan iki kişi görmüşümdür: Atatürk ve İnönü!

    (Falih Rıfkı Atay)

    – Buğdayla arpadan başka ne biter bu topraklarda?

    Ziraatçı sayar:

    – Yulaf, pancar, zerzevat, tütün...

    (Falih Rıfkı Atay)

    2. Kendisinden sonra açıklama yapılacak cümlenin sonuna konur:

    Bu kararın istinat ettiği en kuvvetli muhakeme ve mantık şu idi: Esas, Türk milletinin haysiyetli ve şerefli bir millet olarak yaşamasıdır.

    (Mustafa Kemal Atatürk)

    Kendimi takdim edeyim: Meclis kâtiplerindenim.

    (Falih Rıfkı Atay)

    Derler: İnsanda derin bir yaradır köksüzlük;

    Budur âlemde hudutsuz ve hazin öksüzlük.

    (Yahya Kemal Beyatlı)

    3. Ses biliminde uzun ünlüyü göstermek için kullanılır: a:ile, ka:til, usu:le, i:cat.

    4. Edebî eserlerdeki karşılıklı konuşmalarda, konuşan kişinin adın­dan sonra konur:

    Bilge Kağan: Türklerim, işitin!

    Üstten gök çökmedikçe

    alttan yer delinmedikçe

    ülkenizi, törenizi kim bozabilir sizin?

    Koro : Göğe erer başımız

    başınla senin !

    Bilge Kağan : Ulusum birleşip yücelsin diye

    gece uyumadım, gündüz oturmadım.

    Türklerim Bilge Kağan der bana.

    Ben her şeyi onlar için bildim.

    Nöbetteyim ! (A. Turan Oflazoğlu)

    5. Genel Ağ adreslerinde kullanılır:
    tdk.org.tr
    Türk Dil Kurumu – Dilimiz Kimliğimizdir
    http://tdk.org.tr


    6. Matematikte bölme işareti olarak kullanılır: 56:8=7, 100:2=50

    Üç Nokta ( ... )

    1. Tamamlanmamış cümlelerin sonuna konur:

    Ne çare ki çirkinliği hemencecik ve herkes tarafından görülüveri­yordu da bu yanı... (Tarık Buğra)

    2. Kaba sayıldığı için veya bir başka sebepten ötürü açıklanmak is­tenmeyen kelime ve bölümlerin yerine konur: Kılavuzu karga olanın burnu b...tan çıkmaz.

    Arabacı B...'a yaklaştığını söylüyor, ikide bir fırsat bularak arabanın içine doğru başını çeviriyordu.

    (Ahmet Hamdi Tanpınar)

    3. Alıntılarda; başta, ortada ve sonda alınmayan kelime veya bölümle­rin yerine konur:

    ... derken şehrin öte başından boğuk boğuk sesler gelmeye başladı... (Tarık Buğra)

    4. Sözün bir yerde kesilerek geri kalan bölümün okuyucunun hayal dünyasına bırakıldığını göstermek veya ifadeye güç katmak için konur:

    Sana uğurlar olsun... Ayrılıyor yolumuz!

    (Faruk Nafiz Çamlıbel)

    Binaenaleyh, biz her vasıtadan, yalnız ve ancak, bir noktainazardan istifade ederiz. O noktainazar şudur: Türk milletini, medeni cihanda, layık olduğu mevkiye isat etmek ve Türk cumhuriyetini sarsılmaz temelleri üzerinde, her gün, daha ziyade takviye etmek...

    (Mustafa Kemal Atatürk)

    5. Ünlem ve seslenmelerde anlatımı pekiştirmek için konur:

    Gölgeler yaklaştılar. Bir adım kalınca onu kıyafetinden tanıdılar:

    — Koca Ali... Koca Ali, be!..

    (Ömer Seyfettin)

    6. Karşılıklı konuşmalarda, yeterli olmayan, eksik bırakılan cevap­larda kullanılır:

    — Yabancı yok!

    — Kimsin?

    — Ali...

    — Hangi Ali?

    — ...

    — Sen misin, Ali usta?

    — Benim!..

    — Ne arıyorsun bu vakit buralarda?

    — Hiç...

    — Nasıl hiç? Suya çekicini mi düşürdün yoksa !..

    — !.. (Ömer Seyfettin)

    UYARI: Üç nokta yerine iki veya daha çok nokta kullanılmaz.

    Soru İşareti ( ? )

    1. Soru bildiren cümle veya sözlerin sonuna konur:

    Ne zaman tükenecek bu yollar, arabacı? (Faruk Nafiz Çamlıbel)

    Sular mı yandı? Neden tunca benziyor mermer? (Ahmet Haşim)

    Atatürk bana sordu:

    — Yeni yazıyı tatbik etmek için ne düşündünüz? (Falih Rıfkı Atay)

    Soru eki ve soru kelimesi kullanılmadan ezgili söyleyişlerde soru işareti kullanılır:

    Gümrükteki memur başını kaldırdı:

    — Adınız?

    2. Bilinmeyen, kesin olmayan veya şüpheyle karşılanan yer, tarih vb. durumlar için kullanılır: Yunus Emre (1240?-1320), (Doğum yeri: ?).

    Türk halk felsefesinin, Türk nükteciliğinin ve mizah dehasının bü­yük mümessili Nasreddin Hoca da (Hâce Nasirüddin) bu asırda yaşa­mıştır (1208 ?-1284).

    (Türk Dünyası El Kitabı)

    Ankara'dan Konya'ya 1,5 (?) saatte gitmiş.

    1496 (?) yılında doğan Fuzuli ...

    UYARI : mı / mi eki -ınca / -ince anlamında zarf-fiil işleviyle kulla­nıldığında soru işareti konmaz: Akşam oldu mu sürüler döner. Hava karardı mı eve gideriz.

    Bahar gelip de nehir çağıl çağıl kabarmaya başlamaz mı içimi geri kalmış bir saat huzursuzluğu kaplardı.

    (Haldun Taner)

    UYARI : Soru ifadesi taşıyan sıralı ve bağlı cümlelerde soru işareti en sona konur:

    Çok yakından mı bu sesler, çok uzaklardan mı?

    Üsküdar'dan mı, Hisar'dan mı, Kavaklar'dan mı?

    (Yahya Kemal Beyatlı)

    Ünlem İşareti ( ! )

    1. Sevinç, kıvanç, acı, korku, şaşma gibi duyguları anlatan cümlele­rin sonuna konur:

    Ne mutlu Türk’üm diyene! (Mustafa Kemal Atatürk)

    Hava ne kadar da sıcak!

    Aşk olsun!
    Ne kadar akıllı adamlar var!

    2. Seslenme, hitap ve uyarı sözlerinden sonra konur:

    Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri!

    (Mustafa Kemal Atatürk)

    Ey Türk gençliği! Birinci vazifen; Türk istiklalini, Türk cumhuriye­tini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir. (Mustafa Kemal Atatürk)

    Ak tolgalı beylerbeyi haykırdı: İlerle!

    (Yahya Kemal Beyatlı)

    Dur, yolcu! Bilmeden gelip bastığın

    Bu toprak bir devrin battığı yerdir.

    (Necmettin Halil Onan)

    UYARI: Ünlem işareti, seslenme ve hitap sözlerinden hemen sonra konulabi­leceği gibi cümlenin sonuna da konabilir:

    Arkadaş, biz bu yolda türküler tuttururken

    Sana uğurlar olsun... Ayrılıyor yolumuz!
    (Faruk Nafiz Çamlıbel)

    3. Alay, kinaye veya küçümseme anlamı kazandırılmak istenen sözden hemen sonra yay ayraç içinde ünlem işareti kullanılır:

    İsteseymiş bir günde bitirirmiş (!) ama ne yazık ki vakti yokmuş (!).

    Adam, akıllı (!) olduğunu söylüyor.

    UYARI: Ünlemden sonra üç nokta yerine iki nokta konulması yeterlidir.

    Gök ekini biçer gibi!.. Başaklar daha dolmadan. (Tarık Buğra)

    Kısa Çizgi ( - )

    1. Satıra sığmayan kelimeler bölünürken satır sonuna konur:

    Soğuktan mı titriyordum, yoksa heyecandan, üzüntüden mi bil- mem. Havuzun suyu bulanık. Kapının saatleri 12'yi geçmiş. Kanepe- lerde kimseler yok. Tramvay ne fena gıcırdadı! Tramvaydaki adam bir tanı- dık mı idi acaba? Ne diye öyle dönüp dönüp baktı? Yoksa kimsecik- lerin oturmadığı kanepelerde bu saatte pek başıboşlar mı oturur?
    (Sait Faik Abasıyanık)

    2. Ara sözleri ve ara cümleleri ayırmak için kullanılır:

    Küçük bir sürü -dört inekle birkaç koyun- köye giren geniş yolun ağzında durmuştu. (Ömer Seyfettin)

    3. Dil bilgisinde kökleri ve ekleri ayırmak için konur: al-ış, dur-ak, gör-gü-süz-lük.

    4. Fiil kök ve gövdelerini göstermek için kullanılır: al-, dur-, gör-, ver-; başar-, kana-, okut-, taşla-, yazdır-.

    5. Eklerin başına konur: -ak, -den, -ış, -lık.

    6. Heceleri göstermek için kullanılır: a-raş-tır-ma, bi-le-zik, du-ruş-ma, ku-yum-cu-luk, prog-ram, ya-zar-lık.

    7. Kelimeler arasında “-den...-a, ve, ile, ila, arasında” anlamlarını vermek için kullanılır: Türkçe-Fransızca Sözlük, Aydın-İzmir yolu, Ankara-İstanbul uçak seferleri, Türk-Alman ilişkileri, Ural-Altay dil grubu, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, 09.30-10.30, Beşiktaş-Fenerbahçe karşılaşması, Manas Destanı'nda soy-dil-din üçgeni, 1914-1918 Birinci Dünya Savaşı, 2003-2004 öğretim yılı.

    8. Matematikte çıkarma işareti olarak kullanılır: 50-20=30

    Uzun Çizgi (—)

    Yazıda satır başına alınan konuşmaları göstermek için kullanılır. Buna konuşma çizgisi de denir.

    Arabamız tutarken Erciyes'in yolunu:

    “Hancı dedim bildin mi Maraşlı Şeyhoğlu'nu?”

    Gözleri uzun uzun burkuldu kaldı bende,

    Dedi:

    — Hana sağ indi, ölü çıktı geçende!

    (Faruk Nafiz Çamlıbel)

    Frankfurt'a gelene herkesin sorduğu şunlardır:

    — Eski şehri gezdin mi?

    — Rothshild'in evine gittin mi?

    — Goethe'nin evini gezdin mi?

    (Ahmet Haşim)

    Oyunlarda uzun çizgi konuşanın adından sonra da konabilir:

    Sıtkı Bey — Kaleyi kurtarmak için daha güzel bir çare var. Gerçekten ölecek adam ister.

    İslam Bey — Ben daha ölmedim.

    (Namık Kemal)

    UYARI : Konuşmalar tırnak içinde verildiğinde uzun çizgi kul­lanılmaz.

    Eğik Çizgi ( / )

    1. Yan yana yazılması gereken durumlarda mısraların arasına konur: Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak / Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak / O benim milletimin yıldızıdır parlayacak / O benimdir o benim milletimindir ancak. (Mehmet Akif Ersoy)

    2. Adres yazarken apartman numarası ile daire numarası arasına ve semt ile şehir arasına konur: Altay Sokağı, Nu.: 21/6 Kurtuluş / ANKARA

    3. Tarihlerin yazılışında gün, ay ve yılı gösteren sayıları birbirinden ayırmak için konur: 18/11/1969, 15/IX/1994.

    4. Dil bilgisinde eklerin farklı biçimlerini göstermek için kullanılır: -a/-e, -an /-en, -lık /-lik, -madan /-meden.

    5. Genel Ağ adreslerinde kullanılır:
    tdk.gov.tr
    Türk Dil Kurumu – Dilimiz Kimliğimizdir
    http://tdk.gov.tr


    6. Matematikte bölme işareti olarak kullanılır: 70/2=35

    Ters Eğik Çizgi ( \ )

    Bilgisayar yazılımlarında art arda gelen dizinleri birbirinden ayırt etmek için kullanılır: C:\Dos>MD \Oyun

    Tırnak İşareti ( “ ” )

    1. Başka bir kimseden veya yazıdan olduğu gibi aktarılan sözler tır­nak içine alınır: Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesinin ön cephesinde Atatürk'ün “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.” vecizesi yer almaktadır. Ulu önderin “Ne mutlu Türk’üm diyene!” sözü her Türk'ü duygulandırır.

    Bakınız, şair vatanı ne güzel tarif ediyor:

    “Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır.

    Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır.”

    UYARI : Tırnak içindeki alıntının sonunda bulunan işaret (nokta, soru işareti, ünlem işareti vb.) tırnak içinde kalır: “Akıl yaşta değil baş­tadır.” atasözü yüzyılların tecrübesinden süzülüp gelen bir gerçeği ifade etmiyor mu?

    “İzmir üzerine dünyada bir şehir daha yoktur!” diyorlar.

    (Yahya Kemal Beyatlı)

    UYARI : Uzun alıntılarda her paragraf ayrı ayrı tırnak içine alınır.

    2. Özel olarak belirtilmek istenen sözler tırnak içine alınır: Yeni bir “barış taarruzu” başladı.

    3. Cümle içerisinde kitapların ve yazıların adları ve başlıkları tırnak içine alınır:

    Yahya Kemal'in bazı şiirleri “Kendi Gök Kubbemiz” adı altında çıktı.

    (Ahmet Hamdi Tanpınar)

    “Yazım Kuralları” bölümünde bazı uyarılara yer verilmiştir.

    UYARI: Cümle içerisinde özel olarak belirtilmek istenen sözler, kitapların ve yazıların adları ve başlıkları tırnak içine alınmaksızın koyu yazılarak veya eğik yazıyla (italik) dizilerek de gösterilebilir:

    Höyük sözü Anadolu'da tepe olarak geçer.

    Cahit Sıtkı'nın Şairin Ölümü şiirini Yahya Kemal çok sevmişti.

    (Ahmet Hamdi Tanpınar)

    UYARI : Tırnak içine alınan sözlerden sonra kesme işareti kulla­nılmaz: Yahya Kemal’in “Aziz İstanbul”unu okudunuz mu?

    4. Bibliyografik künyelerde makale adları tırnak içinde verilir.

    Tek Tırnak İşareti ( ‘ ’ )

    Tırnak içinde verilen ve yeniden tırnağa alınması gereken bir sözü belirtmek için kullanılır:

    Edebiyat öğretmeni “Şiirler içinde ‘Han Duvarları’ gibisi var mı?” dedi ve Faruk Nafiz’in bu güzel şiirini okumaya başladı.



    “Atatürk henüz ‘Gazi Mustafa Kemal Paşa’ idi. Benden ona dair bir kitap için ön söz istemişlerdi.”

    (Falih Rıfkı Atay)



    Denden İşareti (")

    Bir yazıdaki maddelerin sıralanmasında veya bir çizelgede alt alta gelen aynı sözlerin, söz gruplarının ve sayıların tekrar yazılmasını önlemek için kullanılır:

    a. Etken fiil

    b. Edilgen "

    c. Dönüşlü "

    ç. İşteş "

    Yay Ayraç ( ( ) )

    1. Cümlenin yapısıyla doğrudan doğruya ilgili olmayan açıklamalar için kullanılır:

    Anadolu kentlerini, köylerini (Köy sözünü de çekinerek yazıyorum.) gezsek bile görmek için değil, kendimizi göstermek için geziyoruz.

    (Nurullah Ataç)

    UYARI: Yay ayraç içinde bulunan özel isimler ve yargı bildiren anlatımlar büyük harfle başlar ve sonuna uygun noktalama işareti getirilir.

    UYARI : Hakkında açıklama yapılan söze ait ek, ayraç kapandıktan sonra yazılır:

    Yunus Emre (1240?- 1320)'nin...

    2. Tiyatro eserlerinde ve senaryolarda konuşanın hareketlerini, durumunu açıkla­mak ve göstermek için kullanılır:

    İhtiyar – (Yavaş yavaş Kaymakama yaklaşır.) Ne oluyor beyefendi? Allah rızası için bana da anlatın...

    (Reşat Nuri Güntekin)

    3. Alıntıların aktarıldığı eseri veya yazarı göstermek için kullanılır:

    Cihanın tarihi, vatanı uğrunda senin kadar uğraşan, kanını döken bir millet daha gösteremez. Senin kadar kimse kendi vatanına sahip ol­maya hak kazanmamıştır. Bu vatan ya senindir, ya kimsenin.

    (Ahmet Hikmet Müftüoğlu)

    Eşin var, aşiyanın var, baharın var ki beklerdin

    Kıyametler koparmak neydi ey bülbül, nedir derdin?
    (Mehmet Akif Ersoy)

    4. Alıntılarda, başta, ortada ve sonda alınmayan kelime ve bölümle­rin yerine konulan üç nokta, yay ayraç içine alınabilir.

    5. Bir söze alay, kinaye veya küçümseme anlamı kazandırmak için kullanılan ünlem işareti yay ayraç içine alınır.

    6. Bir bilginin şüpheyle karşılandığını veya kesin olmadığını gös­termek için kullanılan soru işareti yay ayraç içine alınır.

    7. Bir yazının maddelerini gösteren sayı ve harflerden sonra kapama ayracı konur:

    I) 1) A) a)

    II) 2) B) b)

    Köşeli Ayraç ( [ ] )

    1. Ayraç içinde ayraç kullanılması gereken durumlarda yay ayraçtan önce köşeli ayraç kullanılır:

    Halikarnas Balıkçısı [Cevat Şakir Kabaağaçlı (1886-1973)] en güzel eserlerini Bodrum'da yazmıştır.

    2. Bibliyografik künyelere ilişkin bazı ayrıntıları göstermek için kullanılır: Reşat Nuri [Güntekin], Çalıkuşu, Dersaadet, 1922.

    Server Bedi [Peyami Safa]

    Kesme İşareti ( ’ )

    1. Aşağıda sıralanan özel adlara getirilen iyelik, durum ve bildirme ekleri kesme işaretiyle ayrılır:

    a. Kişi adları, soyadları ve takma adlar: Atatürk’üm, Fatih Sultan Mehmet’e, Muhibbi’nin, Gül Baba’ya, Sultan Ana’nın, Yurdakul’dan, Kâzım Karabekir’i, Yunus Emre’yi, Ziya Gökalp’tan, Refik Halit Karay’mış, Ahmet Cevat Emre’dir, Namık Kemal’se, Kurtuluş Savaşı’nı.

    UYARI : Sonunda p, ç, t, k ünsüzlerinden biri bulunan Ahmet, Çelik, Çiçek, Halit, Mehmet, Mesut, Murat, Özbek, Recep, Yiğit, Bosna-Hersek, Gaziantep, Kerkük, Sinop, Tokat, Zonguldak gibi özel adlara ünlüyle başlayan ek getirildiğinde kesme işaretine rağmen Ahmedi, Çeliği, Çiçeği, Halidi, Mehmedi, Mesudu, Muradı, Özbeği, Recebi, Yiğidi, Bosna-Herseği, Gaziantebi, Kerküğü, Sinobu, Tokadı, Zonguldağı biçiminde son ses yumuşatılarak söylenir.

    UYARI: Özel adlar için yay ayraç içinde bir açıklama yapıldığında kesme işareti yay ayraçtan sonra konur: Yunus Emre (1240?-1320)'nin, Yakup Kadri (Karaosmanoğlu)'nin.

    Ancak cins isimler için yapılan açıklamalarda yay ayraçtan sonra doğal olarak kesme işaretine gerek yoktur: İmek fiili (ek fiil)nin geniş zamanı şahıs ekleriyle çekilir.

    UYARI : Özel adlar yerine kullanılan “o” zamiri cümle içinde büyük harfle yazılmaz ve kendisinden sonra gelen ekler kesme işaretiyle ayrıl­maz.

    b. Millet, boy, oymak adları: Türk’üm, Alman’sınız, İngiliz’den, Rus’muş, Oğuz’un, Kazak’a, Kırgız’ım, Özbek’e, Karakeçili’nin, Hacımusalı’ya.

    c. Devlet adları: Türkiye Cumhuriyeti’ni, Osmanlı Devleti’ndeki, Amerika Birleşik Devletleri’ne, Azerbaycan Cumhuriyeti’nden.

    ç. Din ve mitoloji ile ilgili özel adlar: Allah’ın, Tanrı’ya, Cebrail’den, Zeus’u.

    d. Kıta, deniz, nehir, göl, dağ, boğaz, geçit, yayla; ülke, bölge, il, ilçe, köy, semt, bulvar, cadde, sokak vb. coğrafyayla ilgili yer adları: Asya’nın, Marmara Denizi’nden, Akdeniz’i, Meriç Nehri’ne, Van Gölü’ne, Ağrı Dağı’nın, Çanakkale Boğazı’nın, Zigana Geçidi’nden, Uzunyayla’ya, Türkiye’dir, İç Anadolu’da, Doğu Anadolu’ya, Ankara’ymış, Sungurlu’ya, Ziya Gökalp Bulvarı’ndan, Yıldız Mahallesi’ne, Taksim Meydanı’ndan, Reşat Nuri Sokağı’na.

    UYARI: Yer bildiren özel isimlerde kısaltmalı söyleyiş söz konusu olduğu zaman ekten önce kesme işareti kullanılır: Hisar’dan, Boğaz’dan.

    e. Gök bilimiyle ilgili adlar: Jüpiter’den, Venüs’ü, Halley’in, Merih’e, Büyükayı’da, Yedikardeş’ten, Samanyolu’nda.

    f. Saray, köşk, han, kale, köprü, anıt vb. adları: Dolmabahçe Sarayı’nın, Çankaya Köşkü’ne, Sait Halim Paşa Yalısı’ndan, Ankara Kalesi’nden, Horozlu Han’ın, Galata Köprüsü’nün, Bilge Kağan Abidesi’nde, Çanakkale Şehitleri Anıtı’na.

    g. Kitap, dergi, gazete ve sanat eseri (tablo, heykel, müzik vb.) adları: Nutuk’ta, Safahat’tan, Kiralık Konak’ta, Sinekli Bakkal’ı, Hürriyet’te, Resmî Gazete’de, Onuncu Yıl Marşı’nı, Yunus Emre Oratoryosu’nu, Atatürk Uluslararası Barış Ödülü’nü.

    ğ. Kanun, tüzük, yönetmelik, yönerge ve genelge adları: Millî Eğitim Temel Kanunu’na, Medeni Kanun’un, Atatürk Uluslararası Barış Ödülü Tüzüğü’nde, Telif Hakkı Yayın ve Satış Yönetmeliği’nin.

    UYARI: Belli bir kanun, tüzük, yönetmelik kastedildiğinde büyük harfle yazılan kanun, tüzük, yönetmelik sözlerinin ek alması durumunda kesme işareti kullanılır: Bu Kanun’un 17. maddesinin c bendi... Yukarıda adı geçen Yönetmelik’in 2’nci maddesine göre... vb.

    h. Hayvanlara verilen özel adlar: Sarıkız’ın, Karabaş’a, Pamuk’u, Minnoş’tan.

    UYARI: Kurum, kuruluş, kurul ve iş yeri adlarına gelen ekler kesmeyle ayrılmaz: Türkiye Büyük Millet Meclisine, Türk Dil Kurumundan, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığına, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Dekanlığına, Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğüne, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Başkanlığının; Bakanlar Kurulunun, Danışma Kurulundan, Yürütme Kuruluna; Mavi Köşe Bakkaliyesinden, Gimanın.

    UYARI : Özel adlara getirilen yapım ekleri, çokluk eki ve bunlardan sonra gelen diğer ekler kesmeyle ayrılmaz: Türklük, Türkleşmek, Türkçü, Türkçülük, Türkçe, Müslümanlık, Hristiyanlık, Avrupalı, Avrupalılaşmak, Aydınlı, Konyalı, Bursalı, Ahmetler, Mehmetler, Yakup Kadriler, Türklerin, Türklüğün, Türkleşmekte, Türkçenin, Müslümanlıkta, Hollandalıdan, Hristiyanlıktan, Atatürkçülüğün.

    2. Kişi adlarından sonra gelen saygı sözlerine getirilen ekleri ayırmak için konur: Nihat Bey’e, Ayşe Hanım’dan, Mahmut Efendi’ye, Enver Paşa’ya vb.

    UYARI: Unvanlardan sonra gelen ekler kesmeyle ayrılmaz: Cumhurbaşkanınca, Başbakanca, Türk Dil Kurumu Başkanına göre vb.

    3. Kısaltmalara getirilen ekleri ayırmak için konur: TBMM’nin, TDK'nin, BM'de, ABD'de, TV'ye.

    UYARI : Sonunda nokta bulunan kısaltmalarla üs işaretli kısaltmalar kesmeyle ayrılmaz. Bu tür kısaltmalarda ek noktadan ve üs işaretinden sonra, kelimenin ve üs işaretinin okunuşuna uygun olarak yazılır: vb.leri, Alm.dan, İng.yi; cm³e (santimetre küpe), m²ye (metre kareye), 64ten (altı üssü dörtten).

    4. Sayılara getirilen ekleri ayırmak için konur: 1985'te, 8'inci madde, 2'nci kat; 7,65’lik, 9,65’lik.

    1919 senesi Mayısının 19'uncu günü Samsun'a çıktım.

    (Mustafa Kemal Atatürk)

    5. Şiirde seslerin ölçü dolayısıyla düştüğünü göstermek için kesme işareti kullanılır:

    Bir ok attım karlı dağın ardına
    Düştü n'ola sevdiğimin yurduna

    İl yanmazken ben yanarım derdine

    Engel aramızı açtı n'eyleyim (Karacaoğlan)

    6. Bir ek veya harften sonra gelen ekleri ayırmak için konur: a'dan z'ye kadar, b'nin m'ye dönüşmesi, Türkçede -lık'la yapılmış sözler.

    UYARI: Akım, çağ ve dönem adlarından sonra gelen ekler kesmeyle ayrılmaz: Eski Çağın, Yükselme Döneminin, Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatına.

    Hece Yapısı ve Satır Sonunda Kelimelerin Bölünmesi
    Türkçede kelime içinde iki ünlü arasındaki ünsüz, kendinden sonraki ünlüyle hece kurar: a-ra-ba, bi-çi-mi-ne, in-sa-nın, ka-ra-ca, alt-lık, al-dı.

    Kelime içinde yan yana gelen ünsüzlerden sonuncusu kendisinden sonraki ünlüyle, diğerleri kendilerinden önceki ünlüyle hece kurar: bir-lik, sev-mek, Türk-çe, Kork-maz.

    Batı kökenli kelimeler, Türkçenin hece yapısına göre hecelere ayrılır: band-rol, kont-rol, port-re, prog-ram, sant-ral, sürp-riz, tund-ra, volf-ram.

    Türkçede satır sonunda kelimeler bölünebilir, fakat heceler bölüne­mez. Satıra sığmayan kelimeler bölünürken satır sonuna kısa çizgi (-) konur.

    Burasını ilk defa görüyormuş gibi duvarlara, perdelere, möblelere, eş-yalara bakıyor, hayret ediyordu. Bütün bu muhitte Türk hayatına, Türk ruhu- na ait bir gölge, bir çizgi bile yoktu. Birden Bursa'daki çocukluğunun geçti-ği babaevini hatırladı; sofada rahat ve beyaz örtülü divanlar vardı.

    (Ömer Seyfettin)

    Bitişik yazılan kelimelerde de bu kurala uyulur: ba-şöğ-ret-men, il-ko-kul, Ka-ra-os-ma-noğ-lu.

    Ayırmada satır sonunda ve satır başında tek harf bırakılmaz:

    ........................................................................................................... u-

    çurtma değil,

    ......................................................................................................uçurt-

    ma;

    .................................................................................................. müdafa-

    a değil,

    ..................................................................................................... müda-

    faa;

    Kesme işareti satır sonuna geldiğinde yalnız kesme işareti kul­lanılır; ayrıca çizgi kullanılmaz.

    ................................................................................................... Edirne'

    nin...

    .................................................................................................. Ankara'

    dan...

    ..................................................................................................... 1996'

    da...

    KISALTMALAR
    Kısaltma; bir kelime, terim veya özel adın, içerdiği harflerden biri veya birkaçı ile daha kısa olarak ifade edilmesi ve simgeleştirilmesidir. Kısaltmalarla ilgili kurallar şunlardır:

    1. Kuruluş, kitap, dergi ve yön adlarının kısaltmaları genellikle her kelimenin ilk harfinin büyük olarak yazılmasıyla yapılır: TBMM (Türkiye Büyük Millet Meclisi), TDK (Türk Dil Kurumu), ABD (Amerika Birleşik Devletleri); KB (Kutadgu Bilig); TD (Türk Dili), TK (Türk Kültürü), TDED (Türk Dili ve Edebiyatı Dergisi); B (batı), D (doğu), G (güney), K (kuzey); GB (güneybatı), GD (güneydoğu), KB (kuzeybatı), KD (kuzeydoğu).

    Ancak bazen kelimelerin, özellikle son kelimenin birkaç harfinin kısaltmaya alındığı da görülür. Bazen de aradaki kelimelerden hiç harf alınmadığı olur. Bu tür kısaltmalarda, kısaltmanın akılda kalabilmesi için yeni bir kelime oluşturma amacı güdülür: BOTAŞ (Boru Hatları ile Petrol Taşıma Anonim Şirketi), İLESAM (İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği), TÖMER (Türkçe Öğretim Merkezi).

    Gelenekleşmiş olan T.C. (Türkiye Cumhuriyeti) ve T. (Türkçe) kısaltmalarının dışında büyük harflerle yapılan kısaltmalarda nokta kullanılmaz.

    2. Element ve ölçülerin uluslararası kısaltmaları kabul edilmiştir: C (karbon), Ca (kalsiyum), Fe (demir); m (metre), mm (milimetre), cm (santimetre), km (kilometre), g (gram), kg (kilogram), l (litre), hl (hektolitre), mg (miligram), m² (metre kare), cm² (santimetre kare).

    3. Kuruluş, kitap, dergi ve yön adlarıyla element ve ölçülerin dışında kalan kelime veya kelime gruplarının kısaltılmasında, ilk harfle birlikte kelimeyi oluşturan temel harfler dikkate alınır. Kısaltılan kelime veya kelime grubu; özel ad, unvan veya rütbe ise ilk harf büyük; cins isim ise ilk harf küçük olur: Alm. (Almanca), İng. (İngilizce), Kocatepe Mah. (Kocatepe Mahallesi), Güniz Sok. (Güniz Sokağı), Prof. (Profesör), Dr. (Doktor), Av. (Avukat), Alb. (Albay), Gen. (General); is. (isim), sf. (sıfat), hzl. (hazırlayan), çev. (çeviren), ed. (edebiyat), fiz. (fizik), kim. (kimya).

    * * *

    Küçük harflerle yapılan kısaltmalara getirilen eklerde kelimenin okunuşu esas alınır: cm'yi, kg'dan, mm'den, YKr’un. Büyük harflerle yapılan kısaltmalara getirilen eklerde ise kısalt­manın son harfinin okunuşu esas alınır: BDT'ye, TDK’den, THY'de, TRT'den, YTL’nin. Ancak kısaltması büyük harflerle yapıldığı hâlde bir kelime gibi okunan kısaltmalara getirilen eklerde kısaltmanın okunuşu esas alınır: ASELSAN'da, BOTAŞ'ın, NATO'dan, UNESCO'ya.

    Sonunda nokta bulunan kısaltmalar kesmeyle ayrılmaz. Bu tür kı­saltmalarda ek, noktadan sonra ve kelimenin okunuşuna uygun olarak yazılır: Alm.dan, İng.yi, vb.leri.

    Tonsuz (sert) ünsüzle biten kısaltmalar, ek aldıkları zaman oku­nuşta tonsuz ses tonlulaştırılmaz: AGİK'in (AGİĞ'in değil), CMUK'un (CMUĞ'un değil), RTÜK'e (RTÜĞ'e değil), TÜBİTAK'ın (TÜBİTAĞ'ın değil).

    Ancak birlik kelimesiyle yapılan kısaltmalarda söyleyişte k'nin yu­muşatılması normaldir: ÇUKOBİRLİK'e (söylenişi ÇUKOBİRLİĞE), FİSKOBİRLİK'in (söylenişi FİSKOBİRLİĞİN).







    KISALTMALAR DİZİNİ



    A Alay

    AA Anadolu Ajansı

    AAFSE Güney Avrupa Müttefik Hava Kuvvetleri (Allied Air Forces Southern Europe)

    AAM Atatürk Araştırma Merkezi

    AB Avrupa Birliği

    ABD Amerika Birleşik Devletleri

    ABS Motorlu taşıtlarda fren sistemi (Antilock Braking System)

    ADSL Asimetrik sayısal abone hattı (Asymmetric Digital Subscriber Line)

    AET Avrupa Ekonomik Topluluğu

    AFP Fransız Basın Ajansı (Agence France Press)

    age. Adı geçen eser

    AGİK Avrupa Güvenlik ve İş Birliği Konferansı

    AGİT Avrupa Güvenlik ve İş Birliği Teşkilatı

    agm. Adı geçen makale

    agy. Adı geçen yayın

    AI Uluslararası Af Teşkilatı (Amnesty International)

    AID Uluslararası Kalkınma Ajansı (Agency for International Development)

    AIDS Edinilmiş bağışıklık yetersizliği belirtisi (Acquired immune deficiency syndrome)

    AİHM Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi

    AİHS Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

    AK Avrupa Konseyi

    AKBİL Akıllı bilet

    AKDTYK Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu

    AKM Atatürk Kültür Merkezi

    AKPM Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi

    AKUT Arama Kurtarma Teşkilatı

    Alb. Albay

    Alm. Almanca

    anat. Anatomi

    ant. Antropoloji

    AO Anonim ortaklık

    AOÇ Atatürk Orman Çiftliği

    AÖF Açıköğretim Fakültesi

    AP ABD Haber Ajansı (Associated Press)

    APS Acele Posta Servisi

    Apt. Apartman, apartmanı

    Ar. Arapça

    ARGE Araştırma geliştirme

    Arş. Gör. Araştırma Görevlisi

    ark. Arkeoloji

    As. Asker, askerî, askerlik

    Asb. Astsubay

    ASELSAN Askerî Elektronik Sanayii

    As. İz. Askerî İnzibat

    ASKİ Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi

    ASO Ankara Sanayi Odası

    AST Ankara Sanat Tiyatrosu

    astr. Astronomi

    astrol. Astroloji

    AŞ Anonim şirket

    AŞTİ Ankara Şehirler Arası Terminal İşletmesi

    AT Avrupa Topluluğu

    Atğm. Asteğmen

    atm. Atmosfer

    ATO Ankara Ticaret Odası

    AÜ Anadolu Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi

    Av. Avukat

    B Batı, bay

    BAE Birleşik Arap Emirlikleri

    bağ. Bağlaç

    BAĞ-KUR Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu

    BBC İngiliz Radyo Televizyon Kurumu (British Broadcasting Corporation)

    BCG Verem aşısı (Bacillus Calmette Guèrin)

    Bçvş. Başçavuş

    BDDK Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu

    BDT Bağımsız Devletler Topluluğu

    BE Büyükelçi

    belgeç Belgegeçer (faks)

    bitb. Bitki bilimi

    biy. Biyoloji

    bk. Bakınız

    Bl. Bölük

    bl. Bilişim

    BM Birleşmiş Milletler

    Bn. Bayan

    Bnb. Binbaşı

    bot. Botanik

    BOTAŞ Boru Hatları ile Petrol Taşıma Anonim Şirketi

    Böl. Bölüm

    bs. Baskı, basım

    Bşk. Başkan, başkanlık, başkanı, başkanlığı

    BUE Avrupa Birliği Bankası (Bank of Union European)

    Bul. Bulvar, bulvarı

    Bulg. Bulgarca

    BÜ Boğaziçi Üniversitesi

    C Cilt

    Cad. Cadde, caddesi

    CAEC Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (Consultative Assembly of European Council)

    cal Kalori

    CAO Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (Civil Aviation Organization)

    CC Konsolosluk birimi (Corps Consulaire)

    CD Kordiplomatik (Corps Diplomatique)

    CDH Avrupa İnsan Hakları Adalet Divanı (Cour Europeenne des Droits de l’Homme)

    CE Avrupa Konseyi (Council of Europe)

    CENTO Merkezî Antlaşma Örgütü (Central Treaty Organization)

    CIA ABD Merkezî Haber Alma Teşkilatı (Central Intelligence Agency)

    CIF Maliyet-sigorta-navlun (cost, insurance, freight)

    CIOS Uluslararası Bilimsel Organizasyon Konseyi (Conseil International pour l’Organisation Scientifique)

    CIP Taşıma ve sigorta bedeli ödenmiş olarak teslim

    CIP Ticaretle uğraşan önemli kişiler (Commercially Important Person)

    cm Santimetre

    CMUK Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu

    CNRS Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi (Centre National de la Recherche Scientifique)

    coğ. Coğrafya

    COMECON Doğu Bloku Ülkeleri Karşılıklı Ekonomik Yardım Konseyi (Council for Mutual Economic Asistance)

    cos Kosinüs

    CSO Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası

    Cum. Bşk. Cumhurbaşkanı, Cumhurbaşkanlığı

    CÜ Cumhuriyet Üniversitesi

    ÇAYKUR Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü

    çev. Çeviren

    ÇS Çimento Sanayisi

    ÇUKOBİRLİK Çukurova Pamuk Tarım Satış Kooperatifleri Birliği

    ÇÜ Çankaya Üniversitesi, Çukurova Üniversitesi

    Çvş. Çavuş

    D Doğu

    dal Dekalitre

    dam Dekametre

    DAP Doğu Anadolu Projesi

    db. Dil bilimi

    dbl. Dil bilgisi

    DDT Böcek öldü­rücü (Dichloro-diphenol-trichloro-ethane)

    DDY Devlet Deniz Yolları

    DEÜ Dokuz Eylül Üniversitesi

    dg Desigram

    DGM Devlet Güvenlik Mahkemesi

    DGS Dikey Geçiş Sınavı

    DHMİ Devlet Hava Meydanları İşletmesi

    DİE Devlet İstatistik Enstitüsü

    dk. Dakika

    dl Desilitre

    DLH Demiryollar Limanlar ve Hava Meydanları İnşaatı Genel Müdürlüğü

    dm Desimetre

    DMO Devlet Malzeme Ofisi

    DNA Deoksirübo nükleik asit

    Doç. Doçent

    doğ. Doğum tarihi

    DPT Devlet Planlama Teşkilatı

    Dr. Doktor

    drl. Derleyen

    DSİ Devlet Su İşleri

    DSÖ Dünya Sağlık Örgütü

    DT Devlet Tiyatroları

    DTCF Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi

    DTÖ Dünya Ticaret Örgütü

    DÜ Dicle Üniversitesi

    Dz. Kuv. Deniz Kuvvetleri

    Dz. Kuv. K. Deniz Kuvvetleri Komutanı, Komutanlığı

    dzl. Düzenleyen

    e. Edat

    EAC Avrupa İş Birliği Örgütü (European Association for Cooperation)

    EAT Eski Anadolu Türkçesi

    EBU Avrupa Yayın Birliği (European Broadcasting Union)

    Ecz. Eczacı

    ed. Edebiyat, editör

    EEG Beyin akım grafiği (Elektroensefalogram)

    EFT Elektronik fon transferi

    EFTA Avrupa Serbest Ticaret Bölgesi/Birliği (European Free Trade Area/Association)

    EGO Elektrik, Gaz, Otobüs İşletmeleri (Ankara Belediyesi)

    EİEİ Elektrik İşleri Etüt İdaresi

    EKG Kalp akım grafiği (Elektrokardiyogram)

    ekon. Ekonomi

    EMG Kas akım grafiği (Electromyographie)

    EMK Elektromotor kuvvet

    Ens. Enstitü, enstitüsü

    EPA Avrupa Parlamenterler Örgütü (European Parliamentary Association)

    EPDK Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu

    ERDEMİR Ereğli Demir Çelik Fabrikaları

    Erm. Ermenice

    ESA Avrupa Uzay Ajansı (European Space Agency)

    ESHOT Elektrik, Su, Hava Gazı, Otobüs, Tramvay İşletmeleri (İzmir Belediyesi)

    ET Eski Türkçe

    EÜ Ege Üniversitesi

    F Fiyat, fiyatı

    f. Fiil

    Fak. Fakülte

    FAO BM Gıda ve Tarım Teşkilatı (Food and Agriculture Organization)

    Far. Farsça

    FBI ABD Federal Araştırma Bürosu (Federal Bureau of Investigation)

    fel. Felsefe

    FIBA Uluslararası Basketbol Federasyonu (Fédération Internationale de Basketball Association)

    FIDE Uluslararası Satranç Federasyonu (Fédération Internationale des Échecs)

    FIFA Uluslararası Futbol Federasyonu (Fédération Internationale de Football Association)

    FILA Uluslararası Amatör Güreş Federasyonu (Fédération Internationale des Luttes Associées)

    FIR Uçuş hattı düzenlemesi (Flight Information Region)

    fil. Filoloji, filolojisi

    FİSKOBİRLİK Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliği

    fiz. Fizik

    fizy. Fizyoloji

    FKB Fizik, kimya, biyoloji

    FM Frekans modülasyonu (Frequency Modulation)

    Fr. Fransızca

    FÜ Fırat Üniversitesi

    G Güney

    g Gram

    GAP Güneydoğu Anadolu Projesi

    GATA Gülhane Askerî Tıp Akademisi

    GAZÜ Gaziantep Üniversitesi

    GB Bilgisayarda bellek birimi (Gigabyte)

    GB Güneybatı

    GB Gümrük Birliği

    GD Güneydoğu

    Gen. General

    geom. Geometri

    gn. Genel

    Gnkur. Genelkurmay

    GOÜ Gazi Osmanpaşa Üniversitesi

    Gön. Gönderen

    gr. Gramer

    Grt Groston

    GSM Mobil cep telefonu (Global System for Mobile Communications)

    GSMH Gayrisafi millî hasıla

    GSYH Gayrisafi yurt içi hasıla

    GÜ Gazi Üniversitesi

    H Hicri

    HA Harp Akademisi

    HABITAT Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşimleri Konferansı (Centre for Human Settlements)

    HAVAŞ Hava Alanları ve Yer Hizmetleri Genel Müdürlüğü

    HDD Ana bellek sürücüsü (Hard Disk Drive)

    hek. Hekimlik, hekim, hekimi

    HIV AIDS hastalığına neden olan virüs (Human Immunodeficiency Virus)

    hl Hektolitre

    hlk. Halk ağzı

    hm Hektometre

    HMUK Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu

    HO Harp Okulu

    Hst. Hastane, hastanesi

    Hs. Uzm. Hesap Uzmanı

    huk. Hukuk

    HÜ Hacettepe Üniversitesi

    Hv. Kuv. Hava Kuvvetleri

    Hv. Kuv. K. Hava Kuvvetleri Komutanı, Komutanlığı

    Hz. Hazret

    Hz. Hizmet, hizmette

    hzl. Hazırlayan

    Hz. öz. Hizmete özel

    IAAF Uluslararası Amatör Atletizm Federasyonu (International Amateur Athletic Federation)

    IAEA Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (International Atomic Energy Agency)

    IATA Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (International Air Transport Association)

    ICAO Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (International Civil Aviation Organization)

    ICJ Uluslararası Adalet Divanı (International Court of Justice)

    ICRC Uluslararası Kızılhaç Komitesi (International Committee of the Red Cross)

    IDA Uluslararası Kalkınma Bankası (International Development Association)

    IDB İslam Kalkınma Bankası (Islamic Development Bank)

    ILO Uluslararası Çalışma Teşkilatı (International Labor Organization)

    IMF Uluslararası Para Fonu (International Monetary Fund)

    INTERPOL Uluslararası Cinayet Polisi Komisyonu (International Criminal Police Commission)

    IOC Uluslararası Olimpiyat Komitesi (International Olympic Committee)

    IPI Uluslararası Basın Enstitüsü (International Press Institute)

    IRO Uluslararası Mülteci Teşkilatı (International Refugee Organization)

    ISBN Uluslararası standart kitap numarası (International Standard Book Number)

    ISMN Uluslararası standart müzik numarası (International Standard Music Number)

    ISO Uluslararası Standartlar Örgütü (International Organization for Standardization)

    ISSN Uluslararası standart dizi numarası (International Standard Serial Number)

    ITO Birleşmiş Milletler Uluslararası Ticaret Birliği (International Trade Organization)

    İbr. İbranice

    İETT İstanbul Elektrik, Tünel, Tramvay İşletmesi

    İKÖ İslam Konferansı Örgütü

    İMKB İstanbul Menkul Kıymetler Borsası

    İng. İngilizce

    is. İsim

    İSDEMİR İskenderun Demir Çelik Fabrikaları

    İSKİ İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi

    İSO İstanbul Sanayi Odası

    İsp. İspanyolca

    İŞKUR Türkiye İş Kurumu

    işl. İşleyen

    İŞOT İstanbul Şehirler Arası Otobüs Terminali

    İt. İtalyanca

    İTB İstanbul Ticaret Borsası

    İTO İstanbul Ticaret Odası

    İTÜ İstanbul Teknik Üniversitesi

    İÜ İstanbul Üniversitesi

    İZTB İzmir Ticaret Borsası

    İZTO İzmir Ticaret Odası

    J Jandarma

    JAL Japon Hava Yolları (Japan Airlines)

    Jap. Japonca

    jeol. Jeoloji

    JGK Jandarma Genel Komutanlığı

    K Kuzey

    K Komutan, komutanlığı

    KARDEMİR Karabük Demir Çelik Fabrikaları

    KB Kuzeybatı

    KBB Kulak, Burun, Boğaz

    KD Kuzeydoğu

    KDV Katma değer vergisi

    KEİ Karadeniz Ekonomik İş Birliği

    kg Kilogram

    KGB Sovyet Gizli Haber Alma Teşkilatı (Komitet Gossudarrstvennoi Bezopastnosti)

    KHK Kanun hükmünde kararname

    KİK Kamu İhale Kurumu

    kim. Kimya

    KİT Kamu İktisadi Teşekkülü

    KKK Kara Kuvvetleri Komutanlığı

    KKTC Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti

    km Kilometre

    KMS Kurumlar İçi Merkezî Eleme Sınavı

    KOBİ Küçük ve Orta Boy (Ölçekli) İşletme

    KOİ Kamu Ortaklığı İdaresi

    koor. Koordinasyon

    Kor. Kolordu

    Kora. Koramiral

    Korg. Korgeneral

    KOSGEB Küçük ve Orta Ölçekli Sanayiyi Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı

    KPDS Kamu Personeli Yabancı Dil Tespit Sınavı

    krş. Karşılaştırınız

    KTÜ Karadeniz Teknik Üniversitesi

    Kur. Kurmay

    Kur. Bşk. Kurmay Başkanı, Başkanlığı

    KÜ Kırıkkale Üniversitesi

    l Litre

    Lat. Latince

    LCV Lütfen cevap veriniz

    LES Lisansüstü Eğitim Giriş Sınavı

    LİBOR Londra bankaları gecelik faiz oranı

    LP Uzunçalar (Long play)

    LPG Sıvılaştırılmış Petrol Gazı (Liquified Petroleum Gas)

    Ltd. Limitet

    M Miladi

    m Metre

    Mac. Macarca

    Mah. Mahalle, mahallesi

    Mah. Mahkeme, mahkemesi

    man. Mantık

    mat. Matematik

    MB Bilgisayarda bellek birimi (Megabyte)

    Md. Müdür, müdürlük, müdürlüğü

    MEB Millî Eğitim Bakanlığı

    mec. Mecaz

    MGK Millî Güvenlik Kurulu

    mim. Mimarlık

    min. Mineraloji

    MİT Millî İstihbarat Teşkilatı

    MK Medeni Kanun

    MKE Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu

    MKS Metre-Kilogram-Saat

    MKYK Merkez Karar Yönetim Kurulu

    mm Milimetre

    MOSSAD İsrail Gizli Haber Alma Örgütü

    MÖ Milattan önce

    MPİ Millî Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü

    MPM Millî Prodüktivite Merkezi

    MS Milattan sonra

    MSÜ Mimar Sinan Üniversitesi

    MTA Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü

    MÜ Marmara Üniversitesi, Muğla Üniversitesi

    Müh. Mühendis, mühendisi, mühendislik

    Mür. Müracaat

    müz. Müzik

    MYK Merkez Yönetim Kurulu

    NASA Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Araştırmaları Merkezi (National Aeronautics and Space Administration)

    NATO Kuzey Atlantik Antlaşması Teşkilatı (North Atlantic Treaty Organization)

    NOTAM Havacılar ve denizciler için uyarı bildirimi (Notice to Airmen)

    Nö. Nöbet, nöbetçi

    Nö. Sb. Nöbetçi subayı

    Nu. Numara

    OAPEC Petrol İhraç Eden Arap Ülkeleri Örgütü

    ODTÜ Orta Doğu Teknik Üniversitesi

    OECD Ekonomik İş Birliği ve Kalkınma Teşkilatı (Organization for Economic Cooperation and Development)

    Okt. Okutman

    Onb. Onbaşı

    OPEC Petrol İhraç Eden Ülkeler Teşkilatı (Organization of Petroleum Exporting Countries)

    Opr. Operatör

    Or. Ordu

    Ora. Oramiral

    Ord. Ordinaryüs

    Org. Orgeneral

    Ort. Ortaklık, ortakları, ortaklığı

    OSB Organize Sanayi Bölgesi

    Osm. T. Osmanlı Türkçesi

    OYAK Ordu Yardımlaşma Kurumu

    ÖİB Özelleştirme İdaresi Başkanlığı

    öl. Ölüm tarihi

    ör. Örnek

    ÖSS Öğrenci Seçme Sınavı

    ÖSYM Öğrenci Seçme Yerleştirme Merkezi

    ÖTV Özel tüketim vergisi

    ÖYK Özelleştirme Yüksek Kurulu

    ÖYS Öğrenci Yerleştirme Sınavı

    öz. Özel

    ped. Pedagoji

    PEN Uluslararası Yazarlar Birliği (International Association of Poets, Playwrights, Editors, Essayists and Novelists)

    PETKİM Petrokimya Endüstrisi Genel Müdürlüğü

    PK Posta kutusu

    PO Petrol Ofisi

    POAŞ Petrol Ofisi Anonim Şirketi

    Port. Portekizce

    Prof. Profesör

    psikol. Psikoloji

    PTT Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü

    RAM Bilgisayarda okunabilir ve yazılabilir bellek (Random Access Memory)

    RC Kızılhaç (Red Cross)

    RCD Kalkınma İçin Bölgesel İş Birliği (Regional Cooperation for Development)

    RNA Ribo nükleik asit

    ROM Bilgisayarda yalnızca okunabilir bellek (Read-Only Memory)

    Ro-Ro Gemiye taşıt indirme bindirme (rolon-roloff)

    RTÜK Radyo ve Televizyon Üst Kurulu

    Rum. Rumence

    Rus. Rusça

    S Sayı

    s. Sayfa

    sa. Saat

    SALT Stratejik Silahların Sınırlandırılması Görüşmeleri (Strategic Arms Limitation Talks)

    SAS Su Altı Savunma (Komandoları)

    SAT Su Altı Taarruz (Komandoları)

    Sb. Subay

    SBF Siyasal Bilgiler Fakültesi

    SEK Süt Endüstrisi Kurumu AŞ

    SEKA Selüloz ve Kâğıt Sanayii Kurumu

    sf. Sıfat

    SHÇEK Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu

    SKT Son kullanma tarihi

    Sl. Slavca

    Sn. Sayın

    sn. Saniye

    snt. Santral

    Sok. Sokak

    sos. Sosyoloji

    SOS Uluslararası yardım isteme uyarısı (Save Our Souls)

    sp. Spor

    SPK Sermaye Piyasası Kurulu

    SSCB Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği

    SSK Sosyal Sigortalar Kurumu

    STK Sivil Toplum Kuruluşu

    STÖ Sivil Toplum Örgütü

    SÜ Selçuk Üniversitesi

    Ş Şirket

    Şb. Şube

    T. Türkçe

    t Ton

    TAEK Türkiye Atom Enerjisi Kurumu

    TAI Türk Havacılık Sanayii (Turkish Aerospace Industry)

    TAO Türk Anonim Ortaklığı

    tar. Tarih

    TARİŞ Tarım Satış Kooperatifleri Birliği

    TASS Sovyetler Birliği Telgraf Ajansı (Telegrafnoe Agentstvo Sovetskogo Soyuza)

    TAŞ Türk Anonim Şirketi

    Tb. Tabur

    TBB Türkiye Barolar Birliği

    TBMM Türkiye Büyük Millet Meclisi

    T.C. Türkiye Cumhuriyeti

    TCDD Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları

    TCK Türkiye Cumhuriyeti Karayolları

    TCK Türk Ceza Kanunu

    TCMB Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası

    TCZB Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası

    TDÇİ Türkiye Demir Çelik İşletmeleri

    TDİ Türkiye Denizcilik İşletmeleri

    TDK Türk Dil Kurumu

    TEAŞ Türkiye Elektrik Üretim AŞ

    TEDAŞ Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi

    TEFE Toptan eşya fiyatları endeksi

    TEİAŞ Türkiye Elektrik İletim AŞ

    tek. Teknik, teknoloji

    TEK Türkiye Elektrik Kurumu

    tel. Telefon

    telg. Telgraf

    TEM Avrupa Transit Kara Yolu (Trans European Motor Way)

    TETAŞ Türkiye Elektrik, Ticaret ve Taahhüt AŞ

    TGC Türkiye Gazeteciler Cemiyeti

    TGS Türkiye Gazeteciler Sendikası

    Tğm. Teğmen

    THA Türk Haberler Ajansı

    THK Türk Hava Kurumu

    THK Türk Hukuk Kurumu

    THY Türk Hava Yolları

    TIR Uluslararası Kara Yolu Taşımacılığı (Transport International Routier)

    tic. Ticaret

    TİGEM Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü

    TİKA Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı

    TİM Türkiye İhracatçılar Merkezi

    TİSK Türkiye İşverenler Sendikası Konfederasyonu

    tiy. Tiyatro

    TKAE Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü

    TKB Türk Kadınlar Birliği

    TKF Toplu Konut Fonu

    TKİ Türkiye Kömür İşletmeleri

    TL Türk lirası

    tlks. Teleks

    tls. Telsiz

    TM Türk malı

    TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği

    TMO Toprak Mahsulleri Ofisi

    TOBB Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği

    TODAİE Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü

    TOEFL Yabancı dil olarak İngilizce testi (Test of English as a Foreign Language)

    TOKİ Toplu Konut İdaresi Başkanlığı

    Top. Topçu

    TP Türk Petrolleri

    TPAO Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı

    TR Türkiye

    TRT Türkiye Radyo Televizyon Kurumu

    TSE Türk Standartları Enstitüsü

    TSİ Türkiye saati ile

    TSK Türk Silahlı Kuvvetleri

    TT Türkiye Türkçesi

    TTB Türk Tabipleri Birliği

    TTOK Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu

    TTKB Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı

    TTK Türk Tarih Kurumu

    Tug. Tugay

    Tuğa. Tuğamiral

    Tuğg. Tuğgeneral

    TUS Tıpta Uzmanlık Sınavı

    TÜ Trakya Üniversitesi

    TÜBA Türkiye Bilimler Akademisi

    TÜBİTAK Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu

    TÜFE Tüketici fiyatları endeksi

    Tüm. Tümen

    Tüma. Tümamiral

    Tümg. Tümgeneral

    TÜPRAŞ Türkiye Petrol Rafinerileri Anonim Şirketi

    TÜRDOK Türkiye Dokümantasyon Merkezi

    TÜRKSAT Türk uydusu (Turkish satellite)

    TÜRSAB Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği

    TÜTAV Türk Tanıtma Vakfı

    TV Televizyon

    TZDK Türkiye Zirai Donatım Kurumu

    TZOB Türkiye Ziraat Odaları Birliği

    UEFA Avrupa Futbol Federasyonları Birliği (Union of European Football Associations)

    UFO Tanımlanmamış Uçan Nesne (Unidentified Flying Object)

    UHF Ultra yüksek frekans (Ultra High Frequency)

    UK Birleşik Krallık, İngiltere (United Kingdom)

    UN Birleşmiş Milletler (United Nations)

    UNAC Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Teşkilatı (United Nations Aid to Children)

    UNESCO Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Teşkilatı (United Nations Educational, Scientific and Cultural Organization)

    UNICEF Birleşmiş Milletler Uluslararası Çocuklara Yardım Fonu (United Nations International Children's Emergency Fund)

    UNO Birleşmiş Milletler Teşkilatı (United Nations Organization)

    UPI Uluslararası Basın Birliği (United Press International)

    UPU Uluslararası Posta Birliği (Universal Postal Union)

    USA Amerika Birleşik Devletleri (United States of America)

    USAŞ Uçak Sanayi AŞ

    UÜ Uludağ Üniversitesi

    Uzm. Uzman

    Ü Üniversite

    Üçvş. Üstçavuş

    ÜDS Üniversiteler Arası Kurul Yabancı Dil Sınavı

    ÜFE Üretici fiyatları endeksi

    ünl. Ünlem

    Ütğm. Üsteğmen

    ÜT Üretim tarihi

    vb. Ve başkası, ve başkaları, ve benzeri, ve benzerleri, ve bunun gibi

    vd. Ve devamı, ve diğerleri

    VDMK Varlığa Dayalı Menkul Kıymetler

    Vet. Veteriner

    VHF Çok yüksek frekans (Very High Frequency)

    VIP Çok önemli kişi (Very Important Person)

    vs. Vesaire

    w Elektrik güç birimi (Watt)

    WAP Kablosuz uygulama protokolü; İnternet sistemine kablosuz erişim (Wireless Application Protocol)

    WB Dünya Bankası (World Bank)

    WHO Dünya Sağlık Örgütü (World Health Organization)

    WTO Dünya Ticaret Örgütü (World Trade Organization)

    Yrd. Doç. Yardımcı Doçent

    Yay. Yayını, yayınları

    Yb. Yarbay

    YDS Yabancı Dil Sınavı

    Yd. Sb. Yedek subay

    YKr Yeni kuruş

    YÖK Yükseköğretim Kurulu

    YÖS Yabancı Uyruklu Öğrenci Sınavı

    YSE Yol, Su, Elektrik Genel Müdürlüğü

    YSK Yüksek Seçim Kurulu

    YTL Yeni Türk lirası

    YTÜ Yıldız Teknik Üniversitesi

    Yun. Yunanca

    YURTKUR Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu

    Y. Mim. Yüksek mimar

    Y. Müh. Yüksek mühendis

    yy. Yüzyıl

    YYÜ Yüzüncü Yıl Üniversitesi

    Yzb. Yüzbaşı

    zf. Zarf

    ZF Ziraat Fakültesi

    zm. Zamir

    ZMO Ziraat Mühendisleri Odası

    zool. Zooloji







    YAZIDA KULLANILAN DİĞER İŞARETLER


    + Toplama işareti, artı

    - Çıkarma işareti, eksi, kısa çizgi

    x Çarpma işareti, çarpı

    ¸ Bölme işareti, bölü

    / Bölme işareti, bölü, eğik çizgi

    : Bölme işareti, bölü, iki nokta

    Ö Karekök işareti

    = Eşitlik işareti

    % Yüzde işareti

    ′ Üs işareti

    § Paragraf işareti

    ∫ Paragraf işareti

    ./. Çeviriniz

    * Kelimeden sonra dipnot işareti; kelimeden önce varsayım işareti

    ° Derece işareti

    ¢ Dakika işareti

    => Devam işareti

    ® Devam işareti; gönderme işareti

    ~ Benzerlik, yaklaşıklık, denklik işareti

    > Büyük; dil bilgisinde çıkma işareti

    < Küçük; dil bilgisinde gelişme işareti

    @ Yaklaşık olarak eşit

    · Bitti

    *** Bölüm sonu işareti

    ± Eksiği veya fazlası

    $ Dolar

    € Avro

    @ Kuyruklu a

    Ó Telif hakkına sahip (copyright)

    Ò Telif hakkı alınmış (registered)
    _____________________________




  • yalın dan yalnız
    yanılmaktan yanlız gelir
    _____________________________
  • quote:

    Orjinalden alıntı: ZorTLaK

    yalın dan yalnız
    yanılmaktan yanlız gelir


    hönk!

    demek yanlış kullanılan yalnız yanılmaktan geliyor


    şunu demek istedin sanırım:

    yalından yalnız

    yanılmaktan yanlış
    _____________________________
  • Yaaa millet neler neler yazıyo bi tek bumu geldi aklınıza
    _____________________________
    FANATİK SE'Cİ DEĞİLİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİM!!!!!!!!!!!!
  • quote:

    Orjinalden alıntı: OzCrash

    HERKEZ HERKES DEN DAHA ANLAMLI BENCE.






    ayrıca deyil değil değil
    eylence değil eğlence...vs vs

    _____________________________
  • bizim okulda da böyle bi olay yaşanmıştı

    hoca "eşşek kadar adam anadolu lisesine gelmiş herkes yazmayı bilmiyor" fln filan demişti

    millet rezil olmuştu.. tabi herkes yazanlar hariç
    _____________________________
  • İsteyen "herkez" yazar isteyen "herkes" yazar size ne kardeşim başımıza dil bilgisi öğretmeni mi kesildiniz
    _____________________________
  • quote:

    Orjinalden alıntı: KornEr

    İsteyen "herkez" yazar isteyen "herkes" yazar size ne kardeşim başımıza dil bilgisi öğretmeni mi kesildiniz


    Bu tür uyarıları yapmak için dil bilgisi öğretmeni olmak gerekmez. Burada herkese hatırlatma yapılıyor, isteyen doğrusunu öğrenip doğrusunu yazar, istemeyen hatalı yazmaya devam eder. Ancak bilerek hata yapan kişi şahsen her ne konuda olursa olsun o hatayı yapmayandan daha değerli değildir gözümde ve çok da dikkate almam açıkçası. Benim sizi dikkate alıp almamam önemli olmayabilir, zaten şahsi görüşümdür, beni ilgilendirir. Diğer arkadaşlar nasıl düşünürler, bilemiyorum.
    _____________________________

    Hiperaktif Bilgisayar Kullanıcısı @ 40°




  • Türkiye'de yaşıyorsanız, ben Türk'üm diyebiliyorsanız dil kurallarına uyacaksınız. Dil milletin ortak değerlerinin en başında gelir. Siz atalarımdan bana ne, ben bugüne bakarım derseniz, sizlere bu devleti kanla sulayanlara haksızlık etmiş olmazmısınız? Zaten dilimiz müthiş derecede değişmiş.Biz Atatürk'ün Nutuk'unu bile doğru dürüst anlayamazken elin İngiliz'i 200 yıl önce ki yazılarını okuyabiliyor.Bundan öncesini koruyamadık gözünüzü biraz açın da şimdiyi koruyalım.

    Söze gelince hepiniz vatanseversiniz bu mu vatanseverlik?

    Ha ben illa dil kurallarına uymam, Türk Dili'ni korumam derseniz keyfiniz bilir; O'nu koruyacak olan bizler her zaman burdayız ve sizler bizlerden biri asla olamazsınız...



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi VeliBaba42 -- 6 Haziran 2007; 23:20:41 >
    _____________________________
  • 
Sayfa: önceki 123
Sayfaya Git
Git
sonraki
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.